<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:webfeeds="http://webfeeds.org/rss/1.0" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
    <channel>
        <title>BasınOdam Sağlık</title>
        <link>https://basinv1.lond.net/kategori/saglik/rss</link>
        <description><![CDATA[My feed description]]></description>
        <atom:link href="https://basinv1.lond.net/kategori/%7Bcategory_slug%7D/rss" rel="self"></atom:link>
                                                                <language>tr</language>
        <lastBuildDate>Thu, 04 Jun 2026 22:57:05 +0300</lastBuildDate>
                <item>
            <title><![CDATA[Boşanma sonrası her çocuğun verdiği tepki farklı]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/projemed/pr/bosanma-sonrasi-her-cocugun-verdigi-tepki-farkli-297</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/projemed/pr/bosanma-sonrasi-her-cocugun-verdigi-tepki-farkli-297</guid>
            <description><![CDATA[<p>Anne ve babasının ilgisine, sevgisine muhta&ccedil; olan &ccedil;ocuklar fiziksel ve psikolojik gelişimlerini en g&uuml;zel şekilde ailesinin i&cce]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Anne ve babasının ilgisine, sevgisine muhta&ccedil; olan &ccedil;ocuklar fiziksel ve psikolojik gelişimlerini en g&uuml;zel şekilde ailesinin i&ccedil;inde tamamladığına dikkat &ccedil;eken 4 Mevsim Psikoloji ve Danışmanlık Merkezi uzmanları &ccedil;ocuğun ruhsal ve zihinsel a&ccedil;ıdan sağlıklı olmasında kişiliğinin ideal bir aile tarafından kazandırılmasının &ouml;nemli olduğu ifade ediyor.</p>

<p><strong>&Ccedil;ocuklarda sevgi ve &ouml;zg&uuml;ven gelişimi &ouml;nemli</strong></p>

<p>&Ccedil;ocuk sahibi ailelerin ister bir arada yaşarken ister herhangi bir nedenle par&ccedil;alanma sonrası &ccedil;ocuklarının sağlıklı yetişebilmeleri i&ccedil;in dikkat etmeleri gereken iki &ouml;zellik olduğunu belirten uzmanlar, koşulsuz sevgi ve &ouml;zg&uuml;ven duygusunu geliştirmenin &ouml;nemli olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Boşanmanın, anne ile babanın beraberliklerini başarılı bir şekilde s&uuml;rd&uuml;remeyişlerinden kaynaklandığının anlatılması gerekiyor.</p>

<p><strong>Boşanma kararı sonrası &ccedil;ocukların tepkileri yaş grubuna g&ouml;re farklı oluyor</strong></p>

<p>&Ccedil;ocukların boşanma sonrası verdiği tepkilerin yaşa g&ouml;re değişiklik g&ouml;sterdiğini belirten 4 Mevsim Psikoloji ve Danışmanlık Merkezi uzmanları boşanma kararı sonrasında &ccedil;ocuklardaki davranış değişimlerinin takip edilmesine dikkat &ccedil;ekiyor.</p>

<p><strong>0-1 Yaş: </strong>Bu yaş grubunda Huzursuzluk, sinirlilik, korkma, ağlama n&ouml;betleri, yeme ve uyku sorunları &ouml;n planda oluyor.</p>

<p><strong>1-3 Yaş: </strong>Bu yaş grubunda Mutsuzluk, regresif davranışlar, bakım verene yapışma ve ayrılık kaygısı, &ouml;fke, ağlama n&ouml;betleri, yeme ve uyku sorunları g&ouml;r&uuml;lebiliyor.</p>

<p><strong>3-6 Yaş: </strong>Bu yaş grubunda &Uuml;z&uuml;nt&uuml;, kayıp duygusu, kendini su&ccedil;lama, regresif davranışlar, mast&uuml;rbasyon, bakım verene yapışma ve ayrılık kaygısı, i&ccedil;e kapanma ve ilişki kurmayı reddetme,&nbsp; oyunlarda kızgınlık ve &ouml;fkenin dışa vurması, uyku bozuklukları &ouml;zellikle k&acirc;bus g&ouml;rme durumları ortaya &ccedil;ıkabiliyor.</p>

<p><strong>7-12 Yaş: </strong>Bu yaş grubunda &ouml;fke, reddedilmiştik duygusu, regresif davranışlar, ebeveynlerden birini koruma ve diğer ebeveyne &ouml;fke, s&ouml;z dinlememe, okul reddi, okuldan ka&ccedil;ma, kurallara uymama ve okul başarısında azalma gibi durumlar g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Wed, 15 Feb 2017 13:52:55 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Uğur Soğutma, 146 Çalışanına Yaşam Koçu Oldu]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/ugursogutma/pr/ugur-sogutma-146-calisanina-yasam-kocu-oldu-292</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/ugursogutma/pr/ugur-sogutma-146-calisanina-yasam-kocu-oldu-292</guid>
            <description><![CDATA[<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp;&Ccedil;alışanlarının mesleki başarıları kadar kişisel gelişimlerini ve sosyal başarımlarını da &ouml;nemseyen Uğur Soğutma, bu]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp;&Ccedil;alışanlarının mesleki başarıları kadar kişisel gelişimlerini ve sosyal başarımlarını da &ouml;nemseyen Uğur Soğutma, bu bağlamda başlattığı &ouml;zel yaşam ko&ccedil;luğu hizmetini 2016 yılı boyunca s&uuml;rd&uuml;rd&uuml;. AİM Danışmanlık eğitmenleri aracılığı ile verilen bu hizmet, 01.06.2016-23.12.2016 tarihleri arasında Nazilli merkez fabrikasında&nbsp;devam etti ve toplamda 146 &ccedil;alışanı bu hizmetten yararlandı. Katılımcılar, yaşam ko&ccedil;ları ile toplamda 220 seans g&ouml;r&uuml;şme ger&ccedil;ekleştirdi.</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Yaşam ko&ccedil;luğu, bilindiği &uuml;zere en &ouml;nemli İnsan Kaynakları &ccedil;alışmaları arasında yer alıyor ve tek bir kişi veya grupların gerek iş, gerekse de &ouml;zel hayatlarındaki verimliliği artırmalarını sağlayan &ccedil;eşitli tekniklerden oluşuyor. Bu bağlamda, y&ouml;netici ve y&ouml;netici adaylarına &ouml;zel olarak da verilebiliyor. Yaşam ko&ccedil;luğu &ccedil;alışmaları i&ccedil;erisinde; kariyer planı, profesyonel iletişim, performans y&ouml;netimi, organizasyon yetenekleri ve stratejik d&uuml;ş&uuml;nme konuları yer alıyor. Bu doğrultuda, efektif ve verimli bir takım oluşturma, takım halinde &ccedil;alışma ve &ccedil;atışma y&ouml;netimi konuları da yaşam ko&ccedil;luğu danışmanlığı b&uuml;nyesinde sunuluyor. Araştırmalar, doğru y&ouml;ntemlerle verilen bir yaşam ko&ccedil;luğu danışmanlığının, iş yerindeki performansı artırdığını, &ccedil;alışanlar arasındaki sorunları minimum d&uuml;zeye indirdiğini ve genel verimliliği y&uuml;kselttiğini g&ouml;steriyor. Yaşam ko&ccedil;luğu &ccedil;alışmaları &ccedil;er&ccedil;evesinde birebir g&ouml;r&uuml;şmeler kadar, takım halinde ger&ccedil;ekleştirilen toplantılar da yer alıyor.</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp;İnovatif yaklaşımları bir şirket prensibi olarak belirleyen Uğur Soğutma, AİM Danışmanlık firması ile ger&ccedil;ekleştirdiği ortak proje ile &ccedil;alışanlarının motivasyonunu ve verimliliğini artırmak i&ccedil;in 6 ay boyunca &ouml;zel bir &ccedil;alışma y&uuml;r&uuml;tt&uuml;. Gerek bireysel, gerekse de grup halinde ger&ccedil;ekleştirilen seanslarda, Uğur Soğutma &ccedil;alışanlarının kişisel gelişimlerine de &ouml;nem verildi. AİM Danışmanlık, bug&uuml;ne dek 147 firma ve 4.000&rsquo;den fazla kişiye verdiği eğitim ve ko&ccedil;luk hizmetleri sayesinde elde ettiği deneyimi, Uğur Soğutma b&uuml;nyesine de aktarmış oldu.</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp;2016 yılı i&ccedil;erisinde &ccedil;alışanlarına y&ouml;nelik &ccedil;ok sayıda eğitim &ccedil;alışması ger&ccedil;ekleştirmiş olan Uğur Soğutma, bu bakımdan ilklere imza atmaya devam etmekte ve t&uuml;m personelinin hem mesleki ve hem de kişisel anlamda gelişimlerini desteklemektedir. Uğur Soğutma A.Ş. personelinin ihtiya&ccedil; duyduğu t&uuml;m teknik, psikolojik, teorik ve pratik destek, 2017 yılı i&ccedil;erisinde de sağlanmaya devam edecektir.&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Mon, 13 Feb 2017 20:20:31 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[İSEK sağlık sektörünün ihtiyaçlarına cevap verecek]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/vsy-biyoteknoloji-ve-ilac-san-a-s/pr/isek-saglik-sektorunun-ihtiyaclarina-cevap-verecek-290</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/vsy-biyoteknoloji-ve-ilac-san-a-s/pr/isek-saglik-sektorunun-ihtiyaclarina-cevap-verecek-290</guid>
            <description><![CDATA[<p>T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı desteğiyle &uuml;lkemizde sağlık teknolojileri ve yaşam bilimlerinin gelişmesine katkı sağlamak, sağlık s]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı desteğiyle &uuml;lkemizde sağlık teknolojileri ve yaşam bilimlerinin gelişmesine katkı sağlamak, sağlık sekt&ouml;r&uuml;n&uuml;n g&uuml;&ccedil;lenmesine destek vermek amacıyla oluşturulan İstanbul Sağlık End&uuml;strisi K&uuml;melenmesi (İSEK); sağlık sekt&ouml;r&uuml;n&uuml;n t&uuml;m paydaşlarının g&uuml;ncel ihtiya&ccedil;larına cevap verecek.</p>

<p><strong>PROF. DR. &Ouml;ZT&Uuml;RK: &ldquo;İSEK İŞ PAKETLERİNİ HAYATA GE&Ccedil;İRİYORUZ&rdquo;</strong></p>

<p>İSEK&rsquo;in Y&ouml;netim Kurulu Başkanlığı&rsquo;na se&ccedil;ilen Boğazi&ccedil;i &Uuml;niversitesi &Ouml;ğretim &Uuml;yesi Prof. Dr. Cengizhan &Ouml;zt&uuml;rk, &nbsp;kuruluşun yapılanması ve b&uuml;nyesinde yapacağı &ccedil;alışmalara ilişkin şunları s&ouml;yledi:&nbsp;</p>

<p>&ldquo;İSEK; kamu kuruluşları, &uuml;niversite ve araştırma merkezleri ile birlikte İstanbul&#39;da sağlık alanında faaliyet g&ouml;steren toplam 130 firma, 11 sivil toplum kuruluşunu kapsıyor. &Ccedil;alışmalarımız ilk etapta tıbbi cihaz odaklı başladı. Ar-Ge&rsquo;ye verdiğimiz &ouml;nem doğrultusunda sekt&ouml;rdeki mevcut işbirliklerini, hizmet altyapılarını geliştirmek &ouml;nceliklerimiz arasında bulunuyor. Bununla birlikte sekt&ouml;rel alt grupların rekabet &ouml;ncesi araştırma ve pilot &uuml;retim altyapı ihtiya&ccedil;larının hızla karşılanmasına y&ouml;nelik &ccedil;alışmalar yapıyoruz. Ar-Ge ve &uuml;retim ana eğilimlerini ve ihtiya&ccedil;larını analiz ederek sekt&ouml;rel potansiyeli ortaya &ccedil;ıkarmak; hastaneler b&uuml;nyesinde ger&ccedil;ek ihtiya&ccedil;ların sistematik olarak belirlenmesine y&ouml;nelik faaliyetleri y&uuml;r&uuml;tmek ve ger&ccedil;ek ihtiya&ccedil;lara cevap verecek girişimciliği desteklemeye y&ouml;nelik iş paketleri oluşturmak da yine &ouml;nemli başlıklarımız arasında.</p>

<p>İSEK&rsquo;in iş paketleri arasında sağlık ağının geliştirilmesi, medikal sekt&ouml;r analizleri: medikal sekt&ouml;r araştırma ve &uuml;retim g&uuml;c&uuml; envanteri, biyo-girişimcilik ve inovasyon programı, kurumsal kapasite ve organizasyonel yapının g&uuml;&ccedil;lendirilmesi gibi daha bir&ccedil;ok iş paketimiz mevcut.&rdquo;</p>

<p><strong>DR. VARLIBAŞ: &ldquo;30&rsquo;DAN FAZLA AKREDİTE LABORATUVAR HİZMETİ DEVREYE ALINACAK&rdquo;</strong></p>

<p>İSEK&rsquo;in y&ouml;netim kuruluna se&ccedil;ilen VSY Biotechnology CEO&rsquo;su Dr. Ercan Varlıbaş sağlık sekt&ouml;r&uuml;n&uuml;n gelişimine katkı sağlayacak olan İSEK&rsquo;in y&ouml;netiminde bulunmaktan dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirerek ger&ccedil;ekleştirecekleri iş paketlerine ilişkin şu a&ccedil;ıklamalarda bulundu:</p>

<p>&ldquo;İSEK ile bir&ccedil;ok değerli projeye imza atıyor olacağız. Sağlık end&uuml;strisi b&ouml;lgesel akredite test laboratuvarlarının geliştirilmesine y&ouml;nelik &ccedil;alışmalarımız olacak. &Uuml;niversite ve araştırma merkezlerinde akredite edilmediği ve profesyonel yapıda olmadığı i&ccedil;in verimli ve etkili kullanılamayan bazı laboratuvar hizmetlerinin sanayiye hizmet verecek şekilde d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml; sağlanacak. Akredite test hizmetleri i&ccedil;in ilgili firmalar bir araya gelerek akredite test merkezleri i&ccedil;in &ccedil;alışma yapabilecek. İSEK bu doğrultuda biyouyumluluk, biyomekanik, elektrik testlerine &ouml;ncelik veriyor. Bu kapsamda 30&rsquo;dan fazla akredite laboratuvar hizmetini b&ouml;lgemizde hayata ge&ccedil;irmeyi planlamaktayız.&nbsp;</p>

<p>İSEK oluşturduğu ve oluşturacağı daha bir&ccedil;ok iş paketi ile birlikte, bu alanda ger&ccedil;ekleştireceği K&uuml;me Değer Zinciri Analizi gibi sekt&ouml;rel analizleri, bilimsel &ccedil;alışmaları ve elde edeceği istatistiki verilerle de sağlık alanında ulusal kalkınmanın yolunu a&ccedil;acaktır.&rdquo;&nbsp;</p>

<p><strong>İSEK B&Uuml;NYESİNDEKİ KURULUŞLAR</strong></p>

<p>İş paketleri kapsamında y&uuml;r&uuml;t&uuml;lecek faaliyetlerin takibini sağlayan; y&ouml;netim, denetim, disiplin kurullarına &nbsp;destek veren kuruluşlardan bazıları şunlardır:</p>

<p>Teknopark İstanbul, Boğazi&ccedil;i &Uuml;niversitesi Yaşam Bilimleri ve Teknolojileri UYGAR Merkezi (LifeSci), Acıbadem &Uuml;niversitesi, Sabancı &Uuml;niversitesi Nanoteknoloji UYGAR Merkezi (SUNUM), Tıbbi Cihaz &Uuml;reticileri ve&nbsp;Tedarik&ccedil;ileri Derneği( MASSİAD), İstanbul Sanayi Odası, İnovita İşbirliği Platformu, VSY Biyoteknoloji A.Ş., Y&uuml;ce Tıbbi Gere&ccedil;ler,&nbsp; Genomize,&nbsp; İontek,&nbsp; T&uuml;rkiye Sağlık End&uuml;strisi İşverenleri Sendikası (SEİS),&nbsp; Bı&ccedil;ak&ccedil;ılar A.Ş., Mene Research, Inosens, Cepte Sağlık,&nbsp; T&uuml;m Tıbbi Cihaz &Uuml;retici ve Tedarik&ccedil;i Dernekleri Federasyonu (T&Uuml;MDEF), Arkan&amp;Ergin Danışmanlık, Girişim Danışmanlık, AYMED Medikal, Eczacıbaşı Monrol A.Ş., Set Medikal A.Ş., Gelecekhane D&uuml;ş&uuml;nce Kuruluşu, TST Tıbbi Aletler,&nbsp; Herdem Avukatlık B&uuml;rosu, LOKUS Sağlık Hizmetleri, Bı&ccedil;ak&ccedil;ılar Laboratuvar A.Ş., Elektro-Mag, Testsan.</p>

<p><strong>Detaylı bilgi i&ccedil;in yandaki web adreslerine başvurabilirsiniz:</strong>&nbsp;</p>

<p><a href="http://www.inovita.org" target="_blank">www.inovita.org</a></p>

<p><a href="http://www.i-sek.org" target="_blank">www.i-sek.org</a></p>

<p><a href="http://inovita.org/event.php?id=260&amp;up=2" target="_blank">http://inovita.org/event.php?id=260&amp;up=2</a></p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Mon, 13 Feb 2017 17:51:46 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Çocuk gelişiminde oyunun rolü büyük]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/projemed/pr/cocuk-gelisiminde-oyunun-rolu-buyuk-284</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/projemed/pr/cocuk-gelisiminde-oyunun-rolu-buyuk-284</guid>
            <description><![CDATA[<p>&Ccedil;ocukların zihinsel, sosyal ve kişisel gelişimleri a&ccedil;ısından en &ouml;nemli ihtiya&ccedil;lardan biri olan oyun, &ccedil;ocuğun kendi]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>&Ccedil;ocukların zihinsel, sosyal ve kişisel gelişimleri a&ccedil;ısından en &ouml;nemli ihtiya&ccedil;lardan biri olan oyun, &ccedil;ocuğun kendine g&uuml;venini geliştirme, duygusal ve sosyal ihtiya&ccedil;larını karşılama, kendi kendine yeterli olabilme gibi nitelikler kazandırıyor. &Ccedil;ocuk oyun oynarken bedeninde biriken enerjiyi boşaltma fırsatı buluyor.</p>

<p>D&ouml;rt Mevsim Psikoloji ve Danışmanlık Merkezi uzmanları oyunun &ccedil;ocuklar i&ccedil;in &ouml;nemi ve &uuml;nl&uuml; d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rlerin oyun hakkındaki g&ouml;r&uuml;şleri konusunda bilgi verdi.</p>

<p><strong>&Uuml;nl&uuml; d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rler oyun hakkında ne diyor?</strong></p>

<p>Piaget&rsquo;e g&ouml;re; &ldquo;Oyun bir uyumdur.&rdquo; Montaigne g&ouml;re; &ldquo;&Ccedil;ocukların en ger&ccedil;ek uğraşılarıdır.&rdquo;</p>

<p>Montessori&rsquo;ye g&ouml;re; &ldquo;Oyun &ccedil;ocuğun işidir&rdquo;. Grass&rsquo;a g&ouml;re; &ldquo;Oyun bir pratiktir.&rdquo;</p>

<p>İngiliz Filozof ve Psikolog Spencer&rsquo;a g&ouml;re; &ccedil;ocuklar hayatta kalmak i&ccedil;in &ccedil;abalamıyor. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; onlara anne babalarının bakacağını biliyorlar. Bu nedenle enerji fazlasına sahipler ve bunu oyun yoluyla atıyorlar.</p>

<p>&Ccedil;ocuk Psikolojisi akımı &ouml;nc&uuml;lerinden olan Hall, &Ccedil;ocukluk d&ouml;nemi oyunları insan gelişimi ve ilerlemesinin bir &quot;&ouml;zeti&quot;dir. Oyun aktiviteleri i&ccedil;inde yer alan koşma, fırlatma, vurma gibi davranışların eski &ccedil;ağlardaki avlanma aktivitelerinin modern uzantıları olduğunu s&ouml;yl&uuml;yor.</p>

<p>Filozof Groos&rsquo;a g&ouml;re; oyun sayesinde &ccedil;ocuklar i&ccedil;g&uuml;d&uuml;sel davranışlara alıştırılıyor. Anne-babalarından g&ouml;rd&uuml;kleri davranışları yaparak deneme yanılma yoluyla &ouml;ğrenme şansı buluyor. Groos&rsquo;a g&ouml;re, insana ait iki t&uuml;r oyun var: Birincisi, d&ouml;v&uuml;şmek, kovalamak gibi deneysel ve genel fonksiyon oyunlar. İkincisi, aile oyunları ve hayali oyunları i&ccedil;eren sosyal oyunlar.</p>

<p>Vygotsky&rsquo;e g&ouml;re; oyunun en &ouml;nemli fonksiyonu, kişinin daha az riskli ortamlarda &ouml;ğrenmesini sağlamak.</p>

<p>Freud&rsquo;a g&ouml;re oyun; endişe verici olaylar karşısında, &ccedil;ocuklar da daha &ouml;nce var olan g&uuml;venli/tanıdık durumu yeniden yaratma &ccedil;abası var. Bu &ccedil;aba onları olayları tekrar ederek, biriken psişik enerjilerini azaltmaya y&ouml;nlendirecek.</p>

<p>Plato&rsquo;ya g&ouml;re bir insanla bir saat oyun oynayarak, onun hakkında onunla bir yıl konuşarak keşfedebilecek daha &ccedil;ok şeyi &ouml;ğrenmek m&uuml;mk&uuml;n.</p>

<p>Jean Chateau ise oynamasını bilmeyen bir &ccedil;ocuğun hi&ccedil;bir zaman d&uuml;ş&uuml;nmesini &ouml;ğrenemeyecek olan bir b&uuml;y&uuml;k olarak kalacağına dikkat &ccedil;ekiyor.</p>

<p><strong>&Ccedil;ocuklar i&ccedil;in her oyuncağın anlamı farklı</strong></p>

<p>Carol ve Byron Norton, her oyuncağın &ccedil;ocuklar i&ccedil;in farklı anlamlar taşıdığını vurguluyor. &Ccedil;ocukların oyuncak se&ccedil;imi ve bu oyuncaklar ile oynama şekilleri yaşadıkları sorunun ortaya &ccedil;ıkmasında ve &ccedil;&ouml;z&uuml;lmesinde b&uuml;y&uuml;k rol oynayabilir. &Ouml;rneğin; Tabancayla oynayan bir &ccedil;ocuk &ouml;fkesini ifade etmeye &ccedil;alıyor olabilir. Kale, şato yapan bir &ccedil;ocuk kendini g&uuml;vende hissetmiyor ve g&uuml;venli bir alana ihtiya&ccedil; duyuyor olabilir.</p>

<p>Arabalarla oynayan bir &ccedil;ocuk tehlikeli bir yerden uzaklaşmaya &ccedil;alışıyor ya da maceracı ruhunu ortaya koyuyor olabilir. Evcil hayvan oyuncakları ile oynayan bir &ccedil;ocuk genellikle aile, ilişki, korunma gibi durumlara ihtiya&ccedil; duyuyor olabilir.</p>

<p><strong>&Ccedil;ocuklar i&ccedil;in oyun neden &ouml;nemli?</strong></p>

<p>Oyun &ccedil;ocuğun bilişsel, duygusal ve sosyal gelişimine yardımcı oluyor. Oyun, &ccedil;ocukların duygu ve d&uuml;ş&uuml;ncelerini kolaylıkla ifade edebildiği en uygun dil ve &ccedil;ocuğun toplum i&ccedil;indeki sosyal rol&uuml;n&uuml;n farkına varmasını sağlıyor.</p>

<p>Oyun ile dış d&uuml;nyayı tanıyor, hayata dair denemeler yapıyor, hayatla m&uuml;cadele etmeyi deneyimliyor. Hayal ile ger&ccedil;eği ayırt edebilmeyi &ouml;ğreniyor. Oyun &ccedil;ocukları fiziksel ve duygusal olarak rahatlattığı i&ccedil;in zihinsel olarak &ouml;ğrenmeye elverişli bir ortam sağlıyor. Oyun, ger&ccedil;ek yaşamın olumsuzluklarından ge&ccedil;ici de olsa uzaklaşmayı sağladığından, &ccedil;ocuk kendisini daha g&uuml;&ccedil;l&uuml; hissediyor.</p>

<p>&Ccedil;ocuk oyun sırasında kendisi ve &ccedil;evresiyle ilgili bilgileri ifade etme olanağı buluyor. Oyun, &ccedil;ocuğa kurallara uymayı, sorumluluk almayı, işbirliğini ve diğer insanlara saygılı olmayı &ouml;ğretiyor. Girişimci olma, karar verme, problem &ccedil;&ouml;zme yeteneğinin gelişmesine yardımcı oluyor.</p>

<p>&Ccedil;ocuk, g&uuml;nl&uuml;k hayatta yaşadığı kaygılarını, korkularını ve sıkıntılarını yetişkinler gibi kelimelerle anlatamıyor. Oyun yoluyla onu ger&ccedil;ekten korkutan, kaygılandıran, &uuml;zen konuları dışa vuruyor ve bu konularla baş etme yolları geliştiriyor. Grup halinde oynanan oyunlar ile kurallara saygı, &ccedil;abuk karar verme, arkadaşına yardım etme gibi bir&ccedil;ok olumlu davranışı kazanıyorlar.</p>

<p>&Ccedil;ocuklarına kendi etnik k&ouml;ken ve k&uuml;lt&uuml;rlerinden oyuncak bebek alan anne babalar, onlarla kendilerine bakış a&ccedil;ısı y&ouml;n&uuml;nden daha olumlu duygular paylaşıyor. S&uuml;rekli beyaz bebeklerle b&uuml;y&uuml;t&uuml;len siyahi &ccedil;ocuklar b&uuml;y&uuml;d&uuml;kleri zaman kendi g&ouml;r&uuml;n&uuml;mlerini kabullenmekte zorlanabilir. Oyuncaklar psikolojik gelişim kadar etnik k&ouml;ken ve k&uuml;lt&uuml;rel gelişimde de &ouml;nemli rol oynuyor.</p>

<p>En iyi oyuncak, &ccedil;ocuğun tekrar tekrar oynamak isteyeceği ve daha fazla haz veren oyuncak. Oyuncak &ccedil;ocukta merak uyandırmalı, kasları &ccedil;alıştırmalı, girişimciliği ve d&uuml;ş g&uuml;c&uuml;n&uuml; arttırmalı, &ccedil;ocuğu problem &ccedil;&ouml;zmeye y&ouml;nlendirmeli.</p>

<p>D&uuml;zenli bir bi&ccedil;imde dizilmiş ve &ccedil;ocuğun ilgisini &ccedil;ekecek şekilde d&uuml;zenlenmiş bir oyun odası, onun algı sistemini hep canlı tutacağı gibi duyularını sistemli ve s&uuml;rekli bir bi&ccedil;imde uyaracak. Bu d&uuml;zenin &ccedil;ocuğun odasındaki &ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; engellememesi ve kendi d&uuml;nyasını oluşturmasına sınır koymaması gerekiyor. &Ccedil;ocukları ile beraber oyun oynayan anne-babalar &ccedil;ocuklarını daha iyi tanıyarak onları daha iyi eğitme imk&acirc;nı buluyor.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Wed, 08 Feb 2017 12:00:39 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Hangi ünlünün hangi yüz estetiğine ihtiyacı var?]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/projemed/pr/hangi-unlunun-hangi-yuz-estetigine-ihtiyaci-var-278</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/projemed/pr/hangi-unlunun-hangi-yuz-estetigine-ihtiyaci-var-278</guid>
            <description><![CDATA[<p>İhtiya&ccedil;lara uygun olarak ger&ccedil;ekleştirilen estetik operasyonların kişileri istedikleri g&ouml;r&uuml;n&uuml;me kavuşturmada etkili old]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>İhtiya&ccedil;lara uygun olarak ger&ccedil;ekleştirilen estetik operasyonların kişileri istedikleri g&ouml;r&uuml;n&uuml;me kavuşturmada etkili olduğuna dikkat &ccedil;eken Estetik Cerrah Dr. Defne Erkara, son yıllarda d&uuml;nyadan ve T&uuml;rkiye&rsquo;den bir&ccedil;ok &uuml;nl&uuml; ismin de estetik operasyonlar ile sık&ccedil;a g&uuml;ndeme geldiğini belirtti.</p>

<p>Medyada başarılı ve başarısız y&uuml;z estetiği operasyonları ge&ccedil;iren &uuml;nl&uuml;lerin değişimi ile ilgili haberlerin sık&ccedil;a yer aldığını s&ouml;yleyen<strong> </strong>Estetik Cerrah Dr. Defne Erkara, Hollywood &uuml;nl&uuml;lerinin daha iyi bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;m i&ccedil;in y&uuml;z estetiği a&ccedil;ısından nelere ihtiyacı olabileceği hakkında değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p><strong>Angelina Jolie</strong></p>

<p>Genel olarak y&uuml;z kemik &ccedil;atısı olduk&ccedil;a orantılı. Boyuna g&ouml;re aşırı zayıf olmasına rağmen elmacık ve &ccedil;ene kemikleri şekilli ve belirgin olduğundan hala taze bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;me sahip. Y&uuml;z oranlarına baktığımız zaman biraz alın kısmında genişlik mevcut. Bu da sa&ccedil; kesimiyle &ccedil;ok kolay kamufle edilebilir. Ağız &ccedil;evresindeki g&uuml;lme &ccedil;izgilerinde derinleşmeler başlamış. G&ouml;zaltlarında, orta y&uuml;z&uuml;n hafif aşağıya doğru yer değiştirmesi y&uuml;z&uuml;nden, halkalanma mevcut. Bunlar &ccedil;eşitli kalınlıkta dolgularla kolayca kamufule edilebilir. G&ouml;z &ccedil;evresinde kaz ayakları g&ouml;r&uuml;lm&uuml;yor. Muhtemelen d&uuml;zenli botoks yaptırıyor. Bu yaşta bir hanımda en azında 1-2 &ccedil;izgi beklenirdi. B&uuml;t&uuml;n bunların yanında cildini &ccedil;ok iyi nemlendiriyor ve g&uuml;neşten koruyor ya da makyaj ve photoshop olduk&ccedil;a başarılı.</p>

<p><strong>Catherine Zeta Jones</strong></p>

<p>Y&uuml;z g&uuml;zelliğinde en &ouml;nemli ayrıntı alın, yanak, &ccedil;ene uzunluklarının orantılı olması, burun-dudak genişliğinin, y&uuml;z genişliği ile orantılı olması. T&uuml;m bunları Catherine Zeta Jones&#39;da g&ouml;rebiliyoruz. Bu nedenle burun ya da &ccedil;eneye ilişkin herhangi bir cerrahi işlem gerekmiyor. Ancak kaş yapısı genetik olarak bir miktar d&uuml;ş&uuml;k olduğundan, &uuml;st g&ouml;z kapağındaki yaşlılık belirtileri belirgin şekilde ortaya &ccedil;ıkmış durumda. G&ouml;z &ccedil;evresi mimiklerini &ccedil;ok kullanan bir bayan, bu nedenle botoksu hayatından &ccedil;ıkartmamalı. Alt g&ouml;z kapaklarında da bir miktar deri bollukları oluşmuş durumda. &Uuml;st alt g&ouml;z kapağı estetiğinden &ccedil;ok fayda g&ouml;r&uuml;yor. Ağız &ccedil;evresi g&uuml;lme &ccedil;izgilerinde belirginleşme fazla. Makyaj bunu gizleyemiyor. Muhtemelen cildi &ccedil;ok kuru, bu nedenle d&uuml;zenli nem verici mezoterapiyi y&uuml;z ve boynuna yaptırmalı. Yaşından dolayı dudaklarında bir miktar dolgunluk kaybı oluşmuş. &Ouml;zellikle dudak kenarlarının belirginliği kaybolmuş. Bu da s&uuml;r&uuml;len rujun dudakları g&uuml;zel g&ouml;stermesine engel oluyor. Dudak beyaz &ccedil;izgisinin ince bir dolgu ile dolgunlaştırılması dudağın şeklini bozmadan hoş bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;m verecek.</p>

<p><strong>Christian Bale</strong></p>

<p>Christian Bale&#39;de burun orta alt kısmındaki kolimella dediğimiz b&ouml;lge aşırı d&uuml;ş&uuml;k. Burun sırtı &uuml;stten geniş olmasına rağmen uca doğru gittik&ccedil;e daralması ve eğrilmesi g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. Bu durum g&ouml;rsel estetiği bozmasının yanında muhtemelen nefes alma sıkıntısına da yol a&ccedil;ıyor. Burun estetiğinin deviasyon ameliyatı ile birlikte yapılması şart. Bu yapıldığı takdirde y&uuml;z orantılarında da olumlu bir d&uuml;zelme olacak. Erkeklerde belli belirsiz g&ouml;z &ccedil;evresinde &ccedil;ok derinleşmiş alanlara, kaşı kaldırmayacak şekilde botoks yapılması uygun. Christian Bale&#39;de de bu durum k&uuml;&ccedil;&uuml;k olan g&ouml;zlerinin daha belirgin hale gelmesini sağlayacak. Ağız &ccedil;evresi g&uuml;lme &ccedil;izgileri olduk&ccedil;a belirgin. Ancak sakal ve bıyık kullandığı i&ccedil;in bu &ccedil;izgiler &ccedil;ok rahatsızlık yaratmıyor. Sakalı keserse onlara da ince dolgu ya da yağ enjeksiyonu ile m&uuml;dahale edilmesi daha canlı bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;m sağlayacak.</p>

<p><strong>Jennifer Aniston</strong></p>

<p>Bir bayana g&ouml;re sert y&uuml;z hatları mevcut. G&ouml;zlerinin g&uuml;zelliği ona &ccedil;ekicilik veriyor. Yaşı ilerledik&ccedil;e mimik &ccedil;izgilerinde de derinleşme fazlasıyla arttı. Bu y&uuml;z&uuml;ndeki sert ifadeyi daha belirginleştiriyor. H&acirc;lbuki daha gen&ccedil; yaşlarda doğal, hafif burun ucunu kaldıracak şekilde bir burun estetiği ve alt &ccedil;enenin kısaltılması yapılsaydı daha yumuşak hatlara sahip olurdu. Sanırım bu yaştan sonra, bu değişikliklere gitmeyecek. Bu y&uuml;zden şimdiki g&ouml;r&uuml;nt&uuml;s&uuml;n&uuml; daha &ccedil;ekici ve gen&ccedil; yapmak i&ccedil;in, alın ve g&ouml;z &ccedil;evresi &ccedil;izgilerden botoks ile kurtulmalı, ancak alındaki derin &ccedil;izgiye botoks yanında dolgu yapılması gerekecek gibi duruyor. Kilo vermemesi gerekiyor. Kilo verdik&ccedil;e y&uuml;z&uuml;ndeki deride sarkma fazlalaşacağından yağ enjeksiyonu gerekebilir. Ağız kenarındaki derin &ccedil;izgiler dolgu ile azaltılabilir. Dudaklarda incelme erken yaşta başlamış. Dudak V&#39; sinin dudak dolgusu belirginleştirilmesi uygun olacak.</p>

<p><strong>Brad Pitt</strong></p>

<p>En sonunda bu adam da yaşlandı. A&ccedil;ık ten, kalkık burun ve hoş y&uuml;z &ccedil;er&ccedil;evesi, uzun bir s&uuml;re yaşından &ccedil;ok daha gen&ccedil; g&ouml;r&uuml;nmesini sağladı. Erkeklerde sakal, alt y&uuml;zdeki problemleri saklamak i&ccedil;in ideal. Kaş yapısı hep d&uuml;ş&uuml;kt&uuml;. Ama artık bu d&uuml;ş&uuml;kl&uuml;k g&ouml;rsel olarak rahatsız ediyor. Sa&ccedil; i&ccedil;inden girilerek yapılacak kaş ve şakak germe en az 5 yaş geriye g&ouml;t&uuml;r&uuml;yor. Bence işi nedeniyle g&ouml;z &ccedil;evresi ve alında mutlaka botoks kullanmalı. G&ouml;zaltlarında yağ dokusu aşağı doğru yer değiştirdiğinden o b&ouml;lgenin ışık dolgusu ile desteklenmesi doğal ve sağlıklı bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;m sağlayacak.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Fri, 03 Feb 2017 12:26:12 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Bebeklerde gaz sancısını azaltmanın 9 etkili yolu]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/g-medya/pr/bebeklerde-gaz-sancisini-azaltmanin-9-etkili-yolu-273</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/g-medya/pr/bebeklerde-gaz-sancisini-azaltmanin-9-etkili-yolu-273</guid>
            <description><![CDATA[<p>&quot;Bebeğim uyumuyor&quot; diyen ailelerin en sık yakındığı konuların başında bebeklerde gaz sancısı problemi geliyor.</p>

<p>Gaz sancıları, b]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>&quot;Bebeğim uyumuyor&quot; diyen ailelerin en sık yakındığı konuların başında bebeklerde gaz sancısı problemi geliyor.</p>

<p>Gaz sancıları, bebeklerde kalıcı bir zarar yaratmasa da anne ve bebek i&ccedil;in zor bir s&uuml;re&ccedil;tir. Hemen hemen her bebek hafif ya da şiddetli gaz sancısı yaşıyor. Ancak alınabilecek &ouml;nlemler ile bebeklerde gaz sancılarını azaltmak m&uuml;mk&uuml;n.</p>

<p>Doğumdan sonraki ikinci haftadan itibaren her g&uuml;n hemen hemen aynı saatlerde başlayan ve &ccedil;oğunlukla 3-4 ay sonra sona eren gaz sancıları, bebeklerde ağlama n&ouml;betlerine neden oluyor. Bu duruma sahip sağlıklı bebekler, kolik bebek olarak tanımlanıyor. Kolik, bir hastalık olmadığından dolayı bebeklere zarar vermiyor.</p>

<p>Uzmanlar, bebeklerin ağlama n&ouml;betlerinin g&uuml;n i&ccedil;inde emmeye bağlı olarak normal saatler dışında ger&ccedil;ekleşmesi durumunda doktora başvurulmasını &ouml;nererek, bazı problemlerin de bebeklerde ağlamaya neden olabileceğine ve bu t&uuml;r durumların kolik olarak değerlendirilmeyeceğine dikkat &ccedil;ekiyor.</p>

<p><strong>Bebeklerde gaz sancısını azaltmanın 9 etkili yolu</strong></p>

<p><strong>1-</strong> Bebeklerin, a&ccedil;lık nedeni ile ağlamaya başlamadan &ouml;nce beslenmeleri gaz sancısını azaltmada etkili bir y&ouml;ntem. Ağlayan bebek beslenme esnasında anne s&uuml;t&uuml; ya da mama ile birlikte hava yuttuğu i&ccedil;in bu da gaz sancısına neden oluyor.</p>

<p><strong>2-</strong> Bebeğin gazının sadece beslenme sonrasında değil de beslenme esnasında da &ccedil;ıkarılması gaz problemini azaltmada yardımcı oluyor. Emzirme esnasında meme değiştirirken ya da biberonla beslerken 1-2 dakikada bir bebeğin gazı &ccedil;ıkarılabilir.</p>

<p><strong>3-&nbsp;</strong>Beslenme sırasında bebeği daha dik tutmak (başı ve boynu g&ouml;vdesinin biraz &uuml;zerinde olacak şekilde) bebeğin hava yutmasına engel olarak gaz sancısını azaltıyor.</p>

<p><strong>4-</strong> Bebeklerin anne s&uuml;t&uuml;yle beslenmesi gaz sancısı problemini azaltmada b&uuml;y&uuml;k rol oynuyor. Anne s&uuml;t&uuml;, bebeklerin en kolay sindirebildiği doğal besin olduğu i&ccedil;in gaz sancısını azaltmada &ccedil;ok etkili.</p>

<p><strong>5-</strong> Bebeklerde gaz sancısını &ouml;nlemek i&ccedil;in bebek hamağı kullanmak faydalı oluyor. Alman T&Uuml;V Rheinland tarafından g&uuml;venlik onayı verilmiş T&uuml;rkiye&rsquo;nin ilk ve tek bebek hamağı olan <strong>Hamak Keyfi</strong> bebek hamağı, ritmik hamak salınımları ile gaz sancısı &ccedil;eken bebeklerin ve kolik bebeklerin bağırsaklarında sıkışıp kalan k&uuml;&ccedil;&uuml;k gaz kabarcıklarının serbest kalmasına yardımcı olduğundan dolayı bebekler hamakta daha rahat ve uzun s&uuml;re uyuyor.</p>

<p><strong>6-</strong> Bebeğin sakinleşmesi i&ccedil;in, annenin, bebeğin karnına ve ayaklarına masaj yapması, bebeği kucağına alarak ya da bebek arabasıyla gezdirmesi de gaz sancısını azaltmada faydalı oluyor. Ancak bebeği gezdirmek yorucu bir y&ouml;ntem olduğundan dolayı bebek hamağı kullanmak anneler i&ccedil;in hayatı kolaylaştıran kurtarıcı bir y&ouml;ntemdir. Hamak Keyfi bebek hamağında yatarak gaz sancısından kurtulan bebekler, daha kısa s&uuml;rede uykuya dalarak uzun s&uuml;re uyurlar.</p>

<p><strong>7-</strong> Bebek i&ccedil;in temel besin kaynağı anne s&uuml;t&uuml; olduğu i&ccedil;in &ouml;zellikle ilk 6 aylık s&uuml;re&ccedil;te annelerin beslenmeye daha fazla dikkat etmesi gerekiyor. Gaz yapıcı &ouml;zelliğe sahip besinlerden uzak durulması, bebekteki gaz sancısı problemini azaltmada &ouml;nemli rol oynuyor.</p>

<p><strong>8- </strong>Emzirme aralıklarının ayarlanması, bebeğin gaz problemini azaltmada etkili. &Ccedil;ok sık (saatte 1) emzirilen bebeklerde sindirilen s&uuml;t ile sindirilmemiş s&uuml;t etkileşime daha kısa s&uuml;rede ge&ccedil;erek gaz sancısına sebep olabiliyor.</p>

<p><strong>9-</strong> Annenin bebeğine sakin, sevgi ve g&uuml;ven ile yaklaşması da dikkat edilmesi gereken &ouml;nemli bir husus. Huzurlu ve g&uuml;venli olduğunu hisseden bebekte gaz sancısı şik&acirc;yetleri daha az olabiliyor. Hamak Keyfi bebek hamağında, bebeğin yatış pozisyonu anne rahmi hissi verdiğinden dolayı bebekler kendisini g&uuml;vende hisseder.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Tue, 31 Jan 2017 13:01:59 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Grip hakkında en çok merak edilenler]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/projemed/pr/grip-hakkinda-en-cok-merak-edilenler-272</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/projemed/pr/grip-hakkinda-en-cok-merak-edilenler-272</guid>
            <description><![CDATA[<p>Kulak Burun Boğaz Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Do&ccedil;. Dr. Se&ccedil;kin Ulusoy, &uuml;st solunum yollarının korunmasında aşılanma, kişisel hijye]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Kulak Burun Boğaz Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Do&ccedil;. Dr. Se&ccedil;kin Ulusoy, &uuml;st solunum yollarının korunmasında aşılanma, kişisel hijyen kurallarına uyulmasının yanında, bağışıklık sisteminin g&uuml;&ccedil;lendirilmesi i&ccedil;in uygun beslenmenin de olduk&ccedil;a &ouml;nemli olduğunu belirterek grip hakkında en &ccedil;ok merak edilenler hakkında bilgi verdi.</p>

<p><strong>Gri</strong><strong>p nasıl bir hastalık </strong><strong>ve hangi sıklıkla g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor?</strong></p>

<p>Gribe yol a&ccedil;an influenza vir&uuml;s&uuml; &ccedil;ok kolay ve hızlı bulaşıyor. Bulaştığı kişilerde kısa s&uuml;rede ortaya &ccedil;ıkan ateş, adele ve eklemlerde ağrılar, halsizlik, yorgunluk, bitkinlik, titreme, baş ağrısı ve kuru &ouml;ks&uuml;r&uuml;k, bazen ishal (&ccedil;ocuklarda daha sıktır) gibi belirtilerle devam eden bir hastalık. Salgınları &uuml;lkedeki bir&ccedil;ok kişi enfekte olduysa haftalarca s&uuml;rebiliyor. Hayatı tehdit edebilecek ağır durumlar ise genellikle risk gruplarında oluyor. T&uuml;m d&uuml;nyada 250.000&rsquo;le 500.000 arasında insanın gribal enfeksiyonlar sebebiyle hayatını kaybettiği tahmin ediliyor. Bu hastalıktan &ouml;l&uuml;mlerin &ccedil;oğunluğu 65 yaş &uuml;st&uuml; yaşlılar ve 2 yaş altındaki bebekler arasında meydana geliyor.</p>

<p><strong>Grip ve nezle farklı mı?</strong></p>

<p>Grip ve nezle, farklı vir&uuml;slerin neden olduğu solunum yolları hastalıkları. Grip burun, boğaz, bronş ve muhtemelen akciğerler dahil t&uuml;m solunum yollarını etkiliyor. Soğuk algınlığı &ouml;zellikle burun olmak &uuml;zere &uuml;st solunum yollarını etkiliyor. Bu nedenle gribin ateş, v&uuml;cut ağrıları, yorgunluk gibi belirtileri soğuk algınlığına g&ouml;re daha şiddetli oluyor. Soğuk algınlığı yani diğer ismiyle nezlede normalde ateş olmaz veya &ccedil;ok hafif oluyor.&nbsp; Nezle hafif kırgınlık, burundan akıntı, hapşırma gibi belirtiler ile kendini g&ouml;steren, halsizliğe yol a&ccedil;madığı i&ccedil;in yatak istirahatı gerektirmeyen bir hastalık.</p>

<p><strong>Ne zaman doktora başvurulmalı?</strong></p>

<p>Gribal enfeksiyonlar genellikle olduk&ccedil;a hafif atlatılıp kendiliğinden ge&ccedil;erler fakat aşağıdaki durumlar varsa mutlaka bir hekime muayene olmakta fayda var. Bunlar: genel v&uuml;cut bağışıklık yetmezliği, gribal şikayetlerin uzun zaman s&uuml;rmesi, yetmişli yaşlara ulaşan kişiler, devam eden ya da aralıklı 39 dereceye ulaşan ateş y&uuml;kselmeleri, baş ağrısı, solunum sıkıntısı ve g&ouml;ğ&uuml;s ağrısı şikayetleri. Gribal enfeksiyonlar risk grubu olarak adlandırılan &ccedil;ocuklarda, yaşlılarda ve kalp hastalığı akciğer hastalığı, b&ouml;brek hastalığı, şeker hastalığı gibi kronik hastalığı olan kişilerde &ccedil;ok daha ağır seyretmekte ve ciddi sonu&ccedil;lara yol a&ccedil;ıyor.</p>

<p><strong>Grip tanısı nasıl konuyor?</strong></p>

<p>Genellikle hastanın şikayetlerine vede muayene bulgularıyla konuyor. Fakat gerekli g&ouml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; veya ayırıcı tanı i&ccedil;in hekimin gerekli g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; durumlarda kan testleri ve boğaz k&uuml;lt&uuml;r&uuml; ile tanı kesinleştirilebiliyor.</p>

<p><strong>Grip nasıl bulaşıyor?</strong></p>

<p>Influenza vir&uuml;s&uuml; &ccedil;ok kolay ve hızlı bulaşıyor. Başlıca bulaşma yoları, &ouml;ks&uuml;r&uuml;k ve hapşırık ile etrafa sa&ccedil;ılan damlacıkların hava yolu ile yayılması ile bereber hasta kişiler ile direkt temas edilmesi ve hasta kişilerin ağız-burun akıntıları ile temas etmiş eşyalarla da olabiliyor. Kapalı ve kalabalık mekanlar, toplu taşıma ara&ccedil;ları, iyi havalandırılmayan işyerleri, sınıflar, bakımevleri gibi ortamlarda hastalığın toplumda yayılmasını kolaylaştırıyor. Grip ilk 24-72 saat arasında bulaşıcı hale gelir ve istirahat ile 7-10 g&uuml;n i&ccedil;inde ge&ccedil;iyor. Başka bir deyişle insanlar gribe yakalandıklarını farketmeden bile vir&uuml;s&uuml; bulaştırabiliyor.</p>

<p><strong>Grip nasıl tedavisi ediliyor?</strong></p>

<p>Grip hastalığının tedavisi, semptomatik tedavi olarak adlandırılan ortaya &ccedil;ıkan şikayetlerin tedavisi şeklinde oluyor. Ateşin d&uuml;ş&uuml;r&uuml;lmesi, solunum yollarındaki akıntıların kesilmesi, halk arasında kırgınlık olarak da adlandırılan halsizlik ve adele eklem ağrılarının giderilmesi şeklinde tedavi d&uuml;zenleniyor. Bu hastalığın gerek iyileşmesinde gerekse toplumda yayılmasının azaltılması i&ccedil;in ev ve yatak istirahatı olduk&ccedil;a faydalı oluyor.</p>

<p><strong>Gripten korunmak i&ccedil;in ne yapmalıyız?</strong></p>

<p>Gripten korunmanın başlıca yolu v&uuml;cut direncinin d&uuml;şmesini engellemekten ge&ccedil;iyor. Bu nedenle mevsim &ouml;zelliklerine uygun giyilmeli, bol sıvı gıdalar, taze meyve ve sebze t&uuml;ketilmeli. Kışın odaların iyi havalandırılması ve nemlendirilmesinin yanında hastalar ile yakın temastan, ortak eşya kullanımından ka&ccedil;ınılmalı. Ayrıca C vitamini, ekinezya gibi doğal &uuml;r&uuml;nlerin yanında mağnezyum, &ccedil;inko gibi minerallerin dengeli t&uuml;ketilmeside koruyucu anlamda faydalı.</p>

<p>Hastalığa sebep olan vir&uuml;sten uzak kalmak korunmanın temeli. &Ouml;ncelikle hasta olduğu bilinen kişilere 1 metreden daha fazla yaklaşılmamalı, Mecburi olarak hastalar ile yakın temasta olan kişiler ve sağlık personeli i&ccedil;in ağız ve burunu da kapatan uygun basit maskeler kullanmalı. Hastanın &ccedil;evresi ve kullandığı eşyalara temas durumlarında mutlaka ellerin sabunlu su ile yıkanması olduk&ccedil;a faydalı. Ayrıca hasta odaları havalandırılmalı ve temizliği yapılmalı. &ouml;zellikle kullandığı kağıt mendil ve pe&ccedil;ete gibi eşyalar uygun bir şekilde toplanıp &ccedil;&ouml;pe atılmalı ortalıkta bırakılmamalı.</p>

<p>Sağlam kişilerin kendisini koruduğu kadar hastalar da hastalığı bulaştırmamak i&ccedil;in kişisel &ouml;nlemler alma. Aksırırken, hapşırırken mutlaka ağızlarını ve burunlarını kapatabilecek şekilde kağıt pe&ccedil;ete, mendil kullanabilirler. Kendileri sık&ccedil;a sabun veya dezenfektalar ile el yıkayarak &ccedil;evreye bulaştırmamaya &ccedil;alışmaları &ouml;neriliyor. Hasta kişinin damlacıklarla kirlenen atıklarının toplanarak &ccedil;&ouml;pe atılmalı.</p>

<p><strong>Grip aşısı faydalı mı?</strong></p>

<p>D&uuml;nya Sağlık &Ouml;rg&uuml;t&uuml; (WHO) tarafından, &ccedil;eşitli gruplar gribin olumsuz etkileri a&ccedil;ısından risk grubu olarak tanımlanmakta olup aşağıdaki gruba giren kişilerin her yıl aşılanmasını &ouml;neriyor. Grip aşıları her yıl bir &ouml;nceki yıl salgın yapan influenza suşları dahil edilerek g&uuml;ncelleniyor. Bu aşıların yapılmasının yeni diren&ccedil; kazanmış bir etkene faydalı olmaması sebebiyle etkinliğinde &ccedil;eşitli tartışmalar oluyor. Son yıllardaki salgınlarda s&uuml;rekli kendini yenileyen farklı vir&uuml;slerle olması da etkinliğini sınırlayan bir başka neden. WHO nun &ouml;nerilerine aykırı olarak Cohrane veritabanı gibi &ccedil;ok saygın &ccedil;alışmalarda aşıları etkin olmadıkları savunuluyor. Aşı yan etkilerinin ve de aşılama sonrası oluşacak gribal şikayetlerinde oluşacağını hesaba kattığımızda bu konudaki otoriteler arasında aşı kullanımının etkinliği konusunda bir fikir birliği oluşmadı. Kişi, eğer aşılanacaksa bunun mutlaka grip sezonu sezon başında yapılması gerekiyor.</p>

<p><strong>Grip aşısı &ouml;nerilen risk grubu hastaları:</strong></p>

<ul>
	<li>65 yaşından b&uuml;y&uuml;k kişiler</li>
	<li>Şeker hastaları (diyabet)</li>
	<li>Kronik akciğer hastaları (Astım, Bronşit v.b)</li>
	<li>Kronik kalp ve damar sistemi hastaları (koroner arter hastaları)</li>
	<li>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler (kronik kan hastalığı olanlar, kanser hastaları, bağışıklık sistemini baskılayıcı ila&ccedil;lar kullananlar)</li>
	<li>B&ouml;brek hastalıkları</li>
	<li>Huzurevi, bakımevi v.b ortamlarda yaşayanlar</li>
</ul>

<p><strong>Grip aşısı olmaması gerekenler:</strong></p>

<ul>
	<li>6 aydan k&uuml;&ccedil;&uuml;k bebekler</li>
	<li>Yumurtaya karşı alerjisi olanlar (yumurta yediğinde alerjik şoka girenler</li>
	<li>Hamileliğin ilk 3 ayı i&ccedil;inde olan bayanlar</li>
</ul>

<p>Grip aşısı WHO nun koordinasyonu ile bir yıl &ouml;nce salgın yapan vir&uuml;s tiplerinin belirlenmesi sonucu geliştirilmekte ve aşının tipi de bu uygulamaya bağlı olarak her yıl değişiyor. Grip aşısı, v&uuml;cutta 1-2 hafta i&ccedil;inde koruyucu d&uuml;zeye erişiyor. Eğer aşı, i&ccedil;erdiği vir&uuml;s tipleri, salgınlara neden olan vir&uuml;s tipine benzerse, sağlıklı erişkinlerde yaklaşık %70 oranında etkili oluyor. Yukarıda saydığımız riskli grupta ise, hastalıktan korunma oranı %50&#39;ye d&uuml;ş&uuml;yor.</p>

<p>&Uuml;lkemizde, yukarıda bahsedilen risk grubundaki kişilere grip aşısı &uuml;cretsiz olarak yapılıyor.&nbsp; Aşı olduktan iki hafta sonra aşının koruyuculuğu başlıyor. Grip i&ccedil;in aşılanma Eyl&uuml;l&#39;de başlıyor, t&uuml;m grip sezonu boyunca ve sonrasında da devam ediyor. Bu zaman aralığının sebebi, grip salgınının hep aynı zamanda g&ouml;r&uuml;lmemesi. Grip salgını, genelde Ocak ayında zirve yapıyor fakat bu durum Ekim&rsquo;de de ortaya &ccedil;ıkabiliyor. Sanılanın aksine, antibiyotikler grip tedavisinde etkin değil. Gribin neden olduğu baş ve kas ağrısı gibi belirtiler ağrı kesicilerle giderilebiliyor. Aspirin gibi ağrı kesiciler, 16 yaşın altındaki &ccedil;ocuklara verilmemeli.</p>

<p><strong>Gribal enfeksiyonlarda antibiyotik kullanımı faydalı mı?</strong></p>

<p>Gribal enfeksiyonlar &ouml;zel bir tedavi olmasa bile kendiliğinden iyileşebiliyor. Ancak, risk gruplarında ciddi seyredebileceğinden doktora başvurulması gereken, bazı destek ila&ccedil;larla şikayetleri azaltmaya veya gidermeye y&ouml;nelik tedavi alınması gereken bir hastalık. Grip viral bir hastalık olduğu i&ccedil;in antibiyotikler tedavide etkili değil. Antibiyotik kullanımı fayda sağlamayacağı gibi florayı bozarak zarar da verebiliyor. Hastalığı ağır ge&ccedil;irenlere ve risk grubundakilere ise oseltamivir gibi vir&uuml;sle m&uuml;cadele eden ila&ccedil;lar doktor &ouml;nerisi ile mutlaka kullanılmalı.</p>

<p><strong>Kar, grip vir&uuml;slerini &ouml;ld&uuml;r&uuml;r m&uuml;?</strong></p>

<p>Halk arasındaki vir&uuml;slerin karda yayılmayacağı inancı ger&ccedil;ekleri yansıtmıyor. Grip etkeni olan influenza vir&uuml;s&uuml; t&uuml;m hava koşullarında yaşayabiliyor. Vir&uuml;s&uuml;n soğukta sadece yayılma hızı azalır, ancak v&uuml;cuduna girdiğinde ise v&uuml;cut ısısıyla aktive oluyor ve hızlı bi&ccedil;imde &ccedil;oğalmaya başlıyor.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Mon, 30 Jan 2017 12:25:10 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Dişlerinizden gelen sese kulak verin]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/projemed/pr/dislerinizden-gelen-sese-kulak-verin-270</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/projemed/pr/dislerinizden-gelen-sese-kulak-verin-270</guid>
            <description><![CDATA[<p>Diş sıkma hastalığının en &ouml;nemli nedenlerinin başında stresin geldiğine dikkat &ccedil;eken Diş hekimi A. Doğan Bircan; &ldquo;Stres, bir&cced]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Diş sıkma hastalığının en &ouml;nemli nedenlerinin başında stresin geldiğine dikkat &ccedil;eken Diş hekimi A. Doğan Bircan; &ldquo;Stres, bir&ccedil;ok hastalığı tetiklediği gibi dişlerimize de zarar veriyor. Bruksizm (diş sıkma hastalığı), bir&ccedil;ok nedene bağlı olarak meydana gelmekle birlikte bilinen en yaygın nedeni strestir. G&uuml;ne yorgun ve halsiz başlama, &ccedil;ene kaslarında ağrılar, dişlerde aşınmalar ya da kırılmalar bruksizm (diş sıkma, diş gıcırdatma) hastalığının belirtileri olabilir. Genellikle uyku esnasında oluşan g&uuml;&ccedil;l&uuml; &ccedil;ene hareketleriyle kendini g&ouml;steren, &ccedil;iğneme ve yutkunma dışında oluşan diş temasları olarak da g&ouml;r&uuml;len bu hastalıktan &ccedil;oğu zaman hastanın kendisinin de haberi olmuyor&rdquo; diyor.</p>

<p><strong>Diş sıkma hastalığı olanlarda sık&ccedil;a g&ouml;r&uuml;len durumlar</strong></p>

<p>Dişlerde aşınma ve sızlama oluşuyor.</p>

<p>Dişlerde &ccedil;atlak, kırık ve yer değiştirme g&ouml;r&uuml;lebiliyor.</p>

<p>Yanağın i&ccedil; y&uuml;z&uuml;nde beyaz &ccedil;izgiler oluşur ve dilin etrafında dişlerin izleri g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor.</p>

<p>Baş boyun ve y&uuml;z kaslarında ağrı oluşuyor.</p>

<p>Yorgunluk ve halsizlik hissi artıyor.</p>

<p>Diş gıcırdatma artabilir bununla birlikte dişte sesler ve &ccedil;ene ekleminde ses şik&acirc;yetleri oluşabiliyor.</p>

<p>Alt y&uuml;z y&uuml;ksekliği d&uuml;ş&uuml;yor, &ccedil;ene ucu ve burun ucu birbirine yaklaşıyor ve daha yaşlı bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;m oluşuyor.</p>

<p>Alt &ccedil;ene zamanla &ouml;ne doğru yer değiştiriyor ve konkav (i&ccedil; b&uuml;key) profil g&ouml;r&uuml;nt&uuml;s&uuml; oluşuyor. Bunun sonucunda y&uuml;z k&ouml;şeli ve kare şeklinde g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor.</p>

<p><strong>Diş sıkma tedavisinde bir&ccedil;ok tedavi y&ouml;ntemi var</strong></p>

<p>Diş sıkma alışkanlığı geceleri kendini g&ouml;sterse de ileri vakalarda g&uuml;nd&uuml;z de olabiliyor. Diş hekimi A. Doğan Bircan, diş sıkma tedavilerinin amacının dişlerde ve &ccedil;ene ekleminde oluşabilecek kalıcı zararları &ouml;nlemek ve ağrıyı ortadan kaldırmak olduğuna dikkat &ccedil;ekiyor. Bircan, &ldquo;Uyku sırasında dişlerin birbirleri ile temasını engellemek amacı ile alt ve &uuml;st &ccedil;ene dişlerinin arasına yerleştirilerek kullanılan &quot;gece plağı&quot;, diş gıcırdatmasının semptomatik tedavisinde kullanılan en &ouml;nemli ara&ccedil;. Alt ve &uuml;st dişlerden alınan &ouml;l&ccedil;&uuml;ler ile kişiye &ouml;zel olarak hazırlanıyor. Ancak gece koruyucularının &ccedil;oğunlukla tek başlarına yeterli olmayabiliyor. Bu nedenle hastalığın sergilediği tabloya g&ouml;re gece koruyucularının yanında bazı ek tedavilerinde uygulanması gerekebiliyor. Bu tedaviler arasında stres terapisi, rahat uyumayı sağlayıcı &ouml;nlemler, kas gevşetici ila&ccedil; uygulaması, hatalı yapılmış diş dolgusu ve kaplamaların yenilenmesi, eksik olan dişlerin yerine koyulabilmesi i&ccedil;in protez uygulamaları &ouml;ne &ccedil;ıkıyor. Diş sıkma tedavilerinde gece plağının yanı sıra botoks uygulamaları da etkili sonu&ccedil;lar veriyor&rdquo; diyor.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Fri, 27 Jan 2017 17:33:21 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Vücut enerjisini yükseltmenin yolları]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/g-medya/pr/vucut-enerjisini-yukseltmenin-yollari-266</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/g-medya/pr/vucut-enerjisini-yukseltmenin-yollari-266</guid>
            <description><![CDATA[<p>Uyku esnasında v&uuml;cut i&ccedil;in tamir ve şarj sistemlerinin devreye girdiği ve insanı yeni g&uuml;ne hazırladığına dikkat &ccedil;eken Kişise]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Uyku esnasında v&uuml;cut i&ccedil;in tamir ve şarj sistemlerinin devreye girdiği ve insanı yeni g&uuml;ne hazırladığına dikkat &ccedil;eken Kişisel Gelişim Uzmanı Dr. Turhan G&uuml;ldaş, uyku kalitesinin &ouml;nemine dikkat &ccedil;ekiyor.</p>

<p>Uyku kalitesinde yatak, yastık se&ccedil;imi, ortamın havalandırılması, ışıklandırılması gibi durumlar etkili diyen G&uuml;ldaş, &quot;Uyku yedi saatten az olmamalı, ger&ccedil;ekten &ccedil;ok yoğun olan insanlar i&ccedil;in minimum altı saat uyku v&uuml;cudun dinlenmesi a&ccedil;ısından b&uuml;y&uuml;k &ouml;nem taşıyor&quot; diyor.</p>

<p>Fiziksel olarak enerjiyi y&uuml;kseltmek i&ccedil;in spor yapmak gerektiğinin altını &ccedil;izen Dr. Turhan G&uuml;ldaş, &quot;Spor kan dolaşımını artırıyor ve v&uuml;cudun her h&uuml;cresine kanın gitmesine yardımcı oluyor. İnsanın aldığı besinler kana karışıyor ve kan aracılığı ile h&uuml;crelere ulaştırılıyor. Bu iletim sonunda insan g&uuml;n i&ccedil;erisinde enerji elde ediyor. Spor yapmak, hem bu ulaşımda etkili, hem de insanın endorfin salgılamasına yardımcı oluyor. Endorfin insanların mutlu olmasına yardım ediyor. Spor yapmak enerjik olmak i&ccedil;in en verimli y&ouml;ntemlerden birisi. Abartılmadan, doğru bir şekilde yapılan spor, insanı yormuyor aksine enerjisini y&uuml;kseltiyor&quot; diyor.</p>

<p><strong>Sağlıklı ve dengeli beslenmek enerjiyi y&uuml;kseltiyor</strong></p>

<p>Sağlıklı ve dengeli beslenme de insanın enerjisi i&ccedil;in &ouml;nemli olduğu bilinen bir ger&ccedil;ek. Meyve ve sebze ağırlıklı beslenmenin proteinler ile desteklenmesinin insana enerji sağladığını belirten Dr. Turhan G&uuml;ldaş, &quot;Fast food t&uuml;r&uuml;nde kalitesiz karbonhidrat ve şeker i&ccedil;eren besinlerden uzak durmak gerekiyor. Fiziksel enerjiyi y&uuml;kseltmek i&ccedil;in de vitaminler ve takviyeler almak &ouml;nemli. Omega 3, 6 ve 9 takviyeleri, multivitaminler, kompleks B vitaminleri v&uuml;cudun ihtiya&ccedil; duyduğu besin maddelerinden doğan eksiklerinin giderilmesi i&ccedil;in takviye ile alınması gereken ek besinler olarak &ouml;nem kazanıyor.&quot;</p>

<p><strong>Alkol ve sigara v&uuml;cuttaki enerjiyi azaltıyor</strong></p>

<p>Sigara ve alkol gibi zararlı maddeler insan v&uuml;cudunun enerjisini azalttığını s&ouml;yleyen Dr. Turhan G&uuml;ldaş, şunlara dikkat &ccedil;ekiyor: &quot;İ&ccedil;ki kullandıktan sonraki g&uuml;n yaşanan ağrılar ve yorgunluklar bunun kanıtı. Sigara i&ccedil;en kişilerin s&uuml;rekli yaşadığı nefes darlığı ve mutsuzluk hali de en &ouml;nemli kanıtlar arasında yer alıyor. Sigara kişinin aldığı besinlerin %80&rsquo;lik kısmını yok ediyor. Enerji i&ccedil;in oksijen ve temiz hava gerekiyor. Sigara buna engel oluyor. Zararlı alışkanlıklardan uzak durmak, a&ccedil;ık havada dolaşmak, kapalı alanları havalandırmak insanın enerjik olmasına yardımcı oluyor. Daha iyi olmak i&ccedil;in yapılan ancak en az bağımlılıklar kadar insanın enerjisini yok eden bir diğer şey ise gereksiz ila&ccedil; kullanımı. Kulaktan dolma bilgiler ile ila&ccedil; kullanmak, farklı doktorlardan alınan ila&ccedil;ları karıştırarak kullanmak kişinin fiziksel olarak zarar g&ouml;rmesine ve enerjisini kaybetmesine neden olabiliyor.&quot;</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Tue, 24 Jan 2017 15:02:24 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[UMA Çalışanlarından Türk Kızılayı'na Kan Bağışı]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/ugurmotorluaraclar/pr/uma-calisanlarindan-turk-kizilayi-na-kan-bagisi-265</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/ugurmotorluaraclar/pr/uma-calisanlarindan-turk-kizilayi-na-kan-bagisi-265</guid>
            <description><![CDATA[<p>Uğur Motorlu Ara&ccedil;lar &ccedil;alışanları T&uuml;rk Kızılayı&#39;nın &ldquo;Kan Acil Değil, S&uuml;rekli İhtiya&ccedil;tır&rdquo; kampanyasına]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Uğur Motorlu Ara&ccedil;lar &ccedil;alışanları T&uuml;rk Kızılayı&#39;nın &ldquo;Kan Acil Değil, S&uuml;rekli İhtiya&ccedil;tır&rdquo; kampanyasına destek vererek &ouml;nemli bir sosyal sorumluluk projesini ger&ccedil;ekleştirdi.</p>

<p>&ldquo;Kan Verin, Hayat Kurtarın&rdquo; projesiyle toplumda farkındalık yaratmayı ama&ccedil;layan T&uuml;rk Kızılayı&#39;na, her zaman destek vermek gerektiğine inan UMA &ccedil;alışanları, sağlıklı her bireyin kan bağışında bulunması gerektiğine ve &ouml;nemine dikkat &ccedil;ekti.</p>

<p>UMA Yetkisi yaptığı a&ccedil;ıklamada: &ldquo;Kan, &uuml;retimi ger&ccedil;ekleşemeyen ve sadece insandan elde edilebilen tek maddedir. &nbsp;Bu nedenle kan stoklarının azalmaması ve kullanılan kanın yerine yenisi ile tamamlanması i&ccedil;in belirtilen aralıklarla kan bağışında bulunulması son derece &ouml;nemlidir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; hi&ccedil; beklemediğimiz bir anda kana ihtiya&ccedil; duyabiliriz.&rdquo; dedi.<br />
&nbsp;Kan bağışlamak kolay, basit ve acısız bir işlemdir. En az 50 kg ağırlığında olan, 18 &ndash; 65 yaş arası ve &ouml;nemli bir sağlık problemi bulunmayan herkes kan bağışlayabilir. Ancak bağış yapmadan &ouml;nce, varsa kullandığınız t&uuml;m ila&ccedil;ları &ouml;nceden kan merkezi doktoruna bildirmeniz gerekir. Erkekler 3 ayda bir olmak &uuml;zere yılda 4 kez, kadınlar ise 4 ayda bir olmak &uuml;zere yılda 3 kez kan bağışlayabilir. Her bağışta, bir seferde 450 ml kan alınır. V&uuml;cuttan eksilen bu miktar, saatler i&ccedil;inde yeniden &uuml;retilir.</p>

<p>Bir&ccedil;ok hayata umut ışığı olmayı ama&ccedil;layan UMA &ccedil;alışanları, kan bağışı kampanyasına yoğun destek verdiler.<br />
&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Tue, 24 Jan 2017 12:57:42 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Uğur Soğutma Çalışanları, Kan Bağışı Kampanyasına Katıldı]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/ugursogutma/pr/ugur-sogutma-calisanlari-kan-bagisi-kampanyasina-katildi-264</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/ugursogutma/pr/ugur-sogutma-calisanlari-kan-bagisi-kampanyasina-katildi-264</guid>
            <description><![CDATA[<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp;T&uuml;rk Kızılayı Nazilli Şubesi tarafından başlatılan &ldquo;Kan Bağışı&rdquo; kampanyasına, Uğur Soğutma A.Ş. &ccedil;alışan]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp;T&uuml;rk Kızılayı Nazilli Şubesi tarafından başlatılan &ldquo;Kan Bağışı&rdquo; kampanyasına, Uğur Soğutma A.Ş. &ccedil;alışanları da katılarak destek verdi ve idari bina i&ccedil;erisinde oluşturulan kan verme odasında kan bağışlamaya başladı. T&uuml;rk Kızılayı&rsquo;nın 2005 yılından bu yana devam ettirdiği kan bağışı kampanyasında, her yıl &uuml;lkemizin ihtiyacı olan 2.500.000 &uuml;nite kan T&uuml;rkiye&rsquo;nin her yerinden g&ouml;n&uuml;ll&uuml;lerin destekleriyle toplanmaya &ccedil;alışılıyor. Bu doğrultuda, 2016 yılı i&ccedil;erisinde g&uuml;nl&uuml;k 9-10 bin &uuml;nite kan bağışı elde edildi. 2017 yılı i&ccedil;inse hedef, toplam 2.550.000 &uuml;nite kan toplamak. Bu hedefe ulaşmak i&ccedil;in &ccedil;alışan T&uuml;rk Kızılayı&rsquo;na, Uğur Soğutma A.Ş. Nazilli şubesi &ccedil;alışanları da destek vermiş oldu.</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Kan bağışlamak, sadece sosyal bir sorumluluk değil ve bağış yapan kişiye de &ccedil;eşitli faydaları bulunuyor. Kan bağışlamanın faydalarını ş&ouml;yle belirtmek m&uuml;mk&uuml;n:</p>

<ul>
	<li>Kemik iliğinin yağlanmasını &ouml;nlediğinden, kan yapımının canlı tutulması sağlanır.</li>
	<li>Bağışlanan kanın yerini almak i&ccedil;in gen&ccedil; h&uuml;creler salgılanır, bu da bağış&ccedil;ının daha din&ccedil; ve canlı hissetmesini sağlar.</li>
	<li>Kan bağışlamak, kandaki yağ oranını d&uuml;ş&uuml;r&uuml;r.</li>
	<li>Kalp krizi riskini %90 oranında azaltır.</li>
	<li>Baş ağrısı, stres, y&uuml;ksek tansiyon ve yorgunluk gibi rahatsızlıkların giderilmesinde &ouml;nemli bir katkısı vardır.</li>
	<li>Bağışlanan her kan; AIDS, Hepatit B, Hepatit C ve Sifiliz Kan grubu taramasından ge&ccedil;irilir. Diğer bir deyişle, bağış&ccedil;ı &uuml;cretsiz olarak bu testleri yaptırmış olur.</li>
	<li>İnsancıl, soylu ve onurlu bir davranış olan kan bağışının manevi y&ouml;nden değeri &ouml;l&ccedil;&uuml;lemeyecek kadar b&uuml;y&uuml;kt&uuml;r.</li>
</ul>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Kan bağışlamak kolay, basit ve acısız bir işlemdir. En az 50 kg. ağırlığında olan, 18 &ndash; 65 yaş arası ve &ouml;nemli bir sağlık problemi bulunmayan herkes kan bağışlayabilir. Ancak bağış yapmadan &ouml;nce, varsa kullandığınız t&uuml;m ila&ccedil;ları &ouml;nceden kan merkezi doktoruna bildirmeniz gerekir. Erkekler 3 ayda bir olmak &uuml;zere yılda 4 kez, kadınlar ise 4 ayda bir olmak &uuml;zere yılda 3 kez kan bağışlayabilir. Her bağışta, bir seferde 450 ml. kan alınır. V&uuml;cuttan eksilen bu miktar, saatler i&ccedil;inde yeniden &uuml;retilir.</p>

<p>&nbsp; &nbsp; Uğur Soğutma, 19 Ocak 2017 tarihinde ve saat 10:30 &ndash; 18:00 saatleri arasında devam eden kan bağışı kampanyasına, sosyal sorumluluğun bilincinde olan herkesi katılmaya davet ediyor.&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Thu, 19 Jan 2017 16:56:55 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Vücudu şekle sokmanın ideal yolu]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/g-medya/pr/vucudu-sekle-sokmanin-ideal-yolu-252</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/g-medya/pr/vucudu-sekle-sokmanin-ideal-yolu-252</guid>
            <description><![CDATA[<p>V&uuml;cut şeklinin k&ouml;t&uuml; yansımasının ana nedeninin, v&uuml;cut siluetinin orantısız olması olduğunu dile getiren, Estetik ve Plastik Cer]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>V&uuml;cut şeklinin k&ouml;t&uuml; yansımasının ana nedeninin, v&uuml;cut siluetinin orantısız olması olduğunu dile getiren, Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Hasan Fındık, v&uuml;cudu şekle sokmanın ideal yolları hakkında bilgi verdi.</p>

<p>Op. Dr. Hasan Fındık, &ldquo;Bel kavsinin olmaması d&uuml;md&uuml;z bir bel g&ouml;r&uuml;n&uuml;m&uuml;ne sebep oluyor. Bu da genel g&ouml;r&uuml;nt&uuml;y&uuml; bozuyor. Aynı şekilde basenlerin gereğinden belirgin olması hem kişiyi olduğundan geniş, hem de bacakları kısa g&ouml;steriyor. Aynı zamanda d&uuml;z popolu g&ouml;r&uuml;nt&uuml;ye de neden oluyor. Buna bağlı olarak kişinin kendisini k&ouml;t&uuml; hissetmesine sebep oluyor&rdquo; diyor.</p>

<p>Şekil değişikliklerinin, genelde sadece kilolu olan insanların problemleriymiş gibi d&uuml;ş&uuml;n&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;n&uuml; vurgulayan Op. Dr. Hasan Fındık, doğrudan kilo ile ilişkili olmayıp, &ccedil;ok zayıf insanlarda da v&uuml;cut şekline y&ouml;nelik problemlere rastlanabildiğini s&ouml;yl&uuml;yor. Op. Dr. Hasan Fındık, &ldquo;&Ouml;rneğin, &ccedil;ok zayıf biri de diz kemiklerindeki girinti &ccedil;ıkıntı, ufak bir yağ birinkitisi v&uuml;cut siluetinde istenilmeyen bir g&ouml;r&uuml;nt&uuml;ye sebep olabilir ya da ayak bileklerinin &ccedil;ok ince olması &ccedil;arpık bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;me sebep olabilecek iken, kalın olması bi&ccedil;imsiz bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;me sebep olabilir. Gıdı b&ouml;lgesinde de k&uuml;&ccedil;&uuml;c&uuml;k bir fazlalık, oranları tamamen alt &uuml;st edebilir.</p>

<p>V&uuml;cuda ait şekli g&uuml;zel g&ouml;r&uuml;necek şekilde yeniden d&uuml;zenlerken bu şeklin &ouml;m&uuml;r boyu devam etmesini hedeflemek. Bu şekli d&uuml;zeltirken tamamen yağ dokusuna y&ouml;nelik hamleler yapıldığı i&ccedil;in bu işlemler sırasında illa ki bir kilo verme s&ouml;z konusu oluyor. Bu nedenle liposuction ve lipoliz işlemleri halk arasında sanki kilo vermek i&ccedil;in yapılan hamleler gibi algılanıyor ama asıl ama&ccedil; şekil vermek. Bu işlem ile kilo verilmesi ise ikincil kazan&ccedil;.&rdquo;</p>

<p><strong>Uygulamalar, lazer lipoliz ya da liposuction ile yapılıyor</strong></p>

<p>G&uuml;n&uuml;m&uuml;zde bu t&uuml;r işlemler lipoliz ve liposuction kombinasyonları ile yapıldığını belirten Op. Dr. Hasan Fındık, &ldquo;Lipoliz, lipoosuction işleminin alternatifi olan bir teknik değil, liposuction i&ccedil;erisinde uygulanan bir teknik. Minik b&ouml;lgelere tek başına lipoliz uygulanabiliyor. Daha b&uuml;y&uuml;k b&ouml;lgelere tek başına lipoliz uygulamak kişinin sağlığını tehlikeye atabiliyor. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; lipoliz yağı eritmek demek. Eritilen yağın v&uuml;cuttan uzaklaştırılması, dışarı almak, v&uuml;cuttan dışarı atmak, boşaltmak diye de ifade edilebilir ama bilimsel olarak liposuction olarak adlandırılıyor. Bu işlem yapılmaz ise eritilen yağ, derialtında bırakılır ise eritilen yağın atılımı tamamen b&ouml;breklerle olacağı i&ccedil;in b&ouml;breklerde ciddi hasarlara yol a&ccedil;abiliyor. Bu nedenle sadece minik b&ouml;lgelere tek başına lipoliz uygulanabilir. Değişik enerji t&uuml;rleri, basın&ccedil;, vibrasyon, ultrasonik, lazer teknikleriyle ya da sıvılarla Ozmotik basın&ccedil; dengesini bozarak yağ h&uuml;creleri patlatılarak eritilebilir. Kısaca lipoliz teknikleri &ccedil;ok alternatifli ve birbirlerine belirgin bir &uuml;st&uuml;nl&uuml;kleri yok. Burada ama&ccedil; yağı eritmek. Yağı eritmek cerrahın yapacağı liposuction işlemini kolaylaştıracağı i&ccedil;in cerraha bir kolaylık sağlıyor. Hastaya ikincil bir kazancı da daha fazla konfor sağlaması. G&uuml;n&uuml;m&uuml;zde lipoliz ve liposuction sonrası morluk da ciddi oranda azaldı&rdquo; diyor.</p>

<p>Op. Dr. Hasan Fındık, &ldquo;Lipoliz işleminde ince bir kan&uuml;l var, tığ gibi bu kan&uuml;lle derinin altındaki yağlara enerji veriliyor, yağlar eritiliyor. Yine benzer b&uuml;y&uuml;kl&uuml;kteki bir kan&uuml;lle yağ geri alınıyor. Genelde yanlış bilinen bir diğer konu, lipolizin k&uuml;&ccedil;&uuml;k, liposuction&rsquo;ın ise daha b&uuml;y&uuml;k &ccedil;apta bir işlem olduğu. Tamamen cerrahın se&ccedil;imine bağlıdır, lipoliz işleminin de liposuction işleminin de b&uuml;y&uuml;k ve k&uuml;&ccedil;&uuml;k boylarda kan&uuml;lleri var. Cerrah hangisini se&ccedil;erse uygulamayı onunla yapabilir. Her iki işlem de tığ gibi kan&uuml;llerle de olabilir, daha b&uuml;y&uuml;k boydaki kan&uuml;llerle de olabiliyor. Her iki işlemde diğerine g&ouml;re daha izli veya daha travmatik değil. Biri enerji verirken diğeri enerji ile verilmiş yağı dışarı atıyor&rdquo; diyerek uygulamalardaki temel prensibe dikkat &ccedil;ekiyor.</p>

<p><strong>İşlemler 15 dakika ile 3 saat arasında s&uuml;r&uuml;yor</strong></p>

<p>Op. Dr. Hasan Fındık, bu işlemlerin t&uuml;m v&uuml;cuda bile yapılsa, ortalama yapılış s&uuml;resinin, yapılış b&ouml;lgelerine g&ouml;re 15 dk ila 3 saat arasında değişiklik g&ouml;stereceğini belirterek, &ldquo;Uygulamaların genel anestezi veya lokal anestezi altında yapılıyor. Hangi anestezi y&ouml;ntemi se&ccedil;ilirse se&ccedil;ilsin v&uuml;cudun i&ccedil;erisine girilip deri altına m&uuml;dahale olduğundan steril ameliyathane ortamında yapılmalı. Ofis ortamında yapılması uygun değil. İşlemden hemen sonra şekil ortaya &ccedil;ıkıyor, Şu şekilde anlatılabilir su bardağı diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;l&uuml;rse &ccedil;ay bardağı şekline d&ouml;n&uuml;ş sağlanıyor. V&uuml;cut hatları ve kavisleri oluşumu aynı g&uuml;n a&ccedil;ığa &ccedil;ıkıyor. Ama incelme i&ccedil;in haftalara ihtiya&ccedil; duyuluyor&rdquo; diyor.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Fri, 13 Jan 2017 13:52:03 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Kulak çınlaması tümör habercisi mi?]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/g-medya/pr/kulak-cinlamasi-tumor-habercisi-mi-249</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/g-medya/pr/kulak-cinlamasi-tumor-habercisi-mi-249</guid>
            <description><![CDATA[<p>Toplumda g&ouml;r&uuml;lme sıklığı y&uuml;zde 10-15 arasında olan kulak &ccedil;ınlaması, 40 yaşından sonra daha fazla g&ouml;r&uuml;lebiliyor.</p>]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Toplumda g&ouml;r&uuml;lme sıklığı y&uuml;zde 10-15 arasında olan kulak &ccedil;ınlaması, 40 yaşından sonra daha fazla g&ouml;r&uuml;lebiliyor.</p>

<p>Yorgunluk, ani tansiyon d&uuml;ş&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;, a&ccedil;lık, kahve, alkol ve bazı ila&ccedil;lar gibi nedenler ile zaman zaman erişkin ve &ccedil;ocuklarda &ccedil;ınlama olabileceğine dikkat &ccedil;eken Kulak Burun Boğaz Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Do&ccedil;. Dr. Se&ccedil;kin Ulusoy, &quot;Genellikle erkeklerde, kadınlara oranla biraz daha fazla g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. &Ccedil;ınlama hastalarının yaklaşık % 10 u tedavi i&ccedil;in doktora başvuruyor. T&uuml;m &ccedil;ınlayan hastaların % 0,5&#39;i i&ccedil;in de s&uuml;rekli olup hayatının odak noktası haline gelebiliyor.&nbsp; Kulak &ccedil;ınlaması bazı hastaları intihar edebilecek noktalara bile getirebiliyor&quot; diyor.</p>

<p>Kulak &ccedil;ınlaması nedenleri arasında en sık g&ouml;r&uuml;lenin yaş ile doğal olarak ortaya &ccedil;ıkan işitme kaybı, işitme sinirinin hassasiyetinin azalması olduğunu belirten Do&ccedil;. Dr. Se&ccedil;kin Ulusoy, yaşa bağlı &ccedil;ınlamaların genellikle ince tiz ses frekanslarında olup işitme cihazları ile giderilebildiğinin altını &ccedil;iziyor.</p>

<p>Gen&ccedil;lerde g&ouml;r&uuml;len kulak &ccedil;ınlamasının en sık yaygın sebebinin s&uuml;rekli g&uuml;r&uuml;lt&uuml;l&uuml; ortamlarda bulunmak, y&uuml;ksek sesle ve kulaklıkla m&uuml;zik dinlemek ya da g&uuml;r&uuml;lt&uuml;l&uuml; iş makinelerine yakın &ccedil;alışmak gibi nedenlerden kaynaklandığını belirten Do&ccedil;. Dr. Se&ccedil;kin Ulusoy, yanında silah patlayan ya da ani g&uuml;r&uuml;lt&uuml;lere maruz kalan kişilerde de kulak &ccedil;ınlaması g&ouml;r&uuml;lebildiğini s&ouml;yl&uuml;yor.</p>

<p><strong>Kulak &ccedil;ınlaması sebepleri neler?</strong></p>

<p>&Ccedil;ınlama konusunda farklı sebeplere g&ouml;re değişik g&ouml;r&uuml;şler var ama en sık neden olarak i&ccedil; kulakta bulunan, ses dalgalarına g&ouml;re hareket eden ince t&uuml;yl&uuml; h&uuml;crelerin zarar g&ouml;rmesine bağlı olarak rastgele elektrik sinyali oluşturmaları olduğuna vurgu yapan Do&ccedil;. Dr. Se&ccedil;kin Ulusoy kulak &ccedil;ınlaması sebeplerini ş&ouml;yle sıralıyor: &quot;Kulak kiri, kulağı etkileyen hastalıklar, i&ccedil; ve orta kulak iltihapları, sin&uuml;zit, alerji, nezle, kulak kemiğindeki değişimler, i&ccedil; kulak tansiyonu, kansızlık, kadınlarda hormonal değişimler, &ccedil;inko, B12 ve magnezyum gibi &nbsp;vitamin ve minerallerin eksikleri,&nbsp; baş veya boyun yaralanmaları, i&ccedil; kulak t&uuml;m&ouml;rleri,&nbsp; bazı ila&ccedil;ların yan etkisi kulak &ccedil;ınlamasına neden olabiliyor. Bazen de bazı ila&ccedil;ların doz aşımlarında &ccedil;ınlama g&ouml;r&uuml;lebiliyor. Y&uuml;ksek tansiyon, damar tıkanıklığı, tiroit bezinin &ccedil;ok &ccedil;alışması, yoğun cep telefonu kullanımı, &ccedil;ene eklemi rahatsızlıkları, baş ve boyun t&uuml;m&ouml;rleri kulak &ccedil;ınlamasının en yaygın nedenleri arasında yer alıyor.&quot;</p>

<p><strong>Kulak &ccedil;ınlaması bazı t&uuml;m&ouml;rlerin erken tespit edilmesini sağlıyor</strong></p>

<p>&Ccedil;ınlama şik&acirc;yetiyle bazı t&uuml;m&ouml;rlerin, boyutları hen&uuml;z k&uuml;&ccedil;&uuml;kken tespit edilebilmesi, erken tanısı, tedaviyi şekillendirmesi a&ccedil;ısından &ccedil;ok &ouml;nem taşıyor. Bu t&uuml;m&ouml;rler b&uuml;y&uuml;d&uuml;k&ccedil;e etrafında yer alan &ccedil;ok &ouml;nemli sinirleri baskılayarak, hatta zarar vererek geri d&ouml;n&uuml;şs&uuml;z ciddi kayıplara g&ouml;t&uuml;rebiliyor. Erken tanı ile kişinin işitme, denge gibi &ouml;nemli fonksiyonları kaybedilmeden sorunun giderilebiliyor. Bunlarda eğer kitle boyutu 3 cm&rsquo;nin altında yakalanmışsa gamma knife denilen ışın ile tedavi edilebiliyor.</p>

<p><strong>Cep telefonu kullanımı kulak &ccedil;ınlamasını tetikliyor</strong></p>

<p>Cep telefonu kullanımının kulak &ccedil;ınlaması problemini artırdığına dikkat &ccedil;eken Do&ccedil;. Dr. Se&ccedil;kin Ulusoy, &ldquo;Elektromanyetik iletinin i&ccedil; kulağı etkileyebildiği &ccedil;eşitli deneysel &ccedil;alışmalarla g&ouml;sterilmiş. G&uuml;nde 10 dakika &uuml;zerinde cep telefonu kullanımının kulak &ccedil;ınlamasını %30 artırabildiği bildirilmiş. Bu konu ile ilgili &ccedil;ok net kanıtlar olmamakla birlikte cep telefonlarının &ccedil;ınlama sebebi olması kuvvetle muhtemel g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. Bundan korunmak i&ccedil;in cep telefonu ile konuşmaların kulaklıkla yapılması faydalı olacak.&rdquo;</p>

<p><strong>Kulak &ccedil;ınlaması problemine karşı bunlardan uzak durulmalı</strong></p>

<p>- Alkoll&uuml; i&ccedil;eceklerden ve kahve gibi kafein i&ccedil;eren gıdalardan uzak durmak.</p>

<p>- Sigara i&ccedil;memek (Bunun sebebi sigaranın i&ccedil;erdiği nikotin maddesinin i&ccedil; kulaktaki yapılara kan akışını azaltması)</p>

<p>- Stresten ve aşırı yorgunluktan uzak durmak.</p>

<p>- D&uuml;zenli olarak kullanılan ila&ccedil;ların kulak &ccedil;ınlamasına olumsuz etki edip etmediğini &ouml;ğrenerek ve olumsuz bir etkisi varsa bu ila&ccedil;ları azaltmak ya da başka gruplar ile değiştirmek.</p>

<p>- D&uuml;zenli olarak egzersiz yapmak.</p>

<p>- Boynu gerilmiş durumda bırakan bisiklet ve at binme gibi sporlardan ka&ccedil;ınmak.</p>

<p>- Dikkati başka noktalara dağıtarak kulak &ccedil;ınlamasına &ccedil;ok fazla odaklanmamak.</p>

<p>- Y&uuml;ksek miktarda sese maruz kalmamak, mesleki zaruri durumlarda kulak tıkacı kullanmak.</p>

<p>Kulak &ccedil;ınlaması tedavisi kapsamında &ccedil;eşitli y&ouml;ntemlerden faydalanılıyor. Bunlar arasında &ccedil;eşitli ila&ccedil;lar, vitamin- mineral takviyeleri, işitme cihazı kullanımı, dışarıdan beyaz g&uuml;r&uuml;lt&uuml; ve dar bant ses veren cihazların kullanımı yer alıyor. Ayrıca habituasyon tedavisi denilen psikolojik tedavi gibi &ccedil;eşitli y&ouml;ntemlerle de tedavi ediliyor.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Wed, 11 Jan 2017 14:06:05 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Özgüveni yüksek çocuk nasıl yetiştirilir?]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/projemed/pr/ozguveni-yuksek-cocuk-nasil-yetistirilir-245</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/projemed/pr/ozguveni-yuksek-cocuk-nasil-yetistirilir-245</guid>
            <description><![CDATA[<p>Kişilerde &ouml;zg&uuml;ven gelişiminin bebeklik d&ouml;neminde başladığına dikkat &ccedil;eken Uzman Psikolog &amp; Pedagog G&uuml;lşah &Ouml;zt&u]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Kişilerde &ouml;zg&uuml;ven gelişiminin bebeklik d&ouml;neminde başladığına dikkat &ccedil;eken Uzman Psikolog &amp; Pedagog G&uuml;lşah &Ouml;zt&uuml;rk Erten<strong>,</strong> ebeveynlerin bunun bilincinde olup, her &ccedil;ocuk i&ccedil;in beklentilerini farklı olarak ayarlayabilmesi gerektiğine dikkat &ccedil;ekerek ebeveynlere y&uuml;ksek &ouml;zg&uuml;venli &ccedil;ocuk yetiştirme konusunda tavsiyelerde bulundu.</p>

<p><strong>Dokunulma &ouml;zg&uuml;ven gelişiminde ilk etken</strong></p>

<p>Bebeğin ilk yıllarında yeterli ilgi ve dokunma alabilmesinin &ouml;zg&uuml;ven gelişiminde &ouml;nemli adımlardan biri olduğunu belirten G&uuml;lşah &Ouml;zt&uuml;rk Erten<strong>,</strong> &ldquo;&Ccedil;ocuğun doğumundan itibaren d&uuml;nyayı g&uuml;venli bir yer olarak algılaması, annesiyle kurduğu ilişki sonucu oluşan g&uuml;venli bağlanma ile doğrudan ilgili. Kendini ayrı bir birey olarak algılamayan bebeğin bakımı sırasında her ihtiya&ccedil; duyduğunda annenin yanında olması ve dokunması son derece &ouml;nemli. Bebekler fizyolojik ihtiya&ccedil;ları dışında da ağlar ve ihtiya&ccedil;ları giderilmediğinde kendilerini değersiz ve reddedilmiş hissederler. İlk gelişen duyumuz dokunmadır ve gelişim a&ccedil;ısından son derece &ouml;nemli olduğu yapılan &ccedil;alışmalarla da kanıtlandı. &Ccedil;ocukluk d&ouml;neminde oluşan n&ouml;rokimyasal değişimlerin &ccedil;oğu dokunma sonucu oluşuyor. &Ccedil;ocuklar b&uuml;t&uuml;n gelişim d&ouml;nemleri boyunca dokunulma ihtiyacı yaşıyor. Dokunulma &ouml;zg&uuml;ven gelişiminde ilk etken&rdquo; diyor.</p>

<p><strong>Fark edilmek &ouml;d&uuml;llendirilmek &ouml;zg&uuml;ven gelişimini sağlıyor</strong></p>

<p>Okul &ouml;ncesi d&ouml;nemde &ccedil;ocuklar bir&ccedil;ok davranışı &ouml;ğrenirken ailelerinin verdiği tepkilere baktığını s&ouml;yleyen G&uuml;lşah &Ouml;zt&uuml;rk Erten, &ldquo;&Ccedil;ocuklar i&ccedil;in koyulan sınır ve kurallar kadar yapılan doğru ve g&uuml;zel davranışın &ouml;d&uuml;llendirilmesi de &ouml;nemli. &Ccedil;ocuklar bu sayede hem doğru davranışı kazanacak hem de yaptığı g&uuml;zel davranışın g&ouml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; ve takdir edildiği duygusunu yaşayacak. &Ccedil;ocukların &ouml;zg&uuml;ven gelişiminde fark edilmek ve &ouml;d&uuml;llendirilmek ayrı &ouml;nem taşıyor. Bu noktada verilecek &ouml;d&uuml;l konusunda aileler dikkatli olmalı ve &ccedil;ocuğun i&ccedil;sel motivasyonunu artırmayı hedeflemeli&rdquo; diyor.</p>

