<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:webfeeds="http://webfeeds.org/rss/1.0" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
    <channel>
        <title>Bilim ve Sağlık Haber Ajansı  Basın Bültenleri</title>
        <link>https://basinv1.lond.net/edtanitim/pr/feed</link>
        <description><![CDATA[My feed description]]></description>
        <atom:link href="https://basinv1.lond.net/kategori/%7Bcategory_slug%7D/rss" rel="self"></atom:link>
                                                                <language>tr</language>
        <lastBuildDate>Thu, 28 Oct 2021 14:57:43 +0300</lastBuildDate>
                <item>
            <title><![CDATA[Karavanda ÖTV İndirimi Türkiye’ye 490 Milyon Euro Girdi Sağlar]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/edtanitim/pr/karavanda-otv-indirimi-turkiye-ye-490-milyon-euro-girdi-saglar-1052</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/edtanitim/pr/karavanda-otv-indirimi-turkiye-ye-490-milyon-euro-girdi-saglar-1052</guid>
            <description><![CDATA[<p>Ulusal Kamp ve Karavan Federasyonu Y&ouml;netim Kurulu Başkanı Leyla &Ouml;zdağ, &Ouml;TV indiriminin T&uuml;rkiye yerli karavan sekt&ouml;r&uuml;n]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Ulusal Kamp ve Karavan Federasyonu Y&ouml;netim Kurulu Başkanı Leyla &Ouml;zdağ, &Ouml;TV indiriminin T&uuml;rkiye yerli karavan sekt&ouml;r&uuml;ne &ouml;nemli katkılar sağlayacağını s&ouml;yledi.&nbsp;</p>

<p>Karavan sekt&ouml;r temsilcileri, motokaravan d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;nde kullanılan ara&ccedil;larda H&uuml;k&uuml;metin yaptığı &Ouml;TV indiriminin T&uuml;rkiye&rsquo;ye karavan satışları ve karavan turizminden yılda 490 milyon Euro girdi sağlayabileceğini a&ccedil;ıkladı.&nbsp;</p>

<p><strong>&ldquo;Vergi Engeli Nedeniyle Karavan Filosu Oluşturamıyoruz&rdquo;</strong></p>

<p>Karavan kiralama ve karavan &uuml;retimi sekt&ouml;r&uuml;nde faaliyet g&ouml;steren Shantigo Karavan ortaklarından Eğitimci Berkan &Uuml;lker, yapılan d&uuml;zenlemeyi sevin&ccedil;le karşıladıklarını s&ouml;yledi. &nbsp;T&uuml;rkiye&rsquo;deki mevcut karavan filosunun artması i&ccedil;in &Ouml;TV indiriminin gerekliliğini uzun zamandır dile getirdiklerini belirten &Uuml;lker, &ldquo;T&uuml;rkiye&rsquo;de karavan satışı ve kiralama sekt&ouml;r&uuml;nde yeni ara&ccedil;lara ihtiya&ccedil; var. Ancak karavan d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;nde kullanılacak sıfır ara&ccedil;larda y&uuml;zde 230 oranında &ouml;zel t&uuml;ketim vergisi uygulanıyor olması, yeni ara&ccedil;ların karavana d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;lmesini neredeyse imkansız hale getiriyordu. Yeni ara&ccedil;ları d&ouml;n&uuml;şt&uuml;remediğimiz i&ccedil;in de karavan filosu oluşturamıyorduk. Bu a&ccedil;ıdan bakıldığında &Ouml;TV indirimi &uuml;lkemiz i&ccedil;in &ouml;nemli kazanımlar sağlayacaktır&rdquo; dedi.&nbsp;</p>

<p><strong>&Uuml;retim Hız Kazanır</strong></p>

<p>&Uuml;lker, &Ouml;TV indirimiyle karavan yapımı ve karavan d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml; alanlarında ciddi bir &uuml;retim artışı sağlayacağını s&ouml;yledi. &Uuml;retimdeki artışla birlikte Avrupa ve diğer d&uuml;nya &uuml;lkelerine karavan ihracatının başlayacağını kaydeden &Uuml;lker, &ldquo;T&uuml;rkiye 3 tarafı denizlerle &ccedil;evrili, tarihi ve doğasıyla yılın 9 ayı tatil yapma olasılığı sağlıyor. Şu an yurtdışından gelen turistler, her yerde kaliteli ve g&uuml;zel karavan arıyorlar ama istedikleri karavanı bulamayınca otele y&ouml;neliyorlar&rdquo; dedi. T&uuml;rkiye&rsquo;de ciddi &ccedil;apta bir karavan kiralama firması olmalarına rağmen yurtdışı pazarına a&ccedil;ılamadıklarını da ifade eden &Uuml;lker, &ldquo;&Ccedil;&uuml;nk&uuml; karavan filosu sayımız yeterli değil. Verginin d&uuml;şmesi karavan filomuzun da b&uuml;y&uuml;mesini sağlayacaktır&rdquo; dedi.&nbsp;</p>

<p><strong>Karavan Filosunun B&uuml;y&uuml;mesi Turizmi Geliştirir</strong></p>

<p>Karavan filosunun artmasıyla yeni karavan kamping alanlarının a&ccedil;ılacağını, karavan turizmi rotalarının oluşacağını ifade eden &Uuml;lker, &ldquo;T&uuml;rkiye&rsquo;de karavan ile gezilebilecek &ccedil;ok fazla tarihi ve doğal g&uuml;zelliklerimiz var. Turistler karavan turları sayesinde &uuml;lkemizin bu g&uuml;zelliklerini g&ouml;r&uuml;rken, o b&ouml;lgelerde de turizmin canlanması sağlanacak. B&ouml;ylelikle &uuml;lkemizin her b&ouml;lgesi d&ouml;viz girdisi sayesinde gelişmeye başlayacak&rdquo; şeklinde konuştu.&nbsp;</p>

<p><strong>Sekt&ouml;rdeki İstihdam 10 Kat Artar</strong></p>

<p>T&uuml;rkiye&rsquo;de karavan &uuml;retimi ve tedarik&ccedil;iler d&uuml;ş&uuml;n&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;nde sekt&ouml;r&uuml;n şu an 2 bin kişiye istihdam sağladığını ifade eden &Uuml;lker, vergi indiriminin ardından bu sayının 20 bine y&uuml;kseleceğini bildirdi. &Uuml;lkemizde karavan imalatındaki iş&ccedil;ilik maliyetlerinin Avrupa&rsquo;ya oranla &ccedil;ok uygun olduğunun altını &ccedil;izen &Uuml;lker, şunları s&ouml;yledi: &ldquo;Pandemiden &ouml;nce T&uuml;rkiye&#39;de motokaravan veya &ccedil;ekme karavan yapan yani karavan yapımı ile ilgilenen toplam firma sayısı yirmiyi ge&ccedil;mezdi. 2021 yılında karavan &uuml;retimi yapan firma sayısı 600&rsquo;e y&uuml;kseldi.&rdquo; &nbsp;&Uuml;lker, sekt&ouml;r temsilcileri tarafından hazırlanan projeksiyona g&ouml;re; vergi indirimi hamlesinin ardından T&uuml;rkiye&rsquo;nin hem karavan turizmi hem de karavan ihracatından 490 milyon euroluk bir d&ouml;viz girdisi sağlayabileceğini s&ouml;zlerine ekledi.&nbsp;</p>

<p><strong>Vergi İndirimi &Uuml;lkemize &Ouml;nemli Faydalar Sağlayacaktır</strong></p>

<p>UKKF olarak kurulduğu yıldan bu yana ilgili Bakanlıklara ve Resmi Kurumlara detaylı bilgiler vererek nedenleri ile &Ouml;TV nin d&uuml;zenlemesi gerekliliği talep ettiklerini belirten Ulusal kamp ve karavan Federasyonu Y&ouml;netim Kurulu Başkanı Leyla &Ouml;zdağ, &ldquo;İlaveten son zamanlardada UKKF olarak Kamu kurum ve Kuruluşları ile yerli &uuml;retim firmalarını, distir&uuml;b&uuml;tor ve karavan ithalatcılarını da i&ccedil;ine aldığımız bircok &ccedil;alışma yaptık. Sebeplerini ve &uuml;lkemiz kazancı a&ccedil;ısından faydalarını a&ccedil;ıkladık. Milli ve yerli &uuml;reticinin desteklenmesi motokaravan sekt&ouml;r&uuml;nde T&uuml;rkiye&rsquo;nin &uuml;reticilerinin kastlarını geliştirerek d&uuml;nya ile rekabet edebilmesi &ouml;nemlidir. &Ccedil;ok başarılı olduğumuz sekt&ouml;r i&ccedil;in &ccedil;ok olumlu bulduğumuz &uuml;zerinde yıllarca &ccedil;alıştığımız bu haberin &ouml;zellikle yerli &uuml;retici noktasında desteklenmesini s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir bir değişiklik olduğunu bunun da sekt&ouml;re dolayısıyla &uuml;lkemize fayda sağlayacağını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. Burdan da tekrar &ccedil;ağrımızı t&uuml;m &ouml;zel sekt&ouml;r&uuml;m&uuml;ze ( yerli &uuml;reticiler, distrub&uuml;torler, ithalat&ccedil;ı firmalar, tedarik&ccedil;iler ) bu iyi gelişmeleri birlikte y&ouml;netebilmemiz i&ccedil;in UKKF &ccedil;atısı altında &quot; KAMP KARAVAN SEKT&Ouml;R&Uuml; YATIRIMCILARI BİRLİĞİ &quot; ni kurmak ve bunu birlikte y&ouml;netmek i&ccedil;in &ccedil;ağrımızı yeniliyoruz&rdquo; diye konuştu.<br />
&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Thu, 28 Oct 2021 14:57:43 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Yurtdışı Eğitimin Yeni Gözdesi Ukrayna]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/edtanitim/pr/yurtdisi-egitimin-yeni-gozdesi-ukrayna-1030</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/edtanitim/pr/yurtdisi-egitimin-yeni-gozdesi-ukrayna-1030</guid>
            <description><![CDATA[<p>&nbsp;500&rsquo;e yakın &uuml;niversiteye ev sahipliği yapan Ukrayna, yurt dışından gelen &ouml;ğrencilere tıptan diş hekimliğine, u&ccedil;ak m&uu]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;500&rsquo;e yakın &uuml;niversiteye ev sahipliği yapan Ukrayna, yurt dışından gelen &ouml;ğrencilere tıptan diş hekimliğine, u&ccedil;ak m&uuml;hendisliğinden mimarlığa kadar bir&ccedil;ok dalda eğitim imkanı sağlıyor. Avrupa Birliği&rsquo;ne tam &uuml;yelik s&uuml;recinde olan &uuml;lkenin uluslararası eğitimdeki payının her ge&ccedil;en g&uuml;n arttığını belirten Everest Eğitim Kurucusu Berkan &Uuml;lker, &ldquo;11 yıldır yurt dışı eğitimi alanında faaliyet g&ouml;steriyoruz. T&uuml;rk &ouml;ğrencilerin Ukrayna&rsquo;da &uuml;niversite okuma talebi son 10 yılda y&uuml;zde 500 oranında bir artış g&ouml;sterdi. Bu gelişmede iki &uuml;lke arasındaki iyi ilişkiler, ticaret hacmindeki artışın &ouml;nemli bir rol&uuml; olduğunu s&ouml;yleyebiliriz&rdquo; dedi.</p>