<p><strong>&Ccedil;ocuklar geri bildirim bekliyor</strong></p>

<p>Psikolog G&uuml;lşah &Ouml;zt&uuml;rk Erten, ebeveynlerin &ccedil;ocuklarının &ouml;zg&uuml;venini destekleyici doğru c&uuml;mleler kurmasının &ouml;nemine dikkat &ccedil;ekiyor: &ldquo;&Ccedil;ocuklar doğdukları andan itibaren dış d&uuml;nyayı kendilerine bakım verenlerin g&ouml;z&uuml;nden anlamlandırıyor. Annenin yaklaşımını, olaylara karşı tutumunu ve kendi duygularının kontrol&uuml;n&uuml; &ccedil;ocuklar yavaş&ccedil;a i&ccedil;selleştiriyor. Dolayısı ile ailelerin &ccedil;ocuklarına karşı algıları ve onlara nasıl yansıttıkları da &ouml;nemli. &Ouml;zellikle okul &ouml;ncesi d&ouml;nemde &ccedil;ocuklar yaptıkları davranışlardan sonra geri bildirim bekliyor.&nbsp; Ebeveynlerin &ccedil;ocuklarının &ouml;zg&uuml;venlerini destekleyici ve cesaretlendirici c&uuml;mleleri &ouml;nemli. Bu aşamada &ldquo;Sen harikasın, M&uuml;thiş oldu&rdquo; gibi abartı ve i&ccedil;eriği olmayan c&uuml;mleler yerine davranış ve duyguyu yansıtıcı c&uuml;mleler kurmaya dikkat etmek gerekiyor. Aksi takdirde &ccedil;ocukların doğuştan getirdiği narsizm daha da besleniyor ve yalnızca kendi duygularını &ouml;nemseyen bireyler olmalarına yol a&ccedil;abiliyor.&rdquo;</p>

<p><strong>Ebeveynler &ccedil;ocuklarına saygı ve anlayış g&ouml;stermeli</strong></p>

<p>Yetişkinlerin kendileri i&ccedil;in bekledikleri saygıyı &ccedil;ocuklarına g&ouml;stermeleri de &ouml;zg&uuml;ven i&ccedil;in atılacak &ouml;nemli adımların başında geliyor diyen G&uuml;lşah &Ouml;zt&uuml;rk Erten, &ldquo;&Ccedil;ocuklar deneme yanılma yolu ile &ouml;ğreniyor ve &ouml;ğrenme s&uuml;recinde yaptıkları denemeler i&ccedil;in anlayış bekliyor. Aşırı katı disiplin ve m&uuml;dahaleci tutum &ccedil;ocuğun kendisi ile ilgili benlik algısını d&uuml;ş&uuml;r&uuml;yor. Ailelerin &ouml;zg&uuml;veni y&uuml;ksek bireyler yetiştirmek i&ccedil;in &ccedil;ocuklarını k&uuml;&ccedil;&uuml;k yaştan itibaren bir birey olarak g&ouml;rmesi, ihtiya&ccedil;larını zamanında karşılaması, zaman ayırması, g&uuml;venmesi ve denemeler i&ccedil;in onları cesaretlendirmesi b&uuml;y&uuml;k &ouml;nem taşıyor&rdquo; diyerek ailelerin &ccedil;ocukların &ouml;zg&uuml;venini geliştirmede dikkat etmesi gereken noktalara vurgu yaptı.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Mon, 09 Jan 2017 16:56:48 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Sıcak içecekler kabusunuz olmasın]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/projemed/pr/sicak-icecekler-kabusunuz-olmasin-242</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/projemed/pr/sicak-icecekler-kabusunuz-olmasin-242</guid>
            <description><![CDATA[<p>Diş ve diş eti hastalıkları, en &ouml;nemli sağlık sorunları arasında yer alsa da hayatı doğrudan tehdit etmediği i&ccedil;in gereken &ouml;nem ver]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Diş ve diş eti hastalıkları, en &ouml;nemli sağlık sorunları arasında yer alsa da hayatı doğrudan tehdit etmediği i&ccedil;in gereken &ouml;nem verilmiyor.</p>

<p>Aslında ağızdaki olumsuzlukların;&nbsp;diş&nbsp;sağlığının bozulmasından tutun da sindirimin olumsuz etkilenmesine kadar yol a&ccedil;an olumsuz etkileri bulunuyor. Dişlerde ve ağızlarda&nbsp;yapısal ve işlevsel herhangi bir bozukluğun olmaması, dişlerin ve ağzın g&ouml;revlerini tam olarak yapabilmeleri durumu, ağız ve diş sağlığının varlığını g&ouml;steriyor.</p>

<p>Sıcak i&ccedil;ecek ve yiyeceklerin diş problemleri olan ve diş hassasiyeti yaşayanların k&acirc;busu olduğunu belirten Diş Hekimi A. Doğan Bircan ağız ve diş sağlığı hakkında dikkat edilmesi gerekenler konusunda bilgi verdi.</p>

<p><strong>Daha sağlıklı dişler i&ccedil;in 11 &ouml;neri</strong></p>

<ul>
	<li>6 ayda bir diş hekimimizi d&uuml;zenli olarak ziyaret etmeyi unutmayın.</li>
	<li>Eksik dişlerinizin tedavisini geciktirmeyin.</li>
	<li>Dişlerinizi d&uuml;zenli olarak fır&ccedil;alayın.</li>
	<li>Aşırı asitli ve şekerli yiyeceklerden uzak durun.</li>
	<li>Diş hekiminizin &ouml;nerdiği sertlikte diş fır&ccedil;ası kullanın ve dişlerinizi &ouml;nerilen şekilde fır&ccedil;alayın.</li>
	<li>Diş ipini d&uuml;zenli ve doğru bir bi&ccedil;imde kullanın.</li>
	<li>Bakteri oluşumuna engel olabilmek i&ccedil;in diş fır&ccedil;anızı &ouml;nerilen d&uuml;zenli aralıklarla değiştirin.</li>
	<li>Diş hassasiyetiniz mevcut ise ona uygun &uuml;r&uuml;nler tercih edin.</li>
	<li>Devam eden bir diş hassasiyetiniz varsa sıcak i&ccedil;eceklerde pipet kullanarak hassasiyet olan b&ouml;lgeden i&ccedil;ecek temasını uzaklaştırın.</li>
	<li>Ceviz, fındık gibi kabuklu &uuml;r&uuml;nleri dişleriniz ile kırmaktan ka&ccedil;ının</li>
	<li>Soda, kola gibi i&ccedil;eceklerin kapaklarını dişleriniz ile a&ccedil;maya &ccedil;alışmayın.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Tue, 03 Jan 2017 11:37:02 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Başarıya giden yol: Hayal ve hedef]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/projemed/pr/basariya-giden-yol-hayal-ve-hedef-240</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/projemed/pr/basariya-giden-yol-hayal-ve-hedef-240</guid>
            <description><![CDATA[<p>İnsanın hedefine ulaşabilmesi i&ccedil;in hedefi iyi belirlemesi gerekir. Ger&ccedil;ek&ccedil;i olmayan hedefler sadece hayal kırıklığı yaratır. G]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>İnsanın hedefine ulaşabilmesi i&ccedil;in hedefi iyi belirlemesi gerekir. Ger&ccedil;ek&ccedil;i olmayan hedefler sadece hayal kırıklığı yaratır. Ger&ccedil;ekten istenilen şeyin belirlendikten sonra hedefin adını koymak gerektiğini dile getiren <strong>Dr. Turhan G&uuml;ldaş</strong>, kişinin ne istediğine, hangi noktaya gelmek istediğine ve hedefine karar vermesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Hedefini bu kriterler doğrultusunda koyan birisi i&ccedil;in ilerlemek daha kolay olacaktır. Hedef belirlendikten sonra hayal kurulmalıdır. Başarı elde etmek i&ccedil;in hayal etmek, canlandırmak &ouml;nemlidir. Hi&ccedil;bir başarı hayal edilmeden ger&ccedil;ekleşmemiştir. Başarılar tesad&uuml;fi ya da sıradan durumlar değildir.</p>

<p>Hayal olmadan motivasyon ve ilerleme olmaz. Hayal kurmak başarının ve motivasyonun benzinidir. Hayallerin ger&ccedil;ek&ccedil;iliği, enerjisi hedefe giden yolda hız kazanmayı sağlar. Hayal etmenin de y&ouml;ntemleri vardır. Bu y&ouml;ntemler ile hayalleri doğru y&ouml;nlendirmek m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r.</p>

<p>Dr. Turhan G&uuml;ldaş, Meditasyon yaparken yaratıcı imgelemeler ve hayaller yaratılabileceğini vurguluyor. <strong>Visulizasyon creative</strong> denilen bu durum i&ccedil;in meditasyon yapmak gerekir. Kişi tam trans halindeyken beta fazında ve gevşemiş durumdadır. Bu anda hayal kurmaya başlamak gerekir. Ne istiyoruz? Bir araba istiyoruz. Eğer bir araba istiyorsak bu arama ne renk olacak, hangi marka ve modelde olacak. Arabayı hayal ederken ona dokunmak, araba ile gidilecek yolları d&uuml;ş&uuml;nmek, arabaya binecek yolcuları hayal etmek meditasyon esnasında m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r. Bu hayal ne kadar canlı olursa o kadar motive edici olur. Hayaller kişiye ihtiyacı olan enerjiyi getirmelidir.</p>

<p><strong>Hayaller ve hedefler net olmalı</strong></p>

<p>Herkes d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml; şeyi &ccedil;ekmek ile ilgili olan &ldquo;&Ccedil;ekim Yasası&rdquo; kitabını duymuştur. Bu durum kişilerin doğru bir şekilde hayal ettiği şeyleri evrenin onlara geri g&ouml;ndermesini ifade eder. Evren hayali kurulmayan bir şeyi vermez. Bu durum insanlık tarihi boyunca hep b&ouml;yle olmuştur. Dua kavramı, Allah&rsquo;tan bir şeyler istemek kişilerin hayallerini ve hedeflerini tetikleyen olgulardır. İnsanlar hayallerini ve hedeflerini net bir şekilde belirlemezse evrenin g&ouml;nderebileceği net bir şey olmaz. Net olmayan bir hedefe ulaşmak da m&uuml;mk&uuml;n olmaz. Hedeflerin ve hayallerin detaylı olarak belirlenmesi, g&ouml;r&uuml;lmesi ve yaşanması gerekir. Meditasyon sırasında hayallerin canlandırılması, yaratıcı imgeleme adı verilen visualizasyon creative noktasında hayal kurulması gerekir. G&uuml;nde iki uzun meditasyon seansı hedefe ulaşmak i&ccedil;in gereken enerjiyi sağlar. Sabah uyanınca ve akşam yatmadan &ouml;nce yapılan meditasyon ile enerji dolmak m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r. G&uuml;n i&ccedil;erisinde ortaya &ccedil;ıkan boşluklarda meditasyon esnasında kurulan hayalleri yeniden canlandırmak motive edicidir. Kişi yorulduğunda, sıkıldığında ya da pes etmeyi d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;nde meditasyon esnasında kurduğu hayallerden k&uuml;&ccedil;&uuml;k fragmanlar izlemelidir.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Mon, 02 Jan 2017 10:10:54 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Yeni yıla sağlıklı bir başlangıç için tavsiyeler]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/bepositive/pr/yeni-yila-saglikli-bir-baslangic-icin-tavsiyeler-237</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/bepositive/pr/yeni-yila-saglikli-bir-baslangic-icin-tavsiyeler-237</guid>
            <description><![CDATA[<p>2016&rsquo;yı bitirmeye sayılı g&uuml;nler kala, bir&ccedil;ok yeni karar alınıyor. Bu kararlar ve hedefler arasında k&ouml;t&uuml; alışkanlıkları ]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>2016&rsquo;yı bitirmeye sayılı g&uuml;nler kala, bir&ccedil;ok yeni karar alınıyor. Bu kararlar ve hedefler arasında k&ouml;t&uuml; alışkanlıkları terk etmek, kilo vermek, sağlıklı yaşam, iş değiştirmek, sigarayı bırakmak ve d&uuml;zenli spor yapmak geliyor.</p>

<p><strong>Sigarayı bırakmak i&ccedil;in profesyonel destek alınmalı</strong></p>

<p>&Ouml;zellikle kilo verme ve sigarayı bırakma ile ilgili alınabilecek kararları uygulayabilmede profesyonel destek almanın &ouml;nemine dikkat &ccedil;eken Abrahamson Beslenme ve Diyet Uzmanı Melike Taylan, kilo verme ve sigarayı bırakma hakkında &ouml;nerilerde bulunuyor.</p>

<p>Sigara i&ccedil;mek d&uuml;ş&uuml;n&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; kadar hafife alınacak bir alışkanlık değil, karmaşık ve birden &ccedil;ok etkenin neden olduğu bir bağımlılık t&uuml;r&uuml;d&uuml;r diyen Melike Taylan, şeker ve gl&uuml;tenin de aynı derecede bağımlılık yaptığı belirtiyor. &Ccedil;ok g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir bağımlılık olan Nikotin bağımlılığının D&uuml;nya Sağlık &Ouml;rg&uuml;t&uuml; tarafından tıbbi bir hastalık olarak tanımlandığına dikkat &ccedil;eken Melike Taylan, &ldquo;Kendi iradesi ile sigara bırakanların sadece %2 si sigarayı bırakabiliyor geri kalan ise 2 ya da 3 ay i&ccedil;inde tekrar sigaraya başlıyor. Bu nedenle sigara bırakma kararını verdikten sonra destek alarak kararlılığı s&uuml;rd&uuml;rmek &ouml;nem taşıyor&rdquo; diyor.</p>

<p><strong>Tatlı ve karbonhidrat bağımlılığından arının</strong></p>

<p>Kilo vermek i&ccedil;in ise yapılan diyetler ve egzersizler bir s&uuml;re sonra yarıda kaldığını belirten Melike Taylan, kilo vermede diyet yerine sağlıklı yaşam ve beslenmenin bir hayat bi&ccedil;imi haline getirilmesini &ouml;neriyor. Bunun i&ccedil;in de &ouml;ncelikle tatlı ve karbonhidrat bağımlılığınızdan arınmanın şart olduğuna vurgu yapıyor.</p>

<p>Beslenme d&uuml;zeninden &ccedil;ıkarılan gl&uuml;ten ve şeker sağlıklı ve hızlı bir kilo vermeye yardımcı olacağını s&ouml;yleyen Melike Taylan, &ldquo;Şeker derken tatlılar, salata sosları, barbek&uuml; sosları da işin i&ccedil;ine giriyor. İşlenmiş gıda ve alkol de şeker bağımlılığı ile ilgili. Bal kullanılması ve g&uuml;nl&uuml;k şeker ihtiyacının meyvelerden alınması gerekiyor. Ayrıca bol su t&uuml;ketilmeli ve ambalajlı her t&uuml;rl&uuml; gıdadan ka&ccedil;ınılmalı. Yıl i&ccedil;erisinde d&uuml;zenli uygulanan destek programı ile sağlıklı kilo vermek hayal değil.&rdquo;</p>

<p><strong>Şeker bağımlılık yapıyor</strong></p>

<p>Princeton ve Minnesota &Uuml;niversiteleri&#39;nde fareler &uuml;zerinde yapılan araştırmalar, şekerin ne kadar bağımlılık yapabileceğini pekiştirdi. Farelere şeker verildiğinde, fareler yoğun bir istek, sarhoşluk gibi bağımlılık belirtileri sergilediler. Hayvanlar &uuml;zerinde yapılan araştırmalara ek olarak beyin taramaları da normal hastalarda dondurmanın aynı memnuniyet hissini oluşturduğunu g&ouml;steriyor.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Thu, 29 Dec 2016 12:00:00 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Nasıl Mutlu Olabiliriz?]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/projemed/pr/nasil-mutlu-olabiliriz-236</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/projemed/pr/nasil-mutlu-olabiliriz-236</guid>
            <description><![CDATA[<p><strong>Kaygının enerjiyi t&uuml;keten ve mutsuzluğa yol a&ccedil;an bir unsur olduğunun altını &ccedil;izen Dr. Turhan G&uuml;ldaş,&nbsp; bu hisle]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kaygının enerjiyi t&uuml;keten ve mutsuzluğa yol a&ccedil;an bir unsur olduğunun altını &ccedil;izen Dr. Turhan G&uuml;ldaş,&nbsp; bu hislerin, kişinin ruh halini olumsuz y&ouml;nde etkileyebileceğini dile getirerek anı yaşamaya dikkat &ccedil;ekiyor.</strong></p>

<p>İnsan elde ettiklerinin ve yaptıklarının farkında olmalıdır. Kariyer yapmak, &uuml;niversite bitirmek, aile kurmak, yatırım yapmak, &ccedil;ocuk sahibi olmak, iyi bir insan olmak, &ccedil;evreye saygılı olmak ve daha pek &ccedil;ok durum insanın elinde olan ancak kıymetini bilmediği durumlardır. T&uuml;m bunların farkında olmak insanı motive etmeli ve mutluluk sağlamalıdır.</p>

<p>Dr. Turhan G&uuml;ldaş, mutlu olmak i&ccedil;in farkında olmaktan sonra yapılması gereken bir diğer durumun ise ş&uuml;kretmek olduğunu vurguladı. İnsan sahip olduklarının, hayatın ona getirdiklerinin farkında olmalı ve hepsi i&ccedil;in ş&uuml;kretmelidir. İnsanlara, evrene ve kendine teşekk&uuml;r eden insan mutlu olur. Teşekk&uuml;r ve ş&uuml;k&uuml;r mutluluk kaynağıdır. İnsan birisine teşekk&uuml;r ettiğinde nasıl mutlu oluyorsa, yaşadığı evrene, inandığı tanrıya ş&uuml;krettiğinde de mutlu olur.</p>

<p>Mutlu olmayan insanların diğer temel problemi de olumsuz olmalarıdır. Sorunlar ortaya &ccedil;ıktığında insanlar her zaman bardağın boş tarafını g&ouml;r&uuml;r. Bardağın %80&rsquo;i doluyken %20&rsquo;sinin boş olması rahatsız edicidir. Kimse bardağın %80&rsquo;ini doldurdum, başarılıyım diye d&uuml;ş&uuml;nmez. Neden %20&rsquo;lik kısmın boş olduğunu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r. Herkes yaptığı şeyi m&uuml;kemmel yapmak ister ama bu her zaman m&uuml;mk&uuml;n olmayabilir. M&uuml;kemmel olmayan bir sonuca ulaşmak insanı umutsuzluğa ve kararsızlığa itmemelidir. Başarıya ve mutluluğa giden yolda sahip olunması gereken d&uuml;ş&uuml;nce; %80&rsquo;ini doldurabiliyorsam kalan %20&rsquo;yi de doldurabilirim olmalıdır.</p>

<p><strong>MOTİVASYON &Ouml;NEMLİ BİR ANAHTARDIR&hellip;</strong></p>

<p>K&uuml;&ccedil;&uuml;k hedeflerin motivasyon sağlaması mutluluğa giden yolda &ouml;nemli bir anahtardır. K&uuml;&ccedil;&uuml;k hedefleri başarmış olmanın verdiği mutluluk ve motivasyon, daha fazlasını elde etmeyi sağlamaya yardımcı olur. Sigara i&ccedil;en birisi, bırakma hedefi yerine her g&uuml;n 1 sigara az i&ccedil;eceğim derse sigara bırakma konusunda daha motivasyonlu olur. Spora başlamak isteyen kişi 1 saatlik spor ile başlamak yerine 5 dakika ile başlar ve d&uuml;zenli olarak artış yaparsa pes etmez, s&uuml;rekli olarak devam eder. Kişinin kendi ile gurur duyması, k&uuml;&ccedil;&uuml;k şeylerden mutlu olmayı &ouml;ğrenmesi ger&ccedil;ek mutluluk i&ccedil;in &ouml;nemlidir. İnsanlar mutluluk i&ccedil;in b&uuml;y&uuml;k resmi isterler. &Ouml;rneğin b&uuml;y&uuml;k resim bir bina inşa etmek olsun. Bina bitmeden mutlu olamamak mı daha iyi hissettirir yoksa her g&uuml;n eklenen bir tuğla mı mutlu hissettirir? Sonu&ccedil;ta tuğlaların bir araya gelmesi binanın yapılmasını sağlar. Dr. Turhan G&uuml;ldaş, yaşanılan her anın, bir tatil g&uuml;n&uuml; gibi olduğunu ve zevk almak gerektiğini belirtti.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Mon, 26 Dec 2016 16:18:23 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Meme büyütme ameliyatında yağ enjeksiyonu ve silikon arasındaki 10 fark]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/projemed/pr/meme-buyutme-ameliyatinda-yag-enjeksiyonu-ve-silikon-arasindaki-10-fark-232</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/projemed/pr/meme-buyutme-ameliyatinda-yag-enjeksiyonu-ve-silikon-arasindaki-10-fark-232</guid>
            <description><![CDATA[<p>Birden &ccedil;ok meme b&uuml;y&uuml;tme y&ouml;ntemi bulunduğunu belirten Dr. Defne Erkara bu y&ouml;ntemlerin farklarını hakkında bilgi verdi.</p]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Birden &ccedil;ok meme b&uuml;y&uuml;tme y&ouml;ntemi bulunduğunu belirten Dr. Defne Erkara bu y&ouml;ntemlerin farklarını hakkında bilgi verdi.</p>

<p>&Uuml;lkemizde g&ouml;ğ&uuml;sleri k&uuml;&ccedil;&uuml;k pek &ccedil;ok kadın var diyen Dr. Defne Erkara, &ldquo;Bazılarının memeleri neredeyse normal bir erkek memesi şeklinde. Bir başka grup kadında ise doğum ve emzirme d&ouml;nemleri sonrasında zaten k&uuml;&ccedil;&uuml;k olan memelerde sarkma ya da daha da k&uuml;&ccedil;&uuml;lme oluşabiliyor. Ne yazık ki kadının &ouml;z g&uuml;venini son derece k&ouml;t&uuml; y&ouml;nde etkileyen bu durumun ameliyat dışı bir tedavisi yok. &Ccedil;ok az olan meme dokusu yağ ya da krem s&uuml;r&uuml;lerek, sprey sıkılarak b&uuml;y&uuml;t&uuml;lm&uuml;yor. Piyasada bu ama&ccedil;la satılan bir&ccedil;ok &uuml;r&uuml;n mevcut. Bunları kullanan kişilerden edindiğim bilgilere g&ouml;re olsa olsa sadece adet d&ouml;nemine benzer bir şişlik oluşuyormuş. O da işlem bırakıldığında tamamen kayboluyormuş&rdquo; diyor.</p>

<p>Yağ enjeksiyonu hakkında bilgi veren Dr. Defne Erkara,&nbsp; &ldquo;Biz plastik cerrahların v&uuml;cut ve y&uuml;ze şekil verme ama&ccedil;lı &ccedil;ok severek kullandığımız bir y&ouml;ntem. G&ouml;ğ&uuml;s b&uuml;y&uuml;tme ama&ccedil;lı da kullanım m&uuml;mk&uuml;n meme bezi ile g&ouml;ğ&uuml;s kası arasına seviye seviye verilen yağ dokusu ile memeye şekil vermek m&uuml;mk&uuml;n oluyor. Maliyeti de son derece uygun &uuml;stelik kendi dokunuzla yapılan bir işlem. Bu durum bir&ccedil;ok kişiye &ccedil;ok cazip geliyor. Ancak ne yazık ki memeye takılan meme silikonlar kadar başarılı sonu&ccedil;ları elde etmek m&uuml;mk&uuml;n olmuyor. Ama yine de bazı şekil bozukluklarını ve eşitsizlikleri eşitlemek i&ccedil;in kesinlikle g&uuml;venle kullandığımız bir cerrahi işlem&rdquo; diyor.</p>

<p><strong>Yağ enjeksiyonu ve silikon arasındaki farklar</strong></p>

<p>Dr. Defne Erkara, meme silikonu ve yağ enjeksiyonu ile meme b&uuml;y&uuml;tme işlemleri hakkında karşılaştırma yaparak şu bilgileri veriyor:</p>

<p>&nbsp;</p>

<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" style="width:643px">
	<tbody>
		<tr>
			<td style="width:321px">
			<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong>Yağ enjeksiyonu</strong></p>
			</td>
			<td style="width:321px">
			<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong>&nbsp;Silikon implant</strong></p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="width:321px">
			<ul>
				<li>Kişinin kendi dokusu</li>
			</ul>
			</td>
			<td style="width:321px">
			<ul>
				<li>Yabancı cisim</li>
			</ul>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="width:321px">
			<ul>
				<li>Ameliyat s&uuml;resi uzun</li>
			</ul>
			</td>
			<td style="width:321px">
			<ul>
				<li>Ameliyat s&uuml;resi kısa</li>
			</ul>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="width:321px">
			<ul>
				<li>Aynı anda, yağ alınan b&ouml;lgede incelme</li>
			</ul>
			</td>
			<td style="width:321px">
			<ul>
				<li>B&ouml;yle bir şey yok</li>
			</ul>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="width:321px">
			<ul>
				<li>&Ccedil;ok b&uuml;y&uuml;tme m&uuml;mk&uuml;n değil.</li>
			</ul>
			</td>
			<td style="width:321px">
			<ul>
				<li>Meme istenilen boyuta getirilebilir.</li>
			</ul>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="width:321px">
			<ul>
				<li>Bir ka&ccedil; kez tekrar gerekebilir.</li>
			</ul>
			</td>
			<td style="width:321px">
			<ul>
				<li>Tek seferde yapılır. &Ouml;m&uuml;r boyu gider.</li>
			</ul>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="width:321px">
			<ul>
				<li>Doğal g&ouml;r&uuml;n&uuml;m</li>
			</ul>
			</td>
			<td style="width:321px">
			<ul>
				<li>Daha dik, sarkmayan g&ouml;r&uuml;n&uuml;m</li>
			</ul>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="width:321px">
			<ul>
				<li>Memede şekil bozukluğu varsa onu d&uuml;zeltmede daha etkili (t&uuml;ber&ouml;z meme, asimetrik meme gibi.)</li>
			</ul>
			</td>
			<td style="width:321px">
			<ul>
				<li>Memede aşırı şekil bozukluğu varsa ek olarak yağ enjeksiyonu yapılması gerekebilir.</li>
			</ul>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="width:321px">
			<ul>
				<li>Zayıf kişilerde yeterli yağ olmadığından başarı daha az.</li>
			</ul>
			</td>
			<td style="width:321px">
			<ul>
				<li>Kişinin kilosu ile bağımsız herkese yapılabilir.</li>
			</ul>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="width:321px">
			<ul>
				<li>Birden fazla operasyon gerekebileceği i&ccedil;in daha pahalı</li>
			</ul>
			</td>
			<td style="width:321px">
			<ul>
				<li>Tek operasyonda bittiği i&ccedil;in daha ucuz</li>
			</ul>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="width:321px">
			<ul>
				<li>Bir miktar meme dokusu olması şart</li>
			</ul>
			</td>
			<td style="width:321px">
			<ul>
				<li>G&ouml;ğ&uuml;s d&uuml;md&uuml;z bile olabilir</li>
			</ul>
			</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>

<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Thu, 22 Dec 2016 17:47:20 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Çarpık bacaklar 30 dakikada düzeltilebiliyor ]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/projemed/pr/carpik-bacaklar-30-dakikada-duzeltilebiliyor-230</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/projemed/pr/carpik-bacaklar-30-dakikada-duzeltilebiliyor-230</guid>
            <description><![CDATA[<p>Bacak estetiği ile &ccedil;arpık veya eğri bacakları y&uuml;z&uuml;nden etek giyememe şik&acirc;yetleri artık tarih oluyor diyen Estetik Ve Plastik]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Bacak estetiği ile &ccedil;arpık veya eğri bacakları y&uuml;z&uuml;nden etek giyememe şik&acirc;yetleri artık tarih oluyor diyen Estetik Ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Hasan Fındık Op. Dr. Hasan Fındık, &ldquo;Ayak bileklerine veya bacaklara yapılan yarım saatlik bir operasyon sayesinde yağ dokusu fazlalığından kurtulmak ve &lsquo;s&uuml;tun gibi&rsquo; &nbsp;diye tabir edilen bacaklara sahip olmak m&uuml;mk&uuml;n&rdquo; diyor.</p>

<p>Estetik bir duruş i&ccedil;in son derece &ouml;nemli olan bacaklardaki eğrilik, &ccedil;arpıklık veya yağ dağılımındaki orantısızlık gibi sorunların pek &ccedil;ok insanı mutsuz ettiğini belirten Op. Dr. Hasan Fındık, bacaklardaki eğriliğin, &ccedil;arpıklığın, alt bacağın ya da &uuml;st bacağın daha kalın veya ince olmasının b&uuml;y&uuml;k bir mutsuzluğa sebep olabildiğini belirtiyor.</p>

<p><strong>Bacaklarınız kendi yağınızla d&uuml;zeltiliyor</strong></p>

<p>Kadınlar g&uuml;zel ve estetik bacaklara sahip olmak i&ccedil;in hi&ccedil; &ccedil;ekinmeden bu operasyonu yaptırdığını s&ouml;yleyen Op. Dr. Hasan Fındık, bu ameliyatın yarım saat gibi kısa bir s&uuml;rede kemiklere hi&ccedil; dokunulmadan ger&ccedil;ekleştiğini s&ouml;yl&uuml;yor.</p>

<p>Op. Dr. Hasan Fındık, &ldquo;&Ccedil;arpık veya eğri bacaklarınız, kendi yağınızla d&uuml;zeltiliyor. Kemiklere m&uuml;dahale edilmeden yapılan bu uygulama sayesinde d&uuml;zg&uuml;n ve estetik bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;me kavuşmanız m&uuml;mk&uuml;n. Basen veya bel &ccedil;evresindeki fazla yağlarınız alınıyor ve bacaklarınızdaki eğrilik veya &ccedil;arpıklık alınan kendi yağlarınızla d&uuml;zeltiliyor. Ayrıca basen ve bel b&ouml;lgesindeki fazla yağlarınızdan da kurtulmuş oluyorsunuz. Kemik yapısına dokunulmadan yapılan bu operasyon sonrası boy daha uzun g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor. Aynı operasyonla şişman ayak bilekleri i&ccedil;in de yapılıyor.&rdquo;</p>

<p><strong>İş kadınları bacak estetiğini daha &ccedil;ok tercih ediyor</strong></p>

<p>Kadınların meme estetiğine daha &ccedil;ok &ouml;nem verdiği algısının yanlış olduğunu, &ouml;zellikle &ccedil;alışan iş kadınlarının en &ccedil;ok &ouml;nem verdikleri b&ouml;lgelerinin bacakları ve ayak bilekleri olduğunu belirten Op. Dr. Hasan Fındık, iş kadınlarının etek giyme alışkanlıklarından dolayı orantısız, eğri ve &ccedil;arpık bacaklarını d&uuml;zelttirmek i&ccedil;in bacak estetiğini daha fazla tercih ettiklerini anlatıyor.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Thu, 22 Dec 2016 12:32:34 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Erteleme alışkanlığından nasıl kurtulabiliriz?]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/projemed/pr/erteleme-aliskanligindan-nasil-kurtulabiliriz-227</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/projemed/pr/erteleme-aliskanligindan-nasil-kurtulabiliriz-227</guid>
            <description><![CDATA[<p>Ertelemenin temelini korkunun bilin&ccedil;altına yerleşmesi olduğuna dikkat &ccedil;eken <strong>Kişisel Gelişim Uzmanı Dr. Turhan G&uuml;ldaş</st]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Ertelemenin temelini korkunun bilin&ccedil;altına yerleşmesi olduğuna dikkat &ccedil;eken <strong>Kişisel Gelişim Uzmanı Dr. Turhan G&uuml;ldaş</strong>, &quot;Ertelemekten kurtulmada karar vermek en &ouml;nemli unsur. &quot;En k&ouml;t&uuml; karar, kararsızlıktan iyidir&quot; atas&ouml;z&uuml; bu duruma g&uuml;zel bir &ouml;rnek. İnsanlar ruhunu, beynini ve kalbini dinleyerek karar vermeli&quot; diyor.</p>

<p><strong>Ertelemekten vazge&ccedil;mek m&uuml;mk&uuml;n</strong></p>

<p>Kendi i&ccedil; sesini ve kendi bilin&ccedil;altını doğru dinleyen insanların bir noktada kendisi i&ccedil;in en doğru olana kararı vereceğinin altını &ccedil;izen Dr. Turhan G&uuml;ldaş, &quot;Asıl problem ertelemekten sonra başlıyor. Ertelemek insanların enerjisini alıyor. Bir şeyi ertelemek onu yok etmiyor. Ertelenen her şey arka planda varlığını rahatsız edici bir şekilde s&uuml;rd&uuml;r&uuml;yor. Ertelemekten vazge&ccedil;ip ertelenen şeyleri yapmak i&ccedil;in bir adım atılmazsa biriken işler kişinin yaşam enerjisinden &ccedil;almaya başlıyor. Cep telefonlarında &ccedil;alıştırılan ama kapatılmayıp arka planda &ccedil;alışan uygulamalar cep telefonlarının şarjını nasıl bitiriyorsa bitiriyorsa ertelenen işler de bu şekilde insanların enerjisini bitiriyor. Maalesef insanlar bunun farkında değil. İnsanların erteleme s&uuml;re&ccedil;lerinde en &ccedil;ok başvurdukları y&ouml;ntem kendi kendine yalan s&ouml;ylemek oluyor. &quot;Başlayacağım, yapacağım&quot; gibi s&ouml;z vermeler insan ruhuna zarar veriyor. Bilin&ccedil;altı ve ruhun g&uuml;veni zedeleniyor, &ouml;zg&uuml;ven azalıyor. Bunlar insanı başarısızlığa ve mutsuzluğa doğru &ccedil;eken şeyler.&quot;</p>

<p><strong>Bug&uuml;n&uuml;n işini yarına bırakmayın</strong></p>

<p>Beklemek kimseye bir şey kazandırmaz, aksine &ccedil;ok şey kaybettirir diyen Dr. Turhan G&uuml;ldaş ş&ouml;yle devam ediyor: &quot;Bug&uuml;n ya da yarın yapılması gereken bir işi ertelemek yarınlarda ertelenmiş iş dağları yaratmak demek. Bunlar her ge&ccedil;en g&uuml;n &ccedil;ığ gibi b&uuml;y&uuml;yor ve kişileri &ccedil;ıkışı olmayan bir girdabın i&ccedil;ine alıyor. Bug&uuml;n ertelediğiniz bir iş, yarın bir fırsat ka&ccedil;ırmanıza neden olabilir. &ldquo;Bug&uuml;n&uuml;n işini yarına bırakma.&rdquo; atas&ouml;z&uuml; &ccedil;ok doğrudur, eğer bırakırsan işler birikir. Her yarın daha yoğun bir g&uuml;n haline gelir. Araştırmak ve istekli olmak, gerektiğinde yardım istemek ertelemenin &ouml;n&uuml;ne ge&ccedil;er. Problemin yanından teğet ge&ccedil;meyin, problemin &uuml;st&uuml;ne kararlılıkla gidin ve onu yok edin. Yapmanız gereken şeylere problem dışında daha sevimli bir isim de verilebilir. Projeleriniz azaldık&ccedil;a yorulmaz aksine g&uuml;&ccedil;lenirsiniz. B&ouml;yle yaptık&ccedil;a enerjiniz ve kendinize g&uuml;veniniz artacak.&quot;</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Tue, 20 Dec 2016 16:14:39 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Kilolarınızdan yiyerek kurtulun]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/bepositive/pr/kilolarinizdan-yiyerek-kurtulun-224</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/bepositive/pr/kilolarinizdan-yiyerek-kurtulun-224</guid>
            <description><![CDATA[<p>G&uuml;nl&uuml;k men&uuml; i&ccedil;erisinde 1 veya 2 kez Skinny Pasta yiyerek ve en az bir bardak su ile tokluk hissi sayesinde kilo vermek kolayl]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>G&uuml;nl&uuml;k men&uuml; i&ccedil;erisinde 1 veya 2 kez Skinny Pasta yiyerek ve en az bir bardak su ile tokluk hissi sayesinde kilo vermek kolaylaşıyor.</p>

<p>Skinny Pasta 100 gramında sadece 9 kalori i&ccedil;eriyor, &uuml;stelik şekersiz, yağsız veya glutensiz ve minimumu oranda karbonhidrat seviyesiyle, yağ yakımı hızlandırıyor.</p>

<p>Tek diyet veya farklı diyetler yanında rahtlıkla kullanabileceğiniz bir &uuml;r&uuml;n olan Skinny Pasta&rsquo;daki temel prensip &ccedil;ok basit; D&uuml;ş&uuml;k kalorili, lezzetli ve doyurucu &uuml;r&uuml;nlerle, uzun s&uuml;ren tokluk hissi.</p>

<p><strong>100 gramda sadece 9 kalori</strong></p>

<p>100 gramı sadece 9 kalori olan Skinny Pasta&#39;yı t&uuml;ketirken aldığınız kaloriden daha fazlasını v&uuml;cudunuz sindirmek i&ccedil;in yakıyor. Bu şekilde kilo verme ve yeme arasında sihirli bir ters bağlantı doğmuş oluyor.</p>

<p>&Ccedil;in&#39;de bulunan Konjac bitkisinden yapılan Skinny Pasta&nbsp; yağ, kolesterol, şeker ve gluten i&ccedil;ermediği i&ccedil;in sağlıklı ve d&uuml;ş&uuml;k kalorili beslenerek formunu korumak isteyenler i&ccedil;in iyi bir alternatif olarak &ouml;ne &ccedil;ıkıyor.</p>

<p>Skinny Pasta&#39;nın yapıldığı Konjac bitkisi i&ccedil;erdiği Glucomann lifleri sayesinde sıvıları 200 kat fazla absorbe edebildiği gibi 2000 yıldan fazla s&uuml;redir Uzakdoğu&#39;da beslenmenin &ouml;nemli bir par&ccedil;ası olarak kullanılıyor.</p>

<p>Skinny Pasta, kişilere damak tadından &ouml;d&uuml;n vermeden kilo kontrol&uuml;, diyet, diyabet, &ccedil;&ouml;lyak, vegan, vejetertyan, alkali yaşam bi&ccedil;imi konusunda yardımcı oluyor.</p>

<p>Eklendiği yiyeceğin tadını ve kokusunu alan Skinny Pasta sebze ve et ile birlikte t&uuml;ketilebiliyor. Kilo vermek isteyenler i&ccedil;in g&uuml;nl&uuml;k bir veya 2 paket t&uuml;ketilmesi tavsiye edilen &uuml;r&uuml;n ile dengeli bir men&uuml; ile birka&ccedil; hafta i&ccedil;erisinde kayda değer sonu&ccedil;lar elde ediliyor.</p>

<p>Yarı pişmiş halde sunulan Skinny Pasta mikrodalga fırında ısıtılabildiği gibi herhangi bir sos ile de pişirilebiliyor. İ&ccedil;inde pirişildiği t&uuml;m sosları absorbe eden besin makarna sosu, zeytinyağı, tuz, karabiber ve &ccedil;eşitli baharatlar ile tatlandırılabiliyor.</p>

<p>Gıda m&uuml;hendisleri ve diyetisyenler tarafından geliştirilen, T&uuml;rk damak tadına uygun koku ve lezzete sahip olması a&ccedil;ısından &ouml;zenle se&ccedil;ilen bitkiler i&ccedil;eren &uuml;r&uuml;n y&uuml;ksek teknoloji kullanılarak &uuml;retiliyor.</p>

<p>Şekersiz ve glutensiz beslenmeye katkı sağlamak i&ccedil;in geliştirilen ve BePositive tarafından T&uuml;rkiye&rsquo;deki t&uuml;keticilere sunulan Skinny Pasta d&uuml;ş&uuml;k kalori alarak kilo vermek isteyenler i&ccedil;in benzersiz bir besin alternatifi.</p>

<p><strong>Skinny Pasta t&uuml;m sağlık testlerinden başarıyla ge&ccedil;ti</strong></p>

<p>Skinny Pasta Abrahamson-BePositive grubununun da desteği ile gıda m&uuml;hendisleri ve diyetisyenler tarafından geliştirildi. Meksika, Almanya, Rusya, G&uuml;ney Afrika, Almanya ve Amerika&rsquo;dan sonra Ekim 2016 tarihinde Bepositive tarafından T&uuml;rkiye&rsquo;de online satışına başlandı.</p>

<p>T&uuml;m sağlık testlerinden başarıyla ge&ccedil;en ve Amerika FDA onaylı Skinny Pasta, ge&ccedil;tiğimiz ay ABD&rsquo;de Weight Watchers programına katıldı ve hızla ABD&rsquo;de pop&uuml;ler oldu. Yapılan bir&ccedil;ok testler ve &ccedil;alışmanın sonucunda T&uuml;rk damak tadına uygun tada, kokuya ve yapıya ulaşıldı.</p>

<p>Skinny Pasta&rsquo;ları oluşturmak i&ccedil;in se&ccedil;ilen bitkiler, uluslararası standartlar ve y&ouml;netmelikler (en y&uuml;ksek Avrupa standardı BRC, ISO-22000-2005 ve FDA onaylı) ve y&uuml;ksek teknoloji ile &uuml;retildi.</p>

<p>Yeni yıla kilo vererek girmek isteyenler, kilosunu ve formunu korumak isteyenler i&ccedil;in harika bir &uuml;r&uuml;n olan Skinny Pasta&nbsp; <a href="http://www.skinnypasta.com.tr/" target="_blank">www.skinnypasta.com.tr</a> &uuml;zerinden satın alınabiliyor. 6&#39;lı, 12&#39;li, 30&#39;lu ve 60&#39;lı paketlerde satışa sunulan Skinny Pasta, kilo vermek ve formda olmak isteyenlerin hedeflerine ulaşmalarına yardımcı oluyor.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Tue, 20 Dec 2016 13:13:29 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[İdrar kaçırma lazer tedavisi ile son bulunuyor]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/projemed/pr/idrar-kacirma-lazer-tedavisi-ile-son-bulunuyor-226</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/projemed/pr/idrar-kacirma-lazer-tedavisi-ile-son-bulunuyor-226</guid>
            <description><![CDATA[<p>Uzmanlar, Fotona Lazer y&ouml;ntemi ile kadınlarda sık&ccedil;a g&ouml;r&uuml;len idrar ka&ccedil;ırma problemininin yanı sıra genital estetik ve g]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Uzmanlar, Fotona Lazer y&ouml;ntemi ile kadınlarda sık&ccedil;a g&ouml;r&uuml;len idrar ka&ccedil;ırma problemininin yanı sıra genital estetik ve genital b&ouml;lge renk a&ccedil;ma işlemlerinin kolayca yapıldığını belirtiyor.</p>

<p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Saime Yetiş, Fotona Er- YAG lazerin yeni jenerasyon geliştirilmiş bir lazer sistemi olduğunu belirterek &quot;Fotona Lazer ile genital estetik, idrar ka&ccedil;ırma ve genital b&ouml;lge renk a&ccedil;ma işlemleri, cerrahi bir işlem olmadığı i&ccedil;in riskleri son derece az olan ve se&ccedil;ilmiş hasta grubunda iyi sonu&ccedil;lar veren uygulamalar arasında yer alıyor. Er-YAG Lazer tekniği ile lazer ışınının fototermal etkisinden yararlanılıyor. Fototermal etkiye maruz kalan dokuda yeni kolagen sentezi ve yeniden yapılanma meydana geliyor. Bunun sonucunda da genital dokuda daralma ve sıkılaşma oluşuyor&quot; diyor.</p>

<p><strong>Ameliyattan &ccedil;ekinen hastalar i&ccedil;in iyi bir se&ccedil;enek</strong></p>

<p>Lazerle yapılan genital estetik işlemi hakkında bilgi veren Op. Dr. Saime Yetiş,&nbsp; &quot;20 dakika gibi kısa bir s&uuml;rede kadının doğum, sık cinsel birleşme, sigara, ileri yaş gibi nedenlerle genişleyen ve sıkılığını kaybeden genital organ normal haline geri d&ouml;nd&uuml;r&uuml;lebiliyor. Genital estetik kapsamında uygulanan lazer uygulamaları sırasında herhangi bir anestezi uygulanmıyor, &ccedil;&uuml;nk&uuml; işlem sırasında ağrı ve acı duyulmuyor.&nbsp; Bu işlem cerrahi bir kesik veya dikiş gerektirmediği i&ccedil;in kanama, enfeksiyon gibi komplikasyon riskleri de yok. İşlem sonrasında hasta g&uuml;nl&uuml;k yaşamına devam edebiliyor. Ameliyattan &ccedil;ekinen hastalar i&ccedil;in iyi bir se&ccedil;enek. Pek &ccedil;ok hastada tek seans yeterli olurken bazı hastalarda bir ay sonra ikinci bir seans gerekebiliyor.&quot;</p>

<p><strong>İdrar ka&ccedil;ırma lazerle tedavi edilebiliyor</strong></p>

<p>Kadınların korkulu r&uuml;yası idrar ka&ccedil;ırma probleminin de lazerle tedavi edilebildiğini belirten Op. Dr. Saime Yetiş, <strong>&quot;</strong>İdrar ka&ccedil;ırma &ouml;zellikle menopoz sonrası kadınlarda fazla g&ouml;r&uuml;len ciddi, yaygın yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bir sağlık sorunu. İdrar ka&ccedil;ırma, idrarın tutulamaması ve istemsiz olarak serbest bırakılmasıdır. Kadınlar &ouml;ks&uuml;rd&uuml;klerinde, g&uuml;ld&uuml;klerinde, hapşırdıklarında veya egzersiz yaparken az da olsa idrar ka&ccedil;ırıyorlarsa veya idrara &ccedil;ıkmak istediklerinde tuvalete yetişemiyorlarsa&nbsp;bu problemle karşı karşıya oldukları s&ouml;ylenebilir. Zor ve sık doğumlar nedeniyle genital organların sarkması, KOAH ve Astım gibi hastalıklarda daha sık &ouml;ks&uuml;rme nedeniyle idrar ka&ccedil;ırma problemlerinin g&ouml;r&uuml;lebiliyor. &Ouml;zellikle doğum yapan kadınlarda g&ouml;r&uuml;len pelvik kas desteği kaybı sonucunda yaşanan idrar ka&ccedil;ırma problemi ve organ sarkmaları da lazerle etkili bir şekilde tedavi edilebiliyor.</p>

<p><strong>İşlem 15-20 dakika s&uuml;r&uuml;yor</strong></p>

<p>Genital b&ouml;lgede hormonal değişimlere bağlı oluşan renk koyulaşmaları ve cilt sarkmaları&nbsp;kadınları psikolojik olarak olumsuz etkiliyor. Lazer y&ouml;ntemi ile idrar ka&ccedil;ırma, genital estetik uygulamalarının yanı sıra renk koyulaşmaları ve cilt sarkmaları da tedavi ediliyor.&nbsp; Lazer ile yapılan renk a&ccedil;ma tedavileri ortalama olarak 15-20 dakika s&uuml;r&uuml;yor. İşlem &ouml;ncesi lokal anestezik etkili krem kullanılması ağrı hissini ortadan kaldırıyor.</p>

<p>İşlem sırasında verilen lazer ışığı sayesinde cildin dermis tabakasında yer alan ve esmerleşmeye neden olan melanin pigmentini &uuml;reten &lsquo;melanosit&rsquo; h&uuml;creleri tahrip edilmekte, b&ouml;ylelikle genital ağartma, beyazlatma oluyor. Lazerle renk a&ccedil;ma işlemi i&ccedil;in genelde tek seans yeterlidir.</p>

<p>Bazı durumlarda birden &ccedil;ok uygulama gerekli olabiliyor. İşlem son derece ağrısız. İşlemden hemen sonra kişi işinin başına d&ouml;nebiliyor. Kadınlar ameliyat olmadan, acı &ccedil;ekmeden ve normal yaşantılarından uzak kalmadan cinsel mutluluklarını ve &ouml;zg&uuml;venlerini artırarak yaşam kalitelerini &ouml;nemli &ouml;l&ccedil;&uuml;de değiştirebiliyor.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Tue, 20 Dec 2016 15:06:05 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Terör çocuklara nasıl anlatılır?]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/projemed/pr/teror-cocuklara-nasil-anlatilir-219</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/projemed/pr/teror-cocuklara-nasil-anlatilir-219</guid>
            <description><![CDATA[<p>Peki ama nasıl konuşulmalı?</p>

<p><strong>Ter&ouml;r ve Saldırıların Travmatik Etkileri</strong></p>

<p>Ani ve beklenmedik bir şekilde geliş]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Peki ama nasıl konuşulmalı?</p>

<p><strong>Ter&ouml;r ve Saldırıların Travmatik Etkileri</strong></p>

<p>Ani ve beklenmedik bir şekilde gelişen, kaygı ve panik yaratan, kişinin yada sevdiklerinin hayatını tehdit eden, yaşanmış ya da yaşanması muhtemel olay ve deneyimler psikolojik travma olarak tanımlanabilir. Kişide kaygı ve korku ile birlikte yoğun &ccedil;aresizlik ve g&uuml;vensizlik duygularının yaşanmasına sebep olur.</p>

<p>&Ccedil;ocuklarda yaşla birlikte olayın algılanışı ve verilen tepkiler değişebilir. Okul &ouml;ncesi d&ouml;nemde &ccedil;ocuklar anlamlandıramadıkları olayları ebeveynlerinin davranışları ve onların bakış a&ccedil;ısıyla değerlendirirler. Dolayısı ile yetişkinlerin verdikleri tepkiler ve ruh halleri &ccedil;ocuğun algısında doğrudan etkilidir. Okul d&ouml;nemindeki &ccedil;ocuklar ise ailelerin yanında olayın konuşulmamasına karşılık arkadaşları ve &ccedil;evresinde olan konuşmalardan olayı duyabilmektedir. Bunun sonucunda daha yoğun kaygı ve g&uuml;vensizlik yaşayabilmektedirler.</p>

<p><strong>Ailelere Tavsiyeler</strong></p>

<p>&Ccedil;ocukların ilk ihtiya&ccedil; duydukları şey g&uuml;ven duygusunu yaşamaktır. G&uuml;ven duygusunu yaşayacakları yer ailelerinin yanıdır. Aileler &ccedil;ocukları ile birlikte kaliteli zaman ge&ccedil;irmeyi bu d&ouml;nemde ihmal etmemelidir. &Ccedil;ocuklarının m&uuml;mk&uuml;n olduğunca d&uuml;zenleri değiştirilmemeli ve ailecek yapılan etkinliklere devam edilmelidir. &ldquo;Bana ihtiya&ccedil; duyduğun her zaman yanında olacağım&rdquo; duygusu verilmelidir.</p>

<p>Yapılacak konuşmadan &ouml;nce &ccedil;ocuğun ne bildiğini &ouml;ğrenmek faydalı olacaktır. Televizyon ya da &ccedil;evreden herhangi bir şey duymamış bile olsalar ailelerin hissettikleri &ouml;fke ya da umutsuzluk gibi duygular &ccedil;ocuklar tarafından fark edilmiş olabilir. B&ouml;yle bir durumda olayın detayı verilmek yerine ailenin yaşadığı duyguların sebebi kısaca a&ccedil;ıklanabilir.</p>

<p>&Ccedil;ocukların duygularını adlandırmaları ve konuşmaları teşvik edilmelidir. Hen&uuml;z yaşadığı korku ve endişeyi adlandıramayacak yaşta olan &ccedil;ocukların oyunları ve &ccedil;izimlerinde farklılık g&ouml;r&uuml;lebilir. Onların yaşadıkları duygular ebeveynler tarafından isimlendirilmeli ve bu duygulara karşı yapılabilecekler konuşulmalıdır.</p>

<p>&Ccedil;ocukların sordukları sorular dikkatli dinlenilmeli ve yaş seviyesine g&ouml;re a&ccedil;ıklayıcı bilgiler verilmelidir. Okul &ouml;ncesi d&ouml;nemdeki &ccedil;ocuklarda en &ccedil;ok karşılaşılan sorulardan biri de neden bu olayların olduğu sorusudur? Onlara her insanın farklı d&uuml;ş&uuml;nceleri olabileceği, farklı şeyleri sevebileceği anlatılabilir. Mavi renk sevenlerin olabileceği gibi pembe renk sevenlerinde olacağı d&uuml;nyanın farklılıklarla g&uuml;zel olduğu mesajı verilebilir. Sorunlarımızı şiddetle &ccedil;&ouml;zmenin yanlışlığı &uuml;zerine konuşulabilir. Bu şekilde yanlış davranan k&ouml;t&uuml; insanlar kadar d&uuml;nyada iyi insanların da olduğu vurgulanmalıdır.</p>

<p>&Ccedil;ocukların yaşanılanları reddetmesini beklemek yerine ger&ccedil;ekliği anlatabilmek gerekir. Bunun i&ccedil;in nasıl &ouml;nlemler alındığı ve kendilerinin nelere dikkat edeceği konuşulmalıdır.</p>

<p>Son olarak &ccedil;ocukların geleceğe karşı umutlarını korumaları sağlanmalıdır. T&uuml;m olumsuzluklara rağmen gelecekte kendilerini bekleyen g&uuml;zel g&uuml;nler i&ccedil;in hedef ve ama&ccedil;lar koyması i&ccedil;in teşvik edilmelidir.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Fri, 16 Dec 2016 13:32:40 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[10 dakikada gıdınızdan kurtulabilirsiniz]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/projemed/pr/10-dakikada-gidinizdan-kurtulabilirsiniz-217</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/projemed/pr/10-dakikada-gidinizdan-kurtulabilirsiniz-217</guid>
            <description><![CDATA[<p>&Ccedil;ene altındaki dolgunluk yani &quot;gıdı&quot; &ccedil;ok gen&ccedil; yaşlarda bile ortaya &ccedil;ıkabilen, estetik a&ccedil;ıdan &ccedil;o]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>&Ccedil;ene altındaki dolgunluk yani &quot;gıdı&quot; &ccedil;ok gen&ccedil; yaşlarda bile ortaya &ccedil;ıkabilen, estetik a&ccedil;ıdan &ccedil;ok rahatsızlık veren bir sorundur. Yaşla beraber &ccedil;ene ovali şekli bozulabilir ve gerginliğini kaybedebilir. Boyun b&ouml;lgesindeki elastikiyet kaybının ve ciltte sarkma gibi etkilerin, yaşı olduğundan fazla g&ouml;sterebileceğini belirten <strong>Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. T&uuml;rker &Ouml;zyiğit</strong>, bu b&ouml;lgede yapılacak k&uuml;&ccedil;&uuml;k işlemlerin, b&uuml;y&uuml;k değişimler yaratabileceğini anlattı&hellip;</p>

<p>&ldquo;<strong>Kilo almak ya da almamak&rdquo; işte b&uuml;t&uuml;n mesele bu! </strong></p>

<p>Kilomuzu ah bir koruyabilsek&hellip; Kışın almasak yazın vermesek ya da hi&ccedil; doğum yapamasak&hellip; Metabolizmamızı bozan tiroid veya şeker hastalıkları bize hi&ccedil; uğramasa, ya da psikolojimiz &ccedil;ok sağlam olsa&hellip; İşte bu sıraladığımız nedenlerin hi&ccedil;biri olmadan genetik kodlamamız karşımıza yağlanma olarak &ccedil;ıkıyor. Gıdı yani boyun b&ouml;lgemiz de nasibini alıyor tabi ki. Beraberinde genellikle &ccedil;ene konturu da bozulabiliyor ve sarkabiliyor.</p>

<p><strong>&Ccedil;aresi var mı? Nedir? Nasıl yapılır?</strong></p>

<p>Lazer lipoliz y&ouml;ntemi... İnfiltratif anestezi ile yani bir iğne ile uyuşturulduktan sonra, &ccedil;ene altında bir enjekt&ouml;r ucu yardımı ile delik a&ccedil;ılır. Bu delikten i&ccedil;eriye lazer lipoliz cihazının kan&uuml;l&uuml; g&ouml;nderilir.</p>

<p>Lazer bu b&ouml;lgede iki iş yapmaktadır: Birincisi yağları eritmek, diğeri cildi sıkılaştırmak. Bazı durumlarda hi&ccedil; yağlanma olmadan sadece deri veya kas gevşekliği olmaktadır. Bu durumda lazer ile sadece sıkılaştırma yapılır. İşlem sonucunda bir korse takılır. Bu korse kişinin iş veya sosyal yaşantısına g&ouml;re ayarlanır.</p>

<p><strong>İyileşme ne zaman tamamlanır? Sonu&ccedil;lar ne zaman g&ouml;r&uuml;lmeye başlar?</strong></p>

<p>Hemen ameliyat sonunda sonu&ccedil; g&ouml;r&uuml;leceği gibi esas şişliklerin tamamen ge&ccedil;mesi birka&ccedil; ayı bulabilmektedir. Ancak ortalama 10-14 g&uuml;n gibi bir s&uuml;rede belirgin bir değişim g&ouml;zlenecektir.</p>

<p><strong>İşlemin riski var mıdır?</strong></p>

<p>Her operasyonda olduğu gibi bu işlemde de risk vardır. Lazer kullanımı konusunda tecr&uuml;beli cerrahlar ile riskler minimum olacaktır. Gıdı lipoliz tek başına uygulanabildiği gibi diğer v&uuml;cut liposakşını işlemleri ile veya y&uuml;z gen&ccedil;leştirme işlemleri ile de sıklıkla kombine edilmektedir. &nbsp;Lazer lipoliz, Ayakta, minimal invaziv denilen yani genel anestezi-hastane yatışı gerektirmeden, teknoloji bazlı hızlı iyileşme s&uuml;resi ile gıdı ve &ccedil;ene kontur problemlerine inovatif yaklaşım getirmektedir.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Wed, 14 Dec 2016 17:14:04 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[İdrar kaçırma problemleri tarih oluyor]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/projemed/pr/idrar-kacirma-problemleri-tarih-oluyor-216</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/projemed/pr/idrar-kacirma-problemleri-tarih-oluyor-216</guid>
            <description><![CDATA[<p>50 yaş &uuml;st&uuml; kadınların %60-80&#39;i vajinal atrofiden etkileniyor, %40&#39;ı da &ccedil;eşitli derecelerde ve şekillerde idrar ka&ccedil;]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>50 yaş &uuml;st&uuml; kadınların %60-80&#39;i vajinal atrofiden etkileniyor, %40&#39;ı da &ccedil;eşitli derecelerde ve şekillerde idrar ka&ccedil;ırma problemi ile karşılaşıyor Pelvik taban kas egzersizlerin (Kegel),&nbsp;hasta uyumunun az olması nedeniyle genellikle başarısız olduğunu anlatan <strong>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Dilek &Ouml;zdur</strong>, cerrahi tedavilerin etkili fakat iyileşme s&uuml;recinin uzun ve ağrılı olduğunu belirtti.</p>

<p>Vajinal duvarların bağ dokusu pelvik organ&nbsp;desteğinde &ouml;nemli bir fakt&ouml;rd&uuml;r. Pelvik taban disfonksiyon bulguları, vajina veya onu destekleyen bağ dokusundaki gevşekliğe bağlı ortaya &ccedil;ıkar. FotonaSmooth&nbsp;vajinal duvardaki bağ dokusunu sıkılaştırıp, pelvik taban desteğini d&uuml;zeltiyor. Vajinal mukozaya uygulanan&nbsp;optimal ardışık ısı pulsları vajinal duvarda sıkılaşma ve gen&ccedil;leşme sağlıyor. Smooth modda mukozaya kontroll&uuml; y&uuml;zeyel uygulama ile derin dokuların etkilenme riski bulunmuyor.&nbsp; Isının dokudaki kontroll&uuml; ve optimal dağılımı kollajenin yeniden şekillenmesi ve yeni kollajen oluşumunu sağlıyor.</p>

<p><strong>Jinekolojide lazer uygulamaları hangi rahatsızlıklarda kullanılabilir?</strong></p>

<p>Jinekolojide lazer uygulamaları başlıca idrar ka&ccedil;ırma, vajinal gen&ccedil;leştirme, vajinal atrofi, vajinal kuruluk, genital siğiller, rahim ağzı yaraları, polipleri ve kistleri ve&nbsp;jinekolojik estetik uygulamalarda kullanılmaktadır. &Ouml;ks&uuml;rmek, hapşırmak, g&uuml;lmek gibi karın i&ccedil;i basıncı artışıyla oluşan idrar ka&ccedil;ırma stres idrar ka&ccedil;ırma olarak adlandırılır. Lazer tedavisi ile hafif ve orta dereceli stres idrar ka&ccedil;ırmada, ciddi idrar ka&ccedil;ırmada da &ccedil;ok iyi sonu&ccedil;lar alınmaktadır. Mix tipi idrar ka&ccedil;ırma şikayeti olan&nbsp;kadınlarda stres komponenti olduk&ccedil;a rahatlamaktadır.&nbsp; İşlem 20-30 dakika s&uuml;rmekte, hastanın klinik bulgularına g&ouml;re bir ila &uuml;&ccedil; seans lazer tedavisi uygulanmaktadır. Hastaların %80&#39;i şikayetlerinin ciddi oranda azaldığını ifade etmektedir. Doğuma veya yaşa bağlı vajinal gevşeklik sendromunda lazer uygulaması ile vajinal kanal fototermal etki ile sıkılaşmaktadır. Vajinal mukoza kalınlaşmaktadır. Hastaların %95&#39;i cinsel birliktelik kalitesinde artış olduğunu ifade etmektedir. Kadının kendine g&uuml;veni ve mutluluğu artmaktadır. Menopoz d&ouml;neminde vajinal kuruluk, hassasiyet ve ağrılı ilişki şikayetleri sıklıkla karşımıza &ccedil;ıkmaktadır. Vajinal kanala uygulanan &ccedil;ok d&uuml;ş&uuml;k enerjili lazer tedavisi mikrodamarlanma ve kanlanmayı artırmakta ve kollajen fibril kısaltma etkisi yapmadan doku yenilenmesi ger&ccedil;ekleştirmektedir. Normal vajina mukoza yapısını ve fonksiyonunu d&uuml;zeltmektedir. Uzun s&uuml;reli &ouml;strojen tedavisi ihtiyacını ortadan kaldırmaktadır.</p>

<p>Op. Dr. Dilek &Ouml;zdur, Lazer tedavisinin uygulandığı diğer bir jinekolojik problemin genital siğiller olduğunu belirtti. Noktasal atışlarla cilde veya mukozaya zarar vermeden vulvar ve vajinal siğiller &ccedil;ok kısa s&uuml;rede yok edilebilmekte, herhangi bir iz kalmadan &ccedil;ok hızlı bir iyileşme ger&ccedil;ekleşmektedir. G&uuml;venli ve etkili bir uygulama olması, ofis koşullarında uygulanabilmesi, sosyal hayata anında d&ouml;n&uuml;ş ve hızlı iyileşme sağlaması, y&uuml;ksek başarı oranı ve hasta memnuniyeti nedeniyle jinekolojik lazer uygulamaları &ouml;nemli bir tedavi&nbsp;y&ouml;ntemi haline gelmiştir. Yakın zamanda da t&uuml;m&nbsp;jinekologların vazge&ccedil;ilmezi olacaktır.&nbsp; &nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Wed, 14 Dec 2016 13:47:36 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[İlk gece kabusu vajinismusu tetikliyor]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/projemed/pr/ilk-gece-kabusu-vajinismusu-tetikliyor-210</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/projemed/pr/ilk-gece-kabusu-vajinismusu-tetikliyor-210</guid>
            <description><![CDATA[<p>İlk gece korkusunun hayali yapılarla dolduran bir korku t&uuml;r&uuml; olduğuna dikkat &ccedil;eken Dr. Murat Ulusoy, &quot;İlk gecenin &ccedil;ok ]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>İlk gece korkusunun hayali yapılarla dolduran bir korku t&uuml;r&uuml; olduğuna dikkat &ccedil;eken Dr. Murat Ulusoy, &quot;İlk gecenin &ccedil;ok zor olacağı, &ccedil;ok acı &ccedil;ekeceği, &ccedil;ok kanayacağı, ilişkiden sonra y&uuml;r&uuml;yemeyeceği, oturamayacağı, penisin vajen i&ccedil;inde sıkışıp kalacağı, s&uuml;p&uuml;rge sapı gibi bir şeyin oraya gireceği, g&ouml;zlerin g&ouml;z bebeklerinden fırlayacağı gibi kulaktan duyma hikayeler ile oluşan korku t&uuml;r&uuml; olan ilk gece korkusu, kadınların hayatını kabusa &ccedil;eviriyor&quot; diyerek bu korkunun vajinismusa neden olabileceğini ifade ediyor.</p>

<p><strong>&Ccedil;evreden alınan bilgiler ile k&ouml;r&uuml;kleniyor</strong></p>

<p>Bu korkunun s&uuml;rekli &ccedil;evreden alınan bilgilerle k&ouml;r&uuml;klendiğinin altını &ccedil;izen Dr. Murat Ulusoy, &quot;İlk geceye gelindiğinde de zihin kendi &ouml;znel d&uuml;nyasını yaratma eğiliminde olduğu i&ccedil;in bu sanal korkuyu ger&ccedil;ek gibi algılıyor. Tam ilişki yaşanacağı anda zihin beden &uuml;zerinde panik belirtileri oluşturuyor; kalp &ccedil;arpıntısı, nefeste d&uuml;zensizlik, kasılma, ka&ccedil;ınma, eşini eli itme vb. Bu belirtiler &ouml;ylesine y&uuml;ksek seviyede ki adeta kadın o anda başka bir h&acirc;lde. Farklı bir durum yaşanılıyor.</p>

<p>Korkunun kaynağı ger&ccedil;ek bir durum olsa buna d&ouml;n&uuml;k bir tedavi ile sorun &ccedil;&ouml;z&uuml;lebilir. &Ouml;rneğin zar problemi ve buna bağlı acı. Korkunun kaynağı sanal bir s&uuml;recin sonunda zihnin kendine ait bir &ouml;znel d&uuml;nya yaratıp bunu ger&ccedil;ekmiş gibi algılaması olduğu i&ccedil;in zar operasyonu yapılması ya da uyuşturucu, alkol ile ilişkinin denenmesi de sorunu &ccedil;&ouml;zm&uuml;yor.&quot;</p>

<p>Dr. Murat Ulusoy, iyi bir vajinismus tedavisinde; eğitim ve vajene ait kontrol &ccedil;alışmalarının yanı sıra asıl olarak zihin &uuml;zerindeki korkunun hipnoz ile kaldırılıp, gevşemenin sağlanmasının gerekli olduğu belirterek bu &uuml;&ccedil;l&uuml;ye riayet eden tedavide başarı oranı olduk&ccedil;a y&uuml;ksek olduğuna dikkat &ccedil;ekiyor.</p>

<p><strong>Vajinismus olduğunu &ouml;ğrenen kadınlar ne yapmalı?</strong></p>

<p>Dr. Murat Ulusoy, vajinismus olduğunu &ouml;ğrenen kadınların zaman kaybetmeden tedaviye başlamasının &ouml;nemli olduğunu ifade ederek herhangi bir sebepten dolayı vajinismus sorunun ertelenmesi sonucunda denenen ve başarılamayan her ilişkinin vajinismusu daha derinlere taşıdığını s&ouml;yl&uuml;yor.</p>

<p>Vajinismus olduğunu &ouml;ğrenen kadının yaşadığı &uuml;z&uuml;nt&uuml;y&uuml; bir kenara bırakıp, eşine durumun bir hastalık olduğunu anlatması gerektiğini belirten Dr. Murat Ulusoy, &quot;Erkeğin bu noktada &ldquo;Hayır bu bir hastalık değil ve sen istersen yaparsın&rdquo; ya da &ldquo;Zamana bırakalım yaparız&rdquo; demesi &ccedil;&ouml;z&uuml;ms&uuml;zl&uuml;ğ&uuml; de beraberinde getiriyor. Nasıl ki diğer zihinsel ve ruhsal hastalıklarda hekim yardımı alınıyorsa, vajinismus da aynı kategoride değerlendirilmeli. Bu aşamada erkeğin g&uuml;vensizlik yaratacak, zorlayacak deneyimlerden uzak durması &ouml;nemli.&quot;</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Mon, 12 Dec 2016 14:47:35 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[“Öldürmez süründürür” ifadesinin yakıştığı hastalık: Panik Bozukluk]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/g-medya/pr/oldurmez-surundurur-ifadesinin-yakistigi-hastalik-panik-bozukluk-208</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/g-medya/pr/oldurmez-surundurur-ifadesinin-yakistigi-hastalik-panik-bozukluk-208</guid>
            <description><![CDATA[<p>Panik atak sorunun son yıllarda yaygınlaştığına dikkat &ccedil;eken Uzman Klinik Psikolog Yasemin Ozan, panik bozuklukların kişilerin t&uuml;m haya]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Panik atak sorunun son yıllarda yaygınlaştığına dikkat &ccedil;eken Uzman Klinik Psikolog Yasemin Ozan, panik bozuklukların kişilerin t&uuml;m hayatını olumsuz etkilediğini belirtiyor.</p>

<p><strong>Panik Atak ne zaman ge&ccedil;iriliyor?</strong></p>

<p>Psikolog Yasemin Ozan kişilerin panik atak sonrası kendilerini kontrol etmekte zorlanması, &ouml;nceki atakta yaşadıkları korkuyu tekrar yaşamaktan korkmaları gibi d&uuml;ş&uuml;ncelere kapıldıklarını belirterek panik atak ge&ccedil;irme aşamasını 3 maddede &ouml;zetliyor:</p>

<p>1- Beklenmeyen durumlar: Herhangi bir <strong>durumsal </strong>tetikleyici yok.</p>

<p>2- Belirli yerlerde: &Ouml;rneğin araba kullanırken, alışveriş merkezinde, kapalı otoparkta, asans&ouml;rde vb.</p>

<p>3- &Ccedil;ok belirli bir tetikleyici olduğunda: &Ouml;rneğin kişiler yılan g&ouml;rmesi, her presentasyon &ouml;ncesi vb.</p>

<p>Psikolog Yasemin Ozan, &quot;Panik atak, kişinin yoğun stres altında olduğu bir d&ouml;nemde, hayatında &ouml;nemli bir kayıp olduğu zaman ya da s&uuml;reklilik arz eden sıkıntı bir yaşam s&uuml;reci esnasında ya da sonrasında ortaya &ccedil;ıkıyor. Sorunun altında yatan bir stres fakt&ouml;r&uuml; ve fizyolojik etkenler vardır. Benzer sorun, bazı kişilerde panik atak ge&ccedil;irmesine neden olurken bazı kişiler de ise baş ağrısı, &uuml;lser ya da depresyon gibi farklı fizyolojik ve psikolojik reaksiyonlara yol a&ccedil;abiliyor&quot; diyor.</p>

<p><strong>Her 100 kişiden 1&#39;i panik atak</strong></p>

<p>Her 100 kişiden 1&#39;inin panik atak yaşadığını belirten Psikolog Yasemin Ozan panik atağın kadınlarda erkeklere oranla iki kat daha fazla g&ouml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;n&uuml; s&ouml;yl&uuml;yor. Genetik yatkınlık, biyolojik nedenler ve &ccedil;evresel fakt&ouml;rlerin panik bozukluğu tetiklediğine dikkat &ccedil;eken Yasemin Ozan, &quot;Panik atakta belirgin bir dış tehlike ya da tehdit olmadığı i&ccedil;in, kişi eğer bana dışarıdan gelen bir tehlike olmamasına rağmen bu kadar k&ouml;t&uuml; hissediyorsam, demek ki tehlike i&ccedil;imden geliyor diye d&uuml;ş&uuml;nmeye başlıyor ve bazı d&uuml;ş&uuml;nceler geliştiriyor. Panik atağın Panik Bozukluk rahatsızlığına d&ouml;nmesi de burada başlıyor. Kişi, atak ge&ccedil;irmediği s&uuml;relerde de bir beklenti kaygısına sahip oluyor. &ldquo;Ya yaşadığım bu korkuyu yeniden yaşarsam&rdquo; korkusunu geliştiriyor ve beklenti anksiyetesi ile birlikte panik bozukluk gelişiyor. Kişinin bedeninde var olan reaksiyonlara karşı aklından ge&ccedil;irdiği felaket d&uuml;ş&uuml;nceleri genelde ş&ouml;yle oluyor:</p>

<p>Kalp &ccedil;arpıntısı: &ldquo;Kalp krizi ge&ccedil;iriyorum ya da &ouml;l&uuml;yorum&quot;</p>

<p>Boğulma hissi: &ldquo;Nefesim duruyor &ldquo;</p>

<p>Baş d&ouml;nmesi: &ldquo;Bayılıyorum&rdquo;</p>

<p>Yer zemin ilişkisini kaybetmek: &ldquo;&Ccedil;ıldırıyorum&rdquo;</p>

<p>Bacakların gergin ve gerilmesi: &ldquo;Y&uuml;r&uuml;yemeyeceğim ya da d&uuml;ş&uuml;yorum&rdquo;</p>

<p>V&uuml;cudun b&uuml;t&uuml;n bu reaksiyonlarına: &ldquo;Kontrol&uuml;m&uuml; tamamıyla kaybediyorum&rdquo;</p>

<p><strong>Panik Atak tedavi edilir mi?</strong></p>

<p>Panik atak sorununun tedavisi doğru uygulandığında en kolay tedavi edilen rahatsızlıklardan birisi olduğunu belirten Psikolog Yasemin Ozan, Bilişsel Davranış&ccedil;ı Yaklaşım ile uygulanan psikoterap&ouml;tik tedavi ve buna eşlik eden ila&ccedil; tedavisi ile beraber kısa s&uuml;rede &ccedil;&ouml;z&uuml;m bulmanın m&uuml;mk&uuml;n olduğunu belirtiyor.</p>

<p><strong>Panik Atak ile ilgili ger&ccedil;ekler</strong></p>

<p>Şiddeti ne kadar fazla olursa olsun panik atak hi&ccedil;bir zaman kişiye fiziksel bir zarar vermez. Kişinin delirmesine yol a&ccedil;maz.</p>

<p>Panik atak hi&ccedil;bir zaman sonsuza kadar s&uuml;rmez. Her zaman bir s&uuml;re sonra ge&ccedil;er;</p>

<p>O anda, kişi ne kadar k&ouml;t&uuml; d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rse atak s&uuml;reci o kadar sıkıntı verir ve daha uzun s&uuml;rer.</p>

<p>Eğer kişi atak anından atak reaksiyonlarından ka&ccedil;maya &ccedil;alışır ya da ka&ccedil;arsa, hayatını kendisi i&ccedil;in bir o kadar katlanılmaz yapar ve hayatını sınırlar.</p>

<p>Atak s&uuml;resince, kişinin kendisine hatırlatması gereken: &ldquo;&Ouml;lmeyeceğim, sonsuza kadar s&uuml;rmeyecek, delirmeyeceğim, kontrol&uuml; kaybetmeyeceğim&rdquo; &ldquo;sadece kendi kendisine ge&ccedil;mesi i&ccedil;in bekle&rdquo; olmalıdır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Uzman Klinik Psikolog Yasemin Ozan</strong></p>

<p>Minneapolis Minnesota Walden Universitesi&#39;nde Klinik psikoloji alanında doktora programını tamamladı. Lisans eğitimini Piskolojik Danışmanlık alanında Boğazi&ccedil;i &Uuml;niversitesi&#39;nde tamamlamıştır. Uzmanlığını Klinik Psikoloji alanında tamamlamıştır. Bilişsel Davnanış&ccedil;ı Yaklaşım ekol&uuml;n&uuml; benimseyen&nbsp;Yasemin Ozan &ouml;zellikle kaygı bozuklukları ve duygu durum bozuklukları alanında klinisyen olarak &ccedil;alışmalarına devam etmektedir. Travma, travma sonrası stres bozukluğu, kriz m&uuml;dehale alanında Minneapolis Walden &Uuml;niversitesi&#39;nde almış olduğu ek uzmanlığı ile EMDR ve Bilişsel Davranış&ccedil;ı Yaklaşım ile danışanlarına hizmet vermektedir.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Sat, 10 Dec 2016 14:13:58 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Diş sızlaması soğuk havalarda artıyor mu?]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/projemed/pr/dis-sizlamasi-soguk-havalarda-artiyor-mu-207</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/projemed/pr/dis-sizlamasi-soguk-havalarda-artiyor-mu-207</guid>
            <description><![CDATA[<p>Diş hekimi A. Doğan Bircan, yaz aylarında serinlemek i&ccedil;in t&uuml;ketilen soğuk i&ccedil;eceklerin diş hassasiyetine neden olduğunu, şimdiler]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Diş hekimi A. Doğan Bircan, yaz aylarında serinlemek i&ccedil;in t&uuml;ketilen soğuk i&ccedil;eceklerin diş hassasiyetine neden olduğunu, şimdilerde ise soğuk havanın bir&ccedil;ok ağız ve diş hastalıklarına da yol a&ccedil;tığını belirtiyor.</p>

<p>Doğan Bircan, &quot;Diş ve diş eti hastalıkları; en &ouml;nemli sağlık sorunları arasında yer alıyor. Hayatı doğrudan tehdit etmediği maalesef yeterince &ouml;nem verilmiyor. Ağızda bulunan &ccedil;&uuml;r&uuml;kler, diş eti &ccedil;ekilmeleri ya da diş eti kanama belirtileri soğuk havalarda alınan nefesle birlikte diş eti sızlamalarını da artırıyor.&quot;</p>

<p><strong>Ağız ve diş sağlığı nasıl korunmalı, nelere dikkat edilmeli?</strong></p>

<p>Ağız ve diş sağlığının korunması i&ccedil;in altı ayda bir d&uuml;zenli diş hekimi kontrol&uuml;ne gitmenin&nbsp; ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat &ccedil;eken Diş hekimi A. Doğan Bircan diş &ccedil;&uuml;r&uuml;melerinin &ouml;nlenmesinde sularda yeterli flor olması, d&uuml;zenli olarak dişlerin fır&ccedil;alanması, diş ipi kullanılması, aşırı tatlı ve şekerli yiyeceklerden olabildiğince ka&ccedil;ınma bunlar yendiğinde dişlerin mutlaka fır&ccedil;alanması gerektiğini ifade ediyor.&nbsp;Diş eti hastalıklarının &ouml;nlenmesinde de diş fır&ccedil;alama ve d&uuml;zenli diş hekimi kontrolleri &ouml;nemli olduğunu belirten Diş hekimi A.Doğan Bircan, &quot;Aşırı asitli ve şekerli yiyecekler mikroorganizmaların etkisini artırıyor.&nbsp;Dişler sert cisimlerle karıştırılmamalı, fındık, ceviz vb. kabuklu yiyecekler dişlerle kırılmamalı.&nbsp;Bunlar diş minesinin &ccedil;atlamasına ve bakterilerin etkisinin artmasına neden oluyor. Diş minesinin koruyucu etkisi ortadan kalkıyor.&quot;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Diş fır&ccedil;ası ıslatılmamalı</strong></p>

<p>Diş hekimi A. Doğan Bircan doğru diş fır&ccedil;alamanın nasıl yapılacağına dair şu bilgileri veriyor: &quot;Diş fır&ccedil;ası ıslatılmamalı.&nbsp; Mercimek b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;nde macun sıkılmalı. 45 derecelik a&ccedil;ıyla dişetinden dişe doğru dairesel hareketler yaparak dişler &ouml;n y&uuml;zlerinden fır&ccedil;alanmaya başlanmalı. &Ouml;n dişlerden arka dişlere doğru t&uuml;m dişlerin fır&ccedil;alanmasına dikkat edilmeli. Aynı şekilde dişlerin arka y&uuml;zleri de fır&ccedil;alanmalı. &Ouml;n dişlerin arka y&uuml;zleri, fır&ccedil;a dikine tutularak temizlenmeli. Son aşama olarak da dişlerin &ccedil;iğneyici y&uuml;zleri de ileri geri hareketlerle temizlenmeli. Bu şekilde fır&ccedil;alama işlemi sonlandırılmalı.&quot;</p>

<p><strong>Dilin fır&ccedil;alanması &ouml;nemli</strong></p>

<p>Diş hekimi A. Doğan Bircan dilin fır&ccedil;alanmasının &ouml;nemli olduğuna dikkat &ccedil;ekiyor: &quot;Ağız bakımının son aşaması da, dilin fır&ccedil;alanmasıdır. Yapılan araştırmalar ağız kokusuna yol a&ccedil;an bakterilerin dilde bulunduğunu ortaya koyuyor. Bunun i&ccedil;in de dilin fır&ccedil;alanması olduk&ccedil;a &ouml;nemli. Dili diş fır&ccedil;asıyla temizleyebileceğimiz gibi &ouml;zel dil fır&ccedil;alarıyla da temizleyebilmek m&uuml;mk&uuml;n. Fır&ccedil;ayı dilin arka b&ouml;l&uuml;m&uuml;nden &ouml;ne doğru bastırmadan s&uuml;p&uuml;rme hareketi yaparak temizlemek en uygun y&ouml;ntem. Dili kanatmadan nazik&ccedil;e temizlemek gerekiyor.&quot;</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Fri, 09 Dec 2016 11:40:01 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Alkol ve madde bağımlısı mısınız?  Kendinizi test edin…]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/projemed/pr/alkol-ve-madde-bagimlisi-misiniz-kendinizi-test-edin-201</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/projemed/pr/alkol-ve-madde-bagimlisi-misiniz-kendinizi-test-edin-201</guid>
            <description><![CDATA[<p>D&uuml;ş&uuml;ncelerinizin, duygularınızın ve i&ccedil;ki i&ccedil;me davranışlarınızın birbiriyle yakından ilintili olduğunu g&ouml;rmeniz gerekti]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>D&uuml;ş&uuml;ncelerinizin, duygularınızın ve i&ccedil;ki i&ccedil;me davranışlarınızın birbiriyle yakından ilintili olduğunu g&ouml;rmeniz gerektiğini vurgulayan Boylam Psikiyatri Hastanesi AMATEM&rsquo;den <strong>Prof. Dr. Ertuğrul K&ouml;roğlu</strong>, &ccedil;arpık d&uuml;ş&uuml;ncelerinizi ve sağlıksız duygularınızı değiştirerek, size k&ouml;t&uuml;l&uuml;ğ&uuml; dokunan bu davranışlarınızı bırakabileceğinizi belirtiyor&hellip;</p>

<p>&Ccedil;oğu alkol bağımlısı, birtakım duygusal veya durumsal tetikleyici etkenler ortaya &ccedil;ıkınca, kendilerini &lsquo;&rsquo;i&ccedil;mek zorunda&rsquo;&rsquo; olarak g&ouml;r&uuml;rler&hellip;</p>

<p>Aşağıda i&ccedil;ki i&ccedil;enlerin karşılaştığı bazı sorunlar sıralanmıştır. Her birini &ouml;zenle okuyun ve bir kez bile olsa, sizin de başınıza gelmişse &ouml;n&uuml;ndeki sayıyı yuvarlak i&ccedil;ine alın.</p>

<p><strong>Alkol ve Uyuşturucu Bağımlığına aday mısınız?</strong></p>

<p>1 - İ&ccedil;ki i&ccedil;tikten sonra akşamdan kalma olduğum oldu ya da kendimi k&ouml;t&uuml; hissettiğim oldu.</p>

<p>2 - İ&ccedil;ki i&ccedil;tikten sonra kendimle ilgili k&ouml;t&uuml; duygulara kapıldım.</p>

<p>3 - İ&ccedil;ki i&ccedil;memden &ouml;t&uuml;r&uuml;, işe ya da okula gidemediğim g&uuml;nler oldu.</p>

<p>4 - Ailem ya da arkadaşlarım i&ccedil;ki i&ccedil;memden &ouml;t&uuml;r&uuml; &uuml;z&uuml;l&uuml;yor ya da yakınıyorlar.</p>

<p>5 - İ&ccedil;ki i&ccedil;memden &ouml;t&uuml;r&uuml; iş verimliliğim bozuldu.</p>

<p>6 - İ&ccedil;ki i&ccedil;memden &ouml;t&uuml;r&uuml; iyi ana baba olamıyorum.</p>

<p>7 - İ&ccedil;ki i&ccedil;memden sonra, uyku sorumlarım oluyor, uykumu s&uuml;rd&uuml;remiyorum ya da karabasanlar g&ouml;r&uuml;yorum.</p>

<p>8 - &Uuml;&ccedil; ya da d&ouml;rt kadeh i&ccedil;tikten sonra araba/motosiklet kullandığım oldu</p>

<p>9 - İ&ccedil;ki i&ccedil;iyor olmam, diğer maddeleri daha &ccedil;ok kullanmama sebep oluyor.</p>

<p>10 - İ&ccedil;ki i&ccedil;tikten sonra hastalanıyor kusuyorum.</p>

<p>11 - İ&ccedil;ki i&ccedil;memden &ouml;t&uuml;r&uuml; mutsuzum.</p>

<p>12 - İ&ccedil;ki i&ccedil;memden &ouml;t&uuml;r&uuml;, yemem gereken yemeği yiyemiyorum.</p>

<p>13 - İ&ccedil;ki i&ccedil;memden &ouml;t&uuml;r&uuml; su&ccedil;luluk ya da utan&ccedil; duyuyorum.</p>

<p>14 - İ&ccedil;ki i&ccedil;memden &ouml;t&uuml;r&uuml;, benden beklentileri karşılayamıyorum.</p>

<p>15 - İ&ccedil;ki i&ccedil;erken utan&ccedil; verici şeyler yaptım ya da s&ouml;yledim.</p>

<p>16 - İ&ccedil;ki i&ccedil;erken k&ouml;t&uuml; bir kişiliğe b&uuml;r&uuml;n&uuml;yorum.</p>

<p>17 - İ&ccedil;ki i&ccedil;memden &ouml;t&uuml;r&uuml; başıma sorun a&ccedil;tım.</p>

<p>18&nbsp;- İ&ccedil;ki i&ccedil;erken ya da madde kullanırken, birine acımasız ya da sert s&ouml;zler s&ouml;yledim.</p>

<p>19 - İ&ccedil;ki i&ccedil;erken, daha sonra pişmanlık duyduğum d&uuml;rt&uuml;sel şeyler yaptım.</p>

<p>20 - İ&ccedil;ki i&ccedil;erken kavgaya karıştım</p>

<p>21 - İ&ccedil;ki i&ccedil;memden &ouml;t&uuml;r&uuml; sağlığım bozuldu.</p>

<p>22 - İ&ccedil;ki i&ccedil;memden &ouml;t&uuml;r&uuml; parasal sorunlar yaşadım</p>

<p>23 - İ&ccedil;ki i&ccedil;memden &ouml;t&uuml;r&uuml; sevgilimle sorunlar yaşadım, eşimle aram bozuldu.</p>

<p>24 - İ&ccedil;ki i&ccedil;erken daha &ccedil;ok sigara i&ccedil;iyorum.</p>

<p>25 - İ&ccedil;ki i&ccedil;memden &ouml;t&uuml;r&uuml; dış g&ouml;r&uuml;n&uuml;ş&uuml;m bozuldu</p>

<p>26 - İ&ccedil;ki i&ccedil;memden &ouml;t&uuml;r&uuml; ailem inciniyor.</p>

<p>27 - İ&ccedil;ki i&ccedil;memden &ouml;t&uuml;r&uuml; arkadaşlarımla aram bozuldu.</p>

<p>28 - İ&ccedil;ki i&ccedil;memden &ouml;t&uuml;r&uuml; aşırı kiloluyum.</p>

<p>29 - İ&ccedil;ki i&ccedil;memden &ouml;t&uuml;r&uuml; cinsel hayatım bozuldu.</p>

<p>30 - İ&ccedil;ki i&ccedil;memden &ouml;t&uuml;r&uuml; yaptığım etkinliklere ve eğlence uğraşlarıma ilgimi yitirdim.</p>

<p>31 - İ&ccedil;ki i&ccedil;memden &ouml;t&uuml;r&uuml; esin kaynaklarım yok oldu ya da inan&ccedil;larım bozuldu.</p>

<p>32 - İ&ccedil;ki i&ccedil;memden &ouml;t&uuml;r&uuml; istediğim gibi hayat s&uuml;remiyorum.</p>

<p>33 - İ&ccedil;ki i&ccedil;memden &ouml;t&uuml;r&uuml; kendimi geliştiremiyorum.</p>

<p>34 - İ&ccedil;ki i&ccedil;memden &ouml;t&uuml;r&uuml; toplumsal yaşamımı bozdu, bu y&uuml;zden iyi bilinirliğim ya da saygınlığımı yitirdim.</p>

<p>35 - İ&ccedil;ki i&ccedil;memden &ouml;t&uuml;r&uuml; &ccedil;ok para harcadım ya da &ccedil;ok para yitirdim.</p>

<p>36 - Alkoll&uuml;yken araba kullanırken tutuklandım veya ceza aldım.</p>

<p>37 - İ&ccedil;ki i&ccedil;memden &ouml;t&uuml;r&uuml; yasal sorun yaşadım.</p>

<p>38 - İ&ccedil;ki i&ccedil;memden &ouml;t&uuml;r&uuml; okulda ya da iş yerinde askıya alındım ya da okuldan atıldım ya da işime son verildi.</p>

<p>39 - İ&ccedil;ki i&ccedil;memden &ouml;t&uuml;r&uuml; bir arkadaşımı yitirdim.</p>

<p>40 - İ&ccedil;ki i&ccedil;erken ya da sarhoşken kaza ge&ccedil;irdim.</p>

<p>41 - İ&ccedil;ki i&ccedil;erken ya da sarhoşken birini yaraladım.</p>

<p>42 - İ&ccedil;ki i&ccedil;erken ya da sarhoşken kırıp d&ouml;kt&uuml;ğ&uuml;m oldu</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Şimdi yuvarlak i&ccedil;ine aldığınız maddeleri sayın.</p>

<p>Alkol sorunları i&ccedil;in tedavi alması gereken kişiler; <strong>20 ve &uuml;zerinde değer alan kişilerdir.</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Alkol ve madde bağımlılığı, kurtulunamayacak ya da i&ccedil;inden &ccedil;ıkılamayacak bir durum değildir.</strong></p>

<p>Burada &ccedil;ok &ouml;nemli bir konu, bırakmanın gerekliliğini kişinin kendisinin kavraması ve bırakmak i&ccedil;in kişinin kendi gerek&ccedil;elerini yeterince olgunlaştırıp karar vermesi ve bu kararının arkasında durmasıdır.</p>

<p>Prof. Dr. Ertuğrul K&ouml;roğlu, Bu s&uuml;re&ccedil;te, bir uzmandan yardım alınması, gerekiyorsa donanımlı bir Amatem&#39;e yatarak yapılandırılmış bir tedavi s&uuml;recine katılması ve bu s&uuml;re&ccedil;te psikoterapi ve uğraşı terapilerin yanı sıra kendi başına atlatılamayacak yoksunluk belirtilerinin uzmanların yardımıyla &uuml;stesinden gelinmesi gerektiğini anlattı.</p>

<p><strong>AKILCI SE&Ccedil;ENEKLERE KULAK VERİN&hellip;</strong></p>

<p>Esnek olmanız gerekir! İnsanlar zaman zaman yanlış kararlar verebilirler. Hangi davranışlarınızın size yardımcı olduğunu, hangi davranışlarınızın sizi yolunuzdan alıkoyduğuyla ilgili olarak, kendinizi değerlendirebilirsiniz. Bunu &ouml;ğrenmek zor değil. İstemek başarmanın yarısıdır. &Ouml;nemli olan yanlışları birer &rsquo;&rsquo;&Ouml;ĞRENME YAŞANTISI&rsquo;&rsquo;na d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rebilmektir.</p>

<p><strong>Madde Kullanma D&uuml;ş&uuml;nceleriyle Başa &Ccedil;ıkma Y&ouml;ntemleri:</strong></p>

<p>- D&uuml;ş&uuml;ncelerinizi izleyin.</p>

<p>- Karşı d&uuml;ş&uuml;nceler bulun.</p>

<p>- Hemen, d&uuml;ş&uuml;ncelerinize g&ouml;re davranmayın. (Fevri ve gelişi g&uuml;zel davranmayın)</p>

<p>- Alkol veya madde kullanmıyor olmanın yararlarını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;n.</p>

<p>- Alkol veya madde kullanmanızın yarattığı sorunları d&uuml;ş&uuml;n&uuml;n.</p>

<p>- Kendinize olumlayıcı deyişler bulun.</p>

<p>- Kendinizi alkol veya madde kullanmayan biri olarak imgeleyin (hayal edin)</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Fri, 02 Dec 2016 13:40:45 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Burun estetiğinde başarı için planlama önemli]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/projemed/pr/burun-estetiginde-basari-icin-planlama-onemli-203</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/projemed/pr/burun-estetiginde-basari-icin-planlama-onemli-203</guid>
            <description><![CDATA[<p>Burun estetiği operasyonlarında bazen y&uuml;z&uuml;n diğer b&ouml;lgelerine de m&uuml;dahale etmenin gerekebileceğini anlatan, Estetik ve Plastik ]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Burun estetiği operasyonlarında bazen y&uuml;z&uuml;n diğer b&ouml;lgelerine de m&uuml;dahale etmenin gerekebileceğini anlatan, Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Hasan Fındık, y&uuml;z&uuml;n diğer b&ouml;lgelerindeki orantısızlıkların, burnu olduğundan daha şekilsiz ya da daha iri g&ouml;sterebildiğini ve ifadeyi değiştirebildiğini s&ouml;yl&uuml;yor.</p>

<p><strong>Ameliyat &ouml;ncesi planlamada nelere dikkat ediliyor?</strong></p>

<p>Op. Dr. Hasan Fındık, burun ameliyatı &ouml;ncesi yapılacak fotoğraflamada ve planlamada ana problemin burundan kaynaklanıp kaynaklanmadığına bakıldığını belirtiyor.</p>

<p>Bu planlama sonrasında daha g&uuml;zel bir y&uuml;z g&ouml;r&uuml;nt&uuml;s&uuml; elde etmek i&ccedil;in y&uuml;z&uuml;n diğer b&ouml;lgelerine bazı m&uuml;dahaleleri yapmak gerektiğini s&ouml;yleyen Op. Dr. Hasan Fındık, &quot;&Ouml;rneğin &ccedil;enenin daha belirgin yapılması ya da &ccedil;enenin k&uuml;&ccedil;&uuml;lt&uuml;lmesi, ileri ya da geri alınması, yanak b&ouml;lgesi &ccedil;&ouml;k&uuml;kse yanakların daha dolgun bir hale getirilmesi ya da tam tersi yanaklar &ccedil;ok &ccedil;ıkıntılı ise yuvarlak y&uuml;z&uuml; biraz daha &ccedil;ekici duruma getirmek i&ccedil;in y&uuml;zdeki yağ dokularını almak gibi işlemlere ihtiya&ccedil; duyuluyor.</p>

<p>Alın b&ouml;lgesi &ccedil;ok ileride olan hastalarda alın kemiğinin t&ouml;rp&uuml;lenmesi gerekebiliyor ya da alın b&ouml;lgesine dolgular yapılarak yetersiz alın b&ouml;lgeleri de &ccedil;ıkıntılı bir duruma getirilebiliyor. Bazı durumlar da ise g&ouml;z &ccedil;ok &ccedil;ukurda g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor. G&ouml;z&uuml;n &ccedil;ok &ccedil;ukurda olması burnu olduğundan heybetli g&ouml;steriyor.&nbsp; Bu t&uuml;r durumlarda da tam kaşın altındaki alın kemiğinin t&ouml;rp&uuml;lenerek daha belirgin yapılması, g&ouml;zleri daha dışarıda g&ouml;stereceği i&ccedil;in &ccedil;ekiciliği arttırıp burnun belirginliğini de azaltıyor. T&uuml;m bu işlemlerden sonra, burnun kendisine y&ouml;nelik oranlamaları yapılıyor.&quot;</p>

<p><strong>Burun estetiğinde altın oran kuralı &ouml;nemli</strong></p>

<p>Hastanın, burun &ccedil;ıkıntısının &ouml;n plandaymış gibi g&ouml;r&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; dile getiren Op. Dr. Hasan Fındık, &quot;&Ouml;rneğin &ccedil;ene k&uuml;&ccedil;&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;nden, alın genişliğinden ya da yanakların &ccedil;ok &ccedil;&ouml;k&uuml;k olmasından dolayı burnun kendisini &ccedil;ok &ouml;n planda g&ouml;sterebileceğini, bu nedenle eğer bir operasyon yapılacak ise t&uuml;m estetik işlemlerde olduğu gibi altın oranlara yani komşu dokular arasındaki orantılara dikkat etmek gerektiğini belirtiyor. Altın oranlar, insan beyninin g&uuml;zeli algılama bi&ccedil;imi olarak da ifade ediliyor. Belirli oranlar, kişilere hep daha g&uuml;zel duygular hissettirir ve bahsedilen altın oranlara sahip kişiler&nbsp; daha &ccedil;ekici bulunuyor.&quot;</p>

<p><strong>Y&uuml;z ile uyumlu burun olmalı</strong></p>

<p>Burun ameliyatı planlanırken y&uuml;z ile oranının dengeli olması gerektiğine dikkat &ccedil;eken Op. Dr. Hasan Fındık, &quot;Doğal, ameliyat olduğu belli olmayan, y&uuml;z şekline uygun burun sonucu elde etmek i&ccedil;in burnun kendi oranlarına da bakmak gerekiyor. &Ouml;rneğin, burnun, iki kaş arasından başlayan b&ouml;lgenin genişliğiyle burun kanadı denilen burun deliklerinin genişliği arasındaki fark, kıkırdak yapısı, profil g&ouml;r&uuml;nt&uuml;s&uuml;nde dorsum denilen &ccedil;ıkıntının olup olmadığını, alttan bakışta burun delikleri arasında asimetri olup olmadığı, konuşma ya da g&uuml;lme durumunda burun ucunun aşağıya ne kadar inip inmediği, bu iki burun deliğinin ortasındaki burun eti tip b&ouml;lgesi denilen b&ouml;lgenin yetersiz veya aşırı fazla olması araştırılıyor. Burun estetiği, burun k&uuml;&ccedil;&uuml;lt&uuml;lmesi, burun b&uuml;y&uuml;t&uuml;lmesi, burun kaldırılması, burnun asimetriliğinin giderilmesi şeklinde planlanıyor&quot; diyor.</p>

<p><strong>Burun k&uuml;&ccedil;&uuml;ltme ve b&uuml;y&uuml;tme işlemleri</strong></p>

<p>Burun k&uuml;&ccedil;&uuml;ltme ve b&uuml;y&uuml;tme işlemleri hakkında da bilgi veren Op. Dr. Hasan Fındık, &quot;Burun k&uuml;&ccedil;&uuml;lt&uuml;lecekse, burun kemiği ve kıkırdakları nefes almaya engel olmayacak derecede inceltiliyor ve g&uuml;zel bir şekil veriliyor. Burun b&uuml;y&uuml;t&uuml;lecekse burnun i&ccedil;erisindeki kıkırdak ve kemikler kullanılarak buruna bir hacim verilebiliyor. Burun kaldırılacak ise yine kıkırdak destekleriyle ya da kıkırdakların şeklinin değiştirilmesiyle ya da kıkırdaklar arasına dikiş atılarak yapılabiliyor. &Ouml;rneğin tip b&ouml;lgesi denilen burun ucunun genişliği, kıkırdakların y&ouml;nlerinin değiştirilmesi ve kıkırdaklar arası ge&ccedil;işin atılmasıyla daha kibar, daha dar bir burun oluşturuluyor.&quot;</p>

<p><strong>B&uuml;y&uuml;k burun delikleri k&uuml;&ccedil;&uuml;lt&uuml;lebiliyor</strong></p>

<p>Op. Dr. Hasan Fındık, burun delikleri &ccedil;ok geniş ve &ouml;zellikle g&uuml;l&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;nde daha belirgin olan hastalarda burun kanatları denilen burun deliklerinin yan kısımları daraltılarak normal bir oran oluşturulabildiğini belirtiyor.</p>

<p>Burundaki asimetrik ve eğri g&ouml;r&uuml;nmenin burnun kendisinden değil, burnun oturduğu y&uuml;zdeki kemiklerden kaynaklanabileceğini ifade eden Op. Dr. Hasan Fındık &quot;Operasyon sırasında, &uuml;st &ccedil;ene damak kısmına da gerekli kıkırdak ve kemik destek yapılarak simetrik bir burun şekli elde edilmeye &ccedil;alışılıyor. Burun estetiğinde, burnu g&uuml;zelleştirirken nefes almaya engel olmamaya &ccedil;alışmak gerekiyor. Operasyon sırasında eğer nefes almayı engelleyecek burun kemiği eğriliği ya da burun eti b&uuml;y&uuml;mesi denilen sorun varsa bunlara y&ouml;nelik hamleler yapılarak hava yolu a&ccedil;ılıyor. T&uuml;m bunlar eş zamanlı yapılabiliyor.&quot;</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Sat, 03 Dec 2016 13:33:26 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Göz kapağı estetiğinde lazer kullanımı]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/projemed/pr/goz-kapagi-estetiginde-lazer-kullanimi-195</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/projemed/pr/goz-kapagi-estetiginde-lazer-kullanimi-195</guid>
            <description><![CDATA[<p>Karın b&ouml;lgesindeki gevşeklik veya basen b&ouml;lgesindeki yağlanmanın kıyafetlerle kamufle edilebildiğini, fakat g&ouml;zlerin, her toplumda v]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Karın b&ouml;lgesindeki gevşeklik veya basen b&ouml;lgesindeki yağlanmanın kıyafetlerle kamufle edilebildiğini, fakat g&ouml;zlerin, her toplumda ve her cinsiyette a&ccedil;ık olduğunu ve saklanamadığını belirten Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. T&uuml;rker &Ouml;zyiğit, g&ouml;z kapağı estetiği hakkında bilgi verdi.</p>

<p><strong>Problemin tedavisi cerrahi</strong></p>

<p>T&uuml;rkiye&rsquo;de g&ouml;z hekimlerinin sayısı plastik cerrahlara oranla daha fazla olduğuna dikkat &ccedil;eken Op. Dr. T&uuml;rker &Ouml;zyiğit, &quot;Başka tanılar altında bu işlemin yapılması ihtimaline karşılık hastalar bilin&ccedil;li olmalı. Toplu yapılan işlemler neticesinde bir de esas eğitimini almamış bir branş tarafından yapılarak g&ouml;z kapağı ameliyatlarının revizyon y&uuml;zdesinde son zamanlarda olduk&ccedil;a fazla artış g&ouml;zleniyor. G&ouml;z kapağı estetiği ile ilgili plastik cerrahlara m&uuml;racaat edilmesi gerekiyor.&quot;</p>

<p><strong>G&ouml;z kapağı ameliyatlarında neden lazer? </strong></p>

<p>G&ouml;z kapağı ameliyatlarında son zamanlarda lazer y&ouml;nteminin kullanılmaya başladığını belirten Op. Dr. T&uuml;rker &Ouml;zyiğit, &quot;Dokuda lazer ile &ccedil;alışılırken kanama olmuyor. Lazer keserek değil buharlaştırarak fazla dokuyu yok ediyor. Kesilmediği i&ccedil;in dokunun anatomik b&uuml;t&uuml;nl&uuml;ğ&uuml; bozulmıyor ve minimum travma yaratılmış oluyor. İyileşme daha &ccedil;abuk olacağı gibi morarma &ccedil;ok daha hafif oluyor. Ayrıca doku ve fonksiyon korunuyor. Kas dokusunda kesi ve &ldquo;kas &ccedil;ıkarımı&rdquo; yapılmıyor, &ldquo;muscle tightening&rdquo; yani kas sıkılaştırması yapılıyor. Ayrıca g&ouml;z&uuml;n fıtıklaşmış olan yağ dokusu kesilmez buharlaştırılıyor&quot; diyor.</p>

<p><strong>Doktor tecr&uuml;besi ve kullanılan cihaza dikkat edilmeli</strong></p>

<p>Lazer kullanımı g&ouml;z kapağı estetiğinde olduk&ccedil;a yeni ve sadece bu konuda tecr&uuml;besi olanlar tarafından kullanılabildiğini belirten Op. Dr. T&uuml;rker &Ouml;zyiğit, &quot;G&ouml;z kapağı estetiği olmak isteyenler doktorun lazer kullanımı konusundaki tecr&uuml;besini sorgulamalı. G&ouml;z kapağı estetiğinde kullanılan lazer cihazı da olduk&ccedil;a &ouml;nemli. Uzakdoğu, &Ccedil;in ve G&uuml;ney Kore markalarından uzak durulmalı. İşlem lokal anestezi altında konuşarak yapılıyor. Hasta işlem sonrası hemen ayağa kalkıyor ve y&uuml;r&uuml;yerek evine gidiyor.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Tue, 29 Nov 2016 14:01:20 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Sınav kaygısı EMDR terapisi ile çözülebiliyor]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/projemed/pr/sinav-kaygisi-emdr-terapisi-ile-cozulebiliyor-192</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/projemed/pr/sinav-kaygisi-emdr-terapisi-ile-cozulebiliyor-192</guid>
            <description><![CDATA[<p>Her yıl milyonlarca &ouml;ğrencinin ilk&ouml;ğretimden &uuml;niversite bitene kadar hatta mezun olduktan sonra işe alım s&uuml;recindeki m&uuml;lak]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Her yıl milyonlarca &ouml;ğrencinin ilk&ouml;ğretimden &uuml;niversite bitene kadar hatta mezun olduktan sonra işe alım s&uuml;recindeki m&uuml;lakatlarda d&acirc;hil olmak &uuml;zere girdikleri onlarca sınavın varlığı sınav kaygısının toplumsal bir sorun olduğu ortaya &ccedil;ıkıyor.</p>

<p>İnsula Psikoloji&#39;den Uzman Klinik Psikolog G&uuml;lşah &Ouml;zt&uuml;rk Erten<strong>, </strong>sınav kaygısının nasıl &uuml;stesinden gelinebileceğinden &ouml;nce, kaygı kavramının ne olduğunun iyi bilinmesi gerektiğine dikkat &ccedil;ekiyor.</p>

<p>Sınav kaygısı kişinin akademik başarısızlığını genellemesinden dolayı ortaya &ccedil;ıktığını belirten Uzman Klinik Psikolog G&uuml;lşah &Ouml;zt&uuml;rk Erten<strong>, </strong>sınav kaygısı yaşayan bireylerde; sınav &ouml;ncesi uyku ve beslenme d&uuml;zeninin bozulduğu, sınav sırasında &ouml;ğrenilen bilgilerin kullanılamayacağına dair d&uuml;ş&uuml;ncelere engel olunamadığı ve sınav anında kontrol edemeyeceği durumların ortaya &ccedil;ıkacağına dair inan&ccedil;larının olduğunu vurguluyor.</p>

<p><strong>EMDR terapisi ile sınav kaygısı son buluyor</strong></p>

<p>Sınav kaygısında en hızlı &ccedil;&ouml;z&uuml;m&uuml;n EMDR Terapisi olduğuna dikkat &ccedil;eken ve y&ouml;ntem hakkında bilgi veren Psikolog G&uuml;lşah &Ouml;zt&uuml;rk Erten, &quot;EMDR, Dr. Francine Shapiro tarafından 1987 yılında bulunan g&ouml;z hareketleri ile duyarsızlaştırma ve yeniden işleme adı verilen bir y&ouml;ntem. Bu y&ouml;nteme g&ouml;re olumsuz duygu, d&uuml;ş&uuml;nce, davranış ve rahatsızlıkların arkasında işlenmemiş anılar yatıyor. Travmatik ya da &ccedil;ok rahatsız edici olaylar yaşandığında bilgi sağlıklı olarak işlenemeyebiliyor. Duyguların, d&uuml;ş&uuml;ncelerin, seslerin, g&ouml;r&uuml;nt&uuml;lerin ve beden tepkilerinin, olayın yaşandığı haliyle depolanıyor. Dolayısıyla olaydan sonra yaşanılan bazı durumların, bu işlenmemiş anıyı tetiklerse, kişi anının tamamını ya da bir kısmını yaşıyor gibi tepki verebiliyor.</p>

<p>EMDR uygulaması ve bilişsel yaklaşımlarla kişiye yaşadığı duyguları anlamlandırması, bu duyguların daha az rahatsızlık verir hale getirilmesi, olumlu d&uuml;ş&uuml;nmesi, g&uuml;&ccedil;l&uuml;klere karşı sahip olduğu potansiyelinin farkına varması hedefleniyor. &Ouml;zellikle sınav kaygısında, yaşanmış olan olumsuz anıların beyinde işlenmesini sağlayarak kişinin verdiği bedensel tepkilerin ve sınava dair olumsuz inan&ccedil;ların hızlıca yok olmasını sağlıyor.&quot;</p>

<p><strong>Travmatik olaylar psikolojik sorunlara yol a&ccedil;ıyor</strong></p>

<p>&Ouml;zellikle erken &ccedil;ocukluk d&ouml;nemi olmak &uuml;zere her yaşta yaşanan etkisi travmatik olan olaylar, k&uuml;&ccedil;&uuml;k d&uuml;ş&uuml;r&uuml;lme, ihmal edilme ve yaşanan başarısızlıklar da işlenmemiş anılar olarak ayrı ayrı depolanarak birikebiliyor. Bunun sonucunda &ccedil;ocuk, ergen ve yetişkinlerde psikosomatik rahatsızlıklar, kaygı bozuklukları, fobiler, depresyon, bağlanma bozukluğu, yeme bozukluğu gibi psikolojik sorunlar ortaya &ccedil;ıkabiliyor.</p>

<p><strong>Sınav kaygısı kendiliğinden ge&ccedil;mez</strong></p>

<p>Sınav kaygısı yaşayanların yaptığı en b&uuml;y&uuml;k yanlışın, s&uuml;reci ertelemek, kendiliğinden ge&ccedil;mesini beklemek ya da sınava kısa bir s&uuml;re kala yardım istemek olduğunu belirten G&uuml;lşah &Ouml;zt&uuml;rk Erten, &quot;Kaygıyı tetikleyen fakt&ouml;rlerin &ccedil;okluğu s&uuml;reci uzatabiliyor. Bunun i&ccedil;in size kontrol&uuml;n&uuml;z&uuml; kaybettiren sınav kaygısını bir an &ouml;nce yeniden yapılandırmalısınız. Sınav kaygısını yoğun yaşayan kişilerin bir uzmandan yardım alması sonucu sınavı riske atmamak a&ccedil;ısından &ouml;nemli olacak&quot; diyor.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Mon, 28 Nov 2016 15:09:19 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Diş problemleri botoks ile tedavi edilebiliyor]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/projemed/pr/dis-problemleri-botoks-ile-tedavi-edilebiliyor-188</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/projemed/pr/dis-problemleri-botoks-ile-tedavi-edilebiliyor-188</guid>
            <description><![CDATA[<p>Botoks, tıpta ve diş hekimliğinde kaslara giden sinirsel iletimi belirli bir s&uuml;re bloke eden, tedavi ya da estetik d&uuml;zenlemeler i&ccedil;]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Botoks, tıpta ve diş hekimliğinde kaslara giden sinirsel iletimi belirli bir s&uuml;re bloke eden, tedavi ya da estetik d&uuml;zenlemeler i&ccedil;in kullanılan bakteri kaynaklı bir toksin uygulaması olarak tanımlanıyor.</p>

<p>Bu uygulamayı yapma hakkı sadece tıp doktorları ve diş hekimlerine ait olduğunu belirten Diş Hekimi A. Doğan Bircan, &quot;Tıp doktorları t&uuml;m v&uuml;cut &uuml;zerinde &ccedil;alışırken diş hekimlerinin &ccedil;alışma alanı uzmanlık alanlarıyla sınırlı. Diş hekimlerinin &ccedil;alışma alanı ağız, &ccedil;ene ve bunlarla bağlantılı olan &ccedil;evre b&ouml;lgeleri i&ccedil;eriyor. &Ccedil;iğneme kasları, dudak kasları, boyun gibi b&ouml;lgeler bu alana dahil. Diş hekiminin sorumluluğunda olan t&uuml;m b&ouml;lgelerde botoks uygulaması yapılması yasal. Bunun dışında her g&uuml;n yaptıkları &ccedil;oğu dental uygulamada enjeksiyon yapıyor olmalarından dolayı iğne tekniklerinin gelişmiş olması, ağız ve &ccedil;evre dokularının anatomilerine hakim olmaları diş hekimlerini y&uuml;z b&ouml;lgesindeki botoks uygulamaları i&ccedil;in ideal kılıyor. Kanunen hi&ccedil;bir engel olmasa da uygulamayı &ouml;zellikle bu konunun eğitimini almış yetkin bir diş hekiminin yapması tercih edilmeli.&quot;</p>

<p><strong>Botoks her derde deva oldu</strong></p>

<p>Diş Hekimi A. Doğan Bircan, kırışıklıkları d&uuml;zeltme, terleme hatta migrene kadar &ccedil;ok geniş bir kullanım alanı olan botoks uygulamarı son d&ouml;nemlerde her derde deva olduğunu belirtiyor. Botoks uygulamasıyla sinir h&uuml;crelerinin kasa uyarı g&ouml;ndermesi bloke edildiğini belirten A. Doğan Bircan, &quot;Botoks tedavisinden sonra sinir h&uuml;crelerinin ucundaki kas dokular 3-6 ay sonra rejenere oluyor, blokaj ortadan kalkıyor ve iletim devam ediyor. Botoks kalıcı bir tedavi şekli olarak g&ouml;r&uuml;lmemeli. Botoks uygulamalarını medikal botoks, kozmetik botoks ve dental botoks olarak sınıflandırmak m&uuml;mk&uuml;n. Dental botoks; &ouml;zellikle &ccedil;iğneme kaslarının aşırı kasılmasına bağlı &ccedil;ene-y&uuml;z ağrıları, &ccedil;ene eklemi bozuklukları; bruksizm (diş sıkma, diş gıcırdatma), mimik kaslarının kozmetik olarak d&uuml;zeltilmesi, gummy smile (g&uuml;l&uuml;mserken dişetlerinin fazla g&ouml;r&uuml;nmesi) g&ouml;r&uuml;n&uuml;mlerinin d&uuml;zeltilmesi, y&uuml;z asimetrilerinin ve kırışıklıklarının d&uuml;zeltilmesinde uygulanıyor. Dental botoks uygulamaları ağrılı y&ouml;ntemler değil. İns&uuml;lin enjekt&ouml;rleri ile uygulama yapılıyor ve etkisi 3-4 g&uuml;nde g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. Uygulamadan sonra 14. g&uuml;nde maksimuma ulaşıyor.&quot;</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Sat, 19 Nov 2016 09:53:39 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Erimeyen yağlarınızdan liposuction ile kurtulun]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/projemed/pr/erimeyen-yaglarinizdan-liposuction-ile-kurtulun-182</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/projemed/pr/erimeyen-yaglarinizdan-liposuction-ile-kurtulun-182</guid>
            <description><![CDATA[<p>B&ouml;lgesel yağlardan kurtulmada en etkili y&ouml;ntemlerin başında gelen liposuction, uygulama alanındaki yağ dokusunun inceltilmesini ve v&uuml]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>B&ouml;lgesel yağlardan kurtulmada en etkili y&ouml;ntemlerin başında gelen liposuction, uygulama alanındaki yağ dokusunun inceltilmesini ve v&uuml;cuttan atılmasını sağlıyor.</p>

<p>V&uuml;cutta karın &ccedil;evresi, bel, kal&ccedil;a ile dizlerin yağ toplamaya m&uuml;sait b&ouml;lgeler olduğunu belirten Op. Dr. Defne Erkara, &quot;Diyet ve d&uuml;zenli egzersiz yapılmasına rağmen v&uuml;cudun bazı b&ouml;lgelerindeki eritilemeyen yağlar kişileri hem sağlık hem de estetik a&ccedil;ısından riske sokuyor. İşte bu gibi durumlarda v&uuml;cudun uyumu, b&ouml;lgesel yağ kalınlığının ayarlanması gibi ihtiya&ccedil;lar Liposuction y&ouml;ntemi etkili bir &ccedil;&ouml;z&uuml;m olarak &ouml;ne &ccedil;ıkıyor.&quot;</p>

<p><strong>Liposuction uygulaması yaygın ve basit</strong></p>

<p>Uygulamanın estetik cerrahlar tarafından yapıldığına dikkat &ccedil;eken Op. Dr. Defne Erkara, şu bilgileri veriyor: &quot;Liposuction işlemlerinde uzmanlar ile hastalar uygulama &ouml;ncesinde bir araya geliyor. Bu g&ouml;r&uuml;şmelerde kişilerin rahatsızlıkları, nasıl bir y&ouml;ntem izlenebileceği, ameliyat hakkında genel bilgiler ve gidilecek yol haritası konuşuluyor. Atılacak adımlar ile ilgili hasta ve uzman beraber karar veriyor, hangi b&ouml;lgelerden ne kadarlık bir yağ &ccedil;ekimi yapılacağı da yine burada konuşuluyor. Uzman tarafından herhangi bir risk belirlenmediyse ve diğer t&uuml;m detaylarda da karşılıklı mutabakat sağlandıysa uygulamaya ge&ccedil;iliyor. Temel olarak basit, uygulama anlamında da yaygın şekilde değerlendirilen bu uygulama ile fazla yağ h&uuml;crelerini belirlenen b&ouml;lgelerden alıyor. Yağların par&ccedil;alanması ile kanallardan dışarıya bu yağ par&ccedil;aları atılır. Bu ameliyatlar tam teşekk&uuml;ll&uuml; hastanelerde uygulanmalı.&quot;</p>

<p><strong>İşlem 1-2 saat s&uuml;r&uuml;yor</strong></p>

<p>Yaklaşık 1- 2 saat arasında ameliyat bitiriliyor.&nbsp;Ameliyat sonrasında hemen taburcu edilmek ve birka&ccedil; saat i&ccedil;inde hareketli yapıya yeniden kavuşmak m&uuml;mk&uuml;n oluyor. Yine de zorlayıcı hareketlerden ka&ccedil;ınmak gerekiyor. İşlem sırasında eriyen dikiş ipleri kullanılırsa dikişlerin alınması ile de uğraşılmıyor. Bandaj ve korse yardımı ile ameliyat izleri sarılıyor. İzlerin en en az şekilde ortaya &ccedil;ıkması i&ccedil;in uğraşılıyor ve iz oluşumu minimize ediliyor.&quot;</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Thu, 17 Nov 2016 13:23:21 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Ünlüler burun estetiği için Türkiye'yi tercih ediyor]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/projemed/pr/unluler-burun-estetigi-icin-turkiye-yi-tercih-ediyor-180</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/projemed/pr/unluler-burun-estetigi-icin-turkiye-yi-tercih-ediyor-180</guid>
            <description><![CDATA[<p>Reality şov yıldızı Kim Kardashian&rsquo;a benzemek i&ccedil;in 50&rsquo;den fazla estetik ameliyat olan ve bu uğurda servet harcamasıyla &uuml;nle]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Reality şov yıldızı Kim Kardashian&rsquo;a benzemek i&ccedil;in 50&rsquo;den fazla estetik ameliyat olan ve bu uğurda servet harcamasıyla &uuml;nlenen gen&ccedil; maky&ouml;z&nbsp; James Jordan Parke, yeni ve estetik bir buruna kavuşmak i&ccedil;in ge&ccedil;tiğimiz g&uuml;nlerde T&uuml;rkiye&rsquo;ye geldi. Burun estetiği i&ccedil;in Newest Plastik Cerrahi Merkezi&rsquo;nden&nbsp; Op. Dr. Bora Ok&rsquo;u tercih eden Parke, memnuniyetini sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımlar ile duyurdu.</p>

<p>D&uuml;nyada ve T&uuml;rkiye&#39;de en &ccedil;ok tercih edilen operasyonlardan biri olan burun estetiği burnun kemik ve kıkırdak yapısının şekillendirilerek kişinin y&uuml;z&uuml;yle uyumlu ve orantılı, doğal ve g&uuml;zel g&ouml;r&uuml;nen rahat nefes alabilen bir burun elde etmeyi ama&ccedil;lıyor.</p>

<p><strong>Hastalar burunlarında tek bir noktaya odaklanıyor</strong></p>

<p>Burnun burun sırtı, her iki yan b&ouml;lgesi ve burun ucundan oluşan 4 b&ouml;lgeyi i&ccedil;erdiğini belirten Op. Dr. Bora Ok, &quot;Bu par&ccedil;alar arasındaki dinamik bir bağlantı olup her b&ouml;lgede yapılan değişiklikler t&uuml;m burun yapısını değiştirmekte, diğer b&ouml;lgeleri yapılmayan m&uuml;dahaleler ameliyat sonrasında memnuniyetsizliğin &ouml;nemli bir sebebi oluyor. &Ccedil;oğu zaman estetik sonu&ccedil;ların anahtarı bu b&ouml;l&uuml;mler arasındaki bağlantının iyi sağlanmasıyla oluyor. Estetik burun g&ouml;r&uuml;n&uuml;m&uuml; isteyen kişiler burunda tek bir b&ouml;lgeye odaklanarak karşımıza &ccedil;ıkıyor. Bunlardan başlıca olanları burun kemerindeki fazlalık, burun ucunun d&uuml;ş&uuml;k ya da kalın olması veya burunda bir yana doğru eğrilik şikayetleri oluyor. Hastalar bize burunlarında g&ouml;rmek istedikleri veya istemedikleri durumları net bir şekilde anlatıyor. Ameliyat sonrası memnuniyet sadece bu b&ouml;l&uuml;mlerin d&uuml;zeltilmesi ile &ccedil;oğu zaman sağlanmıyor.&nbsp; Bunun iyi analiz edilmesi ameliyat sonrasında estetik sonu&ccedil; alınması a&ccedil;ısından ameliyatın kendisi kadar &ouml;nemli bir husus.&quot;</p>

<p><strong>Burun estetiği kişiye &ouml;zel olmalı</strong></p>

<p>Burun estetiğinde yaklaşımın her hastanın burun şekliyle ilgili gerekli veya istenen m&uuml;dahalelerin &ouml;nceden belirlenmesi ve kişiye &ouml;zel burun şeklini ortaya &ccedil;ıkartmak olduğunu belirten Op. Dr. Bora Ok, &quot;Burun kemik ve kıkırdak yapıdaki değişiklikler estetik burun ameliyatlarının temeli olmakla beraber her b&ouml;lgenin diğer bir b&ouml;lgeye olan etkisinin &ouml;nceden değerlendirilmesi en az bunun kadar &ouml;nemli. Bu sebepten dolayı asıl amacımız burnu sadece k&uuml;&ccedil;&uuml;ltmekten ziyade estetik olarak şekillendirmek oluyor. Burun estetiği&nbsp;ameliyatı genel anestezi altında ortalama 1 saat s&uuml;rmekte fakat bu s&uuml;re travma almış, deformitesi belirgin, daha &ouml;nce ameliyat ge&ccedil;irmiş burunlarda uzayabilir. Burun estetiği ameliyatlarını kapalı teknik ile yani burun u&ccedil; kısımda herhangi bir kesi yapmadan yapmayı tercih ediyorum.&quot; diyor.</p>

<p><strong>Burun ameliyatı sonrası s&uuml;re&ccedil; nasıl?</strong></p>

<p>Op. Dr. Bora Ok ameliyat sonrası s&uuml;re&ccedil; hakkında şu bilgileri veriyor: &quot;İlk 6 saat ağrı kesicilere cevap veren, hafif derecede ağrı ve dolgunluk hissi olabilir. Az sayıda hastada da olsa hafif dereceli şişme ve morarmalar olabilir fakat bunlar 1 hafta i&ccedil;inde azalarak kayboluyor. &Ccedil;oğu hastada burun i&ccedil;erisinde herhangi bir tampon uygulamamak ile birlikte gerekli durumlarda nefes almayı engellemeyen &ouml;zel silikon aparatları ile ameliyat sonrası s&uuml;re&ccedil;te hastalarımızın konforunun daha iyi olmasını sağlıyoruz. Burnun verdiğimiz şeklini koruması ve olabilecek darbelere karşı &ouml;nlem amacıyla ameliyat sonunda yerleştirdiğimiz hafif plastikten yapılı burun atelini ameliyattan sonra 5. 7. g&uuml;nler arasında &ccedil;ıkartıyoruz. Ameliyat sonrası hastalarımız 5. g&uuml;nden sonra işlerine ve sosyal hayatlarına d&ouml;nebiliyorlar. Yurt dışından gelen hastalarımızın bize 1 haftalık bir s&uuml;re ayırmaları yeterli oluyor. Burnun son şeklini alması ise hastanın deri yapısına g&ouml;re 1 &ndash; 1,5 sene kadar s&uuml;r&uuml;yor.&quot;</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Wed, 16 Nov 2016 12:11:01 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Katarakt ve Refraktifte yeni trendler]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/vsy-biyoteknoloji-ve-ilac-san-a-s/pr/katarakt-ve-refraktifte-yeni-trendler-178</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/vsy-biyoteknoloji-ve-ilac-san-a-s/pr/katarakt-ve-refraktifte-yeni-trendler-178</guid>
            <description><![CDATA[<p>VSY Biotechnology&nbsp; 9-13 Kasım 2016 tarihleri arasında Antalya Maxx Royal Kongre Merkezi&rsquo;nde d&uuml;zenlenen 50. TOD Ulusal Kongresi kaps]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>VSY Biotechnology&nbsp; 9-13 Kasım 2016 tarihleri arasında Antalya Maxx Royal Kongre Merkezi&rsquo;nde d&uuml;zenlenen 50. TOD Ulusal Kongresi kapsamında bir uydu sempozyumu d&uuml;zenledi. Sempozyum 2 farklı oturumda ger&ccedil;ekleşti. İlk oturumda Refraktif cerrahideki yenilikler, ikinci oturumda ise d&uuml;nyada ve T&uuml;rkiye&rsquo;de yeni bir trend olan Trifokal G&ouml;z İ&ccedil;i Lensleri konu edildi.</p>

<p><strong>SORUNLU G&Ouml;Z KAPS&Uuml;L&Uuml;NE SORUNSUZ OPERASYON</strong></p>

<p>Refraktif Cerrahiye y&ouml;nelik ger&ccedil;ekleşen oturumun moderat&ouml;rl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; <strong>Prof. Dr. Altan Atakan &Ouml;zcan </strong>ger&ccedil;ekleştirdi. Do&ccedil;. Dr. Alper Ağca ve Do&ccedil;. Dr. Barış S&ouml;nmez konuşmacı olarak yer aldılar. Do&ccedil;. Dr. Barış S&ouml;nmez; ge&ccedil;miş d&ouml;nemlerinde bir trafik kazası sonucunda cam kesiği, iz travması oluşan ve g&ouml;z kaps&uuml;l&uuml;nde hasar olan 70 yaşlarında bir hastanın g&ouml;z&uuml;ne yaptığı katarakt&nbsp; operasyonunu video &ccedil;ekimleri ile a&ccedil;ıkladı ve g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde geliştirilen modern lazer cihazları sayesinde sorunlu bir kaps&uuml;lde bile sorunsuz bir operasyon ger&ccedil;ekleştirme imk&acirc;nı bulduklarını belirtti. Lazer uygulamalarının &ouml;nemine değinen Do&ccedil;. Dr. S&ouml;nmez; &ldquo;Femtosaniye lazerin benim i&ccedil;in &ouml;nemli olan kısmı kombine birka&ccedil; cerrahi teknikte kullanabilme avantajı; katarakt modundan kornea moduna ge&ccedil;ebilmesi&rdquo; dedi.</p>

<p><strong>YENİLİKLER HASTALARI RAHATLATIYOR</strong></p>

<p>Y&uuml;zey ablasyonunda yenilikler hakkında bilgi veren <strong>Do&ccedil; Dr. Alper Ağca</strong>; excimer lazer cihazlarındaki SmartSupface Pulse teknolojisi hakkında bilgi verdi.&nbsp; Bu teknolojinin amacının korneada p&uuml;r&uuml;zs&uuml;z m&uuml;mk&uuml;n olduğunca d&uuml;zg&uuml;n bir y&uuml;zey sağlamak olduğunu belirten Do&ccedil;. Dr. Ağca; &ldquo;Smartsurface lazer atımlarının kornea y&uuml;zeyine&nbsp; daha y&uuml;ksek rez&uuml;lasyonda&nbsp; konumlandırılabilmesini sağlayan bir teknolojidir. Spotları daha birbirine yakın kusursuz bir şekilde atarak daha d&uuml;zenli bir y&uuml;zey oluşturmak &uuml;zere tasarlanmış. Postop sonu&ccedil;ları da takiplerimize g&ouml;re daha iyi. Y&uuml;zey p&uuml;r&uuml;zs&uuml;zl&uuml;ğ&uuml; g&ouml;rsel değer refraksiyon hızını , postop ağrısını olumlu etkiliyor&rdquo; şeklinde konuştu. &nbsp;</p>

<p><strong>LENSLERE BAKIŞ A&Ccedil;ISI DEĞİŞİYOR</strong></p>

<p>&ldquo;D&uuml;nyada ve T&uuml;rkiye&rsquo;de yeni bir trend: Trifokal G&ouml;z İ&ccedil;i Lensleri&rdquo; başlığıyla d&uuml;zenlenen ikinci oturumun moderat&ouml;rl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; <strong>Prof. Dr. İsmet Durak</strong> ger&ccedil;ekleştirdi. &nbsp;Prof. Durak; &ccedil;ok k&uuml;&ccedil;&uuml;k pupillaya sahip olan &nbsp;bir hastada dahi trifokal lenslere y&ouml;nelik hasta memnuniyetinin etkileyici olduğunu s&ouml;yledi. Prof. Durak; &ldquo; Trifokal lenslerin abbe değeri &ccedil;ok y&uuml;ksek. Bu kromatik aberasyonlar a&ccedil;ısından &ccedil;ok &ouml;nemli bir parametre. Yakın orta ve uzak mesafelerde hasta memnuniyeti etkileyiciydi. Lenslere bakış a&ccedil;ımızı değiştirdi&rdquo; diye konuştu.</p>

<p><strong>T&Uuml;RKİYE&rsquo;DE&nbsp; %37 TRİFOKAL LENS KULLANILIYOR</strong></p>

<p><strong>Opr. Dr. Levent Ak&ccedil;ay </strong>son d&ouml;nemde T&uuml;rkiye&rsquo;de kullanılan lensler &uuml;zerine yapılan bir anketin sonu&ccedil;larını paylaştı. Dr. Ak&ccedil;ay&rsquo;ın verdiği bilgilere g&ouml;re; T&uuml;rkiye&rsquo;de, y&uuml;zde 40 trifokal ya da bifokal kullanıyor. Y&uuml;zde 37&rsquo;si trifokal kullanılıyor. T&uuml;rkiye&rsquo;de trifokal lenste en fazla kullanılan marka y&uuml;zde 42 oran ile VSY Biotechnology &lsquo;ye ait. Dr. Ak&ccedil;ay, g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde en fazla trifokal lenslerin tercih edilme sebebini ise ş&ouml;yle a&ccedil;ıklıyor: &ldquo; T&uuml;rkiye teknolojiyi yurtdışından dahi iyi takip eder hale geldi. Doktorlar da hastaya yeni bir teknoloji sunmak istiyor. Lensin EDOF &ouml;zelliği sayesinde hastaların yakın-uzak ve &ouml;zellikle orta mesafede kesintisiz s&uuml;rekli g&ouml;r&uuml;şe kavuşmasını istiyorlar. İnsanlar gen&ccedil; g&ouml;r&uuml;nmek istiyor ve bu y&uuml;zden de g&ouml;zl&uuml;k takmak istemiyorlar. Her mesafeyi g&ouml;zl&uuml;ks&uuml;z g&ouml;rebilmek i&ccedil;in g&ouml;z i&ccedil;i lensi takmak g&uuml;n&uuml;m&uuml;z&uuml;n trendlerinden.&rdquo;</p>

<p><strong>T&Uuml;RK LENSLERİ KORE&rsquo;DE DE İLGİ G&Ouml;R&Uuml;YOR</strong></p>

<p>Kongreye Kore&rsquo;den ziyaret&ccedil;i olarak gelen <strong>Dr. Choun-Ki JOO </strong>T&uuml;rkiye&rsquo;de VSY Biotechnology tarafından &uuml;retilen trifokal lensleri hastalarında kullandığını ve memnun kaldığını ifade ederek, hastalarında uyguladığı lenslere dair deneyimlerini aktardı.</p>

<p>Uydu sempozyumu sırasında, &ldquo;G&ouml;rmeye Doğru&rdquo; isimli bir de ske&ccedil; ger&ccedil;ekleştirildi. &Ccedil;iğdem Tun&ccedil;, Dr. Levent Ak&ccedil;ay, Selma Sema Aras, Onur Sarıaltın, Deniz Değirmenci ve Selin &Ouml;zkaya oyunda rol aldılar.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Tue, 15 Nov 2016 15:35:48 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Vajinismus hipnoz ile tedavi edilebiliyor]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/projemed/pr/vajinismus-hipnoz-ile-tedavi-edilebiliyor-177</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/projemed/pr/vajinismus-hipnoz-ile-tedavi-edilebiliyor-177</guid>
            <description><![CDATA[<p>T&uuml;rkiye de her on kadından birinde vajinismus rahatsızlığının g&ouml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;n&uuml; dile getiren <strong>Dr. Murat Ulusoy</stro]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>T&uuml;rkiye de her on kadından birinde vajinismus rahatsızlığının g&ouml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;n&uuml; dile getiren <strong>Dr. Murat Ulusoy</strong>, bir&ccedil;ok &ccedil;iftin, ilk gece ve takip eden g&uuml;nlerde ilişkiyi yaşayamadığında tam olarak neler olup bittiğini anlayamadığını, hatta nice zaman sonra sorunlarının vajinismus olduğunun farkına vardıklarını belirtti. &nbsp;</p>

<p><strong>Vajinismus Nedir?</strong></p>

<p>Vajinismus - ilişkiye girememe -&nbsp; kadının ilişki anında; &ldquo;korku, kasılma, geri &ccedil;ekilme, eşini eli ile itme, acı duyma endişesi taşıma&rdquo; gibi bilin&ccedil;altı sebep ve tepkilerle ilişkiyi ger&ccedil;ekleştirememe durumudur. Erkeklerin &ccedil;oğu bu tepkileri anlamsız bulurken yanlış olarak eşinin kasıtlı olarak yaptığını bile d&uuml;ş&uuml;nebilirler.</p>

<p><strong>3 saatlik tedavi ile vajinismus problemi son bulabilir&hellip;</strong></p>

<p>Vajinismus tedavisinde kullanılan alternatif y&ouml;ntemlerden biri olan hipnoz tedavisi ile vajinismus probleminin kolay bir şekilde &ccedil;&ouml;z&uuml;lebildiğini belirten Dr. Murat Ulusoy, &quot;Hipnoz ile tedavi, vajinismus sorunu yaşayan kişilerde bilişsel ve davranışsal cinsel terapilere ek olarak uygulanıyor. Hipnoz tedavisi vajinismusta tedavi s&uuml;recini kısaltıyor ve kişilerin bu sorundan daha kolay bir şekilde kurtulmasını sağlıyor. Hipnoz y&ouml;ntemi ile yapılan vajinismus tedavisinde kişilerde rahatlama artıyor, &ouml;zg&uuml;ven y&uuml;kseliyor, kaygılar azalıyor ve gevşeme sağlanıyor. Vajinismus hastalığının tedavisinde başarılı sonu&ccedil;lar almak i&ccedil;in eklektik bir yaklaşımın benimsenmesi b&uuml;y&uuml;k &ouml;nem taşıyor. Bilişsel, davranış&ccedil;ı, psikoeğitim ve hipnoz terapi yaklaşımlarını bir arada i&ccedil;eren sistematik bir teknik ile sabah tedaviye alınan hastanın g&uuml;n i&ccedil;inde toplam &uuml;&ccedil; saatlik bir &ccedil;alışma ile akşama deneyim yaşayabilir.&quot;</p>

<p>Hipnoz tedavisi ile kasılmaları kaldırıp gevşemeyi zihin ve bedene &ouml;ğretebilmek, bilin&ccedil;altı bilgi &ccedil;arpıtmalarını d&uuml;zenlenmesi, ge&ccedil;mişteki ilişkiye ait oluşan koruyucu duyguların ve travmaların ortadan kaldırılması, &ouml;ğrenmeyi hızlandırmak, cesaret, &ouml;zg&uuml;ven ve g&uuml;&ccedil;l&uuml; egonun yaratılması m&uuml;mk&uuml;n olabiliyor.</p>

<p><strong>Hipnozun vajinismus tedavisindeki &ouml;nemi;</strong></p>

<ol>
	<li>Kasılmaları kaldırıp gevşemeyi zihin ve bedene &ouml;ğretebilmesi</li>
	<li>Bilin&ccedil;altı bilgi &ccedil;arpıtmalarını d&uuml;zenlemedeki etkisi</li>
	<li>Ge&ccedil;mişteki ilişkiye ait oluşan koruyucu duyguları ve varsa travmaların kaldırılması</li>
	<li>&Ouml;ğrenmeyi hızlandırması</li>
	<li>Başarı i&ccedil;in cesaret, &ouml;zg&uuml;ven ve g&uuml;&ccedil;l&uuml; egonun yaratılması</li>
</ol>

<p>olarak sıralayabiliriz.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Tue, 15 Nov 2016 11:58:34 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Madonna FaceLift yöntemi ile 10 yıl gençleşin]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/projemed/pr/madonna-facelift-yontemi-ile-10-yil-genclesin-176</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/projemed/pr/madonna-facelift-yontemi-ile-10-yil-genclesin-176</guid>
            <description><![CDATA[<p>Birden &ccedil;ok lazer enerjisinin y&uuml;z&uuml;n farklı b&ouml;lgelerine uygulanması olan Madonna y&uuml;z germe işlemi hakkında bilgi veren Est]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Birden &ccedil;ok lazer enerjisinin y&uuml;z&uuml;n farklı b&ouml;lgelerine uygulanması olan Madonna y&uuml;z germe işlemi hakkında bilgi veren Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. T&uuml;rker &Ouml;zyiğit, ayakta narkoz verilmeden yapılan bu işlem sayesinde, elmacıkların eski projeksiyonuna ulaştığını, g&ouml;z kapaklarının, belirginliğini yitirmiş olan &ccedil;ene konturunun gerildiğini ve gıdı gevşekliğinin d&uuml;zeldiğini belirtiyor.</p>

<p><strong>Minik dokunuşlarla gen&ccedil; g&ouml;r&uuml;nmek m&uuml;mk&uuml;n</strong></p>

<p>Y&uuml;z problemleri yaşlanma ve yıpranmaya bağlı ortaya &ccedil;ıktığını ifade eden Op. Dr. T&uuml;rker &Ouml;zyiğit, &quot;Cildimiz zaman i&ccedil;inde yıpranıyor. Yaşla ilişkili olabileceği gibi gen&ccedil; yaşlarda bile cilt lekeleri oluşabiliyor. Cildin gerginliği yaşla azalıyor ve cilt gevşemeye başlıyor. Bazen ciltte kızarıklıklar oluşuyor. Oluşan hafif kırışıklıklar zamanla derinleşiyor. T&uuml;m bunlar cildimize etki eden dış etkenlerle ve genetik olarak oluşuyor. Dış etkenlerin başında g&uuml;neş geliyor. Sıcak, soğuk, nem, r&uuml;zg&acirc;r, kuru hava ve kimyasal maddeler cildimizde yaşlanmaya neden olan etmenler arasında sayılıyor. Y&uuml;z problemlerinin nedenleri ve sonu&ccedil;ları farklı olsa da &ccedil;areleri aynı. Minik dokunuşlarla daha gen&ccedil; bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;me sahip olmak m&uuml;mk&uuml;n olabiliyor.&quot;</p>

<p><strong>Ameliyatsız cilt gen&ccedil;leştirmeye ilgi artıyor</strong></p>

<p>Ciltteki yaşlanmayı geciktirmede ameliyat ile bozulan ve gevşeyen yapıların eski haline getirme y&ouml;nteminin yaygın olarak kullanıldığını belirten Op. Dr. T&uuml;rker &Ouml;zyiğit, &quot;G&uuml;n&uuml;m&uuml;z yaşantısında insanlar artık, ameliyatsız-hastanesiz ağrısız-&ccedil;ilesiz y&ouml;ntemler arıyor. Bu noktada uygulanan y&ouml;ntemlerden biri olan Madonna FaceLift lazer enerjisi ile gen&ccedil;leşmeye yardımcı oluyor. Etkili bir y&uuml;z gen&ccedil;leştirme işlemi i&ccedil;in uygulanan lazerin y&uuml;zde yeni kollajen oluşumunu sağlıyor. Yeni kollajen sentezi ile y&uuml;zde gen&ccedil;leşme sağlayan lazer, aynı zamanda cildin kendi i&ccedil;indeki problemlerini de giderebiliyor.</p>

<p>Madonna y&uuml;z germe adı verilen lazer ile her iki b&ouml;lge de tedavi edilebiliyor. Bu işlem i&ccedil;in; bir g&uuml;n&uuml;n&uuml;z&uuml;, tercihen bir hafta sonunuzu ayırmanız yeterli oluyor. İşlemden sonra 2 g&uuml;n su değdirilmemesi gerekiyor. &Uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; g&uuml;nden itibaren kişi, makyaj yaparak işinin başına veya toplantı salonuna geri d&ouml;n&uuml;lebiliyor.&quot;</p>

<p>Madonna y&uuml;z germe denilen işlemin, esasında birden &ccedil;ok lazer enerjisinin y&uuml;z&uuml;n farklı b&ouml;lgelerine uygulanması olduğunu vurgulayan Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. T&uuml;rker &Ouml;zyiğit, ayakta narkoz verilmeden yapılan bu işlemler kombinasyonu sayesinde, elmacıkların eski projeksiyonuna ulaştığını, g&ouml;z kapaklarının, belirginliğini yitirmiş olan &ccedil;ene konturunun gerildiğini, hemen her zaman eşlik eden gıdı gevşekliğinin d&uuml;zeldiğini belirtti. Op. Dr. T&uuml;rker &Ouml;zyiğit, ayrıca ciltteki yaşlılık lekelerinin, porlu-g&ouml;zenekli derinin, seneler i&ccedil;inde g&uuml;neş hasarından dolayı yıpranmış derinin, yenilenmiş olacağını dile getirdi.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Mon, 14 Nov 2016 08:46:21 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Çocukta tuvalet eğitimi otorite savaşına dönmesin]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/projemed/pr/cocukta-tuvalet-egitimi-otorite-savasina-donmesin-175</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/projemed/pr/cocukta-tuvalet-egitimi-otorite-savasina-donmesin-175</guid>
            <description><![CDATA[<p>Tuvalet eğitiminde &ccedil;ocuğun hem fizyolojik hem de psikolojik bakımdan hazır olması gerektiğine dikkat &ccedil;eken İnsula Psikoloji &lsquo;de]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Tuvalet eğitiminde &ccedil;ocuğun hem fizyolojik hem de psikolojik bakımdan hazır olması gerektiğine dikkat &ccedil;eken İnsula Psikoloji &lsquo;den Uzman Klinik Psikolog G&uuml;lşah &Ouml;zt&uuml;rk Erten, tuvalet eğitiminin verileceği ideal zaman aralığının 18-36. aylar olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Tuvalet eğitiminin verildiği yaşın, 2 yaş sendromu olarak da anılan &ccedil;ocukların yoğun inatlaşma d&ouml;nemlerine denk geldiğini ifade eden Uzman Klinik Psikolog G&uuml;lşah &Ouml;zt&uuml;rk Erten,&nbsp; &quot;&Ccedil;ocuklar, bu yaş d&ouml;nemlerinde bir nevi kişisel alanlarını oluşturmaya &ccedil;alışıyor ve ebeveyn ile g&uuml;&ccedil; savaşına girebiliyor. B&ouml;ylece sınırlarını &ouml;ğreniyorlar. Bu d&ouml;nemde anneyle kıyafet se&ccedil;imi, yemek se&ccedil;imi gibi bir&ccedil;ok konuda savaş başlıyor. Tuvalet eğitiminde ise durum farklı. Bu s&uuml;re&ccedil;te anne, birden &ccedil;ok hassas davranmaya başlıyor. Ses tonu &ccedil;ok yumuşak ve heyecanlı oluyor. &Ccedil;ocuk bir yandan kaslarını kendi başına kullanabilmenin, tutma ve bırakma eyleminin hazzını yaşarken bir yandan da anneyi bu şekilde kontrol edebildiğinin farkına varıyor. Annenin tuvalet i&ccedil;in bu bekleyişi &ccedil;ocuk i&ccedil;in bir zafer olarak nitelendirilebilir. İlk defa bir alanda sadece kendisi karar verebiliyor.&quot;</p>

<p><strong>Tuvalet eğitimi bu d&ouml;nemlere denk gelmemeli</strong></p>

<p>&Ccedil;ocuklarda tuvalet eğitimine başlama s&uuml;recinde &ccedil;evresel koşulların eğitimin başarısında &ouml;nemli olduğunun altını &ccedil;izen G&uuml;lşah &Ouml;zt&uuml;rk Erten, &quot;Konunun psikolojik boyutları d&uuml;ş&uuml;n&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;nde &ccedil;ocuklar i&ccedil;in sıkıntılı bir d&ouml;nem. Eğitimin sağlıklı olması a&ccedil;ısından aileye yeni bir kardeş gelmesi, boşanma, kreşe başlama, bir yakını kaybetme, &ouml;nemli hastalık ge&ccedil;irme ve ev değişikliği gibi d&ouml;nemlere denk gelmemesine dikkat etmekte fayda var&rsquo;&rsquo; şeklinde a&ccedil;ıklama yaptı.</p>

<p><strong>Ailelere tuvalet eğitimi konusunda tavsiyeler</strong></p>

<p>&Ccedil;ocuğunuzun i&ccedil;inde bulunduğu d&ouml;nemin &ouml;zelliklerini iyi bilin ve tuvalet eğitimini &ccedil;ocukla otorite savaşı haline getirmeyin.</p>

<p>Bu d&ouml;nemin, fizyolojik ve psikolojik olarak hazır bulunurluk gerektirdiğini unutmayın ve eğitime başlamak i&ccedil;in &ccedil;ocuğunuzu zorlamayın.</p>

<p>Sabırlı olun ve &ccedil;ocuğunuza sert tepkiler ve ceza vermekten kesinlikle ka&ccedil;ının. &Ccedil;ocuğunuzun bunlara maruz kalması ileride kişilik olarak otorite karşısında sıkıntı yaşayan, &ouml;zg&uuml;veni d&uuml;ş&uuml;k, aşırı d&uuml;zenli bireyler olmasına neden olabilir.</p>

<p>&Ccedil;ocuğunuz tuvalet eğitimine başladığında aşırı sevin&ccedil; ya da beklentiye girmeyin, bunun doğal bir s&uuml;re&ccedil; olduğu aklınızdan &ccedil;ıkarmayın.</p>

<p>Bu d&ouml;nemde &ccedil;ocuğunuza teşvik i&ccedil;in b&uuml;y&uuml;k &ouml;d&uuml;ller koymak &ccedil;ocuğun bu durumu kullanabileceği bir s&uuml;re&ccedil; haline gelebilir, dikkatli olun.</p>

<p>Eğitimin &ccedil;ocuğunuzun kişiliğini etkileyen &ouml;nemli bir s&uuml;re&ccedil; olduğunu unutmayın.</p>

<p>Tuvalet eğitimi konusunda sorun yaşarsanız bir uzmandan destek almaktan &ccedil;ekinmeyin.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Fri, 11 Nov 2016 23:40:52 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Burun eğriliği Türklerde daha fazla]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/projemed/pr/burun-egriligi-turklerde-daha-fazla-170</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/projemed/pr/burun-egriligi-turklerde-daha-fazla-170</guid>
            <description><![CDATA[<p>Nefes alma g&uuml;&ccedil;l&uuml;ğ&uuml; ve y&uuml;zde asimetriye yol a&ccedil;an burun eğriliği fonksiyon ve estetik sorunlar nedeniyle kişileri m]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Nefes alma g&uuml;&ccedil;l&uuml;ğ&uuml; ve y&uuml;zde asimetriye yol a&ccedil;an burun eğriliği fonksiyon ve estetik sorunlar nedeniyle kişileri mutsuz yapıyor.</p>

<p>Burun eğriliği probleminin ge&ccedil;miş yıllara oranla daha kolay bir şekilde &ccedil;&ouml;z&uuml;lebildiğini belirten KBB ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Do&ccedil;. Dr. H. Baki Yılmaz, eğri burun ve tedavi y&ouml;ntemleri hakkında bilgi verdi.</p>

<p><strong>Eğri burun nedir?</strong></p>

<p>Burun asimetrileri ve d&uuml;zensizlikleri ile beraber burun piramidinin y&uuml;z orta hattından olan b&uuml;t&uuml;n sapmaları i&ccedil;in &ldquo;Eğri burun&rdquo; terimi kullanılıyor. Burun eğriliği dıştan eğri burun, i&ccedil;ten eğri burun ve hem i&ccedil;ten hem dıştan eğri burun olmak &uuml;zere 3 şekilde sınıflandırılıyor.</p>

<p>Avrupa &uuml;lkelerinin burun yapısının bizim toplumumuza g&ouml;re daha d&uuml;z olduğunu belirten KBB ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Do&ccedil;. Dr. H. Baki Yılmaz, T&uuml;rkiye&#39;de eğri burun sıklığının daha fazla olmasında buruna alınan darbeler, ge&ccedil;irilen burun ameliyatları ya da doğumsal nedenlerin etkili olduğunun altını &ccedil;iziyor. Afrika &uuml;lkelerinde burun yapısı d&uuml;z ama daha yayvan, Asyalılarda ise burun k&uuml;&ccedil;&uuml;k ama burun k&ouml;k&uuml; olduk&ccedil;a basık olduğunu s&ouml;yl&uuml;yor.</p>

<p><strong>Eğri burun tanısı nasıl konuyor?</strong></p>

<p>Eğri burun tanı koymak i&ccedil;in illaki doktor olmaya gerek olmadığını belirten Do&ccedil;. Dr. H. Baki Yılmaz, &quot;Hastaların dış g&ouml;r&uuml;n&uuml;m&uuml;nden burun eğriliği tanısı konulabiliyor. Dıştan olan burun eğrilikleri &ccedil;oğu zaman burun i&ccedil;indeki sorunlarla birlikte oluyor. Bu sorunlardan en sık karşılaştığımız burun ara b&ouml;lmesi eğrilikleri ve burun i&ccedil;indeki yapıların şişmesi. Bazen burun dıştan bakıldığında tamamen d&uuml;z olmasına karşın i&ccedil;inde eğrilikler olabiliyor. Bu da nefes alma g&uuml;&ccedil;l&uuml;ğ&uuml;ne neden oluyor. Eğri burun hem nefes alma g&uuml;&ccedil;l&uuml;ğ&uuml;ne hem de g&ouml;r&uuml;n&uuml;m bozukluğuna yol a&ccedil;ıyor. Sıklıkla her iki sorun aynı anda olabildiği gibi ayrı ayrı da olabiliyor. Hem sağlık hem de estetik a&ccedil;ısından kişileri g&uuml;nl&uuml;k hayatta mutsuz edebiliyor.&quot;</p>

<p><strong>Eğri burun tedavisi nasıl yapılıyor?</strong></p>

<p>Eğri bir burnu medikal tedavi veya alternatif tıbbi y&ouml;ntemlerle d&uuml;zeltmenin zor olduğunun altını &ccedil;izen Do&ccedil;. Dr. H. Baki Yılmaz, eğri burnun ameliyat ile tedavi edileceğini ifade ediyor.</p>

<p>Yılmaz, eğri burun tedavisi konusunda şu bilgileri veriyor: &quot;Ameliyatlarda eğri burnu d&uuml;zeltebilmek i&ccedil;in hem dış yapılar dediğimiz; burun kemiği, burun kıkırdaklarını hem de i&ccedil; yapılar dediğimiz; burun ara b&ouml;lmesi ve burun etleri tedavi edilmeli ve d&uuml;zeltilmeli. Bazen eğri burunlu bir hastanın burnu tamamen d&uuml;zelse bile nefes alma problemi devam edebiliyor. Bunun bir&ccedil;ok nedeni var. En başta gelen nedenler burun alerjileri, burun sistemik ve lokal hastalıkları, doktorunuzun eksik muayene ve tedavisi. Estetik a&ccedil;ıdan eğri burnu tam olarak d&uuml;zeltmek burundan nefes almayı sağlamayacağı gibi &ccedil;ok rahat nefes alan bir burun da ameliyat sonrası yine de eğri olabiliyor. Bu sorunlarınız i&ccedil;in tekrar doktorla g&ouml;r&uuml;şmek gerekiyor. Eğri bir burundan kurtulmak g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde cerrahi tedavi (ameliyat) ile 5-7 g&uuml;n gibi kısa bir zaman i&ccedil;erisinde m&uuml;mk&uuml;n oluyor. Eğri olması nedeniyle&nbsp; nefes alamayan ve g&uuml;zel g&ouml;r&uuml;nmeyen bir burun ve bu burunun yarattığı sıkıntılar kişileri g&uuml;nl&uuml;k yaşamda başarısızlığa ve mutsuzluğa itiyor. T&uuml;m bu sorunlar ameliyatla kolayca aşılabiliyor.&quot;</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Fri, 04 Nov 2016 13:08:10 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Diş sağlığınız için bu 10 öneriye kulak verin]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/projemed/pr/dis-sagliginiz-icin-bu-10-oneriye-kulak-verin-168</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/projemed/pr/dis-sagliginiz-icin-bu-10-oneriye-kulak-verin-168</guid>
            <description><![CDATA[<p>Ağızdaki olumsuzlukların&nbsp;diş&nbsp;sağlığının bozulmasından sindirimin olumsuz etkilenmesine kadar bir&ccedil;ok olumsuz etkisi bulunduğuna dik]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Ağızdaki olumsuzlukların&nbsp;diş&nbsp;sağlığının bozulmasından sindirimin olumsuz etkilenmesine kadar bir&ccedil;ok olumsuz etkisi bulunduğuna dikkat &ccedil;eken <strong>Diş Hekimi A. Doğan Bircan</strong>, sağlıklı ağıza ve diş yapısına sahip olmak i&ccedil;in doğru ve dengeli beslenmenin yanı sıra bazı &ouml;nemli noktalara mutlaka dikkat edilmesini belirtiyor.</p>

<p>Diş yapısında bozukluk olan kişilerde &ccedil;iğneme zor olacağı ya da olamayacağı i&ccedil;in kilo kontrol sorunları ve mide sorunlarının yaşanabileceğinden bahseden Diş Hekimi A. Doğan Bircan, sağlıklı ağız ve dişler i&ccedil;in 10 &ouml;neride bulunuyor.</p>

<p><strong>Sağlıklı beslenin</strong></p>

<p>Yanlış beslenme, fazla tatlı t&uuml;ketimi, mide problemleri, kusma gibi nedenler dişlerin &ccedil;&uuml;r&uuml;mesini hızlandırdığı gibi ağız kokusunu da tetikliyor. Sağlıklı beslenme v&uuml;cut i&ccedil;in olduğu kadar dişler i&ccedil;in de &ouml;nemli. Sağlıklı dişlere sahip olmak i&ccedil;in s&uuml;t ve s&uuml;t &uuml;r&uuml;nleri, C vitamini i&ccedil;eren sebze ve meyve t&uuml;ketimine &ouml;nem vermek gerekiyor.</p>

<p><strong>Ağız ve diş bakımını &ouml;nemseyin</strong></p>

<p>Ağız ve diş sağlığı i&ccedil;in dişlerin d&uuml;zenli ve doğru fır&ccedil;alanması &ouml;nemli. Doğru diş fır&ccedil;alamada diş yapısına uygun bir sertlikte diş fır&ccedil;ası kullanmak gerekiyor. Diş fır&ccedil;ası ıslatılmamalı.&nbsp; Mercimek b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;nde macun sıkılmalı. 45 derecelik a&ccedil;ıyla dişetinden dişe doğru dairesel hareketler yaparak dişler &ouml;n y&uuml;zlerinden fır&ccedil;alanmaya başlanmalı. &Ouml;n dişlerden arka dişlere doğru t&uuml;m dişlerin fır&ccedil;alanmasına dikkat edilmeli. Aynı şekilde dişlerin arka y&uuml;zleri de fır&ccedil;alanmalı. &Ouml;n dişlerin arka y&uuml;zleri fır&ccedil;a dikine tutularak temizlenmeli. Son aşama olarak da dişlerin &ccedil;iğneyici y&uuml;zleri de ileri geri hareketlerle temizlenmeli. Bu şekilde fır&ccedil;alama işlemi sonlandırılmalı.</p>

<p>Fazla macun kullanılması ağızdaki ferahlığı artırdığı i&ccedil;in dişlerin tam olarak temizlenmeden fır&ccedil;alama işleminin erken sonlandırılmasına yol a&ccedil;ıyor Bu da etkin bir temizleme sağlamayı &ouml;nl&uuml;yor. Fır&ccedil;alama, sağdan sola yatay y&ouml;nde olmamalı. Yatay fır&ccedil;alama diş minesini aşındırarak, hassasiyeti artırıyor, dişlerde renk değişikliğine yol a&ccedil;ıyor, diş etlerinin &ccedil;ekilmesine neden oluyor.</p>

<p><strong>Diş temizliğine &ouml;nem verin</strong></p>

<p>D&uuml;zenli diş fır&ccedil;alamanın yanı sıra diş ipi kullanılmalı, ara y&uuml;z temizliği ve gargara yapılmalı. Ayrıca diş fır&ccedil;asının belli periyotlarda değiştirilmesine dikkat edilmeli. Yaklaşık olarak 3 ay sonra diş fır&ccedil;ası yıpranmaya ve bakteri barındırmaya uygun bir hale geliyor. 3&ndash;6 ay arasında diş fır&ccedil;aları yenilenmeli. Aynı anda 2 diş fır&ccedil;asına sahip olmakta yarar var. Sabah ve akşam olmak &uuml;zere farklı fır&ccedil;a kullanmak gerekiyor. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; diş fır&ccedil;asının kılları daha kuru ve sert bir hale geliyor. Bu sayede daha etkin bir temizleme sağlanıyor.</p>

<p><strong>6 ayda bir diş hekimi kontrol&uuml;ne gidin</strong></p>

<p>Sağlıklı dişler i&ccedil;in d&uuml;zenli yapılan ağız ve diş bakımının yanı sıra diş hekimi kontrol&uuml; de b&uuml;y&uuml;k &ouml;nem taşıyor. Bundan dolayı 6 ayda bir diş hekimi kontrol&uuml;n&uuml;n yapılması gerekiyor.</p>

<p><strong>Sert cisimleri dişinizle kırmayın</strong></p>

<p>Fındık, ceviz gibi sert kabuklu yiyeceklerin dişle kırılması, meşrubat şişelerinin kapaklarının dişle a&ccedil;ılması son derece sakıncalı. Bu t&uuml;r alışkanlıklar dişte ciddi hasarlara yol a&ccedil;abildiği gibi diş minesinin &ccedil;atlamasına ve bakterilerin etkisinin artmasına sebep oluyor.</p>

<p><strong>Kahve, &ccedil;ay ve t&uuml;t&uuml;n &uuml;r&uuml;nlerine dikkat</strong></p>

<p>Fazla kahve, &ccedil;ay, kola gibi i&ccedil;eceklerin t&uuml;ketimi dişlerde renk değişimi ve sararma gibi hoş olmayan durumlara yol a&ccedil;ıyor. Bunların yanı sıra t&uuml;t&uuml;n &uuml;r&uuml;nlerinin de lekelenme ve diş eti hastalıklarına yol a&ccedil;tığı bilinen bir ger&ccedil;ek. Ayrıca sigara; dudak, dil ve ağız kanseri sebebi olması a&ccedil;ısından da ağız ve diş sağlığı a&ccedil;ısından son derece tehlikeli.</p>

<p><strong>Şekerden uzak durun</strong></p>

<p>Şeker ve şekerli yiyeceklerin diş ve ağız sağlığı a&ccedil;ısından daha az t&uuml;ketilmesinde fayda var. Bu t&uuml;r &uuml;r&uuml;nleri t&uuml;kettikten sonra dişlerin fır&ccedil;alanması ve bol su t&uuml;ketilmesi gerekiyor.</p>

<p><strong>Şekersiz sakız &ccedil;iğneyin</strong></p>

<p>Yemeklerden sonra şekersiz sakız &ccedil;iğnemek diş aralarında kalan artıklardan kurtulmayı sağladığı gibi sindirimi de kolaylaştırıyor.</p>

<p><strong>Dişlerinizi sıkmayın</strong></p>

<p>Diş sıkma hastalığı olarak bilinen Bruksizm, genellikle uyku esnasında oluşan g&uuml;&ccedil;l&uuml; &ccedil;ene hareketleriyle kendini g&ouml;steren bir alışkanlık. Alt ve &uuml;st &ccedil;enedeki dişlerin &ccedil;iğneme ve yutkunma fonksiyonları dışında karşılıklı temasa gelmemesi gerekiyor. Toplumda da sıklıkla g&ouml;r&uuml;len bu rahatsızlıktan &ccedil;oğu zaman hastanın kendisinin de haberi olmuyor. Genellikle strese bağlı olarak meydana gelen diş sıkma alışkanlıkları dişlerin aşınmasına, &ccedil;&uuml;r&uuml;klere ve diş eti &ccedil;ekilmelerine sebep olabiliyor. Diş sıkma ve gıcırdatma alışkanlığı olanların tedavi olması gerekiyor.</p>

<p><strong>Kalem, k&uuml;rdan gibi sert cisimler kullanmayın</strong></p>

<p>Kalem ısırmak, k&uuml;rdanla dişleri ve diş etlerini zorlamak diş minesine zarar verdiği gibi dişlerin daha &ccedil;abuk &ccedil;&uuml;r&uuml;mesine neden oluyor.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Tue, 01 Nov 2016 10:43:22 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Çiftler meme estetiği için birlikte karar veriyor]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/g-medya/pr/ciftler-meme-estetigi-icin-birlikte-karar-veriyor-164</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/g-medya/pr/ciftler-meme-estetigi-icin-birlikte-karar-veriyor-164</guid>
            <description><![CDATA[<p>Estetik cerrahi operasyonları i&ccedil;inde burundan sonra en fazla yapılan estetik cerrahi girişimi olan meme estetiği ile kadınların arzu ettikle]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Estetik cerrahi operasyonları i&ccedil;inde burundan sonra en fazla yapılan estetik cerrahi girişimi olan meme estetiği ile kadınların arzu ettikleri meme g&ouml;r&uuml;n&uuml;m&uuml;ne kavuşmaları m&uuml;mk&uuml;n olabiliyor.</p>

<p>Meme b&uuml;y&uuml;tme ameliyatı yaptıran kadınların &ccedil;oğunun muayeneye eşi ile geldiğini, silikon tercihlerini beraber yaptıklarını dile getiren Estetik cerrahi uzmanı Op. Dr. Defne Erkara, erkeklerin daha &ccedil;ok damla silikon, kadınların ise yuvarlak silikon tercih ettiklerini belirtiyor.</p>

<p><strong>&Ccedil;iftler yeni meme g&ouml;r&uuml;n&uuml;m&uuml;ne birlikte karar veriyor</strong></p>

<p>Kadınlar i&ccedil;in olduğu kadar erkekler i&ccedil;in de &ouml;nemli bir cinsel obje olan memenin estetik ile yeni bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;m&uuml;ne &ccedil;iftlerin birlikte karar verdiğini s&ouml;yleyen Op. Dr. Defne Erkara, &quot;Meme dokusu az olduğunda kilo alma ile istenilen kıvamda b&uuml;y&uuml;m&uuml;yor. Yeterli &ouml;l&ccedil;&uuml;de olduğunda ise kilo alıp verme ve doğumlardan aşırı etkileniyor. Kolayca sarkıyor ve şekil bozukluğuna uğruyor. Kadınlar i&ccedil;in olduğu kadar partnerleri i&ccedil;in de meme &ouml;nemli bir cinsel obje. Bundan dolayı meme estetiğine başvuru i&ccedil;in gelen hastaların y&uuml;zde ellisi g&ouml;r&uuml;şmeye eşleri de birlikte geliyor. G&ouml;r&uuml;şmenin muayene b&ouml;l&uuml;m&uuml;nde hasta ile yalnız kalarak onu dinliyor ve operasyon konusunda bilgi sahibi olmasını sağlıyorum. Sonrasında da eşi ile birlikteyken bilgi vermeye devam edip, eşinin de soruları varsa onları cevaplıyorum. Bu konuşmalar sırasında eşlerin meme estetiğine bakışlarını da anlıyorum. G&ouml;r&uuml;şmeye eşleri ile birlikte gelen erkeklerin &ccedil;oğunun konu hakkında olduk&ccedil;a fazla bilgisi oluyor. Erkekler, m&uuml;mk&uuml;n olduğu kadar doğal g&ouml;r&uuml;n&uuml;m tercih ediyorlar. Bundan dolayı meme b&uuml;y&uuml;tme yapmamız gereken hastalarımızın eşlerinin tercihi daha &ccedil;ok damla silikondan yana oluyor.&quot;</p>

<p><strong>Bayanlar dolgun g&ouml;r&uuml;n&uuml;m istiyor</strong></p>

<p>Bayanların meme estetiğinde dolgun g&ouml;r&uuml;n&uuml;mden yana olduklarının altını &ccedil;izden Op. Dr. Defne Erkara, &quot;Meme bezi ayakta durulduğunda aşağı kısmı daha dolgun olan bir organ. Bu nedenle yuvarlak protezlerden daha sonra piyasaya s&uuml;r&uuml;len bu damla silikon ile doğal meme g&ouml;r&uuml;n&uuml;m&uuml; taklit ediliyor. Bayanların &ccedil;oğunluğu ise kıyafetlerini serbest&ccedil;e giyebilme taraftarı olduklarından memenin doğallıktan &ccedil;ok &uuml;st kısmının dolgun olmasını &ouml;nemsiyor. Yer&ccedil;ekimi acımasız. Zamanla yuvarlak, &uuml;zeri dolgun olan protez bile damla g&ouml;r&uuml;nt&uuml;s&uuml; alıyor. Bu nedenle m&uuml;mk&uuml;n olduğunca memenin &uuml;st kısmının dolgun kalması avantaj gibi duruyor. Bu aşamada karar i&ccedil;in gerekli t&uuml;m bilgiler sonrasında eşler arası alınan ortak karara g&ouml;re hareket etmek her iki tarafın mutluluğu a&ccedil;ısından &ouml;nem taşıyor.&quot;</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Tue, 25 Oct 2016 16:14:27 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Erkek vücut şekli bozuluyor mu?]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/projemed/pr/erkek-vucut-sekli-bozuluyor-mu-163</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/projemed/pr/erkek-vucut-sekli-bozuluyor-mu-163</guid>
            <description><![CDATA[<p>İla&ccedil; marihuana kullanımı, bir takım hormonel bozukluklar nedenler arasındadır.&nbsp;</p>

<p><br />
Son zamanlarda &ouml;zellikle jinekom]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>İla&ccedil; marihuana kullanımı, bir takım hormonel bozukluklar nedenler arasındadır.&nbsp;</p>

<p><br />
Son zamanlarda &ouml;zellikle jinekomastinin v&uuml;cut geliştirme yaparak d&uuml;zeleceği ile ilgili toplumda yaygın bir kanı olduğunu dile getiren Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. T&uuml;rker &Ouml;zyiğit, &nbsp;ancak v&uuml;cut geliştirme s&uuml;recinde kullanılması tavsiye edilen anabolik steroid denilen takviye ila&ccedil;larının kullanımı jinekomastiyi daha da tetiklediğini ve bilimsel bir ger&ccedil;ek olduğunun altını &ccedil;izdi.&nbsp;<br />
Op. Dr. T&uuml;rker &Ouml;zyiğit, g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde &ouml;zellikle ergenlik d&ouml;nemi beslenme bozukluklarının ve obezitenin yaygınlaşmasıyla erkek v&uuml;cut şeklinde kadınsılaşma tarzında değişiklikler g&ouml;r&uuml;lmeye başlandığını belirtti. Bel b&ouml;lgesinde kal&ccedil;a ve bacaklardaki yağlanma tolere edilebilmekle beraber meme b&ouml;lgesi b&uuml;y&uuml;mesi gen&ccedil; bir erkek i&ccedil;in kabul edilemez bir durum haline gelmektedir. &nbsp; &nbsp;</p>

<p><br />
<strong>Ameliyatı kim yapmalıdır?</strong></p>

<p><br />
Tıpta &ouml;zellikle son zamanlarda &ldquo;sınır ihlali&rdquo; denilen bazı branşların maddi &ccedil;ıkarlar doğrultusunda yapmaması gereken ameliyatları yapması diye bir durum s&ouml;z konusudur. Jinekomasti ameliyatları genel cerrahlar tarafından yapılmakla birlikte, sekonder deformite dediğimiz yeniden aynı ameliyata gereksinim duyacak hale gelme sıklığı &ccedil;ok artmıştır. Subkutan mastektomi denilen kadın memesine yapılan bir ameliyatın benzeri jinekomastide uygulanmakta, meme başı &ccedil;evresinde kesiler yapılarak doku &ccedil;ıkartılması sonucu aşırı genişlemiş ve kabul edilemez izler kalabilmektedir. Oysaki bu ameliyatı yaptırmak isteyen gen&ccedil;lerin esas hedefi, yazın plajda dolaştığı zaman ameliyat olduğunun anlaşılmaması ve bu sorundan tamamen kurtulmuş olmaktır.</p>

<p><br />
<strong>Ameliyatta hi&ccedil; doku &ccedil;ıkarmadan sarkmış ve genişlemiş olan meme derisi gerilebilir mi?</strong></p>

<p><br />
&ldquo;Her jinekomasti, memede herhangi bir kesi yapılmadan ve doku &ccedil;ıkarılmadan d&uuml;zeltilebilir. Bunu sadece plastik cerrahlar yapabilir.&rdquo;&nbsp;</p>

<p><br />
<strong>Memede hi&ccedil; kesi yapmadan sarkmış ve genişlemiş olan meme derisi nasıl sıkılaştırılıyor?</strong></p>

<p><br />
Bu sıkılaştırma işlemi Lazer yardımı ile ger&ccedil;ekleştirilmektedir.&nbsp;</p>

<p><br />
<strong>Ameliyattan sonra normal yaşama ve spor faaliyetlerine ne zaman başlanıyor?&nbsp;</strong></p>

<p><br />
Ameliyattan 1 g&uuml;n sonra iş hayatına başlanmakla birlikte hastalara 1 g&uuml;n sonra y&uuml;zme ve g&ouml;ğ&uuml;s kaslarını kasıcı spor haricinde hemen spor yapmaya başlamaktadır. Bu şekilde ameliyatla oluşan &ouml;dem daha &ccedil;abuk atılıp hayat hemen normalleşmektedir. &nbsp;&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Sun, 23 Oct 2016 13:51:43 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Vajina kuruluğu lazer ile tedavi edilebiliyor]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/projemed/pr/vajina-kurulugu-lazer-ile-tedavi-edilebiliyor-162</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/projemed/pr/vajina-kurulugu-lazer-ile-tedavi-edilebiliyor-162</guid>
            <description><![CDATA[<p>Vajinal kuruluğun en &ouml;nemli nedenlerinin &ouml;strojen d&uuml;zeyinin d&uuml;şmesi, vajinal enfeksiyonlar ve menopoz olduğuna dikkat &ccedil;e]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Vajinal kuruluğun en &ouml;nemli nedenlerinin &ouml;strojen d&uuml;zeyinin d&uuml;şmesi, vajinal enfeksiyonlar ve menopoz olduğuna dikkat &ccedil;eken Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Fuat Demirci, lazer tedavisi ile bu sorunun kadınlar i&ccedil;in kabus olmaktan &ccedil;ıktığını ifade ediyor.</p>

<p>Muayene ortamında kısa s&uuml;ren, ağrısız bir işlem olan lazerle tedavide vajina dokusundaki destek dokusunun ve diğer dokuların uyarıldığını belirten Demirci, vajina etrafındaki dokuların kanlanmasının artması ve yenilenmesinin sağladığını vurguluyor.</p>

<p>Lazer ile tedavi y&ouml;nteminin sadece vajinal kuruluk değil bir&ccedil;ok genital estetik operasyonlarında da başarıyla kullandığını dile getiren Prof. Dr. Fuat Demirci, lazer y&ouml;ntemi uygulanan genital estetetik operasyonları hakkında bilgiler veriyor.</p>

<p><strong>Vajina daraltma ve yenileme</strong>: Lazer kullanılarak vajina dokusu uyarılmakta ve etrafında destek dokuyu, damarlanmayı artırarak arttırarak vajinada daralma ve yenilenme meydana getiriyor. Ağrısız bir işlem. İşlem kısa s&uuml;r&uuml;yor. hastanın muayene bulgularına bağlı olarak birka&ccedil; kez uygulanıyor. Her kadında kullanılmasına karşın &ouml;zellikle doğumlardan sonra genişleyen vajinaları d&uuml;zeltmede ve menopoz sonrasında etkili.</p>

<p><strong>Ameliyatsız idrar ka&ccedil;ırma tedavisi:</strong> Hafif idrar ka&ccedil;ırmalarda ameliyata gerek kalmadan lazerle tedavi ediliyor. Lazer hem vajinayı sıkılaştırmakta hem de mesane tabanının destek dokusunu artırıyor.</p>

<p><strong>Vajinal dudaklar ve etrafının renginin a&ccedil;ılması</strong>: Bazı kadınlarda vajina girişi, k&uuml;&ccedil;&uuml;k ve b&uuml;y&uuml;k dudaklar kendi cilt renklerinden daha koyu renkte olabiliyor. Bu deriye rengini veren pigmentlerin, bu b&ouml;lgelerde fazla olmasından dolayı normal bir durum. Bu g&ouml;r&uuml;n&uuml;mden rahatsız olan kadınlar rengin a&ccedil;ılması i&ccedil;in hekime başvuruyor.</p>

<p>Lazerle renk ağrı olmadan, anestezisiz olarak 3-4 seansta kolayca kalıcı olarak a&ccedil;ılıyor.</p>

<p><strong>B&uuml;y&uuml;k dudaklardaki katlantı ve yaşlanma etkisini ortadan kaldırma</strong>: Anti aging amacıyla b&uuml;y&uuml;k dudaklar ve pubis te cilt altındaki destek dokusu lazerle artırılarak daha gergin ve gen&ccedil; bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;m sağlanıyor.</p>

<p><strong>Rugaplasti: </strong>vajinada doğum, cerrahi m&uuml;dahale ve yaşlanma ile kaybolan ruga dediğimiz katlantılar lazerle yeniden oluşturulabiliyor.</p>

<p><strong>Labioplasti: </strong>Normalden uzun olan ve dışarı sarkan i&ccedil; dudaklar kadınlarda &ouml;nemli bir estetik kaygıya yol a&ccedil;ıyor. G&ouml;r&uuml;nt&uuml; yanında at binme, bisiklet binme gibi durumlarda sorun oluşturuyor. Sık enfeksiyonlara yol a&ccedil;ıyor. İ&ccedil; dudaklardaki bu durum kanama olmadan, dikiş atmadan lazerle normal hale getirilebiliyor.</p>

<p><strong>Doğum lekeleri de lazerle tedavi ediliyor</strong></p>

<p>Lazerle karında oluşan doğum lekeleri de tedavi ediliyor. Bu uygulamaların biri ya da birka&ccedil;ı aynı anda muayenehane koşullarında uygulanıyor. 20 dakikada yapılıyor. Hasta ayaktan gelerek işlem yaptırıp gidebiliyor. Hastane veya klinikte yatmak gerekmiyor. G&uuml;nl&uuml;k hayatına d&ouml;nebiliyor. 2 hafta cinsel ilişki &ouml;nerilmiyor bu s&uuml;re cerrahi ameliyatlarda en az 4 veya 6 hafta oluyor. Anestezi yani narkoz gerekli değil. Anestezi alması sakıncalı kişilerde alternatif tedavi y&ouml;ntemi. Anestezi uygulanmadığı i&ccedil;in anestezi komplikasyonları g&ouml;r&uuml;lm&uuml;yor. Dokularda kesi yapılmadığı i&ccedil;in doku kaybı ve kanama yok. Pansuman gerekli değil. Dikiş atılmıyor. K&uuml;rtaj veya kızlık zarı dikimi sırasında uygulanabiliyor. Başarı oranları ve hasta memnuniyeti &uuml;st seviyede. Genellikle tek seans uygulama yeterli, bazen ikinci seansı doktorunuz size &ouml;nerebilir. &Ccedil;alışıyorsanız &ouml;ğlen yemek aranızda bile uygulama yapılabiliyor. Yan etki ve işlem sonrası komplikasyon yok.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Sat, 22 Oct 2016 21:23:03 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[İdrar kaçırma lazer tedavisi ile son buluyor]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/projemed/pr/idrar-kacirma-lazer-tedavisi-ile-son-buluyor-161</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/projemed/pr/idrar-kacirma-lazer-tedavisi-ile-son-buluyor-161</guid>
            <description><![CDATA[<p>Kadınların yaklaşık %40&#39;ında&nbsp;idrar ka&ccedil;ırma problemi olduğunu&nbsp;vurgulayan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Tamer Ere]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Kadınların yaklaşık %40&#39;ında&nbsp;idrar ka&ccedil;ırma problemi olduğunu&nbsp;vurgulayan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Tamer Erel,&nbsp;&ccedil;oğu kadının bu sorundan&nbsp;utandığı&nbsp;ve yeterince &ouml;nemsemediği i&ccedil;in tedavi olmaktan ka&ccedil;ındığını&nbsp;ifade ediyor.</p>

<p>İdrar ka&ccedil;ırma sorunu yaşayan kadınlara&nbsp;&ouml;nerilen tedavilerin &ccedil;oğunun cerrahi olduğunu belirten Erel,&nbsp;&nbsp;ameliyat korkusu olan kadınların tedaviden vazge&ccedil;tiklerini&nbsp;belirtiyor.</p>

<p><strong>İdrar ka&ccedil;ırma psikolojik ve sosyal sorunlara yol a&ccedil;ıyor</strong></p>

<p>Bazı kadınlara verilen ila&ccedil; tedavisi veya egzersizler ise uzun s&uuml;reli tedavilerdir. Yine &ccedil;oğu kadın hayat boyu ila&ccedil; kullanmak veya egzersiz yapmak istemiyor. Diğer taraftan kullanılan ila&ccedil;ların da ciddi yan etkileri var. Bu durumda hasta&nbsp;&uuml;midini yitiriyor&nbsp;ve durumunu kabullenmeye başlıyor.&nbsp;Bunun sonucunda hayat kalitesi d&uuml;ş&uuml;yor kişiler&nbsp;g&uuml;nl&uuml;k işlerini yapamaz hale geliyor, aile yapısının bozulmasının yanı&nbsp;sıra&nbsp;psikolojik ve sosyal problemler&nbsp;yaşamaya başlıyorlar. Yaş&nbsp;ilerledik&ccedil;e daha &ccedil;ok artan&nbsp;idrar ka&ccedil;ırma şikayetleri,&nbsp;kişileri&nbsp;ameliyat olmaya mecbur kılıyor.&nbsp;</p>

<p><strong>İdrar ka&ccedil;ırma neden oluyor?</strong></p>

<p>İdrar ka&ccedil;ırma şikayeti, sıklıkla mesane kasının ya da pelvis (leğen kemiği) kaslarının ve bağ dokusunun&nbsp;&ccedil;eşitli nedenlerden dolayı yetersizliğinden kaynaklanıyor.</p>

<p>Bunlar arasında, hatalı yaptırılan normal vajinal doğumlar, iri bebek doğurmak, şişmanlık, menopoz, sigara i&ccedil;mek, spor yapmamak, rahimde miyom veya yumurtalık kistlerinin olması gibi nedenler&nbsp;idrar ka&ccedil;ırma sorununu artıyor.</p>

<p>Bunun sonucunda zayıflayan pelvis kaslarının en zayıf yeri olan vajinal a&ccedil;ıklıktan mesane, rahim ve rektum gibi organlar aşağıya doğru fıtıklaşıyor.</p>

<p>B&ouml;ylece mesanenin fıtıklaşması ile idrar tutukluğu veya idrar tutamama gibi idrar şikayetleri, rahimin sarkmasıile cinsel ilişkinin yapılamaması veya ağrı olması, rektumun sarkması ile kabızlık ve tam dışkıyı boşaltamama gibi şikayetler meydana geliyor.</p>

<p><strong>İdrar ka&ccedil;ırma teşhisi nasıl konuyor?</strong></p>

<p>İdrar ka&ccedil;ırma tiplerinde teşhis i&ccedil;in ayrıntılı bir sorgulama ve dikkatli bir muayene&nbsp;&ccedil;oğu zaman yeterli&nbsp;oluyor.&nbsp;&Ccedil;ok nadir olarak idrar basın&ccedil; ve akım hızını&nbsp;&ouml;l&ccedil;mek&nbsp;ve fikir vermek&nbsp;i&ccedil;in bazı testler yapılıyor.&nbsp;</p>

<p>Şişmanlık, menopoz ve vaginal doğum en&nbsp;&ouml;nemli risk fakt&ouml;rleri&nbsp;arasında yer alıyor. Bunlardan &ouml;zellikle vaginal doğum esnasında vakum ya da forseps kullanılması,&nbsp;&ccedil;ok gen&ccedil; yaşlarda doğum yapılması, doğumun uzaması ve iri bebek (4000 gr ve&nbsp;&uuml;zeri) doğurmak ilerideki yaşlarda stres tipinde idrar ka&ccedil;ırma olasılığını artırıyor.</p>

<p>İdrar ka&ccedil;ırma sorunu lazer tedavisi ile son buluyor</p>

<p>İdrar ka&ccedil;ırma&nbsp;şikayeti yaşayan kadınlar i&ccedil;in&nbsp;doktorların&nbsp;yakın zamana kadar bir&ccedil;ok ameliyat &ccedil;eşitlerinden uygun olan birini hastalarına tavsiye ettiğini belirten&nbsp;Prof. Dr. Tamer Erel,&nbsp;bu problemin lazer ile ameliyatsız ve acısız bir&nbsp;şekilde tedavi edilebildiğini s&ouml;yl&uuml;yor.</p>

<p>&Ouml;zel bir y&ouml;ntemle kullanılan Lazer cihazının vajinal uygulaması artık idrar ka&ccedil;ırma şikayeti olan kadınlar i&ccedil;in kesin &ccedil;&ouml;z&uuml;m&nbsp;olduğunu ifade eden Erel, y&ouml;ntemin uygulanışı&nbsp;hakkında&nbsp;şu bilgileri verdi:&nbsp;&quot;&Ouml;zellikle erken yaşlarda olup gecikmeden doktora başvuran hastalarda 1 veya 2 seans lazer uygulaması&nbsp;sayesinde&nbsp;sorun yok&nbsp;edilebiliyor. Stres tipi idrar ka&ccedil;ırmanın&nbsp;lazerle&nbsp;tedavisi yaklaşık 20-25 dakika s&uuml;r&uuml;yor&nbsp;genellikle bir ay ara ile yapılan en fazla 2 seansta başarı elde ediliyor.&nbsp;Lazer uygulaması,&nbsp; anestezi, kesi ve dikiş olmadan idrar ka&ccedil;ırma problemine yeni ve etkin bir&nbsp;&ccedil;&ouml;z&uuml;m getiriyor. Lazer, &uuml;retral b&ouml;lgede ve mesanenin dayandığı vajen&nbsp;&ouml;n duvarında bağ dokusundaki kollajen liflerde, ısı etkisi ile yenileşme yaratarak sıkılığı artırıyor.&nbsp;Damarlanma arttığı&nbsp;gibi&nbsp;beslenme zenginleşiyor. Sonu&ccedil; olarak doku eski esneklik ve kuvvetini kazanıyor. B&ouml;ylece bu b&ouml;lgede kaybedilen desteği ve kontrol g&uuml;c&uuml;n&uuml; geri kazandırıyor.&nbsp;Karışık tipte olan idrar ka&ccedil;ırmalarda genellikle kombine tedavi yaklaşımları uygulanıyor. En kolay ve risksiz olanı&nbsp;lazer&nbsp;uygulaması ile birlikte uygun ilacın beraber kullanılması&nbsp;oluyor.&quot;</p>

<p>Lazer ile idrar ka&ccedil;ırma tedavisi avantajları</p>

<p>Y&uuml;ksek başarı&nbsp;oranı&nbsp;var.</p>

<p>Muayene ortamında yapılıyor.</p>

<p>Uygulama sırasında ağrı, acı&nbsp;ve kanama yok.</p>

<p>G&uuml;nl&uuml;k yaşama hemen d&ouml;n&uuml;lebiliyor.</p>

<p>Uygulama 15-30 dakika s&uuml;r&uuml;yor.</p>

<p>Uygulama &ouml;ncesi bakım ve hazırlık yapmaya gerek kalmıyor.</p>

<p>Komplikasyon riski olmadığı&nbsp;i&ccedil;in g&uuml;venli bir y&ouml;ntem.</p>

<p>Genelde problem tek seansta &ccedil;&ouml;z&uuml;lebiliyor.</p>

<p>En yaygın idrar ka&ccedil;ırma tipleri</p>

<p>Stres tipi idrar ka&ccedil;ırma:&nbsp;En fazla g&ouml;r&uuml;len idrar ka&ccedil;ırma tipi. Genellikle gen&ccedil; hanımlarda (40-60 yaş arasında) g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. &Ouml;ks&uuml;rmekle, aksırmakla, hapşırmakla, g&uuml;lmekle, hareket ve eforla birlikte idrar ka&ccedil;ırma sorunu oluşabiliyor.</p>

<p>Sıkışma tipi idrar ka&ccedil;ırma:&nbsp;İkinci sıklıkta g&ouml;r&uuml;len idrar ka&ccedil;ırma tipi. Yaşı 55-60&rsquo;ın&nbsp;&uuml;zerindeki kadınlarda en sık g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. Aniden sıkıştığını hisseden kadın tuvalete yetişmeğe&nbsp;&ccedil;alışırken idrar ka&ccedil;ırdığı g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor.</p>

<p>Karışık tip idrar ka&ccedil;ırma:&nbsp;Bazı kadınlarda stres ve sıkışma tipi idrar ka&ccedil;ırma birlikte g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor.</p>

<p>Taşma tipi idrar ka&ccedil;ırma:&nbsp;Genellikle ileri yaş idrar ka&ccedil;ırmalarda mesane kapasitesini ge&ccedil;en hacimlerdeki idrar mesaneden taşarak d&ouml;k&uuml;l&uuml;yor.</p>

<p>Psikojenik idrar ka&ccedil;ırma:&nbsp;Sıklıkla&nbsp;&ccedil;ocuk ve gen&ccedil;lerde g&ouml;r&uuml;len idrar ka&ccedil;ırma bu tipte&nbsp;yer alıyor.</p>

<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Sat, 22 Oct 2016 12:44:10 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Kemik erimesi için önlem alın!]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/vsy-biyoteknoloji-ve-ilac-san-a-s/pr/kemik-erimesi-icin-onlem-alin-158</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/vsy-biyoteknoloji-ve-ilac-san-a-s/pr/kemik-erimesi-icin-onlem-alin-158</guid>
            <description><![CDATA[<p>Kemik Erimesi d&uuml;nyada &ouml;zellikle yaşlı n&uuml;fusunun artışıyla birlikte sık g&ouml;r&uuml;len bir hastalık. 50 yaşın &uuml;zerinde her 3 ]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Kemik Erimesi d&uuml;nyada &ouml;zellikle yaşlı n&uuml;fusunun artışıyla birlikte sık g&ouml;r&uuml;len bir hastalık. 50 yaşın &uuml;zerinde her 3 kadından birinde ve her 5 erkekten birinde kemik erimesine bağlı kırıklar oluşuyor. Gen&ccedil; yaşlarda kemik erimesine karşı &ouml;nlem alınması, korunma y&ouml;ntemlerine dikkat &ccedil;ekilmesi amacıyla her yıl 20 Ekim, Kemik Erimesi (Osteoporoz) G&uuml;n&uuml; olarak kutlanıyor.</p>

<p>İstanbul &Uuml;niversitesi Cerrahpaşa Tıp Fak&uuml;ltesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı &Ouml;ğretim &Uuml;yesi Prof. Dr. &Uuml;lk&uuml; Akarırmak, kemik erimesinin toplum sağlığını etkileyen &ccedil;ok yaygın bir hastalık olduğunu vurgulayarak, D vitamini eksikliğinin hastalığın g&ouml;r&uuml;lmesinde &ouml;nemli bir neden olduğunu s&ouml;yledi.</p>