<p>AB tam &uuml;yelik s&uuml;recindeki Ukrayna&rsquo;da &uuml;niversite eğitimin bu kadar pop&uuml;ler hale gelmesinde başka fakt&ouml;rlerin de etkili olduğunun altını &ccedil;izen &Uuml;lker, &ldquo;T&uuml;rkiye&rsquo;deki &ouml;ğrenciler Ukrayna&rsquo;da istediği b&ouml;l&uuml;m&uuml; okuyabilir. &Uuml;niversite eğitiminde İngilizce ve Ukraynaca şeklinde iki dil se&ccedil;enek bulunuyor. Ukrayna &uuml;niversiteleri t&uuml;m Avrupa Birliği ve Y&Ouml;K tarafından tanınmaktadır. &Uuml;niversitelerinden başarıyla mezun olan &ouml;ğrenciler, T&uuml;rkiye&rsquo;de rahatlıkla denklik alabiliyor. Bunun yanı sıra Ukrayna &Uuml;niversitelerinde okuyan &ouml;ğrencilerin T&uuml;rkiye&rsquo;deki &uuml;niversitelere yatay ge&ccedil;iş hakkı bulunuyor. Ukrayna 77 bin yabancı &ouml;ğrenciye ev sahipliği yaparken LYS, YGS puan şartı aranmaksızın sadece lise diploması ile her b&ouml;l&uuml;me &ouml;ğrenci kabul ediyor&rdquo; diye konuştu.</p>

<p><strong>Denizcilik ve Havacılık Eğitiminde Kendi Kanıtlamış Bir &Uuml;lke</strong></p>

<p>Ukrayna&rsquo;nın denizcilik ve havacılık eğitiminde t&uuml;m d&uuml;nyada kendini kanıtlamış bir &uuml;lke olduğunu vurgulayan &Uuml;lker, d&uuml;nyanın en b&uuml;y&uuml;k u&ccedil;ağı Antonov&rsquo;un Ukrayna yapımı olduğunu ifade etti. &Uuml;lkede yıllık eğitim &uuml;cretlerinin sağlık alanında 3-5 bin dolar, diğer b&ouml;l&uuml;mlerde ise bin 500 - 2 bin 500 dolar arasında değiştiğini kaydeden &Uuml;lker, 600 &uuml;niversitenin yer aldığı Ukrayna&rsquo;da y&uuml;ksek&ouml;ğretime b&uuml;y&uuml;k &ouml;nem verildiğini s&ouml;zlerine ekledi.</p>

<p><strong>T&uuml;rkiye Uluslararası &Ouml;ğrenci Sıralamasında İlk 10&rsquo;da</strong></p>

<p>T&uuml;rkiye uluslararası &ouml;ğrenciler i&ccedil;in &ccedil;ekim merkezi olmaya devam ediyor. &Uuml;&ccedil; yıl &ouml;nce yapılan bir araştırmaya g&ouml;re 100 binin &uuml;zerinde uluslararası &ouml;ğrencinin okuduğu T&uuml;rkiye, en &ccedil;ok uluslararası &ouml;ğrencinin okuduğu d&uuml;nyadaki 10 &uuml;lke arasında yer alıyor.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Thu, 29 Jul 2021 15:47:05 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Burun Estetiğinden Sonra Sakız Yasağı!]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/edtanitim/pr/burun-estetiginden-sonra-sakiz-yasagi-1001</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/edtanitim/pr/burun-estetiginden-sonra-sakiz-yasagi-1001</guid>
            <description><![CDATA[<p><strong>Burun estetiği sonrası yapılan beslenme, estetik ameliyatın başarısını etkiler mi?</strong></p>

<p>Bu konuda &ccedil;ok fazla soru aldık]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Burun estetiği sonrası yapılan beslenme, estetik ameliyatın başarısını etkiler mi?</strong></p>

<p>Bu konuda &ccedil;ok fazla soru aldıklarını belirten Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. H&uuml;nkar Batıkhan ve Diyetisyen B&uuml;şra Taş&ccedil;ı ile &ldquo;Rinoplasti sonrası beslenme nasıl olmalı&rdquo; sorusunun yanıtını verdi. Uzmanlar hastaların &ouml;zellikle beslenme konusunda uyması gereken kuralları, 6 maddede a&ccedil;ıkladı.&nbsp;</p>

<p>Su, meyve ve sebze t&uuml;ketiminin yara iyileşmesini hızlandıracağını belirten uzmanlar, alkol, kafein ve nikotin i&ccedil;eren &uuml;r&uuml;nlerin de bir s&uuml;reliğine &lsquo;Yasaklar Listesinde&rsquo; yer alması gerektiğinin altını &ccedil;izdi. &Ccedil;ok fazla &ccedil;iğneme hareketinin de ameliyat edilen burundaki kemik ve dokuların iyileşmesini geciktireceği uyarısında bulunan uzmanlar, &ldquo;Burun estetiği ameliyatından sonra sakız &ccedil;iğnemeyin. Yine kuruyemiş gibi fazla &ccedil;iğnenmesi gereken gıdalardan da uzak durun&rdquo; uyarısında bulundu.&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
<strong>İşte Rinoplasti Sonrası Beslenme &Ouml;nerileri&nbsp;</strong></p>

<p>G&uuml;nl&uuml;k 2-2.5 litre su t&uuml;ketin. Gerekirse bitki &ccedil;aylarıyla da desteklenebilir.</p>

<p>Tuzlu gıdalar ve maden suyundan uzak durun. Yemeklere ekstra tuz atmayın.</p>

<p>Alkol, kafein ve nikotin i&ccedil;eren &uuml;r&uuml;nleri belli bir s&uuml;re kullanmayın. Bu t&uuml;r &uuml;r&uuml;nler kan dolaşımını olumsuz etkileyecektir.&nbsp;</p>

<p>Yara iyileşmesini hızlandırmak i&ccedil;in protein ve C vitamin i&ccedil;eriği y&uuml;ksek gıdaları t&uuml;ketin.&nbsp;</p>

<p>Fazla &ccedil;iğneme hareketi burun kemiği ve dokuları iyileşme s&uuml;recinde olduğu i&ccedil;in burun şekillenmesini olumsuz etkileyebilir. Bu y&uuml;zden bu d&ouml;nemde sakız &ccedil;iğnemeyin.&nbsp;</p>

<p>Kuruyemiş gibi fazla &ccedil;iğnenmesi gereken gıdalardan da uzak durun.&nbsp;</p>

<p>Kabız olmamak i&ccedil;in sebze, meyve tarzı posa i&ccedil;eriği y&uuml;ksek besinler t&uuml;ketin.&nbsp;<br />
Kabızlık beraberinde zorlanma ve ıkınma hareketini de getireceği i&ccedil;in burun kanamasını tetikleyebilir.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Mon, 29 Mar 2021 13:25:53 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Diyabet hastalarının ayak sağlığı için 10 öneri]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/edtanitim/pr/diyabet-hastalarinin-ayak-sagligi-icin-10-oneri-962</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/edtanitim/pr/diyabet-hastalarinin-ayak-sagligi-icin-10-oneri-962</guid>
            <description><![CDATA[<p>Dr. Turan, şeker hastalarına diyabetik ayak oluşumunu &ouml;nleyecek 10 &ouml;neride bulundu. Dr. Turan, kan dolaşımını bozabileceğinden hastaları,]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Dr. Turan, şeker hastalarına diyabetik ayak oluşumunu &ouml;nleyecek 10 &ouml;neride bulundu. Dr. Turan, kan dolaşımını bozabileceğinden hastaları, &ldquo;Bacak bacak &uuml;st&uuml;ne atmayın ve bağdaş kurarak oturmayınız&rdquo; şeklinde uyardı.</p>

<p>D&uuml;nyada g&uuml;n ge&ccedil;tik&ccedil;e artan ve halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen diyabetin t&uuml;m v&uuml;cut sistemini olumsuz etkilerken, ayaklarda da birtakım rahatsızlıklara yol a&ccedil;tığını anlatan Dr. Ş&uuml;kr&uuml; Mehmet Turan, &ldquo;Diyabet hastalarının ayaklarında his kaybı, uyuşma, yanma, soğuma, renk solukluğu, morarma, ağrı ve karıncalanma gibi belirtiler varsa şeker hastalığı ayak sinirlerini etkilemeye başlamış olabilir. Bu durumda mutlaka &ouml;nlem alınması gerekiyor. Diyabet hastaları ayak sağlığına, sağlıklı bir bireyden daha &ccedil;ok dikkat etmeli; ayak sağlıklarını korumalı&rdquo; dedi.&nbsp;</p>

<p><strong>Tırnak Bakımının &Ouml;nemi</strong></p>

<p>Şeker hastalığı ya da kan şekerinin kontrol altına alınmaması nedeniyle ayakta kronik yara gelişmesi olarak tanımlanan diyabetik ayak hastalığının ilerlemesi halinde sinir hasarı ve damar enflamasyonlarına yol a&ccedil;abileceğini belirten Op. Dr. Ş&uuml;kr&uuml; Mehmet Turan ş&ouml;yle devam etti: &ldquo;Bu hasta grubumuzda tırnak bakımı &ccedil;ok &ouml;nemlidir. Hastalar tırnaklarını her g&uuml;n kontrol etmelidir. Tırnak etrafında şişlik, kızarıklık olup olmadığına her g&uuml;n bakılmalıdır. Diyabetik ayak sorunu yaşayan hastalarımız &ccedil;orap se&ccedil;imlerinde de dikkatli olmalılar. Dikişli, ayağa b&uuml;y&uuml;k gelen &ccedil;orapları &ouml;nermiyoruz. Pamuklu veya i&ccedil;inde g&uuml;m&uuml;ş tel yer alan &ccedil;oraplar tercih edilmelidir. &Ccedil;orapların da her g&uuml;n değiştirilmesine &ouml;zen g&ouml;sterilmeli.&rdquo;&nbsp;</p>

<p><br />
<strong>İşte diyabet hastalarının ayak sağlığı i&ccedil;in 10 &ouml;nemli madde:&nbsp;</strong></p>

<p><br />
1- Doğru ayakkabı se&ccedil;imi &ouml;nemlidir. Ayağın i&ccedil;erisinde rahat ettiği, tabanı yumuşak ve d&uuml;zg&uuml;n olan, 5 cm&#39;den al&ccedil;ak topuklu ayakkabılar tercih edilmelidir. Ayakkabı alışverişine saat 16.00&rsquo;dan sonra &ccedil;ıkın. Her ayakkabı tabanlık ile desteklenmelidir. &Ccedil;orapsız ayakkabı giymemeye &ouml;zen g&ouml;sterin.<br />
<br />
2- Ayaklarınızı her g&uuml;n sabun ve ılık su ile yıkayınız. Ayaklarınızı &ouml;zellikle parmak aralarını &ccedil;ok iyi kurulayınız.<br />
<br />
3- Cildi nemlendirici &ouml;zel diyabet kremleri kullanın. Kremleri parmak aralarına s&uuml;rmeden uygulayın.<br />
<br />
4- Ayak tabanlarınızı ayna yardımıyla ya da evde bulunan başka birinin yardımcı olması ile kesik ve &ccedil;atlaklara karşı kontrol ediniz.<br />
<br />
5- Tırnaklarınızı t&ouml;rp&uuml; yardımı ile kısaltın. Kesici aletler ile m&uuml;dahale etmeyin.<br />
<br />
6- &Ccedil;oraplarınızı g&uuml;nl&uuml;k olarak değiştirin. Ayağınıza uygun dikişsiz, pamuklu &ccedil;oraplar tercih edin.<br />
<br />
7- Ayaklarınızı kuru ve sıcak tutun. Soğuk havalarda tabanı takviyeli &ccedil;oraplar ile bunu sağlayabilirsiniz. İ&ccedil;eride veya dışarıda asla yalın ayak ile y&uuml;r&uuml;meyin.<br />
<br />
8- Kan dolaşımını bozabileceğinden bacak bacak &uuml;st&uuml;ne atmayın, bağdaş kurarak oturmayın.<br />
<br />
9- Ayakkabılarınızı giymeden &ouml;nce elinizle i&ccedil;ini kontrol edin. Ayakkabının i&ccedil;inde taş, &ccedil;akıl gibi yabancı cisimlerin bulunmamasına dikkat edin.<br />
<br />
10- Tırnakta batma, kalınlaşma, şekil bozukluğu, mantar enfeksiyonu varsa doktora başvurun.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Wed, 21 Oct 2020 14:54:08 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Akıma kapılıp obez olmayın!]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/edtanitim/pr/akima-kapilip-obez-olmayin-960</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/edtanitim/pr/akima-kapilip-obez-olmayin-960</guid>
            <description><![CDATA[<p><strong>Obezite bir yaşam tarzı değildir</strong></p>

<p>Obezite Cerrahisi Uzmanı Op.Dr. İsmail &Ouml;zsan, obezitenin bir yaşam tarzı ya da sti]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Obezite bir yaşam tarzı değildir</strong></p>

<p>Obezite Cerrahisi Uzmanı Op.Dr. İsmail &Ouml;zsan, obezitenin bir yaşam tarzı ya da stil değil bir hastalık olduğunu ifade ederek, &quot;V&uuml;cut pozitifliği, son g&uuml;nlerde pop&uuml;ler k&uuml;lt&uuml;r tarafından olduk&ccedil;a benimsenen ve t&uuml;m d&uuml;nyada &uuml;nl&uuml; isimler de dahil olmak &uuml;zere &ouml;nc&uuml;l&uuml;ğ&uuml; yapılan, ilgi g&ouml;ren bir sosyal hareket olmaya başladı. B&uuml;y&uuml;k beden kadınları ve erkekleri g&uuml;&ccedil;lendirmek ve onlara ışık tutmak i&ccedil;in oluşturulmuş, aynı zamanda toplumun fiziksel bedeni g&ouml;rme bi&ccedil;imlerine meydan okuyan sosyal bir hareket olan v&uuml;cut pozitifliği, daha &ouml;nceki nesillerde &quot;ideal&quot; olarak kabul edilen beden &ouml;l&ccedil;&uuml;leri sınırlarını yıkmaya &ccedil;abalıyor ve b&uuml;y&uuml;k beden kişileri kendiyle barışık olmaya &ccedil;ağırıyor. Ancak bu akıma kapılıp obez olmayı ideal &ouml;l&ccedil;&uuml; kabul eden bir &ccedil;ok insan var. Bu yaklaşım insan ve toplum sağlığı a&ccedil;ısından son derece tehlikelidir&quot; diye konuştu.</p>

<p><strong>Kendinizi &quot;sağlıklı bedeninizle&quot; sevin</strong></p>

<p>&quot;Kendini sev, bedenini sev&quot; başlıkları altında ilerleyen akımın toplumda yanlış algılanarak beden sağlığında tahribata yol a&ccedil;abileceğini anlatan Op.Dr. &Ouml;zsan, &quot;Her bedenin kendine &ouml;zel ideal &ouml;l&ccedil;&uuml;leri vardır. Bu denge her insanda aynı olamaz. Beden kaldırabileceğinden fazla kilo alırsa, bu kilolar diğer hastalıkları da beraberinde getirir. Fazla kilo ve obezite; şeker, tansiyon, kalp ve damar hastalıkları gibi bir&ccedil;ok hastalığa yol a&ccedil;ar. Kendimizi elbette ki sevelim ancak sağlıklı bir bedenle sevelim&quot; ifadelerine yer verdi.&nbsp;</p>

<p><strong>Obezite kaderiniz değil</strong></p>

<p>Obeziteden doğru operasyon ve tedaviyle kurtulmanın m&uuml;mk&uuml;n olduğunun altını &ccedil;izen Op.Dr. &Ouml;zsan, &quot;T&uuml;p mide ameliyatı, g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde obez hastalar tarafından en &ccedil;ok tercih edilen ve başarı oranı en y&uuml;ksek olan tedavi y&ouml;ntemidir. Uzman doktor ve onun &ccedil;izeceği yol haritası ile obeziteden tahmininizden daha kolay ve kısa s&uuml;rede kurtulabilirsiniz. Obezite kaderiniz değil&quot; şeklinde konuştu.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Mon, 19 Oct 2020 18:07:27 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[ Türkiye Obezleşiyor]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/edtanitim/pr/turkiye-obezlesiyor-959</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/edtanitim/pr/turkiye-obezlesiyor-959</guid>
            <description><![CDATA[<p>DS&Ouml;&#39;ye g&ouml;re en riskli 10 hastalıktan birinin obezite olduğunun altını &ccedil;izen Op. Dr. Ergen&ccedil;, &quot;Yine DS&Ouml; ye g&ou]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>DS&Ouml;&#39;ye g&ouml;re en riskli 10 hastalıktan birinin obezite olduğunun altını &ccedil;izen Op. Dr. Ergen&ccedil;, &quot;Yine DS&Ouml; ye g&ouml;re her yıl 2.8 milyon kişi obezite nedeniyle &ouml;lmektedir. &Ouml;nlenebilir &ouml;l&uuml;mlerin sigaradan sonra gelen ikinci &ouml;nemli nedeni obezitedir. ABD&rsquo;de 3 yetişkinden biri obez. T&uuml;rkiye&rsquo;de %30 dan fazla obez insan bulunmaktadır. En son yapılan TURDEP-2 (T&uuml;rkiye Diyabet, Hipertansiyon, Obezite ve Endokrinolojik Hastalıklar Prevalans &Ccedil;alışması-II) &ccedil;alışmasında her 3 kişiden ikisi fazla kilolu ya da obez olarak belirtilmiştir. Eğilim devam ederse 2030 yılına kadar %60 fazla kilolu ya da obez olacağı da &ouml;ng&ouml;r&uuml;lmektedir&quot; ifadelerine yer verdi.</p>