<p><strong>TEDAVİDE BAŞARININ ANAHTARI: D VİTAMİNİ </strong></p>

<p>Prof. Dr. Akarırmak, kemik erimesini &ouml;nlemenin bağlı olduğu bir&ccedil;ok fakt&ouml;r olduğunu belirterek, bunların arasında yeterli derecede D vitamini almanın &ouml;nemine değindi. Prof. Dr. Akarırmak konuyla ilgili olarak; &ldquo;Yaşam boyunca, her yaşta hem osteoporoz tedavisinde hem de korunmada&nbsp;D vitamininin &ouml;nemli bir yeri vardır. Osteoporozda D vitamini tedavinin olmazsa olmaz bir par&ccedil;asıdır. Tedavi aşamasında hangi ila&ccedil; tedavisi verilirse verilsin, kalsiyum ve D vitamini de birlikte kullanılmalıdır. D vitamininin eksikliği tedavide başarısızlığı yol a&ccedil;ar&rdquo; şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>EN FAZLA YARAR D3 VİTAMİNİ&rsquo;NDE</strong></p>

<p>D vitamininin kategorileri ve kullanımı ile ilgili de bilgi veren Prof. Dr. Akarırmak; UVB ışınları yoluyla v&uuml;cuda direkt alınan ve belirli aşamalardan sonra v&uuml;cutta aktive olan D vitamini &ccedil;eşitleri olduğunu, her ikisinden de tedavide yararlanıldığını s&ouml;yledi.</p>

<p>Akarırmak&rsquo;ın verdiği bilgilere g&ouml;re, Vitamin D&rsquo;nin D2 ve D3 olmak &uuml;zere de ayrıca 2 formu mevcut. Daha &ccedil;ok tedavide kullanılan, en &ccedil;ok yararlanılan ise D3 formu. &nbsp;</p>

<p>V&uuml;cudun g&uuml;nl&uuml;k gereksinimi olan D vitamininin her g&uuml;n karşılanması gerekiyor. G&uuml;nl&uuml;k alınması gereken D vitamini erişkinlerde 800 İ&Uuml; (uluslararası &uuml;nite) kadar. &Ccedil;ocuklar, kırık riski y&uuml;ksek olanlar, emzirme ve hamilelik d&ouml;nemlerinde ise daha fazla, 1000 İ&Uuml; D vitamini &ouml;neriliyor. Vitaminini deri veya besin yolu ile karşılanamadığı taktirde ise ek gıda takviyelerini kullanmak gerekiyor.&nbsp;</p>

<p>Prof. Dr. Akarırmak, son d&ouml;nemde yeni &ccedil;ıkan vitamin formalarına ilişkin sorulan soruyu da ; &ldquo;VSY Biotechnology tarafından sunulan yeni D3 vitamini tek dozda g&uuml;nl&uuml;k ihtiyacı karşılama g&uuml;c&uuml;ne sahip olmasıyla &ouml;ne &ccedil;ıkıyor&rdquo; şeklinde cevapladı. &nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Thu, 20 Oct 2016 11:07:35 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Yeni burnunuz nasıl olmalı?]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/projemed/pr/yeni-burnunuz-nasil-olmali-156</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/projemed/pr/yeni-burnunuz-nasil-olmali-156</guid>
            <description><![CDATA[<p>Burun estetiği operasyonlarının son yıllarda d&uuml;nyada ve T&uuml;rkiye&#39;de en sık yapılan ameliyatlar olduğuna dikkat &ccedil;eken Kulak Buru]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Burun estetiği operasyonlarının son yıllarda d&uuml;nyada ve T&uuml;rkiye&#39;de en sık yapılan ameliyatlar olduğuna dikkat &ccedil;eken Kulak Burun Boğaz Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Do&ccedil;. Dr. Se&ccedil;kin Ulusoy, daha doğal ve &ccedil;ekici bir buruna sahip olmak isteyenlerin bu kararlarında sosyal medyada paylaştıkları fotoğraflarda burnun g&ouml;r&uuml;nt&uuml;s&uuml;nden memnun olmamanın da &ouml;nemli &ouml;l&ccedil;&uuml;de etkili olduğunu belirtiyor.</p>

<p><strong>Ameliyat sonrası yeni burun hangi nitelikleri taşımalı?</strong></p>

<p>Son yıllarda burun estetiğinde doğallığın &ouml;nem kazandığına dikkat &ccedil;eken Do&ccedil;. Dr. Se&ccedil;kin Ulusoy, burun ameliyatında sağlık ve estetik a&ccedil;ıdan kişiye &ouml;zel burun tasarımlarının tercih edildiğini belirtiyor.</p>

<p>Do&ccedil;. Dr. Se&ccedil;kin Ulusoy, burun estetiği yaptırmayı d&uuml;ş&uuml;nenler i&ccedil;in yeni burnun taşıması gereken nitelikleri ş&ouml;yle sıralıyor: &quot;&Ouml;ncelikle sağlıklı, iyi nefes almayı sağlayacak, doğal g&ouml;r&uuml;n&uuml;me sahio ve kişiye &ouml;zel bir burun olmalı. Bir başkasında g&uuml;zel duran bir burun size yakışmayabilir, siz de g&uuml;zel olan bir burun başka bir y&uuml;zde anlam kazanmayabilir.&nbsp; Yani burnunuz size &ouml;zel olmalı. Bakışlarınızı değiştirmemeli ama bakışların ortaya &ccedil;ıkmasını belirginleştirmeli. Kaş ve g&ouml;zlerin g&uuml;zelliğinin iyice ortaya &ccedil;ıkarmalı. Sizi tanımayan birisi burnunuzun estetik olduğunu anlamamalı ve g&uuml;zel bir burna sahip olduğunuz hissine kapılmalı. Yeni burnunuz gen&ccedil; ve &ccedil;ekici g&ouml;r&uuml;nmenizi sağlamalı. Eski burnunuzu bilen yakınlarınız ise yeni burnunuzun size kattığı olumlu değişimi fark etmeli. Daha &ouml;nceki burnunuzla sert, sinirli yorgun bir ifadeniz varsa, yeni burnunuz y&uuml;z&uuml;n&uuml;ze daha g&uuml;&ccedil;l&uuml; ve dingin bir ifade katmalı. Yeni burnunuz &ouml;zg&uuml;veninizi artırmalı ve size pozitif bir ruh hali vermeli. Ayrıca y&uuml;z&uuml;n&uuml;z&uuml;n diğer yapılarıyla &ouml;zellikle kaş, g&ouml;z, &ccedil;ene ve elmacık kemikleriyle ile uyumlu olmalı. Ameliyattan uzun s&uuml;re sonra burunda &ccedil;&ouml;kmeler, sarkmalar, d&uuml;zensizlikler&nbsp; ve eğrilikler olmamalı.&quot;</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Tue, 18 Oct 2016 16:12:44 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Migren ağrıları endoskopik cerrahi ile son buluyor]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/projemed/pr/migren-agrilari-endoskopik-cerrahi-ile-son-buluyor-153</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/projemed/pr/migren-agrilari-endoskopik-cerrahi-ile-son-buluyor-153</guid>
            <description><![CDATA[<p>Uzmanlar, migren tedavisinde bir&ccedil;ok y&ouml;ntemin denendiğini ve genel olarak etkin bir sonuca ulaşılamadığına dikkat &ccedil;ekiyor.</p>
]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Uzmanlar, migren tedavisinde bir&ccedil;ok y&ouml;ntemin denendiğini ve genel olarak etkin bir sonuca ulaşılamadığına dikkat &ccedil;ekiyor.</p>

<p>Alın migreni, şakak migreni, ense migreni, burun migreni olmak &uuml;zere 4 t&uuml;r migren olduğunu ve tek bir migren atağının t&uuml;m fazlarıyla hastayı 1 hafta etkilediğini belirten Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. &Ccedil;etin Duygu, endoskopik migren ameliyatının y&uuml;ksek başarı oranına&nbsp; sahip olduğunu ve yıllardır ila&ccedil; kullandığı halde migren sorunu yaşayan hastalar i&ccedil;in kalıcı &ccedil;&ouml;z&uuml;m sağladığına dikkat &ccedil;ekiyor.</p>

<p><strong>Tetik Nokta Teorisi ile migreni tetikleyen fakt&ouml;rlere yoğunlaşılıyor</strong></p>

<p>Migren tedavisinin &ccedil;&ouml;z&uuml;m&uuml;nde &ouml;nemli rol oynayan Tetik Nokta Teorisi hakkında bilgi veren Op. Dr. &Ccedil;etin Duygu, &quot;Migren atağının bir başlangı&ccedil; noktası bulunduğu, bu noktada mekanik sıkışıklığın kimyasal etkilere d&ouml;n&uuml;şerek sinirleri uyarması sonucunda&nbsp; beyinde migren atağını tetikleyen s&uuml;reci başlattığı savı &uuml;zerine duruyor. Migrende asıl sorun y&uuml;zeyel cilt altı sinirlerdeki sıkışma ve etkileşimiyle bağlantılı. Mekanik problem giderildiğinde sinir dokusunun &ccedil;evre dokularla etkileşimi kontrol altına alındığında ana problem giderilmiş oluyor. Endoskopik migren ameliyatı, rastlantısal olarak bulunmasına rağmen tek bir ameliyatla &ccedil;&ouml;z&uuml;m&uuml; yok diye bilinen migren hastalığının &uuml;stesinden geliyor.&quot; diyerek hastaların kabusu olan migrenin kalıcı olarak &ccedil;&ouml;z&uuml;m&uuml;n&uuml;n m&uuml;mk&uuml;n olduğunu vurguluyor.</p>

<p><strong>Migren ameliyatı nasıl yapılıyor?</strong></p>

<p>Migren ameliyatında Endoskopik Cerrahi y&ouml;nteminin başarı ile uygulandığını uygulandığını belirten Op. Dr. &Ccedil;etin Duygu, migren ameliyatı hakkında şu bilgileri veriyor: &quot;Endoskopik uygulama y&ouml;ntemi kamera yardımı ile 1 cm&rsquo;lik sa&ccedil;lı deri i&ccedil;erisinden yapılan (<em>iz bırakmayan</em>) kesilerden girilerek hedef sinirlere cilt altında (<em>migren ameliyatı beyin ameliyatı değil</em>) ulaşılarak sağlanıyor. Etraf dokularla sinirler arasındaki ilişki tekrar d&uuml;zenleniyor ve sıkışma alanları serbestleştiriliyor. Her bir tetik nokta i&ccedil;in ameliyat s&uuml;resi yaklaşık 40 dakika ile 1 saat arasında değişiyor. Migren ameliyatı olacak hastaların kan sulandırıcılardan olan aspirini ameliyattan &uuml;&ccedil; hafta &ouml;nce kesmesini ve ameliyattan bir hafta sonrasına kadar kullanmamasını &ouml;neriyoruz. Bunun yanında E vitamini ve bitkisel &uuml;r&uuml;nlerin de kanamaya sebep olabildiği i&ccedil;in kullanılmaması gerekiyor.&quot;</p>

<p><strong>Migren ameliyatı sonrası iyileşme s&uuml;reci nasıl?</strong></p>

<p>Ameliyat sonrası sa&ccedil;lı deriden dışarı uzanan dren yerleştirilerek i&ccedil;eride kan ve sıvı birikmesi engelleniyor. Genel olarak bir sonra dren &ccedil;ekiliyor. Hastanın hastane bir g&uuml;n g&ouml;zlem altında kalması isteniyor. İyileşme s&uuml;reci kişiden kişiye değişmekle birlikte &ouml;dem ve şişlikler 3. g&uuml;nde gerilemeye başlıyor ve 7-10 g&uuml;nde belirgin şekilde kayboluyor. Hastalar ağır egzersizleri 3-6 haftadan sonra yapılabiliyor. Eriyen dikişler kullanıldığından dolayı dikişlerin alınması gerekmiyor.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Mon, 17 Oct 2016 12:35:52 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[“Kireçlenme” deyip geçmeyelim, hepimizin başına gelebilir]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/vsy-biyoteknoloji-ve-ilac-san-a-s/pr/kireclenme-deyip-gecmeyelim-hepimizin-basina-gelebilir-142</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/vsy-biyoteknoloji-ve-ilac-san-a-s/pr/kireclenme-deyip-gecmeyelim-hepimizin-basina-gelebilir-142</guid>
            <description><![CDATA[<p>İstanbul &Uuml;niversitesi Cerrahpaşa Tıp Fak&uuml;ltesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı &Ouml;ğretim &Uuml;yesi Prof. Dr. &Uuml;lk&u]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul &Uuml;niversitesi Cerrahpaşa Tıp Fak&uuml;ltesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı &Ouml;ğretim &Uuml;yesi Prof. Dr. &Uuml;lk&uuml; Akarırmak Osteoartrit&rsquo;i&nbsp; (Kire&ccedil;lenme) ve &ouml;nleme yollarını anlattı.</p>

<p>Prof. Dr. &Uuml;lk&uuml; Akarırmak, Osteoartrit&rsquo;in (Kire&ccedil;lenme) artrit tipleri i&ccedil;erisinde en sık g&ouml;r&uuml;len eklem hastalığı olduğunu belirterek; kire&ccedil;lenmeyi &ldquo;eklemlerin dejenerasyonu sonucu gelişen ve eklemlerde ağrı, sertlik ve hareket kaybına neden olan kronik bir eklem hastalığıdır&rdquo; şeklinde tanımladı.&nbsp;</p>

<p><strong>YAŞ &Ouml;NEMLİ BİR ETKEN</strong></p>

<p>Hastalığın g&ouml;r&uuml;lme istatistikleri hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Akarırmak bu oranları; &ldquo;30 yaş civarında toplumda ancak %3 oranında semptomatik osteoartrit bulunur. 45-64 yaş arasındaki bireylerde ise osteoartrit prevelansı %30&rsquo;dur; 65 yaşından sonra bu oran y&uuml;kselerek %70&rsquo;lere yaklaşmaktadır. Ancak aynı yaşta %80&rsquo;in &uuml;zerinde bir oranda radyografik osteoartrit bulunur. Yaşlandık&ccedil;a toplumda OA&rsquo;nın &ccedil;ok yaygın bulunduğunu &ouml;ng&ouml;rmek m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r. Yaşlı hastalarda fonksiyon kaybının başlıca nedeni osteoartrittir. Osteoartrit daha &ccedil;ok 50 yaş &uuml;zerindeki kişilerde g&ouml;r&uuml;l&uuml;r. Diz kire&ccedil;lenmesi kadınlarda daha fazla g&ouml;r&uuml;l&uuml;r. Başlıca nedenleri yaşlanma ve eklemin fazla yıpranmasıdır. Aşırı kilolu olanlarda diz kire&ccedil;lenmesi daha fazla g&ouml;r&uuml;l&uuml;r. Tabii genetik fakt&ouml;rler de &ouml;nem taşıyor&rdquo; şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>RİSKİ ARTIRAN FAKT&Ouml;RLER</strong></p>

<p>Kire&ccedil;lenmede en &ouml;nemli risk fakt&ouml;rlerinin yaşlanma ve obezite olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akarırmak, diğer risk fat&ouml;rlerini &ldquo;eklem travması, &ouml;zellikle aşırı tekrarlanan ve ekleme y&uuml;k bindiren hareketler riski artırır. Genetik fakt&ouml;rlerin etkisi de saptanmıştır&rdquo; şeklinde ifade etti.</p>

<p><strong>BELİRTİLERİ</strong></p>

<p>Prof. Dr. &Uuml;lk&uuml; Akarırmak, kire&ccedil;lenmenin en &ouml;nemli belirtilerini şu şekilde sıraladı:</p>

<p>&ldquo; Ağrı: Eklem kullanımı ile artan ağrı ve g&uuml;n sonunda k&ouml;t&uuml;leşme g&ouml;steren ağrı en &ouml;nemli yakınmadır.</p>

<p>Sertlik: Hareketsizlikten sonra kısa s&uuml;reli ve erken sabah saatlerde eklemlerde sertlik hissedilir.</p>

<p>Eklem hareketi kısıtlanması ve ileri vakalarda y&uuml;r&uuml;mede zorlanma meydana gelir.</p>

<p>Eklemden gelen sesler ve krepitasyon denilen &ccedil;ıtırtılar da g&ouml;r&uuml;l&uuml;r.&rdquo;</p>

<p><strong>KORUNMA YOLLARI</strong></p>

<p>&Ouml;nerilen &nbsp;g&uuml;nl&uuml;k egzersizlerin yapılması, sağlıklı bir kiloda kalma ve sağlıklı bir beslenmenin kire&ccedil;lenmeye karşı &ouml;nemli unsurlar olduğunu belirten Prof. Dr. &Uuml;lk&uuml; Akarırmak, &ldquo;kire&ccedil;lenmeden sakınmak i&ccedil;in obeziteden ve ekleme gelen tekrarlayıcı travmalardan korunulmalıdır. Darbe şeklinde y&uuml;klenmelerden de orta yaştan itibaren korunmak gerekir. Diyabet hastalarında ve buna bağlı gelişen polin&ouml;ropatilerde de osteoartrit kontrol&uuml; g&uuml;&ccedil;t&uuml;r. Şekerli gıdalar kısıtlanmalıdır. Sağlıklı beslenme i&ccedil;erisinde protein, antioksidan i&ccedil;eren sebze ve meyveler, vitaminler ve mineraller kesinlikle yer almalıdır. Ayrıca G&uuml;nl&uuml;k hareket ve spor aktivitelerinin eklem kıkırdağının korunması, yapılanması ve metabolizması &uuml;zerine &ouml;nemli bir etkisi bulunmaktadır&rdquo; diye konuştu.&nbsp;</p>

<p><strong>D VİTAMİNİNİN ROL&Uuml;</strong></p>

<p>Prof. Dr. &Uuml;lk&uuml; Akarırmak, kire&ccedil;lenme tedavisinde D vitamininin rol&uuml; ve &ouml;zelliklerine ilişkin sorduğumuz sorulara ise ş&ouml;yle cevap verdi:</p>

<p>&ldquo;Genel sağlığımız a&ccedil;ısından D vitamini &ouml;nemlidir. Araştırmalar bağışıklık sisteminden, kas- iskelet sistemine, sinir sistemi ve ruh sağlığından kalp- damar hastalıklarına, endokrin sistemi vb. olmak &uuml;zere D vitamininin &ouml;nemine işaret etmektedir. Kemik hastalıklarında tedavi başarısız olmuşsa en &ouml;nemli nedenlerden biri D vitamininin kanda yeterli d&uuml;zeyde olmamasıdır. D vitamininin tedavide en &ccedil;ok kullanılan formu D3 vitaminidir. D vitamini&rsquo;nin tablet, damla&nbsp; vb. &ccedil;eşitli&nbsp; formaları vardır. G&uuml;nl&uuml;k D vitamini ihtiyacı bu şekilde karşılanabilir. G&uuml;neş ışınları da yaz aylarında doğal D vitamini kaynağı olarak unutulmamalıdır.</p>

<p>Kemik ve eklem sağlığımızın korunması a&ccedil;ısından, D vitamininin her g&uuml;n alınması &ouml;nerilir. Vitamin D gereksinimi yaşlara g&ouml;re farklıdır. Erişkinlerde D&uuml;nya Sağlık &Ouml;rg&uuml;t&uuml; 800 İ&Uuml; &ouml;nermektedir. D vitaminini deri veya besin yolu ile karşılayamazsak desteklerin verilmesi gerekir. VSY Biotechnology tarafından sunulan yeni D3 vitamini de hastalarımızda deneme şansımız oldu ve kullanmaya devam ediyoruz. D vitaminini genelde d&uuml;zenli olarak kullanmayı unutabilen insanlar i&ccedil;in 1 g&uuml;nl&uuml;k D vitamini ihtiyacını karşılayan tek doz kullanımı ile hastalar i&ccedil;in pratik &ouml;zellik taşıyor. &ldquo;</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Tue, 11 Oct 2016 10:22:53 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Stres diş sıkmayı tetikliyor]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/projemed/pr/stres-dis-sikmayi-tetikliyor-139</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/projemed/pr/stres-dis-sikmayi-tetikliyor-139</guid>
            <description><![CDATA[<p>Stresin diş sağlığını da olumsuz y&ouml;nde etkilediğini belirten Diş Hekimi A.Doğan Bircan,&nbsp;&nbsp; diş sıkma hastalığının genellikle uyku sır]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Stresin diş sağlığını da olumsuz y&ouml;nde etkilediğini belirten Diş Hekimi A.Doğan Bircan,&nbsp;&nbsp; diş sıkma hastalığının genellikle uyku sırasında oluşan ve g&uuml;&ccedil;l&uuml; &ccedil;ene hareketleriyle kendini g&ouml;steren fonksiyon dışı bir alışkanlık olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Alt ve &uuml;st &ccedil;enedeki dişlerimizin &ccedil;iğneme ve yutkunma fonksiyonları dışında karşılıklı temasa gelmemesi gerektiğini belirten A.Doğan Bircan &quot;&Ccedil;iğneme ve yutkunma dışında oluşan diş temasları parafonksiyon (istenmeyen fonksiyonel hareketler) olarak kabul ediliyor. Bruksizm&#39;i (diş sıkma, diş gıcırdatma) gece veya g&uuml;nd&uuml;z &ccedil;iğneme ve yutkunma dışında g&ouml;sterilen diş sıkma davranışı olarak tanımlıyoruz. Toplumumuzda da sıklıkla g&ouml;r&uuml;len bu rahatsızlıktan &ccedil;oğu zaman hastanın kendisinin de haberi olmuyor.&quot;</p>

<p><strong>Bruksizm, dişlerin fonksiyonel yapısını bozuyor</strong></p>

<p>Bruksizm g&ouml;r&uuml;len kişilerin dişlerinde aşınma ve sızlama oluştuğuna dikkat &ccedil;eken Diş Hekimi A.Doğan Bircan &quot;Dişlerde &ccedil;atlak, kırık ve yer değiştirme g&ouml;r&uuml;lebiliyor. Yanağın i&ccedil; y&uuml;z&uuml;nde beyaz &ccedil;izgiler oluşuyor ve dilin etrafında dişlerin izleri g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor. Baş boyun ve y&uuml;z kaslarında ağrı oluşması, alt y&uuml;z y&uuml;ksekliği nin d&uuml;şmesine bağlı olarak &ccedil;ene ucu ve burun ucu birbirine yaklaşması sonucu kişiler daha yaşlı bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;me sahip olabiliyor. Alt &ccedil;enenin zamanla &ouml;ne doğru yer değiştirmesi ve konkav (i&ccedil; b&uuml;key) profil g&ouml;r&uuml;nt&uuml;s&uuml; oluşması ile birlikte y&uuml;z k&ouml;şeli ve kare şeklinde g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor. Diş sıkma alışkanlığı geceleri kendini g&ouml;sterse de ileri vakalarda g&uuml;nd&uuml;z de aynı fonksiyonel bozukluğun g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor.&quot;</p>

<p><strong>Diş sıkma hastalığı nasıl tedavi ediliyor?</strong></p>

<p>Diş sıkma problemi olan kişilerde sorunu gidermede asıl ama&ccedil; dişlerde ve &ccedil;ene ekleminde oluşabilecek kalıcı zararları &ouml;nlemek ve ağrıyı ortadan kaldırmak oluyor. Diş hekimi tarafından uygulanan, uyku sırasında dişlerin birbirleri ile temasını engellemek amacı ile alt ve &uuml;st &ccedil;ene dişlerinin arasına yerleştirilerek kullanılan &quot;gece koruyucuları&quot;, diş gıcırdatması semptomatik tedavisinde kullanılan en &ouml;nemli ara&ccedil; olsa da tek başına yeterli olmuyor.</p>

<p>Gece koruyucuları kullanmanın yanında stres terapisi, rahat uyumayı sağlayıcı &ouml;nlemler, kas gevşetici ila&ccedil; uygulaması, hatalı yapılmış diş dolgusu ve kaplamaların yenilenmesi, eksik olan dişlerin yerine koyulabilmesi i&ccedil;in protez uygulamaları&nbsp; ve botoks uygulamaları gibi ek tedaviler yapılıyor.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Tue, 04 Oct 2016 17:08:17 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Sağlıkta Gelecek Tasarımı]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/pged/pr/saglikta-gelecek-tasarimi-128</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/pged/pr/saglikta-gelecek-tasarimi-128</guid>
            <description><![CDATA[<p>22 Eyl&uuml;l&#39;de başlayan ve bug&uuml;n sona eren Geleceğin E Hali Dev Eczacılık Buluşmasına alanından uzman &ccedil;ok sayıda doktor, sağlık &]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>22 Eyl&uuml;l&#39;de başlayan ve bug&uuml;n sona eren Geleceğin E Hali Dev Eczacılık Buluşmasına alanından uzman &ccedil;ok sayıda doktor, sağlık &ccedil;alışanı ve iş adamı katıldı. Kongrenin son g&uuml;n&uuml;nde D&uuml;nyaca &uuml;nl&uuml; F&uuml;t&uuml;rist ve Sağlık Tasarımcısı Patrick Dixon&#39; konuşma yaptı.</p>

<p>Katılımcıların yoğun ilgi g&ouml;sterdiği, G&uuml;n&uuml;m&uuml;z hayatta olan <strong>en değerli 20 iş d&uuml;nyası d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r&uuml;</strong> <strong>arasından</strong> g&ouml;sterilen D&uuml;nyaca &uuml;nl&uuml; F&uuml;t&uuml;rist ve Sağlık Tasarımcı Patrick Dixon&#39;ın &#39;Sağlıkta Gelecek Tasarımı&#39; isimli sunumunda, T&uuml;rkiye&#39;deki eczacıların ve eczanelerin durumu hakkında &ouml;nemli bilgiler verdi. D&uuml;nya ile T&uuml;rkiye&#39;deki eczacıları ve eczaneleri karşılaştırdı. Gelecekte eczacılığın nasıl olacağına değindi. İnsanların hayatında eczanelerin ve eczacıların yerine dikkat &ccedil;ekti. Dixon, gelecekte d&uuml;nyadan sağlık harcamaları ve sağlık gelişmeleri &uuml;zerinde durdu. Yine kongrede yapılan &#39;Grip Sezonu Başlıyor&#39; isimli panelde, Geleceğin E Hali (GEH) Y&uuml;r&uuml;tme Kurulu Başkanı Adile &Ouml;zdağ, grip aşısının &ouml;nemine ve doğru kişiler tarafından yapılmasına dikkat &ccedil;ekti.</p>

<p>T&uuml;rkiye de yapmış olduğu konuşmasının, eczacılık sekt&ouml;r&uuml; ve sağlık sekt&ouml;r&uuml;n&uuml;n geleceği ile ilgili olduğunu s&ouml;yleyen Dixon, &#39;&#39;Gelecekte bizler, hastanelere gidişi azaltmak, masrafları d&uuml;ş&uuml;rmek, eczacıların rol&uuml;n&uuml; y&uuml;kseltmek i&ccedil;in ilgili plan ve programlarımız var. İnsanlar hastaneye gitmeyi sevmiyorlar. En &ccedil;ok sevdikleri, hastalandıkları zaman direkt eczaneye giderek, doktora muayene olmadan ila&ccedil; alma yolunu tercih etmeleridir. &Ouml;zellikle T&uuml;rkiye&#39;de en &ccedil;ok g&uuml;venilen kişilerin başında eczacılar geliyor. Aslında d&uuml;nyada da &ouml;yle. Biz de bu noktada eczacıların rol&uuml;n&uuml; daha da g&uuml;&ccedil;lendirmek, geleceğin d&uuml;nyasında onlara daha sağlam bir yer edindirmek, sağlık sitemindeki rol&uuml;n&uuml; iyileştirebilmek i&ccedil;in neler yapılabilirin &uuml;zerine &ccedil;alışıyoruz&#39;&#39; ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Patrick Dixon&#39;ın dan geleceğe y&ouml;nelik vurucu a&ccedil;ıklamalar:</strong></p>

<p>&#39;&#39;Demografik &ccedil;alışmalar, gelecekte neyin ihtiyacın olmasını anmak i&ccedil;in en &ouml;nemli kilit noktadır. D&uuml;nya n&uuml;fusunu % 85&#39;i &ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki 10 sene i&ccedil;inde yeni gelişen &uuml;lkelerde yaşıyor olacaklar. 2030 yılına kadar &Ccedil;in&#39;deki şehirlere 300 milyon g&ouml;&ccedil;, Afrika&#39;daki şehirlere 475 milyon g&ouml;&ccedil; ger&ccedil;ekleşecek. Maalesef Avrupa&#39;daki gen&ccedil; n&uuml;fus azalıyor. Her 4 &ccedil;iften sadece 1&#39;i &ccedil;ocuk sahibi. 2026 yılında İtalya&#39;da 90 yaş ve &uuml;st&uuml; insan sayısı 1 milyona ulaşacak.&#39;&#39;</p>

<p>&#39;&#39;Eczane harcamaların y&uuml;zde 65&#39;i, 65 yaş ve &uuml;zeri kişilere ait. D&uuml;nyada insanların %80&#39;i sağlık harcamalarına ihtiya&ccedil; duyuyor. %88&#39;inin hepsi re&ccedil;eteli ve %70&#39;i doktor muayenesine ihtiyacı var. Bunların hepsini sebebi de; insanların yaşlanması.&#39;&#39;</p>

<p>&#39;&#39;Amerika&#39;da her 3 bebekten 1&#39;i diyabet hastası olacak. Bu da senede 100 milyar dolar harcama maliyeti olarak yansıyacak &uuml;lke ekonomisine. Ne var ki;&nbsp; Gelecekte sağlık harcamaları d&uuml;şecek. 2011-2016 yılları arasında ila&ccedil; satışlarının değeri 225 milyar dolar. Ama&ccedil; genetik araştırmalarla yaşlanmayı geciktirme ve koruyucu hekimlik&#39;&#39;</p>

<p>&#39;&#39;İleride akıllı sağlık taraması geliştirilecek ve b&ouml;ylece teşhis ve tedavi kolaylaşacak. Gelecekte hastanede kalış, 2025 yılına kadar %10 ile 20 arasında d&uuml;şecek. Hastayı hızlı taburcu edebilmek i&ccedil;in yeni sistem teşhis ve tedaviler uygulanacak. Hastalara ve &ouml;zellikle yaşlı olanlara evde bakım konusunda daha b&uuml;y&uuml;k gelişme sağlanacak. Giyilebilir sağlık cihazları evrensel olacak.&#39;&#39;</p>

<p>&#39;&#39;Bir&ccedil;ok hasta, kendini doktordan daha iyi bildikleri i&ccedil;in kendilerine re&ccedil;ete yazıyor ve kendi kendilerine ila&ccedil; alıyorlar bu da ileride &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k riskler sebep olacak.&#39;&#39;</p>

<p>&#39;&#39;Amerika&#39;da 400 binden fazla &ouml;nlenebilir medikal hatadan &ouml;l&uuml;m ger&ccedil;ekleşmiştir. Ama&ccedil; hastayı korumak mı? Hastayı başımızdan salmak mı? Datayı topluyoruz ki, bu hatalar olmasın ve bu kadar kişi bilgi yoksunluğundan hayatını kaybetmesin.&#39;&#39;</p>

<p>&#39;&#39;Gen taraması metodu, ileride hastalıkları &ouml;nleyecek olan hastalıkları da tedavi edecek.&#39;&#39;</p>

<p>&#39;&#39;D&uuml;nyanın y&uuml;zde 80&#39;i mobil olarak internet alışverişini kullanacaklar.&#39;&#39;&nbsp;&nbsp;</p>

<p><strong>&#39;&#39;T&uuml;rkiye&#39;de eczacılar bireysel olarak varlıklarını s&uuml;rd&uuml;rmeye &ccedil;alışıyor&#39;&#39;</strong><br />
Ezacılık konusunda T&uuml;rkiye&#39;nin işi zor diyen Dixon, &#39;&#39;Normalde d&uuml;nyaya baktığımız zaman, eczanelerin ve eczacıların başka &uuml;lkelerde gruplaştıklarını, bir araya gelerek, daha kuvvetli hale gelip, &uuml;reticiler ve imalat&ccedil;ılarla fiyat konusunda daha sıkı pazarlıklar yapabildiklerini g&ouml;r&uuml;yoruz . T&uuml;rkiye&#39;de ne yazık ki eczaneler bireysel olarak varlıklarını s&uuml;rd&uuml;rmeye &ccedil;alışıyorlar. Gelecekte bu değişim mutlaka olacak. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu değişimi her yerde yaşıyoruz. Cep telefonlarındaki ilerlemeyi d&uuml;ş&uuml;n&uuml;n, kıyafet alırken, aklınıza gelen her işlemde artık elektronik işlemlerin arttığını ve b&uuml;y&uuml;k değişin yaşandığını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yoruz. Eczanelerde de bunun dışında kalamayacaklar. Mutlaka bu değişimi T&uuml;rkiye yaşayacak. Bu d&ouml;nemin zor olacağını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum&#39;&#39; şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Gelişen teknoloji eczacılık i&ccedil;in olumlu</strong></p>

<p>T&uuml;rkiye&#39;nin i&ccedil;inde bulunduğu d&ouml;nemde eczacı olmak i&ccedil;in doğru d&ouml;nem olduğunu d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; dile getiren Dixon, &#39;&#39;Şuan eczaneler ve eczacılar i&ccedil;in piyasaya &ccedil;ıkan bir&ccedil;ok yeni &uuml;r&uuml;nler, uygulamalar ve aplikasyonlar var. Mobil cihazlardaki uygulamaları buna &ouml;rnek verebiliriz. Bir takım takip cihazlarının, kişilerin v&uuml;cuduna takılarak &ouml;l&ccedil;&uuml;m yapılabilen cihazların gelişmiş olması, şuan eczacı olmak i&ccedil;in uygun bir d&ouml;nemde olduğumuzu işaret ediyor. Bu anlamda ben de g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde insanlar hasta olduğu zaman evlerinde daha rahat ve iyi hayat kalitesinde yaşayabilmeleri i&ccedil;in bu gelişmelerin ger&ccedil;ekleştiğini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. T&uuml;rkiye&#39;nin de bundan payını alacaktır. &#39;&#39; şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>GRİPDE SON DURUM</strong></p>

<p><strong>&#39;&#39;Grip, devlet b&uuml;t&ccedil;esine &ccedil;ok ciddi şekilde maddi olarak zarar veren bir hastalık&#39;&#39;</strong></p>

<p>Geleceğin E Hali (GEH) Y&uuml;r&uuml;tme Kurulu Başkanı Adile &Ouml;zdağ, grip hakkından ş&ouml;yle konuştu: &#39;&#39;Grip devlet b&uuml;t&ccedil;esine &ccedil;ok ciddi şekilde maddi olarak zarar veren ve son derece hızla yayılan bir hastalık. &Ouml;zellikle kapalı ortamlarda, okullar, ulaşım ara&ccedil;ları gibi kapalı yerlerde hızla yayılıyor.</p>

<p>Biz, gripte en &ouml;nemli şey olan, grip aşısını konuştuk. Yetişkinlerde aşılamayı ve &ouml;nlemleri konuştuk. Vir&uuml;slerle nasıl başa &ccedil;ıkılır, kendimizi nasıl koruruz? &Ccedil;ok &ouml;nemli iki hocamızla bunu tartıştık.</p>

<p>Israrla dikkat &ccedil;ekmek istediğimiz nokta, grip aşısının halk sağılığı &uuml;zerindeki koruyucu etkisi. Herkesi doğru aşılamaya hekimi ve eczacısı kanalı ile y&ouml;nlendirmeye &ccedil;alıştık.</p>

<p>Kongreyi değerlendiren &Ouml;zdağ, &#39;&#39;Kongremiz, ila&ccedil; ve eczacılık sekt&ouml;r&uuml;n&uuml;n en b&uuml;y&uuml;k buluşmasıdır. 7 bine yakın katılımcıyla T&uuml;rkiye&#39;de daha &ouml;nce benzeri g&ouml;r&uuml;lmemiş, dolu dolu, i&ccedil;eriği &ccedil;ok zengin, geleceği tasarlayan, geleceğin eczanesi, geleceğin eczacısı ve gelecek iş d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rleriyle birlikte b&uuml;t&uuml;n problemleri masaya yatırdık.&nbsp; Senkronize olarak t&uuml;m salonlarımızda eğitimler var. B&uuml;t&uuml;n katılıcılarımız &ccedil;ok mutlu. Y&uuml;r&uuml;tme kurulu ve Başkanı olarak &ccedil;ok mutluyum&#39;&#39;dedi.</p>

<p><strong>F&uuml;t&uuml;rist ve Sağlık Tasarımcı Patrick Dixon hakkında</strong></p>

<p>G&uuml;n&uuml;m&uuml;zde hayatta olan en değerli 20 iş d&uuml;nyası d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r&uuml; arasında g&ouml;sterilmektedir. F&uuml;t&uuml;rist konuşmacı, girişimci ve aralarında &#39; The Future of Almost Everthing&#39;, &#39;Futurewis&#39;, &#39;Sustainagility&#39;, The Genetic Revolution&#39; and &#39;Building a Better Business&#39; kitaplarının da yer aldığı 16 kitabın yazarıdır. ( 40 farklı dilde 650 bin baskısı yapılmıştır.</p>

<p>Hemen hemen her sekt&ouml;rden &ccedil;ok uluslu firmalara geniş bir yelpazede trendler ve stratejik konular hakkında danışmanlık hizmeti vermektedir. Her hafta neredeyse 4 farklı &uuml;lkede her birinde 15 &ndash; 4.500 arasında katılımcının yer aldığı, &ldquo;global eğilimler&rdquo; konulu konferanslarda konuşmacı olarak yer almaktadır. Google, Microsoft, General Electric, GSK, Siemens, Philips, AT&amp;T, Prudential, ve Barclays gibi firmalar ile &ccedil;alışmaktadır.1999 yılından bu yana London Business School&rsquo;da (d&uuml;nyanın en iyi y&uuml;ksek lisans eğitimi veren işletme okuludur) y&ouml;netici eğitimi programına, MBA ve diğer pek &ccedil;ok benzeri programa konuşmaları ve dersleri ile katkı sağlamaktadır.</p>

<p>Patrick Dixon, Global Change Ltd. şirketinin (trend/strateji danışmanlığı) kurucusu ve y&ouml;netim kurulu başkanıdır. Global Innovators Ltd. şirketinin kurucu ortağıdır. Virttu Biologics Ltd. şirketinin (kanser araştırma ve biyoteknoloji) y&ouml;netim kurulu başkanlığını yapmıştır. Acromas Health CareLtd. Şirketinde (Allied Health Care Ltd, Nestor Health Care, Saga Health Care Ltd.) bağımsız y&ouml;netim kurulu &uuml;yeliği yapmıştır. Patrick Dixon, asıl mesleği olan kanser hekimliğinin yanı sıra k&uuml;resel potansiyele sahip sıra dışı girişimciler i&ccedil;in bireysel mentorluk ve ko&ccedil;luk hizmetleri vermektedir.</p>

<p>Uzmanlık alanları: Strateji ve trendler konusunda danışmanlık/eğitim/ k&uuml;resel ekonomi alanında yazılar, dijital toplum, B&uuml;y&uuml;k veri, Internet, finansal hizmetler, &uuml;retim, lojistik, biyoteknoloji, eczacılık, sağlık, jeopolitik konular, yaşam tarzı değişiklikleri, pazarlama, t&uuml;ketici davranışları, &ccedil;alışan motivasyonu, kamu politikaları, iklim değişikliği, yeşil teknoloji, enerji, kurumsal etik ve sosyal sorumluluk.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Sat, 24 Sep 2016 15:48:30 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Sağlıklı Olmanın Temel Unsuru; Mikrobiyota'nın korunması ve Mindfulness Felsefesi]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/pged/pr/saglikli-olmanin-temel-unsuru-mikrobiyota-nin-korunmasi-ve-mindfulness-felsefesi-127</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/pged/pr/saglikli-olmanin-temel-unsuru-mikrobiyota-nin-korunmasi-ve-mindfulness-felsefesi-127</guid>
            <description><![CDATA[<p>Kongredeki diğer en &ouml;nemli konu ise sağlıklı olmanın temel unsuru; Mikrobiyota ve bu sağlığın&nbsp; korunması i&ccedil;in yapılması gereken en]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Kongredeki diğer en &ouml;nemli konu ise sağlıklı olmanın temel unsuru; Mikrobiyota ve bu sağlığın&nbsp; korunması i&ccedil;in yapılması gereken en &ouml;nemli 3 unsurun altı &ccedil;izildi.</p>

<p>A&ccedil;ılışı yapıldığı ilk g&uuml;nden itibaren yoğun katılımın sağlandığı &#39;Geleceğin E Hali&#39; Kongresi&#39;nin 2&#39;inci g&uuml;n&uuml;de Endokrolog Prof. Dr. Taner Damcı, &#39;Yaşam Bi&ccedil;imini Değiştirmek, Ama Nasıl?&#39; isimli panelde konuştu. Prof. Dr. Damcı,yaşam bi&ccedil;imi değişikliği dediğimiz şey, elimize bir liste alıp, listeye g&ouml;re beslenmek ya da kilo vermek i&ccedil;in bir koşu bandı &uuml;zerinde terlemek değildir. Yaşam bi&ccedil;iminde değişiklik &ccedil;ok daha k&ouml;kl&uuml; olmalı. Ancak bu şekilde kalıcı olabilir. Bir diğer konuşmacı Prof. Dr. Ener &Ccedil;ağrı Dinleyici ise &#39;Geleceğin Mikrobiyota Hali&#39; isimli panelinde; mikrobiyotanın sağlığın temel unsuru olduğuna vurgu yaptı.</p>

<p><strong>Sağlıklı yaşam i&ccedil;in k&ouml;kten yaşam şeklimiz değişmeli,</strong></p>

<p><strong>G&uuml;nl&uuml;k diyetler sadece ge&ccedil;ici &ccedil;&ouml;z&uuml;mlerdir&hellip;</strong></p>

<p>Endokrolog Prof. Dr. Taner Damcı; &lsquo;Şeker hastalığı, şişmanlık, hipertansiyon gibi hastalıkların birinci tedavisi yaşam bi&ccedil;imini değiştirmek. Bu, insanın sağlıklı beslenmesi, stresten uzak durması, iyi uyuması ve hareket etmesidir. Tabii ki bu durumlarda ila&ccedil;lar da kullanılır. İla&ccedil;lar hep yaşam bi&ccedil;imi değişikliğine yardımcıdır. Hekimler olarak, sağlık profesyonelleri olarak yaşa bi&ccedil;imi değişikliğini hastalara &ouml;neririz. Fakat bunun nasıl yapılacağı konusunda fazla bilgi veremeyiz. Bug&uuml;n sunduğum konu, yaşam bi&ccedil;imi değişikliği nasıl yapılabilir. Yaşam bi&ccedil;imi değişikliği dediğimiz şey, elimize bir liste alıp, listeye g&ouml;re beslenmek ya da kilo vermek i&ccedil;in bir koşu bandı &uuml;zerinde terlemek değil. Yaşam bi&ccedil;imi değişikli &ccedil;ok daha k&ouml;kl&uuml; bir şey. B&ouml;yle olursa ancak kalıcı olabiliyor. K&ouml;kl&uuml; değişikliği yapmak, elimize tek tek listeler alıp ve koşu bandı &uuml;zerinde terlemekten &ccedil;ok daha kolay ve etkili oluyor&#39;&#39; dedi.</p>

<p><strong>Mindfulness felsefesi</strong></p>

<p>Amerika&#39;da &uuml;niversitelerde&nbsp; kullanılan &#39;Mindfulness&#39;ı anlatan Prof. Dr. Damcı,<strong> &#39;&#39;</strong>Bizim bu yaşam bi&ccedil;imini değiştirme ile ilgili 8 haftalık bir programımız var. Amerika&#39;da b&uuml;t&uuml;n &uuml;niversitelerde kullanılan &#39;Mindfulness&#39; felsefesini kullanıyorum. &#39;Mindhfulness&#39;, tıpta stres azaltmanın, insanlarda davranış değişikliğini motive etmenin en &ouml;nemli ve en etkin yolu. &Ccedil;ok değişik alanlarda kullanılıyor. Biz &#39;Mindfulness&#39;ı T&uuml;rkiye&#39;de yaşam bi&ccedil;imi değiştirmek, daha sağlıklı beslenmek, daha iyi hareket etmek, stresten uzak durmak amacıyla program oluşturduk. Programın adı, &#39;Cognita&#39;. Bu programda 8 haftalık yaşam bi&ccedil;imi değişikliği sistemleri uyguluyoruz&#39;&#39; şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>&#39;&#39;Stres, bizi hatalığın kucağına iten en &ouml;nemli fakt&ouml;r&#39;&#39;</strong></p>

<p>Stresin hayatımıza olumsuz etkisini altını &ccedil;izen Prof. Dr. Damcı, &#39;&#39;Stres hayatımızı kısaltan, yaşamımızın kalitesini bozan, bizi hastalıkların kucağına iten en &ouml;nemli fakt&ouml;r. G&uuml;n&uuml;m&uuml;zde hayatta &ccedil;ok yoğun bir tempo var. Stres bizim sağlımızı ekliyor. Stresten uzaklaşmanın yolu, başka bir yere ka&ccedil;mak, bir tatil yerine ka&ccedil;mak ve oraya yerleşmek değil. Bu hayatımızın i&ccedil;inde stresten korunabiliriz. Stresi daha az algılayıp, onun sağlımıza olumsuz etki etmesini engelleyebiliriz&#39;&#39; dedi.</p>

<p>Tıp b&uuml;t&uuml;nseldir. Yalnız doktorlarla, başka sağlık profesyonelleriyle y&uuml;r&uuml;t&uuml;lebilecek bir s&uuml;re&ccedil; değildir diyen Prof. Dr. Damcı, &#39;&#39;Bunların &ouml;nemi var ama bizim işbirliği yapmamız gerekiyor. Eczacılar, doktorlar, sağlık profesyonelleri, hemşireler, diyetisyenler ve spor uzmanları; iş birliği yapmaları gerekiyor. Bu t&uuml;r kongreler bunun i&ccedil;in harika bir fırsat. Bir başlangı&ccedil; olur diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. Bu iş birliği bizim i&ccedil;in b&uuml;y&uuml;k bir eksiklik. Bunu ger&ccedil;ekleştirebilirsek insanlar daha fazla katkıda bulunabiliriz diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum&#39;&#39; ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Mikrobiyota sağlık olmamızın temel unsurudur</strong></p>

<p>&#39;Geleceğin Mikrobiyota Hali&#39; panelinde konuşan Prof. Dr. Ener &Ccedil;ağrı Dinleyici, &#39;&#39; Mikrobiyata bizim bağırsağımızda yaşayan bakteriler ve diğer canlılardan oluşturduğumuz ortak yaşam bi&ccedil;imidir. <strong>Mikrobiyota sağlıklı olmamızın temel unsurudur</strong>. Mikrobiyatamızı ne kadar koruyabilirsek ve ne kadar sağlıklı olmasını sağlayabilirsek, o kadar uzun vadede hastalıklara karşı &ouml;nlem almış oluyoruz. Son 10 yıl bize şunu g&ouml;sterdi ki: Mikrobiyatanın b&uuml;t&uuml;nl&uuml;ğ&uuml; zaman i&ccedil;inde bozulursa başta obezite, şişmanlık, alerjik hastalıklar, otoimm&uuml;m hastalıklar ve bazı psikiyatrik rahatsızlıklarda artma olmaktadır. Bunu koruyabilmek i&ccedil;in temel yapabileceklerimiz; normal doğumun &ouml;zendirilmesi, anne s&uuml;t&uuml;n&uuml; beslenmeye eklenmesi, akılcı antibiyotik kullanımı ve yaşam koşullarında doğala d&ouml;n&uuml;lmesidir&rsquo;&rsquo; şeklinde konuştu.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Fri, 23 Sep 2016 23:28:14 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[En büyük Eczacılık buluşması başladı]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/pged/pr/en-buyuk-eczacilik-bulusmasi-basladi-125</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/pged/pr/en-buyuk-eczacilik-bulusmasi-basladi-125</guid>
            <description><![CDATA[<p>Pharmatic Girişimci Eczacılar Derneği tarafından bu yıl ikincisi d&uuml;zenlenen, &#39;En B&uuml;y&uuml;k Eczacılık Buluşması Geleceğin E hali&#39;]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Pharmatic Girişimci Eczacılar Derneği tarafından bu yıl ikincisi d&uuml;zenlenen, &#39;En B&uuml;y&uuml;k Eczacılık Buluşması Geleceğin E hali&#39;, 24 Eyl&uuml;l tarihine kadar İstanbul Kongre Merkezi&rsquo;nde organize ediliyor. Her biri sekt&ouml;rlerinin &ouml;nemli oyuncularından olan ve 200&rsquo;e yakın &ouml;nemli firma temsilcisinin katıldığı organizasyonda, &#39;Geleceğin E hali 2016&#39;nın yeni konsepti, Eczacılığın geleceğine dair g&ouml;r&uuml;şler, planlar ve ama&ccedil;lar olarak belirlendi. Kongreye Konuşmacı olarak, aralarında D&uuml;nyaca &Uuml;nl&uuml; F&uuml;t&uuml;rist ve Sağlık Tasarımcısı Patrick Dixon, İş d&uuml;nyasının en yenilik&ccedil;i, en &uuml;retici kişilerinden Cem Boyner gibi &ccedil;ok değerli isimler katılıyor. Kongrenin ilk g&uuml;n&uuml;de İş Adamı Cem Boyner, d&uuml;zenlenen panelde Eczacılara deneyimlerini anlattı ve Eczacılığın &ouml;nemini vurguladı.</p>

<p><strong>&#39;&#39;Biz geleceği tasarlıyoruz&#39;&#39;</strong><br />
&nbsp;Kongrenin diğer kongreler benzemeğini s&ouml;yleyen Geleceğin E Hali (GEH) Y&uuml;r&uuml;tme Kurulu Başkanı Adile &Ouml;zdağ, &#39;&#39;Biz, geleceği tasarlıyoruz. Hatta geleceğin biraz daha &ouml;tesine ge&ccedil;erek, geleceğin sonrasını g&ouml;rmeye &ccedil;alışıyoruz. Eczanelerimiz eski, k&uuml;&ccedil;&uuml;k g&ouml;r&uuml;nt&uuml;lerinden kurtulup, daha kurumsal, teknolojiyle desteklenmiş, sağlık i&ccedil;erisinde her şeyi barındıran ve halk sağlığına doğru servisi verecek, ila&ccedil; danışmanlığının yanında desteklenmiş iyi konfor alanlarına d&ouml;necek. Bunu yaparken perakendenin doğru kurallarını, ilacın mutlak etik kurallarını uygulayarak, eczana i&ccedil;inde yeni bir d&uuml;nya &uuml;retiyoruz. D&uuml;nyada da Eczacılık başka bir boyuta ge&ccedil;iyor.&nbsp; Bu yeni boyutta Eczacılığı, T&uuml;rk Eczacılığını mutlaka gelecek ile buluşturuyoruz. Teknolojik g&ouml;zl&uuml;k ile yapacağımız uygulamalarımızla, en &ouml;nemlisi T&uuml;rkiye&#39;nin ve d&uuml;nyanın &ouml;nemli vizyoner konuşmacılarıyla, 200&#39;e yakın firma ve 7 bin katılımcı bekliyoruz. İ&ccedil; dinamiklerin durduğu d&ouml;nemde b&ouml;yle bir hareketliliği &uuml;retmekten dolayı &#39;Girişimci Eczacılar&#39; adına &ccedil;ok mutluyuz. Amacımız, halk sağlığını Eczane eliyle koruyarak, ila&ccedil; t&uuml;ketimini azaltıp, devlet b&uuml;t&ccedil;esine katkıda bulunmak. Artık sağlık ve g&uuml;zellikle ilgili her t&uuml;rl&uuml; danışmanlığı Eczaneden alabilirsiniz&#39;&#39; diye konuştu.</p>

<p>&#39;Geleceğin E hali&#39;ni 2012 yılında da d&uuml;zenlediklerinin bilgisini veren Pharmetic Girişimci Eczacılar Derneği (PGED) Y&ouml;netim Kurulu Başkanı Ecz Armağan Ener, &#39;&#39;O d&ouml;nemde meslektaşlarımız, sekt&ouml;r tarafından bir daha yenisi yapılana kadar, bundan daha iyisi olmaz denilmişti. O g&uuml;nden bu g&uuml;ne kadar meslektaşlarımızdan yoğun talep aldık. 2015 Nisan ayında yeniden d&uuml;zenleme kararı aldık. Yaklaşık 1,5 yıldan beri &#39;Geleceğin E Hali&#39; i&ccedil;in b&uuml;y&uuml;k ekiple &ccedil;alışma halindeyiz. Pharmetic Eczacılar Derneği &uuml;yeleri olarak hep bir arada duruyoruz. Eğitimler alıyoruz. Kendimiz geliştirmek i&ccedil;in &ccedil;eşitli uğraşlar i&ccedil;indeyiz&#39;&#39; diye konuştu.</p>

<p><strong>&#39;&#39;Online kayıt sayısı bakımından T&uuml;rkiye&#39;de bir ilk&#39;&#39;</strong><br />
&nbsp;&Ccedil;ok ciddi bir katılım olduğunu dile getiren Ener, &#39;&#39;5 binin &uuml;zerinde sadece online kayıt yapıldı. Online kayıtların dışında da &ccedil;ok sayıda girişler oldu. Hedeflediğimiz 7 bin kişi aşılacak gibi g&ouml;r&uuml;yor. Online kayıt sayısı a&ccedil;ısından T&uuml;rkiye&#39;de bu bir ilk. B&ouml;yle bir online kayıt sayısı T&uuml;rkiye&#39;de ger&ccedil;ekleştirilmiş değil. B&uuml;t&uuml;n meslektaşlarımıza, sekt&ouml;r&uuml;m&uuml;z&uuml;n t&uuml;m temsilcilerine katkı sağdıkları i&ccedil;in y&uuml;rekten teşekk&uuml;r ediyoruz&#39;&#39; dedi.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;</p>

<p>Kongre Hakkında,</p>

<p>&nbsp;Genetik, biyo ve nano teknolojilerdeki gelişmeler ile sağlık sekt&ouml;r&uuml;nde, tıbbi, medikal alanlarda ve molek&uuml;ler &ccedil;alışmalarda &#39;ila&ccedil;, teşhis, tedavi y&ouml;ntemleri, ara&ccedil;ları&#39; hızla farklılaşıyor, gelişiyor, kişiselleşiyor, kolaylaşıyor. Ve tabii ki daha da karmaşıklaşıyor ve farklı uzmanlık alanları ile sinerji gerektirir hale geliyor. Bu gelişmeler nedeniyle &ouml;rneğin 40 yıl sonra eczacıların sadece kutu ila&ccedil;, &uuml;r&uuml;n sağlayıcısı olamayacaklarını, teknolojik gelişmeler sayesinde &#39;tech-check&#39;ler (teknolojik kontroller) yapabilen, hafif klinik hizmetler de vermeleri gerekeceği &ouml;ng&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. Eczanelerin b&uuml;t&uuml;nleştirici, tamamlayıcı, koruyucu ve kapsayıcı, kişiye &ouml;zel sağlık-g&uuml;zellik noktalarına d&ouml;n&uuml;şeceğine dair kuvvetli senaryolar geliştiriliyor.</p>

<p>Teknolojik gelişmelerin belirleyici olduğu, her şeyin ışık hızı ile değişip, d&ouml;n&uuml;şt&uuml;ğ&uuml; d&uuml;nyamızda Eczacılık mesleğinin ve eczanelerin geleceği de tıpkı diğer meslekler gibi merak ve tartışma konusu. Genetik, biyo ve nano teknolojilerdeki gelişmeler ile sağlık sekt&ouml;r&uuml;nde, tıbbi, medikal alanlarda ve molek&uuml;ler &ccedil;alışmalarda &ldquo;ila&ccedil;, teşhis, tedavi y&ouml;ntemleri, ara&ccedil;ları&rdquo; hızla farklılaşıyor, gelişiyor, kişiselleşiyor, kolaylaşıyor. Ve tabii ki daha da karmaşıklaşıyor ve farklı uzmanlık alanları ile sinerji gerektirir hale geliyor.&nbsp;</p>

<p>Yukarıdaki gelişmeler nedeniyle &ouml;rneğin 40 yıl sonra eczacıların sadece kutu ila&ccedil;, &uuml;r&uuml;n sağlayıcısı olamayacaklarını, teknolojik gelişmeler sayesinde &ldquo;tech-check&rdquo;ler (teknolojik kontroller) yapabilen, hafif klinik hizmetler de vermeleri gerekeceği &ouml;ng&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. Eczanelerin b&uuml;t&uuml;nleştirici, tamamlayıcı, koruyucu ve kapsayıcı, kişiye &ouml;zel sağlık-g&uuml;zellik noktalarına d&ouml;n&uuml;şeceğine dair kuvvetli senaryolar geliştiriliyor.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Thu, 22 Sep 2016 17:06:48 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Folik asit zengini pirinç sağlıklı diyet ve beslenmede önemli]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/usa-rice-federation/pr/folik-asit-zengini-pirinc-saglikli-diyet-ve-beslenmede-onemli-133</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/usa-rice-federation/pr/folik-asit-zengini-pirinc-saglikli-diyet-ve-beslenmede-onemli-133</guid>
            <description><![CDATA[<p>Amerika&rsquo;da yapılan bir&ccedil;ok yeni araştırmaya g&ouml;re, sağlık i&ccedil;in b&uuml;y&uuml;k &ouml;nem taşıyan folik asit ve demir gibi be]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Amerika&rsquo;da yapılan bir&ccedil;ok yeni araştırmaya g&ouml;re, sağlık i&ccedil;in b&uuml;y&uuml;k &ouml;nem taşıyan folik asit ve demir gibi besin &ouml;ğelerini i&ccedil;eren pirincin, besleyici bir diyetin en iyi &ouml;rneklerinden olduğu ifade ediliyor.&nbsp;</p>

<p>1998 yılından bu yana ABD&rsquo;deki t&uuml;m beyaz pirin&ccedil;ler, B vitamini ve folik asit ile zenginleştiriliyor. Bu zenginleştirme programından bu yana kadınlardaki beyin kanaması riskinin, yılda y&uuml;zde &uuml;&ccedil; oranında azaldığı g&ouml;zlenirken folik asidin kalp krizi ve beyin kanaması dahil olarak kalp hastalıklarında bir risk fakt&ouml;r&uuml; olduğunu g&ouml;sterilen kan homosistein d&uuml;zeylerini d&uuml;ş&uuml;rmeye de yardımcı olduğu da ortaya &ccedil;ıkıyor.</p>

<p>Amerikan Kalp Derneği&rsquo;nin yayını Circulation&rsquo;da yayımlanan araştırma, folik asit zenginleştirmesinin beyin kanamasından kaynaklanan &ouml;l&uuml;mleri azaltmaya yardımcı olduğunu da kanıtlıyor. Daha yakın zamanda yapılan araştırmalar ise, folik asidin yumurtalık kanseri ve Alzheimer da dahil belirli kanser tiplerini &ouml;nlemeye yardımcı olduğunu ileri s&uuml;r&uuml;yor.</p>

<p><strong>Pirin&ccedil; yiyenlerin beslenme d&uuml;zeni daha sağlıklı </strong></p>

<p>Amerikan Diyet Derneği&#39;nin pratik &ccedil;alışmalar grubu Kadın Sağlığı ve &Uuml;reme Beslenmesi başkanı, tescilli diyetisyen Jeanne Blankenship, &ldquo;ABD&rsquo;deki kadınların &ccedil;oğunluğu hala g&uuml;nl&uuml;k demir ve folik asit gereksinimlerini karşılamıyor ve bu besinler kadınlar i&ccedil;in kritik &ouml;nem taşıyan iki besin &ouml;ğesidir&rdquo; diyerek, şu bilgileri verdi:</p>

<p>&ldquo;Pirin&ccedil;, anne ve anne adaylarının folik asit alımı i&ccedil;in harika bir yol. Pirin&ccedil;, yağsız et ve az yağlı s&uuml;t &uuml;r&uuml;nleri, meyveler, kuruyemişler ve sebzeler ile birlikte t&uuml;ketildiğinde sağlığımız i&ccedil;in vazge&ccedil;ilmez bir besin haline geliyor. Folik asidin yanı sıra demir, kadınlar i&ccedil;in &ouml;nemli bir mineraldir. Kadınlar demir eksikliği anemisine daha yatkın. Yeterli demir olmadığında, v&uuml;cut kırmızı kan h&uuml;creleri i&ccedil;in yeterli hemoglobini &uuml;retemiyor. Aneminin bu en yaygın bi&ccedil;imi, Amerika Birleşik Devletleri&rsquo;ndeki kadınların yaklaşık beşte birini ve hamile kadınların yarısını etkilediği gibi yorgunluk, g&uuml;&ccedil;s&uuml;zl&uuml;k, nefes darlığı, baş ağrıları ya da konsantrasyon kaybına kadar &ccedil;eşitlenen semptomlara neden oluyor. ABD&rsquo;deki kadınların &ccedil;oğunluğu kilolarına &ouml;zen g&ouml;sterirken, pirin&ccedil; de kadınların fazla kilolarla savaşı kazanmasına yardım ediyor. Pişmiş olarak servis edildiğinde yarım fincan d&uuml;ş&uuml;k kalorili pirin&ccedil; 103 ila 108 kalori i&ccedil;eriyor; sebzeler ve yağsız et proteinleri gibi sağlıklı gıdalar i&ccedil;in iyi bir eşlik&ccedil;i. USA Rice Federation&rsquo;a g&ouml;re; Lowa State University tarafından ger&ccedil;ekleştirilen bir &ccedil;alışma, pirin&ccedil; yiyen kişilerin beslenme d&uuml;zeninin, pirin&ccedil; yemeyenlere g&ouml;re daha sağlıklı olduğunu, bu kişilerin daha fazla meyve ve sebze yediğini, daha az şeker ve yağ t&uuml;kettiğini ve beden kitle endekslerinin daha d&uuml;ş&uuml;k olma eğiliminde olduğunu kanıtladı. Pirin&ccedil;, &ouml;ncelikle kompleks karbonhidratlardan oluşuyor, glisemik endeks (GI) değerinin, kan şekeri d&uuml;zeyini ve yeme isteğini kontrol etmeye yardımcı olabileceği d&uuml;ş&uuml;n&uuml;l&uuml;yor.&rdquo;</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Fri, 30 Sep 2016 10:51:04 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Kişiye özel burun estetiği ameliyatları daha başarılı]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/projemed/pr/kisiye-ozel-burun-estetigi-ameliyatlari-daha-basarili-123</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/projemed/pr/kisiye-ozel-burun-estetigi-ameliyatlari-daha-basarili-123</guid>
            <description><![CDATA[<p>Burun estetiği ameliyatında başarılı bir sonu&ccedil; elde etmek i&ccedil;in pek &ccedil;ok kriterin &ouml;nemli olduğunu vurgulayan KBB ve Baş Boy]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Burun estetiği ameliyatında başarılı bir sonu&ccedil; elde etmek i&ccedil;in pek &ccedil;ok kriterin &ouml;nemli olduğunu vurgulayan KBB ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Do&ccedil;. Dr. Se&ccedil;kin Ulusoy, &quot;Burun estetiği ameliyatlarının kişiye &ouml;zel uygulanması estetik ve sağlıklı bir burun a&ccedil;ısından b&uuml;y&uuml;k &ouml;nem taşıyor. Burunun estetik a&ccedil;ıdan kişinin y&uuml;z&uuml;ne yakışmasının yanı sıra doğal bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;mde olması &ouml;nemli olduğu gibi sağlıklı nefes alıp verebilmek i&ccedil;in burunun sol ve sağ taraflarının simetri i&ccedil;inde olması gerekiyor. Ameliyat sonrası elde edilen sonucun deforme olmaksızın yıllarca kalıcı olması ve iyileşme s&uuml;recinde hastanın konforunun da &ouml;nemli bir kriterler arasında yer alıyor.&quot;</p>

<p><strong>Burun estetiğinde kişiye &ouml;zel planlama &ouml;nemli</strong></p>

<p>Rinoplasti ameliyatların genel amacı burnun doğal g&ouml;revlerini koruyarak ya da iyileştirerek, kişilerin daha mutlu ve &ouml;zg&uuml;venlerinin artacağı bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;m oluşturmak olduğunu dile getiren Do&ccedil;. Dr. Se&ccedil;kin Ulusoy sonu&ccedil;larının tatmink&acirc;r olmasında, kişinin mevcut y&uuml;z ve burun alt yapısı ve cildinin durumunun &ouml;nemli olduğuna dikkat &ccedil;ekiyor.</p>

<p>G&uuml;n&uuml;m&uuml;zde burun estetiği ameliyatlarının ge&ccedil;mişe oranla teknoloji ve tecr&uuml;be ile daha başarılı ger&ccedil;ekleştiğini ifade eden Ulusoy &quot;Ge&ccedil;mişte tek tip yapılan burun estetiği ameliyatları her şekilde belli olurdu. Şimdi ise y&uuml;ze uyumlu, &ouml;zg&uuml;n ve kişiye &ouml;zel burunlar &ouml;ne &ccedil;ıkıyor. Başarılı bir burun estetiği eskiden uygulanan tek tip ameliyatlarda olduğu gibi kolayca anlaşılamıyor. Ameliyat y&ouml;ntemi olarak a&ccedil;ık veya kapalı ameliyat teknikleri kullanıyoruz. Sadece burunun sırtında bir sorun varsa kapalı teknikler yeterli oluyor. A&ccedil;ık burun ameliyatı tekniklerini ise daha ileri vakalarda &ouml;zellikle burun ucu ve kıkırdaklarda oluşan sorunları &ccedil;&ouml;z&uuml;m&uuml;nde tercih ediyoruz.</p>

<p>Burun y&uuml;ze g&ouml;re daha b&uuml;y&uuml;k bir g&ouml;r&uuml;nt&uuml;ye sahipse, burun kemiğinde bir eğrilik ya da kırık olan, burun ucu aşağıya doğru d&uuml;ş&uuml;k, burun delikleri b&uuml;y&uuml;k veya simetrik olmayan, burundan rahat nefes alamayan kişilerde ameliyatlar başarılı sonu&ccedil;lar verebiliyor.&quot;</p>

<p><strong>Burun estetiği ameliyatı ve sonrası nasıl ge&ccedil;iyor?</strong></p>

<p>Burun estetik ameliyatları sadece hastane ortamlarında yapıldığını belirten Do&ccedil;. Dr. Se&ccedil;kin Ulusoy ameliyatlarda yaygın olarak genel anestezi tercih edilse de uygun ve sınırlı problem olan hastalarda lokal anestezi uygulanabildiğini s&ouml;yl&uuml;yor ve burun estetiği ameliyatı ve sonrası hakkında şu bilgileri veriyor: &quot;Operasyon s&uuml;releri yapılan işleme g&ouml;re 45 dakika ile 3 saat arasında s&uuml;rebiliyor. Ameliyat sonrasında hastalarımızı genellikle hastanede bir g&uuml;n yatırıyoruz, fakat bazen kendi istekleriyle aynı g&uuml;n taburcu edebiliyoruz.</p>

<p>Ameliyat sonunda uyguladığımız splint adı verilen atelleri 1 hafta sonra alıyoruz ve 4-5 g&uuml;n s&uuml;reyle hafif bir bandajlama uyguluyoruz. Sonu&ccedil; itibariyle hastalar ortalama 12 g&uuml;n sonra normale olduk&ccedil;a yakın bir g&ouml;r&uuml;nt&uuml;ye kavuşabiliyorlar. Nihai &ouml;demlerin azalması ve sonu&ccedil; ise ancak 1 yıl sonunda kesinleşebiliyor. Bu sebeple &ccedil;ok nadiren de olsa revizyon denilen tekrar ameliyat ile sorunları gidermeye d&ouml;n&uuml;k cerrahi kararını vermeden &ouml;nce en az 6 ay beklenmesini gerekiyor.</p>

<p>Ameliyattan sonrasındaki 1 hafta i&ccedil;inde hafif &ouml;dem ve morluklar g&ouml;r&uuml;lebiliyor. Yeni y&ouml;ntemler ile bu morluklar neredeyse yok denilecek kadar azaldı. Hastalar m&uuml;mk&uuml;n olduğunca 1 haftalık bir dinlenme s&uuml;reci sonrasında normal hayatlarına d&ouml;nebiliyorlar.</p>

<p>Ameliyat sonrası ilk 6 hafta i&ccedil;erisinde g&uuml;neşten korunmalarını ve ağır spor yapmaktan ka&ccedil;ınmalarını, 3 ay s&uuml;resince ise m&uuml;mk&uuml;nse g&ouml;zl&uuml;k takmamalarını veya mecbur ise hafif g&ouml;zl&uuml;kleri sınırlı s&uuml;relerde kullanmalarını &ouml;neriliyor, g&ouml;rme sorunu olan hastaların bozukluğu olan hastalar &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; g&uuml;nden itibaren lens kullanmalarında bir sakınca yok.&quot;</p>

<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Tue, 20 Sep 2016 11:19:16 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[ Türkiye’nin En Büyük Eczacılık Buluşması; Geleceğin E Hali]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/pged/pr/turkiye-nin-en-buyuk-eczacilik-bulusmasi-gelecegin-e-hali-122</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/pged/pr/turkiye-nin-en-buyuk-eczacilik-bulusmasi-gelecegin-e-hali-122</guid>
            <description><![CDATA[<p>Kongreye Konuşmacı olarak; aralarında D&uuml;nyaca &Uuml;nl&uuml; F&uuml;t&uuml;rist ve Sağlık Tasarımcısı Patrick Dixon, İş D&uuml;nyasının En Yen]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Kongreye Konuşmacı olarak; aralarında D&uuml;nyaca &Uuml;nl&uuml; F&uuml;t&uuml;rist ve Sağlık Tasarımcısı Patrick Dixon, İş D&uuml;nyasının En Yenilik&ccedil;i, En Yaratıcı isimleriden Cem Boyner gibi &ccedil;ok değerli isimler katılıyor.</p>

<p><em>PHARMETIC Girişimci Eczacılar Derneği tarafından bu yıl ikincisi d&uuml;zenlenecek, En B&uuml;y&uuml;k Eczacılık Buluşması; Geleceğin E hali; 22-23-24 Eyl&uuml;l 2016 &lsquo;da İstanbul Kongre Merkezi&rsquo;nde organize ediliyor. </em>Her biri sekt&ouml;rlerinin &ouml;nemli oyuncularından olan ve 200&rsquo;e yakın &ouml;nemli firma temsilcisinin katılacağı toplantıda; Geleceğin E hali 2016&rsquo;nın yeni konsepti, Eczacılığın geleceğine dair g&ouml;r&uuml;şler, planlar ve ama&ccedil;lar olarak belirlendi.</p>

<p>2004 yılında kurulan Pharmetic Girişimci Eczacılar Derneği (PGED), eczacılığın, eczanelerin hatta t&uuml;m sekt&ouml;r&uuml;n geleceği i&ccedil;in &ccedil;ok &ouml;nemli, d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;c&uuml; &ccedil;alışmalara imza atan kanaat &ouml;nderi eczacılardan oluşuyor. 12 yıldır ger&ccedil;ekleştirdiği sıra dışı projelerle ilacın yanı sıra, OTC, kişisel bakım, besin destekleri ve dermokozmetik gibi alanlarda da belirleyici rol oynuyor, y&ouml;nderlik yapıyor.</p>

<p>Eczacılık mesleğini <strong>danışman eczacılıkla</strong> b&uuml;t&uuml;nleştirmeye, <strong>yeni&ccedil;ağa uygun gelişmesine y&ouml;n vermeye </strong>ve <strong>akılcı ila&ccedil; kullanımını</strong> yaygınlaştırmaya odaklanan <strong>Pharmetic</strong>, 22-23-24 Eyl&uuml;l 2016 Eyl&uuml;l da ikinci kez ger&ccedil;ekleştirilecek olan ve sekt&ouml;rde bug&uuml;ne kadar yapılan <strong>En B&uuml;y&uuml;k Eczacılık Buluşması </strong>&lsquo;nın basın toplantısında aşağıdaki konuyu g&uuml;ndeme getirecekler.</p>

<p>Genetik, biyo ve nano teknolojilerdeki gelişmeler ile&nbsp;<strong>sağlık sekt&ouml;r&uuml;nde, tıbbi, medikal alanlarda ve molek&uuml;ler &ccedil;alışmalarda &ldquo;ila&ccedil;, teşhis, tedavi y&ouml;ntemleri, ara&ccedil;ları&rdquo;</strong>&nbsp;hızla farklılaşıyor, gelişiyor, kişiselleşiyor, kolaylaşıyor. Ve tabii ki daha da karmaşıklaşıyor ve farklı uzmanlık alanları ile sinerji gerektirir hale geliyor. &nbsp;</p>

<p>Bu gelişmeler nedeniyle&nbsp;&ouml;rneğin 40 yıl sonra&nbsp;<strong>eczacıların sadece kutu ila&ccedil;, &uuml;r&uuml;n sağlayıcısı olamayacaklarını, </strong>teknolojik gelişmeler sayesinde &ldquo;tech-check&rdquo;ler (teknolojik kontroller) yapabilen, klinik hizmetler de vermeleri gerekeceği &ouml;ng&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. Eczanelerin b&uuml;t&uuml;nleştirici, tamamlayıcı, koruyucu ve kapsayıcı, kişiye &ouml;zel sağlık-g&uuml;zellik noktalarına d&ouml;n&uuml;şeceğine dair kuvvetli senaryolar geliştiriliyor.&nbsp;</p>

<p><strong>Neden &rsquo;Dermokozmetikler ve Besin Destekleri &lsquo; Eczaneden Alınmalı?</strong></p>

<p>Dermokozmetikler aslında &ldquo;tedavi edici ya da tedaviye yardımcı&rdquo; &uuml;r&uuml;nlerdir. Bu sebeple mutlaka eczaneden bu işin eğitimini almış eczacıların &nbsp;danışmanlığında t&uuml;keticiye ulaşmalıdır.</p>

<p>Teknolojik gelişmelerin belirleyici olduğu, her şeyin ışık hızı ile değişip, d&ouml;n&uuml;şt&uuml;ğ&uuml; d&uuml;nyamızda genetik, biyo ve nano teknolojilerdeki gelişmeler ile&nbsp;sağlık sekt&ouml;r&uuml;nde, tıbbi, medikal alanlarda, t&uuml;m molek&uuml;ler &ccedil;alışmalarda ve dermokozmetik &uuml;r&uuml;nlerde &ldquo;ila&ccedil;, teşhis, tedavi y&ouml;ntemleri, ara&ccedil;ları&rdquo;&nbsp;hızla farklılaşıyor, gelişiyor, kişiselleşiyor, kolaylaşıyor. Ve tabii ki daha da karmaşıklaşıyor ve farklı uzmanlık alanları ile sinerji gerektirir hale geliyor. &nbsp;</p>

<p><strong>İşte tam da bu nedenlerle hem dermokozmetiklerin hem besin desteklerinin hem de kişisel bakım &uuml;r&uuml;nlerinin en sağlıklı tek adresi Eczaneler olmalıdır. </strong></p>

<p><strong>Geleceğin E hali&rsquo;nde eczacılar pek &ccedil;ok s&uuml;rprizle, yenilikle, vizyon a&ccedil;an uygulama ve hatta geleceğin eczanesi ile karşılaşacak&hellip;</strong></p>

<p>T&uuml;m meslektaşlarımız, sekt&ouml;rdaşlarımız, eczacılık &ouml;ğrencileri yine &ccedil;ok &ccedil;ok mutlu, esinlenmiş, motive olmuş olarak Geleceğin E Hali&rsquo;nden ayrılacaklar. Mesleklerine, geleceğe bakış a&ccedil;ıları değişecek. Doğru bildikleri yanlışları temize &ccedil;ekecekler.<strong> </strong>Bunun yanı sıra; &nbsp;flaş isimler, yurt i&ccedil;inden ve dışından konuşmacılar, tartışmalı paneller, m&uuml;thiş eğitimler, workshoplar,&nbsp; eczacılık &uuml;niversitesi &ouml;ğrencileri ile gen&ccedil;liği kucaklayan uygulamalar, araştırmalar, anketler, en iyi &ouml;rnekler, ileri teknoloji uygulamaları, interaktif ekranlar, dijital deneyimler ve tabii ki bolca networking ile &ouml;nemli bir sekt&ouml;rel paylaşıma tanıklık edebilecekler.</p>

<p><strong>Kongrenin i&ccedil;eriğe dair kısa &ouml;n bilgiler; 7.000 Eczacının, 100&rsquo;&uuml;n &uuml;zerinde firma </strong>katılım sağlayacak. Yurt dışı, i&ccedil;i konuşmacılar, Değerli bilim insanlarının seminerleri, <strong>Enocta </strong>tarafından verilecek onlarca online ve Virtual Reality/Sanal Ger&ccedil;eklik eğitimi, <strong>Association For Coaching</strong> tarafından verilecek &ouml;zel ve &ccedil;ok &uuml;st d&uuml;zeyde ko&ccedil;luk seansları, Eğlenceli showlar, Pek &ccedil;ok mesleki ve teknolojik eğitici, esinlendiren uygulama, workshop, at&ouml;lye, kabin &ccedil;alışması ,Etkinlikler, Paneller, Sosyal sorumluluk projeleri, eğitimler, Eczacılık Fak&uuml;ltesi &ouml;ğrencilerinin koordine edeceği &ldquo;<strong>G&uuml;zelten Gen&ccedil;lik</strong>&rdquo; adı altında toplanan pek &ccedil;ok eğitim, uygulama, proje, <strong>250 m2</strong> &uuml;zerine kurulu ger&ccedil;ek bir <strong>&ldquo;Geleceğin Eczanesi&rdquo; Sim&uuml;lasyonu</strong>&nbsp; <strong>Virtual Reality (VR-Sanal Ger&ccedil;eklik)</strong> g&ouml;zl&uuml;klerle ile gezilebilecek &ldquo;<strong>sanal eczane</strong>&rdquo;, Baştan aşağı yenilenen <strong>bir eczanenin d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m</strong> ger&ccedil;ek uygulaması&nbsp; Perakendeye d&ouml;n&uuml;k ufuk a&ccedil;ıcı <strong>mobil, teknolojik uygulamalar, Sosyal Medyada #Hashtah&rsquo;li kampanyalar&hellip;</strong></p>

<p><strong>&Uuml;nl&uuml; televizyoncu ve gazeteci &ldquo;&Ouml;zlem G&uuml;rses&rdquo; tarafından sunum ve moderasyonu yapılacak 3 g&uuml;nl&uuml;k heyecanlı akışta, Geleceğin E hali 22-23-24 Eyl&uuml;l 2016&rsquo;da yer alacak konuşmacı olacak &uuml;nl&uuml; isimlerden bazıları; </strong></p>

<ul>
	<li>Perakende d&uuml;nyasını şekillendiren dev isimlerden <strong>Cem Boyner</strong></li>
	<li>&Uuml;nl&uuml; F&uuml;t&uuml;rist ve Sağlık Tasarımcısı <strong>Patrick Dixon</strong></li>
	<li>&Ouml;zellikle sağlık sekt&ouml;r&uuml;nde, internet ve Sosyal Medya Uzmanı <strong>Serta&ccedil; Doğanay </strong></li>
	<li>Oyunda kalmanın p&uuml;f noktası! 5 Ayrı Avrupa ve D&uuml;nya Şampiyonalarında Milli Takım ko&ccedil;luğu ve yardımcılığı yapmış, <strong>A</strong>. <strong>&Ccedil;etin Yılmaz</strong></li>
	<li>Geleceğin D Hali (D Vitamini), Operat&ouml;r <strong>Dr. Aytuğ Kolankaya</strong></li>
	<li>Eczanede renkli kozmetik Eğitimci-Youngblood Mineral Cosmetics Daniel Chavez</li>
	<li>&Uuml;nl&uuml; Dr. <strong>Osman M&uuml;ft&uuml;oğlu</strong></li>
	<li>D&uuml;nyaca &uuml;nl&uuml; gururumuz <strong>Anadolu Ateşi </strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</li>
</ul>

<p style="text-align: center;">&ldquo;<strong>Eczaneler G&uuml;zeltir!..</strong>&rdquo;</p>

<p>Sloganımız <strong>g&uuml;zeltmek; g&uuml;zelleştirmek</strong> ve <strong>d&uuml;zeltmekt</strong>en t&uuml;rettiğimiz yeni bir kelime.&nbsp; &Ccedil;&uuml;nk&uuml; daha iyi bir gelecek i&ccedil;in mesleğimizi, eczanelerimizi, sekt&ouml;r&uuml;m&uuml;z&uuml; <strong>hem g&uuml;zelleştirmek, hem de d&uuml;zeltmek </strong>zorundayız.İlk okuyuşta &ldquo;yanlış yazılmış herhalde&rdquo; zannedilen, t&uuml;retilmiş kelime ile aslında buna vurgu yapmak istedik.</p>

<p><strong>G&uuml;zelleştirmek ve d&uuml;zeltmek kelimelerinden t&uuml;retilen &ldquo;g&uuml;zeltmek&rdquo; gibi yepyeni bir s&ouml;zc&uuml;k se&ccedil;ilmesi konusunda Ener ve &Ouml;zdağ kısaca şu bilgileri verdiler; &nbsp;&ldquo;- Geleceğin </strong><strong>E</strong><strong> hali 2016</strong>&rsquo;da bu kez daha da y&uuml;ksek hedeflerle, farklı projelerle, geniş bir &uuml;r&uuml;n ve hizmet yelpazesi ile <strong>eczacılığı &ccedil;ok daha iyi bir geleceğe taşımak i&ccedil;in </strong>adımlar atmak &uuml;zere hep birlikte &ouml;ğreneceğiz, keşfedeceğiz&hellip;</p>

<p>T&uuml;m kalbimizle inanıyoruz ki Geleceğin E hali 2016&rsquo;da eczacılığı ve sekt&ouml;r&uuml;m&uuml;z&uuml; hem g&uuml;zelleştirmek hem de d&uuml;zeltmek &uuml;zere &ouml;nemli adımlar atacağız&hellip;</p>

<p><strong>Ana temamız ise molek&uuml;ller&hellip;</strong></p>

<p>İşimizi, bizi birbirine bağlayan molek&uuml;ller&hellip;&nbsp; Bizler, her birimiz de birer molek&uuml;l&uuml;z&hellip;&nbsp; <strong>Molek&uuml;ler yapılarla, sağlığa giden yolda molek&uuml;lleri ya g&uuml;zelleştiriyor ya d&uuml;zeltiyoruz&hellip;</strong> &Ccedil;oğu zaman ikisini birden yapıyoruz&hellip;&nbsp; Yani <strong>g&uuml;zeltiyoruz</strong>&hellip;</p>

<p><strong>&Ouml;nceki Geleceğin </strong><strong>E</strong><strong> hali hakkında detaylı bilgi ve &ouml;zet videosu i&ccedil;in </strong><a href="http://www.geleceginehali.org">www.geleceginehali.org</a></p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Sun, 11 Sep 2016 15:22:25 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Ağızdan nefes almak sağlığı olumsuz etkiliyor]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/projemed/pr/agizdan-nefes-almak-sagligi-olumsuz-etkiliyor-120</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/projemed/pr/agizdan-nefes-almak-sagligi-olumsuz-etkiliyor-120</guid>
            <description><![CDATA[<p><strong>KBB ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Do&ccedil;. Dr. Se&ccedil;kin Ulusoy, sağlıklı ve uzun yaşamak i&ccedil;in holistik yaşam tarzının benims]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p><strong>KBB ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Do&ccedil;. Dr. Se&ccedil;kin Ulusoy, sağlıklı ve uzun yaşamak i&ccedil;in holistik yaşam tarzının benimsenmesi gerektiğine dikkat &ccedil;ekerek bunun gereklerinin uygulanmasını &ouml;neriyor.</strong></p>

<p>Teknolojinin en &ouml;nemli dehalarından biri olarak kabul edilen Apple&rsquo;ın kurucusu Steve Jobs&rsquo;un hastalığının son d&ouml;nemlerindeki &ldquo;Rahatsızlıklarıma sebep olarak &ccedil;ok yoğun ve yıpratıcı &ccedil;alışmamdır&rdquo; ifadesi de yoğun iş temposu ve g&uuml;nl&uuml;k hayatın koşturmacasında kendimize gereken &ouml;nemi vermediğinizde hızla sağlığınızı yitirebileceğimizi vurguluyor.</p>

<p><strong>Do&ccedil;. Dr. Se&ccedil;kin Ulusoy,</strong> &quot;Uzun ve sağlıklı yaşamak i&ccedil;in g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde holistik yaşam tarzını benimsemek ve bunun gereklerini uygulamak gerekiyor. Sağlıklı olmak i&ccedil;in sadece doğru egzersiz ya da beslenme yanında doğru nefes alma ve pozitif bir yaşam tarzı i&ccedil;eren psikoloji de hazırlamak gibi kompleks bir &ccedil;ok unsurları da i&ccedil;eriyor. Sağlık i&ccedil;in mecburiyetlerimizden başlıcası da nefes almak. Kanuni&#39;nin dediği gibi &ldquo; Olmaya cihanda devlet, bir nefes sıhhat gibi&rdquo; vecizesinden yola &ccedil;ıkarak iyi nefes almanın faydalarından bahsetti.</p>

<p><strong>İlk solunum organı olarak burun, t&uuml;m hayatımızın en &ouml;nemli anahtarı mıdır?</strong></p>

<p>Bir&ccedil;oğumuzun fazla &ouml;nemli olmadığını d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z&nbsp; burundan iyi nefes alamama problemi g&uuml;n i&ccedil;indeki enerjimizi, rahat ve dinlendirici uyumamızı, kalp ve dolaşım sistemlerimizin yanında hormonal yapımızı da sıkıntıya sokmakta ve hatta cinsel hayatımızı da olumsuz etkilemektedir. &ldquo;Cinsellik&rdquo; diyorum l&uuml;tfen mazur g&ouml;r&uuml;n, amacım bu kelimenin i&ccedil;inde ge&ccedil;tiği c&uuml;mlelerin &ccedil;ok daha hızlı fark edildiği araştırmalarla bulunmuş olup sizlerin dikkatinizi de konuya yoğunlaştırmak ve vurgulamak isteğimdendir.</p>

<p><strong>Burun tıkanıklığı horlamaya yol a&ccedil;ar mı?</strong></p>

<p>Burundan nefes alamayan insanlar ağızdan da nefes alarak hayatlarını devam edebilirler. Fakat unutulmamalıdır ki solunum organı olan ağız değil burundur. Burnun alınan havayı ısıtıp nemlendirerek akciğerlere gerektiği kıvamda sunan bir organ olmasının yanında koku ve konuşma fonksiyonunda da &ouml;nemli g&ouml;revleri bulunmaktadır. Burun deliklerinden alınabilen hava son derece sofistike akım sistemleriyle hızlı bir şekilde iletilerek ağız boşluğundaki yumuşak damak, k&uuml;&ccedil;&uuml;k dil ve dil k&ouml;k&uuml; gibi yapıları akciğerlerimize doğru emerek bunların sarkmalarına engel olmak yoluyla uyku kalitemizi arttırıp horlamayı da azaltabilmektedir. Başka bir ifade ile uykuda ağzı a&ccedil;ık uyuyarak burnunu kullanamayan kişiler horlama ve uyku apnesi denilen uykuda nefes durmasına b&uuml;y&uuml;k oranda yatkındırlar. Kaliteli uyku ve dinlenme t&uuml;m canlılar i&ccedil;in hayatın temel ihtiya&ccedil;larındandır. Doyurucu bir uyku uyuyamayan kişilerde yorgun ve baş ağrısı ile uyanıp, g&uuml;n i&ccedil;erisinde uyuklama yanında metabolic, dolaşımsa ve cinsel isteksizlik gibi daha bir&ccedil;ok sorunlar gelişebilmektedir.</p>

<p><strong>Horlama sosyal bir sorun</strong></p>

<p>Horlama yumuşak damağın titreşimi ile ilgili ve kişinin beraber uyuduğu insanları rahatsız eden bir sosyal sorundur. İlaveten horlamayan kişinin yakınında uyuyanlarda t&uuml;m gece boyunca uyku bozuklukları yanında işitme kayıplarına da sebep olabilen &ouml;nemli bir sorundur. &Ouml;zellikle &ccedil;iftler zamanla yatak ve oda ayırmaya ve de aile b&uuml;t&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;nde bozulma gibi bir&ccedil;ok sorunlara sebep olabilmektedir.</p>

<p>Yukarıda bahsettiğimiz sorunlara burun fonksiyonlarının iyi kullanılmamasının yol a&ccedil;abileceğini unutmamalı ve sebebinin araştırılması i&ccedil;in bir Kulak Burun Boğaz uzmanına başvurmalısınız.</p>

<p><strong>Burun estetik ameliyatlarının nefes almaya katkısı nedir?</strong></p>

<p>Burun tıkanıklığının en sık nedenleri arasında burun i&ccedil;indeki orta kısımdaki ve septum adını verdiğimiz kıkırdak, kemikten oluşan yapının eğrilikleri oluşturmaktadır. Aynı zamanda halk arasında burun eti diye de tabir edilen konka adı verilen aslında bir solunum organı olan ve burun fizyolojisinde olduk&ccedil;a &ouml;nemli g&ouml;revleri olan yapılarında aşırı b&uuml;y&uuml;meleri sebep olabilmektedir. Septorinoplasti ameliyatlarında estetik burun cerrahisi y&ouml;ntemleriyle burnun dış &ccedil;atısındaki bozukluklarda giderilirken aynı zamanda burnun daha iyi nefes alması da sağlanmaktadır. Burnun fonksiyonları a&ccedil;ısından burun şekli de &ccedil;oğu zaman &ouml;nemli olabilmektedir. Orta hattan sapmış ve eğri g&ouml;r&uuml;nen bir burnun fonksiyonlarının da bundan etkilenmesi ka&ccedil;ınılmazdır. Genellikle burun &ouml;n b&ouml;l&uuml;m&uuml;ndeki kıkırdak eğriliklerinde eğer burun estetiği teknikleri kullanılmazsa sorun tamamen &ccedil;&ouml;z&uuml;lmeyebilir. Ya da burun ucu d&uuml;ş&uuml;kl&uuml;ğ&uuml; dış kapak&ccedil;ık denilen valf b&ouml;lgesini kısıtlayarak nefes almayı da engellemektedir. Olduk&ccedil;a sık karşılaşılan bu durumu hastalar en iyi &ldquo;Burun u&ccedil;larının kalkmasıyla rahat nefes alabildikleri&rdquo; şeklinde ifade ederler. Bu sık rastlanılan sorunda başlıca a&ccedil;ık y&ouml;ntem septorinoplastide gerektiren sebeplerdendir. Buna y&ouml;nelik uygulanacak doğru ameliyatla kişi tamamen rahatlayabilmektedir. &Ouml;zetle son s&ouml;z olarak ilk hava yolu organı olarak burnumuzu &ouml;nemseyelim ve sağlıklı nefes almayı hayatımızın en &ouml;ncelikleri arasına koyalım.</p>

<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Wed, 07 Sep 2016 10:47:13 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Bayramda Dişlere Dikkat!]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/projemed/pr/bayramda-dislere-dikkat-119</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/projemed/pr/bayramda-dislere-dikkat-119</guid>
            <description><![CDATA[<p>Diş hekimi A.Doğan Bircan ; Kurban Bayramının yaklaştığı şu g&uuml;nlerde hastalarımızı beslenme ve beslenme sonrasında yapılması gerekenlerle ilgi]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Diş hekimi A.Doğan Bircan ; Kurban Bayramının yaklaştığı şu g&uuml;nlerde hastalarımızı beslenme ve beslenme sonrasında yapılması gerekenlerle ilgili uyarmak gerekmektedir. Bayramda t&uuml;ketilen etin diş aralarına g&ouml;m&uuml;lmesi sonucu k&uuml;rdanla temizlemeye &ccedil;alışırız. Ancak et par&ccedil;asının ya da farklı yiyeceklerin diş aralarına girdiği durumlarda k&uuml;rdan kullanılmamalıdır. Bu tarz durumlarda daha &ccedil;ok diş ipi tercih edilmelidir. Diş ipiyle ileri-geri ya da aşağı-yukarı hareketlerle artık malzemenin &ccedil;ıkarılması dahauygundur.<br />
<br />
Kurban bayramı sonrasında genelde diş rahatsızlıklarında artış g&ouml;zlenmektedir. Bayramda yoğun et t&uuml;ketimiyle farklı diş sorunlarından dolayı diş rahatsızlığı ortaya &ccedil;ıkabiliyor. Bundan dolayı da mutlaka tedavi i&ccedil;in &ouml;zellikle diş eti hastalığı ile uğraşan bir hekime başvurulmalıdır. Diş rahatsızlığı sonrası hekime başvurulmaması durumunda sağlık sorunlarının artabilir.</p>

<p>&Ouml;nlem alınmadığı durumlarda gıda g&ouml;m&uuml;lmesi oluşabilir. Bu durum daha ilerleyerek dişin k&ouml;k ucuna kadar olan b&ouml;lgedeki kemiği eritebiliyor. Daha sonra dişin sallanmasına ve d&ouml;k&uuml;lmesine yol a&ccedil;abilir. İlerleyen zamanlarda şiddetli ağrılar da başlıyor. Bunun i&ccedil;in kesinlikle dişe tedavi yapılmalı ve oluşan yabancı par&ccedil;acıklar hekim tarafından giderilmeli.</p>

<p><strong>Ağız ve diş sağlığımızı nasıl korumalıyız, nelere dikkat etmeliyiz? </strong></p>

<p>İlk olarak ağız ve diş sağlığının korunması i&ccedil;in altı ayda bir d&uuml;zenli diş hekimi kontrollerimizi ihmal etmemeliyiz. Diş &ccedil;&uuml;r&uuml;melerinin &ouml;nlenmesinde sularda yeterli flor olması, d&uuml;zenli olarak dişlerin fır&ccedil;alanması, diş ipi kullanılması, aşırı tatlı ve şekerli yiyeceklerden olabildiğince ka&ccedil;ınma bunlar yendiğinde mutlaka dişlerin fır&ccedil;alanması, diş hekimi kontrollerine gidilmesi temel uygulamalardır.&nbsp;Diş eti hastalıklarının &ouml;nlenmesinde de diş fır&ccedil;alama ve d&uuml;zenli diş hekimi kontrolleri &ouml;nemlidir. Aşırı asitli ve şekerli yiyecekler mikroorganizmaların etkisini artırır.&nbsp;Dişler sert cisimlerle karıştırılmamalı, fındık, ceviz vb. kabuklu yiyecekler dişlerle kırılmamalıdır.&nbsp;Bunlar diş minesinin &ccedil;atlamasına ve bakterilerin etkisinin artmasına neden olur. Diş minesinin koruyucu etkisi ortadan kalkar.</p>

<p><strong>Ağız sağlığımızı korumanın en &ouml;nemli bileşeninin diş fır&ccedil;alama olduğunu biliyoruz. Dişlerimizi nasıl fır&ccedil;alamamız gerektiğini biliyor muyuz? </strong></p>