<p><strong>Obeziteden nasıl korunuruz?</strong></p>

<p>Obeziteden korunmak i&ccedil;in en &ouml;nemli kuralın spor ve hareket olduğuna değinen Op. Dr. Ergen&ccedil;, şu ifadelere yer verdi: &quot;M&uuml;mk&uuml;nse spor yapmalıyız. Spor yapamıyorsak hareketimizi arttırmalıyız. &Ouml;rneğin asans&ouml;r yerine merdiven kullanabiliriz. Toplu taşıma kullanıyorsak 1-2 durak &ouml;nce inip y&uuml;r&uuml;meliyiz. Markete, yakın yerlere giderken ara&ccedil; kullanmamalıyız. Arada kısa y&uuml;r&uuml;y&uuml;şler yapılabilir. Besin tercihlerimizi protein ve sebze ağırlıklı yapmalıyız. Bol su i&ccedil;meliyiz. Hazır gıdalardan, karbonhidratı y&uuml;ksek besinlerden m&uuml;mk&uuml;n olduğunca uzak durmalıyız. D&uuml;zenli ve kaliteli beslenmeliyiz. &Ccedil;ocuklarımız i&ccedil;in erken yaşta bir spor dalı se&ccedil;imi yapılabilir. Kontroll&uuml; &ouml;zg&uuml;r beslenme davranışları geliştirilebilir. Kendi porsiyonlarımızla aynı miktarda yemek yemelerini beklememeliyiz. Onlara etiket okuma alışkanlığı kazandırabiliriz. D&uuml;zenli doktor kontrol&uuml;nde takip edebiliriz. Sınırlandırılmış tablet, pc vb. teknoloji kullanımına &ouml;nem vermeliyiz. Onlara &ouml;rnek olacak davranışlarda bulunmalıyız. Sonu&ccedil;ta &ccedil;ocuklar ebeveynlerini rol model alacaklardır.&quot;</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Tue, 13 Oct 2020 16:04:23 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Hem zatürre hem de grip aşısını kimler yaptırmalı]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/edtanitim/pr/hem-zaturre-hem-de-grip-asisini-kimler-yaptirmali-950</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/edtanitim/pr/hem-zaturre-hem-de-grip-asisini-kimler-yaptirmali-950</guid>
            <description><![CDATA[<p>G&ouml;ğ&uuml;s Hastalıkları Uzmanı Dr. Merda Erdemir Işık, zat&uuml;rre ve grip aşılarının her ikisini de yaptırması gereken hasta grubunu a&ccedi]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>G&ouml;ğ&uuml;s Hastalıkları Uzmanı Dr. Merda Erdemir Işık, zat&uuml;rre ve grip aşılarının her ikisini de yaptırması gereken hasta grubunu a&ccedil;ıkladı. Dr. Işık, iki aşının insanları Covid-19 vir&uuml;s&uuml;nden korumadığını, ancak aşılı kişilerin hastalığı daha hafif ge&ccedil;irmelerini sağlayabileceğini s&ouml;yledi.</p>

<p>D&uuml;nyayı etkisi altına alan Covid-19&rsquo;la m&uuml;cadele s&uuml;rerken, G&ouml;ğ&uuml;s Hastalıkları Uzmanı Dr. Merda Erdemir Işık, son g&uuml;nlerin en &ccedil;ok konuşulan konusu olan zat&uuml;rre ve grip aşıları hakkında bilgi verdi.</p>

<p>&ldquo;Zat&uuml;rre ve grip aşısı COVİD-19 vir&uuml;s&uuml;ne karşı korumaz&rdquo; diyen Dr. Işık, &ldquo;Fakat olası bir covid durumunda bağışıklığın zayıflaması ile birlikte hastalığa eklenebilecek zat&uuml;rre ve grip Covid&rsquo;in daha ağır ge&ccedil;mesine sebep olabilir. Aşı, grip ve zat&uuml;rre olma ihtimalinizi azaltacağı gibi Covid ile birlikte zat&uuml;rre ve grip olma ihtimalinizi de d&uuml;ş&uuml;r&uuml;r&rdquo; dedi.&nbsp;<br />
Zat&uuml;rre aşısının pn&ouml;mokok olarak adlandırılan bir grup bakterinin neden olduğu &ouml;zellikle zat&uuml;rre ve diğer enfeksiyonlara karşı korunmak i&ccedil;in uygulanan bir aşı olduğunu ifade eden Dr. Işık, &ldquo;Polisakkarit pn&ouml;mokok aşısı (PPA) ve konjuge pn&ouml;mokok aşısı (KPA) olmak &uuml;zere iki t&uuml;r pn&ouml;mokok aşısı vardır. Polisakkarit pn&ouml;mokok aşısının koruyuculuğu 5 yıl olduğundan 65 yaş altı kişilerde 5 yılda bir tekrarlanmalıdır. Konjuge pn&ouml;mokok aşısı ise &ouml;m&uuml;r boyu koruyucu olduğu i&ccedil;in tek bir doz yapılması yeterlidir&rdquo; dedi.</p>

<p>Aşının uygulanması gereken kişiler hakkında da bilgi veren Dr. Işık, &ldquo;65 yaş &uuml;st&uuml; t&uuml;m bireyler kronik akciğer hastalığı olanlar, kronik kalp hastalığı olanlar, kronik karaciğer hastalığı olanlar, diyabeti olanlar, alkol bağımlılığı olanlar, sigara i&ccedil;enler, bağışıklık sistemi baskılanmış olan hastalar, HIV pozitif kişiler, dalağı olmayan hastalar ve kanser hastaları zat&uuml;rre aşısı yaptırmalıdır&rdquo; diye konuştu.</p>

<p><strong>İki aşı yaptırması gereken hasta grubu</strong></p>

<p>İki aşının birlikte &ouml;nerildiği hastalarda ilkinde konjuge aşı, 8 hafta sonrasında polisakkarit aşı &ouml;nerildiğini anlatan Dr. Işık, &ldquo;Eğer &ouml;nceden polisakkarit aşı yapılmışsa da, en az 1 yıl sonra konjuge aşı &ouml;nerilmektedir&rdquo; diye konuştu. Hem zat&uuml;rre hem de grip aşısı yaptırması gereken hasta grubu hakkında da bilgi veren Dr. Işık, şunları s&ouml;yledi:</p>

<p><br />
&ldquo;-Dalak hastalığı olanlar (hemoglobinopatiler ya da dalağı alınmış olanlar<br />
-Doğuştan ya da sonradan kazanılmış imm&uuml;n yetmezlik<br />
-BOS ka&ccedil;ağı olanlar<br />
-HIV + kişiler<br />
-Kronik b&ouml;brek yetmezliği olanlar<br />
-Nefrotik sendrom<br />
-L&ouml;semi, lenfoma<br />
-Yaygın kanseri olan hastalar<br />
-Organ nakli olanlar<br />
-Bağışıklık sistemini baskılayıcı ila&ccedil; kullananlar<br />
-Multipl Myelom hastaları<br />
-Koklear implantı olanlara iki aşıyı birden yaptırmalarını &ouml;neriyoruz&rdquo;</p>

<p>Dr. Işık, 2 yaş &uuml;st&uuml; &ccedil;ocuklar ve 65 yaş altı sağlıklı erişkinlere zat&uuml;rre aşısının &ouml;nerilmediğini s&ouml;zlerine ekledi<br />
&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Mon, 21 Sep 2020 13:19:10 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[&quot;Boyun ağrınızın olmaması tamamen sizin elinizde&quot;]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/edtanitim/pr/boyun-agrinizin-olmamasi-tamamen-sizin-elinizde-949</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/edtanitim/pr/boyun-agrinizin-olmamasi-tamamen-sizin-elinizde-949</guid>
            <description><![CDATA[<p>Boyun ağrılarının en &ouml;nemli nedenlerinden birisinin boyun kaslarının &ccedil;ok fazla kullanılması olduğunun altının &ccedil;izen Dr. Canberk ]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Boyun ağrılarının en &ouml;nemli nedenlerinden birisinin boyun kaslarının &ccedil;ok fazla kullanılması olduğunun altının &ccedil;izen Dr. Canberk G&uuml;l, &ldquo;Boyun b&ouml;lgesinin yerleşim yeri d&uuml;ş&uuml;n&uuml;lecek olursa, &uuml;st kısmında kranium yani baş b&ouml;lgemiz bulunmakta. Başımızı &ccedil;eşitli y&ouml;nlerde hareket ettirmek i&ccedil;in bazı kaslara ihtiyacımız var ve de bu kaslar da boyun b&ouml;lgesinde bulunmaktadır. Bir g&uuml;n i&ccedil;erisinde başımızı ne kadar hareket ettirdiğimizi d&uuml;ş&uuml;necek olursak boyun ağrılarının en &ouml;nemli nedenlerinden birisi boyun kaslarımızı &ccedil;ok fazla kullanmamız aslında. Boyun ağrılarının bu kadar sık g&ouml;r&uuml;lmesinin diğer bir &ouml;nemli nedeni de boyun kaslarımızın olduk&ccedil;a y&uuml;zeyselde bulunması. Bu durumu daha iyi a&ccedil;ıklamak gerekirse biz başımızı sağa sola ya da diğer y&ouml;nlerde her hareket ettirdiğimizde boyun kaslarına vekt&ouml;rel bir y&uuml;k biniyor. Boyun kaslarımız da diğer kas gruplarına g&ouml;re daha y&uuml;zeyselde bulunduğundan dolayı bu vekt&ouml;rel kuvvetlerden diğer v&uuml;cut b&ouml;lgelerimize g&ouml;re &ccedil;ok daha fazla etkileniyor. Boyun tutulmasının bel tutulmasından &ccedil;ok daha fazla g&ouml;r&uuml;lmesinin nedeni de bu durumdur aslında&rdquo; dedi.</p>

<p><strong>Stres ve soğuktan ka&ccedil;ının &nbsp;</strong></p>

<p>Dr. G&uuml;l boyun ağrılarının olmaması i&ccedil;in &ouml;nerilerde bulundu, &ldquo;Sadece boyun ağrısı değil, t&uuml;m ağrılarımızın birka&ccedil; ana nedeni var kabaca. Bu nedenlerin oluşmasını engellemek tamamen bizim elimizde. Yani eğer biz bu durumların olmaması i&ccedil;in &ouml;zen g&ouml;sterirsek ağrı yaşama ihtimalimiz olduk&ccedil;a d&uuml;ş&uuml;k olacaktır. Bu nedenler; soğuk, ani ve ters hareketlerde bulunmak ve strestir. Soğuk ve stresin ağrı şikayetine neden olma mekanizması olduk&ccedil;a benzer aslında. İkisi de kasların vazokonstriks&uuml;yonu yani kasılmasına yol a&ccedil;ıyor. Bu da boyun kaslarımızın normal pozisyonunun bozulup kısalmasına neden oluyor. Boyun kaslarındaki bu kısalma da bizim normalde olması gereken boyun kavisimizin (servikal lordoz) daha d&uuml;z olmasına yol a&ccedil;ıyor. Biz hekimlerden &ccedil;ok sık duyduğunuz boyun d&uuml;zleşmesi dediğimiz durum da tam olarak bu aslında&rdquo; diye konuştu.</p>

<p>Ayrıca stres genel olarak t&uuml;m v&uuml;cutta gerginliğe yani kendimizi daha &ccedil;ok kasmamıza yol a&ccedil;ıyor. Bu durumun nedeni stres durumunda adrenalin gibi bazı hormonların fazla salgılanması. Stres anında salgılanan bu hormonlar sadece ağrıya değil, daha bir&ccedil;ok hastalığa yol a&ccedil;ıyor. Ani ve ters hareketlerde bulunmak da boyun kaslarımıza normalden &ccedil;ok daha fazla y&uuml;k binmesine ve gerilmesine neden olarak boyun ağrısına neden oluyor.</p>

<p><strong>Boyun ağrınızın olmaması i&ccedil;in dikkat etmeniz gereken 10 kural</strong></p>

<p>1- Boyun b&ouml;lgenizi olabildiğinde sıcak tutmaya &ccedil;alışın.<br />
2- Mutlaka soğuktan ka&ccedil;ının.<br />
3- Ani ve ters hareketlerden ka&ccedil;ınmaya &ouml;zen g&ouml;sterin.<br />
4- Hayatınızdaki stres fakt&ouml;rlerini azaltmaya &ccedil;alışın.<br />
5- &Ouml;zellikle masa başı &ccedil;alışanlar i&ccedil;in uzun s&uuml;re aynı pozisyonda &ccedil;alışmamaya &ouml;zen g&ouml;sterin. Her saat başı işinize ara verip ayağa kalkın ve bir s&uuml;re dolaşın.<br />
6-Bilgisayar kullanıyorsanız monit&ouml;r&uuml;n g&ouml;z hizasında olmasına dikkat edin.<br />
7-Uyurken boyun kavisini saran ve destekleyen ortopedik yastıklar kullanın.<br />
8-Uyuma pozisyonunuzun olabildiğince sırt &uuml;st&uuml; olmasına dikkat edin.<br />
9-Cep telefonlarıyla fazla zaman harcıyorsanız telefona bakarken boyun post&uuml;r&uuml;n&uuml; bozmamak a&ccedil;ısından olabildiğince telefonunuzu g&ouml;z hizasına yakın tutun.<br />
10-&Ccedil;ok ağır şeyler taşımaktan ka&ccedil;ının. Eğer taşıyacaksanız her iki ekstremitenize eşit şekilde y&uuml;kleri paylaştırmaya &ouml;zen g&ouml;sterin.</p>

<p>Unutmayın ki ağrılarınızın olmamasının en &ouml;nemli yolu kendinizi korumaktır. V&uuml;cudunuzu en iyi tanıyan kişi sizsiniz ve de ağrılarınızın olmaması tamamen sizin elinizde.<br />
&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Fri, 18 Sep 2020 16:28:07 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Pandemi Döneminde Saç Sağlığı Sorunları Arttı]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/edtanitim/pr/pandemi-doneminde-sac-sagligi-sorunlari-artti-947</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/edtanitim/pr/pandemi-doneminde-sac-sagligi-sorunlari-artti-947</guid>
            <description><![CDATA[<p>Covid-19 vir&uuml;s&uuml; d&uuml;nyayı tehdit etmeye devam ederken, vir&uuml;s &ccedil;evresel ve psikolojik etkileriyle de insanlığı olumsuz etkil]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Covid-19 vir&uuml;s&uuml; d&uuml;nyayı tehdit etmeye devam ederken, vir&uuml;s &ccedil;evresel ve psikolojik etkileriyle de insanlığı olumsuz etkiliyor. Bunların en başında da sa&ccedil; sağlığı geliyor. Pandemi d&ouml;neminde yaşanan aşırı stresin sa&ccedil; sağlığını olumsuz etkilediğini belirten &Ouml;zel Demiderm Polikliniği Sa&ccedil; Ekim Direkt&ouml;r&uuml; ve Halkla İlişkiler M&uuml;d&uuml;r&uuml; Yasemin G&uuml;lg&ouml;r, &ldquo;Salgın d&ouml;neminde sa&ccedil; d&ouml;k&uuml;lmesi, sa&ccedil;larda g&uuml;&ccedil;s&uuml;zl&uuml;k şikayetiyle &ccedil;ok sayıda kişi sa&ccedil; sağlığı merkezlerine başvuruyor&rdquo; a&ccedil;ıklamasında bulundu.<br />
İnsanlara sa&ccedil; sağlığını korumak i&ccedil;in &ouml;nerilerde bulunan G&uuml;lg&ouml;r, şu &ouml;nerilerde bulundu, &ldquo;Yeşil yapraklı sebzeler Ispanak ,brokoli,sebzeler A ve C vitamini zenginidir. Koyu ve yeşil yapraklı sebzeler v&uuml;cuda kalsiyum ve demir sağlar. Sebum salgılanmasına yardımcı olur.</p>

<p><strong>Havu&ccedil;:</strong> A vitamini a&ccedil;ısından m&uuml;kemmel bir kaynaktır. Evinizde salatalarınıza bol bol ilave ederek zengin salatalar yaparak sa&ccedil;larınızın bakımlı olmasını sağlayabilirsiniz.</p>

<p><strong>Tam tahıllı ekmekler:</strong> &Ccedil;inko ve demir a&ccedil;ısından olduk&ccedil;a zenginlerdir. İ&ccedil;eriğindeki B vitamini sayesinde sa&ccedil;ların gereksinim duyduğu vitaminleri vermiş olursunuz.</p>

<p><strong>Yumurta:</strong> Yumurtayı ister kırın ister haşlayın nasıl t&uuml;ketmek istiyorsanız o şekilde t&uuml;ketebilirsiniz yeter ki t&uuml;ketin neden mi? Sa&ccedil;larınız a&ccedil;ısından olduk&ccedil;a zengin bir protein kaynağıdır. Ve inanılmaz bir protein kaynağıdır. Ceviz Fındık vb..: O mega 3 yağ asitleri i&ccedil;erir. Sa&ccedil; d&ouml;k&uuml;lmelerine karşı kalkan g&ouml;revi g&ouml;rmektedir. L&uuml;tfen ara &ouml;ğ&uuml;nlerde ceviz ve fındık badem t&uuml;ketmeniz gerekmektedir.</p>

<p><strong>Tavuk vb.:</strong> İ&ccedil;eriğindeki protein sayesinde sa&ccedil;larınız sağlığına kavuşarak canlanmasına yardımcı olur.</p>

<p><strong>S&uuml;t &Uuml;r&uuml;nleri:</strong> D&uuml;ş&uuml;k yağlı s&uuml;t ve yoğurt sa&ccedil; sağlığı a&ccedil;ısından &ccedil;ok &ouml;nemlidir. Protein alımı i&ccedil;in ara ve ana &ouml;ğ&uuml;nlerde muhakkak t&uuml;ketmelisiniz.&nbsp;<br />
Balık &Uuml;r&uuml;nleri: B6 a&ccedil;ısından zengindir.</p>

<p><strong>Patates:</strong> B4 vitamini sa&ccedil; folik&uuml;lleri i&ccedil;in olduk&ccedil;a &ouml;nemli ve besleyicidir.</p>