<p>Diş fır&ccedil;ası ıslatılmamalı.&nbsp; Mercimek b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;nde macun sıkılmalı. 45 derecelik a&ccedil;ıyla dişetinden dişe doğru dairesel hareketler yaparak dişler &ouml;n y&uuml;zlerinden fır&ccedil;alanmaya başlanmalıdır. &Ouml;n dişlerden arka dişlere doğru t&uuml;m dişlerin fır&ccedil;alanmasına dikkat edilmeli. Aynı şekilde dişlerin arka y&uuml;zleri de fır&ccedil;alanmalıdır. &Ouml;n dişlerin arka y&uuml;zleri fır&ccedil;a dikine tutularak temizlenmelidir. Son aşama olarak da dişlerin &ccedil;iğneyici y&uuml;zleri de ileri geri hareketlerle temizlenmelidir. Bu şekilde fır&ccedil;alama işlemi sonlandırılmalı.</p>

<p>Fır&ccedil;alama işlemini etkin bir şekilde ger&ccedil;ekleştirebilmek i&ccedil;in hekiminizin sizin i&ccedil;in &ouml;nerdiği bir sertlikte diş fır&ccedil;ası kullanmanız gerekir. Fazla macun kullanılması ağızdaki ferahlığı arttırır bu sebeple dişler tam olarak temizlenmeden fır&ccedil;alama işleminin sonlandırılmasına yol a&ccedil;ar. Bu da etkin bir temizleme sağlamayı &ouml;nler. Fır&ccedil;alama uygulaması kesinlikle sağdan sola yatay y&ouml;nde olmamalıdır. Yatay fır&ccedil;alama diş minesini aşındırarak, hassasiyeti arttırır, dişlerde renk değişikliğine yol a&ccedil;ar, dişetlerinin &ccedil;ekilmesine yol a&ccedil;ar. İlerlemiş hastalarda kama şeklindeki defektler meydana gelir. Bu deniz dalgalarının zaman i&ccedil;inde kayayı aşındırması gibidir. Yani diş fır&ccedil;ası, yanlış kullanılma durumunda v&uuml;cudun en sert dokusu olan dişin minesini zaman i&ccedil;inde aşındırabilir.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Tue, 06 Sep 2016 11:27:06 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[ESCRS’de Türk İmzası]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/vsy-biyoteknoloji-ve-ilac-san-a-s/pr/escrs-de-turk-imzasi-117</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/vsy-biyoteknoloji-ve-ilac-san-a-s/pr/escrs-de-turk-imzasi-117</guid>
            <description><![CDATA[<p>Avrupa Katarakt ve Refraktif Cerrahi Derneği&rsquo;nin 34. Kongresi 10- 14 Eyl&uuml;l 2016 tarihleri arasında Danimarka&rsquo;nın başkenti Kopenhag]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Katarakt ve Refraktif Cerrahi Derneği&rsquo;nin 34. Kongresi 10- 14 Eyl&uuml;l 2016 tarihleri arasında Danimarka&rsquo;nın başkenti Kopenhag&rsquo;daki Bella Center Kongre Merkezi&rsquo;nde d&uuml;zenleniyor. D&uuml;nyadan yaklaşık 8 bin katılımcının bulunacağı kongrede, T&uuml;rkiye&rsquo;den VSY Biotechnology de yer alacak.</p>

<p>VSY Biotechnology yetkilileri, ESCRS&rsquo;deki standında ziyaret&ccedil;ileri ağırlarken &ouml;nemli bir sempozyuma da ev sahipliği yapacaklar. VSY Biotechnology tarafından d&uuml;zenlenecek olan &ldquo;Acriva Reviol<sup>UD</sup> Tri-ED: Trifokal EDOF Teknolojisi ile S&uuml;rekli Kesintisiz G&ouml;r&uuml;ş&rdquo; konulu Uydu Sempozyumu&rsquo;nda d&uuml;nyanın &ouml;nde gelen g&ouml;z hekimlerinden moderat&ouml;r ve konuşmacılar bulunacak. İtalya&rsquo;dan Dr. Roberto Belluci, İspanya&rsquo;dan Dr. Francisco Poyales moderat&ouml;r koltuğunda yer alacaklar. &Ccedil;ek Cumhuriyeti&rsquo;nden Dr. Pavel Stodulka, Bel&ccedil;ika&rsquo;dan Dr Johan Blanckaert ve Slovenya&rsquo;dan Dr. Marko Hawlina ise sempozyumun konuşmacıları arasında.</p>

<p>VSY Biotechnology CEO&rsquo;su Dr. Ercan Varlıbaş, ESCRS 2016&rsquo;nın d&uuml;nyadaki meslektaşları ile biraraya gelme, g&ouml;z alanındaki son teknolojileri tanıma ve tanıştırma a&ccedil;ısından &ccedil;ok &ouml;nemli bir organizasyon olduğunu belirterek, T&uuml;rkiye&rsquo;den &ccedil;ok sayıda ziyaret&ccedil;iyi de ESCRS&rsquo;de g&ouml;rmekten mutluluk duyacağını dile getirdi.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Sat, 03 Sep 2016 00:35:21 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Kemiklerinizi sevin geleceğinizi koruyun ]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/vsy-biyoteknoloji-ve-ilac-san-a-s/pr/kemiklerinizi-sevin-geleceginizi-koruyun-106</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/vsy-biyoteknoloji-ve-ilac-san-a-s/pr/kemiklerinizi-sevin-geleceginizi-koruyun-106</guid>
            <description><![CDATA[<p>D&uuml;nya osteoporoz (kemik erimesi) g&uuml;n&uuml;ne, 20 Ekim&rsquo;e yaklaşırken hekimler kemik sağlığına dikkat &ccedil;ekiyor. T&uuml;rkiye Os]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>D&uuml;nya osteoporoz (kemik erimesi) g&uuml;n&uuml;ne, 20 Ekim&rsquo;e yaklaşırken hekimler kemik sağlığına dikkat &ccedil;ekiyor. T&uuml;rkiye Osteoporoz Derneği, &ldquo;Kemiklerinizi sevin ve geleceğinizi koruyun&rdquo; sloganı ile toplumu bilin&ccedil;lendiriyor. Derneğin Başkanı olan aynı zamanda İstanbul &Uuml;niversitesi Cerrahpaşa Tıp Fak&uuml;ltesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı &Ouml;ğretim &Uuml;yesi Prof. Dr. &Uuml;lk&uuml; Akarırmak, Osteoporoz hakkında bilgi vererek, kemiklerimizi korumanın y&ouml;ntemlerini anlattı.</p>

<p>Prof. Dr. &Uuml;lk&uuml; Akarırmak, Osteoporoz&rsquo;un (kemik erimesi), &ldquo;kemik k&uuml;tlesinde azalma ve kemik yapısında mimari değişiklikleri i&ccedil;eren bir iskelet hastalığı olduğunu belirterek, &ldquo;Kemik yapısındaki bu değişiklikler sonucunda kemik daha kırılgan hale gelir ve kırık riski artar. &Ouml;zetle, hasta kemik kaybının yanı sıra kemik kalitesinde bozulma sonucunda artan kırık riski ile karşı karşıya kalır&rdquo; diye konuştu.</p>

<p><strong>Her 3 kadından ve 5 erkekten birinde g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Akarırmak, Osteoporoz&rsquo;un g&ouml;r&uuml;lme oranlarına ilişkin şu bilgileri verdi: &ldquo;Osteoporoz &ccedil;ok yaygın g&ouml;r&uuml;len bir hastalıktır. &Ouml;zellikle menopozdan sonra daha sık g&ouml;r&uuml;l&uuml;r ve yaşlandık&ccedil;a hem kadın hem erkekte olduk&ccedil;a yaygındır. Yaklaşık 50 yaşın &uuml;zerinde her 3 kadından birinde ve her 5 erkekten birinde osteoporoza bağlı kırık gelişebilir. D&uuml;nyada 200 milyonun &uuml;zerinde osteoporoz hastası bulunduğu D&uuml;nya Sağlık &Ouml;rg&uuml;t&uuml; tarafından bildirilmektedir.&rdquo;</p>

<p><strong>Korunmada &ouml;nemli bir fakt&ouml;r: D vitamini</strong></p>

<p>D vitamini almanın osteoporozu (kemik erimesini) &ouml;nlemede etkilerine de değinen Prof. Dr. Akarırmak, Osteoporoz&rsquo;un bir&ccedil;ok fakt&ouml;re bağlı meydana geldiğini belirterek, bu fakt&ouml;rleri şu şekilde sıraladı: &ldquo;Yaşlanmak etkendir, &ouml;zellikle kadınlarda menopoza bağlı olarak gelişir. Değişik hastalıklar, kullanılan ila&ccedil;lar ve yaşam tarzı da hastalığın oluşmasını etkileyen unsurlar arasındadır. &Ouml;rnek olarak şeker hastalığı, kortizon kullanımı veya sigara i&ccedil;ilmesi risk oluşturur.&rdquo;</p>

<p>Alınabilecek &ouml;nlemler i&ccedil;erisinde ise en &ccedil;ok s&ouml;z edilen ve en &ouml;nemli unsurlardan birinin D vitamini olduğunu vurgulayarak; &ldquo;Yaşam boyunca, her yaşta osteoporozdan korunmada D vitamininin &ouml;nemli bir yeri olduğu unutulmamalıdır&rdquo; dedi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>D vitamininin eksikliği tedavi başarısızlığı nedenlerinden biridir</strong></p>

<p>Osteoporozun hem &ouml;nlenmesinde hem de tedavisinde D vitamininin &ouml;nemine değinen Prof. Dr. Akarırmak; &ldquo;D vitamini tedavinin olmazsa olmaz bir par&ccedil;asıdır. Tedavi aşamasında hangi ila&ccedil; tedavisi verilirse verilsin, kalsiyum ve D vitamini de birlikte kullanılmalıdır. Osteoporoz tedavisinde D vitamini ve kalsiyumun &ouml;nemli bir rol&uuml; bulunmaktadır. Tedavi başarısızlığındaki en &ouml;nemli nedenlerden biri D vitamininin kanda yeterli d&uuml;zeyde olmamasıdır&rdquo; şeklinde bilgi verdi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Tek dozda g&uuml;nl&uuml;k ihtiyacı karşılamak m&uuml;mk&uuml;n!</strong></p>

<p>Prof. Dr. Akarırmak D vitamini &ccedil;eşitleri ve alınma oranlarına ilişkin ise şu bilgileri verdi: &ldquo;V&uuml;cudumuzun g&uuml;nl&uuml;k gereksinimi olan D vitamininin her g&uuml;n karşılanması gerekir. D Vitamini gereksinimi yaşlara g&ouml;re farklıdır. Erişkinlerde D&uuml;nya Sağlık &Ouml;rg&uuml;t&uuml; 800 İ&Uuml; &ouml;nermektedir. D vitamini deri veya besin yolu ile karşılanmadığında ek destek alınması gerekir.</p>

<p>Vitamin D&rsquo;nin D2 ve D3 olmak &uuml;zere 2 formu vardır. Daha &ccedil;ok tedavide kullanılan D3 vitaminidir. &nbsp;D Vitaminin, damla ve suda eriyen &ccedil;eşitlerinin yanı sıra tek kullanımda g&uuml;nl&uuml;k D vitamini ihtiyacını karşılayan tablet formları da bulunmaktadır.&rdquo; Prof. Dr. Akarırmak, VSY Biotechnology tarafından &uuml;lkemizde piyasaya sunulan yeni BuD3 vitaminini de hastalarında denediğini belirterek, bu vitaminin benzer vitaminlerden en &ouml;nemli farkının; g&uuml;nde tek tabletle g&uuml;nl&uuml;k D vitamini ihtiyacını karşılaması olduğunu s&ouml;zlerine ekledi.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Thu, 25 Aug 2016 12:04:01 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Kadın Kanser Hastalarına Tedavi Sonrası Çocuk Sahibi Olma Ümidi]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/cleveland-clinic/pr/kadin-kanser-hastalarina-tedavi-sonrasi-cocuk-sahibi-olma-umidi-108</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/cleveland-clinic/pr/kadin-kanser-hastalarina-tedavi-sonrasi-cocuk-sahibi-olma-umidi-108</guid>
            <description><![CDATA[<p>Cleveland Clinic doktoru Falcone, yumurtalık dokusunu korumak suretiyle kanser tedavisi sonrası kadınların normal hayatlarına devam edebileceğini a]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Cleveland Clinic doktoru Falcone, yumurtalık dokusunu korumak suretiyle kanser tedavisi sonrası kadınların normal hayatlarına devam edebileceğini a&ccedil;ıkladı.</p>

<p>Dr. Tomasso Falcone, kariyerinin başlarında kanser tedavisi g&ouml;ren gen&ccedil; kadınlardan sıklıkla aynı şeyi duydu: <em>Tedaviden sonra hamile kalabilecek miyim?</em></p>

<p>Bu, teşhisin ne kadar k&ouml;t&uuml; olduğuna bakılmaksızın sorulan bir soruydu.</p>

<p>21 sene &ouml;nce Cleveland Clinic&rsquo;e &uuml;reme endokrinolojisi ve infertilite b&ouml;l&uuml;m başkanı olarak gelen ve şu anda Kadın Sağlığı Enstit&uuml;s&uuml; başkanı olan, 62 yaşındaki Montreal&rsquo;li doktor, bu kadınların şiddetli bir hastalıkla y&uuml;z y&uuml;ze olduklarını ancak şimdi fertilide de dahil normal bir hayat s&uuml;rd&uuml;rmek i&ccedil;in bir umutları olduğunu s&ouml;yl&uuml;yor. Bu hedef, Falcone&rsquo;u fertilitenin korunması &uuml;zerinde uzmanlaşmaya itti.</p>

<p>Falcone, her ne kadar başarısız olsa da bu yılın başında Cleveland Clinic&rsquo;te ger&ccedil;ekleştirilen &uuml;lkedeki ilk rahim naklinde takım lideriydi. Ancak Falcone&rsquo;un en b&uuml;y&uuml;k ilgisi, İngiliz bilim adamı Roger Gosden tarafından geliştirilen ve halen deneysel olan prosed&uuml;r &uuml;zerinedir. Prosed&uuml;r, kanserli hastadan yumurtalık dokusunun alınması ve dondurulmasını kapsamaktadır. Kemoterapinin hasar veya yıkım oluşturma tehlikesi ge&ccedil;tikten sonra doku &ccedil;&ouml;zd&uuml;r&uuml;l&uuml;p yeniden sahibine nakledilmektedir. &nbsp;&nbsp;</p>

<p>Yumurtalık dokusunun korunması, Falcone tarafından Clinic&rsquo;te 7 sene &ouml;nce başlatılan fertilitenin korunması programının bir par&ccedil;asıdır. Falcone, prosed&uuml;r&uuml;n standart alternatiflere &ndash; &ouml;zellikle in vitro d&ouml;lleme ile oluşturulan embriyoların dondurulması- g&ouml;re en b&uuml;y&uuml;k avantajının hız olduğunu s&ouml;yl&uuml;yor.</p>

<p>Falcone IVF&rsquo;nun birka&ccedil; haftalık bir zaman aldığını, kendi uyguladığı prosed&uuml;rde ise pazartesi g&uuml;n&uuml; yumurtalığını &ccedil;ıkardığı bir hastanın, o g&uuml;n &ouml;ğleden sonra kemoterapiye başlayabildiğini a&ccedil;ıkladı.</p>

<p><strong>Prosed&uuml;r genelde tek yumurtalığın &ccedil;ıkartılmasını i&ccedil;eriyor. İkinci yumurtalık v&uuml;cutta bırakılıyor &ccedil;&uuml;nk&uuml; meme kanseri hastalarında yumurtalığın ila&ccedil; tedavisinden zarar g&ouml;rmeden kalmak i&ccedil;in %40&rsquo;lık bir şansı var.</strong></p>

<p>Bazı vakalarda ila&ccedil; tedavisi doğurganlığı tehlikeye sokacak kadar toksik değildir ve b&ouml;yle durumlarda yumurtalığın sadece bir kısmı alınarak dondurulur. Falcone, bunun bir t&uuml;r sigorta poli&ccedil;esi olduğunu s&ouml;yl&uuml;yor.</p>

<p>Cerrahi m&uuml;dahale sonrası yumurtalığın dondurulması sanılanın aksine pek kolay değildir. Y&uuml;ksek su i&ccedil;eriğine sahip bir doku genelde tam donmaz. Doku i&ccedil;eriğindeki su yayılır ve h&uuml;cre duvarını yırtar- tıpkı sıfırın altındaki sıcaklıkta yer altı tesisatlarındaki buzla dolu borular gibi-. Yumurtalığın kendisinde su i&ccedil;eriği d&uuml;ş&uuml;kt&uuml;r ancak i&ccedil;eride kalan yumurtalar su ile doludur. Bu y&uuml;zden doktorlar m&uuml;mk&uuml;n olduğunca fazla suyu &ccedil;ekip onun yerine donma noktasını d&uuml;ş&uuml;r&uuml;c&uuml; bir ila&ccedil; koyarlar. &nbsp;</p>

<p>Falcone bunun, kışın donup ilkbaharda &ccedil;&ouml;z&uuml;nerek hayatına devam eden ağa&ccedil; kurbağasına benzediğini s&ouml;yl&uuml;yor. Ağa&ccedil; kurbağasının kanında tıpkı bir antifreeze g&ouml;revi g&ouml;ren bir kimyasal bulunur ve bu antifreeze hasarı engeller.</p>

<p>Yumurtalık genelde v&uuml;cuda d&ouml;nd&uuml;kten 3 ay sonra normal fonksiyon g&ouml;stermeye başlar.</p>

<p>Falcone&rsquo;a g&ouml;re, &ccedil;oğu Avrupa&rsquo;da olmak &uuml;zere yumurtalık dokusunu koruyarak doğurganlıklarını g&uuml;vence altına alan kadınlardan 60 bebek d&uuml;nyaya geldi. Bu doğumlardan hen&uuml;z Clinic&rsquo;te ger&ccedil;ekleşen yok &ccedil;&uuml;nk&uuml; yumurtalıkların v&uuml;cuda geri transplantasyonu tedavinin tamamlanmasından sonra 5-6 seneden &ouml;nce ger&ccedil;ekleştirilememektedir.</p>

<p>Clinic&rsquo;in yumurtalık dokusunu koruma prosed&uuml;r&uuml;n&uuml; se&ccedil;en ilk hastasının 5-6 yıllık bu bekleme s&uuml;resi ge&ccedil;en sene tamamlandı.</p>

<p>Dr. Falcone, kadınların sadece hayatta kalmak istemediğini, hayatta kalmanın yanında kaliteli bir yaşam s&uuml;rmek istediklerini ve doğurganlığın &uuml;reme &ccedil;ağındaki kadınlar i&ccedil;in &ouml;nemli bir kalite g&ouml;stergesi olduğunu s&ouml;yl&uuml;yor.</p>

<p><strong><u>Dr. Tommaso Falcone kimdir?</u></strong></p>

<p>Tommaso Falcone, MD, FRCS(C), FACOG, Cleveland Clinic, Case Western &Uuml;niversitesi Lerner Tıp Fak&uuml;ltesi&rsquo;nde Cerrahi Profes&ouml;r&uuml; ve Cleveland Clinic Doğum-Jinekoloji B&ouml;l&uuml;m Başkanıdır.</p>

<p>Dr. Falcone, tıp diplomasını Kanada, Montreal, Quebec&rsquo;te McGill &Uuml;niversitesi Tıp Fak&uuml;ltesi&rsquo;nden almıştır. McGill &Uuml;niversitesindeyken doğum ve jinekolojide uzmanlığını tamamlamış ve &uuml;reme endokrinolojisi &uuml;zerine burs kazanmıştır.</p>

<p>Amerikan Doğum ve Jinekoloji Kurulu tarafından genel doğum ve jinekoloji ile reprod&uuml;ktif endokrinoloji alanında yetkilendirilmiştir. Ayrıca Kanada Doktorlar ve Cerrahlar Kraliyet Koleji tarafından da yetkilendirilmiştir.</p>

<ul>
	<li>Fertility&amp;Sterility (Elsevier)&rsquo;de Yayın Kurulu &Uuml;yesi&nbsp;&nbsp; 2002-Halen</li>
	<li><em>UptoDate</em> (www.uptodate.com) &nbsp;Minimal İnvaziv Jinekolojik Cerrahi B&ouml;l&uuml;m Edit&ouml;r&uuml;&nbsp;&nbsp; 2006-Halen</li>
	<li>Journal of Robotic Surgery (Springer) Yardımcı Edit&ouml;r&uuml;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 2006 &ndash; Halen</li>
	<li>ABD Doğum&amp;Jinekoloji Danışma Paneli (Kısa &Ouml;zetler)&nbsp;&nbsp;&nbsp; 2008</li>
	<li>The Journal of Minimally Invasive Gynecology Editoryal Danışma Kurulu&nbsp; 2009</li>
	<li>Obstetrics &amp; Gynecology Yayın Kurulu&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 2009</li>
</ul>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Thu, 25 Aug 2016 12:44:58 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Beyin Tümörlerinde umut veren yeni tedavi]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/cleveland-clinic/pr/beyin-tumorlerinde-umut-veren-yeni-tedavi-97</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/cleveland-clinic/pr/beyin-tumorlerinde-umut-veren-yeni-tedavi-97</guid>
            <description><![CDATA[<p><strong>Araştırmacılar tekrarlayan glioblastoma hastalarının yaşam s&uuml;relerini uzatan yeni viral tedavinin umut vaat ettiğini a&ccedil;ıkladı. ]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Araştırmacılar tekrarlayan glioblastoma hastalarının yaşam s&uuml;relerini uzatan yeni viral tedavinin umut vaat ettiğini a&ccedil;ıkladı. </strong></p>

<p>Cleveland Klinik ve UCLA, California &Uuml;niversitesi San Diego Tıp Fak&uuml;ltesi ve &ccedil;alışmaya katılan diğer enstit&uuml;lerden doktorlar, en yaygın ve agresif beyin kanseri formu olan tekrarlayan glioblastoma hastalarının tedavisinde d&ouml;n&uuml;m noktası niteliğinde bir başarı elde ettiler. Tedavide kullanılan modifiye vir&uuml;s&uuml;n hastaların yaşam s&uuml;relerini uzattığı kanıtlandı.</p>

<p>&Ccedil;alışmaya ait sonu&ccedil;lar 1 Temmuz&rsquo;da <em>Science Translational Medicine</em> dergisinde yayınlandı.</p>

<p>Glioblastomalar beyin kanserleri i&ccedil;erisinde en &ouml;l&uuml;mc&uuml;l olan kanser t&uuml;r&uuml;d&uuml;r. Kemoterapi ve radyasyon tedavisi sonrasında t&uuml;m&ouml;rler yeniden oluştuğunda, tedavi se&ccedil;enekleri sınırlıdır ve hastaların aylarla ifade edilen bir yaşam s&uuml;releri kalır.</p>

<p>Faz-1 &ccedil;ok merkezli bir klinik &ccedil;alışmada, Cloughesy ve Vogelbaum, deneysel Toca 511 ve Toca FC tedavilerini uyguladıkları 43 katılımcıda yaşam s&uuml;relerinin genel olarak 13.6 aya (kontrol grubunda 7.1 ay) y&uuml;kseldiğini tespit ettiler. Bazı hastaların yaşam s&uuml;releri, birka&ccedil; yan etki ile 2 seneye kadar &ccedil;ıktı.</p>

<p>Bu sene i&ccedil;in, yeni teşhis edilen y&uuml;ksek-dereceli glioblastoma olgularının d&uuml;nya genelinde 160.000 olması bekleniyor. Bu rakama ABD&rsquo;deki 14.000 vaka da dahildir.</p>

<p>Yeni bulgular, UCLA Jonsson Kapsamlı Kanser Araştırma Merkezi Başkanı ve UCLA n&ouml;ro-onkoloji programı direkt&ouml;r&uuml; Dr. Timothy Cloughesy ve Cleveland Klinik&rsquo;te beyin t&uuml;m&ouml;rleri n&ouml;roonkoloji merkezi yardımcı direkt&ouml;r&uuml; ve aynı zamanda n&ouml;roşirurji profes&ouml;r&uuml; olan Dr. Michael A. Vogelbaum liderliğinde tespit edildi. &Ccedil;alışmaları, retroviral replikant vekt&ouml;r (RRV) de denilen yeni bir modifiye vir&uuml;s hakkında yayınlanmış ilk klinik &ccedil;alışma niteliğindedir.</p>

<p>RRV&rsquo;ler &ouml;zel fonksiyona sahip bir geni kanser h&uuml;cresine iletirler ve h&uuml;cre i&ccedil;ine bırakırlar, b&ouml;ylece h&uuml;creyi zayıflatırlar. RRV&rsquo;lerin kullanımı, her t&uuml;rden beyin kanseri i&ccedil;in inovatif yeni tedavilerin gelişiminde b&uuml;y&uuml;k umutlar vaat etmektedir.</p>

<p>Aynı zamanda Tocagen adlı biyofarmas&ouml;tik şirketinin danışmanlığını da yapan Dr. Cloughesy klinik verilerin, antifungal bir ila&ccedil;la kombine edilen bu tedavinin kanser h&uuml;crelerini &ouml;ld&uuml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; ve bağışıklık sistemini aktive ettiğini ancak sağlıklı h&uuml;crelere zarar vermediğini g&ouml;sterdiğini s&ouml;yledi. Dr. Cloughesy ayrıca bu yaklaşımın metastatik kolorektal ve meme kanserleri gibi başka hastalıklar i&ccedil;in de potansiyele sahip olduğunu a&ccedil;ıkladı. &nbsp;</p>

<p>Tedavide ilk adım olarak hastaya Toca 511 enjekte edildi. Toca 511 b&ouml;l&uuml;nen kanser h&uuml;crelerini se&ccedil;ici olarak enfekte eden ve kanser h&uuml;crelerine sitozin deaminaz (CD) adlı enzim i&ccedil;in bir gen taşıyan modifiye bir vir&uuml;st&uuml;r. T&uuml;m&ouml;r i&ccedil;erisinde yayılan Toca 511 kanser h&uuml;crelerini CD oluşturmak i&ccedil;in programlar. Bunu yaptıklarında, kanser h&uuml;creleri artık tedavinin ikinci aşaması i&ccedil;in hazırdır.</p>

<p>Daha sonra hastaya oral sikluslar şeklinde antifungal bir ila&ccedil; olan Toca FC her 4-8 haftada bir 7 g&uuml;n s&uuml;reyle uygulanır. Toca 511 tarafından oluşturulan genetik değişiklikler enfekte kanser h&uuml;cresinin Toca FC&rsquo;yi, FDA onaylı bir kanser ilacı olan 5-fluoroacil (5-FU)&rsquo;e d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rmesine imkan tanır. Sonu&ccedil; olarak, enfekte kanser h&uuml;creleri ve immunosupresif h&uuml;creler se&ccedil;ici bir şekilde &ouml;ld&uuml;r&uuml;l&uuml;rler. Daha sonra bağışıklık sistemi, kanser h&uuml;crelerini tanıyıp &ouml;ld&uuml;rmek &uuml;zere aktive edilir ve bu esnada sağlıklı h&uuml;creler bir zarar g&ouml;rmezler.</p>

<p><strong>Diğer bir deyişle, bir arada uygulanan iki tedavi, i&ccedil;eriden beyin kanser h&uuml;crelerine saldırmak &uuml;zere birlikte &ccedil;alışırlar. </strong></p>

<p><strong>Dr. Michael Vogelbaum, beyin kanserinin &ouml;ld&uuml;r&uuml;c&uuml; bir hastalık olduğunu ve tekrarladığında uygulanabilecek tedavi se&ccedil;eneklerinin &ccedil;ok kısıtlı olduğunu ve hastanın kalan yaşamının aylarla ifade edildiğini s&ouml;yledi. Bu vir&uuml;s &ccedil;alışmasında elde edilen kollektif sonu&ccedil;lar &ndash; hayatta kalma s&uuml;resi ve tatminkar g&uuml;venlik verileri dahil- devam etmekte olan, Toca 5 adlı randomize Faz 2/3 &ccedil;alışmasını desteklemekte ve beyin kanseri hastaları i&ccedil;in yeni bir tedavi olarak umut vaat etmektedir. </strong></p>

<p>Faz I klinik &ccedil;alışma esnasında kombine tedavinin daha y&uuml;ksek dozlarını alan katılımcıların tahminen %40&rsquo;ı iki yıl sonrasında hayatta kalmaya devam etmişlerdir. Araştırmacılar, bazı katılımcıların t&uuml;m&ouml;rlerinde kısmi veya tam k&uuml;&ccedil;&uuml;lme olduğunu tespit ettiler. En &ouml;nemlisi de, Toca 511 &amp; Toca FC tatminkar bir g&uuml;venlik ve tolere edilebilirlik profili sergilemiştir.</p>

<p>UC San Diego Tıp Fak&uuml;ltesi n&ouml;roşirurji merkezi şefi Dr. Bob S. Carter, katılımcıların kombine tedaviden b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;&uuml;de yararlandıklarını tespit etti.</p>

<p>Dr. Carter, hastaların bazılarının tedaviye &ccedil;arpıcı bir yanıt verdiğini s&ouml;yledi. Ayrıca, gelecekteki uygulamalarda, anti-kanser genlerinden oluşan sıralı bir platformun tamamının bu vir&uuml;s platformu tarafından kanser h&uuml;crelerine taşınabileceğini s&ouml;zlerine ekledi.</p>

<p>Daha &ouml;nce yayınlanan ve bir UCLA araştırmacısı olan Dr. Noriyuki Kasaha&rsquo;nın yardımcı yazar olduğu bulgular RRV&rsquo;lerin kanser h&uuml;crelerini se&ccedil;ici bir şekilde enfekte etmek ve bu esnada kanser h&uuml;crelerini tedavi edici genlerle programlamak i&ccedil;in kullanılabileceğini g&ouml;sterdi.</p>

<p>Yeni bulgulara dayanarak, s&ouml;z konusu araştırma, tekrarlayan glioblastoma veya anaplastik astrositoma hastaları i&ccedil;in Toca5 de adlı faz 2/3 uluslararası klinik &ccedil;alışma aşamasına ge&ccedil;miştir. &Ccedil;alışma hakkında daha fazla bilgiye, &nbsp;NCT02414165 şeklindeki klinik &ccedil;alışma numarası kullanılarak clinicaltrials.gov adresinden ulaşılabilir.</p>

<p>Bu &ccedil;alışma, New jersey N&ouml;rolojik bilimler Enstit&uuml;s&uuml;, JFK Sağlık Merkezi, Edison NJ; Moores Kanser Merkezi, N&ouml;rolojik Bilimler B&ouml;l&uuml;m&uuml;, California &Uuml;niversitesi-San Diego; Ohio Eyalet &Uuml;niversitesi Wexner Tıp Merkezi, Columbus, OH; Henry Ford Hastanesi, Detroit, MI; Miami &Uuml;niversitesi, Miller Tıp Fak&uuml;ltesi, H&uuml;cre Biyolojisi Departmanı ve Sylvester Kapsamlı Kanser Araştırma Merkezi; Ribomed Biotechnologies, San Diego, CA; Arizona &Uuml;niversitesi Kanser Merkezi, Tucson, AZ; Cleveland Klinik Vakfı, Cleveland, OH&rsquo;dan University of Arizona Cancer Center, Tucson, AZ; Cleveland Clinic Foundation, Cleveland, OH&rsquo;dan araştırmacıların işbirliği ile y&uuml;r&uuml;t&uuml;lm&uuml;şt&uuml;r.</p>

<p>Bu &ccedil;alışmanın ana sponsoru Tocagen firmasıdır. Ayrıca, Hızlandırılmış Beyin Kanseri Tedavi Vakfı (ABC), Ulusal Beyin T&uuml;m&ouml;r&uuml; Topluluğu, Beyin Kanserine Karşı Sesler, Musella Vakfı ve Amerikan Beyin T&uuml;m&ouml;r&uuml; Birliği gibi &ccedil;ok sayıda kar amacı g&uuml;tmeyen organizasyon tarafından da desteklenmiştir.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Fri, 19 Aug 2016 15:07:09 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Prostat Kanserinde Yeni Umut]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/cleveland-clinic/pr/prostat-kanserinde-yeni-umut-88</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/cleveland-clinic/pr/prostat-kanserinde-yeni-umut-88</guid>
            <description><![CDATA[<p><strong><em>D&uuml;nyada, erkeklerde ilk &uuml;&ccedil; sıra kanser t&uuml;r&uuml;, prostat, akciğer ve kolon iken, T&uuml;rkiye&rsquo;de bu sırala]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>D&uuml;nyada, erkeklerde ilk &uuml;&ccedil; sıra kanser t&uuml;r&uuml;, prostat, akciğer ve kolon iken, T&uuml;rkiye&rsquo;de bu sıralama akciğer, prostat ve mesane şeklinde olmaktadır. Erkeklerde akciğer kanseri insidansı T&uuml;rkiye&rsquo;de y&uuml;z binde yaklaşık 69&rsquo;larda olup d&uuml;nya ortalaması ise y&uuml;z binde 30-35&rsquo;lerde, Avrupa Birliği ortalaması ise 100.000&rsquo;de 48&rsquo;ler dedir.</em></strong></p>

<p><strong><em>Prostat kanseri i&ccedil;in, d&uuml;nya ortalaması y&uuml;z binde 28&rsquo;lerde iken, Avrupa ortalaması y&uuml;z binde 60&rsquo;larda ve &uuml;lkemizde ise y&uuml;z binde 37&rsquo;lerdedir.</em></strong></p>

<p>Cleveland Kliniği araştırmacıları ilk defa, bir FDA-onaylı bir antisteroidal prostat kanseri ilacının metabolizması &uuml;zerinde ince ayar yaparak daha iyi anti-t&uuml;m&ouml;r aktivitesi elde ettiler.</p>

<p>Cleveland Kliniği araştırmacısı Dr. Nima Sharifi&nbsp;, metastatik, tedaviye-dayanıklı prostat kanseri hastalarının (mCRPC) tedavisini en uygun hale getirmek i&ccedil;in, v&uuml;cudun abiraterone&rsquo;u nasıl işlediği ile ilgili olarak ince ayar yapmak konusunda yeni bir strateji keşfetti.</p>

<p>Cleveland Kliniği&rsquo;nde prostat kanseri araştırmalarının Profes&ouml;r&uuml; ve &ccedil;alışmanın uzman yazarı olan Tıp Doktoru Nima Sharifi&rsquo;nin s&ouml;ylediğine g&ouml;re; &ldquo;Bu bulgular, hastalara Abiraterone re&ccedil;ete edilme şeklini değiştirme konusunda &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k bir potansiyele sahip. Her ne kadar abiraterone&nbsp; metabolizmasını bu şekilde biyokimyasal olarak değiştirmenin kesin tıbbi etkisini belirlemek i&ccedil;in daha fazla &ccedil;alışma yapılması gerekse de, takımımız, mCRPC hastası erkeklerin tedavilerini iyileştirmeye aday, &uuml;mit vaat eden yeni bir kombinasyon tedavisi belirlemiştir&rdquo;.</p>

<p>2015 yılında, Sharifi ve takımı, bir steroid inhibit&ouml;r&uuml; olan abiraterone&rsquo;un, ilacı alan ve prostat kanseri olan hem hastalarda hem de hayvan modellerinde, fizyolojik olarak daha aktif olan D4A (&Delta;<sup>4</sup>-abiraterone) &lsquo;ya d&ouml;n&uuml;şt&uuml;ğ&uuml;n&uuml; bulmuştur. Bunun da &ouml;tesinde, agresif prostat kanseri h&uuml;crelerini &ouml;ld&uuml;rmede D4A&rsquo;nın abiraterone&rsquo;dan daha etkili olduğunu da bulmuşlardır. Bu durum, bazı hastaların D4A ile doğrudan tedavi edilmekten fayda sağlayabileceğine işaret etmektedir.</p>

<p>Prostat kanseri h&uuml;creleri androjenler (erkeklik hormonları) ile beslenirler.&nbsp; Prostat kanseri yayıldığında, t&uuml;m&ouml;r&uuml;n enerji kaynağını kesmek i&ccedil;in androjen mahrumiyeti tedavisi (&ldquo;tıbbi kısırlaştırma&rdquo;) kullanılır. Ancak, agresif metastatik t&uuml;m&ouml;rler bu tip terapiye diren&ccedil;li hale gelebilmektedirler. Cell&rsquo;de yayınlanan devrim&nbsp; niteliğindeki &ccedil;alışmada Doktor Sharifi, prostat kanseri h&uuml;crelerinin yakıt i&ccedil;in kendi hormonlarını &uuml;retmelerini sağlayan bir genetik mutasyonu tarif etmiştir. Mutasyon, bu kanser h&uuml;crelerini geleneksel hormon mahrumiyeti tedavilerine dayanıklı hale getirmektedir.</p>

<p>Abiraterone, androjenlerin &uuml;retilmesi i&ccedil;in esas olan CYP17A1 isimli bir enzimi bloke ederek &ccedil;alışır. Bu bir sonraki jenerasyon androjen inhibit&ouml;r&uuml;d&uuml;r. FDA tarafından 2011 yılında mCRPC&rsquo;nin tedavisinde kullanılmak &uuml;zere onaylanmıştır. İla&ccedil; androjenlerin &uuml;retimini bloke ederek &ccedil;alışır ve daha &ouml;nce kemoterapi g&ouml;rm&uuml;ş hastalarda bile etkilidir. Abiraterone mCRPC hastası erkeklerin &ouml;mr&uuml;n&uuml; uzatmak konusunda etkili olsa da hastalar en nihayetinde diren&ccedil; geliştirmektedirler ve hastalık ilerlemektedir.</p>

<p>G&uuml;ncel bir &ccedil;alışmada, araştırma takımı D4A&rsquo;nın daha ileri d&uuml;zeyde bozunarak 5&alpha;-Abi isimli bir bileşim oluşturduğunu g&ouml;stermiştir. 5&alpha;-Abi, prostat kanserinin ilerlemesini teşvik eden bir metabolittir. Bu g&ouml;zlem ışığında araştırmacılar, abiraterone&rsquo;un etkinliğinin, metabolizmasını değiştirmek yolu ile artırılabileceği hipotezini geliştirmişlerdir. Bu değişiklik sonucu &ldquo;k&ouml;t&uuml;&rdquo;&nbsp; 5&alpha;-Abi &lsquo;ye d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m bloke edilmekte, &ldquo;iyi&rdquo; D4A&rsquo;nın biriktirilmesi desteklenmektedir.</p>

<p>Sonrasında takım, bu fikri klinik deneyler yolu ile test etmiştir. Bu deneylerde, abiraterone&nbsp; ile dutasteride&nbsp; adındaki başka bir ila&ccedil; karıştırılmıştır. Dutasteride,&nbsp;&nbsp; D4A&rsquo;yı 5&alpha;-Abi&rsquo;ye d&ouml;n&uuml;şt&uuml;ren enzimin engelleyicisidir. Bu &ccedil;alışma neticesinde araştırmacılar, abiraterone&rsquo;a dutasteride eklenmesinin, D4A&rsquo;nın 5&alpha;-Abi&rsquo;ye d&ouml;n&uuml;şmesini engelleyerek daha y&uuml;ksek tedavi edici seviyelerde birikmesine izin verdiğini keşfetmişlerdir.</p>

<p>Doktor Sharifi Cleveland Kliniği&rsquo;nin Lerner Araştırma Enstit&uuml;s&uuml;&rsquo;nde, Glickman &Uuml;roloji ve B&ouml;brek Enstit&uuml;s&uuml;&rsquo;nde Taussig Kanser Enstit&uuml;s&uuml;&rsquo;nde g&ouml;rev yapmaktadır ve prostat kanseri araştırmalarının Kendrick Ailesi Daimi Profes&ouml;r&uuml;&rsquo;d&uuml;r.</p>

<p>Prostat kanseri, Amerika&rsquo;da her yıl yaklaşık 240,000 yeni teşhis ile erkeklerde en sık g&ouml;r&uuml;len kanser t&uuml;r&uuml;d&uuml;r.&nbsp;Amerikan Kanser Derneği&rsquo;ne g&ouml;re 2013 yılında prostat kanserinden &ouml;l&uuml;m sayısı yaklaşık 30,000 olarak ger&ccedil;ekleşecektir. Prostat kanseri nedeniyle hayatını kaybeden hastaların neredeyse tamamı, kısırlaştırmaya diren&ccedil;li prostat kanseri nedeniyle vefat etmektedir.</p>

<p>Bu araştırmanın fonlaması Prostat kanseri Foundation, Amerikan Kanser Derneği, Savuma Bakanlığı (Birleşik Devletler Ordu Tıbbi Araştırma ve Malzeme Komutanlığı), Howard Hughes Tıp Enstit&uuml;s&uuml; ve Ulusal Kanser Enstit&uuml;s&uuml; (R01CA168899, RO1CA172382 ve RO1CA190289) tarafından sağlanmıştır.</p>

<p>2008 sonu itibarıyla, T&uuml;rkiye&rsquo;de kanser insidansı, y&uuml;z binde erkeklerde yaklaşık 280, kadınlarda ise yaklaşık 172 olarak hesaplanmaktadır. Bu &uuml;lkemizde her yıl yeni 170 bin kanser teşhisi konulduğu anlamına gelmektedir. Bu kanserlerin 2/3 &uuml; erkek olup, 1/3 &uuml; kadınlardan oluşmaktadır. Bu oranlama d&uuml;nyada da bu şekildedir.</p>

<p>T&uuml;m d&uuml;nyada kanser istatistikleri konusundaki tahminler i&ccedil;in D&uuml;nya Sağlık &Ouml;rg&uuml;t&uuml; Uluslar arası Kanser Araştırma Ajansı (IARC) tarafınca yayımlanılan Globocan verileri kullanılmaktadır. Bu verilere g&ouml;re, d&uuml;nya kanser insidansı, erkeklerde 202&rsquo;lerde, kadınlarda ise 164&rsquo;lerdedir. Avrupa ortalamasına bakıldığında erkeklerde 335&rsquo;lerde iken, kadınlarda ise 250 seviyelerindedir. Burada d&uuml;nya n&uuml;fusunun &ccedil;ok azının aktif kanser kayıt merkezleri ile takip edildiği ve bu nedenle mevcut insidansların beklenilenin altında olabileceği unutulmamalıdır.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Wed, 03 Aug 2016 11:16:56 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Kanser Tedavisinden Önce Yapmanız Gereken 5 Şey]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/cleveland-clinic/pr/kanser-tedavisinden-once-yapmaniz-gereken-5-sey-86</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/cleveland-clinic/pr/kanser-tedavisinden-once-yapmaniz-gereken-5-sey-86</guid>
            <description><![CDATA[<p>Cleveland Clinic, &Uuml;rolog Dr. Rajan Ramanathan&rsquo;un s&ouml;ylediğine g&ouml;re, şanslı bir şekilde, bir&ccedil;ok hasta i&ccedil;in kanser ]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Cleveland Clinic, &Uuml;rolog Dr. Rajan Ramanathan&rsquo;un s&ouml;ylediğine g&ouml;re, şanslı bir şekilde, bir&ccedil;ok hasta i&ccedil;in kanser diğer b&ouml;breğe sı&ccedil;rama eğilimi g&ouml;stermemektedir. ve bir b&ouml;breği kaybetmek zorunda da değilsiniz. Kanserin bir b&ouml;brekten diğerine ge&ccedil;mesi nadirdir.</p>

<p>Kanserin v&uuml;cutta yayılmasının &uuml;&ccedil; yolu vardır: Lenf sistemi yolu ile yakındaki lenf nod&uuml;llerine sı&ccedil;raması.</p>

<ul>
	<li>Kan dolaşımı yolu ile. Bu genelde b&ouml;brek &uuml;st&uuml; bezleri, karaciğer, akciğerler, beyin ve bazen de kemikler ile sonu&ccedil;lanır.</li>
	<li>Yakındaki organlara sı&ccedil;raması.</li>
</ul>

<p>B&ouml;brekler yan yana olmadığından, kanserin birinden diğerine ge&ccedil;mesi olasılığı d&uuml;ş&uuml;kt&uuml;r.</p>

<p>Ancak, kanserin diğer bir organa yayılması olasılığı b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml; ve b&uuml;y&uuml;me hızına bağlıdır. Dr. Ramanathan&rsquo;ın s&ouml;ylediğine g&ouml;re, b&uuml;y&uuml;k veya hızlı b&uuml;y&uuml;ye t&uuml;m&ouml;rler, v&uuml;cudun diğer yerlerine yayılmaya daha yatkındırlar.</p>

<p><strong>B&ouml;brek kanseri olduysanız neye hazır olmalısınız?</strong></p>

<p>B&ouml;brek kanseri y&ouml;netimi iki kategoriden oluşur:</p>

<p><strong>1. Aktif g&ouml;zetim</strong></p>

<p>Eğer doktorunuz t&uuml;m&ouml;r&uuml;n iyi huylu olduğunu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorsa veya ilermiş yaş veya diğer sağlık durumları nedeniyle ameliyatı riskli buluyorsa, bu yolu izleyebilir.</p>

<p>G&ouml;zetim boyunca, her altı ila dokuz ayda bir doktorlarınız t&uuml;m&ouml;re g&ouml;r&uuml;nt&uuml;leme yolu ile bakarlar, t&uuml;m&ouml;r&uuml;n &ouml;l&ccedil;&uuml;s&uuml;n&uuml;n aynı kalıp kalmadığını takip ederler. Burada genelde CAT tarayıcı kullanılır.</p>

<p><strong>2. Ameliyat</strong></p>

<p>Daha gen&ccedil;, sağlıklı hastalar i&ccedil;in tipik tedavi ameliyattır.</p>

<p><strong><em>Dr. Ramanathan, bug&uuml;n hastalarının 90%&rsquo;ını minimal m&uuml;dahale kısmi b&ouml;brek ameliyatı yolu ile tedavi ettiğini belirtmektedir. Bu y&ouml;ntemde t&uuml;m&ouml;r ve &ccedil;evresindeki b&ouml;breğin k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir kısmı alınmaktadır.</em></strong></p>

<p>Eğer t&uuml;m&ouml;r &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;kse veya b&ouml;breğin yeniden inşa edilmesi &ccedil;ok g&uuml;&ccedil; g&ouml;r&uuml;n&uuml;yorsa, doktorunuz siz radikal b&ouml;brek ameliyatı yolu ile tedavi edebilir. Bu prosed&uuml;rde, cerrah t&uuml;m&ouml;r&uuml;, b&ouml;breği ve &ccedil;evresindeki yapıları &ccedil;ıkartır.</p>

<p>Dr. Ramanathan, az sayıdaki hastası i&ccedil;in radikal b&ouml;brek ameliyatına başvurduğunu belirtmektedir. Bunun temel nedeni, b&ouml;breği almanın uzun vadede b&ouml;breksel fonksiyona zarar vermesi ve hastanın diyalize ihtiya&ccedil; duyması riskini doğurmasıdır.</p>

<p><strong>Neye hazır olunmalı</strong></p>

<p>Kanser teşhisi konulan hastaları bekleyen iki tip tedavi şekli &mdash;&nbsp;radyasyon ve biyopsi &mdash;&nbsp;genelde b&ouml;brek tedavisinin bir par&ccedil;ası değildir.</p>

<p>Dr. Ramanathan&rsquo;ın s&ouml;ylediğine g&ouml;re,&nbsp; bir&ccedil;ok b&ouml;brek kanserinde radyasyon pek işe yaramaz. Bunun yerine cerrahi, harika sonu&ccedil;lar getiren&nbsp; &ldquo;altın standardı&ldquo; oluşturur.</p>

<p>B&ouml;brek t&uuml;m&ouml;rlerine nadiren biyopsi yaptığını belirtmektedir. Bir&ccedil;ok t&uuml;m&ouml;r&uuml; minimum m&uuml;dahale cerrahi yol ile &ccedil;ıkardığından biyopsiye gerek kalmamaktadır.</p>

<p><strong>Nadir durumlarda riskler daha fazladır</strong></p>

<p>T&uuml;m&ouml;rlerin b&ouml;brekler arasında yayılma ihtimali d&uuml;ş&uuml;k de olsa, bazı belirli nadir durumlarda, her ikisinde de kanserle karşılaşabilirsiniz.</p>

<p>Dr.&nbsp;Ramanathan&rsquo;ın s&ouml;ylediğine g&ouml;re, kanser ikinci b&ouml;brekte &ldquo;de novo&rdquo; (ilk defa) ortaya &ccedil;ıkabilir. Bu durum y&uuml;ksek riske sahipseniz de g&ouml;r&uuml;lebilir. Y&uuml;ksek risk durumları şunlardır:</p>

<ul>
	<li>Von Hippel-Lindau sendromu</li>
	<li>Birt-Hogg-Dub&eacute; sendromu</li>
</ul>

<p>Her ikisi de genetik durumlardır. Bir noktada, t&uuml;m&ouml;r&uuml;n her iki b&ouml;brekte de g&ouml;r&uuml;lme riskini artırırlar.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Tue, 26 Jul 2016 14:05:22 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Sosyal Fobi Nedir ve Nasıl Yenilir?]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/sima-psikolojik-danismanlik-merkezi/pr/sosyal-fobi-nedir-ve-nasil-yenilir-85</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/sima-psikolojik-danismanlik-merkezi/pr/sosyal-fobi-nedir-ve-nasil-yenilir-85</guid>
            <description><![CDATA[<p>Sosyal fobi, hayatların kalitesini olduk&ccedil;a d&uuml;ş&uuml;ren bir bozukluktur. Ve son zamanlarda sık&ccedil;a g&ouml;r&uuml;lmektedir.</p>
]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal fobi, hayatların kalitesini olduk&ccedil;a d&uuml;ş&uuml;ren bir bozukluktur. Ve son zamanlarda sık&ccedil;a g&ouml;r&uuml;lmektedir.</p>

<p>Sosyal Fobi&rsquo;nin son yıllardaki artışının nedenini anlatan Falay &ldquo;&Ouml;ncelikle artan teknoloji ve cep telefonu kullanımı sosyal fobinin tetiklenmesinde &ouml;nemli etken. İnsanlar davranmak yerine ellerindeki cep telefonunu sayesinde &ccedil;eşitli sosyal ağlarda konuşuyor g&uuml;l&uuml;yor eğleniyor. Fakat nasıl bir beceri ancak yapa yapa iyileştirilecekse, performans becerisi de yapılmadığı i&ccedil;in en baştan hi&ccedil; iyileşmiyor.</p>

<p>Diğer neden de son zamanlarda artan rekabet&ccedil;ilik atmosferi. Toplumsal d&uuml;zen artık daha az affetmekte. Ve normalin biraz dışında kalanları kenara itmektedir. Sosyal fobide de en baştan bir performans kaygısı olduğundan, Sosyal fobi hastaları daha fazla sıkıntı &ccedil;ekmekte&rdquo; dedi.</p>

<p><strong>HAYATINIZDAN SOSYAL FOBİYİ ATMANIN YOLLARI</strong></p>

<p>&ldquo;Herşeyden &ouml;nce davranmak esas. Hem kafanızda biriken kaygıyı sıfırlamak i&ccedil;in hem de davranıp da sonucu g&ouml;rmek i&ccedil;in &ccedil;ok &ouml;nemli. Diğer t&uuml;rl&uuml;, davranmayınca, i&ccedil;inizde kalacak s&ouml;zler, d&uuml;ş&uuml;nce ve duygular sizi yavaş yavaş yiyip bitirebilir.</p>

<p>İkinci &ouml;nerilebilecek yol da anda kalmaktan ge&ccedil;er. Ş&ouml;yle ki; ge&ccedil;miş ge&ccedil;ti. Gelecek gelmedi. O halde elinizde kalan tek şey i&ccedil;inde bulunduğumuz andır. Ve size d&uuml;şen de anı yaşamak, an&rsquo;a gelecek ya da ge&ccedil;mişin sızmasına izin vermemektir. Bu şekilde daha hafif hissedeceksiniz.</p>

<p>Diğer yol da kendinizi ikna etmekten ge&ccedil;er. D&uuml;ş&uuml;n&uuml;n; zaten t&uuml;m sorun en temelinde bir ya da birden &ccedil;ok &lsquo;inancınızdan&rsquo; dolayı &ccedil;ıkmadı mı? Madem d&uuml;ş&uuml;nceniz duygularınızı ve davranışlarınızı ciddi oranda etkileyebiliyor, neden diğer t&uuml;rl&uuml;s&uuml;ne inanmayasınız? Diğer t&uuml;rl&uuml;s&uuml; dediğimse aklınıza &lsquo;en k&ouml;t&uuml; ne olur ki?&rsquo; d&uuml;ş&uuml;ncesini koymaktır. Ardından &ouml;ncesinde afalladığınız herhangi bir olayın aslında o kadar k&ouml;t&uuml; ve hatta hi&ccedil; k&ouml;t&uuml; olmadığını fark ettiğinizde tereyağından kıl &ccedil;eker gibi davranabilecek, yani performansı sergileyebileceksiniz.&rdquo;</p>

<p><strong>İNANCIN SOSYAL FOBİYE ETKİSİ</strong></p>

<p>Nasıl ki tarih boyunca &ccedil;eşitli coğrafyalarda b&uuml;y&uuml;k katliamlar yaşanmıştı ve &ccedil;oğu da bir &lsquo;inan&ccedil;&rsquo; ile ateşlenmişti diyen Uzm Psk Mahir Efe Falay &nbsp;&ldquo;Kişisel hayatlarınızda davranımlarız da bir inan&ccedil;la s&ouml;n&uuml;mlenebilir veya ateşlenebilir. O y&uuml;zden siz de inancın davranışları belirleyen b&uuml;y&uuml;k g&uuml;c&uuml;n&uuml; yabana atmayın.&rdquo; İfadelerini kullandı.</p>

<p>Son olarak Falay, &ldquo;İnan&ccedil;, anda kalma ve davranış eksikliği sosyal fobi veya sosyal anksiyete dediğimiz bozukluğa g&ouml;t&uuml;rebilir. Fakat nedenleri b&ouml;ylesine belliyken, o nedenlerle uğraşıp da yaşadığınız t&uuml;m sıkıntıları geri &ccedil;evirme şansı her zaman mevcuttur.&rdquo; dedi.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Thu, 21 Jul 2016 09:53:49 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Türk Hekimin Amerika’da Başarısı... Astım da Yeni Tespit]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/cleveland-clinic/pr/turk-hekimin-amerika-da-basarisi-astim-da-yeni-tespit-83</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/cleveland-clinic/pr/turk-hekimin-amerika-da-basarisi-astim-da-yeni-tespit-83</guid>
            <description><![CDATA[<p>Cleveland Kliniği araştırma ekibi, astımlı hastalarda, arjinaz adındaki bir enzimin h&uuml;cresel metabolizmayı hızlandırdığını g&ouml;zlemlediler.]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Cleveland Kliniği araştırma ekibi, astımlı hastalarda, arjinaz adındaki bir enzimin h&uuml;cresel metabolizmayı hızlandırdığını g&ouml;zlemlediler. Bu buluş, astım ve obezite arasındaki biyolojik benzerliklere yeni bir ışık tutmakta ve potansiyel yeni tedavi y&ouml;ntemlerinin geliştirilmesine yardımcı olmaktadır.</p>

<p>Cleveland Kliniği&rsquo;nde g&ouml;ğ&uuml;s hastalıkları ve yoğun bakım uzmanı, aynı zamanda Lerner Araştırma Enstit&uuml;s&uuml;nde Patobiyoloji Departmanı Başkanı olan; Dr. Serpil Erzurum liderliğindeki araştırma takımı, astımı olanlarda enerji &uuml;retimi s&uuml;recinin, normalden daha y&uuml;ksek d&uuml;zeyde ger&ccedil;ekleştiğini bulmuştur. Bu metabolik artış, arjinaz adındaki mitokondriyel bir enzimdeki değişimden kaynaklanmaktadır.</p>

<p>Araştırmacılar, astımın fare modeli kullanarak, arjinazın aktivasyonu ve mevcudiyetinin arttığını g&ouml;stermişlerdir. Bu, h&uuml;crelerin, h&uuml;cresel solunum sırasında daha fazla enerji &uuml;retmelerine izin vermektedir. İlgin&ccedil; bir şekilde, metabolizmadaki artışın akciğerlerdeki iltihaplanmayı bastırdığını bulmuşlardır. B&ouml;ylece astımlı fare hastalığın daha ciddi safhalarına ulaşmamaktadır.</p>

<p>Dr.Serpil Erzurumlu ş&ouml;yle a&ccedil;ıkladı; &quot;Sonu&ccedil;larımız g&uuml;&ccedil;lendirilmiş arjinaz metabolizmasının iltihaplanmayı etkisizleştirebileceğini ve muhtemelen, astımlı hastalara bir koruma sağlayabileceğini g&ouml;stermektedir. Bu durum ayrıca, hem astım hem de obezitenin temelinde yatanın biyoenerjik değişimler ve iltihaplanma olduğuna dair yığılan kanıtları da desteklemektedir.&quot; dedi</p>

<p>Astım ve obezite uzun zamandır birbirleri ile ilişkilendirilmektedirler fakat hastalıklar arasında kesin bir biyolojik bağlantı bug&uuml;ne kadar keşfedilememiştir. Arjinaz artışının ger&ccedil;ek mekanizmalarının a&ccedil;ıklığa kavuşturulması i&ccedil;in daha fazla &ccedil;alışma yapılması gerekmektedir.</p>

<p>Yaklaşık 22 milyon Amerikalı astım hastasıdır. Astım, akciğerlerdeki hava yollarının iltihaplanmasıdır. T&uuml;m D&uuml;nyada 330 milyon, T&uuml;rkiye&rsquo;de ise 4 milyondan fazla astım hastası olduğu tahmin edilmektedir. Hırıltıya, &ouml;ks&uuml;r&uuml;ğe ve nefes darlığına sebep olur. Bazı durumlarda, &ouml;l&uuml;me bile sebebiyet verebilir.&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Wed, 20 Jul 2016 11:51:27 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Böbrek Nakli Son Çare Değil İlk Çaredir]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/cleveland-clinic/pr/bobrek-nakli-son-care-degil-ilk-caredir-89</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/cleveland-clinic/pr/bobrek-nakli-son-care-degil-ilk-caredir-89</guid>
            <description><![CDATA[<p>İster kalp olsun ister akciğer, b&ouml;brek veya karaciğer, bir&ccedil;ok insan, &ccedil;alışmayan bir organın tedavisinde nakil yapmanın son &cced]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>İster kalp olsun ister akciğer, b&ouml;brek veya karaciğer, bir&ccedil;ok insan, &ccedil;alışmayan bir organın tedavisinde nakil yapmanın son &ccedil;are olduğunu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r. Ancak&nbsp;b&ouml;brek hastalığı durumunda ise nakil yapma, yeni b&ouml;brek alma adayı hastalar i&ccedil;in ger&ccedil;ekte ilk tedavi se&ccedil;eneğidir.</p>

<p>B&ouml;brek nakillerinde bir uzman olan Cleveland Clinic, Nefrolog&nbsp;Dr.Emilio Poggio&rsquo;a g&ouml;re &ldquo;B&ouml;brek nakil son &ccedil;are değildir; bu bir ilk &ccedil;aredir&rdquo;. &ldquo;B&ouml;brek nakli yapma gereksinimlerini karşılaşan insanlar i&ccedil;in bu, en iyi tedavi se&ccedil;eneğidir.&rdquo;</p>

<p>Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri&rsquo;ne g&ouml;re, Amerika&rsquo;daki yetişkinlerin 10%&rsquo;undan fazlası yani yaklaşık 20 milyon insan kronik b&ouml;brek hastasıdır. T&uuml;rkiye&rsquo;de kayıtlı 66 bin 711 b&ouml;brek hastası vardır ve s&uuml;rekli artışa devam etmektedir. Asıl b&uuml;y&uuml;k ve &ouml;nemli kısım buzdağının altındadır ve 7 milyon 300 bin kişi b&ouml;brek hastası olduğunu bilmeden yaşıyor. B&ouml;brek son evreye kadar sinyal vermemektedir. Dr. Poggio&rsquo;nun s&ouml;ylediğine g&ouml;re; Amerika&rsquo;da 600.000 kişi diyalize girmekte ve 100,000 kişi bir b&ouml;brek nakli i&ccedil;in bekleme listesindedir. Ancak yılda sadece 16,000 nakil yapılmaktadır.</p>

<p><strong>Uzamanlar, halkı d&ouml;rt ger&ccedil;eği bilmeleri konusunda uyarmaktadırlar;</strong></p>

<p>1. Diyalizin hem artıları hem de eksileri vardır.&nbsp;Cleveland Clinic Hipertansiyon ve B&ouml;brek Ana Bilimi Departmanı B&ouml;l&uuml;m&nbsp; Başkanı Nefrolog&nbsp;Dr. Robert Heyka ş&ouml;yle s&ouml;yledi; &lsquo; Bazı hastaları diyalize girmeyi ertelerler fakat bunu denediklerinde, a tatlı bir s&uuml;rpriz ile karşılaşırlar. İnsanlar sıklıkla tedavi oluncaya kadar ne kadar k&ouml;t&uuml; hissetmekte olduklarını fark etmezler. İlk birka&ccedil; ay i&ccedil;erisinde, iştahları yerine gelir, kilo alırlar ve daha fazla enerjileri olur.&rdquo;</p>

<p>Fakat, diyaliz tedavisine harcanan s&uuml;re kişinin bağımsızlığını ve hayat kalitesini d&uuml;ş&uuml;rebilmektedir.</p>

<p>2.&nbsp; Nakilin faydaları yan etkilerinden fazladır.&nbsp; Dr. Poggio&rsquo;ya g&ouml;re, &ldquo;Nakil yapmanın eksilerine rağmen, kısa d&ouml;nem ve uzun d&ouml;nem sonu&ccedil;larının diyalizden &ccedil;ok daha iyi olduğuna dair bol miktarda veri bulunmaktadır. Hayat kaliteleri artar, daha iyi ve daha uzun yaşarlar&rdquo;.</p>

<p>Ger&ccedil;ekte, &nbsp;d&ouml;n&uuml;m noktası niteliğindeki 1999 yılı &ccedil;alışması&nbsp;diyalize bağlı olarak nakil bekleyen hastaların sağlık sonu&ccedil;larını hen&uuml;z yeni bir b&ouml;breğe kavuşmuş hastalar ile karşılaştırmıştır. &Ccedil;alışma, nakil hastalarının uzun d&ouml;nem &ouml;l&uuml;m oranlarının diyaliz hastalarına g&ouml;re 48% ile 82% daha d&uuml;ş&uuml;k olduğunu g&ouml;stermiştir.</p>

<p>Amerika Birleşik Devletleri&rsquo;nde her yıl ger&ccedil;ekleştirilen 16,000 b&ouml;brek naklinden y&uuml;zde 30-40 kadarı yaşayan bağış&ccedil;ılardan gelir. Bu nakillerin başarı şansı, kadavralardan yapılan nakillerin başarı şansından daha y&uuml;ksektir.</p>

<p>3. Herkes bir nakil alamaz.&nbsp;Dr. Poggio, kimin bir yeni b&ouml;brek adayı olduğunu belirlemede bir&ccedil;ok fakt&ouml;r&uuml; g&ouml;z &ouml;n&uuml;ne almaktadır. Diyabet veya kalp yetmezliği gibi diğer tıbbi durum da bunlardan biridir. Fakat adaylığınız iyileştirmek i&ccedil;in yollar mevcuttur.</p>

<p>Dr. Poggio &ldquo;Sağlıklı ve aktif kalın&rdquo; demektedir. &ldquo;Sigara i&ccedil;mek gibi, bir nakli zorlaştırabilecek şartlarınızı y&ouml;netin ve tıbbi tedavilerinize uyumlu olarak kalın.&rdquo;</p>

<p>4. Bakımınız akıllıca se&ccedil;in.&nbsp;Diyalize bağlı olarak iyi bir yaşam, bakımınız i&ccedil;in doğru yeri se&ccedil;menize bağlıdır. Sosyal hizmet uzmanları destek sağlamalıdır. Size sağlık koruma hizmeti verenler arasındaki iyi iletişim anahtar bir fakt&ouml;rd&uuml;r. Ve hastalar arasında sosyal etkileşim i&ccedil;eren bir pozitif atmosfer de ayrıca &ouml;nemlidir.</p>

<p>Eğer b&ouml;brek hastalığınız varsa ve mevcut durumda diyalize bağlı iseniz, doktorunuz ile bir b&ouml;brek nakli i&ccedil;in g&ouml;r&uuml;şmeye &ccedil;ekinmeyin. Kişisel durumunuza bağlı olarak, bu size bir&ccedil;ok fayda sunabilir.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Wed, 10 Aug 2016 12:29:07 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Yaşlılığın kabusu eklem iltihabı ile başa çıkmanın püf noktası]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/cleveland-clinic/pr/yasliligin-kabusu-eklem-iltihabi-ile-basa-cikmanin-puf-noktasi-75</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/cleveland-clinic/pr/yasliligin-kabusu-eklem-iltihabi-ile-basa-cikmanin-puf-noktasi-75</guid>
            <description><![CDATA[<p>Cleveland Kliniği Dr. M.Elaine Husni&rsquo;ye g&ouml;re, sadece Amerika da 27 milyondan fazla kire&ccedil;lenme problemi yaşamakta olan hasta vardı]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Cleveland Kliniği Dr. M.Elaine Husni&rsquo;ye g&ouml;re, sadece Amerika da 27 milyondan fazla kire&ccedil;lenme problemi yaşamakta olan hasta vardır.. Bu hastalık tipik olarak insanların dizleri, kal&ccedil;aları ve ayakları gibi ağırlık kaldıran eklemlerine etki etmektedir.</p>

<p>Dr. M. Elaine Husni&rsquo;ye g&ouml;re, &ldquo;Bu, bir t&uuml;r yıpranma ve aşınma eklem iltihabıdır. Yani, tıpkı s&ouml;ylendiği gibi, kıkırdağın zaman i&ccedil;erisinde kaybolarak ne yazık ki kemiğin kemiğe s&uuml;rtmeye başladığı noktada t&uuml;m kire&ccedil;leme belirtilerine sebep olmakta&rdquo;.</p>

<p>Sedefe bağlı eklem iltihabından veya romatizmadan farklı olarak kire&ccedil;lenme, genel olarak iltihapsız bir eklem iltihabı olarak g&ouml;r&uuml;l&uuml;r. Dr. Husni, kire&ccedil;lenmenin, iltihaplı olmadığı i&ccedil;in, tipik olarak zaman i&ccedil;erisinde artan yavaş b&uuml;y&uuml;yen bir acı olduğunu belirtmektedir.</p>

<p><strong>Y&uuml;k&uuml; hafifletmek</strong></p>

<p>&Ouml;zellikle, sporla ilgili yaralanma tarih&ccedil;esi olan veya meslekleri gereği &ccedil;ok miktarda tekrarlayan hareket yapmak zorunda kalan kişiler erken yaşta kire&ccedil;lenme g&ouml;r&uuml;lmesine yatkındırlar. Yoga ve d&uuml;zenli g&uuml;&ccedil;lenme egzersizleri gibi şeyler yapmak bu hastalardaki kire&ccedil;lenme ağrılarını azaltmaya yardımcı olabilir.</p>

<p>Fazladan ağırlık taşımak kişinin ağırlık taşıyan eklemlerinde ağrı yaşaması ihtimalini arttırabilir ancak Dr. Husni, bu ağırlığı bir ka&ccedil; kilogram azaltmanın bile bazen yardımcı olabileceğini aktardı ve ş&ouml;yle dedi; &ldquo;İki kilo bile verseniz aslında dizlerinize binen y&uuml;k&uuml; değiştirebilirsiniz.&rdquo;</p>

<p>Dr. Husni, konu acıya geldiğinden doğrusunun v&uuml;cudunuzun kılavuzluk yapmasına izin vermek olduğunu belirtmektedir. İlk ağrı işaretinde aktiviteyi bırakmayı tavsiye etmektedir. Şayet ağrı tekrarlanırsa, doktora gidilmeli ve kontrol yaptırılmalıdır.</p>

<p><strong>Dr. M. Elaine Husni Hakkında</strong></p>

<p>Dr. M. Elaine Husni (MPH), Romatoloji B&ouml;l&uuml;m&uuml; Başkan Yardımcısı olup, Artrit ve Kas-İskelet Merkezi M&uuml;d&uuml;r&uuml; unvanı taşımaktadır. Cleveland Clinic b&uuml;nyesindeki Ortopedi ve Romatoloji Enstit&uuml;s&uuml;nde Uzman Doktor olarak g&ouml;rev yapmaktadır. Dr. Husni, aynı zamanda Case Western Reserve &Uuml;niversitesi kapsamında yer alan Cleveland Clinic Lerner Tıp Fak&uuml;ltesi b&uuml;nyesinde Yardımcı Do&ccedil;entlik g&ouml;revini &uuml;stlenmektedir.</p>

<p>Dr. Husni&#39;nin ilgi alanını oluşturan araştırmalar, bilhassa kardiyovask&uuml;ler hastalık kaynaklı vakalar olmak &uuml;zere, romatoid artrit, psoriatik artrit, ankilozan spondilit ve osteoartrit hastalarının sağlık sonu&ccedil;larının incelenmesini i&ccedil;erir. Bu &ccedil;alışmasıyla, American College of Rheumatology tarafından verilen Klinik Araştırmacı &Ouml;d&uuml;l&uuml;ne layık g&ouml;r&uuml;lm&uuml;ş olup, halen bu &ouml;d&uuml;l&uuml;n son sahibidir. Cleveland Clinic b&uuml;nyesindeki bir dizi romatoloji klinik deneyinde rol almış olup, halen PRECISION denemesi y&uuml;r&uuml;tme kurulunda g&ouml;rev yapmaktadır.<br />
<br />
Odaklanmış olduğu ilgi alanları arasında, aynı zamanda ortopedik sonu&ccedil;lar yer almakta olup, bilhassa tam eklem artroplastisi işlemine tabi tutulan hastalarda klinik yolların kullanımı kendisi i&ccedil;in bir araştırma alanıdır. Bu araştırmasıyla, American College of Rheumatology tarafından verilen Doktor Bilim İnsanı Gelişim &Ouml;d&uuml;l&uuml;ne layık g&ouml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml;r. Kendisi, halen, Kas-İskelet Sonu&ccedil;ları araştırması M&uuml;d&uuml;r&uuml; olup, Romatoloji Departmanı uzman doktorlar komitesinde y&ouml;neticilik g&ouml;revini s&uuml;rd&uuml;rmektedir. Kendisi, halen Northeastern Ohio Chapter Artrit Vakfı tıbbi ve bilimsel komitesinde yer almaktadır. Ayrıca, Artrit Vakfı ve Ulusal Sedef Hastalığı Vakfı tıbbi kurulunda yer almaktadır. Dr. Husni, hem romatoloji hem ortopedi araştırma stajyerlerine danışmanlık yapma fırsatı bulmuş, ve bu kendisi i&ccedil;in en tatminkar tecr&uuml;belerden biri olmuştur.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Tue, 12 Jul 2016 11:00:02 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Ağrıyan Eklemleriniz Hakkında Doktorunuzun Soracağı 3 Soru]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/cleveland-clinic/pr/agriyan-eklemleriniz-hakkinda-doktorunuzun-soracagi-3-soru-74</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/cleveland-clinic/pr/agriyan-eklemleriniz-hakkinda-doktorunuzun-soracagi-3-soru-74</guid>
            <description><![CDATA[<p>Dr. Burg ;&rsquo;&rsquo;Yıllar i&ccedil;erisinde bir&ccedil;ok insan, ağrıyan dizleri, sırtları, omuzları ve diğer eklemleri i&ccedil;in beni ziyar]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Dr. Burg ;&rsquo;&rsquo;Yıllar i&ccedil;erisinde bir&ccedil;ok insan, ağrıyan dizleri, sırtları, omuzları ve diğer eklemleri i&ccedil;in beni ziyaret etmiştir.&nbsp;Her hastaya ilk yaptığım şey, eklem iltihaplarının dejenere mi (daha az ciddi) yoksa iltihaplı mı (daha ciddi) olduğunu anlamaya &ccedil;alışmaktır.&rsquo;&rsquo; dedi ve devam etti;</p>

<p>&lsquo;&rsquo;&Ouml;nce &uuml;&ccedil; soru sorarak başlarım;</p>

<p><strong>1. Ağrınız g&uuml;nden g&uuml;ne artıyor mu azalıyor mu?</strong></p>

<p>Eğer ağrınız g&uuml;nden g&uuml;ne artıyorsa, bu dejenere veya mekanik (aşınma ve yıpranma) eklem iltihabıdır. Ağrınız g&uuml;nden g&uuml;ne iyiye gidiyorsa, bu iltihaplı eklem iltihabına işaret eder. Romatizmalı eklem iltihabı (RA),eklemlerde oluşan kristallerden kaynaklanan Gut&nbsp;ve diğer tipteki eklem iltihapları ve omurilik iltihabından kaynaklanan Ps&ouml;riyatik eklem iltihabı ve benzer tipleri iltihaplı tip eklem rahatsızlıklarıdır.</p>

<p><strong>2. Sırt tutulması yaşıyor musunuz? Yaşıyorsanız, ne sıklıkta?</strong></p>

<p>Sıklıkla sırt tutulması hakkında soru sorarım. &Ouml;zellikle de sabahları g&ouml;r&uuml;len sırt tutulmalarına dikkat edilmelidir.&nbsp; Sabahları g&ouml;r&uuml;len 10, 15 veya 20 dakikalık sırt tutulmaları &ccedil;oğunlukla dejenere tip eklem iltihabından kaynaklanırlar. Eğer birka&ccedil; saat hareketsiz durmak sırtınızda birka&ccedil; dakikalık tutulmaya sebep oluyorsa, bunun mekanik eklem iltihabı olduğunu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r&uuml;m.</p>

<p><strong>3. Eklem ağrılarınız v&uuml;cudunuzun bir tarafında mı yoksa her iki tarafında da mı g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor?</strong></p>

<p>Eklem iltihabınız simetrikse &mdash; &ouml;rneğin, her iki omuzda, kol bileğinde veya el bileğinde g&ouml;r&uuml;l&uuml;yorsa &mdash; RA gibi bir iltihaplı eklem iltihabından ş&uuml;phelenirim.</p>

<p>Ama bana &ldquo;Her şey yolunda doktor, sağ dizim dışında&rdquo; veya &ldquo;Sol omzum beni &ouml;ld&uuml;r&uuml;yor&rdquo; derseniz, daha az kaygılanırım &ccedil;&uuml;nk&uuml; bunlar dejenere eklem iltihabının işaretleridir. Ancak eklem iltihabı bir spektrum i&ccedil;erisinde gelişebilir. Bazen tek bir problem iken birka&ccedil; hafta sonra, her iki diz de problem haline gelebilir.</p>

<p>Ayrıca aile tarih&ccedil;eniz de hastalığa yatkınlığınızı g&ouml;stermektedir. Eklem iltihabı olan belirli insanlar i&ccedil;in, genetiğin bir rol&uuml; olabilir. Kullandığınız ila&ccedil;lar da ağrı ve sızılara sebep olabilir.</p>

<p><strong>Peki ne yapılmalı?</strong></p>

<p>Fiziksel muayene kritik &ouml;neme sahiptir. Sadece sizinle konuşarak &ouml;ğrenemediğimiz bazı şeyleri hissedebilir ve g&ouml;rebiliriz. &Ouml;rneğin, osteoeklem iltihabı&nbsp;eski bir yaralanmanın olduğu yerde ortaya &ccedil;ıkabilir. Obezitede eklem dejenerasyonuna sebep olabilir. Sade r&ouml;ntgen (MRI taramaları değil) hayati olabilir. İltihaplı veya dejenere şekildeki eklem iltihaplarından hangi eklemlerin etkilenmiş olduğunu s&ouml;yleyebilirler.</p>

<p>Dr. Burg a&ccedil;ıklamasına devam ederek laboratuvar testlerinin ne zaman faydalı olduğunu ş&ouml;yle a&ccedil;ıkladı; &lsquo;&rsquo;Pozitif laboratuvar sonu&ccedil;larının her zaman eklem iltihabı olduğunuz anlamına gelmediğini ve negatif sonu&ccedil;ların da eklem iltihabı olmadığınız anlamına gelmez. Biz, Romatolojide, laboratuvar testlerini, teşhis etmekten ziyade teşhisi teyit etmek i&ccedil;in kullanırız. Hareket menzilinin kaybı ile birlikte eklem ağrısı ve sertliği, erken eklem iltihabı anlamına gelebilir. İki ila d&ouml;rt hafta boyunca s&uuml;rekli eklem ağrısı hissediyorsanız, derhal aile hekiminize başvurmalısınız. Romatoloğa sevke doktorunuz karar vermeli.&rsquo;&rsquo;</p>

<p><strong><u>BİLGİ</u></strong></p>

<p><strong>Cleveland Clinic ve Tıbbi Buluşların End&uuml;stri ile Buluşturulması Hakkında&hellip;</strong></p>

<p>Cleveland Clinic&rsquo;in doktorları ve bilim adamları, yeni tıbbi buluşların geliştirilmesine yardımcı olmak, tıbbi uzmanlık bilgisi sağlamak veya eğitim amacıyla ila&ccedil; veya tıbbi ekipman end&uuml;strileri ile işbirliği yaparlar. Cleveland Clinic hasta tedavilerine faydalı olacak bilimsel gelişmeler ortaya &ccedil;ıkarmak i&ccedil;in &ccedil;aba g&ouml;sterir ve toplum faydasına olan dış ilişkileri destekler. Cleveland Clinic&rsquo;i doktorları ve bilim adamlarının buluşlarının halka faydalı olabilmesi i&ccedil;in bu buluşların, end&uuml;stri ile ortaklık i&ccedil;erisinde ticari hale d&ouml;n&uuml;şmesi gerekmektedir.</p>

<p>Alanlarının uzmanları olarak Cleveland Clinic doktorları ve bilim adamları, sıklıkla end&uuml;stri tarafından danışmak, uzmanlık bilgisi sağlamak ve eğitim ama&ccedil;ları ile aranmaktadırlar.</p>

<p>Bu gibi konularda profesyonellere g&uuml;vence vermek ve ticari b&uuml;t&uuml;nl&uuml;ğ&uuml; sağlamak amacıyla, Cleveland Clinic bir program s&uuml;rd&uuml;rmektedir. Bu program, bu tip işbirliklerini inceleyerek uygun olduğu zamanlarda, end&uuml;stri ile bağlardan kaynaklı &ouml;nyargıları en aza indirmek amacıyla kurallar koymaktadır. Cleveland Kliniği, aşağıdaki durumlarda şirketlerin isimlerini halka a&ccedil;ıklar;</p>

<ul>
	<li>Doktorları/bilim adamları konuşma yapmak ve danışmanlık i&ccedil;in yılda $5,000 veya daha fazla bir &uuml;cret (veya, nadir durumlarda, sermaye veya hisse opsiyonları) aldığında,</li>
	<li>Doktorları/bilim adamları yediemin olarak hizmet verdiğinde,</li>
	<li>Doktorları/bilim adamları telif hakkı aldığında veya almaya hak kazandığında,</li>
	<li>Doktorları/bilim adamları, mucit, kaşif, geliştirici, bulan veya danışman rolleri ile herhangi bir &ouml;z sermaye payına sahip olduğunda.</li>
</ul>

<p>Bu bilgiyi halka a&ccedil;arken Cleveland Clinic, doktorları ve bilim adamlarının end&uuml;stri ile bağlantıları hakkında m&uuml;mk&uuml;n olduğunca doğru bilgi vermeye gayret eder.</p>

<p>16 Nisan 2016 itibariyle Doktor Burg bu listelemeye uygun olan, end&uuml;stri ile hi&ccedil;bir finansal ilişkininin bulunmadığını raporlamıştır. Genel olarak, hastalar herhangi bir ilişki ve bu ilişkilerin Cleveland Clinic tarafından nasıl g&ouml;zlemlendiği konularında doktorları ile iletişime ge&ccedil;mekte kendilerini rahat hissetmelidirler.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Tue, 12 Jul 2016 10:53:53 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Obezite Ameliyatları, Şeker Hastalığının Yeni Kabusu]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/cleveland-clinic/pr/obezite-ameliyatlari-seker-hastaliginin-yeni-kabusu-73</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/cleveland-clinic/pr/obezite-ameliyatlari-seker-hastaliginin-yeni-kabusu-73</guid>
            <description><![CDATA[<p><strong><em>Yapılan tıbbi &ccedil;alışma ve araştırmalar; obezite ameliyatlarının şeker hastalığında uzun d&ouml;nemde faydaları olduğunu g&ouml;st]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Yapılan tıbbi &ccedil;alışma ve araştırmalar; obezite ameliyatlarının şeker hastalığında uzun d&ouml;nemde faydaları olduğunu g&ouml;stermektedir.</em></strong></p>

<p>Şişmanlık tedavisi ameliyatlarının obezite ile m&uuml;cadele eden kişilerde kilo kaybını hızlandırdığı bilinmektedir. Ancak yeni araştırmalar, bu y&ouml;ntemin şeker hastalığını kontrol altına almaya &ccedil;alışan kişilerde de olduk&ccedil;a etkili olabildiğini g&ouml;stermektedir.</p>

<p><strong>Şişmanlık Tedavisi Ameliyatlarına karşı Tıbbi Terapi</strong></p>

<p>Cleveland Kliniği&rsquo;nden Tıp Doktoru Philip Schauer tarafından liderlik edilen &ccedil;alışmada şeker hastalığı tedavisinde geleneksek tıbbi tedaviler ile şişmanlık tedavisi ameliyatlarının karşılaştırması yapılmıştır. Kamu oyuna a&ccedil;ıklanan &ccedil;alışmanın son fazına ait sonu&ccedil;lar, şeker hastalığı tedavisinde cerrahi y&ouml;ntemlerin uzun vadede s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirliği konusunda değinmektedir.</p>

<p>Doktor Schauer&rsquo;in s&ouml;ylediğine g&ouml;re &ldquo;Ameliyat olanlarda, tıbbi tedavi g&ouml;ren gruptakilere kıyasla ciddi d&uuml;zeyde, s&uuml;rekli ve dengeli kanda glikoz kontrol&uuml; sağlanmıştır. Diğer yandan uzun d&ouml;nem ila&ccedil; kullanımından dolayı tıbbi tedaviye devam eden grubun bazı zorluklarla karşılaştığı da g&ouml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml;r.&rdquo;</p>

<p>&Ccedil;alışma, &uuml;&ccedil; kategoriye ayrılan 150 hasta &uuml;zerinde yapılmıştır:</p>

<ul>
	<li>Geleneksel tıbbi tedavi g&ouml;ren bir grup hasta</li>
	<li>Mideyle ilgili baypas ameliyatı olan bir grup hasta</li>
	<li>T&uuml;p mide ameliyatı olan bir grup hasta</li>
</ul>

<p>&Ccedil;alışmada yer alan hastaların ileri diyabet sorunu bulunmaktadır. Halihazırda &ccedil;ok sayıda ila&ccedil; kullanmaktadırlar. Ancak, Obezite seviyeleri farklı d&uuml;zeylerdedir. Doktor Schauer&rsquo;e g&ouml;re, mide ile ilgili baypas veya t&uuml;p mide ameliyatı olan hastaların d&ouml;rtte birinden fazlası hedefledikleri ama&ccedil; olan kandaki hemoglobin A1C oranının 6% ve aşağısına &ccedil;ekmeyi başarmışlardır. Bununla birlikte, ameliyat olmayanlarda bu oran sadece 5% olarak ger&ccedil;ekleşmiştir.</p>

<p><strong>Uzun d&ouml;nem faydaları ise</strong><strong>; </strong>Ameliyat olanlar, yalnızca daha iyi bir kandaki glikoz kontrol&uuml;n&uuml; kazanmamış aynı zamanda m&uuml;kemmel kile kaybetmiş, daha az ilaca ihtiya&ccedil; duymuş ve hayat kalitelerinde iyileşme bildirmişlerdir.</p>

<p>&ldquo;Ortalama olarak v&uuml;cut ağırlıklarının yaklaşık 25%&rsquo;ini kaybetmişlerdir. Bu hastaların bir &ccedil;oğunda v&uuml;cut k&uuml;tle endeksi 36&rsquo;dan yaklaşık 26&rsquo;ya d&uuml;şm&uuml;şt&uuml;r. Diğer yandan, tıbbi tedaviye devam eden gruptaki kilo kaybı ise olduk&ccedil;a m&uuml;tevazı d&uuml;zeydedir.&rdquo;</p>

<p>Doktor Schauer kronik diyabetleri y&ouml;netmenin olduk&ccedil;a zorlayıcı olduğunu ve bu &ccedil;alışmanın sonu&ccedil;larının doktorlara hastalarının sağlığını etkili şekilde y&ouml;netmede yeni bir g&uuml;venli ara&ccedil; sağlamasını umduğunu belirtmektedir.</p>

<p>Kilo almak ve obez birisi haline gelmek veya hastalıklı bir şekilde obez olmak sadece Birleşik Devletleri&rsquo;nde değil aynı zamanda uluslararası &ccedil;apta da bir salgın yaratmıştır. Hastalık Kontrol Merkezi&rsquo;ne g&ouml;re Birleşik Devletler n&uuml;fusunun 2/3&rsquo;&uuml;nden fazlası fazla kiloludur ve neredeyse 1/3&rsquo;&uuml; obez veya hastalık derecesinde obezdir.<br />
<br />
Obezite v&uuml;cut k&uuml;tle endeksinin 30 ile 39 arasında olması ile tanımlanır.</p>

<p>Hastalık derecesindeki obezite v&uuml;cut k&uuml;tle endeksinin 40 olduğu noktadan itibaren başlar. V&uuml;cut k&uuml;tle endeksi (VKE) y&uuml;kseldik&ccedil;e ilgili hastalıkların riskinin de arttığı g&ouml;sterilmiştir. Bu hastalıklar, diyabet , hipertansiyon, uyku aknesi, y&uuml;ksek kolesterol, koroner arter hastalığı ve diğerleridir. Hastalık derecesinde obez olan kişilerde yukarıda belirtilen hastalıklardan bir veya daha fazlası mevcut olduğunda, &ouml;l&uuml;m riskleri artmaktadır ve hayat kaliteleri ciddi d&uuml;zeyde d&uuml;şmektedir.<br />
<br />
Obezite Tedavisi ve Metabolizma Enstit&uuml;s&uuml;&rsquo;nde, d&uuml;nya-klasmanındaki Cleveland Kliniği doktorları hastaları kapsamlı fiziksel inceleme ile değerlendirmektedir. Bu inceleme, kanla ilgili &ccedil;alışmaları ve diğer teşhis ile ilgili ara&ccedil;ların kullanımını gerektirebilmektedir. Obezite Tedavisi ve Metabolizma Enstit&uuml;s&uuml;&rsquo;n&uuml;n &ouml;nc&uuml; cerrahları, t&uuml;m prosed&uuml;rlerin 95%&rsquo;inden fazlasını en az cerrahi m&uuml;dahale (laparoskopik) teknikleri ile ger&ccedil;ekleştirirler. Bu, hastalarımızın iyileşme ve taburcu olma s&uuml;relerini kısaltır. Obezite tedavisinin cerrahi alternatifleri Roux&rsquo;un y Gastrit Baypası, kelep&ccedil;e gastrektomisi, gastrit bantlama ve gastrit katlamayı i&ccedil;erir.<br />
<br />
Cerrahi m&uuml;dahaleyi tercih etmeyen veya bunun i&ccedil;in uygun olmayan hastalar i&ccedil;in, Cleveland Kliniği kilo kaybı i&ccedil;in tıbbi y&ouml;netim sunmaktadır. Bu s&uuml;re&ccedil;te, hastanın diyetisyenlere, fizyolojistlere ve egzersiz fizyolojistlerine erişimi sağlanır. Hastalar ayrıca, devam eden destek grupları ve hastalara en iyi sonucu almada yardımcı olmak amacıyla tasarlanmış sınıflar aracılığı ile Cleveland Kliniği&rsquo;nin uzmanlarından ve&nbsp; diğer hastalardan da destek alabilirler.</p>

<p><strong>Dr. Philip Schauer kimdir?</strong></p>

<p>Dr. Philip Schauer ağır obezite cerrahisi, minimal invaziv cerrahi (laparoskopik) ve gastrointestinal cerrahi konusunda Cleveland Clinic&rsquo;in &ouml;nde gelen doktorlarındandır. Dr. Schauer; şiddetli obezite ve diyabet i&ccedil;in 7000&#39;den fazla operasyon yapmıştır. Araştırma alanları obezite ve tip 2 diyabet patofizyolojisi, obezite ve mide-bağırsak hastalıkları laparoskopik y&ouml;netiminin sonu&ccedil;larını i&ccedil;ermektedir. Endoskopik ve laparoskopik operasyonların gelişimine katkı sağlamak i&ccedil;in cerrahi yeni gelişmeler &uuml;zerinde &ccedil;alışmaktadır.</p>

<p>Obezite cerrahisi ve gastrointestinal cerrahi hakkında 300&rsquo;den fazla bilimsel makale, başyazı, kitap b&ouml;l&uuml;m&uuml; yazmış, ve video prod&uuml;ksiyonunda yer almıştır. Minimally Invasive Bariatric Surgery (Minimal İnvaziv Obezite Cerrahisi) ders kitabının edit&ouml;rlerinden biridir (İkinci Baskı). Metabolik cerrahi hakkında 200&rsquo;den fazla ulusal ve uluslararası konferansta davetli konuşmalı olarak yer almıştır. Diyabetin tıbbi ve cerrahi tedavisini mukayese eden ve New England Tıp B&uuml;lteninden (2012 ve 2014 yılları) yayınlanan STAMPEDE denemesinin baş araştırmacısıdır. Bu &ccedil;alışma, Wall Street Journal tarafından, &ldquo;2013 Yılının En &Ouml;nemli Beş Tıbbi Teknoloji Atılımından&rdquo; biri olarak değerlendirilmiş; Amerikan Kalp Birliğiyse, bu &ccedil;alışmayı &ldquo;2014 yılındaki En &Ouml;nemli On Kardiyovask&uuml;ler Atılımdan&rdquo; biri olarak kabul etmiştir. NIH tarafından finanse edilen ve diyabet ve obezitenin cerrahi tedavisini değerlendiren 2 &ccedil;alışmanın baş araştırmacısı olarak g&ouml;rev yapmıştır. Aynı zamanda Obezite Topluluğu b&uuml;nyesindeki Obezite Cerrahisi B&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml;n eski başkanıdır. 2011 yılında, ASMBS tarafından &ldquo;Yaşam Boyu Başarı &Ouml;d&uuml;l&uuml;ne&rdquo; layık g&ouml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml;r. Amerikan Gastrointestinal ve Endoskopik Cerrahlar Topluluğu y&ouml;netim kurulunda yer almıştır. Aynı zamanda Uluslararası Obezite Cerrahisi Federasyonu, Amerikan Cerrahi Birliği, &Uuml;niversite Cerrahları Topluluğu, Sindirim Kanalı Cerrahisi Topluluğu, Merkezi Cerrahi Topluluk ve Klinik Cerrahi Topluluğunun bir &uuml;yesidir. Aynı zamanda, halen Uluslararası Obezite B&uuml;lteninin yardımcı edit&ouml;rl&uuml;ğ&uuml; g&ouml;revini y&uuml;r&uuml;tmekte olup, ge&ccedil;mişte Obezite ve İlgili Hastalıklar Cerrahisi ve Obezite Cerrahisi yayın kurulu &uuml;yeliği yapmış, aynı zamanda bunun dışında 3 bilimsel b&uuml;lteninde yayın kurulu &uuml;yesi olarak g&ouml;rev yapmıştır. Obezite, metabolik hastalık ve obezite cerrahisi konularında 100&rsquo;den fazla STE dersinin y&ouml;neticiliğini &uuml;stlenmiş, ve ileri laparoskopik cerrahi ve obezite cerrahisi alanında 80&rsquo;den fazla uzman hekim yetiştirmiştir.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Tue, 12 Jul 2016 10:51:17 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Göğüs, Mesane ve Kolon Kanserinde Risk Altında Mısınız?]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/cleveland-clinic/pr/gogus-mesane-ve-kolon-kanserinde-risk-altinda-misiniz-72</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/cleveland-clinic/pr/gogus-mesane-ve-kolon-kanserinde-risk-altinda-misiniz-72</guid>
            <description><![CDATA[<p>Neden bir insanın kansere yakalanırken diğerinin yakalanmadığını asla tam olarak bilemeyecek olsak da, araştırmalar a&ccedil;ık&ccedil;a g&ouml;ste]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Neden bir insanın kansere yakalanırken diğerinin yakalanmadığını asla tam olarak bilemeyecek olsak da, araştırmalar a&ccedil;ık&ccedil;a g&ouml;stermektedir ki, belirli risk fakt&ouml;rleri hastalığa yakalanma ihtimalinizi arttırabiliyor.</p>

<p>Risk fakt&ouml;rleri, diyet ve egzersiz gibi kontrol edebildiğimiz şeyler ve genetik ve yaş gibi kontrol edemediğimiz şeylerden oluşur. Yani, kontrol edebileceğiniz risk fakt&ouml;rlerini bilmek ve onardan sakınmak veya bunları tamamen yok ederek belirli kanserlere yakalanma riskini azaltmak temel metottur.</p>

<p>&ldquo;Tıpkı annem ve anneanneme benziyorum ve her ikisi de g&ouml;ğ&uuml;s kanserine yakalanmışlardı. O halde, ben de g&ouml;ğ&uuml;s kanseri olacağım.&rdquo; Bu efsaneyi daha &ouml;nce duydunuz mu? Bu tamamen yanlıştır. Fiziksel niteliklerinizi etkileyen genler g&ouml;ğ&uuml;s kanseri riskinizi etkileyenler ile aynı genler değildir. Bu c&uuml;mle, g&ouml;ğ&uuml;s kanseri ve genler ile ilgili bir&ccedil;ok efsaneden sadece bir tanesidir.</p>

<p>Konu g&ouml;ğ&uuml;s kanser riski olduğunda, muhtemelen aile tarih&ccedil;esi ve genetikten bahsedildiğini duymuşsunuzdur. Fakat g&ouml;ğ&uuml;s yoğunluğunu duymuş muydunuz? Ge&ccedil;mişte yoğunluğa dikkat etmediyseniz, şimdi başlamanın zamanıdır. G&uuml;ncel &ccedil;alışmaların birinde, 40 ila 74 yaşları arasındaki kadınların 47%&rsquo;sinde &ldquo;mamografik olarak yoğun&rdquo; g&ouml;ğ&uuml;s dokusuna rastlanmıştır.&nbsp;Yoğun g&ouml;ğ&uuml;s dokusu, mamogramlarda t&uuml;m&ouml;rlerin belirlenmesini daha zor hale getirebilmektedir.&nbsp;Ve aşırı yoğun doku, g&ouml;ğ&uuml;s kanseri oluşturmada kendi başına bir risk fakt&ouml;r&uuml; de olabilir.</p>

<p><strong><em>Mesane kanserinde&nbsp;kişisel riskinizi nasıl azaltırsınız&hellip;</em></strong></p>

<p>Yaşla ile birlikte bilgelik gelir, deneyim gelir ve ne yazık ki bunlarla birlikte daha y&uuml;ksek bir mesane kanseri riski de gelir. Tabii ki, mesane kanseri her yaşta olabilir fakat yaşlı erkelerde daha sıktır ve gen&ccedil; erkek ve kadınlarda &ccedil;ok daha nadirdir. Zaman, zararlı kimyasalların sisteminizde işlem g&ouml;rmesi i&ccedil;in daha fazla şans tanır. Bu kimyasallar, v&uuml;cudunuzu terk etmeden &ouml;nce idrar kesesi i&ccedil;erisindeki &uuml;rede toplanır.</p>

<p><strong><em>&lsquo;Şaşırtan Bağ&rsquo;: Sigara ve Mesane Kanseri&hellip;</em></strong></p>

<p>Ulusal Sağlık Enstit&uuml;s&uuml;&rsquo;ne g&ouml;re, bir&ccedil;ok insan, idrar kesesi yani, mesane kanserinin tek ve en &ouml;nemli fakt&ouml;r&uuml;n&uuml;n t&uuml;t&uuml;n kullanmak olduğunun farkında değildir. Sigara i&ccedil;mekten kaynaklanan toksinlerin v&uuml;cuduna girmesinin etkisi &ccedil;ok fazla ilgi &ccedil;ekmiştir, ancak bu toksinlerin v&uuml;cuttan nasıl atıldığına fazla ilgi g&ouml;sterilmemiştir.&nbsp;Sigaradaki kanserojen maddeler v&uuml;cudu idrar yolu kanalıyla terk ederler.</p>

<p><strong><em>Kolon Kanseri Riskinizi %45 Azaltmak i&ccedil;in PESKO VEJETERYAN Diyet En İyi &Ccedil;&ouml;z&uuml;m!!!</em></strong></p>

<p>Araştırmalar, yediklerinizin kalınbağırsak kanserine yakalanma riskinizde olduk&ccedil;a b&uuml;y&uuml;k bir rol oynayabileceğini g&ouml;stermektedir. Şimdi, yeni bir araştırma, &ccedil;oğunlukla meyveler, sebzeler ve orta miktarda balıktan oluşan bir diyetin kalınbağırsak kanserine karşı en fazla korumayı sağlıyor gibi g&ouml;r&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; s&ouml;ylemektedir. &Ccedil;alışma, bu pesko-vejeteryan diyete devam edenlerin kalınbağırsak kanseri olma riskinin, men&uuml;lerinde et bulunan kişilerdeki kalınbağırsak kanseri g&ouml;r&uuml;lme riskinden 45% oranında daha az olduğuna işaret etmektedir.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Thu, 16 Jun 2016 10:23:21 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Pankreas Kanseri Hakkında Bilmeniz Gereken 10 Şey!]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/cleveland-clinic/pr/pankreas-kanseri-hakkinda-bilmeniz-gereken-10-sey-63</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/cleveland-clinic/pr/pankreas-kanseri-hakkinda-bilmeniz-gereken-10-sey-63</guid>
            <description><![CDATA[<p><strong>Cleveland Kliniği Genel Cerrah, Dr. R. Matthew Walsh</strong></p>

<p>&lsquo;&rsquo;Her kanserde olduğu gibi, kişisel teşhisiniz ve hasta]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cleveland Kliniği Genel Cerrah, Dr. R. Matthew Walsh</strong></p>

<p>&lsquo;&rsquo;Her kanserde olduğu gibi, kişisel teşhisiniz ve hastalığınızın seyri, tedavi yaklaşımınızı ve idaresini y&ouml;nlendirecektir. Doktorunuz size ve ailenize, sizin i&ccedil;in en uygun tedavi y&ouml;nteminin hangisi olduğunu belirleme konusundan yardımcı olacaktır.&rsquo;&rsquo;</p>

<p>Pankreas kanseri, &ldquo;sessiz bir bi&ccedil;imde&rdquo;, belirtiler s&ouml;z konusu olmaksızın yayılan &ouml;ld&uuml;r&uuml;c&uuml; bir hastalıktır. Semptomlar ortaya &ccedil;ıktığında kanser genellikle ileri safhaya ulaşmıştır.</p>

<p>Pankreas kanseri en &ouml;ld&uuml;r&uuml;c&uuml; d&ouml;rd&uuml;nc&uuml; kanserdir. Riski yaşlandık&ccedil;a artmaktadır. Hastaların yaklaşık y&uuml;zde 90 seviyesinde bir kısmı 55 yaşından b&uuml;y&uuml;kt&uuml;r. Kanserin ortalama teşhis edilme yaşı 72&rsquo;dir. Sigara i&ccedil;enlerin pankreas kanserine yakalanma riski daha y&uuml;ksektir ve her 10 pankreas kanseri vakasından neredeyse &uuml;&ccedil;&uuml;n&uuml;n sigara kaynaklı olduğu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;lmektedir.</p>

<p>Aşırı şişmanlık&nbsp;ve egzersiz yokluğu pankreas kanseri i&ccedil;in risk fakt&ouml;rleridir.</p>

<p>Pankreas kanserinin en &ouml;nemli belirtileri; sarılık&nbsp;(cilt ve g&ouml;zde sararma), karın b&ouml;lgesinde ağrı, a&ccedil;ıklanamayan kilo kaybı ve yorgunluk, ve sindirim sorunlarıdır ve fiziksel muayeneler ve sonrasında CT taraması ve MRI gibi g&ouml;r&uuml;nt&uuml;leme testleri yoluyla tespit edilir.</p>

<p><strong>Pankreas kanseri risk fakt&ouml;rleri</strong></p>

<p>Kanser &ouml;rneğinde olduğu gibi, bir hastalığa yakalanma tehlikenizi etkileyen her unsur, bir risk fakt&ouml;r&uuml;d&uuml;r. Faklı kanserler farklı risk fakt&ouml;rlerine sahiptir. Sigara gibi kimi risk fakt&ouml;rleri değiştirilebilir. Yaş veya aile ge&ccedil;mişi gibi diğer bazı risk fakt&ouml;rleriyse değiştirilemez.</p>

<p><strong>Pankreas Kanser Riskinizde Değiştirilebilen Risk Fakt&ouml;rlerinin başında SİGARA geliyor.</strong></p>

<p>Sigara&nbsp;pankreas kanserinin en &ouml;nemli risk fakt&ouml;rlerinden biridir. Sigara i&ccedil;en kişilerde pankreas kanserine yakalanma riski, hi&ccedil; sigara i&ccedil;memiş kişilerle mukayese edildiğinde neredeyse iki kat daha fazladır. Pankreas kanserlerinin %20 ila %30 seviyesindeki bir kısmına sigara i&ccedil;menin yol a&ccedil;tığı d&uuml;ş&uuml;n&uuml;lmektedir.&nbsp;P&uuml;ro&nbsp;ve pipo i&ccedil;mek benzer şekilde riski arttırır; aynı şekilde dumansız t&uuml;t&uuml;n&nbsp;&uuml;r&uuml;nlerini t&uuml;ketmek, pankreas kanserine yakalanma riskini arttırır.</p>

<p>Fazla kilolu olmak&nbsp;pankreas kanseri i&ccedil;in bir risk fakt&ouml;r&uuml;d&uuml;r. Aşırı fazla kilolara sahip (obez) kişilerde pankreas kanserine yakalanma riski yaklaşık %20 daha fazladır.&nbsp;</p>

<p>Bel kısmındaki fazla kilolar, normalde fazla kilolu olmayan kişilerde dahi bir risk fakt&ouml;r&uuml; teşkil edebilir. Ayrıca iş yerinde kimi kimyasallara maruz kalma;, kuru temizleme ve metal işleme sekt&ouml;rlerinde kullanılan kimi kimyasallara maruz kalınması, pankreas kanserine yakalanma riskini arttırabilir.</p>

<p>Değiştirilmesi m&uuml;mk&uuml;n olmayan risk fakt&ouml;rlerinin başlında yaş gelmektedir.</p>

<p><strong>Hastaların yaklaşık &uuml;&ccedil;te ikisi en az 65 yaşındadır.</strong></p>

<p>Pankreas kanserine yakalanma riski yaşlandık&ccedil;a artmaktadır. Neredeyse t&uuml;m hastalar 45 yaşından b&uuml;y&uuml;kt&uuml;r. Ortalama teşhis yaşı 71&rsquo;dir.Erkeklerin pankreas kanserine yakalanma riski, kadınlara g&ouml;re, az da olsa daha y&uuml;ksektir. Bu, en azından kısmen, erkeklerde t&uuml;t&uuml;n kullanma oranının daha fazlası olması kaynaklı olabilir; zira t&uuml;t&uuml;n kullanımı pankreas kanseri riskini arttırmaktadır.</p>

<p>Kalıtsal genetik sendromlar yani gen değişiklikleri; (mutasyonlar) ebeveynden &ccedil;ocuğa ge&ccedil;ebilir. Bu gen değişiklikleri pankreas kanserlerinin %10&rsquo;a varan kısmına sebebiyet verebilir. Bazen bu değişiklikler, diğer kanserlere (veya diğer sağlık sorunlarına) yakalanma riskinin arttıran sendromlara yol a&ccedil;abilir.</p>

<p><strong>Pankreas kanseri erken teşhis edilebilir mi?</strong></p>

<p>Diyabet</p>

<p>Pankreas kanseri, diyabet hastası kişilerde daha yaygındır. Bunun sebebi halen araştırılmakta. Riskin &ccedil;oğu tip 2 diyabet hastalarında bulunur. Bu diyabet tipi genellikle yetişkinken başlar ve sıklıkla fazla kilolar veya şişmanlıkla ilgilidir. Tip 1 (gen&ccedil; yaşta başlayan) diyabet hastalarının daha y&uuml;ksek riske sahip olup olmadıkları net değildir.</p>

<p>Kronik pankreatit</p>

<p>Uzun s&uuml;reli bir pankreas iltihabı niteliği taşıyan kronik pankreatit, (bilhassa sigara kullanıcılarında) artan pankreas kanseri riskiyle bağlantılı olmakla beraber, panktreatitten mustarip kişilerin &ccedil;oğunda pankreas kanseri gelişmez .Kronik pankreatit kimi zaman kalıtsal bir gen değişikliği kaynaklıdır. Bu kalıtsal (ailesel) t&uuml;r pankreatitten mustarip kişilerin &ouml;m&uuml;rleri boyunca pankreas kanserine yakalanma riski y&uuml;ksektir.</p>

<p><strong>Karaciğer sirozu riski arttırıyor&hellip;</strong></p>

<p>Siroz karaciğerde yara oluşması anlamına gelir. Hepatit veya yoğun alkol kullanımı sebebiyle karaciğerlerinde hasar meydana gelen kişilerde gelişir. Sirozu bulunan kişilerin pankreas kanserine yakalanma riski artar.</p>

<p>Mide sorunları</p>

<p>Mideye, &uuml;lsere yol a&ccedil;an bakteri olarak bilinen Helicobacter pylori&nbsp;(H. pylori) bakterisinin bulaşması pankreas kanserine yakalanma riskini arttırabilir. Bazı araştırmalar mide asidi fazlasının benzer bi&ccedil;imde riski arttırabileceği izlenimini ortaya &ccedil;ıkarmışlardır.</p>

<p><strong>Cleveland Kliniği Genel Cerrah, Dr. R. Matthew Walsh</strong>&rsquo;ın yaptığı a&ccedil;ıklamada, pankreas kanseri teşhisinden sonra hastaları neler beklediğinin bilincinde olması &ccedil;ok &ouml;nemlidir&rsquo; dedi ve devam etti;&lsquo;&lsquo; Pankreatik kanseri tanımlamak i&ccedil;in halihazırda zaten bir fiziksel muayeneden ve kan testlerinde ge&ccedil;mişsinizdir. Yapılacak ek testler, hastalığın ciddiyetini anlamaya yardımcı olur&rsquo;&rsquo;.</p>

<p>Doktorunuz, t&uuml;m&ouml;rler tarafından &uuml;retilen maddelerin tespitini yapabilmek i&ccedil;in kan, &uuml;re ve doku &ouml;rneğini test edecektir. MRI, CT ve PET taramaları, abdominal ultrason ve endoskopik&nbsp; ultrason, pankreasınızdaki herhangi t&uuml;m&ouml;r veya değişimin detaylı resimlerini &ccedil;ekebilirler.</p>

<p>Bazen pankreatik kanser &ouml;d tıkanmasına sebep olur. Bu da sarılığa yol a&ccedil;ar. Bir r&ouml;ntgen prosed&uuml;r&uuml; olan endoskopla yapılan kolanjiyopankreotografi sırasında, bir endoskop tarafından yerleştirilen sonda, blokajların konumunu belirlemek i&ccedil;in pankreas yoluna m&uuml;rekkep enjekte eder.&nbsp;Eğer bir ERCP uygulaması m&uuml;mk&uuml;n değilse, cilt altı transhepatik kolanjiyografi aracılığı ile karaciğer ve safra kanalının r&ouml;ntgeni &ccedil;ekilerek blokajlar tespit edilmeye &ccedil;alışılır. PTC boyunca, klinik tedavi uzmanları, kaburgaların altından karaciğere sokulan ince bir iğne yardımıyla boya enjekte ederler.</p>

<p><strong>Laparoskopik taramada; </strong>Cerrahlar karın b&ouml;lgesinde k&uuml;&ccedil;&uuml;k kesikler a&ccedil;ar. Bu deliklerden sokulan ışıklı kameralar organlar &uuml;zerine ışık tutarak hastalığın yayılma belirtisini ararlar.</p>

<p><strong>Biyopside ise;</strong> Klinik tedavi uzmanları h&uuml;cre veya doku &ouml;rnekleri alarak bunlarda kanser belirtileri olup olmadığını inceler. Pankreatik kanser i&ccedil;in bir&ccedil;ok &ccedil;eşit biyopsi mevcuttur. İnce iğne veya damar iğnesi biyopsileri r&ouml;ntgen veya ultrason sırasında pankreatik h&uuml;creleri &ccedil;ıkarır.</p>

<p>Teşhisinizden sonra doktorunuzun tedavi ve iyileşme alternatiflerini anlatması olasıdır. Sonraki adımlar ise aşağıdaki sorulara vereceğiniz cevaplara g&ouml;re değişkenlik g&ouml;sterir:</p>

<p><strong>T&uuml;m&ouml;r&uuml;n&uuml;z ameliyat edilebilir bir t&uuml;m&ouml;r m&uuml;? Kanseriniz hangi aşamada (t&uuml;m&ouml;r&uuml;n b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml; ne kadar ve kanser yakındaki dokulara, lenf nod&uuml;llerine veya v&uuml;cuttaki diğer b&ouml;lgelere sı&ccedil;rama durumu? Genel olarak sağlıklı mısınız? Bu ilk teşhis mi yoksa tekrarlanan bir durum mu?</strong></p>

<p>Pankras kanseri, yalnızca yayılmadan &ouml;nce ve cerrahi m&uuml;dahale m&uuml;mk&uuml;n olduğunda durumda iken teşhis edildiği takdirde ger&ccedil;ek anlamda kontrol altına alınabilir. Aksi takdirde doktorunuz, belirtileri ve komplikasyonları kontrol ederek hayat kalitenizi en &uuml;st d&uuml;zeye &ccedil;ıkartacak alternatifleri sizinle g&ouml;r&uuml;şecektir.</p>

<p>Doktor Walsh pankreatik cerrahinin karmaşık olduğunu s&ouml;ylemektedir. Mideyi besleyen bir&ccedil;ok kan damarı, k&uuml;&ccedil;&uuml;k bağırsak, karaciğer,&nbsp; ve dalak pankreası sarmaktadır. CT taramaları MRI g&ouml;r&uuml;nt&uuml;leri, cerrahlara t&uuml;m&ouml;r&uuml; başarılı bir şekilde &ccedil;ıkarıp &ccedil;ıkaramayacaklarına karar vermede yardımcı olur.</p>

<p>Doktor Walsh&rsquo;ın s&ouml;ylediğine g&ouml;re,&nbsp; &ldquo;T&uuml;m&ouml;rlerin &ccedil;ıkarılabilip &ccedil;ıkarılamayacağını s&ouml;ylemekte iyiye gidiyoruz. Bu, ameliyata aldığımız hastaların daha az komplikasyonla karşılaşmasını sağlıyor&rdquo;.</p>

<p>Doktorlar bazen cerrahi m&uuml;dahaleyi laparoskopik olarak yapmaktadırlar. Testlerde olduğu gibi, bu y&ouml;ntemde b&uuml;y&uuml;k tek bir kesik yerine k&uuml;&ccedil;&uuml;k kesikler olur. Bu daha az m&uuml;dahale i&ccedil;eren cerrahi y&ouml;ntemde hastalar genelde daha &ccedil;abuk iyileşir.</p>

<p>Doktorlar ve araştırmacılar, Pankreas kanserin tedavisi i&ccedil;in yeni yollar aramaya devam etmektedirler. Bu y&ouml;ntemler arasında radyasyon terapisi ve kemoterapide bulunmaktadır. Yoldaki &ccedil;alışma ve klinik deneylerin bazıları;</p>

<p>Capecitabine ve gemcitabine gibi kemoterapi ila&ccedil;ları</p>

<p>Ameliyat, kemoterapi ve radyasyon terapisinin birleştirilmesi</p>

<p>Pankreatik kanser h&uuml;creleri ile normal h&uuml;crelerin farklarından istifade eden hedeflenmiş tedavi y&ouml;ntemleri</p>

<p>Bağışıklık sistemini g&uuml;&ccedil;lendirmek &uuml;zere dizayn edilmiş umut veren terapiler</p>

<p><strong>Hafifletici bakım alternatifleri nelerdir? </strong></p>

<p>Onkoloji takımınız tarafından sunulan hafifletici bakım, kanserden doğan acının ve komplikasyonların etkisini azaltır.&nbsp;Doktor Walsh, hafifletici bakım alan hastaların yoğun bakımda ve de genel olarak hastanede daha az zaman ge&ccedil;irme eğiliminde olduklarını belirtmektedir.</p>

<p>Bulantı ve kusmayı kontrol eden ila&ccedil;lar ile birlikte, iki tane de ge&ccedil;ici &ccedil;&ouml;z&uuml;m tedavi alternatifi bulunmaktadır:</p>

<p><strong>Ağrı y&ouml;netimi:</strong> Ağrı ila&ccedil;larını ağız yolu ile, enjeksiyonla veya kremler veya yamalar yolu ile deriden alabilirsiniz. Bazı durumlarda, taşınabilir veya yerleştirilebilir damara zerk etme cihazları daha uygundur.</p>

<p><strong>Sinir blokları:</strong> R&ouml;ntgen destekli enjeksiyonun belirli bir t&uuml;r&uuml; &mdash;&nbsp;n&ouml;rolitik eurolitic karın boşluğu pleksus bloku&nbsp;&mdash; ağrı ila&ccedil;larını doğrudan sinir sistemine enjekte eder, beyne giden ağrı sinyallerini durdurur. Karın boşluğu pleksusunun alkol n&ouml;rolizi de ağrıyı azaltır ve kullanılan <strong>ila&ccedil; miktarını 50% ila 70% oranında azaltır.</strong></p>

<p>Her kanserde olduğu gibi, kişisel teşhisiniz ve hastalığınızın seyri, tedavi yaklaşımınızı ve idaresini y&ouml;nlendirecektir. Doktorunuz size ve ailenize, sizin i&ccedil;in en uygun tedavi y&ouml;nteminin hangisi olduğunu belirleme konusundan yardımcı olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Thu, 09 Jun 2016 11:46:55 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Camiilerden Ramazanda Diyabetli Hastalara Bilgi Anons Edilecek]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/consensus-kongre-organizasyon/pr/camiilerden-ramazanda-diyabetli-hastalara-bilgi-anons-edilecek-66</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/consensus-kongre-organizasyon/pr/camiilerden-ramazanda-diyabetli-hastalara-bilgi-anons-edilecek-66</guid>
            <description><![CDATA[<p>Diyabet, v&uuml;cutta ins&uuml;lin hormonunun az ya da hi&ccedil; bulunmaması sonucu ortaya &ccedil;ıkan bir metabolizma hastalığıdır. İyi tedavi e]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Diyabet, v&uuml;cutta ins&uuml;lin hormonunun az ya da hi&ccedil; bulunmaması sonucu ortaya &ccedil;ıkan bir metabolizma hastalığıdır. İyi tedavi edilmediği zaman başta kalp damar hastalıkları, g&ouml;z bozuklukları, b&ouml;brek yetmezliği ve inme gibi bir &ccedil;ok organ hasarı oluşturur.</p>

<p>Diyabet yaşam boyu s&uuml;ren bir hastalıktır. Bu nedenle hastaların d&uuml;zenli olarak aksatmadan ila&ccedil;larını alması; dengeli beslenme ve egzersiz programını uygulaması gerekir.</p>

<p>Tıbbi olarak diyabetli bir hastanın oru&ccedil; tutması sakıncalıdır. Uzun s&uuml;reli a&ccedil;lık nedeniyle diyabetli hastalarda hipoglisemi (kan şekeri d&uuml;şme krizi) ; y&uuml;ksek tansiyon, beyin damar tıkanıklığı, inme ve g&ouml;z dibi kanaması gibi ciddi sorunlar gelişebilir.</p>

<p>Diyabetli hastanın oru&ccedil; konusunda yapacağı ilk iş hekiminin g&ouml;r&uuml;ş&uuml;n&uuml; almak olmalıdır. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; oru&ccedil; tutmaya karar veren bir diyabetlinin hekim tarafından eğer uygun g&ouml;r&uuml;l&uuml;rse, tedavi ve beslenme programının yeniden d&uuml;zenlenmesi gerekir. Hastanın bu konuda bilin&ccedil;lenmesi ve ne yapacağını bilmesi son derece &ouml;nemlidir.</p>

<p>Oru&ccedil; tutmaya karar veren bir kişinin doktor tarafından diyabet tipinin ne olduğu, organ hasarının olup olmadığı, ins&uuml;lin kullanıp kullanmadığı, kullandıysa hangi protokol&uuml; uyguladığının araştırılması gerekir.</p>

<p><strong>Diyabette Oru&ccedil; A&ccedil;ısından Risk Değerlendirmesi</strong></p>

<p>Oru&ccedil; a&ccedil;ısından diyabetli hastaları, &uuml;&ccedil; ayrı kategoride değerlendirmek m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r.</p>

<p><strong>I.Grup : </strong>İns&uuml;lin direnci veya gizli şekeri olanlar ya da Tip 2 diyabet tanısı yeni konulmuş ama hen&uuml;z şeker d&uuml;ş&uuml;r&uuml;c&uuml; ila&ccedil; kullanmayan diyabetliler bu grup i&ccedil;indedir.</p>

<p>Bu gruptaki diyabetliler diğer gruplara g&ouml;re daha d&uuml;ş&uuml;k risk taşır.</p>

<p><strong>II.Grup : </strong>Tip 2 (erişkin yaşta ortaya &ccedil;ıkan) diyabeti olan ve diyabete bağlı herhangi bir organ hasarı hen&uuml;z bulunmayan, şeker d&uuml;ş&uuml;r&uuml;c&uuml; haplarla ya da bazal ins&uuml;linle diyabeti kontrol altında olan diyabetliler de bu gruba girer.</p>

<p>Bu gruba giren diyabetliler ileri risk grubundadır ve oru&ccedil; tutması &ouml;nerilmez.</p>

<p><strong>III.Grup :</strong>Tip 1 diyabetliler, Tip 2 diyabetin ileri d&ouml;neminde olan, &ccedil;oklu doz ins&uuml;lin kullanan, kan şekeri kontrol&uuml; g&uuml;&ccedil;, g&uuml;n i&ccedil;inde ani şeker d&uuml;şmesi ve y&uuml;kselmesi olan değişken seyirli diyabetliler ve diyabete bağlı organ hasarı olan hastalar bu grubu oluşturur.</p>

<p>Bu hastalar &ccedil;ok y&uuml;ksek yaşamsal risk altındadır. İleri derecede hastalığı olduğu i&ccedil;in oru&ccedil; tutmaları tıbben uygun değildir ve kesinlikle &ouml;nerilmez.</p>

<p><strong>Beslenme ve Egzersiz Planı</strong></p>

<p>Bir diyabetli oru&ccedil; tutmayı istiyorsa asla sahuru atlamamalıdır. Sahurda kahvaltı tarzında beslenmeli, mutlaka iki dilim &ccedil;avdar ya da kepekli, &ccedil;ok tahıllı ekmek, az tuzlu ya da tuzsuz peynir ve zeytin (tuz susatır) ve yumurta yenmelidir. Kahvaltıda mutlaka bol miktarda yeşillik, domates, salatalık, biber, havu&ccedil;, turp gibi zengin bir salata men&uuml;s&uuml; olmalıdır. Glisemik indeksi d&uuml;ş&uuml;k,&nbsp; uzun s&uuml;reli tok tutan&nbsp;kuruyemiş&nbsp; grubu besinler alınabilir, meyve kan şekerini y&uuml;kseltebileceği i&ccedil;in alınmamalı ya da sınırlı alınmalıdır. Bol su t&uuml;ketmek &ccedil;ok &ouml;nemlidir.</p>

<p>İftarda bir anda yemeğe y&uuml;klenmemek &ccedil;ok &ouml;nemlidir. Uzun s&uuml;reli a&ccedil;lık d&ouml;neminden sonra birden fazla yemek yemek kan şekerinde ani y&uuml;kselme oluşturabilir, bu nedenle iftara &ouml;nce bir dilim &ccedil;avdar ya da kepekli ekmek, zeytin, hafif bir &ccedil;orba, bir k&acirc;se salata ile başlanmalı, biraz ara verildikten sonra ve ilk a&ccedil;lık hissi kontrol altına alındıktan sonra ana yemeğe ge&ccedil;ilmelidir.</p>

<p>İftar sofralarında aşırı yağlı ve karbonhidratlı yiyeceklerden ka&ccedil;ınmalıdır. Salata ile v&uuml;cudun ihtiyacı olan mineral, vitamin ve sıvı desteğinin sağlanması &ouml;nemlidir.</p>

<p>Meyve t&uuml;ketimi aşırı miktarda olmamalı, diğer yiyecekler gibi m&uuml;mk&uuml;n olduğu kadar yavaş &ccedil;iğnenmelidir. Unutulmamalıdır ki aşırı ve hızlı meyve &nbsp;t&uuml;ketimi kan şekerini y&uuml;kseltir.</p>

<p>Y&uuml;r&uuml;y&uuml;ş, yemek sonrası kan şekerinin d&uuml;şmesine yardımcı olur, bu nedenle iftardan 1 saat sonra 30-60 dakika s&uuml;ren (yaklaşık 5-8 bin adım)&nbsp; bir y&uuml;r&uuml;y&uuml;ş &nbsp;ihmal edilmemelidir.</p>

<p><strong>İla&ccedil; Kullanım Planı</strong></p>

<p>Her diyabetlinin tedavisi kişiye &ouml;zeldir. Diyabetli eğer oru&ccedil; tutmakta ısrarlı ise mutlaka hekimine danışmalı ve tedavi planı mutlaka yeniden d&uuml;zenlemelidir.</p>

<p>Genel hatları ile diyabet tedavisinde kullanılan haplar &uuml;&ccedil; gruba ayrılır; İns&uuml;lin direncinde etkili olan ila&ccedil;lar (metformin ve pioglitazon grubu), kan şekerini d&uuml;zenleyenler &nbsp;(inkretin gubu ila&ccedil;lar) ve kan şekerini&nbsp; d&uuml;ş&uuml;r&uuml;c&uuml; (s&uuml;lfonil&uuml;re, glinid grubu)&nbsp; ila&ccedil;lar.</p>

<p>Diyabetli bir hastanın, ramazanda ins&uuml;lin direncini ve kan şekerini reg&uuml;le eden ila&ccedil;ların dozlarını ve saatlerini d&uuml;zenlemeye gerek yoktur.</p>

<p>Ancak kan şeker d&uuml;ş&uuml;r&uuml;c&uuml; ila&ccedil;ların ve uzun etkili ins&uuml;linlerin dozlarının yeniden d&uuml;zenlenmesi, doz ağırlığının iftara kaydırılması gerekir; aksi taktirde ani kan şekeri d&uuml;şmeleri olabilir.</p>

<p><strong>Diyabetli Hastalara &Ouml;neriler</strong></p>

<p>&middot;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong>Diyabetli iseniz, oru&ccedil; tutup, tutmama konusunda hekiminize danışın.</strong></p>

<p>&middot;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong>Diyabetinizle ilgili mutlaka risk değerlendirmesi yapın.</strong></p>

<p>&middot;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong>Y&uuml;ksek riskli gruptaysanız (İns&uuml;line bağımlı diyabet, diyabete bağlı organ hasarlarının olması vb) kesin olarak oru&ccedil; tutmayın.</strong></p>

<p>&middot;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong>Oru&ccedil; tutmaya karar verdiyseniz kan şekeri &ouml;l&ccedil;&uuml;mlerini d&uuml;zenli ve sık yapın. Kan şeker &ouml;l&ccedil;&uuml;m&uuml; orucu bozmaz.</strong></p>

<p>&middot;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong>Uluslararası Diyabet Federasyonu 2016 &ouml;nerilerine g&ouml;re kan şeker &ouml;l&ccedil;&uuml;mleriniz 70 mg/dl altına inerse ya da 300 mg/dl&rsquo;nin &uuml;zerine &ccedil;ıkarsa orucu sonlandırılmalıdır. </strong></p>

<p>&middot;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong>Beslenme programınıza dikkat edin, doktor ve diyet uzmanı &ouml;nerilerini g&ouml;z &ouml;n&uuml;nde tutun;&nbsp; kilo almayın.</strong></p>

<p>&middot;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong>Hipoglisemi (şeker d&uuml;şmesi) i&ccedil;in mutlaka &ouml;nleminizi alın.</strong></p>

<p>&middot;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong>İla&ccedil; tedavisini atlamayın, ila&ccedil; programı i&ccedil;in mutlaka doktorunuza danışın.</strong></p>

<p><strong>&nbsp;</strong></p>

<p style="text-align: center;"><strong>T&Uuml;RKİYE DİYABET VAKFI&nbsp;</strong></p>

<p style="text-align: center;"><strong>Y&Ouml;NETİM KURULU</strong></p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Fri, 10 Jun 2016 15:58:45 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Obezite Tedavisi Ameliyatına Hazırlanmada En İyi 5 İpucu]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/cleveland-clinic/pr/obezite-tedavisi-ameliyatina-hazirlanmada-en-iyi-5-ipucu-62</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/cleveland-clinic/pr/obezite-tedavisi-ameliyatina-hazirlanmada-en-iyi-5-ipucu-62</guid>
            <description><![CDATA[<p>Eğer obezite tedavisi ameliyatı olmayı d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorsanız, v&uuml;cudunuzun bu prosed&uuml;re dayanacak kadar sağlıklı olup olmadığının ]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Eğer obezite tedavisi ameliyatı olmayı d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorsanız, v&uuml;cudunuzun bu prosed&uuml;re dayanacak kadar sağlıklı olup olmadığının anlaşılması i&ccedil;in &ouml;ncelikle bir fiziksel muayene yapılır.&nbsp;Fakat, fiziksel muayene tek gereklilik değildir. Cleveland Clinic obezite tedavisi ve metabolizma b&ouml;l&uuml;m&uuml; uzman hemşiresi, Karen Schulz&rsquo;un yaptığı a&ccedil;ıklamada, ruhsal durumun; başarılı bir ameliyat ve sonrasındaki kilo kaybı i&ccedil;in hayati &ouml;nem arz etmekte oluğunu vurguladı. &nbsp;Schulz&rsquo;a g&ouml;re, ameliyat i&ccedil;in ruhsal olarak hazır olduğunuzdan emin olmak i&ccedil;in birka&ccedil; konuyu &ccedil;&ouml;zmeniz gerekmektedir. İşte size sağlıklı kiloya giden yolda size yardımcı olacak ipu&ccedil;ları:</p>

<p><strong>Ger&ccedil;ek&ccedil;i Hedefler ile başlayın</strong></p>

<p>Obezite tedavisi ameliyatından sonra incelmiş olarak uyanmayacaksınız. Aslında, birikmiş sıvı nedeniyle hastaneden daha fazla bir kilo ile &ccedil;ıkabilirsiniz. Ameliyat; kilo kaybı yolculuğunuzda size yardımcı olacak k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir mide m&uuml;dehalesidir.</p>

<p>Fazla kilonuzun yarısını kaybetmenin en azından 6 ay alacağını &ouml;ng&ouml;rebilirsiniz. Sonrasında ise, &nbsp;kilo kaybı hedefinize ulaşmak i&ccedil;in yaklaşık bir yıl daha ge&ccedil;mesi gerekecektir. Kilo kaybınızın bir yolculuk olduğunu ve biraz zaman ve &ccedil;aba gerektirdiğini bilin. &Ouml;n&uuml;n&uuml;zdeki s&uuml;re&ccedil; hakkında a&ccedil;ık bir fikrinizin oluşması, iz &uuml;zerinde kalmanıza yardımcı olup vazge&ccedil;memenize yardımcı olabilir.</p>

<p><strong>Tek başınıza yapmaya kalkışmayın</strong></p>

<p>Ameliyatı d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorsanız, destek almak &ouml;nemlidir. Uzun vadeli hedefler koymanızda size yardımcı olması i&ccedil;in aile hekiminizi, aile &uuml;yelerinden birisini veya bir arkadaşınızı bulun. Kilo kaybınızın kaydının tutulmasına ve motive kalmanıza yardımcı olması i&ccedil;in birisi ile anlaşın.</p>

<p>Obezite tedavisi ameliyatı fikri bir&ccedil;ok insan i&ccedil;in &uuml;rk&uuml;t&uuml;c&uuml;d&uuml;r. Bu y&uuml;zden bebek adımları ile başlamanızda fayda olabilir. Her şeyi bir seferde &ouml;ğrenip uygulamaya &ccedil;alışmak yerine alternatiflerinize bakın ve bir yada iki kaynak se&ccedil;in. Bazı olası ilk adımlar şunlardır:</p>

<ul>
	<li>Bu konudaki &ccedil;evrimi&ccedil;i seminerleri seyredin.</li>
	<li>Bir destek grubuna katılmayı d&uuml;ş&uuml;n&uuml;n ve bu konuda araştırma yapın.</li>
	<li>Doktorunuz ile birlikte &ccedil;alışarak tıbbi bir kilo kaybı programına başlayın.</li>
</ul>

<p><strong>Yemek bağımlılığını tanıyın ve y&uuml;zleşin</strong></p>

<p>Şayet bir yemek yeme bağımlılığınız varsa, bu konuyu ameliyattan &ouml;nce &ccedil;&ouml;z&uuml;me kavuşturmalısınız. Obezite tedavisi ameliyatı y&ouml;ntemi ile daha k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir mideye sahip olmak yemek yemenin karşıladığı duygusal ihtiya&ccedil;ları doyuramayacaktır.</p>

<p>Bir&ccedil;ok insan, g&uuml;nl&uuml;k stresler ile başa &ccedil;ıkmak i&ccedil;in yemeği kullanır. Ancak bu, problemlerinizi y&ouml;netmenin kısa vadeli bir yoludur ve yolda başka sorunlar yaratır. Schulz&rsquo;un s&ouml;ylediğine g&ouml;re, bunu bilmek ve bakış a&ccedil;ınızı genişletmek, t&uuml;ketiminizi sınırlandırmanın değerini anlamanıza ve daha sağlıklı yemek se&ccedil;imleri yapmanıza yardımcı olabilir.</p>

<p>Schulz, &ldquo;Değişmek, daha iyi hissetmek ve yemek yemenin yerini daha başka aktivitelerin almasını istediğiniz noktasında olmalısınız&rdquo; dedi. Bu, bir&ccedil;ok kimse i&ccedil;in bir sonraki &ouml;ğ&uuml;nde yiyecekleri yemekten ziyade uzun vadeli hedeflere odaklanmayı gerektirir.&nbsp; Diğerleri, sıklıkla kilo fazlalıklarına eşlik eden&nbsp; ile&nbsp; g&uuml;nl&uuml;k acı ve hastalık ile motive olurlar.</p>

<p>Kilo kaybını korumak i&ccedil;in ameliyattan sonra yemeği y&ouml;netmeyi &ouml;ğrenmek zorunludur, &ccedil;&uuml;nk&uuml;:</p>

<ul>
	<li>&Ouml;zellikle ilk birka&ccedil; ay i&ccedil;in, gıda alımınız keskin bir bi&ccedil;imde sınırlandırılacaktır.</li>
	<li>Yavaş&ccedil;a yemelisiniz&nbsp; &mdash; k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir &ouml;ğ&uuml;n&uuml; bitirmek en az 20 dakika s&uuml;rmelidir.</li>
	<li>Sağlıklı bir diyet zorunludur &mdash; abur cubur ortalama kilo kaybetme yetinize zarar verecektir.</li>
</ul>

<p><strong>OBEZİTE AMELİYATLARINDA BEKLEYEN TEHLİKE</strong></p>

<p>Obezite tedavisi ameliyatı yaklaşık 80% oranında etkilidir, ancak kiloyu uzak tutmak bu zaman alır ve odaklanmayı gerektirir. Ameliyattan sonra, v&uuml;cudunuz iyileşecek ve yemek yemek, fiziksel olarak kısıtlanmış olacaktır. Şayet depresyon rahatsızlığınız varsa, &ouml;zellikle de yeme bağımlısı iseniz , yola devam etmek daha da zordur. S&uuml;re&ccedil; hakkında pozitif bir tavrı oluşturmak ve bunu korumak i&ccedil;in doktorunuz veya danışmanınızla birlikte &ccedil;alışmalısınız.</p>

<p>Ameliyat olsanız da olmasanız da, alkol ve t&uuml;t&uuml;n de kilo kaybetme &ccedil;abanıza zarar verebilir. Alkolde y&uuml;ksek miktarda kalori vardır ve kilo verme s&uuml;recinizi uzatacaktır. Bunun sonucu olarak da aşırı yemeye a&ccedil;ık hale gelirsiniz. Ayrıca Schulz, ameliyattan sonra alkol&uuml;n sarhoş edici etkilerini daha &ccedil;abuk hissedeceğinizi &ndash; bir kadehin bile kanınızdaki yasal alkol d&uuml;zeyini, yasal d&uuml;zeyin &uuml;zerine &ccedil;ıkarmaya yeterli olacağını s&ouml;ylemektedir.</p>

<p>T&uuml;t&uuml;n kullanımı cerrahi komplikasyonların, solunum problemlerinin ve &uuml;lserlerin g&ouml;r&uuml;lmesi riskini arttırır. Ameliyattan sonra sigara i&ccedil;meye devam eden hastalarda, ameliyat-sonrası mide rahatsızlığı veya &uuml;lser g&ouml;r&uuml;lebilir.</p>

<p><strong>Obezite tedavisi ameliyatı yolu ile s&uuml;rekli kilo kaybı;</strong>&nbsp;Tip 2 Diyabetin uzun vadeli azalmasına, Kalp ve damar sağlığının iyileşmesine, Depresyonun giderilmesine, Tıkayıcı uyku apnesinin ortadan kalkmasına, Eklem ağrılarının giderilmesine, Doğurganlığın artmasına, Metabolik sendrom, hamilelik komplikasyonları ve safra kesesi hastalıkları gibi diğer tıbbi durumlarda hastanın rahatlamasına yardımcı olur.</p>

<p>Ancak, obezite tedavisi ameliyatı, kilo kaybı yolculuğunuzun sonu değil, başlangıcıdır, &ouml;n&uuml;n&uuml;zde daha yapacak olduk&ccedil;a fazla iş vardır.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Thu, 02 Jun 2016 10:39:36 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Pirinç tüketenlerin beslenme kalitesi daha yüksek]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/usa-rice-federation/pr/pirinc-tuketenlerin-beslenme-kalitesi-daha-yuksek-134</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/usa-rice-federation/pr/pirinc-tuketenlerin-beslenme-kalitesi-daha-yuksek-134</guid>
            <description><![CDATA[<p>Aşırı kilolardan kurtulmak, sağlıklı yaşam a&ccedil;ısından g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde milyonlarca insanın en &ouml;nemli hedefleri arasında yer alıy]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Aşırı kilolardan kurtulmak, sağlıklı yaşam a&ccedil;ısından g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde milyonlarca insanın en &ouml;nemli hedefleri arasında yer alıyor.</p>

<p>2015 yılı T&Uuml;İK verilerine g&ouml;re 2014 yılında T&uuml;rkiye&rsquo;de obezite oranı %31,1 oranında artış g&ouml;steriyor.</p>

<p>Kilo sorunu giderek b&uuml;y&uuml;yen bir problem haline geldik&ccedil;e, beslenme alışkanlıkları sağlıklı hale getirilmek &uuml;zere tekrar tekrar d&uuml;zenleniyor.</p>

<p>Bunun ka&ccedil;ınılmaz bir sonucu olarak da beslenme listelerinde kilo kontrol&uuml;ne yardımcı olduğu bilimsel olarak kanıtlanmış olan pirin&ccedil; ve tahıl grubundan yiyecekler başı &ccedil;ekiyor.&nbsp;</p>

<p>Uzman Diyetisyen Nesrin Eriş, i&ccedil;erdiği vitamin ve minerallerden dolayı &ouml;zellikle bahar aylarında stres, yorgunluk, isteksizlik ve depresyonun azaltılmasında etkili olan pirin&ccedil; 3 yemek kaşığı &ouml;l&ccedil;&uuml;s&uuml;nde 1 dilim ekmek yerine t&uuml;ketilmesini tavsiye ediyor.</p>

<p>Ayrıca pirin&ccedil; su tutucu etkisinden dolayı bahar aylarında mevsim değişikliklerinden kaynaklı &ouml;demin atılmasına destek olarak bağırsakların d&uuml;zenlenmesine yardımcı olduğu belirten Eriş, bu y&ouml;n&uuml;yle de pirincin kilo kontrol&uuml;nde etkisini g&ouml;sterdiğine dikkat &ccedil;ekiyor.</p>

<p><strong>Pirin&ccedil; t&uuml;ketenler şanslı</strong></p>

<p>Food &amp; Nutrition Science yayınının Mart 2014 sayısında yayımlanan araştırmaya g&ouml;re 14 bin 386 yetişkinden toplanan bilgiler, pirin&ccedil; t&uuml;ketenler ile t&uuml;ketmeyenler arasında beliren farkları ortaya koydu.</p>

<p>Araştırmanın sonucunda; pirin&ccedil; t&uuml;ketenlerin beslenme kalitesi puanlarının, t&uuml;ketmeyenlere g&ouml;re daha y&uuml;ksek olduğu g&ouml;r&uuml;ld&uuml;. Pirin&ccedil; t&uuml;keten bireyler arasında lif, folik asit, magnezyum ve demir alımının daha fazla olduğu g&ouml;r&uuml;ld&uuml;. Araştırmada ayrıca pirin&ccedil; t&uuml;ketenlerin meyve, sebze, tahıl ve et t&uuml;ketimine olan eğilimleri daha fazla iken, katı yağ ve şeker kullanımı arasında negatif bir korelasyon olduğu ortaya kondu.</p>

<p>Bireyler kilo problemleri ile m&uuml;cadele ederken, yapılması &ouml;nerilen ilk şey diyet listesinden karbonhidratları &ccedil;ıkarmak. T&uuml;m karbonhidratlar i&ccedil;erikleri bakımından eşit değil. &Ouml;zellikle pirin&ccedil; sağlıklı bir yaşam i&ccedil;in bireylere pek &ccedil;ok fırsat sunduğu gibi kalori kontrol&uuml; yapılarak bir beslenme planı oluşturmada yardımcı oluyor.</p>

<p>USA Rice Federation verilerine g&ouml;re, 2013 yılında yayımlanmış olan bir klinik denemede, bir &ouml;ğ&uuml;nde beyaz ya da kahverengi pirin&ccedil; t&uuml;ketimi, kalori a&ccedil;ısından eşit bir glikoz sol&uuml;syon kontrol&uuml;ne kıyasla daha fazla doygunluk hissi sağlıyor.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Fri, 30 Sep 2016 10:58:41 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Bilim Adamları Egzersizin Hangi Kanser Türlerini %20 Azalttığını  Açıkladı]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/cleveland-clinic/pr/bilim-adamlari-egzersizin-hangi-kanser-turlerini-20-azalttigini-acikladi-59</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/cleveland-clinic/pr/bilim-adamlari-egzersizin-hangi-kanser-turlerini-20-azalttigini-acikladi-59</guid>
            <description><![CDATA[<p>13 kanser t&uuml;r&uuml;n&uuml;n egzersiz ile ilişkisi tespit edildi.&nbsp;Egzersiz;</p>

<ul>
	<li><strong>Yemek borusu kanseri riskini 42% aza]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>13 kanser t&uuml;r&uuml;n&uuml;n egzersiz ile ilişkisi tespit edildi.&nbsp;Egzersiz;</p>

<ul>
	<li><strong>Yemek borusu kanseri riskini 42% azaltıyor &mdash; en g&uuml;&ccedil;l&uuml; etki</strong></li>
	<li><strong>Karaciğer kanseri riskini 27% azaltıyor</strong></li>
	<li><strong>Akciğer kanseri riskini 26% azaltıyor</strong></li>
	<li><strong>Kan kanserinin bir t&uuml;r&uuml;ne ait riskini 20% azaltıyor</strong></li>
	<li><strong>G&ouml;ğ&uuml;s kanseri riskini 10% azaltıyor</strong></li>
</ul>

<p>Egzersiz; sağlığınız i&ccedil;in faydalı olmakla beraber, kalp rahatsızlığı ve diyabet gibi problemlerle karşılaşma riskiniz azaltıyor&hellip;</p>

<p><em>JAMA </em>dergisinde yayımlanan b&uuml;y&uuml;k bir &ccedil;alışma, egzersizin, bir&ccedil;ok kanser t&uuml;r&uuml;ne yakalanma riskinin azaltılmasında &ouml;nemli bir fakt&ouml;r olduğunu ispatlamıştır.</p>

<p>Cleveland Kliniği Onkoloji Tıp Doktoru Dale Sheppard araştırma hakkında ş&ouml;yle yorum yaptı: &ldquo;Bu &ccedil;alışma; 13 farklı kanser t&uuml;r&uuml;m&uuml;n&uuml;n insanların daha aktif olması ile etkilendiğini g&ouml;stermektedir&rdquo;</p>

<p><strong>Daha fazla aktivite, daha az risk</strong></p>

<p>Araştırmacılar, toplamda yaklaşık 1.5 milyon insanı kapsayan 12 farklı &ccedil;alışmaya ait verileri incelediler</p>

<p>ve boş zamanlarda yapılan fiziksel aktivitenin veya egzersizin, 26 farklı kanser t&uuml;r&uuml; &uuml;zerindeki nasıl bir etkisi olduğunu g&ouml;rmek istediler. Elde edilen verilere g&ouml;re; 26 kanser t&uuml;r&uuml;n&uuml;n 13&rsquo;&uuml;nde (bunlara kolon, baş, boyun ve g&ouml;ğ&uuml;s kanserleri de dahildir) boş zamanlardaki fiziksel aktivite artışının daha d&uuml;ş&uuml;k kanser riski ile ilişkili olduğunu g&ouml;stermektedir.</p>

<blockquote>
<p>Doktor Shepard&rsquo;ın s&ouml;ylediğine g&ouml;re, b&ouml;brek, karaciğer ve akciğer de dahil olmak &uuml;zere yedi kanser tipinde aktivite seviyesindeki artışa bağlı olarak kanser riskinde 20% ve fazlası oranında d&uuml;şme g&ouml;r&uuml;lmektedir.</p>
</blockquote>

<p><strong>Kanseri &ouml;nlemenin anahtarları</strong></p>

<p>Bilim adamları egzersiz yapmanın kanser riskini neden etkilediğini tam olarak bilmemektedirler. Ancak, Doktor Shepard&rsquo;a g&ouml;re egzersizin hastalığı &ouml;nlemeye yardımcı anahtardan biri olduğu kesindir. Kanseri &ouml;nlemenin anahtarlarından bazıları şunlardır:</p>

<p><strong>İyi beslenin, bol bol uyuyun, kilonuza dikkat edin ve egzersiz yapın.</strong> Doktor Shepard&rsquo;ın s&ouml;ylediğine g&ouml;re; &ldquo;Bunlar kanseri &ouml;nleyen şeylerdir. Bunlar, birisi kansere yakalandığında, tedavilerini daha kolay atlatmalarında yardımcı olurlar. Yani, egzersiz bunun en b&uuml;y&uuml;k par&ccedil;asıdır.&rdquo;</p>

<p>&Ccedil;ok iyi bilinmektedir ki, egzersiz sağlığınız i&ccedil;in faydalıdır, kalp rahatsızlığı ve diyabet gibi problemlerle karşılaşma riskiniz azaltabilir. Amerika Ulusal Kanser Enstit&uuml;s&uuml; Araştırmacıları, fiziksel aktivitenin kalp sağlığına yardımcı olduğu gibi kanser riskini de azaltıp azaltmadığını &ouml;ğrenmek istediler. Ayrıca, ilişkinin v&uuml;cut b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml; veya kişinin sigara i&ccedil;ip i&ccedil;mediği ile ilişkisini de anlamayı ama&ccedil;ladılar.</p>

<p><strong>Bulguları: 26 kanser t&uuml;r&uuml;n&uuml;n 13&rsquo;&uuml;nde boş zamanlardaki fiziksel aktivite artışının daha d&uuml;ş&uuml;k kanser riski ile ilişkili olduğu ve egzersizin, herhangi bir kansere yakalanma riskini de 7% oranında d&uuml;ş&uuml;rd&uuml;ğ&uuml; g&ouml;r&uuml;lmektedir. </strong></p>

<p><strong>HASTALIK RİSKİ D&Uuml;ŞMEKTEDİR&hellip;</strong></p>

<p>Orta d&uuml;zeyden g&uuml;&ccedil;l&uuml; d&uuml;zeye kadar aktif katılımcılar i&ccedil;in araştırmacıların ulaştığı sonu&ccedil;lar ş&ouml;yledir;</p>

<ul>
	<li><strong>Yemek borusu kanseri riskinde 42% azalma &mdash; en g&uuml;&ccedil;l&uuml; etki</strong></li>
	<li><strong>Karaciğer kanseri riskinde 27% azalma</strong></li>
	<li><strong>Akciğer kanseri riskinde 26% azalma</strong></li>
	<li><strong>Kan kanserinin bir t&uuml;r&uuml;ne ait riskte 20% azalma</strong></li>
	<li><strong>G&ouml;ğ&uuml;s kanseri riskinde 10% azalma</strong></li>
</ul>

<p>Ancak, artan fiziksel aktiviteye bağlı olarak erken evre prostat ve cilt kanserleri risklerinde de artış g&ouml;r&uuml;lmektedir.</p>

<p>Araştırmacılar, cilt kanseri riskindeki artışın olası nedeni olarak g&uuml;neşi g&ouml;rmektedirler, &ccedil;&uuml;nk&uuml; fiziksel aktivite &ccedil;oğunlukla a&ccedil;ık havada yapılmaktadır. Ayrıca, ultraviyole ışığın daha yoğun olduğu coğrafyalarda, fiziksel aktivite-kara t&uuml;m&ouml;r ilişkisinin daha g&uuml;&ccedil;l&uuml; olduğu da g&ouml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml;r. Fiziksel olarak aktif erkeklerin prostat kanseri taramasından ge&ccedil;mesinin daha olası olduğunu d&uuml;ş&uuml;nmektedirler. Bu nedenle de bu kişilerde bu yavaş gelişen, belirtisiz hastalığın teşhisi daha fazla ger&ccedil;ekleşmektedir.</p>

<p><strong>Boş zaman aktiviteleri</strong></p>

<p>Bu proje kapsamında araştırmacılar, 12 Amerikan ve Avrupa &ccedil;alışma grubundan, 1987 ve 2004 yılları arasındaki fiziksel aktivitelerini raporlanmış olan 1.4 milyon katılımcıyı analiz etmişlerdir. Takım ayrıca, takip eden ortalama 11 yıllık d&ouml;nemde, 26 tip kanserin bu insanlardaki g&ouml;r&uuml;lme sıklığına bakmıştır.</p>

<p>&Ccedil;alışmalar boş zaman aktivitesi olarak adlandırılan aktivitelere odaklanmıştır. Buna g&ouml;re boş zaman aktivitesi, kişinin, zinde ve sağlıklı kalmak i&ccedil;in yaptığı fiziksel aktiviteler olarak tanımlanmaktadır. Bu tip aktivitelere &ouml;rnek olarak y&uuml;r&uuml;mek, koşmak veya y&uuml;zmek verilebilir. Katılımcılar, bu aktivitelere her hafta ne kadar zaman ayırdıklarını bildirmişlerdir. &Ouml;rneğin, haftada&nbsp;<strong>150 dakikalık y&uuml;r&uuml;y&uuml;ş, orta d&uuml;zey bir efor olarak kabul edilmektedir.</strong></p>

<p>Araştırmacılar v&uuml;cut k&uuml;tle endeksini de dikkate aldıkları durumda dahi, kanser riski ve aktivite seviyesi arasındaki ilişkilerin 10 tanesi ge&ccedil;erliliğini korumuştur. Araştırmacılar, katılımcıların sigara i&ccedil;ip i&ccedil;mediğini de hesaba kattıklarında, akciğer kanserlerinde, fiziksel aktivite ile d&uuml;ş&uuml;k risk arasındaki ilişki daha da g&uuml;&ccedil;l&uuml; hale gelmektedir.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Wed, 25 May 2016 14:33:48 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Pikniğe Gidecekler; Alerji için Şimdiden Tedbir Alın]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/cleveland-clinic/pr/piknige-gidecekler-alerji-icin-simdiden-tedbir-alin-56</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/cleveland-clinic/pr/piknige-gidecekler-alerji-icin-simdiden-tedbir-alin-56</guid>
            <description><![CDATA[<p>Bahar ayları geldiğinde ka&ccedil;ınılmaz olarak ortaya &ccedil;ıkan, hapşırık krizleri ve kaşınma illetini &ouml;nlemek i&ccedil;in gerekli adımla]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Bahar ayları geldiğinde ka&ccedil;ınılmaz olarak ortaya &ccedil;ıkan, hapşırık krizleri ve kaşınma illetini &ouml;nlemek i&ccedil;in gerekli adımları atmanın şimdi tam sırası. &Ccedil;imen bu konudaki &ouml;nemli alerjanlardan bir tanesidir.</p>

<p>Dr. David Lang, Cleveland Clinic b&uuml;nyesindeki Alerji ve Klinik İmm&uuml;noloji Departmanı Başkanı. Lang, yeni geliştirilen bir dilaltı tabletin, en iyi sonu&ccedil;ları, alerji mevsiminin vites y&uuml;kselttiği tarihten yaklaşık 3 ay &ouml;nce alındığında verdiğini s&ouml;yl&uuml;yor.</p>

<p>Dr. Lang, şunları s&ouml;yledi: &ldquo;&Ccedil;im poleni mevsimiyle ilgili &ouml;nlem almayı d&uuml;ş&uuml;nmenin, ve bu &ouml;n tedaviyi alıp mevsime korunmuş bir şekilde girmenin aslında şimdi tam zamanı&rdquo;.</p>

<p><strong>Zamanlama Her Şeydir</strong></p>

<p>Alerji semptomları başladıktan sonra, dilaltı oral bağışıklık arttırıcı tabletleri olarak bilinen ila&ccedil;lara başlamak i&ccedil;in artık &ccedil;ok ge&ccedil;tir.</p>

<p>Tıpkı alerji iğneleri gibi, oral tabletler, bağışıklık sisteminin kimi alerjenlere karşı tolerans geliştirmesine yardımcı olur ve bunun sonucunda alerji semptomlarında azalma, ve semptomları tedavi etmeye y&ouml;nelik ila&ccedil; gereksiniminde d&uuml;ş&uuml;ş meydana gelir.</p>

<p>G&uuml;nde bir defa alınan tablet, dilaltına yerleştirilir ve burada &ccedil;&ouml;z&uuml;l&uuml;r.</p>

<p>İlk doz, herhangi bir alerjik reaksiyona karşı &ouml;nlem olarak, tıbbi bir ortamda verilir, geri kalan dozlarsa evde alınabilir.</p>

<p><strong>&Ccedil;imen ve Kanarya Otuyla Sınırlı Etki</strong></p>

<p>Tabletler yalnızca tek bir polen alerjisini &ndash; &ccedil;imen veya kanaryaotu alerjisini &ndash; tedavi eder; dolayısıyla, pek &ccedil;ok şeye karşı alerjiniz varsa, bu tabletler en iyi se&ccedil;enek olmayabilir.</p>

<p>Dr. Lang, şunları s&ouml;yledi: &ldquo;Ağızdan dilaltı alınan bağışıklık arttırıcı tabletler i&ccedil;in ideal hasta, tek bir hassasiyeti bulunan, &ouml;rneğin &ccedil;imen polenine karşı hassas hastalar, veya başka alerjenlere karşı alerjik olmakla beraber, &ccedil;imen mevsimi onlar i&ccedil;in en sıkıntılı ge&ccedil;en mevsim olan kişilerdir&rdquo;</p>

<p>Bu tabletleri alerji sıkıntılarını uzun s&uuml;re boyunca hafifletebilirler; bununla beraber Dr. Lang, muhtelif şeylere karşı alerjisi bulunan kişilerin, aynı anda birka&ccedil; alerjiyi tedavi etme kapasiteli alerji iğnelerine tercih edebileceğini s&ouml;yledi.</p>

<p><strong>Ev Ortamı ve Ofisler Alerji i&ccedil;in Birer Tuzak mı?</strong></p>

<p>Cleveland Clinic ,alerji uzmanı olan Dr. Lily Pien&rsquo;e g&ouml;re, i&ccedil; mekan alerjisine sahip kişiler, hem sıcak&nbsp; hem soğuk aylarda&nbsp; i&ccedil; mekanlarda daha fazla vakit ge&ccedil;irmelerinden &ouml;t&uuml;r&uuml;, alerjenlere daha fazla maruz kalmaktadır.</p>

<p>&ldquo;Hayvan kepeği, toz akarı gibi etmenlerle ilgili i&ccedil; mekan alerjenleri varsa, veya kimilerinde g&ouml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; gibi hamamb&ouml;cekleriyle problem yaşıyorlarsa, sıcak&nbsp; aylar boyunca bunlara daha fazla maruz kalacak ve, a&ccedil;ık havadan ziyade i&ccedil; mekanlarla ilgili daha fazla semptom g&ouml;stereceklerdir. &lsquo;&rsquo; dedi.</p>

<p>Dr. Pien, i&ccedil; mekan alerjisi semptomlarıyla ilgili olarak hava filtresi kullanımının alerjik kişiler i&ccedil;in rahatlatıcı olabileceğini, buna karşılık nemli ortamlarda toz akarları ve k&uuml;f&uuml;n &ccedil;oğalması sebebiyle, nemlendiricilerin genellikle tavsiye edilmediğini ekledi.</p>

<p><strong>Alerjileri Başlamadan &Ouml;nlemenin Yolları</strong></p>

<p>Dr. Pien, alerjileri tetikleyen sebeplerden m&uuml;mk&uuml;n olduğunca ka&ccedil;ınılmasını &ouml;neriyor.</p>

<p>Dr. Pien, aynı zamanda, semptomların başlangıcını &ouml;nlemek amacıyla &ouml;nceden alerji ila&ccedil;ları alınmasını, ve bilhassa şehir dışına seyahat edildiğinde, iklimdeki bir değişikliğin alerji semptomlarını etkileyebileceğinin unutulmamasını tavsiye ediyor.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Tue, 24 May 2016 16:39:17 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Dünya Bilim Adamlarından Karaciğer Naklinde 3-D Yazıcı Devrimi]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/cleveland-clinic/pr/dunya-bilim-adamlarindan-karaciger-naklinde-3-d-yazici-devrimi-55</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/cleveland-clinic/pr/dunya-bilim-adamlarindan-karaciger-naklinde-3-d-yazici-devrimi-55</guid>
            <description><![CDATA[<p>Tıbbi cihaz modellemesi konusunda D&uuml;nya&rsquo;nın en &ouml;nde gelen sağlık kuruluşlarından biri olan Cleveland Clinic; arge &ccedil;alışmalar]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Tıbbi cihaz modellemesi konusunda D&uuml;nya&rsquo;nın en &ouml;nde gelen sağlık kuruluşlarından biri olan Cleveland Clinic; arge &ccedil;alışmalarında &lsquo;&rsquo;hızlı prototip &uuml;retme teknolojisi&rsquo;&rsquo; ni kullandı. Karaciğer naklinde devrimsel bir gelişme olan 3-D yazıcılar hakkında verilen bilgiye g&ouml;re; &lsquo;&rsquo;Bunu, evlerimizde bulunan m&uuml;rekkep p&uuml;sk&uuml;rtmeli yazıcılara bir boyut daha &ndash; yani y&uuml;kseklik &ndash; eklenmiş gibi d&uuml;ş&uuml;nebilirsiniz. Tıpkı bir m&uuml;rekkep p&uuml;sk&uuml;rtmeli yazıcının kağıt &uuml;st&uuml;ne m&uuml;rekkep basmasına benzer şekilde,&nbsp; biraz re&ccedil;ine basmakta ve biraz da kablo ekliyoruz. U&ccedil;tan p&uuml;sk&uuml;rt&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; sırada bu re&ccedil;ine sıvı halde ama UV lambası onun doğru konumda sabitlenmesini sağlıyor. B&ouml;ylelikle bir katmanı oluşturuyoruz sonrasında platformu bir kat aşağıda sabitliyor ve bunun &uuml;zerine bir katman daha ekliyoruz. Esasında hız, bu makinelerin avantajlarından birisi, yazıcı, bu par&ccedil;ayı yaklaşık 3 saatte inşa ediyor .&rsquo;&rsquo;</p>

<p><strong>3 Boyutlu Yazıcılar ile Tıpta Devrim</strong></p>

<p>Yeni 3 boyutlu yazıcılar sayesinde hasta bakımında yeni bir &ccedil;ağ başlıyor.&nbsp;&nbsp;<br />
Bug&uuml;n, hastaya g&ouml;re kişiselleştirilmiş tıbbi cihazlara erişmek, &uuml;&ccedil; boyutlu (3-D) baskı y&ouml;ntemleri sayesinde artık daha kolay.</p>

<p>&Ccedil;ift taraflı bir akciğer nakli sonrasında, Cleveland Clinic Solunum Enstit&uuml;s&uuml; b&uuml;nyesindeki bir hastada, alışılagelmişin dışında bir bronşit&nbsp; oluştu. Yineleyen zat&uuml;rreeyle m&uuml;cadele etti ve salgılarını temizlemekte g&uuml;&ccedil;l&uuml; &ccedil;ekti.</p>

<p>Bir hava yolu stenti gerekli hale geldi, buna karşılık standart cihazlar yeterli olmayacaktı. Uygun uzunluk ve &ccedil;apta &ndash; ve hastanın anatomisine denk d&uuml;şecek konik bir u&ccedil;la tasarlanmış &ndash; bir stent ise bulunmuyordu.</p>

<p>Peki, en iyi &ccedil;&ouml;z&uuml;m neydi? B&ouml;yle bir stent &uuml;retmek.</p>

<p>Tıpkı bir m&uuml;rekkep p&uuml;sk&uuml;rtmeli yazıcının, m&uuml;rekkep ve kağıtla dijital bir imaj &uuml;rettiği gibi, 3 boyutlu bir yazıcı, re&ccedil;ine, termoplastikler, fotopolimerler veya başka malzemelerle &ndash; sıklıkla y&uuml;ksek &ccedil;&ouml;z&uuml;n&uuml;rle sahip CT veya MRI taramalarından t&uuml;retilmiş &ndash; bir dijital model &uuml;retebiliyor. &Uuml;&ccedil; boyutlu baskı, &ccedil;oğu zaman saatler i&ccedil;inde, malzemeyi katman katman k&uuml;meleyerek somut nesneler &uuml;retebiliyor.</p>

<p>Yukarıda bahsettiğimiz &uuml;st solunum yolları hastasıyla ilgili vakada, Cleveland Clinic cerrahları 3 boyutlu teknolojiyi, bir stent &uuml;retmek i&ccedil;in değil, bir kalıbı kişiselleştirmek i&ccedil;in kullandılar. Kalıba, bir mandrel etrafında silikon enjekte edilerek, hastaya uygun boyut ve şekle sahip bir stent meydana getirdiler.</p>

<p><strong>3 boyutlu yazıcının klinik kullanımları</strong></p>

<p>3 boyutlu yazıcının Cleveland Clinic ve diğer tıbbi merkezlerde kullanımı hen&uuml;z emekleme aşamasında olmakla beraber, teknoloji şimdiden tıpta bir devrim yaratıyor. &Ouml;rneğin, Cleveland Clinic doktorları, 3 boyutlu baskı tekniğini aşağıdaki ama&ccedil;lara y&ouml;nelik olarak kullandılar:</p>

<ul>
	<li><strong>Karaciğer rezeksiyonu planlaması.</strong>&nbsp;Cleveland Clinic b&uuml;nyesinde Hepatoloji B&ouml;l&uuml;m Başkanlığı g&ouml;revini y&uuml;r&uuml;ten Dr. Nizar Zein, bug&uuml;ne kadar, cerrahi planlama ve eğitimi geliştirmek amacıyla yirmiden fazla karaciğer modeli &uuml;retti. Modeller, yeniden oluşturulmuş CT taramasından &uuml;retilen dahili l&uuml;men geometrisi kullanılarak, esnek re&ccedil;ineden elde edildi.<br />
	&nbsp;</li>
	<li><strong>&Ccedil;ığır a&ccedil;ıcı kalp ve damar cihazlarının test edilmesi.</strong>&nbsp;Cleveland Clinic b&uuml;nyesindeki 3 boyutlu yazıcılar, kalp ve damar cihazlarının meydana getirilmesine yardımcı oldu. Aynı zamanda, tıpkı diğer uzmanlıklar i&ccedil;in s&ouml;z konusu olduğu gibi, 3 boyutlu baskı, Cleveland Clinic kalp ve damar cerrahlarına, benzer bi&ccedil;imde prosed&uuml;rlerini planlama ve kalp ve damar sistemi hakkındaki bilgilerini arttırma konularında yardımcı oluyor.<br />
	&nbsp;</li>
	<li><strong>Ex vivo solunum prosed&uuml;rleri uygulanması.</strong>&nbsp;Cleveland Clinic b&uuml;nyesinde Bronkoloji B&ouml;l&uuml;m Başkanlığı g&ouml;revini y&uuml;r&uuml;ten Dr. Thomas Gildea, &ldquo;Bizi karmaşık anatomik zorluklarla karşı karşıya bırakan pek &ccedil;ok solunum hastamız oldu&rdquo; şeklinde konuşuyor. &ldquo;Her bir hastanın hava yolu anomalisinin 3 boyutlu bir modelini basmak, problemi ele almak &uuml;zere farklı teknikleri ex vivo bi&ccedil;imde denememiz y&ouml;n&uuml;nde bize bir fırsat sağlayabilir.&rdquo;<br />
	&nbsp;</li>
	<li><strong>B&ouml;brek asistan hekimlerini ve hastalarını eğitmek.</strong>&nbsp;&quot;Cleveland Clinic Glickman &Uuml;roloji &amp; B&ouml;brek Enstit&uuml;s&uuml; Robotik ve G&ouml;r&uuml;nt&uuml; Rehberliğinde Cerrahi Merkezi Başkanı Dr. Jihad H. Kaouk ve Cleveland Clinic &Uuml;roloji Departmanı b&uuml;nyesinde g&ouml;rev yapan Dr. Peter Caputo, şu satırları kaleme aldı: &ldquo;G&ouml;r&uuml;nt&uuml;leme temelli 3 boyutlu b&ouml;brek modellerini bir eğitim ve g&ouml;rselleştirme yardım aracı olarak kullanıldığında, tıp &ouml;ğrencileri ve asistan hekimlerin, belirli bir hastanın b&ouml;brek t&uuml;m&ouml;r&uuml;n&uuml; daha iyi niteleyebildiklerini tespit ettik&rdquo;. &ldquo;G&ouml;rselleştirme, aynı zamanda hastalar i&ccedil;in de faydalı oldu. Yeni tespit edilmiş b&ouml;brek kitlelerine sahip hastalar, b&ouml;brek ve t&uuml;m&ouml;rlerinin 3 boyutlu bir versiyonunu ellerinde tutup inceleyebiliyorlar; bu bizim onları i&ccedil;inde bulundukları durum konusunda eğitmemize, ve tedavileriyle daha fazla ilgilenmelerine sağlamamıza yardımcı oluyor.</li>
</ul>

<p><strong>Peki, sırada ne var?</strong></p>

<p>Yukarıda belirtilenler gibi &ccedil;ığır a&ccedil;ıcı y&ouml;ntemler, Cleveland Clinic kurumunun hasta bakımı seviyesini arttırmasına yardım ettiği gibi, aynı zamanda tıbbi eğitim ve araştırma konusunda ilerlemesini sağlıyor. 3 boyutlu baskının geleceği g&ouml;zler &ouml;n&uuml;ne serilirken, bu tekniğin potansiyelinden tam olarak yararlanmayı ama&ccedil;lıyoruz. Bu potansiyeli oluşturan konu başlıklarından bazılarıysa ş&ouml;yle sıralanabilir.</p>

<ul>
	<li>Tıp &ouml;ğrencilerine y&ouml;nelik anatomi eğitimini kişiselleştirerek, potansiyel olarak kadavra ihtiyacını ortadan kaldırmak,</li>
	<li>Robotik sistemleri &ldquo;eğitmek&rdquo; i&ccedil;in 3 boyutlu modelleri kullanarak otomatik cerrahi tekniğini geliştirmek,</li>
	<li>Canlı dokuyla biyo-baskı ger&ccedil;ekleştirme suretiyle replasman organlar ve v&uuml;cut par&ccedil;aları &uuml;retmek</li>
</ul>

<p>Bu yeni teknolojiyi akıllı, yenilik&ccedil;i yollarla kullanmak, y&uuml;ksek kaliteli, hastaya &ouml;zg&uuml; bakım ger&ccedil;ekleştirmeyi s&uuml;rd&uuml;rmemiz y&ouml;n&uuml;nde bize yardımcı olacak, ve bu, daha iyi sonu&ccedil;lar elde edilmesini sağlayacaktır.</p>

<p><strong>Kullanılan 3-D yazıcı, b&uuml;t&uuml;n par&ccedil;aları yekpare bir şekilde inşa edebiliyor ve birleştirebiliyor ve organı birebir kopyalanabiliyor.</strong></p>

<p>Bu İngiliz anahtarı, nasıl yapılacağının ger&ccedil;ekten g&uuml;zel bir &ouml;rneği. Bunun gibi hareket eden par&ccedil;alar ve insan anatomisiyle ilgili her şey dahil olmak &uuml;zere &ccedil;ok karmaşık par&ccedil;alar da &uuml;retebiliyoruz. Bazen bir hastanın spesifik modelini veya eğitim ama&ccedil;ları doğrultusunda bir şey g&ouml;rmek isteyebiliyorsunuz, yani aklınıza gelebilecek her şey.&rsquo;&rsquo;</p>

<p>Karaciğer Transplantasyonu Medikal Direkt&ouml;r&uuml; ve Cleveland Clinic&rsquo;in 3-D modellemeleri i&ccedil;in baş araştırmacı olan Dr. Nizar Zein&rsquo;in a&ccedil;ıklamasına g&ouml;re; &ldquo;Bu yeni geliştirilen 3-D teknolojisi ile doktorlar , karaciğer nakli ve ilgili operasyonlarda; ameliyat esnasında karşılaşacağı karaciğerin 3-D bir modelini; hastayı ameliyat etmeden g&ouml;rebilecek ve 3-D &lsquo;&ccedil;ıktı&rsquo;ya bakarak&nbsp; eski &ccedil;ok&nbsp; daha iyi planlayabilecek.&rdquo;</p>

<p>Bug&uuml;ne dek, 22 karaciğer modeli print edildi ve hem transplant planlaması ve y&ouml;nlendirmesinde, hem klinik eğitimde kullanıldı. Dr Zein&rsquo;in grubu tarafından Liver Transplantation&rsquo;da yayımlanan bir makaleye g&ouml;re, bu 3-D print edilmiş modeller, cerrahi planlamaya yardımcı olma ve cerrahi komplikasyonları azaltma adına son derece isabetli, pratik ara&ccedil;lardır. Grup, bu metodun verimliliğini artırmak ve &uuml;retim masraflarını azaltmak adına &ccedil;alışmalarına devam etmektedir.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Tue, 24 May 2016 16:33:28 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Ödüllü Profesör Yılmaz: &quot;Diyabette Güneydoğu Mutfağı Etkili&quot;]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/consensus-kongre-organizasyon/pr/odullu-profesor-yilmaz-diyabette-guneydogu-mutfagi-etkili-54</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/consensus-kongre-organizasyon/pr/odullu-profesor-yilmaz-diyabette-guneydogu-mutfagi-etkili-54</guid>
            <description><![CDATA[<p>İstanbul &Uuml;niversitesi(İ&Uuml;) İstanbul Tıp Fak&uuml;ltesi &Ouml;ğretim &Uuml;yesi ve İ.&Uuml;. Diyabet Araştırma ve Uygulamaları Merkezi M&uu]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul &Uuml;niversitesi(İ&Uuml;) İstanbul Tıp Fak&uuml;ltesi &Ouml;ğretim &Uuml;yesi ve İ.&Uuml;. Diyabet Araştırma ve Uygulamaları Merkezi M&uuml;d&uuml;r&uuml; Prof. Dr. Temel Yılmaz, T&uuml;rkiye&#39;de diyabet artış hızının d&uuml;nya ortalamasının iki kat &uuml;zerinde olduğunun altını &ccedil;izerek, &quot;T&uuml;rkiye&#39;de diyabetin en y&uuml;ksek oranının G&uuml;neydoğu Anadolu B&ouml;lgesi ve bu mutfağın etkili olduğu şehirlerde olduğunu g&ouml;r&uuml;yoruz. G&uuml;neydoğu Anadolu mutfağı fast fooda d&ouml;n&uuml;şt&uuml; ve t&uuml;m T&uuml;rkiye&#39;ye yayıldı&quot; dedi.</p>

<p>T&uuml;rk Diyabet Cemiyeti ve T&uuml;rkiye Diyabet Vakfı tarafından bu yıl 52&#39;ncisi d&uuml;zenlenen Ulusal Diyabet Kongresi, sona erdi.</p>

<p>Kongreye, diyabet alanında yaptığı &ccedil;alışmalarla Uluslararası Diyabet Federasyonu (IDF), tarafından 2015 yılında &quot;Yılın Bilim Adamı&quot; &ouml;d&uuml;l&uuml;ne layık g&ouml;r&uuml;len Prof. Dr. M. Temel Yılmaz da katıldı.</p>

<p>İstanbul &Uuml;niversitesi(İ&Uuml;) İstanbul Tıp Fak&uuml;ltesi &Ouml;ğretim &Uuml;yesi ve İ.&Uuml;. Diyabet Araştırma ve Uygulamaları Merkezi M&uuml;d&uuml;r&uuml;, Prof. Dr. M. Temel Yılmaz, T&uuml;rkiye&#39;de diyabetin durumunun olduk&ccedil;a k&ouml;t&uuml; olduğunu belirterek, Avrupa&#39;da diyabet artış hızının en y&uuml;ksek olduğu &uuml;lke olduklarını kaydetti.</p>

<p><strong>&quot;DİYABET SON 10 YILDA Y&Uuml;ZDE 100 ARTTI&quot;</strong></p>

<p>T&uuml;rkiye&#39;deki diyabetin d&uuml;nya ortalamasının da iki kat &uuml;zerinde olduğuna işaret eden Prof. Dr. Yılmaz, &quot;D&uuml;nya Sağlık &Ouml;rg&uuml;t&uuml;&#39;n&uuml;n 1996 yılında T&uuml;rkiye ilişkili olarak 2025 yılında T&uuml;rkiye&#39;de diyabet prevelansı (belirli bir zaman ve n&uuml;fus diliminde hastalık oranı) y&uuml;zde 7 olmak gibi bir &ouml;ng&ouml;r&uuml;s&uuml; var. Bu rakama biz T&uuml;rkiye olarak 2000 yılında ulaştık. Yapılan &ccedil;alışmalarda diyabetin son 10 yıl i&ccedil;inde y&uuml;zde 90 ile 100 arttığını g&ouml;rd&uuml;k. &Uuml;lkemizde yaklaşık 8 ile 10 milyon arasında diyabet var. Bunların yaklaşık 7 milyonu diyabetle ilişkili ila&ccedil; kullanıyor&quot; dedi.</p>

<p><strong>&quot;DİYABET &Uuml;LKEMİZİN G&Uuml;NDEMİNDE&quot;</strong></p>

<p>T&uuml;m d&uuml;nyada &ouml;l&uuml;m nedenleri arasında birinci sırada yer alan kalp ve koroner hastalıklarının en &ouml;nemli nedeninin diyabet olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Temel Yılmaz, &quot;Hipertansiyon, obezite, fel&ccedil;, b&ouml;brek yetersizliklerinin en &ouml;nemli sebebi de diyabet. Diyalize giren her iki hastadan biri diyabetlidir. Diyabet tek başına &ouml;l&uuml;m nedenleri arasında ise d&uuml;nyada 6&#39;ncı sırada yer alıyor. Diyabet, hem kendisi &ouml;l&uuml;m nedenleri i&ccedil;inde ilk altıda, hem de en &ouml;nemli &ouml;l&uuml;m nedenleri sıralamasında yer alan hastalıkların sebebi. Onun i&ccedil;in diyabet &uuml;lkemiz i&ccedil;in hastalık ve ekonomik y&uuml;k olarak T&uuml;rkiye&#39;nin g&uuml;ndeminde olan &ouml;nemli sorunlardan birisi&quot; diye konuştu.</p>

<p><strong>&quot;HAYAT MODELİ DİYABETİ ETKİLİYOR&quot;</strong></p>

<p>Diyabetin t&uuml;m d&uuml;nyada artmasına rağmen T&uuml;rkiye&#39;de iki kat daha hızlı arttığına değinen Prof. Dr. Temel Yılmaz, &quot;Diyabet d&uuml;nyada neden hızlı artıyor. 21. y&uuml;zyılın yeni hayat modelinden kaynaklanıyor. Gelişen ileri teknoloji, bizi hareketsiz hale getiriyor. Stres etkisinin yanında yiyecek k&uuml;lt&uuml;rlerimiz değişti. Hızlı t&uuml;ketilen yiyeceklere y&ouml;neldik. D&uuml;nya Sağlık &Ouml;rg&uuml;t&uuml;, diyabetin artış hızını salgın olarak ele alıyor. Birleşmiş Milletler kendi tarihinde sıtma, t&uuml;berk&uuml;loz AIDS&#39;ten sonra diyabetle ilgili olarak toplanarak, d&uuml;nyadaki t&uuml;m &uuml;lkeleri global sağlık felaketi ile uyarmak zorunda kaldı. İlk 3 hastalık mikrobik hastalık ama diyabet mikrobu, vir&uuml;s&uuml; olmayan salgın şeklinde &ccedil;ok hızlı yayılan bir hastalık. &Ccedil;ocukların 3&#39;te 1&#39;i obez. Diyabet artık 20&#39;li yaşlarda başlamaya başladı. &Ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki yıllarda bu yaş k&uuml;&ccedil;&uuml;lecek ve sayı daha da artacak&quot; ifadelerine yer verdi.</p>

<p><strong>&quot;EN Y&Uuml;KSEK DİYABET G&Uuml;NEY DOĞU B&Ouml;LGESİNDE&quot;</strong></p>

<p>Prof. Dr. Temel, diyabetin T&uuml;rkiye&#39;deki hızlı artışını ise ş&ouml;yle anlattı: &quot;T&uuml;rk insanı teknolojiyi seviyor ve tutkunu oluyor. Şehirde y&uuml;r&uuml;rseniz herkesin elinde akıllı telefon Ipad var. Sporu sevmiyoruz. K&uuml;lt&uuml;r&uuml;m&uuml;zde spor yapma diye bir olgu oturmamış. Bizim k&uuml;lt&uuml;r&uuml;m&uuml;zde dinlenme var. Beslenme bi&ccedil;imimiz ise en &ouml;nemli etken. T&uuml;rkiye&#39;de diyabetin en y&uuml;ksek oranının G&uuml;neydoğu Anadolu B&ouml;lgesi ve bu mutfağın etkili olduğu şehirlerde olduğunu g&ouml;r&uuml;yoruz. D&uuml;nyada ise diyabetin artış hızının Ortadoğu olduğunu g&ouml;r&uuml;yoruz. Ortadoğu ve G&uuml;neydoğu Anadolu mutfağı fast fooda d&ouml;n&uuml;şt&uuml; ve t&uuml;m T&uuml;rkiye&#39;ye yayıldı. G&uuml;neydoğu Anadolu tipi fast foodun giderek daha &ccedil;ok t&uuml;ketiliyor olması, buna bağlı olarak beyaz ekmek, un, et, yağ, y&uuml;ksek kalori, tetiklenen obezite, ondan sonra gelişen ins&uuml;lin direnci ve son olarak tip2 diyabet.&quot;</p>

<p><strong>&quot;DİYABETTE YİYECEKLERİN FAZLA T&Uuml;KETİLMESİ SORUN&quot;</strong></p>

<p>Meyvenin diyabetli bir hasta i&ccedil;in şeker olduğunu aktaran Prof. Dr. Temel Yılmaz, &quot;Ama diyabetli hastanın meyve yememesi ise doğru değildir. Meyveyi yanlış yiyoruz. Biz meyveyi fazla ve hızlı yiyoruz. Diyabette en &ouml;nemli fakt&ouml;r meyveyi v&uuml;cudun istediği kadar yemek ve yavaş yavaş yemektir. K&uuml;&ccedil;&uuml;k k&uuml;&ccedil;&uuml;k kesilip &ccedil;erez gibi yenilmelidir. Meyve az ve yavaş t&uuml;ketilirse hasta i&ccedil;in bir mağduru yok. Havu&ccedil;ta şeker var efsanesi, b&ouml;yle bir şey yok. Diyabetliler havucu rahatlıkla yiyebilir. Bakliyatları sınırlı miktarda yemek gerekir. Diyabette en b&uuml;y&uuml;k sorun yiyeceklerin yenilmesi değil, fazla yenilmesidir&quot; dedi.</p>

<p><strong>&quot;DİYABETTE TEDAVİLER GELİŞİYOR&quot;</strong></p>

<p>Gelecek 10 yıl i&ccedil;inde diyabetli bir hastanın hayatının &ccedil;ok kolay olacağını vurgulayan Prof. Dr. Yılmaz, &quot;Kan şekerini &ouml;l&ccedil;meden ila&ccedil;ların dozajını ayarlamak, hastalığı y&uuml;r&uuml;tmek m&uuml;mk&uuml;n değil. Şimdi parmağın ucundan bir cihazla belirlenebiliyor. Bu uygulama bile 30 sene &ouml;ncesine g&ouml;re &ccedil;ok iyi. Ama giderek bunlar da tarihe karışıyor. 10 yıl i&ccedil;inde bunların yerini s&uuml;rekli glikoz izlem sistemleri alacak. Bir k&uuml;&ccedil;&uuml;k d&uuml;ğme ile cep telefonundan g&uuml;n&uuml;n istenilen saatinde kan şekeri &ouml;ğrenebiliyor. Hi&ccedil; kanla temas olmadan sadece bir saat gibi cihazla glikoz değeri &ouml;ğrenebiliyor. K&ouml;k h&uuml;cre nakli ile ilgili &ccedil;alışmalar var. Akıllı ins&uuml;linler &uuml;retildi. Aşı &ccedil;alışmaları da yapılıyor&quot; bilgisini verdi.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Tue, 24 May 2016 14:57:05 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Çalışan Diyabetliler Haklarından Habersiz]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/consensus-kongre-organizasyon/pr/calisan-diyabetliler-haklarindan-habersiz-53</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/consensus-kongre-organizasyon/pr/calisan-diyabetliler-haklarindan-habersiz-53</guid>
            <description><![CDATA[<p>Yıldırım Beyazid &Uuml;niversitesi Tıp Fak&uuml;ltesi Endokronoloji ve Metebolizma Hastalıkları Ana Bilim Dalı &Ouml;ğretim &Uuml;yesi Do&ccedil;. ]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Yıldırım Beyazid &Uuml;niversitesi Tıp Fak&uuml;ltesi Endokronoloji ve Metebolizma Hastalıkları Ana Bilim Dalı &Ouml;ğretim &Uuml;yesi Do&ccedil;. Dr. Oya Topaloğlu, T&uuml;rkiye&rsquo;de diyabetlilerin haklarından habersiz olduğunu belirterek, y&uuml;zde 60 &ccedil;alışma yeteneğini kaybeden diyabetlinin malulen emekli olabileceğini kaydetti.</p>

<p>T&uuml;rk Diyabet Cemiyeti ve T&uuml;rk Diyabet Vakfı tarafından bu yıl 52&rsquo;ncisi d&uuml;zenlenen Ulusal Diyabet Kongresi, Antalya Beldibi Tatil Merkezindeki bir otelde ger&ccedil;ekleştirildi.</p>

<p>Do&ccedil;. Dr. Oya Topaloğlu, T&uuml;rkiye&rsquo;de yaklaşık 7 milyon diyabetli bireylere &ouml;zg&uuml; bir sosyal d&uuml;zenlemenin g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde olmadığının altını &ccedil;izdi.</p>

<p>Normal kronik hastalıklar nasılsa diyabetli hastalarında aynı haklara sahip olabildiğini dile getiren Do&ccedil; .Dr. Topaloğlu, sağlık kurumlarına m&uuml;racaat eden diyabetli diğer engelli vatandaşların yararlandığı benzer haklardan yararlanabildiğini aktardı.</p>

<p><strong>&ldquo;DİYABETLİLERE Y&Ouml;NELİK BİRKA&Ccedil; Y&Ouml;NETMELİK VAR&rdquo;</strong></p>

<p>Diyabetlilerin haklarında bir takım kısıtlamaların g&ouml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;n&uuml; kaydeden Do&ccedil;. Dr. Topaloğlu, &ldquo;Diyabetli bireyin komplikasyonlarıyla ilgili değerlendirildiğinde &ccedil;ok ayrıntılı bilgi verilmediği, buna bağlı olarak da diyabetli bireylerin bazı haklardan mahrum kaldığını s&ouml;yleyebiliriz. Bu kapsamda T&uuml;rkiye&rsquo;de uygulanan birka&ccedil; y&ouml;netmelik var. &Ouml;z&uuml;rl&uuml;lerle ilgili olan y&ouml;netmelikte; buraya diyabetli birey başvurduğunda, bu kurul raporlarını vermeye yetkili olan kurumlara başvurduğunda bir takım oranlar alabiliyor. Eğer y&uuml;zde 40 ve &uuml;zerinde bir engel oranı alıyorsa bir takım&nbsp; haklardan faydalanabiliyor&rdquo; diye konuştu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>&ldquo;DİYABETLİ İŞ G&Uuml;C&Uuml; KAYBINI Y&Uuml;ZDE 60&rsquo;INI KAYBEDERSE MALULEN EMEKLİ OLUR&rdquo;</strong></p>

<p>Do&ccedil;. Dr. Topaloğlu, bu hakları ise ş&ouml;yle sıraladı:</p>

<p>&ldquo;Sosyal yardımlaşma haklarının yanında,&nbsp; hasta bir &ouml;z&uuml;rl&uuml; kimli kartı ile belediyelerdeki&nbsp; indirimlerden faydalanabiliyor. Kamu &ccedil;alışanları i&ccedil;in ise, engelli kimlik kartı ile engelliler i&ccedil;in ayrılan istihdam alanlarından yararlanma imkanı oluyor. Diyabetin tek başına kendisinin tek başına bu oranı yakalaması m&uuml;mk&uuml;n m&uuml;, pek m&uuml;mk&uuml;n değil. Genellikle tip 2 diyabetliler y&uuml;zde 20, tip 1 diyabetliler y&uuml;zde 30-40 arasında oran alıyor. Sigortalı diyabetliler ise benzer şekilde sağlık kurumundan rapor almak i&ccedil;in yetkili hastaneye başvurup, hekim tarafından değerlendirilip, son karar SGK heyeti tarafından veriliyor. Ardından emeklilik hakkına sahip olabiliyor. Hasta iş g&uuml;c&uuml; kaybının y&uuml;zde 60&rsquo;ını kaybetmişse malulen emeklilik olabiliyor.&rdquo;</p>

<p><strong>&ldquo;DİYABETLİLER MAĞDUR EDİLİYOR&rdquo;</strong></p>

<p>Diyabetli bir bireyin diyabete bağlı olarak malulen emekli olmasının zor olduğunu ifade eden Do&ccedil;. Dr. Topaloğlu, &ldquo;Bu m&uuml;mk&uuml;n değil. Ya ciddi komplikasyonlar gelişmiş olması gerekir, bu da en az ya da iki 3 organı ilgilendirmesidir. Diyabetli bireyler aslında toplumda mağdur kalıyor&rdquo; dedi.</p>

<p><strong>&ldquo;DİYABETLİLER HAKLARINDAN HABERSİZ&rdquo;</strong></p>

<p>Diyabetli kişinin &ouml;zel olarak sorgulamadığı s&uuml;rece haklarından habersiz olduğunu vurgulayan Do&ccedil;. Dr. Topaloğlu, hastanın g&uuml;nl&uuml;k hayatını kısıtlayıcı komplikasyonları varsa ve başvurduğu hastanede hakları hakkında bilgi verilirse hastalar i&ccedil;in &ccedil;ok daha faydalı olacağını vurguladı.</p>

<p><strong>&ldquo;DİYABETLİ KİŞİLER İŞ MAKİNESİ VE OTOB&Uuml;S EHLİYETİ ALAMAYABİLİR&rdquo;</strong></p>

<p>S&uuml;r&uuml;c&uuml; adayları ve s&uuml;r&uuml;c&uuml;lerde aranacak şartlarda aranacak sağlık şartlarında dair y&ouml;netmelikte 4 ay &ouml;nce değişikliğe gidildiğine dikkati &ccedil;eken Do&ccedil;. Dr. Topaloğlu, &ldquo;Ehliyet diyabetli bireylerle ilgili ehliyet y&ouml;netmeliğinde diyabetlilerle ilgili bir takım kısıtlamalar getirildi. Eskiden &ouml;z&uuml;r oranına g&ouml;re diyabetliler H sınıfı ehliyet alabiliyordu. Şimdi o madde yeni y&ouml;netmelikte kaldırılacak. Diyabetlinin ciddi bir komplikasyonu varsa, hipoglisemi(kanda olağandan daha az şeker olması hastalığı) yaşıyorsa ve hipoglisemi yapan bir ila&ccedil; kullanıyorsa muhtemelen toplum taşıma ara&ccedil;ları ve iş makinesi gibi alanlarda almak istediği ehliyet i&ccedil;in sıkıntılar olacak. Bu birazda hem hastayı korumak hem de başkalarının sağlığını korumak adına verilmiş kararlardır. 4 aylık bir uygulama ama ilerleyen g&uuml;nlerde diyabetli bireylerde de yeni d&uuml;zenlemelerde olacak. Diyabetlilerin hakları ellerinden mi alınacak yoksa başka haklar mı tanınacak belirlenecek&rdquo; ifadelerine yer verdi.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Tue, 24 May 2016 14:53:45 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Diyabet Fırtınası Geliyor]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/consensus-kongre-organizasyon/pr/diyabet-firtinasi-geliyor-52</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/consensus-kongre-organizasyon/pr/diyabet-firtinasi-geliyor-52</guid>
            <description><![CDATA[<p>Karadeniz Teknik &Uuml;niversitesi Endokronoloji ve Metebolizma Hastalıkları Bilim Dalı &Ouml;ğretim &Uuml;yesi Prof. Dr. Halil &Ouml;nder Ers&ouml]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Karadeniz Teknik &Uuml;niversitesi Endokronoloji ve Metebolizma Hastalıkları Bilim Dalı &Ouml;ğretim &Uuml;yesi Prof. Dr. Halil &Ouml;nder Ers&ouml;z, T&uuml;rkiye&rsquo;de diyabet sıklığının her ge&ccedil;en yıl arttığını belirterek, &ldquo; Prediyabet(gizli şeker hastası) olarak adlandırılan 6.5 milyon insanın 2030 yılı i&ccedil;inde diyabet olması durumunda, T&uuml;rkiye&rsquo;de 13-15 milyon diyabetli olacak ve fırtına bizi bekliyor&rdquo; dedi.</p>

<p>T&uuml;rk Diyabet Cemiyeti ve T&uuml;rk Diyabet Vakfı tarafından bu yıl 52&rsquo;ncisi d&uuml;zenlenen Ulusal Diyabet Kongresi, Antalya Beldibi Tatil Merkezindeki bir otelde devam ediyor.</p>

<p>Karadeniz Teknik &Uuml;niversitesi Endokronoloji ve Metebolizma Hastalıkları Bilim Dalı &Ouml;ğretim &Uuml;yesi Prof. Dr. Halil &Ouml;nder Ers&ouml;z, T&uuml;rkiye&rsquo;nin giderek yaşlanan bir n&uuml;fusa sahip olduğuna değinerek, ilerleyen yaşla birlikte diyabetin g&ouml;r&uuml;lme sıklığının arttığının altını &ccedil;izdi.</p>

<p>Amerika Birleşik Devletleri&rsquo;nde 65 yaş &uuml;st&uuml;nde diyabetin g&ouml;r&uuml;lme sıklığının y&uuml;zde 26 iken T&uuml;rkiye&rsquo;de bu rakamın y&uuml;zde 35&rsquo;lere &ccedil;ıktığına vurgu yapan Prof. Dr. Ers&ouml;z, bunun yanında T&uuml;rkiye&rsquo;de yaş ilerlerken tanı konma oranının da d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml;n&uuml; aktardı.</p>