<p><strong>Baklagiller:</strong> &Ccedil;inko protein ve vitamin a&ccedil;ısından olduk&ccedil;a zengindir. Sa&ccedil;larınızın sağlıklı uzamasına yardımcı olacaktır. Sa&ccedil;larınızı her g&uuml;n yıkamak yerine l&uuml;tfen 3 g&uuml;nde bir yıkamakta &ouml;nemlidir.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Thu, 17 Sep 2020 13:13:28 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Covid olan bireyler toplumdan dışlanıyor mu?]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/edtanitim/pr/covid-olan-bireyler-toplumdan-dislaniyor-mu-939</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/edtanitim/pr/covid-olan-bireyler-toplumdan-dislaniyor-mu-939</guid>
            <description><![CDATA[<p>T&uuml;m d&uuml;nyayı etkisi altına alan Covid-19 salgını, insanların hayatında bir &ccedil;ok &ouml;nemli değişikliğe yol a&ccedil;tı. Salgın ile ]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>T&uuml;m d&uuml;nyayı etkisi altına alan Covid-19 salgını, insanların hayatında bir &ccedil;ok &ouml;nemli değişikliğe yol a&ccedil;tı. Salgın ile birlikte hastalığın bulaşma yolları ile ilgili de &ccedil;ok fazla yanlış bilgi, d&uuml;nya &ccedil;apında hızla yayıldı ve insanlarda kaygının artmasına sebep oldu. Bu kaygılar sonucunda ortaya &ccedil;ıkan sonu&ccedil;lardan biri de &quot;sosyal damgalama&quot; olarak baş g&ouml;sterdi.</p>

<p><strong>&quot;DIŞLANMA VE UTAN&Ccedil; KORKUSU&quot;</strong></p>

<p>İnsanların salgın dolayısıyla ayrımcılığa uğrama korkusuyla bir takım eylemlerden ka&ccedil;ındığını anlatan Dr. Işık, &quot;Bu sebeple kişiler, test yaptırmaktan ka&ccedil;ınabilir. Hasta kişiler ise, toplumdan dışlanabilir ve utan&ccedil; duyabilirler. Enfekte olan kişiler birden fazla sosyal damgalanma yaşayabilir. Sosyal damgalanma yaşayan insanlar, aynı zamanda topluma aktif olarak katılamayacaklarını da hissederler&quot; ifadelerine yer verdi.</p>

<p><strong>&quot;TEDAVİYİ GECİKTİRMEYİN&quot;</strong></p>

<p>Toplum i&ccedil;erisindeki sosyal damgalanma korkusunun tedaviyi de geciktirebileceğine değinen Dr. Işık, &quot;Gecikmiş tanı ve tedavi hastalığın hızla yayılmasına ve tablonun k&ouml;t&uuml;leşmesini de sebep olabilir. Bu s&uuml;re&ccedil;te İnsanların duydukları her bilgiye inanmaması ve herhangi bir rahatsızlık hissettiklerinde hi&ccedil; d&uuml;ş&uuml;nmeden uzmanlara başvurması gerekmektedir&quot; dedi. Dr. Işık, &quot;Sosyal damgalama, 1963 yılında Erving Goffman tarafından &#39;derinden itibarını sarsan bir &ouml;zellik&#39; olarak tanımlanmıştır. Bir kişiyi &#39;b&uuml;t&uuml;n ve olağan bir kişiden lekeli, k&uuml;&ccedil;&uuml;mseyen birine&#39; indirger. Sosyal damgalama genellikle ırk, k&uuml;lt&uuml;r, cinsiyet, zeka ve sağlıkla ilgilidir&quot; diye konuştu.<br />
&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Tue, 01 Sep 2020 12:45:39 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Çocuklar ve Ergenlerde Ultraviyole Tehdidi!]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/edtanitim/pr/cocuklar-ve-ergenlerde-ultraviyole-tehdidi-938</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/edtanitim/pr/cocuklar-ve-ergenlerde-ultraviyole-tehdidi-938</guid>
            <description><![CDATA[<p>Yaz aylarında maruz kalınan g&uuml;neş ışınlarının deri kanserine kadar yol a&ccedil;abileceğini anlatan İzmir &Ouml;zel Ata Sağlık Hastanesi&#39;n]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında maruz kalınan g&uuml;neş ışınlarının deri kanserine kadar yol a&ccedil;abileceğini anlatan İzmir &Ouml;zel Ata Sağlık Hastanesi&#39;nde g&ouml;revli Dermatoloji Uzmanı Burak Sezen, a&ccedil;ık tenli kişilerde g&uuml;neş yanığı olasılığının daha fazla olduğunu ve &ouml;zellikle &ccedil;ocukluk &ccedil;ağında g&uuml;neş yanıklarına &ccedil;ok dikkat edilmesi gerektiğini s&ouml;yledi.&nbsp;<br />
Yalnızca a&ccedil;ık ve g&uuml;neşli havalarda değil, bulutlu ve kapalı g&uuml;nlerde de ultraviyole(UV) ışınlarının y&uuml;zde 80&rsquo;inin d&uuml;nya y&uuml;zeyine ulaştığına değinen Sezen, &quot;Plajda şemsiye altında oturulurken bile kumdan y&uuml;zde 25 oranında yansıyan ışınlar, kolayca g&uuml;neş yanığına neden olabilir;aynı şekilde kar &ouml;rt&uuml;s&uuml; de y&uuml;zde 50-95 oranında ultraviyole yansımalarına yol a&ccedil;abileceğinden dikkatli olmak gerekmektedir&quot; dedi.</p>

<p><strong>Nasıl Korunmalı</strong></p>

<p>Ultraviyole ışınlardan nasıl korunulacağı ile ilgili bilgi veren Sezen, şu ifadelere yer verdi: &quot;Giyinmek halen en etkili ve en ucuz &nbsp;g&uuml;neşten korunma yoludur..Sıkı &nbsp;dokumalılar, beyazlatılmamış pamuklular, ipekliler, likra gibi sentetik giysiler, koyu renkliler &nbsp;UV&rsquo;yi daha az ge&ccedil;irirler. Solmuş veya ıslanmış giysilerin koruyucu &ouml;zelliği daha d&uuml;ş&uuml;kt&uuml;r. G&uuml;neşten korunmada dikkat edeceğimiz en &ouml;nemli basamak &ouml;zellikle g&uuml;neş ışıklarının en dik olduğu saatler olan 10:00-14:00 arasında g&uuml;neşten ka&ccedil;ınmaktır. Dışarıda olduğumuz saatlerde de daima g&ouml;lgede durmak tercih edilmelidir. UV&rsquo;nin zararlı etkilerini azaltan antioksidanlar kullanılmalı. (Vitamin A, vitamin C, vitamin E, betakaroten, koenzim Q10, nikotinamid, yeşil &ccedil;ay, &uuml;z&uuml;m &ccedil;ekirdeği ekstresi, lipoik asit, melatonin, gingko biloba , limon ve lavanta yağı,vb..)&quot;</p>

<p><strong>G&uuml;neş Koruyucu Neye G&ouml;re Se&ccedil;ilir?</strong></p>

<p>&quot;G&uuml;neşten korunma hakkında bilgi sahibi olmak ve cildimize uygun g&uuml;neşten koruyucuları kullanma alışkanlığı kazanmak &ouml;nemlidir&quot; diyen Sezen, g&uuml;neş koruyucuların, g&uuml;neşe karşı &ouml;nemli bariyerler olduğunun da altını &ccedil;izdi. &nbsp;G&uuml;neş koruyucu se&ccedil;erken koruma fakt&ouml;r&uuml;ne dikkat etmek gerektiğini ifade eden Sezen, &quot;G&uuml;neş koruma fakt&ouml;r&uuml; (=SPF) 2-12 olan &uuml;r&uuml;nler minimal, &nbsp;SPF 12-30 olan &uuml;r&uuml;nler orta derecede, SPF 30&rsquo;un &uuml;st&uuml;ndeki &uuml;r&uuml;nler y&uuml;ksek koruma sağlar. Ortalama g&uuml;neş alan b&ouml;lgelerde kış aylarında SPF 15 kullanımı yeterli olsa da, yaz aylarında bu değer yetersiz kalır. SPF 15&rsquo; in altında koruma kullanılmamalı, yaz ayları i&ccedil;in en az 30 koruma fakt&ouml;rl&uuml; kremler kullanılmalıdır. Fakat bu değer sadece UVB korunması değerini g&ouml;stermektedir. Bu nedenle g&uuml;neşten koruyucu se&ccedil;erken hem UVA hem de UVB&rsquo;ye karşı koruma sağlayan geniş spektrumlu &uuml;r&uuml;nler se&ccedil;ilmelidir&quot; şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>G&uuml;neşten koruyucular nasıl kullanılmalıdır?</strong></p>

<p>G&uuml;neşten koruyucuların, dışarı &ccedil;ıkmadan 30 dakika &ouml;nce v&uuml;cutta ultraviyole ışınlara maruz kalacak t&uuml;m b&ouml;lgeye yeterli kalınlıkta, katman oluşturacak şekilde ovalamadan uygulanması gerektiğini anlatan Sezen, &quot;Denizde, suda uzun s&uuml;re kalınacağı d&ouml;nemlerde suya dayanıklı form&uuml;ller tercih edilmelidir. G&uuml;neşten koruyucular s&uuml;rekli g&uuml;neşte kalınacaksa 2-4 saatte bir; buna ek y&uuml;zme, aşırı aktivite ve kurulanma sonrası tekrar uygulanmalıdır. İdeal olarak kremler 2 mg/cm2 s&uuml;r&uuml;lmelidir. Bu miktar sadece y&uuml;z dikkate alındığında kabaca 1/3 &ccedil;ay kaşığı kadardır&quot; ifadelerine yer verdi.</p>