<p>Prof. Dr. Ers&ouml;z, ilerleyen&nbsp; yaşla&nbsp; birlikte glisemi(kandaki şeker oranı) değerlerinde bir miktar yaşanan y&uuml;kselmenin, diyabetin yaşlılarda doğal bir sonu&ccedil; olduğunu ve tedavisiz, takipsiz olması anlamına gelmemesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>&ldquo;İLERİ YAŞTA DA HASTALAR KONTROL&Uuml;M&Uuml;ZDE OLMALI&rdquo;</strong></p>

<p>Aile hekimi ve dahili uzmanların 65 ve 80 yaş &uuml;st&uuml;nde hipoglisemiyi(kan şekerinin olması gerekenden daha d&uuml;ş&uuml;k olması durumu) dikkate almaları gerektiğine vurgu yapan Prof.Dr. Ers&ouml;z, &ldquo; Hipoglisemiyi yaşa ve performansa g&ouml;re bakılarak tedavi yapılmalıdır. Yaşlılarda daha ağır seyretmiyor. Hastalar, genel sağlık durumu iyi kendisine bakabilen yaşlılar, bakım i&ccedil;in yardım alması gerekenler ve ileri derecede d&uuml;şk&uuml;n olan yaşlılar olmak &uuml;zere &uuml;&ccedil; grupta incelenebilir. Bu &uuml;&ccedil; grup i&ccedil;inde kan şekeri kontrol&uuml; ve tedavinin sıklığı ayarlanırken hastanın beklenen yaşam s&uuml;resi, performansı g&ouml;z &ouml;n&uuml;nde bulundurulmalıdır. Yaşam s&uuml;resi 10 yılın &uuml;zerinde olan ve performansı ile iyi olan bir yaşlı hasta, gen&ccedil; eş değeri gibi sıkı kontrolden fayda g&ouml;recektir. İleri yaş d&uuml;şk&uuml;nl&uuml;kte tedavi gevşeyebiliyor ama hastaları asla kontrol&uuml; bırakmıyoruz. Mutlaka hasta kontrol&uuml;m&uuml;zde olması gerekir&rdquo; diye konuştu.</p>

<p><strong>&ldquo;DİYABETİ DURDURALIM PROGRAMI HER YAŞA UYGULANMALI&rdquo;</strong></p>

<p>T&uuml;rkiye&rsquo;nin 2030 yılı i&ccedil;in &ouml;ng&ouml;r&uuml;len diyabet prevalansını(yaygın olma durumu) aşmış durumda olduğuna değinen Prof. Dr. Ers&ouml;z, &ldquo; 2030 yılı i&ccedil;in y&uuml;zde 12 prevalans &ouml;ng&ouml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml; ama son data y&uuml;zde 13.7. G&uuml;n&uuml;m&uuml;zde ise y&uuml;zde 15&rsquo;lere ulaştığından s&ouml;z ediliyor. 2030 yılı i&ccedil;in yaşlı n&uuml;fus arttık&ccedil;a, daha fazla diyabet g&ouml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; i&ccedil;in, diyabet g&ouml;r&uuml;lme oranı daha da artacak.&nbsp; Cumhurbaşkanlığı ve Sağlık Bakanlığının &ouml;nderliğinde başlayan, &lsquo; Diyabeti Durduralım&rsquo; programının her yaş grubu i&ccedil;in g&uuml;ndeme alınması gerekir. 2030 yılı i&ccedil;in ciddi bir diyabet sorunu ile karşı karşıya olacağımızı biliyoruz&rdquo; dedi.</p>

<p><strong>&ldquo;HAREKETLİ YAŞAM&rdquo;</strong></p>

<p>Diyabeti &ouml;nlemek i&ccedil;in hareket eden bir toplum olunması gerektiğine vurgu yapan Prof. Dr. Ers&ouml;z,&nbsp; &ldquo;Beslenme alışkanlıkları değiştirmemiz gerekiyor. Hani hep derler T&uuml;rk&uuml; nerden tanırsınız, ekmek yemesinden. Ama bizim karbonhidrat ağırlıklı beslenmemiz hareketsizi yaşam tarzımızı, ilerleyen yaşla birlikte n&uuml;fusta arttık&ccedil;a, T&uuml;rkiye&rsquo;de diyabet problemini daha &ouml;ne &ccedil;ıkartır&rdquo; diye konuştu.</p>

<p><strong>&ldquo;FIRTINA BİZİ BEKLİYOR&rdquo;</strong></p>

<p>Bug&uuml;n T&uuml;rkiye&rsquo;de 7 milyon diyabetli olduğunu kaydeden Ers&ouml;z, &ldquo; Prediyabet(Gizli şeker hastası) olarak adlandırdığımız 6.5 milyon insanda 2030 yılı i&ccedil;inde diyabet olursa, T&uuml;rkiye&rsquo;de 13- 15 milyon diyabetlinin olması bekleniyor. O nedenle ciddi bir problem bizi bekliyor. Toplumdaki diyabet revalansını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rsek bizi fırtına bekliyor.&nbsp; T&uuml;rkiye&rsquo;de sağlık harcamalarının y&uuml;zde 15 diyabet ve diyabetin yol a&ccedil;tığı problemlere bağlı harcandığını g&ouml;r&uuml;yoruz. Eğer diyabet revalansındaki arştı durduramazsak sağlık sekt&ouml;r&uuml;m&uuml;zde &ccedil;ok ciddi maddi problemler oluşacak. O anlamda da diyabet fırtınası gelecek&rdquo; dedi.</p>

<p>Prof.Dr. Ers&ouml;z, diyabetin sosyal ekonomik&nbsp; durum azaldık&ccedil;a ve eğitim seviyesi d&uuml;şt&uuml;k&ccedil;e arttığını s&ouml;zlerine ekledi.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Tue, 24 May 2016 14:50:44 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Genetik Diyabete Dikkat]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/consensus-kongre-organizasyon/pr/genetik-diyabete-dikkat-51</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/consensus-kongre-organizasyon/pr/genetik-diyabete-dikkat-51</guid>
            <description><![CDATA[<p>Diyabetli olan herkesin Tip 1 ya da Tip 2 olmadığını hatırlatan Prof.Dr. İlkova, &quot;Genetik mutasyona bağlı diyabetler. Bu insanların b&uuml;y&u]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Diyabetli olan herkesin Tip 1 ya da Tip 2 olmadığını hatırlatan Prof.Dr. İlkova, &quot;Genetik mutasyona bağlı diyabetler. Bu insanların b&uuml;y&uuml;k &ccedil;oğunluğu d&uuml;ş&uuml;k dozda ila&ccedil;la tedavi yerine, belki y&uuml;zde 90&#39;ı gereksiz yere insil&uuml;n kullanarak tedavi g&ouml;r&uuml;yorlar&#39; dedi.</p>

<p>T&uuml;rk Diyabet Cemiyeti ve T&uuml;rk Diyabet Vakfı tarafından bu yıl 52&#39;ncisi d&uuml;zenlenen Uluslararası Diyabet Kongresi, Antalya Beldibi Tatil Merkezindeki bir otelde devam ediyor.</p>

<p>T&uuml;rk Diyabet Cemiyeti Başkanı Prof.Dr. Hasan İlkova, diyabetin &ccedil;ok ciddi ve &ouml;nemli sonu&ccedil;ları olan bir hastalık olduğunu ve T&uuml;rkiye&#39;deki sıklığının da her ge&ccedil;en 10 yılda tahminlerin &ouml;tesinde arttığına dikkati &ccedil;ekti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>&quot;12 YILDA DİYABET Y&Uuml;ZDE 100 ARTTI&quot;</strong></p>

<p>1998-2010 yılları arasına T&uuml;rkiye&#39;deki diyabetli sayısının y&uuml;zde y&uuml;z arttığını kaydeden Prof. Dr. İlkova, &quot;Monojenik diyabet, gen&ccedil; yaşta ortaya &ccedil;ıkan erişkin diyabeti diye adlandırılan bir diyabettir. Bu tanınmayan, bilinmeyen biz hekimlerin bile fazla bilmediği, bilinmediği i&ccedil;in araştırılamadığı, gen analizlerinin yapılamadığı bir hastalık t&uuml;r&uuml;d&uuml;r. Yine bir diyabet ama tanınmıyor &ccedil;&uuml;nk&uuml; bilinmediği i&ccedil;in aranmıyor. Diğer adıyla MODY ismi verilen diyabet. Buradaki &ccedil;ok &ouml;zel durum bu hastalığın toplam diyabetli insan sayısı i&ccedil;indeki sıklığı y&uuml;zde 2 ile 5 arasında ama &uuml;lkeden &uuml;lkeye değişiyor&quot; dedi.</p>

<p><strong>&quot;GEN&Ccedil; YAŞTA TANI ALAN DİYABETLİLER&quot;</strong></p>

<p>Y&uuml;zde 2&#39;nin baz alınması halinde T&uuml;rkiye&#39;de 100 binin &uuml;zerinde insandan bahsedildiğini aktaran Prof. Dr. İlkova, &quot;Bu insanlar tanısı konmamış ve gereksiz yere b&uuml;y&uuml;k bir b&ouml;l&uuml;m&uuml; insil&uuml;nle tedavi ediliyor. Bu bir yandan hastaların yaşamlarında diyabetin daha iyi tedavi edilmesini sağlayamıyor ins&uuml;lin tedavisi. Gereksiz yere de sağlık ekonomisine y&uuml;k getiriyor. Aslında olan gen mutasyonu, gendeki bozukluk. Doğuştan gen bozukluğudur. Yeni doğan diyabeti de bu grubun i&ccedil;inde yer alıyor. &Ccedil;ok basit diyabet tedavisinde kullanacağımız bir ilacı, bu insanlara belli bir dozda vererek, diyabetlerini tedavi etmek m&uuml;mk&uuml;n. Yıllardan beri kullandıkları insil&uuml;nden kurtulmaları m&uuml;mk&uuml;n. Kimdir bunlar, gen&ccedil; yaşta diyabet tanısı konan insanlar. Tip2 diyabet tanısı konmuş insanlar 25 yaşın altındaki ailesinde bir iki kuşak diyabetli olan kişiler veya yeni doğan aydan &ouml;nce diyabet tanısı koyan kişiler&quot; ifadelerini kaydetti.</p>

<p><strong>&quot;GEREKSİZ İNS&Uuml;L&Uuml;N TEDAVİSİ G&Ouml;R&Uuml;YORLAR&quot;</strong></p>

<p>&quot;T&uuml;rkiye&#39;de en alt rakamın alınması halinde 5 milyon diyabetlinin 100 bini bug&uuml;n yanlış tanıları var&quot; diyen Prof. Dr. İlkova, &quot;Evet diyabetler ama Tip 1 ya da Tip 2 değiller. Genetik mutasyona bağlı diyabetler. Bu insanların b&uuml;y&uuml;k &ccedil;oğunluğu belki y&uuml;zde 90&#39;ı gereksiz yere insil&uuml;n kullanarak tedavi g&ouml;r&uuml;yorlar. B&uuml;t&uuml;n d&uuml;nyada rakamlar b&ouml;yle sadece bizde değil&quot; diye konuştu.</p>

<p>Hekimlerin, gen&ccedil; yaşta takip ettikleri diyabet hastalarının tanısının doğru olup olmadığına dikkat etmeleri gerektiğine değinen Prof.Dr. İlkova, ailelerin ise genetik olma noktasında hekimleri uyarmasını istedi.</p>

<p><strong>&quot;İDEAL TATLI AYDA BİR KEZ YENMELİ&quot;</strong></p>

<p>&quot;&Ccedil;ok tatlı t&uuml;keten diyabet olur mu?&quot; sorusuna Prof. Dr. İlkova, &quot;Tatlı t&uuml;ketmenin getirdiği olumsuzluklar var, başta da kilo. Tatlı yemenin aşırısı k&ouml;t&uuml; bir &ccedil;evre fakt&ouml;r&uuml;yse ve kişide de bir diyabet geni varsa, ileriki yaşamında diyabeti ortaya &ccedil;ıkar. Tatlı &ccedil;ok az t&uuml;ketilmesi gereken bir besindir. Ayda bir iki kez afiyetle yenebilir&quot; cevabını verdi.</p>

<p><strong>&quot;DİYABETLİ G&Uuml;NEŞTEN KA&Ccedil;MAMALI&quot;</strong></p>

<p>Prof. Dr. İlkova, diyabetli kişiye g&uuml;neş ışınlarının zararlı olduğu konusunda ise şunları s&ouml;yledi:</p>

<p>&quot;Diyabetlinin, diyabeti olmayan kişiden &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k bir farkı yok, g&uuml;nl&uuml;k yaşam aktiviteleri a&ccedil;ısından. T&uuml;rkiye ciddi olarak D vitamini eksikliği yaşıyor. Bunun sonucunda da kemik zayıflamasının olduk&ccedil;a y&uuml;ksek olduğu bir &uuml;lkeyiz. O nedenle g&uuml;neşten ka&ccedil;mamalıyız, kendimizi de yakmamalıyız.&quot;</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Tue, 24 May 2016 14:46:57 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Türkiye’de 3 Milyon Kişi Diyabet Olduğunun Farkında Değil]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/consensus-kongre-organizasyon/pr/turkiye-de-3-milyon-kisi-diyabet-oldugunun-farkinda-degil-50</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/consensus-kongre-organizasyon/pr/turkiye-de-3-milyon-kisi-diyabet-oldugunun-farkinda-degil-50</guid>
            <description><![CDATA[<p>T&uuml;rk Diyabet Cemiyeti ve T&uuml;rk Diyabet Vakfı tarafından d&uuml;zenlenen, 52. Uluslararası Diyabet Kongresi, Antalya Beldibi Tatil Merkezin]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>T&uuml;rk Diyabet Cemiyeti ve T&uuml;rk Diyabet Vakfı tarafından d&uuml;zenlenen, 52. Uluslararası Diyabet Kongresi, Antalya Beldibi Tatil Merkezindeki bir otelde başladı. A&ccedil;ılışta konuşan Kongre Başkanı Prof. Dr. Metin Arslan, diyabet hastalığının sadece kan şekerinin y&uuml;kselmesi olmadığını belirterek, v&uuml;cutta bir &ccedil;ok doku ve organa yan etkisinin olduğunu s&ouml;yledi. Bu yıl diyabet kongresinin 52&rsquo;ncisini d&uuml;zenlediklerini aktaran Prof. Dr. Arslan, kongreye, doktor diyetisyen ve hemşire olmak &uuml;zere bin 400 kişinin katıldığını kaydetti.<br />
<br />
<strong>&ldquo;3 MİLYON KİŞİ DİYABETİNİN FARKINDA DEĞİL&rdquo;</strong></p>

<p>Diyabetin d&uuml;nyada olduğu gibi T&uuml;rkiye&rsquo;de de arttığına vurgu yapan Prof. Dr. Arslan, &ldquo;&Uuml;lkemizde diyabet oran olarak y&uuml;zde 13.4 olduk&ccedil;a y&uuml;ksek bir oran. T&uuml;rkiye diyabetin y&uuml;ksek g&ouml;r&uuml;nd&uuml;ğ&uuml; &uuml;lkelerden birisidir. T&uuml;rkiye&rsquo;de 6 milyon 400 bin kadar diyabetli birey var. Yaklaşık 3 milyona yakında diyabet olmadığını bilmeyen hasta var. Hastalığa ne kadar erken tanı koyarsak tedaviye başlanılır. Bu yıl 8 yabancı konuşmacı var. Karşılıklı bilgi alışverişinde bulunacağız. Diyabette ins&uuml;lin tedavisi başta geliyor. Erişkin tipi şeker hastalarında diyet ve ağızdan şeker d&uuml;ş&uuml;r&uuml;c&uuml; ila&ccedil;lar kullanılıyor. Bu kongrede ins&uuml;lin yapımında kolaylıklar, pompa kullanımı da ele alınacak&rdquo; dedi.<br />
<br />
<strong>D&Uuml;NYA VERİLERİ</strong></p>

<p>Prof. Dr. Arslan, Uluslararası Diyabet Federasyonu verilerini de katılımcılarla paylaştı. Arslan, &ldquo;Diyabet her 11 kişiden birinde var. D&uuml;nyada 415 milyon diyabetli birey var. 2040 yılında her 10 kişiden birin diyabetli olacak. D&uuml;nyada 642 milyon diyabetli birey bulunacak. Her 7 gebelikten biri diyabetten etkileniyor. D&uuml;nyadaki erişkin bireylerden y&uuml;zde 46.5 diyabet olduğunu bilmiyor. Her 6 saniyede bir birey diyabet nedeni ile hayatını kaybediyor. D&uuml;nya sağlık harcamalarının y&uuml;zde 12 &lsquo;si diyabete kullanılıyor. Diyabetik bireylerin d&ouml;rtte &uuml;&ccedil;&uuml; az ve orta derecede gelir d&uuml;zeyi olan &uuml;lkelerde yaşıyor&rdquo; dedi.</p>

<p>Kongrenin a&ccedil;ılışında T&uuml;rk Diyabet Cemiyeti Başkanı Prof. Dr. Hasan İlkova ve T&uuml;rkiye Diyabet Vakfı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Kaya diyabet bildirgesi hakkında bilgiler verdi.</p>

<p>4 g&uuml;n s&uuml;recek kongrede, diyabet tedavisinde yenilikler, yaşlılarda diyabet y&ouml;netimi, ins&uuml;lin uygulama sistemlerindeki yenilikler, tek bir hap ile ins&uuml;linden kurtulmak, diyabette yanlış bilinenler, diyabette akıllı telefonların kullanımı, ad&ouml;lesan diyabetik takibi, diyabetli bireyse sosyal yaşam, diyabette cinsiyet farkı, diyabet ve seyahat konularında bilgi paylaşımında bulunulacak.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Tue, 24 May 2016 14:43:05 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Baklava Kasları ile Yaza Merhaba Deyin]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/doktorsitesi-com/pr/baklava-kaslari-ile-yaza-merhaba-deyin-29</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/doktorsitesi-com/pr/baklava-kaslari-ile-yaza-merhaba-deyin-29</guid>
            <description><![CDATA[<p>Hi - Definition Liposuction y&ouml;ntemi, insan v&uuml;cudunu tıpkı bir heykeltıraş gibi şekillendirebilen, klasik liposuction&rsquo;dan farklı, so]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Hi - Definition Liposuction y&ouml;ntemi, insan v&uuml;cudunu tıpkı bir heykeltıraş gibi şekillendirebilen, klasik liposuction&rsquo;dan farklı, sofistike bir tekniktir diyen <strong>Plastik, Rekonstr&uuml;ktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı,&nbsp; Op.Dr.Tahir G&ouml;khan HAYTOĞLU </strong>bu y&ouml;ntemin mutlaka v&uuml;cut şekillendirme &uuml;zerine &ouml;zel eğitim almış plastik cerrahlar tarafından uygulanması gerektiğini tavsiye etti.<br />
<br />
<strong>Hİ - DEF LİPOSUCTİON NEDİR?</strong></p>

<p><strong>Dr. Haytoğlu;</strong> &ldquo;Klasik liposuction&rsquo;da b&ouml;lgesel olarak biriken yağlar, kan&uuml;ller yardımıyla v&uuml;cuttan uzaklaştırılır. Hi- Def Liposuctionda ise ultrasound (ses dalgaları) kullanılarak, istenmeyen alanlardaki yağlar diğer dokulara zarar vermeyecek şekilde ayrıştırılır. V&uuml;cudun daha atletik bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;me kavuşması i&ccedil;in olması gereken yerlere kas g&ouml;lgeleri oluşturulur ve gerekirse bu yağlar kullanılarak daha kaslı ya da daha kıvrımlı v&uuml;cut hatları ortaya &ccedil;ıkarılabilir&rdquo; dedi.</p>

<p><strong>Hİ - DEF LİPOSUCTİON İLE NELER YAPILABİLİR?</strong></p>

<p><strong>Dr. Haytoğlu;</strong> &ldquo;Erkeklerde kaslı ve atletik bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;m i&ccedil;in karın b&ouml;lgesinde baklava kasları (six packs) ve adonis kasları belirginleştirilir. Beldeki simit b&ouml;lgeleri inceltilir. Pektoral denilen g&ouml;ğ&uuml;s kasları ve omuz kasları belirginleştirilerek v&uuml;cudun &uuml;&ccedil;genimsi bir hal alması sağlanabilir. Kadınlarda ise d&uuml;md&uuml;z ve sportif bir karın, sportif yan &ccedil;izgiler, incecik bir bel ve kıvrımlı, kalkık popolar ile dolgun g&ouml;ğ&uuml;sler elde edilebilir&rdquo; diye a&ccedil;ıkladı.&nbsp;</p>

<p><strong>Hİ - DEF </strong><strong>LIPOSUCTION</strong><strong> NASIL UYGULANIR?</strong></p>

<p>İşlemin yapılacağı alan k&uuml;&ccedil;&uuml;k ise lokal anestezi, daha b&uuml;y&uuml;k bir alanda &ccedil;alışılacak ise genel anestezi tercih edilir diyen <strong>Dr.Haytoğlu</strong>; bu y&ouml;ntemi &ldquo;&Ouml;nceden işaretlenmiş alanlara &ouml;zel bir sol&uuml;syon verilerek bu b&ouml;lgelerin uyuşması ve daha kansız bir &ccedil;alışma i&ccedil;in kan damarlarının b&uuml;z&uuml;şmesi sağlanır. A&ccedil;ılmış olan bir ka&ccedil; tane 2-3 mm&rsquo;lik deliklerden &ouml;zel bir ultrasound (ses dalgası) &ccedil;ubuğu ile yağ h&uuml;crelerinin ayrışması sağlanır&rdquo; diye a&ccedil;ıkladı. Ayrıca <strong>Dr.Haytoğlu</strong>,<strong> </strong>Hi - Def Liposuction y&ouml;nteminin klasik liposuction&rsquo;dan farkını ise; &quot;Farklı bir dalga boyu ile cilt altına i&ccedil;eriden verilen ses dalgaları ile cildin oluşan boşluklara &ccedil;ok daha iyi adapte olması sağlanır. Bu işlemin sonucunda istenilen yerlere g&ouml;lgeler oturtulabilir ve klasik liposuction&rsquo;dan sonra g&ouml;r&uuml;lebilen inişli &ccedil;ıkışlı g&ouml;r&uuml;nt&uuml;n&uuml;n oluşmaması sağlanır&rdquo; olarak a&ccedil;ıkladı.</p>

<p><strong>Hİ - DEF LİPOSUCTİON İŞLEMİNİN İYİLEŞME S&Uuml;RECİ NASILDIR?</strong></p>

<p><strong>Dr.Haytoğlu;</strong> &ldquo;Sınırlı alanlarda &ccedil;alışılmışsa aynı g&uuml;n, daha geniş alanlarda &ccedil;alışılmışsa ertesi g&uuml;n hastalar taburcu edilebilir. Kesi olmadığından hastaların normal hayatlarına d&ouml;nmesi hızlıdır. 3. g&uuml;n hastalar normal yaşantılarına d&ouml;nebilir. İşlemin ger&ccedil;ekleştirildiği delikler, doğal kıvrım b&ouml;lgelerinde olduğu i&ccedil;in iyileştiklerinde hi&ccedil; iz kalmaz. &Uuml;&ccedil; hafta boyunca şekillendirici korselerin giyilmesi &ouml;nerilir. &Uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; haftanın sonunda v&uuml;cudun şekli oturmaya başlar ve her ge&ccedil;en zamanda &ccedil;ok daha iyi bir sonuca ulaşılır&rdquo; dedi.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Fri, 22 Apr 2016 11:04:02 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Eker Sailing Team 2. Yılında İtalya’da Podyuma Çıktı]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/eker/pr/eker-sailing-team-2-yilinda-italya-da-podyuma-cikti-17</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/eker/pr/eker-sailing-team-2-yilinda-italya-da-podyuma-cikti-17</guid>
            <description><![CDATA[<p>T&uuml;rkiye&rsquo;de başarılara imza atan Eker Sailing Team yurtdışında da ilk başarısını kazandı. Ge&ccedil;en yıl da katıldığı Melges 32 yarışın]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>T&uuml;rkiye&rsquo;de başarılara imza atan Eker Sailing Team yurtdışında da ilk başarısını kazandı. Ge&ccedil;en yıl da katıldığı Melges 32 yarışından eli boş d&ouml;nen Eker ekibi, bu yarışta ge&ccedil;en sene kazandığı tecr&uuml;benin karşılığını aldı.&nbsp; 8-9-10 Nisan tarihlerinde &uuml;&ccedil;&nbsp; g&uuml;n s&uuml;ren yarışlarda , on teknenin i&ccedil;erisinde yarışı &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; olarak tamamlayan Eker, bu yıl iddalı g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor. Ge&ccedil;en yıl verdiği deme&ccedil;te Ahmet Eker ; Hedeflerinin &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; yılda podyuma &ccedil;ıkmak olduğunu s&ouml;ylese&nbsp; de &nbsp;bu durumda hedefine bir yıl daha erken ulaşmış oldular.<br />
&nbsp;</p>

<p>Eker Sailing Team Skipperi Ahmet Eker ;</p>

<p>Ge&ccedil;en yıl ilk defa katıldığımız Melges 32 sınıfı Avrupa Serisi&rsquo;nde ikinci yılımıza &ccedil;ok g&uuml;zel bir başlangı&ccedil; yaptık. Bu yıl profesyonel olarak bizimle yarışan yelkencilerimizi İtalya&rsquo;dan se&ccedil;tik. Ana yelken trimcimiz ge&ccedil;en yılın d&uuml;nya şampiyonu, Giorgio Tortarolo, taktisyenimiz ise daha gen&ccedil; ve daha &ouml;nce Melges 24 D&uuml;nya şampiyonluğu olan Enrico Fonda idi.. Ekibin diğer elemanları ise balon trim Burak Zengin, flok trim Doğa Arıbaş, pit Burak Baran, irekdibi Emir İ&ccedil;g&ouml;ren, baş&uuml;st&uuml; Engin &Ouml;zgen, d&uuml;mende ise ben vardım.</p>

<p>Bu yıl teknemizi hafifletmek i&ccedil;in b&uuml;t&uuml;n elektroniklerimizi &ccedil;ıkardık ve tekneyi yarışa ge&ccedil;en seneye g&ouml;re &ccedil;ok daha iyi hazırladık. İlk seride ge&ccedil;en yıl d&uuml;nya şampiyonluğunda yarıştığımız yelkenlerle yarıştık. Porto Venere&rsquo;ye &nbsp;salı g&uuml;n&uuml;nden gidip iki g&uuml;n antrenman yapma fırsatımız oldu. Yabancılarımız ile iki kere daha &ouml;nce&nbsp; İstanbul&rsquo;da antrenman yapmıştık. Cuma g&uuml;n&uuml; ilk yarışımızda k&ouml;t&uuml; bir start alsak da yarışta toparlanarak altıncı olarak bitirdik. Aynı g&uuml;n ikinci yarışta yine ortalarda başlamamıza rağmen &uuml;st sıralara &ccedil;ıkmayı başararak &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; bitirdik. İlk g&uuml;n&uuml;n son&nbsp; yarışında da d&ouml;rd&uuml;nc&uuml; olarak sıralamada &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; sıraya yerleştik.</p>

<p>İkinci g&uuml;n daha sert hava koşulları bizi bekliyordu. 18-20 knot g&uuml;neyli havaya bir de yağmur eklenince zorlu bir yarış g&uuml;n&uuml; ge&ccedil;irdik. Ama sonu&ccedil;larımız ilk g&uuml;ne g&ouml;re biraz daha iyiydi. İkinci g&uuml;n&uuml;n ilk yarışında altıncı, ikinci yarışında ise ikinci olduk. Bu bizim kendimize g&uuml;venimizi arttırdı ama aynı zamanda heyecanımızı da &uuml;st seviyeye &ccedil;ıkardı. İkinci g&uuml;n&uuml;n son yarışında yine ortalama bir start almamıza rağmen kendimizi &ccedil;ok hızlı yukarılara taşıdık ve son tura birinci olarak d&ouml;nd&uuml;k. Ama heyecanımızdan balonu basarken sorun yaşadık ve birinci bitirebileceğimiz bir yarışı &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; olarak bitirdik.&nbsp; Son g&uuml;ne başlarken &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; pozisyonumuzu koruyorduk ve heyecan doruktaydı. Rakiplerimiz ile aramızda 2 puan vardı. Son g&uuml;n&uuml;n ilk yarışına yine ortama bir start ile başladık ama yine y&uuml;kselerek rakibimiz G-Spot ile burun buruna bir m&uuml;cadeleye giriştik. Son pupa ayağında G-Spot ile girdiğimiz m&uuml;cadeleyi burun farkı ile kazanarak aramızdaki puan farkını bir puana indirdik. Son Yarışta G-Spot &lsquo;ı ge&ccedil;ebilirsek seriyi kazanıyorduk. Son yarış &ccedil;ok iyi bir start aldık ama ekibin &uuml;zerindeki baskı ve heyecan performansımızı etkiledi. Ortalamamızın altında bir yarış &ccedil;ıkardık. G-Spot ile &ccedil;ok yakın olmamıza rağmen son orsa şamandırası d&ouml;n&uuml;ş&uuml;nde balonu basarken suya kaptırarak &ccedil;ok zaman kaybettik ve sonuncu olarak son yarışı bitirdik. Bu puan olarak attığımız yarış olduğundan pozisyonumuzu değiştirmedi ve seriyi &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; olarak tamamladık. &nbsp;&Uuml;lkemizi temsil ettiğimiz Melges 32 serisinde kazandığımız bu başarı one design yat yarışlarında T&uuml;rk ekip olarak kazanılan en iyi başarılardan biri. Bu bizi &ccedil;ok gururlandırıyor ve bu başarıyı &ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki yarışlarda da devam ettirmek istiyoruz, dedi. Serinin ikinci yarışı, 29 Nisan -1 Mayıs tarihleri arasında İtalya Porto Ercole&rsquo;de olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Fri, 15 Apr 2016 01:12:35 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Sağlıkta Rekabet Var Mı?]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/vsy-biyoteknoloji-ve-ilac-san-a-s/pr/saglikta-rekabet-var-mi-8</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/vsy-biyoteknoloji-ve-ilac-san-a-s/pr/saglikta-rekabet-var-mi-8</guid>
            <description><![CDATA[<p><strong>Panelde konuşmacı olarak yer alan VSY Biotechnology İdari ve Yurt İ&ccedil;i Ticari Birimler Genel M&uuml;d&uuml;r Yardımcısı G&uuml;rhan K]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Panelde konuşmacı olarak yer alan VSY Biotechnology İdari ve Yurt İ&ccedil;i Ticari Birimler Genel M&uuml;d&uuml;r Yardımcısı G&uuml;rhan Kaba farklı &uuml;lkelerde &ouml;zellikle pazara giriş s&uuml;recinde yaşanan zorluklardan bahsetti. </strong></p>

<p>T&uuml;rk Oftalmoloji Derneği&rsquo;nin (TOD) geleneksel olarak iki yılda bir d&uuml;zenlediği &ldquo;Oftalmoloji&rsquo;de Eğitim Buluşmaları&rdquo;nın 9.&rsquo;su ger&ccedil;ekleşti. 6 panelden oluşan yoğun bilimsel program d&acirc;hilinde oftalmoloji alanının &ouml;nde gelen isimleri konuşmacı olarak yer aldı. VSY Biotechnology İdari ve Yurt İ&ccedil;i Ticari Birimler Genel M&uuml;d&uuml;r Yardımcısı G&uuml;rhan Kaba, &ldquo;Oftalmoloji&rsquo;de Haksız Rekabet&rdquo; başlıklı panelde, sağlıkta rekabete y&ouml;nelik d&uuml;nyada yapılan uygulama &ouml;rneklerinden bahsetti. Kaba; G&uuml;mr&uuml;k ve Ticaret Bakanlığı&rsquo;na bağlı Rekabet Kurumu&rsquo;nun yanı sıra Sağlık Bakanlığı b&uuml;nyesinde &lsquo;sağlıkta rekabet&rsquo;e odaklı farklı bir kurum yapılanmasının T&uuml;rkiye&rsquo;deki gerekliliği &uuml;zerinde durdu.</p>

<p>G&uuml;rhan Kaba, g&uuml;n&uuml;m&uuml;z&uuml;n şartlarında rekabetin felsefi boyutunun arka planda kaldığını ve yasal d&uuml;zenlemelerin &ccedil;ok daha dominant olduğunu vurgulayarak, &ouml;zellikle sağlık alanında t&uuml;m &ouml;nemli global oyuncuların ulusal politikalarla yurti&ccedil;i piyasalarda tekelleştirilerek korunduğunu ve bu şekilde ekonomik olarak b&uuml;y&uuml;yen organizasyonların d&uuml;nya genelinde rekabet avantajı sağladıklarını belirtti.</p>

<p>T&uuml;rkiye&rsquo;de &uuml;retilen biyoteknolojik &uuml;r&uuml;nlerle son yıllarda s&uuml;rekli artan bir ihracat hacmine ulaşırken, farklı &uuml;lkelerde &ouml;zellikle pazara giriş s&uuml;recinde yaşadıkları sorunlardan şu şekilde bahsetti:</p>

<p>&ldquo;Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı&rsquo;nın (OECD) teknoloji ve ekonomi programına g&ouml;re rekabet g&uuml;c&uuml;; serbest piyasa koşulları altında, bir &uuml;lkenin reel milli gelirini artırmasına paralel olarak yabancı rekabete dayanabilecek mal ve hizmet &uuml;retebilme yeteneği olarak tanımlanıyor.&nbsp; Rekabet&ccedil;i Politika Konseyi&rsquo;ne g&ouml;re ise bir taraftan yurti&ccedil;i piyasalarda istikrarlı bir şekilde gelirleri artırabilme, diğer taraftan da uluslararası piyasalarda mal satabilme yeteneği olarak ifade ediliyor. Bu tanımlar ulusal ya da uluslararası &ccedil;er&ccedil;eve d&acirc;hilinde ekonominin gelişme prensipleri &uuml;zerine kurulu.</p>

<p>Sağlık satabilmek b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;&uuml;de devletlerin ekonomi politikalarının &ouml;nemli bir unsuru haline geldi.</p>

<p>&Uuml;r&uuml;n kalitesinden bağımsız olan, temelinde b&uuml;rokratik engellemeler s&ouml;z konusu. Bir şekilde bu engelleri aştığınızda pazarda gelişmenizi engelleyecek başka yaptırımlar veya limitler g&uuml;ndeme geliyor. ABD, sadece ithal &uuml;r&uuml;nler i&ccedil;in FDA ve benzeri kurumlar aracılığıyla sizi s&uuml;rekli değişen kanun ve y&ouml;netmeliklerle yıldırmaya &ccedil;alışırken. Avrupa Birliği (AB), &Ccedil;in veya daha az gelişmiş &uuml;lke pazarlarında bile pazara girişi engelleyen &ccedil;ok fazla reg&uuml;lasyon, standartlar s&ouml;z konusu.</p>

<p><strong>İTHAL G&Ouml;Z İ&Ccedil;İ LENSLERE YERİNDE DENETİM ZORUNLULUĞU UYGULANMIYOR</strong></p>

<p>T&uuml;rkiye&rsquo;de ise &uuml;retici firmalar i&ccedil;in olması gerektiği gibi yoğun denetim s&uuml;re&ccedil;lerinden bahsedebiliyoruz, ancak T&uuml;rkiye ithalat&ccedil;ılar i&ccedil;in adeta bir cennet. Yurt dışından T&uuml;rkiye&rsquo;ye ithal edilen medikal cihazlar i&ccedil;in mutlaka yerinde denetim şartı getirilmeli.</p>

<p>&Ouml;zellikle, katarakt tedavisinde kullanılan g&ouml;z i&ccedil;i lensler gibi steril &uuml;r&uuml;nlerin ithalinden &ouml;nce sağlık bakanlığının, &uuml;retim yeri denetimi zorunluluğu getirmesi şart. Bu hem hasta sağlığı hem de haksız rekabetle elde edilen kazan&ccedil;lar a&ccedil;ısından kritik bir konu. Son d&ouml;nemlerde T&uuml;rkiye&rsquo;de Uzak Doğu veya Hindistan menşeili &uuml;r&uuml;nlerin kullanımı giderek artıyor. Denetim eksikliği nedeniyle bu &uuml;r&uuml;nler hastalar i&ccedil;in b&uuml;y&uuml;k risk oluştururken, ulusal kaynaklardan ciddi bir ekonomik b&uuml;y&uuml;kl&uuml;k yurt dışına &ccedil;ıkmış oluyor. &nbsp;</p>

<p>Rekabet etiği &ouml;ne &ccedil;ıkarılmalı. Bir &uuml;r&uuml;n tercih edilirken hasta menfaati, insan sağlığı ya da tedavi edici niteliği olduk&ccedil;a &ouml;nemlidir ve &uuml;lkemizde t&uuml;m bu unsurların tek tek değerlendirilmesi i&ccedil;in Sağlık Bakanlığı b&uuml;nyesinde &lsquo;sağlıkta rekabet&rsquo;e odaklı farklı bir kurum yapılanmasına ihtiya&ccedil; vardır.&rdquo;</p>

<p><strong>HEDEF VİZYON SAHİBİ GEN&Ccedil;LER YETİŞTİRMEK</strong></p>

<p>Ana konu olarak bu yıl sorunlar ve &ccedil;&ouml;z&uuml;mlere odaklanılan&nbsp; &ldquo;Oftalmolojide Eğitim Buluşmaları&rdquo; etkinliği hakkında değerlendirmede bulunan <strong>T&uuml;rk Oftalmoloji Derneği Temel Eğitim ve Mesleki Planlama Birimi Başkanı</strong> Prof. Dr. Zeliha Yazar oluşturulan programın &ccedil;ok y&ouml;nl&uuml; olduğunu belirterek, gen&ccedil; asistan doktorlara kamu- &ouml;zel sekt&ouml;r, yaşanan rekabet, sorunlar, &ccedil;&ouml;z&uuml;m yolları gibi geniş bir &ccedil;er&ccedil;evede oftalmoloji alanındaki genel durumu ortaya koyduklarını ve bu sayede asistanlara bir vizyon kazandırmayı ama&ccedil;ladıklarını s&ouml;yledi. &nbsp;</p>

<p>T&uuml;rkiye&rsquo;deki b&uuml;t&uuml;n &uuml;niversite, eğitim araştırma hastanelerinden ve g&ouml;z kliniklerinden 2&rsquo;şer asistanın davet edildiği bilgisini de veren Prof. Dr. Zeliha Yazar; &ldquo;bu etkinlik kapsamında asistanlarımız hem moderat&ouml;r hem de konuşmacı oluyor, hocaları ile oturum y&ouml;netiyor, toplantıda g&ouml;rev alıyorlar, bu y&ouml;n&uuml;yle de asistanlar i&ccedil;in &ouml;nemli bir etkinlik&rdquo; dedi. &nbsp;</p>

<p>Ankara&rsquo;da ger&ccedil;ekleşen Eğitim Buluşması Toplantısı sırasında geleneksel Anıtkabir ziyareti de ger&ccedil;ekleştirildi.</p>

<p>Kongre katılımcıları arasında; TOD Başkanı Prof. Dr. Reha Ers&ouml;z, Prof. Dr. &Uuml;nal Bengisu, Opr. Dr. Sunay Duman, Prof. Dr. Fatih Mehmet Mutlu, Prof. Dr. İzzet Can, Prof. Dr. Huban Atilla, Prof. Dr. Emin &Ouml;zmert, Prof. Dr. Kutay Anda&ccedil; gibi T&uuml;rkiye&rsquo;nin &ouml;nde gelen bir&ccedil;ok g&ouml;z hekimi yer aldı.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Fri, 08 Apr 2016 17:23:30 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[TOD Nisan Kursu’nda Güncel Gelişmeler Konuşuldu ]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/vsy-biyoteknoloji-ve-ilac-san-a-s/pr/tod-nisan-kursu-nda-guncel-gelismeler-konusuldu-9</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/vsy-biyoteknoloji-ve-ilac-san-a-s/pr/tod-nisan-kursu-nda-guncel-gelismeler-konusuldu-9</guid>
            <description><![CDATA[<p>Ana konusu &ldquo;Glokom&rdquo; olan ve Opr. Dr. H&uuml;lya Nurg&uuml;n Orer anısına d&uuml;zenlenen organizasyonu yaklaşık bin uzman takip etti. V]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Ana konusu &ldquo;Glokom&rdquo; olan ve Opr. Dr. H&uuml;lya Nurg&uuml;n Orer anısına d&uuml;zenlenen organizasyonu yaklaşık bin uzman takip etti. VSY Biotechnology de etkinlikte yer alarak hekimlere g&ouml;z alanındaki yenilikler hakkında bilgi verdi. Firmanın Yurti&ccedil;i Katarakt Cerrahi, Medikal Sistemler, Kontakt Lens ve Pharma b&ouml;l&uuml;m yetkilileri etkinlik boyunca doktorlar ile bilgi alış verişinde bulundular.</p>

<p>VSY Biotechnology CEO&rsquo;su Dr. Ercan Varlıbaş, TOD Nisan Kursu sırasında Glokom&rsquo;a y&ouml;nelik gelişmelerin değerli uzmanlar tarafından paneller ve konferanslar aracılığıyla aktarılarak, bilgi alış verişinde bulunulmasının &ouml;nemine değinerek, VSY Biotechnology&rsquo;nin Glokom&rsquo;a y&ouml;nelik sunduğu yenilikler hakkında şu a&ccedil;ıklamalarda bulundu:</p>

<p>&nbsp;&ldquo;Etkinlik kapsamında; Oftalmolojide akıllı ila&ccedil; kullanımı, g&ouml;z i&ccedil;i basıncı, &ouml;zellikli glokomlar, tanı ve tedaviler gibi bir&ccedil;ok başlıkta paneller ger&ccedil;ekleştirilerek &ccedil;ağımızın sinsi hastalığı &ldquo;glokom&rdquo; mercek altına alındı.&nbsp; VSY Biotechnology olarak biz de bu alanda d&uuml;nya &ccedil;apında geliştirilen yenilikleri distrib&uuml;t&ouml;rl&uuml;klerimiz vasıtası ile de g&ouml;z hekimlerimize sunuyor, onları bilgilendiriyoruz.</p>

<p>Glokomu kontrol altına almak i&ccedil;in g&ouml;z i&ccedil;i basın&ccedil; y&uuml;ksekliğinin (GİB) kontrol altına alınması gerekli. Doktorların yanı sıra hastaların da kendi kendine GİB&rsquo;i kolay bir şekilde &ouml;l&ccedil;ebilmesi ve sonu&ccedil;larının anlık doktorlara iletilebilmesi i&ccedil;in geliştirilen I- Care tonometre cihazlarını doktorlarımız ile buluşturduk.</p>

<p>G&ouml;z sinirlerinin mevcut durumunun kontrol edilebildiği Octopus G&ouml;rme Alanı cihazı yine Nisan Kursu sırasında ilgi odağı olan teknolojiler arasında yer aldı. Aynı zamanda g&ouml;z basıncını d&uuml;ş&uuml;rmeye y&ouml;nelik m&uuml;dahale ama&ccedil;lı kullanılan lazer sistemleri de uzmanlar tarafından detaylı bir şekilde incelendi.&rdquo;</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Fri, 08 Apr 2016 17:54:24 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Bahar Bakımı ile Yenilenme Zamanı]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/doktorsitesi-com/pr/bahar-bakimi-ile-yenilenme-zamani-30</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/doktorsitesi-com/pr/bahar-bakimi-ile-yenilenme-zamani-30</guid>
            <description><![CDATA[<p>Kış mevsimini arkamızda bıraktığımız bu g&uuml;nlerde, baharı yenilenmiş ve tazelenmiş bir v&uuml;cutla karşılamanın zamanı da geldi &ccedil;attı. ]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Kış mevsimini arkamızda bıraktığımız bu g&uuml;nlerde, baharı yenilenmiş ve tazelenmiş bir v&uuml;cutla karşılamanın zamanı da geldi &ccedil;attı. Baharlık ve renkli kıyafetlerin, tiril tiril g&ouml;mleklerin, ince pantolonların gardıropta yerini almaya başlamasıyla v&uuml;cudumuzu da bahar ve yaz aylarına hazırlamak i&ccedil;in en uygun d&ouml;neme girmiş bulunuyoruz. Plastik Rekonstr&uuml;ktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op.Dr.Tahir G&ouml;khan Haytoğlu; sel&uuml;lit ve y&uuml;z mezoterapisi ile daha ışıltılı, canlı bir cilde sahip olmak isteyenlere bu y&ouml;ntem hakkında merak edilenleri anlattı.</p>

<p><strong>Mezoterapi Nedir? Mezoterapi ile Sel&uuml;lit Tedavisi Nasıl Yapılır?&nbsp;&nbsp;&nbsp;</strong></p>

<p>Mezoterapi, mezodermden kaynaklı b&ouml;lgeye ince ve k&uuml;&ccedil;&uuml;k iğneler yardımı ile yapılan enjeksiyon tedavisidir diyen<strong>&nbsp;Plastik Rekonstr&uuml;ktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op.Dr.Tahir G&ouml;khan Haytoğlu</strong>; mezoderm kaynaklı b&ouml;lgeyi, cildin derm tabakası, bağ dokusu, yağ dokusu ve kas dokusunu i&ccedil;eren b&ouml;lge olarak tanımladı.<strong>Dr.Haytoğlu;</strong>&nbsp;&ldquo; Mezoderm kaynaklı b&ouml;lgeye yapılan enjeksiyonlara mezoterapi denir. D&uuml;nyada sel&uuml;lit tedavisinde sıklıkla kullanılan mezoterapi y&ouml;nteminde ama&ccedil; sel&uuml;lite sebep olan dolaşım bozukluğunu ortadan kaldırmak ve aynı zamanda bu dolaşım bozukluğu sonucu oluşan yağ dokusunu da d&uuml;zeltmektir. Mezoterapi ile sel&uuml;lit tedavisinde b&uuml;y&uuml;yen yağ h&uuml;creleri k&uuml;&ccedil;&uuml;l&uuml;r ve dolaşım tedavi edildiği i&ccedil;in de sel&uuml;lit g&ouml;r&uuml;n&uuml;m&uuml; ortadan kalkar. 10 g&uuml;nde bir yapılan ve seanslar şeklinde uygulanan mezoterapi ile sel&uuml;lit tedavisinde hazırlanan ila&ccedil; kokteylleri b&ouml;lgede yağ eritici ve metabolizmayı hızlandırıcı olarak etki eder&rdquo; dedi.</p>

<p><strong>Dr.Haytoğlu;</strong>&nbsp;yan etkisinin &ccedil;ok az olması sebebiyle tercih edilen bu y&ouml;ntemde hastaların alınan sonu&ccedil;ları koruması i&ccedil;in beslenmelerine dikkat etmesini, bol sıvı almasını ve d&uuml;zenli spor yapmasını tavsiye etti.</p>

<p><strong>Y&uuml;z Mezoterapisi Nedir? Nasıl Uygulanmaktadır?</strong></p>

<p>Y&uuml;z mezoterapisinin genellikle iki ama&ccedil;la kullanıldığını s&ouml;zlerine ekleyen&nbsp;<strong>Dr.Haytoğlu&nbsp;</strong>bu ama&ccedil;ları; y&uuml;z-gıdı b&ouml;lgesinde oluşan yağlanmaların tedavisi ve ciltte gen&ccedil;leşme sağlamak olarak sıraladı. Ayrıca&nbsp;<strong>Dr.Haytoğlu;</strong>d&uuml;zenli aralıklarla yapılan tekrarlama k&uuml;rleri ile ciltteki yaşlanmayı &ouml;nlemek ve gen&ccedil;liği korumak i&ccedil;in tercih edilen y&uuml;z mezoterapisi y&ouml;nteminde, cildin altına ila&ccedil; kokteyllerinin enjekte edildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Dr.Haytoğlu;</strong>&nbsp;&ldquo;Leke tedavisi, g&ouml;zaltında oluşan morluklar, kırışıklık ve sarkmalar gibi şikayetlerde kullanılan y&uuml;z mezoterapisinde ama&ccedil; cildi yenilemektir. &Ccedil;ok ince ve kısa u&ccedil;lu iğnelerle cilt altına verilen ila&ccedil; kokteyllerinde hasta ağrı ve acı hissetmez. 5-10 dakika s&uuml;ren bu işlemde ciltte herhangi bir problem meydana gelmemektedir&rdquo; dedi.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Fri, 22 Apr 2016 11:30:46 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Mutlu olmak için ne yapmalıyız?]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/sima-psikolojik-danismanlik-merkezi/pr/mutlu-olmak-icin-ne-yapmaliyiz-40</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/sima-psikolojik-danismanlik-merkezi/pr/mutlu-olmak-icin-ne-yapmaliyiz-40</guid>
            <description><![CDATA[<p>Depresyon ile benzer &ouml;zellikler g&ouml;sterebilen mutsuzluk durumu kişinin yaşam kalitesini olduk&ccedil;a d&uuml;ş&uuml;rebilmekte ve sonunda]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Depresyon ile benzer &ouml;zellikler g&ouml;sterebilen mutsuzluk durumu kişinin yaşam kalitesini olduk&ccedil;a d&uuml;ş&uuml;rebilmekte ve sonunda depresyona varabilmektedir. Bu bakımdan &uuml;zerinde ciddiyetle durulması &ouml;nemlidir.</p>

<p>Uzm. Psk. Sibel Deniz Toledo genel tabloyu ş&ouml;yle tanımlamaktadır, &ldquo;&Ccedil;ağımız mutluluğu bir takım şeylerin elde edilmesi sonucu ulaşılan bir &ouml;d&uuml;l gibi tanımlamaktadır. Pek &ccedil;ok &uuml;r&uuml;n reklam teması olarak &uuml;r&uuml;ne sahip olunursa mutlu olunacağını vaad etmektedir. Eğitim ve iş d&uuml;nyası s&uuml;rekli yeni hedefler koymakta ve mutluluğun daima bir sonraki hedefin arkasında olduğu mesajını vermektedir. Ulaşılanlar ancak &ccedil;ok kısa s&uuml;reliğine doyum sağlamakta ardından yarışa kalınan yerden devam edilmektedir. Uzun vadede bu dışarıdan mutluluk arayışı kişiyi mutsuz etmektedir.&rdquo;</p>

<p>Mutsuz kişinin, hayattan zevk almadığını, eskiden yapmaktan keyif aldığı şeyleri artık yapmak istemediğini, g&uuml;n ge&ccedil;irdiğini, rutinin i&ccedil;inde kaybolduğunu ve &nbsp;genel anlamı ile iyi hissetmediğini tarif etmekte olduğunu belirten Uzm. Psk. Sibel Deniz Toledo, &ldquo;Mutsuzluk, kişiyi bir girdap gibi i&ccedil;ine &ccedil;ekebilmekte ve i&ccedil;inden &ccedil;ıkmaya &ccedil;abalamak yerine daha da besleyecek davranışlara y&ouml;nlendirebilmektedir. &Ouml;rneğin sosyal olmaya &ccedil;alışmak yerine daha fazla i&ccedil;ine kapanmak ve daha az iletişim kurmak, mutsuz edici haberler okumak, kendine &ouml;zen g&ouml;stermeyi bırakmak, neşeli par&ccedil;alar dinlemek yerine ağır damar şarkılara y&ouml;nelmek gibi.&rdquo; şeklinde konuştu.</p>

<p>Peki neden kişiler mutlu olmaya &ccedil;abalamak yerine mutsuzluklarına tutunuyorlar? &ldquo;Ş&ouml;yle ki ger&ccedil;ek anlamda mutlu olmak i&ccedil;sel bir farkındalık, olanı kabul ve &ouml;zsevgi gerektiyor. Kim olduğunun, g&uuml;&ccedil;l&uuml; ve zayıf yanlarının, kendi eşsiz ve biricik varoluşunun farkında olan, kendini ve hayatın ona sunduklarını kabul eden ve kendini ger&ccedil;ekten seven kişi mutlu olmayı başarıyor. Kendini hayatın kurbanı olarak g&ouml;r&uuml;p kendine eziyet ve s&uuml;rekli şikayet etmek yerine kendi se&ccedil;imlerini yapıp eyleme ge&ccedil;ebiliyor. Ancak genel toplumsal bakış a&ccedil;ısı bu anlamda kendini sevmeyi, se&ccedil;imlerine sahip &ccedil;ıkmayı, zayıf yanlarını kabul etmeyi ve farklı bir eyleme ge&ccedil;meyi k&ouml;t&uuml; ve kabul edilemez bir şey olarak g&ouml;sterdiği i&ccedil;in bu konuda kişiler olduk&ccedil;a zorlanıyor ve şikayet etseler de mutsuzluğa tutunmayı tercih ediyorlar &ldquo;</p>

<p><strong>MUTLU OLMAK İ&Ccedil;İN NELER YAPILABİLİR?</strong></p>

<p>&ldquo;Birincisi yapmaktan keyif aldıkları şeyleri başlarda i&ccedil;lerinden gelmesede yapmaya &ccedil;alışın. Kendinizi daha fazla mutsuz edecek, s&uuml;rekli eleştiren ve şikayet eden insanlardan uzak tutun. Bunun yerine enerjilerini y&uuml;kseltecek, iyi hissettirecek kişilerle vakit ge&ccedil;irin. Gelecek kaygısı i&ccedil;inde olmamış şeyler i&ccedil;in &uuml;z&uuml;lmeyin. Kendinize daha fazla &ouml;zen g&ouml;sterin. Yavaşlayın. Yemek yerken de, işinizi yaparken de, her ne yapıyorsanız yavaşlayın ve yaptığınızın farkına varın. Sizin dışınızdaki hayatı i&ccedil;inize &ccedil;ekin; bir kedinin başını okşayın, bir ağaca sarılın, g&uuml;zel bir &ccedil;i&ccedil;eği koklayın yani yaşam ile bağ kurun. Bol bol ş&uuml;k&uuml;r edin. Başkalarına g&ouml;sterdiğiniz anlayış ve toleransı kendinize de g&ouml;sterin. Hayatınıza mutlaka anlam katın.&rdquo;</p>

<p>Uzman psikolog Sibel Deniz Toledo s&ouml;zlerini ş&ouml;yle bitirdi. &ldquo;Mutluluk aslında kaf dağının ardında değil. Mutluluk kendi hayatınızın sorumluluğunu elinize alma cesaretindedir.&rdquo;</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Sat, 30 Apr 2016 13:18:12 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Şirketler Sağlık Harcamalarında Milyon Dolarları Nasıl Kurtarabilecekler?]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/cleveland-clinic/pr/sirketler-saglik-harcamalarinda-milyon-dolarlari-nasil-kurtarabilecekler-58</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/cleveland-clinic/pr/sirketler-saglik-harcamalarinda-milyon-dolarlari-nasil-kurtarabilecekler-58</guid>
            <description><![CDATA[<p>Cleveland Clinic Uluslararası İlişkiler Program M&uuml;d&uuml;r&uuml; Salih Yıldırım ; &rsquo;&rsquo;Cleveland Clinic D&uuml;nya &ccedil;apında 43.]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Cleveland Clinic Uluslararası İlişkiler Program M&uuml;d&uuml;r&uuml; Salih Yıldırım ; &rsquo;&rsquo;Cleveland Clinic D&uuml;nya &ccedil;apında 43.000 den fazla &ccedil;alışanı,&nbsp; yılda 6.1 milyondan fazla hastası ve 3900 hekim ve bilim adamı ile s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir bir dizi sağlık girişimi &nbsp;ger&ccedil;ekleştirmekte ve bu konuda firma ve kuruluşlara &ouml;nderlik etmektedir. Cleveland Clinic de Sağlıklı yaşam k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml; oluşturma programının amacı; &ccedil;alışma arkadaşlarının daha sağlıklı yaşamaları i&ccedil;in gerekli programlar ile sağlık maliyetlerini d&uuml;ş&uuml;rmektir. <em>Hedef; tıpta ve toplumda sağlık sorunlarını &ouml;nlemek ve daha sağlıklı yaşamı &ouml;ncelikli hale getirmektir.</em>&rsquo;&rsquo; dedi.</p>

<p>D&uuml;nyadaki bazı &ouml;rneklere bakıldığında ;</p>

<p>Coca Cola &ccedil;alışanlarının %60 ı aynı programa katılmış ve yıllık kişi başı 500$ sağlık giderlerinde tasarruf sağlanmıştır.</p>

<p>Johnson&amp;Johnson firması gene &ccedil;alışanların sağlık harcamalarında 250 milyon $+ tasarruf sağlamış ve &ccedil;alışanlarının 3/2&rsquo;si sigarayı bırakmıştır.</p>

<p>Pasific Bell firması iş yerine olan devamsızlıkların &ouml;nemli &ouml;l&ccedil;&uuml;de azaldığını bildirmiştir</p>

<p>Bu noktada t&uuml;m şirketlere sorulması gereken 5 soru vardır;</p>

<ol>
	<li>Eğer sağlıklı yaşamı desteklemek i&ccedil;in herhangi bir yatırım yapmazsak, bunun sonucunda neler olabilir veya neler olmaya devam edebilir? Bu sonu&ccedil;ların şirketimiz i&ccedil;in maliyeti ne olur?</li>
	<li>Şu anda uyguladığınız ne tip sağlık ve motivasyon programlarınız var ve bu programlar ne kadar efektif?</li>
	<li>Hangi tip programlar &ccedil;alışanlarınızın ihtiya&ccedil; ve beklentilerine cevap verebilir?</li>
	<li>Sağlıklı yaşam i&ccedil;in ne kadar yatırım yapmayı planlıyorsunuz ve beklediğiniz sonu&ccedil;lar nedir?</li>
	<li>Ger&ccedil;ek&ccedil;i olarak ne kadar yatırım yapabilecek g&uuml;&ccedil;teyiz?</li>
</ol>

<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Dilara Ko&ccedil;ak &ldquo;T&uuml;rkiye de şirketlerin genelinde uygulanması &ouml;nerilen bu sistem sayesinde hem &ccedil;alışanlar sağlıklı ve bu konuda bilin&ccedil;li bir yaşam s&uuml;rerek yaşam kalitelerini arttırabilecekler hem de şirketler her yıl &ouml;dedikleri sağlık sigorta &ouml;demelerinde &ccedil;ok &ouml;nemli tasarruflar sağlayacaklardır&rdquo; diyerek t&uuml;m şirketleri &ccedil;alışan sağlığına yatırım yapmaya davet etti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Cleveland Clinic T&uuml;rkiye B&ouml;lge Direkt&ouml;r&uuml;, Dr. Aylin &Ouml;zdemir Lorenz&rsquo;in aktardığı bilgiye g&ouml;re; Sağlık Sigorta Primlerini d&uuml;ş&uuml;rmek i&ccedil;in adım &ouml;l&ccedil;erlerin &ccedil;alışanlara verilerek egzersiz yapmaya teşvik edilmelerinin yanı sıra sağlıklı beslenmenin bir alışkanlık haline gelmesi i&ccedil;in Clinic kamp&uuml;slerinde asla şekerli i&ccedil;ecekler satılmamaktadır.&rsquo;&rsquo; dedi ve devam etti;&rsquo; Psikolojik yardım da sağlanabilen &ccedil;alışanlar hem aldıkları bilgiler, hem doğru y&ouml;nlendirme hem de gerektiğinde kilo ve sigara konusunda aldıkları psikolojik yardım ile işlerine bağlılıkları artmış, yaşam kaliteleri y&uuml;kselmiş ve &nbsp;yıllık sağlık prim masrafı %50 d&uuml;şm&uuml;şt&uuml;r.&rsquo;&rsquo;</p>

<p>Amerikan Geriatri Birliği dergisinde yayınlanan bir araştırma; 2910 kadın ve erkek takip edilmiş; 50 yaşından sonra kilo alanların ilerleyen yaşlarda kendi kendilerine yetmeme riski altında olduklarını saptlanmıştır. Obezite hayat kalitesini d&uuml;ş&uuml;rmekte ve g&uuml;nl&uuml;k hayatta &uuml;zerini giyinme, duş alma, ufak ev işleri gibi rutin işleri yapmak i&ccedil;in başkasının yardımına ihtiya&ccedil; duyanlar genellikle obez hastalardır.</p>

<p>Cleveland Clinic &ouml;nderliğinde &lsquo;Corporate &nbsp;wellness&rsquo; uygulanan D&uuml;nya &ccedil;apında bilinir pek &ccedil;ok firma sağlık giderlerinde g&ouml;zle g&ouml;r&uuml;l&uuml;r tasarruflar sağlamıştır.</p>

<p>2001 de MD Anderson Kanser Merkezi&rsquo;nde bu sistem ile; 6 sene i&ccedil;erisinde iş kaybını %80 azaltmış ve &ccedil;alışanların sigorta &ouml;demeleri 1.5 milyon dolar azalmıştır. Coca Cola &ccedil;alışanlarının %60 ı aynı programa katılmış ve yıllık kişi başı 500$ sağlık giderlerinde tasarruf sağlanmıştır. Johnson %Johnson firması gene &ccedil;alışanların sağlık harcamalarında 250 milyon$ + tasarruf sağlamış ve &ccedil;alışanlarının 3/2&rsquo;si sigarayı bırakmıştır.</p>

<p>T&uuml;rkiye de şirketlerin genelinde uygulanması &ouml;nerilen bu sistem sayesinde hem &ccedil;alışanlar sağlıklı ve bu konuda bilin&ccedil;li bir yaşam s&uuml;rerek yaşam kalitelerini arttırabilecekler hem de şirketler her yıl &ouml;dedikleri sağlık sigorta &ouml;demelerinde &ccedil;ok &ouml;nemli tasarruflar sağlayacaklardır.</p>

<p><strong>Resim bilgi/ Toplu resim soldan sağa;</strong></p>

<p>M.Salih Yıldırım,&nbsp;Cleveland&nbsp;Clinic&nbsp;Uluslararası İlişkiler Program M&uuml;d&uuml;r&uuml;,</p>

<p>Uzm. Dyt. Dilara Ko&ccedil;ak,&nbsp;Beslenme ve Diyet Uzmanı,</p>

<p>Prof. Dr. Murat Tuzcu,&nbsp;Cleveland&nbsp;Clinic&nbsp;Abu Dhabi, Profes&ouml;r Doktor, Baş Akademisyen ve Kalp-Damar Hastalıkları B&ouml;l&uuml;m Başkanı,</p>

<p>Dr. Aylin &Ouml;zdemir Lorenz,&nbsp;Cleveland&nbsp;Clinic&nbsp;T&uuml;rkiye B&ouml;lge Direkt&ouml;r&uuml;</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Wed, 25 May 2016 10:09:41 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Mükemmeliyetçi olma nedenleri ve sonuçları]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/sima-psikolojik-danismanlik-merkezi/pr/mukemmeliyetci-olma-nedenleri-ve-sonuclari-42</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/sima-psikolojik-danismanlik-merkezi/pr/mukemmeliyetci-olma-nedenleri-ve-sonuclari-42</guid>
            <description><![CDATA[<p>Nedenler &ccedil;ok sayıda olabilse de hi&ccedil;bir insanın belli bir davranış kalıbıyla doğmadığını belirten Uzm. Psk. Mahir Efe Falay, &uuml;nl&]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Nedenler &ccedil;ok sayıda olabilse de hi&ccedil;bir insanın belli bir davranış kalıbıyla doğmadığını belirten Uzm. Psk. Mahir Efe Falay, &uuml;nl&uuml; d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r John Locke&rsquo;nin s&ouml;ylediği gibi &ldquo;İnsan zihni doğuştan boş bir levhadır ve ne &ouml;ğrenirse o olur. M&uuml;kemmeliyet&ccedil;ilikte derine inildiğinde erken &ccedil;ocukluk karşımıza &ccedil;ıkar. Erken &ccedil;ocukluktaki koşulsuz olması gereken &lsquo;kabullenilme&rsquo;, koşullu kabulse - yani &ccedil;ocuğun davranışlarına bağlıysa - &nbsp;buna neden olabilir. &Ccedil;ocuk ebeveynlerinin istediği standartları karşılamanın ancak m&uuml;kemmel ile olduğunu hızla &ouml;ğrenir. Ve &ccedil;ocuklukta başlayan m&uuml;kemmeliyet&ccedil;ilik neredeyse her zaman yetişkinlikte de devam eder&rsquo; diye konuştu.</p>

<p>M&uuml;kemmeliyet&ccedil;i olmanın diğer olası nedenlerini de s&ouml;yleyen Uzm. Psk. Mahir Efe Falay, &ldquo;Erken &ccedil;ocuklukta sorun yoksa ama kişi yine de b&ouml;yleyse bu sefer gen&ccedil; yetişkinlik d&ouml;nemine bakılmalıdır. Arkadaşlarının ailesinden daha &ouml;nemli olduğu ergenlik &ccedil;ağında acaba i&ccedil;ine girmek - i&ccedil;inde kalmak istediği gruptakilerin hayata karşı tavırları nasıl? Onların bakış a&ccedil;ısı &lsquo;m&uuml;kemmeliyet&ccedil;ilik&rsquo; barındırıyorsa sizin &ccedil;ocuk da muhtemelen &ouml;yle birine d&ouml;n&uuml;şecektir.</p>

<p>M&uuml;kemmeli isteme sadece aileler veya arkadaş gruplarına bağlı değildir. Herhangi bir &ouml;ğretmen de isteyebilir. Bunun sonucu da yukardakilerden pek farklı olmayacaktır. Erken &ccedil;ocukluğunda ilkokulundaki &ccedil;ocuk onun dersinde kalmamak ve sınıf arkadaşları tarafından alay edilmemek (&ccedil;ocuklar acımasızdır zira ahlak hen&uuml;z tam gelişmemiştir) i&ccedil;in m&uuml;kemmeli, yani kaf dağının tepesine erişmeyi ama&ccedil;layacak ve ancak bir kısmı başarabilecektir. &Ccedil;eşitli nedenlerle başaramayanlardaysa &ouml;zg&uuml;ven kaybı, okuldan soğuma ve/veya i&ccedil;e kapanma gibi depresif durumlar g&ouml;r&uuml;lebilir&ldquo; ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bu zorlayıcı durumun bir&ccedil;ok sonucu olduğunu s&ouml;yleyen Uzm. Psk. Mahir Efe Falay, &nbsp;&ldquo;M&uuml;kemmeliyet&ccedil;iliğin sonu&ccedil;ları veya getiri - g&ouml;t&uuml;r&uuml;leri &uuml;st&uuml;ne eğilmek gereken bir diğer konudur. Zira nasıl ki ekilen tohumlar belli bir zaman sonra bitkiye d&ouml;n&uuml;ş&uuml;p hasat edilebilecekse, &ccedil;ocukluk ve gen&ccedil; yetişkinlikte bir nedenle başlayan m&uuml;kemmeliyet&ccedil;ilik de kişinin hayatında ve &ccedil;evresinde kendini esas olarak yetişkinlikte g&ouml;sterecektir.</p>

<p>Kendine ve etrafına ister d&uuml;ş&uuml;nce ister davranış bazında normalden y&uuml;ksek standartlar koyacak ve bunların biri dahi karşılanmadığında dışarıdan rahat&ccedil;a g&ouml;r&uuml;lebilecek kızgınlık, &ouml;fke, soğuma gibi sonu&ccedil;lar g&ouml;r&uuml;lebilecektir. Bunlar da uzun vadede &ccedil;eşitli fizyolojik sorunlara d&ouml;n&uuml;ş&uuml;p kişinin hayatını iyice zorlaştıracaktır.</p>

<p>Bu y&uuml;ksek standartlar aynı zamanda bir&ccedil;ok erteleme de getirecektir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; ama&ccedil;lanan &ldquo;en&rdquo; dir. Ama bakılırsa ki &ldquo;en&rdquo; e ulaşılma şansı yok, o y&uuml;zden hi&ccedil; başlanmayacaktır. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; &ouml;yle bir kişi b&uuml;y&uuml;k ihtimalle (araştırmalara g&ouml;re %75 kadarı) en &rsquo;den aşağısını kabul edilemez bulacaktır ve bu kalıp birden &ccedil;ok kere tekrarlanınca, m&uuml;kemmeliyet&ccedil;i kişinin hanesine b&uuml;y&uuml;k bir g&ouml;t&uuml;r&uuml; olacaktır.</p>

<p>G&ouml;t&uuml;r&uuml; varsa getiri de mutlaka olacaktır, o da &lsquo;işini iyi yapmak&rsquo;, gelen eleştirileri en aza indirmek ve u&ccedil; raddelere varmadık&ccedil;a yararlı olabilen kontrol arzusudur&rdquo; şeklinde konuştu.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Sat, 30 Apr 2016 13:33:41 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Schwind Amaris Kullanıcıları Buluştu!]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/vsy-biyoteknoloji-ve-ilac-san-a-s/pr/schwind-amaris-kullanicilari-bulustu-4</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/vsy-biyoteknoloji-ve-ilac-san-a-s/pr/schwind-amaris-kullanicilari-bulustu-4</guid>
            <description><![CDATA[<p>Schwind Amaris cihazlarının T&uuml;rkiye&rsquo;deki tek yetkili distrib&uuml;t&ouml;r&uuml; olan VSY Biotechnology, Schwind Amaris markasını kullan]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Schwind Amaris cihazlarının T&uuml;rkiye&rsquo;deki tek yetkili distrib&uuml;t&ouml;r&uuml; olan VSY Biotechnology, Schwind Amaris markasını kullanan T&uuml;rkiye&rsquo;nin &ouml;nde gelen g&ouml;z hekimlerini &ldquo;Schwind Kullanıcıları Buluşuyor&rdquo; toplantısında biraraya getirdi. Toplantı kapsamında bilimsel veriler ele alındı ve doktorların klinik deneyimleri aktarıldı. Moderat&ouml;rl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; Prof. Dr.<strong>&Ouml;mer Faruk Yılmaz</strong>, Prof. Dr<strong>. Ahmet Demirok</strong>, Opr. Dr.&nbsp;<strong>Ertan Sunay</strong>&rsquo;ın ger&ccedil;ekleştirdiği toplantıda, başarılı bir excimer lazer cerrahisi i&ccedil;in dikkat edilmesi gerekenler, prensipler, tedaviler ve topografi analizinin p&uuml;f noktaları gibi konularda bilgiler verdiler.</p>

<p>VSY Biotechnology CEO&rsquo;su&nbsp;Dr.&nbsp;<strong>Ercan Varlıbaş</strong>, d&uuml;nyada gelişen son teknolojileri T&uuml;rk g&ouml;z hekimlerinin takip etmelerinin &ouml;nemine değinerek, doktorların tedavide onaylı yeni y&ouml;ntemlerden uzak durmamaları gerektiğini belirtti. Dr. Varlıbaş, son teknolojik cihazları T&uuml;rk g&ouml;z hekimler ile buluşturmaktan dolayı duydukları memnuniyeti ifade etti.</p>

<p><strong>SCHWİND AİLESİNİN YENİ &Uuml;YESİ &lsquo;PERAMİS&rsquo;</strong></p>

<p>Schwind m&uuml;hendislerinden&nbsp;<strong>Jens Fl&uuml;gge</strong>, Schwind&rsquo;in yeni &uuml;yesi olan Peramis cihazının &ouml;zellikleri sayesinde hastanın g&ouml;z topografisinin, wavefront g&ouml;r&uuml;nt&uuml;lerinin, aberrometre bilgilerinin ve diğer kombine harita bilgilerinin elde edilebildiğini vurgulayarak; &ldquo;Cihaz, ger&ccedil;ek zamanlı &ouml;l&ccedil;&uuml;m yapıyor. Sonrasında g&ouml;z hekimleri hastalara nasıl bir tedavi uygulayacağını kesin bir şekilde g&ouml;rebiliyor&rdquo; dedi. Cihazın doktor ve hastalara sunduğu &ouml;nemli &ouml;zellikleri ise şu şekilde anlattı: &ldquo;Cihaz Peramis &ouml;zelliği ile &ccedil;ok hızlı ve neredeyse sınırsız veri noktasından g&ouml;z &ouml;l&ccedil;&uuml;m&uuml; yapabiliyor, &ccedil;&ouml;z&uuml;n&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; 41 mikron gibi y&uuml;ksek bir seviyede, aberasyonu &ccedil;ok y&uuml;ksek olan keratokonus ya da keratoplastik g&ouml;zlerde de kullanılabiliyor. Cihazın karar ağacı ve karşılaştırma &ouml;l&ccedil;&uuml;mleme gibi teknik &ouml;zellikleri de g&ouml;z hekimlerine tedavide b&uuml;y&uuml;k kolaylık sağlıyor.&rdquo;</p>

<p><strong>SONU&Ccedil;LAR BAŞARILI</strong></p>

<p>Schwind Amaris&rsquo;in t&uuml;m &ouml;zelliklerinin ele alındığı toplantıda &ouml;ne &ccedil;ıkan konulardan biri de; Wavefront temelli tedavi ve Presbiyopi tedavisinde Amaris ailesinin başarısı oldu. &Ouml;zellikle cihazın &ldquo;Manager&rdquo; opsiyonu kullanılarak da manip&uuml;le edilebilen ve hastaya &ouml;zel olmasının yanında hasta i&ccedil;in daha da hassas hale getirilebilen wavefront tedavilerinin ortaya konduğu başarılı sonu&ccedil;lar ilgi &ccedil;ekti.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Tue, 29 Mar 2016 09:14:58 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Kalp Hastalığından Korunma Anne Karnında Başlıyor]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/cleveland-clinic/pr/kalp-hastaligindan-korunma-anne-karninda-basliyor-57</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/cleveland-clinic/pr/kalp-hastaligindan-korunma-anne-karninda-basliyor-57</guid>
            <description><![CDATA[<p>AmCham T&uuml;rkiye/ABFT ve &uuml;yesi&nbsp;Cleveland&nbsp;Clinic&nbsp;İstanbul &ldquo;İyi ve S<em>ağlıklı Yaşam: Temel İlkeler, Pratik &Ouml;neril]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>AmCham T&uuml;rkiye/ABFT ve &uuml;yesi&nbsp;Cleveland&nbsp;Clinic&nbsp;İstanbul &ldquo;İyi ve S<em>ağlıklı Yaşam: Temel İlkeler, Pratik &Ouml;neriler</em>&rdquo; konu başlıklı konferansını; Beslenme ve Diyet Uzmanı Sn. Dilara Ko&ccedil;ak tarafından hazırlanan &ouml;zel men&uuml; eşliğinde; Amerikan Ticaret Odasına bağlı &nbsp;&uuml;ye firmaların &uuml;st d&uuml;zey y&ouml;neticilerinin katılımı ile ger&ccedil;ekleştirdi.&nbsp;<br />
<br />
Bireyler ve şirket &ccedil;alışanlarına y&ouml;nelik iyi yaşam kavramı ve temel ilkeleri, sağlıklı beslenme bi&ccedil;imleri ve alışkanlıkları, kalp sağlığı &ouml;nemi ve koruma y&ouml;ntemleri ve g&uuml;nl&uuml;k hayata uygun pratik &ouml;nerilerinin ele alındığı&nbsp; konferansa;<em>Cleveland&nbsp;Clinic&nbsp;Abu Dhabi Akademik Y&ouml;neticisi ve Kalp-Damar Hastalıkları B&ouml;l&uuml;m Başkanı,&nbsp;</em><strong>Prof. Dr. Murat Tuzcu,</strong><em>&nbsp;Beslenme ve Diyet Uzmanı,&nbsp;</em><strong>Uzm. Dyt. Dilara Ko&ccedil;ak</strong>ve&nbsp;<em>Cleveland&nbsp;Clinic&nbsp;T&uuml;rkiye B&ouml;lge Direkt&ouml;r&uuml;,&nbsp;</em><strong>Dr. Aylin &Ouml;zdemir Lorenz</strong>&nbsp;konuşmacı olarak katılım sağladılar.</p>

<p>Cleveland&nbsp;Clinic&nbsp;D&uuml;nya &ccedil;apında 43.000 den fazla &ccedil;alışanı,&nbsp; yılda 6.1 milyondan fazla hastası ve 3900 hekim ve bilim adamı ile s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir bir dizi sağlık girişimi &nbsp;ger&ccedil;ekleştirmekte ve bu konuda firma ve kuruluşlara &ouml;nderlik etmektedir.&nbsp;Cleveland&nbsp;Clinic&nbsp;de Sağlıklı yaşam k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml; oluşturma programının amacı; &ccedil;alışma arkadaşlarının daha sağlıklı yaşamaları i&ccedil;in gerekli programlar ile sağlık maliyetlerini d&uuml;ş&uuml;rmektir.&nbsp;<em>Hedef; tıpta ve toplumda sağlık sorunlarını &ouml;nlemek ve daha sağlıklı yaşamı &ouml;ncelikli hale getirmektir.</em></p>

<p>Cleveland&nbsp;Clinic- Prof. Dr. E. Murat Tuzcu &ouml;n adım olarak &ouml;zellikle &lsquo;Kalp Krizinden Korunmaya &Ccedil;ocuklukta Başlamalı&rsquo; sloganıyla kalp damar hastalıklarının bir &ccedil;oğumuzda halk tarafından bilindiğinin aksine &ccedil;ocuklukta başladığının altını &ccedil;izdi ve devam etti;&rsquo;&rsquo; Kroner &nbsp;Damar sertliğine bağlı kalp damar hastalığının yaş, cinsiyet ve genetikten oluşan değiştirilemez risk fakt&ouml;rlerinin yanı sıra kan yağları, t&uuml;ksek tansiyon, şeker hastalığı, sigara, fazla kilo ve atıl yaşam gibi değiştirilebilir&nbsp; yani kader olmayan risk fakt&ouml;rleri vardır.&nbsp;Kalp hastalığından korunma anne karnında başlıyor.Damar sertliğinin temellerinin ilk &ccedil;ocukluk yıllarında hatta anne karnında başladığını belirten Dr. Tuzcu; &ccedil;ocuklarımıza sağlıklı bir yaşam tarzını benimsetmenin &ouml;nemini vurguladı. &Ccedil;ocuklarda k&ouml;t&uuml; beslenme, az hareketli olmanın ve fazla kiloların yanı sıra maruz kaldıkları sigara dumanı;&nbsp; damar duvarlarında&nbsp; hasara yol a&ccedil;arak&nbsp; plak oluşumunun ilk adımlarını atmaktadır&rsquo;&rsquo;dedi. Damarlar, olumsuz&nbsp; sağlık koşullarına ne kadar uzun s&uuml;re maruz kalırlarsa&nbsp; yıllar sonra&nbsp; kalp krizi oluşma riskinin&nbsp; o kadar y&uuml;ksek&nbsp; olduğunu belirten&nbsp; Dr. Tuzcu &uuml;lkemizde bu konuda yapılması gereken &ccedil;ok şey olduğunu s&ouml;yledi.&nbsp;<strong>15 yaşında yapılan hatalar 40-50</strong>&nbsp;<strong>yaş arası etkilerini g&ouml;stermektedir .</strong>Sağlıklı beslenme ve hareketli bir yaşam s&uuml;rmenin&nbsp; &ouml;mr&uuml; uzattığını belirten&nbsp; Dr. Tuzcu; her g&uuml;n yapılacak kısa y&uuml;r&uuml;y&uuml;şlerin bile yararlı olduğunu anlattı.</p>

<p>60 yaş &uuml;st&uuml; 120 bin kişide 10 yıl takip edilerek yapılan &ccedil;alışmalarda g&ouml;r&uuml;ld&uuml; ki 15 dakikalık y&uuml;r&uuml;y&uuml;ş bile beden sağlığında fark yaratmaktadır.</p>

<p><strong>Biliyor musunuz?</strong></p>

<p><strong>Sadece v&uuml;cut ağırlığının %10 unu kaybettiğimizde Obezite ve kanser riskimiz %40 azalmaktadır.</strong></p>

<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Sn. Dilara Ko&ccedil;ak; Mevsiminde meyve sebze t&uuml;ketmemek, aşırı şeker, hareketsizlik, yanlış diyetlerin sağlığımıza b&uuml;y&uuml;k tehdit olduğunun altını &ccedil;izerek devam etti; &rsquo;&rsquo;En &ouml;nemli yatırım: D&uuml;zenli egzersiz ve dengeli beslenmedir.&nbsp; Keyif bedel dengesini kurmak gerekir ve kilo vermek i&ccedil;in &ouml;ncelikle davranış değişikliği yaratılmalı doğru uzmana başvurulmalıdır &lsquo; dedi.</p>

<p><strong>T&uuml;rkiye de her 5 &ccedil;ocuktan 1&rsquo;i obez diyen Ko&ccedil;ak</strong>&nbsp;; &rsquo;&Ccedil;ocuklarımıza yapacağımız en b&uuml;y&uuml;k yatırım; ne ev-araba, ne eğitim ne de banka c&uuml;zdanlarıdır, en b&uuml;y&uuml;k eğitim sağlığa yapacağınız yatırımdır. &lsquo;Bodybank &lsquo;a yatırım yapın &ccedil;ocuk yaşta d&uuml;zenli&nbsp; egzersiz ve dengeli beslenme ile ilerde oluşabilecek pek &ccedil;ok sağlık sorununun &ouml;n&uuml;ne ge&ccedil;ebilir dedi.</p>

<p>Yeni araştırma sonu&ccedil;larına dikkat &ccedil;eken Ko&ccedil;ak;&nbsp; Amerikan Geriatri Birliği dergisinde yayınlanan bir araştırma; 2910 kadın ve erkek takip edilmiş; 50 yaşından sonra kilo alanların ilerleyen yaşlarda kendi kendilerine yetmeme riski altında olduklarını saptlanmıştır. Obezite hayat kalitesini d&uuml;ş&uuml;rmekte ve g&uuml;nl&uuml;k hayatta &uuml;zerini giyinme, duş alma, ufak ev işleri gibi rutin işleri yapmak i&ccedil;in başkasının yardımına ihtiya&ccedil; duyanlar genellikle obez hastalardır diyerek uyardı.</p>

<p>T&uuml;rkiye&rsquo;de 2004 yılından beri Corporate Wellness danışmanlığı yapan ve pek &ccedil;ok şirketin sağlığına katkıda bulunan Ko&ccedil;ak şirketlerin &ldquo;&nbsp; sağlık itibarı &ldquo; konusunun d&uuml;nyada y&uuml;kselen ve en &ouml;nemli konulardan biri olduğunun altını &ccedil;izdi. D&uuml;nyadaki bazı &ouml;rneklere bakıldığında ;</p>

<p>Coca Cola &ccedil;alışanlarının %60 ı aynı programa katılmış ve yıllık kişi başı 500$ sağlık giderlerinde tasarruf sağlanmıştır.</p>

<p>Johnson&amp;Johnson firması gene &ccedil;alışanların sağlık harcamalarında 250 milyon + tasarruf sağlamış ve &ccedil;alışanlarının 3/2&rsquo;si sigarayı bırakmıştır.</p>

<p>Pasific Bell firması iş yerine olan devamsızlıkların &ouml;nemli &ouml;l&ccedil;&uuml;de azaldığını bildirmiştir</p>

<p>Bu noktada t&uuml;m şirketlere sorulması gereken 5 soru vardır;</p>

<p style="margin-left:36pt">1.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Eğer sağlıklı yaşamı desteklemek i&ccedil;in herhangi bir yatırım yapmazsak, bunun sonucunda neler olabilir veya neler olmaya devam edebilir? Bu sonu&ccedil;ların şirketimiz i&ccedil;in maliyeti ne olur?</p>

<p style="margin-left:36pt">2.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Şu anda uyguladığınız ne tip sağlık ve motivasyon programlarınız var ve bu programlar ne kadar efektif?</p>

<p style="margin-left:36pt">3.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Hangi tip programlar &ccedil;alışanlarınızın ihtiya&ccedil; ve beklentilerine cevap verebilir?</p>

<p style="margin-left:36pt">4.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Sağlıklı yaşam i&ccedil;in ne kadar yatırım yapmayı planlıyorsunuz ve beklediğiniz sonu&ccedil;lar nedir?</p>

<p style="margin-left:36pt">5.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Ger&ccedil;ek&ccedil;i olarak ne kadar yatırım yapabilecek g&uuml;&ccedil;teyiz?</p>

<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Dilara Ko&ccedil;ak &ldquo;T&uuml;rkiye de şirketlerin genelinde uygulanması &ouml;nerilen bu sistem sayesinde hem &ccedil;alışanlar sağlıklı ve bu konuda bilin&ccedil;li bir yaşam s&uuml;rerek yaşam kalitelerini arttırabilecekler hem de şirketler her yıl &ouml;dedikleri sağlık sigorta &ouml;demelerinde &ccedil;ok &ouml;nemli tasarruflar sağlayacaklardır&rdquo; diyerek t&uuml;m şirketleri &ccedil;alışan sağlığına yatırım yapmaya davet etti.</p>

<p>Cleveland&nbsp;Clinic&nbsp;T&uuml;rkiye B&ouml;lge Direkt&ouml;r&uuml;, Dr. Aylin &Ouml;zdemir Lorenz&rsquo;in aktardığı bilgiye g&ouml;re; Sağlık Sigorta Primlerini d&uuml;ş&uuml;rmek i&ccedil;in adım &ouml;l&ccedil;erlerin &ccedil;alışanlara verilerek egzersiz yapmaya teşvik edilmelerinin yanı sıra sağlıklı beslenmenin bir alışkanlık haline gelmesi i&ccedil;in&nbsp;Clinic&nbsp;kamp&uuml;slerinde asla şekerli i&ccedil;ecekler satılmamaktadır.&rsquo;&rsquo; dedi ve devam etti;&rsquo; Psikolojik yardım da sağlanabilen &ccedil;alışanlar hem aldıkları bilgiler, hem doğru y&ouml;nlendirme hem de gerektiğinde kilo ve sigara konusunda aldıkları psikolojik yardım ile işlerine bağlılıkları artmış, yaşam kaliteleri y&uuml;kselmiş ve &nbsp;yıllık sağlık prim masrafı %50 d&uuml;şm&uuml;şt&uuml;r.&rsquo;&rsquo;</p>

<p>Amerikan Geriatri Birliği dergisinde yayınlanan bir araştırma; 2910 kadın ve erkek takip edilmiş; 50 yaşından sonra kilo alanların ilerleyen yaşlarda kendi kendilerine yetmeme riski altında olduklarını saptlanmıştır. Obezite hayat kalitesini d&uuml;ş&uuml;rmekte ve g&uuml;nl&uuml;k hayatta &uuml;zerini giyinme, duş alma, ufak ev işleri gibi rutin işleri yapmak i&ccedil;in başkasının yardımına ihtiya&ccedil; duyanlar genellikle obez hastalardır.</p>

<p>Cleveland&nbsp;Clinic&nbsp;&ouml;nderliğinde &lsquo;Corporate &nbsp;wellness&rsquo; uygulanan D&uuml;nya &ccedil;apında bilinir pek &ccedil;ok firma sağlık giderlerinde g&ouml;zle g&ouml;r&uuml;l&uuml;r tasarruflar sağlamıştır.</p>

<p>2001 de MD Anderson Kanser Merkezi&rsquo;nde bu sistem ile; 6 sene i&ccedil;erisinde iş kaybını %80 azaltmış ve &ccedil;alışanların sigorta &ouml;demeleri 1.5 milyon dolar azalmıştır. Coca Cola &ccedil;alışanlarının %60 ı aynı programa katılmış ve yıllık kişi başı 500$ sağlık giderlerinde tasarruf sağlanmıştır. Johnson %Johnson firması gene &ccedil;alışanların sağlık harcamalarında 250 milyon + tasarruf sağlamış ve &ccedil;alışanlarının 3/2&rsquo;si sigarayı bırakmıştır.</p>

<p>T&uuml;rkiye de şirketlerin genelinde uygulanması &ouml;nerilen bu sistem sayesinde hem &ccedil;alışanlar sağlıklı ve bu konuda bilin&ccedil;li bir yaşam s&uuml;rerek yaşam kalitelerini arttırabilecekler hem de şirketler her yıl &ouml;dedikleri sağlık sigorta &ouml;demelerinde &ccedil;ok &ouml;nemli tasarruflar sağlayacaklardır.</p>

<p><strong>Resim bilgi/ Toplu resim soldan sağa;</strong></p>

<p>M.Salih Yıldırım,&nbsp;Cleveland&nbsp;Clinic&nbsp;Uluslararası İlişkiler Program M&uuml;d&uuml;r&uuml;</p>

<p>Dr. Aylin &Ouml;zdemir Lorenz,&nbsp;Cleveland&nbsp;Clinic&nbsp;T&uuml;rkiye B&ouml;lge Direkt&ouml;r&uuml;</p>

<p>Prof. Dr. Murat Tuzcu,&nbsp;Cleveland&nbsp;Clinic&nbsp;Abu Dhabi, Profes&ouml;r Doktor, Baş Akademisyen ve Kalp-Damar Hastalıkları B&ouml;l&uuml;m Başkanı</p>

<p>Uzm. Dyt. Dilara Ko&ccedil;ak,&nbsp;Beslenme ve Diyet Uzmanı</p>

<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Tue, 24 May 2016 16:52:21 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Robotik Gastrik Bypass Ameliyatı ile Obezite Cerrahisine Güncel Yaklaşım]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/doktorsitesi-com/pr/robotik-gastrik-bypass-ameliyati-ile-obezite-cerrahisine-guncel-yaklasim-31</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/doktorsitesi-com/pr/robotik-gastrik-bypass-ameliyati-ile-obezite-cerrahisine-guncel-yaklasim-31</guid>
            <description><![CDATA[<p><strong>Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Abdulkadir Bedirli</strong>&nbsp;&ldquo;Gastrik bypass cerrahisi kilolarını kontrol etmek i&ccedil;in diyet ]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Abdulkadir Bedirli</strong>&nbsp;&ldquo;Gastrik bypass cerrahisi kilolarını kontrol etmek i&ccedil;in diyet ve egzersiz dahil t&uuml;m konservatif y&ouml;ntemleri ve &ouml;nlemleri denemiş ancak başarısız olmuş morbid obez hastalar i&ccedil;in uygun bir alternatiftir&rdquo; dedi ve Gastrik bypass ameliyatını etkin, g&uuml;venli ve s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir bir prosed&uuml;r olarak a&ccedil;ıkladı. Ayrıca&nbsp;<strong>Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Abdulkadir Bedirli;&nbsp;</strong>Gastrik bypass ameliyatının, Obezite ve Metabolik Hastalıklar Cerrahisi Uluslararası Federasyonu (IFSO) , Amerikan Metabolik ve Bariatrik Cerrahi Derneği (ASMBS) ve Ulusal Sağlık Enstit&uuml;leri (NIH) tarafından &ldquo;altın standart&rdquo; bir işlem olarak tanımlandığını da s&ouml;zlerine ekledi.</p>

<p><strong>Gastrik Bypass Ameliyatı Nedir?</strong></p>

<p><strong>Dr.Bedirli;</strong>&nbsp;&ldquo;Gastrik bypass cerrahisi kişilerin yedikleri yemek miktarlarını sınırlamak ve yenilen gıdaların da bir kısmının emilimini azaltmak &uuml;zere dizayn edilmiş bir ameliyattır&rdquo; dedi ve s&ouml;zlerine devam etti &ldquo;Cerrahi olarak oluşturulan yeni mide veya Poş olarak adlandırılan kısım, eski mide hacminin %3&rsquo;n&uuml; teşkil etmektedir&rdquo; dedi. Eski mide b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; hacim olarak bir futbol topuna benzeten&nbsp;<strong>Dr. Bedirli,&nbsp;</strong>yeni oluşturulan midenin yani Poş&rsquo;un ise bir beyzbol topu b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;nde olduğunu s&ouml;yledi.&nbsp;<strong>Dr.Bedirli,</strong>&nbsp;&ldquo;Yeni oluşturulan bu Poş sayesinde kişi daha az gıdayı i&ccedil;inde tutabilmektedir&rdquo; diye a&ccedil;ıkladı.</p>

<p>İkinci aşamayı da detayları ile anlatan&nbsp;<strong>Dr. Bedirli</strong>&nbsp;s&ouml;zlerine devam etti; &ldquo; İkinci aşama bağırsak kısmı olup, ortalama 150 cm&rsquo;lik ince bağırsak mideden gelen gıdaların sadece ge&ccedil;işine izin vermekte, sindirim ve emilim bu bağırsak kısmında olmamaktadır. İnce bağırsağın bu 150 cm&rsquo;lik beslenme bacağının, safra ve pankreatik sıvıyı taşıyan biliyopankreatik bacakla birleşimi sonrası ortak ince bağırsak kanalında besinlerin sindirim ve emilimi ger&ccedil;ekleşmektedir&rdquo; dedi. Sonu&ccedil; olarak&nbsp;<strong>Dr. Bedirli</strong>, k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir mide poşu ile elde edilen kısıtlama ve besinlerin daha az emilimi ile malabsorbisyon etkileri sayesinde, gastrik bypass cerrahisinin etkin ve s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir bir işlem olarak obezite ameliyatlarının arasında &ouml;ne &ccedil;ıktığının altını &ccedil;izdi.</p>

<p><strong>Robotik Gastrik Bypass Ameliyatı Nedir?</strong></p>

<p><strong>Dr. Bedirli;</strong>&nbsp;&ldquo;Gastrik bypass ameliyatının en karmaşık ve zor aşaması, yeni oluşturulan mide poşu&rsquo;nun ince bağırsağa ağızlaştırılma aşamasıdır. Laparoskopik olarak bu ağızlaştırma i&ccedil;in kullanılan en yaygın teknikler otomatik zımba makinesi veya dikiş atılarak yapılan tekniklerdir&rdquo; dedi. &Ccedil;alışmaların, dikiş atılarak yapılan ağızlaştırmanın en iyi sonu&ccedil;lara sahip olduğunu s&ouml;zlerine ekleyen&nbsp;<strong>Dr. Bedirli</strong>&nbsp;&ldquo;Laparoskopik y&ouml;ntemle dikiş atma, ileri laparoskopik tecr&uuml;beye sahip cerrahlar i&ccedil;in dahi olduk&ccedil;a yorucu bir işlemdir&rdquo; dedi.&nbsp;<strong>Dr. Bedirli</strong>; &ldquo;Robotik Cerrahi Sistemi, dar alanda 3-boyutlu y&uuml;ksek &ccedil;&ouml;z&uuml;n&uuml;rl&uuml;kl&uuml; g&ouml;r&uuml;nt&uuml; eşliğinde, cerrahın becerisini ve hassasiyetini arttırarak, daha kolay dikiş atmasını sağlamaktadır. Robot destekli gastrik bypass ameliyatı ile etkin ve s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir kilo verme başarısı elde edilmekte ve obezitenin neden olduğu hastalıkların şiddeti azalmakta hatta ortadan kalmakta, sonu&ccedil;ta hastaların yaşam kalitesi artmaktadır&rdquo; dedi.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Fri, 22 Apr 2016 11:36:12 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Pirinç tüketenlerde obezite riski daha az]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/usa-rice-federation/pr/pirinc-tuketenlerde-obezite-riski-daha-az-135</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/usa-rice-federation/pr/pirinc-tuketenlerde-obezite-riski-daha-az-135</guid>
            <description><![CDATA[<p>Dengeli beslenme, g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde gittik&ccedil;e daha da &ouml;nemli bir konu haline gelirken, insanlar yemek se&ccedil;imlerinde lezzetl]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Dengeli beslenme, g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde gittik&ccedil;e daha da &ouml;nemli bir konu haline gelirken, insanlar yemek se&ccedil;imlerinde lezzetli olduğu kadar sağlıklı &uuml;r&uuml;n t&uuml;ketmeye &ouml;zen g&ouml;steriyor.</p>

<p>D&uuml;nya pop&uuml;lasyonunun neredeyse yarısından daha fazlası i&ccedil;in temel bir besin &uuml;r&uuml;n&uuml; olan pirin&ccedil; ise, son zamanlarda sağlıklı yaşam konusunda ilk akla gelen gıdalardan biri olarak &ouml;ne &ccedil;ıkıyor.</p>

<p>&Ccedil;ocuklar ve yetişkinlerde &ouml;zellikle v&uuml;cut ağırlığı, kan basıncı ve kan yağları ile ilgili sağlık parametreleri ile pirin&ccedil; t&uuml;ketimi arasındaki ilişki US Ulusal Sağlık ve Beslenme İnceleme Anketi ile araştırıldı.&nbsp;</p>

<p><strong>Pirin&ccedil; t&uuml;ketimi obezite ve aşırı kilo riskini azaltıyor</strong></p>

<p>Nutrition Today dergisinde yayımlanan US Ulusal Sağlık ve Beslenme İnceleme Anketinde, 19-50 yaş aralığında yapılan incelemeye g&ouml;re, g&uuml;nde en az 1 porsiyon beyaz ya da kahverengi pirin&ccedil; t&uuml;ketimi, aşırı kilo veya obezite ihtimalini azaltabiliyor, y&uuml;ksek kan basıncı riskinde y&uuml;zde 34 oranında ve metabolik sendrom riskinde ise y&uuml;zde 21 oranında azalma sağlayabiliyor. Pirin&ccedil; t&uuml;ketmeyenlerle karşılaştırıldığında, kalp ve damar hastalıkları, tip 2 diyabet ve metabolik sendrom ile ilişkilendirilen risk fakt&ouml;rlerinin pirin&ccedil; t&uuml;keten bireylerde daha az g&ouml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; ve baştanbaşa daha kaliteli bir beslenme d&uuml;zeni olduğu s&ouml;yleniyor.</p>

<p>USA Rice Federation&rsquo;un a&ccedil;ıklamasına g&ouml;re, ABD&rsquo;de yapılan pek &ccedil;ok araştırma; pirin&ccedil;te yer alan farklı vitamin ve minerallerin v&uuml;cut sağlığımız a&ccedil;ısından &ouml;nem taşıdığını ortaya koyuyor. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; pirin&ccedil;te; kuvvetli kas ve kemik yapısını g&uuml;&ccedil;lendiren protein, karbonhidrat, fosfor, kalsiyum, sodyum, potasyum, magnezyum, &ccedil;inko, A, E, B1, B2 vitaminleri ve folik asit bol miktarda bulunuyor. Bununla birlikte, pirin&ccedil;, y&uuml;ksek karbonhidrat, kalsiyum ve magnezyum i&ccedil;eriği ile &ouml;zellikle kemik gelişimini desteklemesi ile diğer hububat t&uuml;rlerinden ayrılıyor.</p>

<p>Karmaşık karbonhidratların kaslarda depolandığını ve v&uuml;cudun enerji ihtiyacını sağladığını belirten Uzman Diyetisyen Nesrin Eriş, ş&ouml;yle konuştu: &ldquo;Tahıl grubunda yer alan pirincin b&uuml;nyesinde B1, B2 vitaminleri ve fosfor bulunur. Bu doğrultuda pirin&ccedil;, kemik ve kas gelişimine yardımcı olan demir ve kalsiyum bakımından zengindir.&rdquo; Eriş, ayrıca pirincin d&uuml;nya n&uuml;fusunun 2/3&rsquo;&uuml;n&uuml;n kullandığı vazge&ccedil;ilmez bir gıda maddesi olduğu ve bir hububat olan pirincin kolay hazırlanan, ekonomik ve besleyici bir besin kaynağı olarak binlerce yıldan beri insanlar tarafından t&uuml;ketildiğinin altını &ccedil;iziyor.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Fri, 30 Sep 2016 11:04:04 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[VSY Biotechnology Kontakt Lens Ürün Gamını Genişletiyor]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/vsy-biyoteknoloji-ve-ilac-san-a-s/pr/vsy-biotechnology-kontakt-lens-urun-gamini-genisletiyor-22</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/vsy-biyoteknoloji-ve-ilac-san-a-s/pr/vsy-biotechnology-kontakt-lens-urun-gamini-genisletiyor-22</guid>
            <description><![CDATA[<p>Renk k&ouml;rl&uuml;ğ&uuml;nde renkleri ayırt etmeyi sağlayan ChromaGen ile doğal hareli konvansiyonel renkli&nbsp; kontakt lens markası Tanita Tik]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Renk k&ouml;rl&uuml;ğ&uuml;nde renkleri ayırt etmeyi sağlayan ChromaGen ile doğal hareli konvansiyonel renkli&nbsp; kontakt lens markası Tanita Tikaram&rsquo;ı sunan VSY Biotechnology, kontakt lens alanında daha bir&ccedil;ok yeniliği T&uuml;rkiye ile buluşturmaya devam ediyor. Avrupa&rsquo;nın &ouml;nde gelen &ldquo;kişiye &ouml;zel&rdquo; numaralı kontakt lens &uuml;reticisi olan Markennovy &uuml;r&uuml;nlerini b&uuml;nyesinde bulunduran VSY Biotechnology kısa bir s&uuml;re &ouml;nce, korneada incelme ve dikleşme ile ortaya &ccedil;ıkan keratokonus&rsquo;un tedavisinde ciddi bir alternatif olan &nbsp;&ldquo;EyeBrid Silicone Hybrid&rdquo; lenslerini oftalmologların hizmetine sundu. Firma yakın zamanda estetik g&uuml;c&uuml; ile &ouml;n plana &ccedil;ıkan renkli kontakt lens markası&nbsp; Mina Mia&rsquo;yı da tanıtmaya hazırlanıyor.</p>

<p><strong>EYEBRID HASTALARA &Uuml;ST&Uuml;N KONFOR SUNUYOR</strong></p>

<p>EyeBrid&rsquo;in t&uuml;m kullanıcılara uygun &ccedil;ap, yarı&ccedil;ap ve mercek se&ccedil;enekleri bulunuyor. Lensler, silikon hidrojel yumuşak etek sayesinde &uuml;st&uuml;n konfor sağlıyor; bununla birlikte sert lensten beklenen g&ouml;rsel keskinlikten de &ouml;d&uuml;n vermiyor. Bu sırada d&uuml;zensiz kornealarda santralizasyon becerisi ve uygulama rahatlığı ile de hastalara kolaylık sağlıyor. EyeBrid&rsquo;in tasarımı yapılırken, g&ouml;z sağlığına katkı sağlaması &ouml;n plana alınmış. UV filtresi ile zararlı ışınların g&ouml;ze zarar vermesinin engellenmesi ve oksijen ge&ccedil;irme seviyesinin y&uuml;ksekliği de lenslerin &ouml;ne &ccedil;ıkan &ouml;zellikleri arasında yer alıyor.</p>

<p><strong>MARKENNOVY GENİŞ DİOPTRİ ARALIĞI VE DAR AKS ARALIĞINA SAHİP</strong></p>

<p>B&uuml;y&uuml;k Biritanya&rsquo;da d&uuml;zenlenen Avrupa Optisyen &Ouml;d&uuml;lleri Yarışması&rsquo;nda 2015&rsquo;in en iyi kontakt lensi se&ccedil;ilen Gentle 80&rsquo;in &uuml;retici markası olan Markennovy; tasarım, &uuml;retim ve ticarileşme kapsamında d&uuml;nyada ilk kez ISO 9001:2015 kalite y&ouml;netim sistemi sertifikasına sahip. Y&uuml;ksek su i&ccedil;eriği ile birlikte en geniş dioptri aralığı ve en dar aks aralığına sahip olması &ouml;nemli &ouml;zellikleri arasında yer alıyor. Markennovy ile kişilere &ouml;zel &uuml;retim yapılıyor ve Quattro, Saphir, XTensa ve Eqilibria markaları her hasta tipine uygun &ouml;zellikte lensleri bulunuyor. Bu lensler, Sferik, Torik, Multifokal ve Multifokal Torik gibi geniş bir &ccedil;er&ccedil;evede tamamen hastaya &ouml;zel olarak &uuml;retiliyor. &Ouml;zel lensler, 3-4 hafta gibi kısa bir s&uuml;rede son kullanıcıya ulaştırabiliyor. VSY Biotechnology; %80 su i&ccedil;eriğine sahip, y&uuml;ksek oksijen ge&ccedil;irgenliği ve esneklik katsayısı bulunan Gentle 80&rsquo;i de yakın bir gelecekte, T&uuml;rkiye&rsquo;deki kontakt lens kullanıcıları ile buluşturmayı hedefliyor.</p>

<p><strong>NUMARALI RENKLİ LENS İ&Ccedil;İN TANİTA TİKARAM&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</strong></p>

<p>Tanita Tikaram, doğal hareli konvansiyonel renkli bir kontakt lens. Mavi, Yeşil, Sarı ve Gri renk tercihleriyle g&ouml;zde doğal bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;m oluşturan Tanita Tikaram&rsquo;ın numaralı &ccedil;eşitleri de bulunuyor.</p>

<p><strong>MİNA MİA&rsquo;DA DOĞALLIK VE G&Uuml;ZELLİK &Ouml;N PLANDA</strong></p>

<p>Mina Mia hem numarasız estetik ama&ccedil;lı olarak, hem de numaralı &uuml;retilecek. Doğal ve estetik g&ouml;r&uuml;n&uuml;me kavuşmak isteyen kişilere hitap edecek olan Mina Mia kontakt lensler&nbsp; 5 ayrı renk &ccedil;eşidi ile kullanıcılarına sunulacak.&nbsp; Mina Mia, &nbsp;benzerlerinden farklı tasarım ve sunumu ile de kontakt lens kullanıcıların dikkatini &ccedil;ekecek.</p>

<p><strong>KONTAKT LENS SOL&Uuml;SYONU DA KISA VADEDE SUNULACAK</strong></p>

<p>VSY Biotechnology kısa vadede Tuzla&rsquo;daki fabrikasında kendi markasıyla kontakt lens sol&uuml;syonunu da &uuml;retecek. Kontakt lens sol&uuml;syonu pazarına yeni ve g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir markayla giriş yapmayı planlayan VSY Biotechnology, lens bakım &uuml;r&uuml;nleri alanına da yeni bir soluk getirmeye hazırlanıyor.</p>

<p><strong>KONTAKT LENS DEPARTMANI YENİDEN YAPILANDI</strong></p>

<p>Kontakt lens &uuml;r&uuml;n yelpazesinin genişlemesi ile birlikte &ldquo;VSY Biotechnology kontakt lens departmanı&rdquo; da b&uuml;y&uuml;d&uuml;. Kontakt lens ekibi İstanbul, Ankara, İzmir ve Adana gibi b&uuml;y&uuml;kşehirlerde yerleşik olmak &uuml;zere t&uuml;m T&uuml;rkiye&rsquo;yi kapsayacak şekilde genişletildi.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Sat, 16 Apr 2016 12:29:44 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[30 dakikada sigara, şeker ve gluten bağımlılığından kurtulun]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/bepositive/pr/30-dakikada-sigara-seker-ve-gluten-bagimliligindan-kurtulun-225</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/bepositive/pr/30-dakikada-sigara-seker-ve-gluten-bagimliligindan-kurtulun-225</guid>
            <description><![CDATA[<p>Bağımlık tedavisi kapsamında amamlayıcı tıp teknikleri kullanılarak,&nbsp; bioenerji yardımıyla v&uuml;cut enerji sisteminin, temizlenmesini ve den]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Bağımlık tedavisi kapsamında amamlayıcı tıp teknikleri kullanılarak,&nbsp; bioenerji yardımıyla v&uuml;cut enerji sisteminin, temizlenmesini ve dengelenmesini sağlayan Abrahamson Metodu ile sigara, şeker ve gluten gibi bağımlılık yapan maddelerden kolay bir şekilde arınmak kolay.</p>

<p>D&uuml;nyanın 16 &uuml;lkesinde 30 yıldan fazla bir zamandır uygulanan Abrahamson Metodu&rsquo;nun tek seans ile başarı oranın y&uuml;ksek olması sigara, şeker ve gluten bağımlılığından kurtulmak isteyenleri umutlandırıyor.</p>

<p>Bir seansta %80 başarı oranına sahip olan bu metod ile terapi esnasında v&uuml;cudun karaciğer, b&ouml;brek gibi enerji merkezleri temizlenmeye başlıyor. Tedavi ile birlikte kişilerin korku, endişe ve dikkat dağınıklığı problemleri de son buluyor.</p>

<p>Abrahamson Metodu&nbsp; ile terapiyi alan kişiler ilk arınma işleminden sonra sigarayı bırakıyor ve &ccedil;oğunluğu nikotine karşı ilgisizlik ve tiksinti duymaya başlıyor.</p>

<p><strong>Şeker Abrahamson Metodu ile bağımlılık olmaktan &ccedil;ıkıyor</strong></p>

<p>Sigara bağımlılığı kadar tehlikeli bağımlılık t&uuml;rlerinden olan şeker kilo alma, obeziteye ve şişmanlık gibi sağlık problemlerine sebep olmuyor.</p>

<p>Şeker, bağımlılık yapan uyuşturucu maddeler gibi v&uuml;cutta aynı &ouml;d&uuml;llendirme merkezlerini harekete ge&ccedil;irerek sağlığı olumsuz bir şekilde etkiliyor. Şeker bağımlılığı, bir&ccedil;ok hastalığın arkasındaki gizli sebep olarak kişilerin hayatını ciddi anlamda tehdit ediyor.</p>

<p>Mineral ve vitamin eksiklikleri bağımlılık yapan maddelerin kullanımından kaynaklandığı i&ccedil;in&nbsp;&nbsp; DNA bozulmaları hastalıkları, kanser sıklığını artırıyor ve yaşlanmayı da &ouml;nemli &ouml;l&ccedil;&uuml;de hızlandırıyor.</p>

<p>Abrahamson Metodu ile tek seansta şeker bağımlılığından da arınmak m&uuml;mk&uuml;n. Terapi sonras kişilerde şeker ve gluten yeme isteği azalıyor, tatlı ve glutenli &uuml;r&uuml;nlere karşı&nbsp; isteksizlik ve ilgisizlik hissediliyor.</p>

<p><strong>Kilolardan kalıcı bir şekilde kurtulmak hayal değil</strong></p>

<p>Uzun zamandır kilo problemi ile boğuşan, fazla kilolarını vermekte zorlanan kişiler Abraham Metodu ile tanışan kişiler şekersiz ve glutensiz bir yaşam tarzını benimseyerek hem fazla kilolarından kısa s&uuml;rede kurtuluyor hem de mevcut kilolarını sağlıklı bir şekilde yıllarca koruyabiliyor.</p>

<p>Bağımlıklarından arınanlar i&ccedil;in 1 yıl boyunca bireysel destek programı uygulanıyor. Beslenme uzmanı ile yapılan g&ouml;r&uuml;şmeler neticesinde şeker ve glutenden uzak g&uuml;nl&uuml;k men&uuml; ve tarifler veriliyor.</p>

<p>Abrahamson Metodu&nbsp; sigara, şeker ve gluten gibi bağımlılıkların yanı sıra, alkol, kafein, tırnak yeme, sa&ccedil; yolma, deri yolma, kumar gibi yaygın bağımlılıkların etkili tedavisinde de kullanılıyor.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Tue, 20 Dec 2016 13:43:58 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Doktorsitesi.com’dan Tıp Bayramı Araştırması]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/doktorsitesi-com/pr/doktorsitesi-com-dan-tip-bayrami-arastirmasi-32</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/doktorsitesi-com/pr/doktorsitesi-com-dan-tip-bayrami-arastirmasi-32</guid>
            <description><![CDATA[<p>T&uuml;rkiye&rsquo;nin en b&uuml;y&uuml;k sağlık platformu Doktorsitesi.com, yaptığı bu &ccedil;alışmayla hekimlerin mesleklerine y&ouml;nelik g&ou]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>T&uuml;rkiye&rsquo;nin en b&uuml;y&uuml;k sağlık platformu Doktorsitesi.com, yaptığı bu &ccedil;alışmayla hekimlerin mesleklerine y&ouml;nelik g&ouml;r&uuml;ş ve beklentilerini ortaya &ccedil;ıkarırken kullanıcı &uuml;yelerinin sağlıkları ile ilgili durum ve d&uuml;ş&uuml;ncelerini tespit etti.</p>

<p><strong>Hekim olmayı neden tercih ettiler?</strong></p>

<p>Hekimlerle yapılan araştırma sonu&ccedil;larına g&ouml;re, &nbsp;&ldquo;topluma faydalı olmak&rdquo;, hekim olmayı istemekte &nbsp;%61 ile en &ouml;nemli etmen olurken, araştırmaya katılan her 2 hekimden 1&rsquo;i &ldquo;iyi bir kariyer /stat&uuml; sahibi olmak&rdquo; i&ccedil;in bu mesleği se&ccedil;tiğini belirtiyor. Erkek hekimlerin meslek se&ccedil;iminde kariyer ve geliri daha &ccedil;ok &ouml;nemsemesi dikkat &ccedil;ekiyor.</p>

<p><strong>Hekimlerde mesleki memnuniyet %65</strong></p>

<p>Hekimlerin %65&rsquo;i mesleğinden &ldquo;&ccedil;ok memnun /memnun&rdquo; olduğunu belirtirken her 4 hekimden 1&rsquo;i &ldquo;&ccedil;ok memnun&rdquo; olduğunu dile getiriyor. &ldquo;Manevi tatminin y&uuml;ksek olması&rdquo; (%71) ve &ldquo;saygın bir meslek olması (%55) ve &ldquo;&ccedil;aresiz insanlara umut vermek&rdquo; (%46)&nbsp; en &ccedil;ok belirtilen yanıtlar arasında yer alıyor.</p>

<p>&Ouml;te yandan &ldquo;sağlık politikaları&rdquo; (%75) hekimlerdeki mesleki memnuniyetsizlikte en &ccedil;ok &ouml;ne &ccedil;ıkan konu olarak dikkat &ccedil;ekiyor. &ldquo;Stres&rdquo;(%66), &ldquo;yıpratıcılık&rdquo;(%61), &ldquo;hak edilen kazancın alınamaması&rdquo; (%60) da memnuniyetsizlik sebepleri arasında ilk sıralarda yerini alıyor.</p>

<p>Her 2 hekimden 1&rsquo;i &ouml;zel hayata zaman ayıramadığı&rdquo; ve &ldquo;iş y&uuml;k&uuml;n&uuml;n &ccedil;ok olması&rdquo; ndan memnuniyetsizlik duyuyor. Kadın hekimlerde, &nbsp;&ldquo;iş y&uuml;k&uuml;n&uuml;n &ccedil;ok olması&rdquo; ve &ldquo;yıpratıcılık&rdquo; memnuniyetsizlikte daha b&uuml;y&uuml;k rol oynuyor. %34&rsquo;l&uuml;k bir kesim de şiddeti memnuniyetsizlik duyduğu konular arasında sayıyor.</p>

<p><strong>Hekimler hastadan emeğe saygı ve karşılıklı g&uuml;ven bekliyor</strong></p>

<p>Hekimler hastalarından en &ccedil;ok &ldquo;emeğe saygı duymalarını&rdquo; (%74) ve &ldquo;karşılıklı g&uuml;ven&rdquo; (%73) bekliyor. &ldquo;Anlayış ve işbirliği&rdquo; (%67), &rdquo;her olumsuz durumda hekimi su&ccedil;lamama&rdquo; (%63), &ldquo;kulaktan dolma bilgilere itaat etmeme&rdquo; (%60) &nbsp;en &ccedil;ok &ouml;ne &ccedil;ıkan beklentiler arasında yer alıyor.&nbsp; Kadın hekimlerin &ldquo;anlayış ve işbirliği&rdquo; ile &ldquo;emeğe saygı&rdquo; konusunda beklentileri ise erkek hekimlere g&ouml;re daha y&uuml;ksek.</p>

<p>Hekimlerin ila&ccedil; firmalarından beklentileri incelendiğinde ise &ldquo;&uuml;r&uuml;nlerin bulunurluğu&rdquo; ve &ldquo;uygun fiyat&rdquo;, &ouml;ne &ccedil;ıkıyor.</p>

<p><strong>Kadınlar, &ouml;zel hastane ve muayenehaneleri, erkeklere g&ouml;re daha &ccedil;ok tercih ediyor</strong></p>

<p>Katılımcıların %5&rsquo;i araştırmaya katıldıkları g&uuml;n doktora gittiğini belirtirken her iki kişiden biri son 1 ay i&ccedil;erisinde doktora gittiğini ifade ediyor. Son 1 yıl i&ccedil;erisinde doktora gitme oranı ise %92.</p>

<p>En son muayeneye gidilen yer incelendiğinde ilk sırada &nbsp;&nbsp;&ldquo;devlet hastanesi / sağlık ocağı / aile hekimliği&rdquo; (%52) gelirken ardından sırasıyla &ldquo;&ouml;zel hastane&rdquo; (%29), &ldquo;&uuml;niversite hastanesi&rdquo;(%14) ve&rdquo; &ouml;zel muayenehane&rdquo; (%5) geliyor.</p>

<p>Kadınlar erkeklere g&ouml;re &ouml;zel hastane ve muayenehaneleri, erkekler ise kadınlara g&ouml;re devlet hastanelerini daha y&uuml;ksek oranda tercih ediyor.</p>

<p><strong>İnternet, kadınların sağlık konusunda en &ccedil;ok başvurduğu bilgi kaynağı</strong></p>

<p>Sağlıkla ilgili herhangi bir konuda bilgiye ihtiya&ccedil; duyulduğunda katılımcılar en &ccedil;ok &ldquo;direkt hastaneye / muayeneye gittiklerini&rdquo; (%59) ve &ldquo;internette arama motorlarında araştırma yaptıklarını&rdquo; (%56) belirtiyor. Arama motorları &ouml;zellikle kadınlar (%61)&nbsp; tarafından erkeklere (%52) g&ouml;re daha &ccedil;ok tercih ediliyor ve başvurulan kaynaklar arasında ilk sırada yerini alıyor.</p>

<p>Her 3 kişiden biri internetteki forumlara, bloglara, soru-cevaplara baktığını ifade ederken %19&rsquo;luk kesim ise doktorlara internetten soru sormayı tercih ediyor. Aile, eş, dost, arkadaş (%19) da sağlıkla ilgili başvurulan bilgi kaynakları arasında yer alıyor.</p>

<p><strong>Her 2 kişiden biri hastane ve doktor se&ccedil;iminde interneti dikkate alıyor</strong></p>

<p>Katılımcıların %56&rsquo;sı hastane ve doktor se&ccedil;iminde internetin etkili veya &ccedil;ok etkili olduğunu belirtiyor.</p>

<p><strong>Kadınlar daha &ccedil;ok bilgi, erkekler daha &ccedil;ok ilgi bekliyor</strong></p>

<p>Doktordan beklentilerde %75 ile &ldquo;tedavimin tam olarak a&ccedil;ıklanması&rdquo; ilk sırada yer alıyor. Kadınlarda ikincil olarak &ldquo;yapılan test sonu&ccedil;larıyla ile ilgili bilgi&rdquo; isterken erkekler &ldquo;samimi davranış&rdquo; bekliyor. Genel olarak karşılaştırıldığında ise kadınlarda tedavi, test sonu&ccedil;ları, rahatsızlığın seyri ve ila&ccedil;ların kullanımıyla ilgili bilgi beklentisi erkeklere g&ouml;re daha y&uuml;ksekken, erkeklerde kadınlara g&ouml;re hekimden samimi davranış ve kişisel ilgi beklentisi daha y&uuml;ksek oranda seyrediyor.</p>

<p><strong>&Ccedil;oğunluk kendini sağlıklı buluyor ve ge&ccedil;en seneye g&ouml;re bir değişim hissetmiyor</strong></p>

<p>Her 2 katılımcıdan 1&rsquo;i genel sağlık durumunu &ldquo;iyi&rdquo; olarak nitelendirirken %7 sağlığını &ldquo;m&uuml;kemmel&rdquo; buluyor. Sağlığını &ldquo;k&ouml;t&uuml;&rdquo; bulanların oranı ise %5.</p>

<p>Bir yıl &ouml;ncesiyle karşılaştırıldığında katılımcıların yarıdan fazlası genel sağlık durumlarını &ldquo;hemen hemen aynı&rdquo; olarak değerlendirirken %23 sağlığını &ldquo;&ccedil;ok daha iyi / biraz daha iyi&rdquo;, %21 ise &ldquo;&ccedil;ok daha k&ouml;t&uuml; / biraz daha k&ouml;t&uuml;&rdquo; buluyor.</p>

<p><strong>Sağlıklı olmak i&ccedil;in ilk şey yenilen / i&ccedil;ilenlere dikkat etmek</strong></p>

<p>Sağlıklı olmak i&ccedil;in yapılan şeyler arasında ilk sırada &ldquo;yenilen / i&ccedil;ilenlere dikkat etmek&rdquo; (%69) geliyor. &ldquo;Kişisel bakım / temizlik&rdquo; (%60) ikinci sırada yer alıyor ve kadınların (%65) erkeklere (%54) g&ouml;re daha y&uuml;ksek oranda dikkat ettiği g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor.</p>

<p>Sağlıklı hissetme d&uuml;zeyine g&ouml;re sağlıklı olmak i&ccedil;in yapılanlar incelendiğinde ise sağlığını m&uuml;kemmel veya iyi hissedenlerde &ldquo;yediklerime/ i&ccedil;tiklerime dikkat ederim&rdquo;, &ldquo;y&uuml;r&uuml;y&uuml;ş/spor yaparım&rdquo;, &ldquo;kişisel bakıma dikkat ederim&rdquo; diyenlerin oranının sağlığını orta veya k&ouml;t&uuml; hissedenlere g&ouml;re daha y&uuml;ksek olduğu g&ouml;zlemleniyor.</p>

<p>Ge&ccedil;en seneye g&ouml;re kendini &ccedil;ok daha iyi hissedenler daha &ccedil;ok y&uuml;r&uuml;y&uuml;ş / spor yaptığını belirtirken, kendini &ccedil;ok daha k&ouml;t&uuml; hissedenlerde ise bitkisel k&uuml;r kullanımı daha y&uuml;ksek.</p>

<p><strong>Araştırma K&uuml;nyesi</strong></p>

<p>Araştırma Doktorsitesi.com&rsquo;a &uuml;ye hekim ve kullanıcılarla online araştırma y&ouml;ntemiyle&nbsp; 29 Şubat- 8 Mart tarihleri arasında y&uuml;r&uuml;t&uuml;lm&uuml;şt&uuml;r. &nbsp;Araştırmaya Doktorsitesi.com&rsquo;un &uuml;yeleri arasından 445 hekim ile 2.850 kullanıcı katılmıştır.</p>

<p><strong>Doktorsitesi.com hakkında</strong></p>

<p>2008 yılında kurulan Doktorsitesi.com, T&uuml;rkiye&rsquo;nin en b&uuml;y&uuml;k sağlık platformu olarak hekim, hasta ve sağlık &ccedil;alışanlarını bir araya getiren sosyal bir platformdur. Veri tabanında 18.000&rsquo;den fazla kayıtlı hekim ve 2,5 milyondan fazla kayıtlı kullanıcı &uuml;yesi bulunmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Fri, 22 Apr 2016 11:40:11 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Göz Bozuklukları Biyoteknolojik Göz İçi Lensleri ile Tedavi Edilebiliyor]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/vsy-biyoteknoloji-ve-ilac-san-a-s/pr/goz-bozukluklari-biyoteknolojik-goz-ici-lensleri-ile-tedavi-edilebiliyor-21</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/vsy-biyoteknoloji-ve-ilac-san-a-s/pr/goz-bozukluklari-biyoteknolojik-goz-ici-lensleri-ile-tedavi-edilebiliyor-21</guid>
            <description><![CDATA[<p>Refraktif lens değişim cerrahisi T&uuml;rkiye&rsquo;de gelişti ve yaygınlaştı. Artık yalnızca katarakt hastaları değil, g&ouml;z numaraları lazer c]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Refraktif lens değişim cerrahisi T&uuml;rkiye&rsquo;de gelişti ve yaygınlaştı. Artık yalnızca katarakt hastaları değil, g&ouml;z numaraları lazer cerrahisi olamayacak kadar y&uuml;ksek olan ya da uzak-yakın ve orta mesafelerde g&ouml;r&uuml;ş g&uuml;c&uuml;n&uuml; artırmak isteyenler de biyoteknolojik g&ouml;z i&ccedil;i lens implantasyonunu tercih ediyorlar. &nbsp;Bu noktada g&ouml;z i&ccedil;i lenslerin kişilere uygun &ouml;zellikleri ve teknolojik &uuml;st&uuml;nl&uuml;kleri &ouml;n plana &ccedil;ıkıyor.</p>

<p><strong>KATARAKT VE G&Ouml;RME BOZUKLUĞU AYNI ANDA D&Uuml;ZELTİLEBİLİYOR</strong></p>

<p>G&ouml;z i&ccedil;i lensi en fazla &ldquo;G&ouml;z i&ccedil;indeki doğal lensin saydamlığını kaybetmesi, opak bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;m almasıyla g&ouml;rme kaybının oluşması&rdquo; olarak ortaya &ccedil;ıkan katarakt rahatsızlığını gidermek amacıyla kullanılıyor. Katarakt ameliyatı sırasında hastanın g&ouml;rme bozukluğunu da d&uuml;zeltecek biyoteknolojik lens uygulanması hastanın g&ouml;zl&uuml;k bağımlılığını ortadan kaldırıyor. B&ouml;ylece hem katarakt d&uuml;zeltiliyor hem de hastanın g&ouml;z bozukluğu gideriliyor.</p>

<p><strong>HER MESAFE G&Ouml;R&Uuml;Ş İ&Ccedil;İN TRİFOKAL LENSLER UYGULANIYOR</strong></p>

<p>Trifokal+ EDOF teknolojisi sayesinde uzak, orta, yakın ve t&uuml;m mesafelerde&nbsp; iyi g&ouml;r&uuml;ş sağlanıyor. &Ouml;zellikle araba kullanan, bilgisayarda vakit ge&ccedil;irmeyi, kitap okumayı seven, hayatı aktif ge&ccedil;en insanlar trifokal lensleri tercih ediyorlar.</p>

<p><strong>ASTİGMATA &Ccedil;&Ouml;Z&Uuml;M</strong></p>

<p>T&uuml;rkiye&rsquo;de yapılan istatistiklere g&ouml;re her 3 katarakt hastasından birinde astigmat g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. Bu a&ccedil;ıdan astigmata &ccedil;&ouml;z&uuml;m oluşturan Torik lenslerin &ouml;nemi ortaya &ccedil;ıkıyor.&nbsp; Torik lens uygulamaları sayesinde y&uuml;ksek astigmatı olan hastaların g&ouml;zleri d&uuml;zeliyor ve kaliteli g&ouml;r&uuml;ş yeteneği kazanıyorlar.</p>

<p><strong>AVRUPA&rsquo;DA DAHA YAYGIN BİR Y&Ouml;NTEM</strong></p>

<p>T&uuml;m d&uuml;nya &uuml;lkelerine teknolojik g&ouml;z i&ccedil;i lensi ihracatı ger&ccedil;ekleştiren&nbsp;<strong>VSY Biotechnology&rsquo;nin&nbsp;</strong><strong>CEO&rsquo;su Dr. Ercan Varlıbaş,&nbsp;</strong><strong>&nbsp;</strong>Refraktif lens değişim cerrahisinin Avrupa&rsquo;da daha yaygın olduğunu &ouml;zellikle sporcu, dans&ccedil;ı gibi s&uuml;rekli hareketlilik i&ccedil;erisinde olan insanların refraktif lens değişim cerrahisine ilgi duyduğunu a&ccedil;ıkladı. Dr. Ercan Varlıbaş; &ldquo; Lens değişim cerrahisinin &nbsp;yalnızca katarakt hastalarına uygulandığına ilişkin yanlış bir kanı var; halbuki teknolojik lensler sayesinde hastalar 18 yaşındaki g&ouml;r&uuml;ş g&uuml;c&uuml;ne tekrar kavuşabiliyor&rdquo; dedi.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Sat, 16 Apr 2016 12:22:50 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Eker I Run Team, Runatolia Maratonu’ndan 3 madalya aldı]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/eker/pr/eker-i-run-team-runatolia-maratonu-ndan-3-madalya-aldi-15</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/eker/pr/eker-i-run-team-runatolia-maratonu-ndan-3-madalya-aldi-15</guid>
            <description><![CDATA[<p>Antalya&rsquo;da 11.&rsquo;su d&uuml;zenlenen Runatolia Uluslararası Antalya Maratonu&rsquo;na 8 bin sporcuya ev sahipliği yaptı. 6 Mart 2016 &nbsp]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya&rsquo;da 11.&rsquo;su d&uuml;zenlenen Runatolia Uluslararası Antalya Maratonu&rsquo;na 8 bin sporcuya ev sahipliği yaptı. 6 Mart 2016 &nbsp;g&uuml;n&uuml; ger&ccedil;ekleşen yarışlara, engelli, maraton ve yarı maraton parkurlarında 2 bin yabancı sporcu katıldı.</p>

<p>Her yarışta olduğu gibi &ldquo;Eker I Run Team&rdquo; de start &ccedil;izgisinde yerini aldı. Binlerce sporcunun finish ipini g&ouml;ğ&uuml;slemek i&ccedil;in kıyasıya m&uuml;cadele ettiği maratonda, Eker I Run &nbsp;Team&rsquo;in 7 kişilik ekibinden Hasan Uludağ, 60-64 yaş kategorisinde birinci, Nejat Hummet 55-59 yaş kategorisinde ikinci, Tayfun &Ccedil;arlı ise 50-54 yaş kategorisinde &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; oldu.</p>

<p><strong>Nevra Eker G&uuml;ryel 22 km koştu</strong></p>

<p><strong>Eker S&uuml;t &Uuml;r&uuml;nleri Genel M&uuml;d&uuml;r Yardımcısı Nevra Eker G&uuml;ryel</strong>&rsquo;de&nbsp; Runatolia Maratonu&rsquo;nda 22 km koşarak hem Eker I Run Team&rsquo;e destek verdi, hem de herkesi &ldquo;Sağlıklı yaşam &rdquo; i&ccedil;in koşmaya davet etti</p>

<p>7&rsquo;den 77&rsquo;ye her yaştan &ccedil;ok sayıda katılımcının yer aldığı koşuda sporcular sosyal mesaj vermeyi de unutmadılar.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Fri, 15 Apr 2016 00:44:52 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[80 ülkeden yabancı doktorlar Türkiye'de eğitilecek]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/fujifilm/pr/80-ulkeden-yabanci-doktorlar-turkiye-de-egitilecek-150</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/fujifilm/pr/80-ulkeden-yabanci-doktorlar-turkiye-de-egitilecek-150</guid>
            <description><![CDATA[<p>Kurulan Endoskopi Eğitim Merkezi&#39;nin Liv Hospital konferans salonunda yapılan tanıtımına Fujifilm Dış Ticaret A.Ş. Başkanı Jun Higuchi, Fujifil]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Kurulan Endoskopi Eğitim Merkezi&#39;nin Liv Hospital konferans salonunda yapılan tanıtımına Fujifilm Dış Ticaret A.Ş. Başkanı Jun Higuchi, Fujifilm Dış Ticaret A.Ş. Genel M&uuml;d&uuml;r&uuml; Cengiz Metin, Liv Hospital Grup Koordinat&ouml;r&uuml; Meri İstiroti, Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Pata ve Prof. Dr. Filiz Aky&uuml;z ve yurtdışından gelen doktor katıldı.</p>

<p><strong>100 doktora eğitim</strong></p>

<p>Liv Hospital&rsquo;ın Endoskopi Eğitim Merkezi&#39;nde Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Pata ve Prof. Dr. Filiz Aky&uuml;z tarafından iki g&uuml;nl&uuml;k programlar dahilinde eğitimler veriliyor.</p>

<p>Liv Hospital doktorlarının deneyimi ve Fujifilm&rsquo;in teknolojik alt yapı desteğinin bir araya geldiği eğitim merkezinde, Orta Doğu,&nbsp; Afrika ve Orta Asya&#39;dan yaklaşık 100 doktor, endoskopi uygulamaları ile ilgili T&uuml;rkiye&#39;de eğitim alacak.</p>

<p>Yapılacak eğitimlerle, b&ouml;lge &uuml;lkelerinde &ouml;n&uuml;ne ge&ccedil;ilemeyen hayati risklerin en aza indirilmesi hedefleniyor. Sindirim sistemi hastalıkları &uuml;zerine animasyon, hayvan modelleri &uuml;zerinde teorik ve pratik olmak &uuml;zere verilen eğitimler sonunda katılımcılara sertifika veriliyor.</p>

<p><strong>Eğitimler devam edecek</strong></p>

<p>Proje hakkında bilgi veren Fujifilm Dış Ticaret A.Ş. Genel M&uuml;d&uuml;r&uuml; Cengiz Metin şunları s&ouml;yledi: &#39;&#39;Medikal alan yaptığımız bu proje ile Liv Hospital genelinde uluslararası bir eğitim merkezi oluşturmayı hedefliyoruz. Bu merkezde daha &ccedil;ok b&ouml;lgemizde yer alan komşu &uuml;lkelere hizmet veriyoruz. Endoskopik ultrasonografi ve double balon endoskopisi alanlarında geniş ve &uuml;st d&uuml;zey eğitimlerimiz oluyor.&nbsp; Şu ana kadar 20 civarında doktorun eğitimlere katılımı ger&ccedil;ekleşti. Farklı d&ouml;nemlerde doktorların ihtiya&ccedil;larına g&ouml;re bu eğitimleri devam ettireceğiz. Teknolojimizi sağlık alanında s&uuml;rekli geliştirerek şimdiye kadar sır olan pek &ccedil;ok hastalığın teşhis ve tedavisinde &ouml;nemli kolaylıklar sağlıyoruz. Alt yapılarını modernize eden kamu hastaneleri, gerekse gelişen &ouml;zel sağlık sekt&ouml;r&uuml; medikal teknolojiyi yakından takip ediyor. Bu da bize daha iyi &ccedil;alışmalar y&uuml;r&uuml;tmek i&ccedil;in cesaret veriyor.&rdquo;</p>

<p><strong>Sağlık turizmine katkı sağlayacak</strong></p>

<p>Doktorların eğitiminde ağırlığı yurtdışına verdiklerini belirten Genel M&uuml;d&uuml;r Cengiz Metin, &#39;&#39;Endoskopi Eğitim Merkezi&#39;ni uluslararası bir merkez olarak d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;k. Yurti&ccedil;inden de isteklere g&ouml;re d&ouml;nem d&ouml;nem katılımlar olmasını planlıyoruz. Katılım konusunda herhangi bir sınırlamamız yok. Ağırlığımızın yurtdışı olarak ger&ccedil;ekleşmesinin en b&uuml;y&uuml;k sebebi T&uuml;rkiye&#39;nin son yıllarda genel sağlık turizmi ile ilgili ciddi &ccedil;alışmalar ve yatırımlara ev sahipliği yapması. Yurtıdışından doktorları &ccedil;ağırarak burada &uuml;st eğitimler vermeye &ccedil;alışıyoruz. Beklentilerimiz bu doktorların &uuml;lkelerine d&ouml;nd&uuml;klerinde T&uuml;rkiye&#39;deki sağlık yapısıyla ilgili geri d&ouml;n&uuml;şler vermesi. Sağlık turizmine &ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki d&ouml;nemlerde bu &ccedil;alışmaların &ouml;nemli katkılar sağlayacağını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yoruz&rdquo; dedi.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Fri, 14 Oct 2016 10:43:52 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Kadınları Şiddetten Korumak için Neler Yapılmalı?]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/sima-psikolojik-danismanlik-merkezi/pr/kadinlari-siddetten-korumak-icin-neler-yapilmali-44</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/sima-psikolojik-danismanlik-merkezi/pr/kadinlari-siddetten-korumak-icin-neler-yapilmali-44</guid>
            <description><![CDATA[<p>Sİ&amp;MA Psikolojik danışmanlık merkezinden Uzman Psikolog Sibel Deniz Toledo Falay, giderek b&uuml;y&uuml;yen ve toplumu yaralayan kadına şiddet ]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Sİ&amp;MA Psikolojik danışmanlık merkezinden Uzman Psikolog Sibel Deniz Toledo Falay, giderek b&uuml;y&uuml;yen ve toplumu yaralayan kadına şiddet &uuml;zerine a&ccedil;ıklamalarda bulundu.</p>

<p>Falay, toplumda sadece kadına y&ouml;nelik olarak değil genel olarak şiddet olaylarında bir artış g&ouml;zlemlendiğini belirterek, &ldquo;Sosyal medya hayvanlara yapılan şiddet g&ouml;r&uuml;nt&uuml;leri ile dolu. Araştırmalar da ortaya koymaktadır ki bir insan hayvana şiddet uyguluyorsa, canlıya merhamet duymuyorsa &ccedil;ok y&uuml;ksek olasılıkla bir sonraki adımı insana aynı şekilde şiddet uygulamaktır. Şiddeti &ouml;nleyecek en &ouml;nemli duygular; sevgi, merhamet ve empati duygularıdır. Toplum olarak bu duygularımızın şiddi şekilde yara aldığını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. Giderek daha &ouml;fkeli bir toplum haline d&ouml;n&uuml;şmekteyiz. Ayrıca bir diğer &ouml;nemli noktada hayatı i&ccedil;eresinde ezilmiş, k&ouml;t&uuml; muamele bir bireyin eline fırsat ve g&uuml;&ccedil; ge&ccedil;tiğinde bunu yaşadıklarının acısını &ccedil;ıkarmak istercesine k&ouml;t&uuml;ye kullanmasıdır. İster evde olsun ister okulda disiplin ve eğitim sistemimiz maalesef şiddet i&ccedil;ermektedir. Kocasından dayak yiyen kadın &ccedil;ocuğunu disipline etmek i&ccedil;in dayağa başvurabilmektedir. Bu da dayağı normalize etmektedir. &Ccedil;ocuğun g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; rol model, kadına şiddet uygulamanın normal olduğudur. Ayrıca anne babanın diğer insanlara, &ccedil;ocuklara, yaşlılara, hayvanlara, doğaya karşı davranışları &ccedil;ocuk i&ccedil;in &ouml;rnek olacaktır. Olumsuz &ouml;rnekler ile b&uuml;y&uuml;yen bir &ccedil;ocuğun yetişkinliğinde olumsuz davranışlar sergilemesi &ccedil;ok y&uuml;ksek olasılıktır&rdquo; dedi.</p>

<p>Falay, şiddette toplumun rol&uuml; konusunda ise &ldquo;Bir şiddet olayında su&ccedil;u sadece failde g&ouml;rmenin son derece kolaycı bir tutum olacağını s&ouml;yleyen Uzm.Psk. Sibel Deniz Toledo Falay,&rdquo;şiddeti doğuran etkenleri iyi incelemek gerekir. Kişinin aile yaşamı, eğitim durumu, sosyo-ekonomik seviyesi, psikolojik durumu, alkol ve madde kullanımı belirleyici fakt&ouml;rler olarak karşımıza &ccedil;ıkmaktadır. Ayrıca i&ccedil;inde yaşadığı &ccedil;evre, genel tutum ve inanışları, &ouml;rnek aldığı rol modellerin tutum ve davranışları &ccedil;ok &ouml;nemli etkenlerdir. Şiddet i&ccedil;inde b&uuml;y&uuml;m&uuml;ş, &ccedil;aresizlik yaşamış, kendisi ile hi&ccedil; empati kurulmamış bir &ccedil;ocuğun sağlıklı bir yetişkin olması &ccedil;ok zordur.</p>

<p>Bunun yanında toplumsal &ouml;ğretiler ve kabuller de maalesef &ouml;zellikle kadına y&ouml;nelik şiddeti destekler niteliktedir; kadının sırtından sopayı karnından sıpayı eksik etmeyeceksin, kocandır d&ouml;ver de sever de, &ouml;ğretmene teslim ederken: &ldquo;eti senin kemiği benim, kadın kuyruk sallamasa erkek bakmaz&rdquo; gibi s&ouml;ylemler şiddeti hak ve meşru g&ouml;stermektedir. Aileler erkeklerin pek &ccedil;ok davranışlarına daha hoş g&ouml;r&uuml;l&uuml; davranmaktadır. Fakat diğer yandan kadın bir olaya maruz kaldığında mağdur olduğunu ispatlama ihtiyacı hissetmektedir. Hatta sırf bu y&uuml;zden başına bir olay geldiğinde susmaktadır. Taciz, tecav&uuml;z, dayak her ne olursa olsun bunu uygulayan erkek en b&uuml;y&uuml;k g&uuml;c&uuml;de kadının bu suskunluğundan almaktadır. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; yaptıklarının sonucu yanına kar almakta bu y&uuml;zden de yapamaya devam etmektedir&rdquo; a&ccedil;ıklamasında bulundu.</p>

<p>Şiddet olaylarını engellemek, kadınları şiddetten korumak i&ccedil;in yapılması gerekenlerle ilgili Falay, &ldquo;&Ouml;ncelikle en &ouml;nemli &ccedil;&ouml;z&uuml;m hukuki d&uuml;zenlemelerle kadına, &ccedil;ocuğa, yaşlıya, hayvana şiddete, tacize, tecav&uuml;ze gereken cezaları hafifletici sebepleri işletmeden, affı olmadan verilmesini sağlamak olmalıdır. B&ouml;ylelikle kanun &ouml;n&uuml;nde hi&ccedil; kimse yaptığının yanına kar kalabileceğini aklından ge&ccedil;irmemelidir.</p>

<p>Bir kadın kocasının şiddetinden şik&acirc;yet&ccedil;i olduğunda karı-koca arasına girilmez gibi bir tutum yerine durumu ciddiye alıp gereken &ouml;nlemlerin alınması sağlanmalıdır. Aile mutlaka koşulsuz bu noktada kızının arkasında olmalı koruyup kollamalıdır. Gelinlikle &ccedil;ıktığın bu eve ancak kefeninle d&ouml;nersin yaklaşımı kadınları maalesef kocalarının şiddetine boyun eğmek zorunda bırakmaktadır.</p>

<p>Aile kızlarına g&uuml;venmeli ve arkasında olduğunu hissettirmelidir. Başına bir şey geldiğinde nedenleri sorgulamak yerine koşulsuz olarak mağdur g&ouml;r&uuml;p desteklemeli ve gerekli mercilere şik&acirc;yet etmek konusunda sonuna kadar arkasında olmalıdır. Unutmayın su&ccedil;u işleyen kişi en b&uuml;y&uuml;k g&uuml;c&uuml; mağdurun suskunluğundan almaktadır.</p>

<p>Erken yaşlardan itibaren &ccedil;ocuklara t&uuml;m canlılara karşı sevgi ve merhamet duygusunu aşılamalı ve anne babalar bu anlamda &ccedil;ocuklarına olumlu rol model olmalıdır. &Ccedil;ocuklarına yaşam hakkına saygı duymayı mutlaka &ouml;ğretmeliler. Hayvanlara zarar vermesine asla g&ouml;z yummamalı ve bu konuda gerekirse bir uzmandan destek almaktan &ccedil;ekinmemeliler.</p>

<p>Hi&ccedil; bir şiddet olayını normalize etmemek veya &uuml;st&uuml;n&uuml; &ouml;rtmeye &ccedil;alışmamak olduk&ccedil;a &ouml;nemlidir.</p>

<p>Şiddet, taciz, tecav&uuml;z mağduru kadın ve &ccedil;ocuklar i&ccedil;in mutlaka destek grupları oluşturulmalı ve bu kişiler bu gruplara y&ouml;nlendirilmeli.</p>

<p>Basın, medya ve sosyal medya mağdurları değil failleri teşhir etmeli b&ouml;ylelikle mağdur kişinin toplum i&ccedil;erisinde kendisini daha fazla k&ouml;t&uuml; hissetmesine engel olunmalıdır&rdquo; diye konuştu.</p>

<p>Uzm. Psk. Sibel Deniz Toledo Falay s&ouml;zlerini, &ldquo;Şunun altını kalın harflerle &ccedil;izmek isterim ki şiddetin sebebini anlamaya &ccedil;alışmak şiddeti mazur g&ouml;stermek demek değildir. Ancak bir problemi &ccedil;&ouml;zmek istiyorsanız &ouml;nce problemi yaratan nedenleri ortaya &ccedil;ıkararak bu nedenleri ortadan kaldıracak &ouml;nlemler almanız doğru ve kalıcı bir yol olacaktır&rdquo; diyerek tamamladı.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Sat, 30 Apr 2016 13:44:40 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Doğal Görünümlü Saçlar için PRP ve Mezoterapi Saç Ekim Yöntemleri]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/doktorsitesi-com/pr/dogal-gorunumlu-saclar-icin-prp-ve-mezoterapi-sac-ekim-yontemleri-33</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/doktorsitesi-com/pr/dogal-gorunumlu-saclar-icin-prp-ve-mezoterapi-sac-ekim-yontemleri-33</guid>
            <description><![CDATA[<p>Sağlıklı sa&ccedil;lara sahip olmak hem kadınlar hem de erkekler i&ccedil;in &ouml;nemlidir. Mevsim, stres, metabolik değişim ve gebelik gibi pek &]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlıklı sa&ccedil;lara sahip olmak hem kadınlar hem de erkekler i&ccedil;in &ouml;nemlidir. Mevsim, stres, metabolik değişim ve gebelik gibi pek &ccedil;ok nedene bağlı olarak gelişebilen sa&ccedil; d&ouml;k&uuml;lmesi sorunu, kliniklere başvurma nedenleri arasında ilk sıralarda yer almaktadır.&nbsp; Plastik Rekonstr&uuml;ktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op.Dr.Tahir G&ouml;khan Haytoğlu;&nbsp; sa&ccedil;&nbsp; d&ouml;k&uuml;lmesi sorununun tedavisinde&nbsp; son d&ouml;nemde en sık kullanılan y&ouml;ntemlerden PRP ve sa&ccedil; mezoterapisi ile desteklenmiş sa&ccedil; ekimi y&ouml;ntemlerini anlattı.</p>

<p><strong>PRP (Platelet Rich Plazma) ile Sa&ccedil; Tedavisi Nasıl Uygulanmaktadır?</strong></p>

<p><strong>Plastik Rekonstr&uuml;ktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Tahir G&ouml;khan Haytoğlu;&nbsp;</strong>&ldquo;PRP yani trombosit y&ouml;n&uuml;nden zenginleştirilmiş plazma y&ouml;ntemi, yaklaşık olarak 20 yıldır genel tıpta kullanılmaktadır. Son yıllarda ise sa&ccedil; tedavilerinde kullanılmaya başlayan y&ouml;ntem olarak pop&uuml;lerlik kazanmıştır. PRP işlemi yaptırmak isteyen hastanın kolundan 1-2 t&uuml;p kan alınır. Alınan kanın santrif&uuml;j cihazında y&uuml;ksek hızda d&ouml;nd&uuml;r&uuml;lmesiyle serum kısmı ayrıştırılır, bunun amacı kanda bulunan trombositlerin yoğunlaştırılmasıdır. Bu k&uuml;&ccedil;&uuml;k h&uuml;creler doku onarımını uyarıcı fakt&ouml;rler i&ccedil;erir. Trombositten zengin plazma tedavi edilmek istenen b&ouml;lgeye enjekte edilir. Bu işlem ile kişinin kanındaki materyaller kullanılarak sa&ccedil;lı deri dokusunun ve i&ccedil;indeki sa&ccedil; k&ouml;klerinin onarılması ve sa&ccedil; ekimine uygun zeminin sağlanması hedeflenmektedir.</p>

<p><strong>Sa&ccedil; Mezoterapisi Nedir? Nasıl Bir Uygulamadır?</strong></p>

<p><strong>Dr. Haytoğlu;&nbsp;</strong>&ldquo;Mevsimsel değişiklikler sonucu, stres, metabolik nedenler ve gebelik sonrası ani sa&ccedil; d&ouml;k&uuml;lmeleri yaşanabilmektedir. Sa&ccedil; mezoterapisi hem erkekte hem de kadında kullanılabilen, deriye enjekte edilmek suretiyle uygulanan bir tedavi y&ouml;ntemidir. Bu y&ouml;ntemde ama&ccedil;; sa&ccedil; k&ouml;klerinin daha canlı ve daha sağlıklı sa&ccedil; teli &uuml;retebilmesi i&ccedil;in aktif hale gelmesinin sağlanmasıdır. Sa&ccedil; mezoterapisi seanslar halinde uygulanmaktadır. Her seans ortalama 15 dakika s&uuml;rmektedir. Uygulanan ila&ccedil;ların i&ccedil;inde vitaminler, mineraller, &ccedil;eşitli sa&ccedil; g&uuml;&ccedil;lendirici ekstraktlar bulunmaktadır. Sa&ccedil; ekimi hazırlığında ve sa&ccedil; ekimi sonrasında tedaviye yardımcı bir y&ouml;ntem olarak kullanılmaktadır.</p>

<p>G&uuml;n&uuml;m&uuml;zde sa&ccedil; ekimi operasyonlarının bir&ccedil;oğu FUE tekniği ile yapılmaktadır. FUE y&ouml;ntemiyle sa&ccedil; ekimi, sa&ccedil; ekiminde en az hasar yapan (minimal invaziv) y&ouml;ntemler arasında yerini almaktadır. Eskiden kullanılan y&ouml;ntemlere nazaran daha az doku hasarı olan bu y&ouml;ntem sayesinde; ağrı, yara a&ccedil;ılması, yara enfeksiyonu, kanama, yara izi vb. gibi risklerin olmadığını s&ouml;yleyen&nbsp;<strong>Dr. Haytoğlu</strong>, bu y&ouml;ntem ile ilgili merak edilenleri de anlattı.</p>

<p><strong>Sa&ccedil; Ekiminde FUE Y&ouml;ntemi Nedir?</strong></p>

<p><strong>Dr. Haytoğlu</strong>, &ldquo;FUE tekniği hem acısız hem de izsiz olması sebebiyle sa&ccedil; ekiminde tercih edilen y&ouml;ntemler arasında yer almaktadır. FUE kelimesi &ldquo;Folik&uuml;ler &Uuml;nite Ekstraksiyonu&rdquo; nun kısaltılmasıyla kullanılmaktadır. Kelime anlamı olarak baktığımızda; kıl k&ouml;k&uuml;n&uuml;n alım şeklini tarif eder ve bu y&ouml;ntemde sa&ccedil; k&ouml;klerinin lokal anestezi (b&ouml;lgesel anestezi) altında &ouml;zel u&ccedil;lu mikro motorlar ile tek tek alındığını tanımlar&rdquo; dedi.</p>

<p><strong>Sa&ccedil; ekiminde FUE tekniğinin diğer y&ouml;ntemlerden farkı nedir?</strong></p>

<p>FUE tekniği ile istenilen k&ouml;k miktarı kadar doku alınabilir diyen Dr. Haytoğlu, &ldquo;Folik&uuml;ler &Uuml;nite alımı yapılan verici b&ouml;lgede, kesi ve dikiş olmadığından iz de kalmaz. FUE tekniği ile sa&ccedil; ekimi yapılabildiği gibi; sakal, bıyık ve kaş ekimi de yapılabilmektedir&rdquo; dedi. Ayrıca bu y&ouml;ntemin avantajlarını da anlatan Dr. Haytoğlu, a&ccedil;ıklamalarına devam etti; &ldquo;K&ouml;klerin alındığı b&ouml;lgede k&uuml;&ccedil;&uuml;k sıyrıklar oluşsa dahi bu sıyrıklar 1 hafta i&ccedil;erisinde izsiz iyileşir. Ekim sonrası operasyon yapılan b&ouml;lgede ağrının yok denecek kadar az olması, g&uuml;nl&uuml;k hayata hızla d&ouml;n&uuml;lmesi ve iyileşme s&uuml;recinin kısa olması gibi y&uuml;z g&uuml;ld&uuml;r&uuml;c&uuml; sonu&ccedil;lara sahip olması FUE tekniğinin fazlasıyla tercih edilmesinin sebebidir. PRP ve sa&ccedil; mezoterapisi ile desteklendiğinde de işlemin başarısı ve y&uuml;z g&uuml;ld&uuml;r&uuml;c&uuml;l&uuml;ğ&uuml; anlamlı bir şekilde artmaktadır.&rdquo; dedi.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Fri, 22 Apr 2016 11:51:13 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Eker I Run Team’e 4 madalya]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/eker/pr/eker-i-run-team-e-4-madalya-13</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/eker/pr/eker-i-run-team-e-4-madalya-13</guid>
            <description><![CDATA[<p>Trabzon&rsquo;un d&uuml;şman işgalinden kurtuluşunun yıl d&ouml;n&uuml;m&uuml; etkinlikleri kapsamında d&uuml;zenlenen 36. Uluslararası Trabzon Yar]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Trabzon&rsquo;un d&uuml;şman işgalinden kurtuluşunun yıl d&ouml;n&uuml;m&uuml; etkinlikleri kapsamında d&uuml;zenlenen 36. Uluslararası Trabzon Yarı Maratonu B&uuml;y&uuml;kşehir Belediye Başkanı Orhan Fevzi G&uuml;mr&uuml;k&ccedil;&uuml;oğlu&rsquo;nun startı vermesiyle &nbsp;Hızırbey Mahallesi Kahramanmaraş Caddesi&rsquo;nden başladı. Buradan koşuya başladıktan sonra Trabzon B&uuml;y&uuml;kşehir Belediyesi-sahil-Beşirli g&uuml;zergahını takip eden atletler, 21 kilometrelik parkuru Cemal Kamacı Spor Salonu &ouml;n&uuml;nde tamamladı.</p>

<p><strong>Eker I Run Team&rsquo;e 4 madalya</strong></p>

<p>Eker I Run Team&rsquo;in 10 kişilik ekibinden 4&rsquo;&uuml; madalya ile d&ouml;nd&uuml;. Hasan Uludağ 65-69 yaş grubundan 1. , Ali Turan 55-59 Yaş grubundan 1., Nejat Hummet 55-59 yaş grubunda 2. ,Tayfun &Ccedil;arlı ise 50-54 yaş grubunda 3. olurken Kudret Arabacı 1,18,20 en iyi yarı maraton derecesini ger&ccedil;ekleştirdi. Yerli ve yabancı 500 atletin katıldığı maratonda erkeklerde Kenyalı Paul Kipkemoi Kipkorir, kadınlarda ise Etiyopyalı Meselech Melkamu Haileyesus birinci oldu.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Fri, 15 Apr 2016 00:36:29 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Latin Amerika Türk Şirketlerinin İlgisini Çekiyor]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/vsy-biyoteknoloji-ve-ilac-san-a-s/pr/latin-amerika-turk-sirketlerinin-ilgisini-cekiyor-7</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/vsy-biyoteknoloji-ve-ilac-san-a-s/pr/latin-amerika-turk-sirketlerinin-ilgisini-cekiyor-7</guid>
            <description><![CDATA[<p>Latin Amerika &uuml;lkeleri (LATAM) d&uuml;nyanın y&uuml;kselen pazar ekonomileri arasında. B&ouml;lgenin başlıca &uuml;lkelerine baktığımızda (Bre]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Latin Amerika &uuml;lkeleri (LATAM) d&uuml;nyanın y&uuml;kselen pazar ekonomileri arasında. B&ouml;lgenin başlıca &uuml;lkelerine baktığımızda (Brezilya, Meksika, Kolombiya, Şili, Arjantin ve Venezuela) yaklaşık 4.25 trilyon dolar gayrisafi milli hasıla ile d&uuml;nyanın en b&uuml;y&uuml;k &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; ekonomisini temsil ediyor. Sağlık giderleri ise neredeyse &Ccedil;in ve Hindistan&rsquo;ın toplamı kadar. B&ouml;lge &ouml;zellikle sağlık alanında b&uuml;y&uuml;yen ihracat potansiyeli ve yatırım fırsatları ile T&uuml;rk şirketlerinin ilgisini &ccedil;ekiyor. Son d&ouml;nemde yapılan &ouml;nemli etkinliklerde de T&uuml;rk şirketleri yer alarak b&ouml;lge &uuml;lkeleri ile ekonomik ilişkileri artırıyorlar.</p>

<p>Latin Amerika &uuml;lkesi olan Meksika&rsquo;nın en b&uuml;y&uuml;k şehirlerinden Guadalajara&rsquo;da 5 &ndash; 9 Şubat 2016 tarihleri arasında ger&ccedil;ekleşen D&uuml;nya Oftalmoloji Kongresi (WOC)&rsquo;de son d&ouml;nemde en fazla ilgi g&ouml;ren etkinlikler arasında yer aldı. Her iki yılda bir geleneksel olarak d&uuml;zenlenen Kongre i&ccedil;in Meksika&rsquo;ya d&uuml;nyanın her yerinden 10 binin &uuml;zerinde g&ouml;z doktoru geldi. Sağlık biyoteknolojisi alanında faaliyet g&ouml;steren T&uuml;rk şirketi VSY Biotechnology de kongrenin katılımcıları arasında yer aldı. VSY Biotechnology Yurtdışı Ekibi Ar-Ge merkezi dahilinde oftalmoloji alanına y&ouml;nelik geliştirilen inovatif &uuml;r&uuml;n gamını WOC&rsquo;da t&uuml;m d&uuml;nyaya tanıttı.</p>

<p><strong>VSY BIOTECHNOLOGY LATAM İHRACATINI Y&Uuml;ZDE 20 ARTIRACAK</strong></p>

<p>VSY Biotechnology Latin Amerika ve İspanya Satış M&uuml;d&uuml;r&uuml;&nbsp;<strong>Josep Maria Siso</strong>, Her iki yılda bir geleneksel olarak d&uuml;zenlenen WOC 2016&rsquo;nın bu yıl Meksika&rsquo;da d&uuml;zenlenmesinden dolayı memnuniyet duyduklarını ve edindikleri olumlu geri bildirimler ile kongreden mutlu ayrılacaklarını ifade etti. VSY Biotechnology&rsquo;nin b&ouml;lgedeki hedefleri hakkında bilgi veren Siso şunları s&ouml;yledi: &ldquo;Latin Amerika&rsquo;daki (LATAM) iş hacmi son yıllarda birka&ccedil; kat artış g&ouml;sterdi. Yalnızca Meksika 100 milyonun &uuml;zerinde n&uuml;fusa sahip. Meksika ile T&uuml;rkiye&rsquo;nin genel ekonomik ilişkileri 1.2 milyar Dolar civarında. Artan n&uuml;fus artışı ve gelişen ekonomi ile birlikte bu b&ouml;lgedeki ticaret hacmi de her ge&ccedil;en g&uuml;n b&uuml;y&uuml;yor. VSY Biotechnology de hem Meksika hem de b&ouml;lgedeki diğer &uuml;lkelerle olan genel ticaret hacmini b&uuml;y&uuml;yen ekonomik koşullar &ccedil;er&ccedil;evesinde geliştiriyor. VSY Biotechnology&rsquo;nin şu anda yalnızca Meksika ile 1 milyon Euro&rsquo;nun &uuml;zerinde bir iş hacmi var. VSY Biotechnology&rsquo;nin d&uuml;nyada ilgi g&ouml;ren yeni teknolojik g&ouml;z i&ccedil;i lensleri Tri-ED ve Enova&rsquo;nın Latin Amerika pazarına girmesinin ardından Meksika ve t&uuml;m b&ouml;lgeye olan ihracatın %20 artacağını &ouml;ng&ouml;rmekteyiz.&rdquo;</p>

<p><strong>T&Uuml;RKİYE ARTIK TEKNOLOJİ İHRA&Ccedil; EDİYOR</strong></p>

<p>VSY Biotechnology Avrupa &Uuml;lkeleri Satış M&uuml;d&uuml;r&uuml;&nbsp;<strong>Dr. Fatih Ergin</strong>, şu anda s&uuml;rd&uuml;r&uuml;len kamu politikalarının da etkisiyle T&uuml;rk şirketlerinin teknoloji &uuml;reterek d&uuml;nyanın her tarafına ihra&ccedil; eden ve &uuml;lke ekonomisine katkı sağlayan şirketler olma y&ouml;n&uuml;nde &ouml;nemli adımlar attıklarını s&ouml;yledi. VSY Biotechnology&rsquo;nin Ar-Ge merkezinde geliştirdiği inovatif biyoteknolojik &uuml;r&uuml;nler ile &ouml;rnek bir T&uuml;rk şirketi olarak yenilik&ccedil;i şirketlere yol g&ouml;sterdiğinin altını &ccedil;izen Dr. Ergin; &ldquo;Ar-Ge yenilik stratejisi, Kalkınma Planı, ekonomi bakanlığı teşvikleri, TUBİTAK &ccedil;ağrıları gibi bir&ccedil;ok proje ile &uuml;lke politikasında bu alanda &ouml;nemli adımlar atılıyor. Bu desteklerden de yararlanarak T&uuml;rk şirketleri Ar-Ge yatırımlarına daha &ccedil;ok &ouml;nem vermeli ve g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir ekonomi i&ccedil;in uluslararası şirketlerinin sayısını &ccedil;oğaltmalıdır&rdquo; şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>D&Uuml;NYADA 1,5 MİLYON KİŞİYE G&Ouml;Z İ&Ccedil;İ LENSİ İMPLANTE ETTİ</strong></p>

<p>WOC&rsquo;da yer alan VSY Biotechnology CEO&rsquo;su&nbsp;<strong>Dr. Ercan Varlıbaş</strong>&nbsp;da T&uuml;rkiye&rsquo;den t&uuml;m d&uuml;nya &uuml;lkelerine g&ouml;z i&ccedil;i lens ihracatı ger&ccedil;ekleştirdiklerini belirterek; d&uuml;nyanın her milletinden 1.5 milyon insana VSY Biotechnolgy tarafından &uuml;retilen g&ouml;z i&ccedil;i lenslerinin implante edildiğini ve insanların sağlıklı bir g&ouml;r&uuml;şe kavuşmalarından dolayı duydukları mutluluğu ifade etti.&nbsp; Gelecek D&uuml;nya Oftalmoloji Kongresi&rsquo;nin 2018&rsquo;de Brezilya&rsquo;da yapılacağının bilgisini de veren Dr. Varlıbaş, benzer uluslararası etkinliklerin VSY Biotechnology&rsquo;nin d&uuml;nyadaki t&uuml;m iş ortaklarına ulaşmasında ve inovatif &uuml;r&uuml;nlerin tanıtılmasında &ouml;nemli rol&uuml; olduğunu s&ouml;yledi.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Thu, 07 Apr 2016 14:58:28 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Kadına şiddeti engellemek için neler yapılabilir?]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/sima-psikolojik-danismanlik-merkezi/pr/kadina-siddeti-engellemek-icin-neler-yapilabilir-41</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/sima-psikolojik-danismanlik-merkezi/pr/kadina-siddeti-engellemek-icin-neler-yapilabilir-41</guid>
            <description><![CDATA[<p>Kadınlara y&ouml;nelik &ouml;zellikle cinsel i&ccedil;erikli saldırıların artışındaki sebepleri a&ccedil;ıklayan Falay, &ldquo;Psikoloji a&ccedil;ı]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Kadınlara y&ouml;nelik &ouml;zellikle cinsel i&ccedil;erikli saldırıların artışındaki sebepleri a&ccedil;ıklayan Falay, &ldquo;Psikoloji a&ccedil;ısından bakılınca bu soruya rahat&ccedil;a cevap verilebilir. &Ccedil;ok nettir ki yıllar kuşaklar boyu artan ve son bir kuşaktır da &ccedil;eşitli dinamiklerle bastırılan cinsellik g&uuml;d&uuml;s&uuml; kontroll&uuml; şekilde dışa vurulamadığı i&ccedil;in bu şekilde sonu&ccedil;lanma g&ouml;r&uuml;lmektedir.</p>

<p>Durumun ironik tarafı da şudur ki cinsellik hem evrensel olarak t&uuml;m insanların yemek-i&ccedil;mek gibi bir ortak noktasıdır hem de y&uuml;zyılın başlarında Sigmund Freud&rsquo;un s&ouml;ylediği gibi &ldquo;İnsan doğasının temelindeki iki d&uuml;rt&uuml;den biridir&rsquo;. Ancak eskiden beri gelen ve son yıllarda daha da artan baskı da a&ccedil;ıktır.</p>

<p>Bir d&uuml;rt&uuml;ye (veya enerjiye) baskıysa hayatın diğer alanlarında g&ouml;r&uuml;n&uuml;şte alakasız g&ouml;r&uuml;nen şekillerde dışavurumlara g&ouml;t&uuml;r&uuml;r. Enerji kaybolmaz, sadece şekil değiştirir.&rdquo;</p>

<p>Bu saldırıların toplumu, &ouml;zellikle kadınları nasıl etkilemekte olduğunu anlatan Uzman Mahir Efe Falay, şunları s&ouml;yledi: &ldquo;Saldırılar ve &ccedil;oğunun ciddi bir ceza almamasının kadınların g&uuml;venlik hissini d&uuml;ş&uuml;rmektedir. Dışarıda olma, &ouml;zg&uuml;rce istediğini yapma a&ccedil;ısından da kısıtlamaktadır. Bunun yanında cezaların hem &ccedil;oğu zaman yetersiz hem de zaman zaman erkek egemenliği y&ouml;n&uuml;nde sonu&ccedil;lanan davalar &ldquo;haksızlık hissi&rdquo; yaşatmaktadır. Ayrıca ciddi manada olumsuz model oluşturulmaktadır. Zira &ccedil;ocukların hayatı &ouml;ğrenmesinde ve d&uuml;ş&uuml;ncelerini şekillendirmede g&ouml;rd&uuml;kleri de etkilidir. Ve h&acirc;lihazırda pek &ccedil;ok yerde pozitif ayrımcılık yaşayan kadınların b&ouml;ylesine şiddetle karşılaşması &ccedil;ocuklar ve gen&ccedil;lerin algılarının karışmasına neden olabilmektedir.&rdquo;</p>

<p>Kadına y&ouml;nelik cinsel i&ccedil;erikli şiddet su&ccedil;larını engellemek i&ccedil;in kısa ya da uzun vadede neler yapılabileceği hakkında bilgi veren Falay, s&ouml;zlerine ş&ouml;yle devam etti:</p>

<p>&ldquo;Engelleme isteniyorken kısa vadede sonu&ccedil;lanabilecekler kadar uzun vadeli &ccedil;&ouml;z&uuml;mler de kabul edilmelidir. &Ouml;rneğin toplumda şu ana kadar yerleşmiş algı ile &ccedil;alışılıp bu yoldaki mitleri kırmak i&ccedil;in gerekli adım atılabilir. Mesela okullara fizyolojik gelişimle orantılı olarak &ldquo;Cinsel Sağlık&rdquo; dersi konulabilir. Bu sayede gen&ccedil;ler hem kendi cinsine hem de karşı cinsine dair meraklarını en g&uuml;venli ve kontroll&uuml; şekilde karşılayabilecektir. Kısa vadeli &ccedil;&ouml;z&uuml;mlerse &ouml;zellikle hukuk alanında bu tip su&ccedil;lar konusunda yapılacak iyileştirmelerle ger&ccedil;ekleştirilebilir. Eğer su&ccedil; yarattığı fiziksel &ndash; psikolojik hasar &ouml;l&ccedil;&uuml;s&uuml;nde &ldquo;ger&ccedil;ek&rdquo; bir ceza ile karşılanırsa o su&ccedil;u işlemekten ka&ccedil;ınılır ve tekrarlanma ihtimali d&uuml;şer. Kimse &ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;n&uuml;n hayatını bitirecek &ouml;l&ccedil;&uuml;de kısıtlanmasını istemeyecektir.&rdquo;</p>

<p>Uzman Psikolog Mahir Efe Falay, son g&uuml;nlerde kadınlara y&ouml;nelik cinsel saldırılar hakkında s&ouml;zlerini ş&ouml;yle bitirdi:</p>

<p>&ldquo;Kadınlara y&ouml;nelik şiddeti, yani fiziksel veya cinsel saldırıları bitirmek i&ccedil;in tek bir &ccedil;&ouml;z&uuml;m olmayacağı aşik&acirc;rdır. Yapılması gereken, şiddetin iki tarafından da planlı olarak adım adım ilerlemektir. Bunun i&ccedil;in de şiddetin iki t&uuml;r&uuml;n&uuml;n de psikolojik boyutu ihmal edilmemelidir.&rdquo;</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Sat, 30 Apr 2016 13:28:30 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Doğal Burun Estetiğinde Piezo Cerrahisi Dönemi]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/doktorsitesi-com/pr/dogal-burun-estetiginde-piezo-cerrahisi-donemi-34</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/doktorsitesi-com/pr/dogal-burun-estetiginde-piezo-cerrahisi-donemi-34</guid>
            <description><![CDATA[<p>Burun estetiğinde kullanılan klasik osteotomi (kemik kesme) y&ouml;ntemlerinde &ccedil;eki&ccedil; ve keski ile d&uuml;zg&uuml;n hattı oluşturmak h]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Burun estetiğinde kullanılan klasik osteotomi (kemik kesme) y&ouml;ntemlerinde &ccedil;eki&ccedil; ve keski ile d&uuml;zg&uuml;n hattı oluşturmak hemen hemen imkansızdır. Piezo cerrahi ile yapılan burun estetik ameliyatlarında; kemikleri istediğimiz a&ccedil;ılarda ve d&uuml;zg&uuml;n olarak şekillendirebiliyoruz ve bunun sonucunda daha zarif, doğal, ince ve fotojenik bir sonu&ccedil; elde ediyoruz diyen Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op.Dr.Cevdet Murat Akag&uuml;n, yeni bir y&ouml;ntem olan piezo cerrahisi ile burun estetik ameliyatlarını anlattı.</p>

<p><strong>Piezo Cerrahisi Nedir?</strong></p>

<p><strong>Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op.Dr.Cevdet Murat Akag&uuml;n</strong>; &ldquo;Piezo cerrahisi ya da ultrasonik kemik şekillendirme y&ouml;ntemi olarak bilinen bu y&ouml;ntem, cerrahi teknik olarak kullanılmaktadır. Piezo, elektrik &ouml;zellik g&ouml;steren malzemelerin; elektrik enerjisini, mekanik enerjiye ve mekanik enerjiyi de elektrik enerjisine d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rmesi esasına dayanmaktadır ve ultrasonik dalgaları &uuml;retmede kullanılan en &ouml;nemli prensiplerden biridir. Bu y&ouml;ntemle ameliyat sonrası şişlikler diğer t&ouml;rp&uuml; y&ouml;ntemlerine g&ouml;re daha az olmakta, morarma olmamakta, hasta sosyal yaşantısına daha erken d&ouml;nmektedir&rdquo; dedi.</p>

<p><strong>Piezo Cerrahisinin Avantajları Nelerdir?</strong><br />
Piezo elektriğin burun estetiği operasyonlarında kullanılması hem hastalara hem de hekimlere &ccedil;eşitli avantajlar sağlamaktadır diyen&nbsp;<strong>Dr.Akag&uuml;n</strong>, avantajları ise ş&ouml;yle sıraladı:</p>

<ul>
	<li>Son derece hassas kesimlere olanak sağlaması</li>
	<li>Hekim a&ccedil;ısından kullanım kolaylığı</li>
	<li>Kemikte kesim yapıldığı i&ccedil;in yumuşak dokuya hi&ccedil; bir şekilde zarar vermemesi</li>
	<li>Burun kemiğinde &ccedil;eki&ccedil;; keski ve t&ouml;rp&uuml; kullanılırken son derece travmatik olan y&ouml;ntemin terkedilmesi</li>
	<li>Daha hassas ince, zarif bir burun oluşturması</li>
	<li>Dokulara saygılı bir operasyona olanak sağlaması</li>
	<li>İyileşme s&uuml;recinin daha hızlı ve &ccedil;abuk olması</li>
	<li>Yumuşak dokuya ve burun i&ccedil;i mukozasına zarar vermediği i&ccedil;in, kanama miktarının diğer y&ouml;ntemlere g&ouml;re daha az olması</li>
	<li>Travmatik sonu&ccedil;ları azalttığı i&ccedil;in ameliyat sonrası şişlik ve morlukların daha az g&ouml;r&uuml;lmesi sağlanmaktadır.</li>
</ul>

<p><strong>Piezo Cerrahisini Diğer Y&ouml;ntemlerden Ayıran Nedir?</strong></p>

<p><strong>Dr.Akag&uuml;n;</strong>&nbsp;&ldquo;G&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z &uuml;zere bundan sonraki s&uuml;re&ccedil;te &ccedil;ok daha hassas, &ccedil;ok daha az travmatik ve dokulara saygılı piezo elektrik; burun estetiği operasyonlarında d&uuml;nya genelinde daha sık kullanılmaya başlanacaktır. Cerrahi sonrası daha ince, d&uuml;zg&uuml;n y&uuml;zeyli bir burun oluşturulmakta ve revizyon cerrahisine &ccedil;ok daha az ihtiya&ccedil; duyulmaktadır. Bunu altın oran olarak tanımlamaktayız. Y&uuml;z organlarının burun, dudak, kulak, g&ouml;zler arasındaki mesafe ve &ccedil;enenin bunlara olan uzaklıkları ya da oranlarındaki değişiklikler fotojeniteyi ve g&uuml;zelliği belirlemektedir. Bu durumda kişinin daha g&uuml;zel g&ouml;r&uuml;nmesine neden olduğu varsayılmaktadır&rdquo; dedi.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Fri, 22 Apr 2016 11:56:29 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Özgüven Geliştirme Yöntemleri ve Yararları]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/sima-psikolojik-danismanlik-merkezi/pr/ozguven-gelistirme-yontemleri-ve-yararlari-43</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/sima-psikolojik-danismanlik-merkezi/pr/ozguven-gelistirme-yontemleri-ve-yararlari-43</guid>
            <description><![CDATA[<p>&Ouml;zg&uuml;ven&rsquo;in, yani kendinize g&uuml;venin doğuştan gelmediğine dikkat &ccedil;eken Uzm. Psikolog Mahir Efe Falay, &ldquo;&Ouml;zg&uum]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>&Ouml;zg&uuml;ven&rsquo;in, yani kendinize g&uuml;venin doğuştan gelmediğine dikkat &ccedil;eken Uzm. Psikolog Mahir Efe Falay, &ldquo;&Ouml;zg&uuml;ven, kelime anlamıyla &ldquo;&Ouml;z&rsquo;e olan g&uuml;ven&rdquo; demektir. Yani kendinize g&uuml;venmektir. Hayat i&ccedil;inde yaşadıklarınızla kazanılır. &Ouml;rneğin bebekken keşif faaliyetleri ketlenen yani durdurulan &ndash; engellenen bebek zaman i&ccedil;inde keşif i&ccedil;in uğraşmaz olacaktır.</p>

<p>&Ccedil;ocuğa her s&ouml;ylenen &lsquo;Aman dur yapamazsın&rsquo; veya &lsquo;Sakın dokunma!&rsquo; veya &lsquo;Boşver sen, aklın ermez&rsquo; gibi hesapta onun iyiliği i&ccedil;in s&ouml;ylenen s&ouml;zler aslında uzun vadede k&ouml;t&uuml;l&uuml;ğ&uuml;nedir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; &ouml;zg&uuml;venin temeli davranışsa ve davranış engelleniyorsa &ouml;zg&uuml;ven de gelişemez ve &ccedil;evresi iyiliği i&ccedil;in yapılan engellemelerle dolan &ccedil;ocuk yıllar sonra gen&ccedil; yetişkin haline gelip o eski &ccedil;evreyi arkasında bıraktığında sudan &ccedil;ıkmış bir balık gibi &ccedil;aresiz, savunmasız ve bunalım halinde kalır. Fakat her davranış değişebilir&rdquo; dedi.</p>

<p>&Ouml;zg&uuml;ven gelişimi i&ccedil;in yapılması gerekenleri sıralayan Uzm. Psikolog Falay, bu kısa tavsiyeler ile uzun ve b&uuml;y&uuml;k yararlı etkiler sağlamanın m&uuml;mk&uuml;n olduğu belirterek &ldquo;&Ouml;zg&uuml;ven doğuştan gelmez. Yukarıdan da inmez. Piyango ile de &ccedil;ıkmaz. Kazanılan ve geliştirilebilen bir &ouml;zelliktir. Bu y&uuml;zden &ouml;nerilere kulak verin veya uygun bir uzman yardımıyla kazanın&rdquo; a&ccedil;ıklaması yaptı.</p>

<p><strong>İşte &ouml;zg&uuml;ven geliştirmek i&ccedil;in tavsiyeler:</strong></p>

<p><strong>Aileler İ&ccedil;in;</strong></p>

<ol>
	<li>Bırakın canı &lsquo;biraz&rsquo; acısın. O şekilde ger&ccedil;ekleştirmeye &ccedil;alıştığı davranışın sonucunu &ccedil;ok daha iyi &ouml;ğrenir. Acımasın diye engellemelerse onu s&uuml;nd&uuml;r&uuml;r.</li>
	<li>Bırakın &lsquo;biraz&rsquo; yorulsun. Bu yorulmalar ona ileride ger&ccedil;ek hayatta bir şey başarmak i&ccedil;in yorulmak gerektiğini g&ouml;sterir, en baştan kavramasını sağlar. Yetişkin hayatlarınızda ka&ccedil; iş &ccedil;aba harcamadan sizin yerinize oluyor ki?</li>
	<li>Bırakın &lsquo;biraz&rsquo; yavaş yapsın. Bu şekilde legolar dışında daha zor kurulum işlerini kendi g&uuml;c&uuml; yettiğince halledebilir. Evet tornavidayı d&ouml;nd&uuml;rmesi yavaş olacaktır. Ama &lsquo;O&rsquo; vidayı takmıştır.</li>
</ol>

<p><strong>Yetişkinler İ&ccedil;in;</strong></p>

<ol>
	<li>En k&ouml;t&uuml; ne olabilir ki? Şeklinde sık sık d&uuml;ş&uuml;n&uuml;n. &Ouml;rneğin m&uuml;d&uuml;re bir şey s&ouml;ylemek i&ccedil;in odasına girerken bu gelsin aklınıza. Veya otob&uuml;ste inmeniz gereken durağı ka&ccedil;ırdığınızda az sonra otob&uuml;s kırmızı ışıkta durduğunda siz &lsquo;Kaptaan orta kapı&rsquo; diye bağırdığınızda. Veya aylardır g&ouml;z&uuml;n&uuml;zde olan karşı cins okulda tek başına boşken yanına gidip gitmeme arasında kaldığınızda. Merak etmeyin, ger&ccedil;ekten k&ouml;t&uuml; bir şey olamaz.<br />
	&nbsp;</li>
	<li>İnsanların, hele b&uuml;y&uuml;k ihtimalle bir daha g&ouml;rmeyeceğiniz insanların sizin hakkınızdaki d&uuml;ş&uuml;ncesi ne kadar &ouml;nemli olabilir? Bunu 100 &uuml;zerinden puanlayın. Eğer 20-30 derseniz; &ouml;zg&uuml;ven yolundasınız! Ama 80-90sa cevabınız şunu da cevaplayın &lsquo;Siz kendiniz i&ccedil;in mi başkaları i&ccedil;in mi yaşıyorsunuz?<br />
	&nbsp;</li>
	<li>G&uuml;&ccedil;l&uuml; yanlarınızı aklınızda tutun. Kimse t&uuml;m &ouml;zellikler bazında baştan aşağı k&ouml;t&uuml; değildir. K&ouml;ydeki &ccedil;obanın m&uuml;ziğe yeteneği, plazadaki veri giriş g&ouml;revlisinin resme, kargo şubesindeki &ccedil;alışanın da yemeğe yeteneği olabilir.<br />
	&nbsp;</li>
	<li>&Uuml;stteki &uuml;&ccedil;&uuml;n&uuml; de s&uuml;rekli d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rseniz, İngilterede bir cep telefonu satıcısıyken katıldığı bir yarışma sonrasında şu anda trilyoner olan tenor Paul Pott olabilirsiniz.</li>
</ol>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Sat, 30 Apr 2016 13:38:09 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Kefir, Soğuk Havalara Karşı Koruyor]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/eker/pr/kefir-soguk-havalara-karsi-koruyor-11</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/eker/pr/kefir-soguk-havalara-karsi-koruyor-11</guid>
            <description><![CDATA[<p>Laktik asit bakterileri, asetik asit bakteri ve Torula mayalarını i&ccedil;eren kefir danelerinin s&uuml;t&uuml; fermentasyonu&nbsp; ile elde edile]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Laktik asit bakterileri, asetik asit bakteri ve Torula mayalarını i&ccedil;eren kefir danelerinin s&uuml;t&uuml; fermentasyonu&nbsp; ile elde edilen kefir, bir&ccedil;ok beslenme ve sağlık unsuru i&ccedil;eren bir s&uuml;t &uuml;r&uuml;n&uuml; olarak yaygınlaşmaya başladı. Kefir, ekşi ve ferahlatıcı tadı ile ayrana, probiyotik yapıları ile de yoğurda benziyor.</p>

<p>2006 yılından beri t&uuml;keticilerini kefir ile buluşturan Eker S&uuml;t &Uuml;r&uuml;nleri, yararlı&nbsp; s&uuml;t i&ccedil;eceği olan kefirin T&uuml;rkiye&rsquo;de daha &ccedil;ok t&uuml;ketilmesi i&ccedil;in doğal ve katkısız &uuml;retim yapıyor.</p>

<p><strong>Kefirin faydaları saymakla bitmiyor</strong></p>

<p>Kefirin sağlık a&ccedil;ısından bir&ccedil;ok yararı olduğuna dikkat &ccedil;eken Eker S&uuml;t &Uuml;r&uuml;nleri&nbsp;Gıda M&uuml;hendisi Serap K&ouml;semehmet,&nbsp;i&ccedil;eriğindeki probiyotikler sayesinde &ouml;zellikle kış aylarında&nbsp; v&uuml;cudun bağışıklık sistemini ve sindirimini g&uuml;&ccedil;lendirmeye yardımcı olan kefirin aynı zamanda vitamin ve mineral deposu olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Doğal bileşiminde bulunan fosfor, potasyum, sodyum, klor, magnezyum gibi mineraller, A, B1, B2, B6, B12, C, D, E, folik asit gibi vitaminler ve esansiyel amino asitler dengeli beslenmede de &ouml;nemli rol oynuyor.</p>

<p>İ&ccedil;erdiği protein ve kalsiyum sayesinde kilo kontrol&uuml;ne de yardımcı olan kefir, diyetteki yağların emilimini destekleyerek kolestrol&uuml; kontrol altında tutmaya katkıda bulunuyor.</p>

<p>Yiyeceklerle alınan toksik (zehirli) maddelerin v&uuml;cuttan atılmasına ve kabızlık, ishal ve bağırsak tahrişleri gibi rahatsızlıkların ortadan kalkmasına destek oluyor.</p>

<p>Y&uuml;ksek kan basıncının d&uuml;şmesine ve kalsiyumun bağırsaklardan emilimini artırarak osteoporoz riskinin azalmasına yardımcı oluyor.</p>

<p>Kefir, her yaşta, g&uuml;n&uuml;n her saatinde ve istenilen miktarda t&uuml;ketebiliyor. Peynir, puding ve tatlılarda da kullanılan kefiri meyve ya da mevye suyu katarak da t&uuml;ketmek m&uuml;mk&uuml;n olabiliyor.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Fri, 15 Apr 2016 00:19:32 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Yabani pirinç normal pirince göre daha sağlıklı]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/usa-rice-federation/pr/yabani-pirinc-normal-pirince-gore-daha-saglikli-136</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/usa-rice-federation/pr/yabani-pirinc-normal-pirince-gore-daha-saglikli-136</guid>
            <description><![CDATA[<p>Ekol Culinary&rsquo;de ger&ccedil;ekleşen pişirme g&ouml;sterisi i&ccedil;in T&uuml;rkiye&rsquo;ye gelen IN Harvest End&uuml;striyel Departman M&uu]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Ekol Culinary&rsquo;de ger&ccedil;ekleşen pişirme g&ouml;sterisi i&ccedil;in T&uuml;rkiye&rsquo;ye gelen IN Harvest End&uuml;striyel Departman M&uuml;d&uuml;r&uuml; Golnar Emam, yabani pirincin faydalarını anlattı.</p>

<p>Amerikan Birleşik Devletleri&rsquo;nde 5 bin yılı aşkın bir s&uuml;re temel gıda maddesi olarak kullanılmış olan yabani pirin&ccedil;, b&ouml;lgeye &ouml;zg&uuml; tek hububat &ccedil;eşidi. Bu hububat, Kuzey Amerika&rsquo;da; &ouml;zellikle de d&uuml;nya hasadının y&uuml;zde 60&rsquo;ını arz eden Kaliforniya&rsquo;da yetiştiriliyor.</p>

<p>Yabani pirin&ccedil;, ilk zamanlar Amerika&rsquo;daki g&ouml;ller b&ouml;lgesi olan Great Lakes&rsquo;te yetiştirilip kanolarla hasat yapılırken 1970&rsquo;lerden sonra Kanada ve Minnesota&rsquo;da da yetiştirilmeye başlandı. Kuzey Amerika&rsquo;da yerel olarak yetişen bu bitki, Amerika Birleşik Devletleri&rsquo;nde yaygın olarak &uuml;retiliyor.</p>

<p>Farklı &ccedil;eşitteki yiyeceklerde, &ccedil;ok y&ouml;nl&uuml; olarak kullanılan ve diğer pirin&ccedil;lerle de karıştırılıp kullanılabilen yabani pirin&ccedil;, &ouml;zellikle otel ve restoranlarda kullanılıyor. Yabani pirincin pişirme s&uuml;resi 55 dakika s&uuml;r&uuml;yor. Ancak kullanım şekillerine g&ouml;re değişiklik g&ouml;steren &ccedil;izilmiş ve &ccedil;izilmemiş yabani pirin&ccedil;lerin pişirme s&uuml;releri aynı değil. &Ccedil;izilmiş yabani pirin&ccedil;lerin pişirilmesi 20 dakika s&uuml;r&uuml;yor &ccedil;&uuml;nk&uuml; suyu diğerine g&ouml;re daha kolay i&ccedil;ine alabiliyor.</p>

<p><strong>Beyaz ile yabani pirincin farkı ne?</strong></p>

<p>Yabani pirin&ccedil; normal pirin&ccedil;ten daha farklı, daha kırık ve ince oluyor. Yabani pirin&ccedil; suda yetişen bir &uuml;r&uuml;n olduğu i&ccedil;in bu nedenle daha y&uuml;ksek protein ve lif i&ccedil;eriyor. Normal pirince g&ouml;re daha sağlıklı bir &uuml;r&uuml;n olan yabani pirin&ccedil; kolesterole karşı da olduk&ccedil;a etkili ve antioksidan &ouml;zelliği taşıyor.</p>

<p>Beyaz pirin&ccedil; ile yabani pirin&ccedil; arasındaki tek benzerliğin tanelerinin b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml; olduğunu s&ouml;yleyen Emam, bu benzerlikten &ouml;t&uuml;r&uuml; i&ccedil;erik olarak hi&ccedil; benzemeyen iki bitkinin adının aynı olduğunu ve yabani pirin&ccedil; pahalı olduğu i&ccedil;in d&uuml;nyada kullanımının sınırlı olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Toplam yabani pirin&ccedil; &uuml;retiminin y&uuml;zde 50&rsquo;sinin Amerika&rsquo;da t&uuml;ketildiğini, geriye kalanının ise ihra&ccedil; edildiğini bildiren Emam, &ldquo;Yabani pirincin en &ccedil;ok kullanıldığı &uuml;lkeler, başta Almanya olmak &uuml;zere Avrupa ve Rusya. İnanıyorum ki ileride T&uuml;rkiye&rsquo;de de yabani pirincin kullanımı yaygınlaşacak. Yabancı pirincin tanıtılması a&ccedil;ısından USA Rice Federation bize t&uuml;m d&uuml;nyada destek sağlıyor.&rdquo;</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Fri, 30 Sep 2016 11:10:33 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Bahar aylarında ekmek yerine pirinç tüketin]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/usa-rice-federation/pr/bahar-aylarinda-ekmek-yerine-pirinc-tuketin-137</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/usa-rice-federation/pr/bahar-aylarinda-ekmek-yerine-pirinc-tuketin-137</guid>
            <description><![CDATA[<p>B1, B2, C ve E vitaminleri ile sodyum, magnezyum, potasyum, kalsiyum, demir ve fosfor mineralleri bakımından son derece zengin olan pirin&ccedil;, ]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>B1, B2, C ve E vitaminleri ile sodyum, magnezyum, potasyum, kalsiyum, demir ve fosfor mineralleri bakımından son derece zengin olan pirin&ccedil;, sağlıklı beslenme a&ccedil;ısından b&uuml;y&uuml;k &ouml;nem taşıyor.</p>

<p>İ&ccedil;erdiği vitamin ve minerallerden dolayı &ouml;zellikle bahar aylarında stres, yorgunluk, isteksizlik ve depresyonun azaltılmasında etkili olduğunu belirten diyetisyenler 3 yemek kaşığı pirin&ccedil; 1 dilim ekmek yerine t&uuml;ketilmesini tavsiye ediyor.</p>

<p>Beslenmenizde sebzelerle de et &uuml;r&uuml;nleri ile de t&uuml;ketildiğinde diğer besinlerin vitamin ve mineral emilimleri &uuml;zerine olumsuz etkisi olmuyor. B vitaminlerinden zengin olması hafıza ve beyin sağlığı i&ccedil;in olumlu etkileri var. Pirincin su tutucu etkisinin olması bahar aylarında mevsim değişikliklerinden kaynaklı &ouml;demin atılmasına destek oluyor.</p>

<p>İshalde bağırsakların d&uuml;zenlenmesi i&ccedil;in en etkili besinlerden birisi olan pirin&ccedil; besin değeri nin ve posasının işlem g&ouml;rd&uuml;k&ccedil;e azaldığına dikkat &ccedil;eken diyetisyenler bahar aylarında &ouml;ğlen ve akşam &ouml;ğ&uuml;nlerinde 5 &lsquo;er yemek kaşığı pirin&ccedil; ekmek yerine t&uuml;ketilebileceğini belirtiyor.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Fri, 30 Sep 2016 11:14:10 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
            </channel>
</rss>