<p><strong>Bronzlaşma D Vitamini &Uuml;retimini Azaltır</strong></p>

<p>G&uuml;neşten koruyucu kullanımının D vitamini sentezine engel olacağı d&uuml;ş&uuml;ncesinin hastaların aklındaki en b&uuml;y&uuml;k yanlış olduğunu da hatırlatan Sezen, sadece y&uuml;z ve el sırtlarının g&uuml;neşe g&uuml;nde 10-20 dakikalık maruziyetinin, d&uuml;zenli g&uuml;neş koruyucu kullanılsa dahi en y&uuml;ksek D vitamin &uuml;retimini sağladığını belirtti. Sezen ayrıca, bronzlaşmanın da, D vitamini &uuml;retimini azalttığını dile getirdi ve Amerikan Dermatoloji Akademisi ve Deri Kanseri Vakfı&#39;nın &#39;Hi&ccedil; bir şekilde sağlıklı bronzluk yoktur! uyarısını hatırlattı. Artan yaşla birlikte de deriden D vitamini sentezinin ileri derecede azaldığını anlatan Sezen, &quot;D vitamini eksik olduğu takdirde, sentezi i&ccedil;in kansere yol a&ccedil;abildiğinin kesin olarak bilinen g&uuml;neş ışınları yerine, dışarıdan D vitamini desteği alınması daha uygundur&quot; dedi.</p>

<p><strong>&Ccedil;ocuklara dikkat!</strong></p>

<p>&Ccedil;ocukluk &ccedil;ağında, bir ya da daha fazla su kabarcıklı g&uuml;neş yanığının, deri kanseri geliştirme olasılığını iki kattan fazla arttırdığının bilindiğini s&ouml;yleyen Sezen, &quot;Kişiler t&uuml;m yaşamları boyunca alacakları toplam UV&rsquo;nin y&uuml;zde 50&rsquo;sine yaşamlarının ilk 20 yılında maruz kalmaktadır. Bu nedenle &ouml;zellikle &ccedil;ocukların g&uuml;neşten korunması, ileri yaşlarda gelişebilecek deri kanserlerinin &ouml;nlenmesi a&ccedil;ısından &ccedil;ok &ouml;nemlidir&quot; şeklinde konuştu.<br />
&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Mon, 31 Aug 2020 18:36:57 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Göz Doktorundan Havuz ve Deniz Uyarısı]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/edtanitim/pr/goz-doktorundan-havuz-ve-deniz-uyarisi-931</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/edtanitim/pr/goz-doktorundan-havuz-ve-deniz-uyarisi-931</guid>
            <description><![CDATA[<p>Yaz aylarında denize ve havuza girenlerin sayısının artmasıyla, deniz ve havuz suyunun insan sağlığı &uuml;zerine etkileri de g&uuml;ndeme gelmeye ]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında denize ve havuza girenlerin sayısının artmasıyla, deniz ve havuz suyunun insan sağlığı &uuml;zerine etkileri de g&uuml;ndeme gelmeye başladı. &Ouml;zel Ata Sağlık Hastanesi&#39;nde g&ouml;revli G&ouml;z Hastalıkları Uzmanı Prof.Dr. Safiye Yılmaz, denize ve havuza girecek kişilere uyarılarda bulundu. Dr. Yılmaz, &quot;Deniz suyu sanılanın aksine g&ouml;ze faydalı değildir. Deniz suyu g&ouml;zde kızarıklık, yanma ve batmaya neden olabilir. Deniz suyu g&ouml;z&uuml; kurutabilir ve enfeksiyon kapmanıza yol a&ccedil;abilir. Bu y&uuml;zden deniz suyu altında g&ouml;z&uuml;n&uuml;z&uuml; a&ccedil;mayın. Deniz g&ouml;zl&uuml;ğ&uuml; kullanın&quot; dedi.</p>

<p>Havuzda hijyeni sağlamak i&ccedil;in kullanılan maddelerin g&ouml;ze zararlı olabileceğine dikkat &ccedil;eken Dr. Yılmaz, havuzun suyundan ge&ccedil;en bulaşıcı g&ouml;z hastalıklarının bulunduğunu, bu y&uuml;zden havuzun i&ccedil;inde g&ouml;zlerin a&ccedil;ılmasına &ouml;nermediklerini ifade etti. Dr. Yılmaz, &quot;Havuz suyu g&ouml;zde batma, kızarıklık ve alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Bu y&uuml;zden havuzda daldığımızda g&ouml;z&uuml;n&uuml;z&uuml; a&ccedil;mamaya gayret g&ouml;sterin. Havuz suyundan bulaşıcı g&ouml;z hastalıkları ge&ccedil;ebilir. Bu enfeksiyon g&ouml;zde &ccedil;apaklanma ve sulanma gibi belirtiler g&ouml;sterebilir. G&ouml;zl&uuml;k yerine lens kullanıyorsanız denizde ve havuzda kullanmayın. Kontak lensle suya girmek, g&ouml;z&uuml;n iltihaplanma ihtimalini artırır. G&ouml;z doktorunuzun &ouml;nerdiği g&uuml;neş g&ouml;zl&uuml;klerinden kullanın. G&ouml;z enfeksiyonlarına ve sudaki g&ouml;z&uuml; tahriş eden maddelere karşı, deniz g&ouml;zl&uuml;ğ&uuml; ya da maske kullanın&quot; diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Tue, 18 Aug 2020 18:26:45 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Erkeklerde Cinsel Estetik Tabu Olmaktan Çıktı]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/edtanitim/pr/erkeklerde-cinsel-estetik-tabu-olmaktan-cikti-929</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/edtanitim/pr/erkeklerde-cinsel-estetik-tabu-olmaktan-cikti-929</guid>
            <description><![CDATA[<p>Erkeklerin genital b&ouml;lgeye &ccedil;ok fazla &ouml;nem verdiğini dile getiren Dr. Işık &lsquo;&rsquo;Son d&ouml;nemlerde kliniğimize başvuran e]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Erkeklerin genital b&ouml;lgeye &ccedil;ok fazla &ouml;nem verdiğini dile getiren Dr. Işık &lsquo;&rsquo;Son d&ouml;nemlerde kliniğimize başvuran erkeklerden bu konuyla ilgili &ccedil;ok fazla talep alıyoruz. &Ouml;zellikle cerrahi tekniklerin gelişmesi, anestezi kolaylığı ve hastane kalitelerinin artışıyla beraber son 2-3 yılda erkeklerin de estetik talepleri ciddi oranda y&uuml;kseldi. &Ouml;zellikle sık&ccedil;a uygulanan burun ve karın b&ouml;lgesi estetiğinin yanına son d&ouml;nemde penis estetiği de eklendi&quot; dedi.</p>

<p><strong>Erkekler bu konuda artık daha &ouml;zg&uuml;venli</strong></p>

<p>&Ouml;zellikle cinsel aktif d&ouml;nemdeki erkeklerin genital b&ouml;lge epilasyonuna ve beyazlatma işlemine sık&ccedil;a başvurduğunu ifade eden Op. Dr. Işık &quot;Erkekler, genital b&ouml;lgelerinin temiz olmasının yanında cinsel organlarının duruşunun da iyi olmasını istiyorlar. Bu nedenle penis b&uuml;y&uuml;tme operasyonlarına talep g&uuml;nden g&uuml;ne artmaya başladı. Hem T&uuml;rkiye&#39;den hem de yurt dışından &ccedil;ok sayıda erkek hastayı penis estetiği operasyonu i&ccedil;in kliniğimizde kabul ediyoruz. Sıklığı gittik&ccedil;e artan ve konforlu bir ameliyat olması sayesinde erkekler de artık bu konuyu konuşmaktan &ccedil;ekinmiyorlar&quot; dedi.</p>

<p><strong>2 saatlik konforlu bir operasyon</strong></p>

<p>Penis b&uuml;y&uuml;tme operasyonlarının penis anatomisine hakim cerrahlar tarafından yapılması gerektiğinin altını &ccedil;izen Dr. Işık , &quot;Penis estetiği, spinal (belden aşağı) anestezi altında 1.5-2 saat i&ccedil;erisinde tamamlanan konforlu bir operasyondur. Aynı seansta genellikle uzatma ve kalınlaştırma yapılır. Kalınlaştırma i&ccedil;in en &ccedil;ok tercih ettiğimiz y&ouml;ntem hastamızın karın b&ouml;lgesinden yağ alarak bunun peniste cilt altına enjekte edilmesidir. Operasyon sonrasında verilecek egzersiz &ouml;nerilerinin de hasta tarafından iyi uygulanmasıyla beraber uzun s&uuml;reli ve etkili sonu&ccedil;lar elde edilmektedir. Genel anesteziye ihtiyacın olmaması sayesinde de yalnızca 1 g&uuml;nl&uuml;k yatıştan sonra taburculuk sağlanabilir&rsquo;&rsquo; dedi.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Mon, 10 Aug 2020 16:38:43 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[4. Muzip Akademi İstanbul’da Düzenlendi]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/edtanitim/pr/4-muzip-akademi-istanbul-da-duzenlendi-898</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/edtanitim/pr/4-muzip-akademi-istanbul-da-duzenlendi-898</guid>
            <description><![CDATA[<p>T&uuml;rkiye&#39;nin ilk &ccedil;ocuk hareket &uuml;ss&uuml; Muzipo Kids tarafından d&uuml;zenlenen 4. Muzip Akademi Eğitim G&uuml;nleri İstanbul&#]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>T&uuml;rkiye&#39;nin ilk &ccedil;ocuk hareket &uuml;ss&uuml; Muzipo Kids tarafından d&uuml;zenlenen 4. Muzip Akademi Eğitim G&uuml;nleri İstanbul&#39;da yoğun katılımla ger&ccedil;ekleşti. &lsquo;Hareket ederek b&uuml;y&uuml;yen sağlıklı nesiller&rsquo; manifestosu ile hizmet veren Muzipo Kids, alanlarında uzman konuşmacıların katılımıyla İstanbul WokHUB Ofislerinde yeni bir eğitim etkinliği d&uuml;zenledi. T&uuml;rkiye&rsquo;nin farklı illerinden gelen Muzipo Kids işletme sahiplerinin katıldığı, iki g&uuml;n s&uuml;ren eğitimlerde Celal Bayar &Uuml;niversitesi (CB&Uuml;) &Ouml;ğretim G&ouml;revlisi Dr. Burak &Ouml;zdoğan, Muzipo Kids Kurucu Ortağı Aslı Olgun, Muzipo Kids Eğitim Danışmanı Do&ccedil;. Dr. &Ccedil;iğdem Bulgan, &nbsp;Muzipo Kids Dijital Pazarlama Y&ouml;neticisi Ahu Binici, &nbsp;BBOM Kurucu Ortağı Burak &Uuml;lman, Muzipo Kids Merkez Hareket Eğitmeni-Kızılay &nbsp;İlkyardım Eğitimi Serkan Kaba ve Uzm. Diyetisyen Cansu B&uuml;y&uuml;kbaş konuşma yaptı. İki g&uuml;nl&uuml;k program 29 Şubat-1 Mart tarihlerinde İzmir Voley Hotel&rsquo;de d&uuml;zenlenecek.&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
<strong>Stresten Mindfulness ile Kurtulun&nbsp;</strong></p>

<p>A&ccedil;ılışta konuşan b-fit ve Muzipo Kids Kurucu Ortak İletişimci ve Eğitimci Aslı Olgun, &#39;Dikkatimizi tarafsız ve nazik bir şekilde y&ouml;netme becerisi&#39; olarak adlandırılan Mindfulness ile stresten uzak bir yaşam s&uuml;rmesinin yollarını anlattı. Beynimizin iki tane modu olduğunu anlatan Olgun, &quot;Bunlardan biri gezgin mod, diğeri ise durağan moddur. İlki dokuzgen &ccedil;izdiğiniz haldir. Yani tam oradasınız, zihin ne ge&ccedil;miş ne de geleceğe gidemiyor. Ama otomatik yaptığınız yemek yeme, y&uuml;r&uuml;me &nbsp;sırasında zihin gezmeye başlıyor. Ya ge&ccedil;mişteki olaylara ya da gelecekteki olaylara gidiyorsunuz. Gezgin zihnini kontrol etmezsek bu durum bizi k&ouml;t&uuml; hissettirebilir. Hayal g&uuml;c&uuml;m&uuml;z&uuml; k&ouml;t&uuml;ye kullandığımızda endişe oluşur. &#39;Bu proje olmazsa ne yapacağım&#39; diye soruyorum. Bu soru endişeye yol a&ccedil;ıyor. &#39;Bu projenin g&uuml;zel olması i&ccedil;in neler yapabilirim&#39; sorusu ise g&uuml;zel hayaller kurduruyor. G&uuml;n i&ccedil;erisinde zihnimizin gezdiğini fark edemiyoruz. O anda yakalayıp geri getirmek, dikkatle oluyor. Bu y&uuml;zden dikkat kasımızın geliştirilmesi &ouml;neriliyor&quot; dedi.&nbsp;</p>

<p><strong>Bağışıklığı Kuvvetlendiriyor</strong></p>

<p>&quot;İ&ccedil;imizde ve dışımızda olan biteni tarafsız ve nazik bir tavır ile g&ouml;zlemleyebilmek &ouml;nemli&quot; diyen Olgun, &quot;Mindfulness yaşadığın şu anda kendinde ve etrafında ger&ccedil;ekleşenleri olabildiğince oldukları gibi an be an fark etmektir. &nbsp;Zihinden ge&ccedil;en d&uuml;ş&uuml;nceleri g&ouml;rmek, yaşadığın duyguları, v&uuml;cudundaki hisleri oldukları gibi algılamak ve normalde yaptığın gibi ger&ccedil;ekleşenleri isimlendirdiğin ve yargıladığın i&ccedil;in tepki vermeden onlarla kalabilmektir. Dikkatini olumluya topladığın anda zihin daha net kararlar alıyor. Sağlığa iyi geliyor. Stresin azsa bağışıklığın kuvvetli oluyor. Sosyal ilişkileriniz olumlu etkileniyor. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; duygusal zekan gelişiyor. Yaratıcı d&uuml;ş&uuml;nceyi inanılmaz artıyor&quot; dedi.</p>

<p>&nbsp;<br />
<strong>&Ccedil;ocuklar 4-10 Yaş Arası 5 Bin 550 Şeker T&uuml;ketiyorlar, Şeker Eşittir Zehirdir</strong></p>

<p>Uzman Diyetisyen Cansu B&uuml;y&uuml;kbaş, &ccedil;ocuk beslenmesi erişkin beslenmesine g&ouml;re daha zor ve karmaşık olduğuna dikkat &ccedil;ekerek, &quot;&Ccedil;ocuklara &ouml;d&uuml;l ve koşul olarak yemek veriyoruz. O &ccedil;ocuklar b&uuml;y&uuml;d&uuml;ğ&uuml;nde hepsi duygusal yiyici olan yetişkinler haline geliyor&quot; dedi. &Ccedil;ocukların sosyalleşmeye başlayıncaya kadar mutlaka paketli &uuml;r&uuml;nlerden, hazır gıdalardan korunması gerektiğinin altını &ccedil;izen B&uuml;y&uuml;kbaş, &quot;D&uuml;nya Sağlık &Ouml;rg&uuml;t&uuml;&rsquo;ne g&ouml;re şekerlerden gelen enerji g&uuml;nl&uuml;k enerjinin y&uuml;zde 10&rsquo;dur. &Ccedil;ocuklarda şeker t&uuml;ketimi maksimum g&uuml;nl&uuml;k 5 k&uuml;p. Yapılan araştırmalarda 4-10 yaş arasında toplamda 5 bin 500 adet k&uuml;p şeker t&uuml;kettikleri g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. Ne t&uuml;ketiyorsanız i&ccedil;erik okuyun. Paketli &uuml;r&uuml;nlerden uzak durun, şeker eşittir zehir. Bir tane tatlı bisk&uuml;vi iki k&uuml;p şeker, d&ouml;rt tane yesek sekiz k&uuml;p şeker. 250 gram şekerli, asitli i&ccedil;ecek 7 k&uuml;p şeker, bir dilim kek 3-4 k&uuml;p şeker, bir jelibom bir k&uuml;p şekere eşit d&uuml;ş&uuml;yor&quot; şeklinde konuştu.&nbsp;</p>

<p><strong>Obeziteye Yatkınlık 2-5 Yaş Arası Oluşuyor</strong></p>

<p>2-5 Yaş Oyun &Ccedil;ocuğu D&ouml;nemi Beslenmesinin biraz daha zor olduğunu vurgulayan B&uuml;y&uuml;kbaş, şunları s&ouml;yledi; &nbsp;&quot;Artık lezzet oturmaya başlıyor, besinleri tatmaya başlıyor aslında bir birey olmaya başlıyor. Bu d&ouml;nemde asıl beslenme alışkanlıklarının oturduğu d&ouml;nem. &Ouml;nemli olan şey g&uuml;nl&uuml;k alması gereken besin miktarlarını vermek ve onun ihtiyacını sağlamaktır. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; hala bize bağımlıdır. Bu d&ouml;nemdeki sağlıksız beslenme alışkanlıkları t&uuml;m hayatını etkileyecektir. Yağ h&uuml;creleri sayıca 7 yaşına kadar oluşur. 7 yaşından sonra hacimsel olarak b&uuml;y&uuml;meye başlar. Yani &ccedil;ocuğumun temelini obezite ve kilo problemi yaşamaması i&ccedil;in 7 yaşına kadar atıyorum. Yedi yaşına kadar ne kadar &ccedil;ok yağ h&uuml;cresi gelişirse, 7 yaşından sonra obezite ve şişmanlık ile karşılaşma riskini artırmış oluruz. Liften fakir yağdan zengin s&uuml;t &ccedil;ocuğu diyeti artık yağdan fakir liften zengin dengeli bir beslenme şekline ge&ccedil;iyor 2-5 yaş arasında&quot;&nbsp;</p>

<p>Ailelerin, aile b&uuml;y&uuml;klerinin &ccedil;ocuk beslenmesinde en &ccedil;ok yaptıkları yanlışları anlatan B&uuml;y&uuml;kbaş, &quot;&#39;En sevdiği yiyecek k&ouml;fte patates zaten sebze yemiyor ki&#39; Bu c&uuml;mleyi &ccedil;ok duyuyoruz. Bir s&uuml;r&uuml; sebze &ccedil;eşidi var. Pırasa, lahana vb t&uuml;m sebze &ccedil;eşitlerini deneyin. Kıymanın i&ccedil;ine karnabahar koyabilirsiniz. Farklı bir alternatif koymazsan &ccedil;ocuk en lezzetli ama sağlıksız olan hamburgeri se&ccedil;ecektir. &#39;Can boğazdan gelir&#39; Şu an can boğazdan gidiyor. Ne kadar &ccedil;ok yiyorsanız o kadar &ccedil;ok fazla hasta oluyorsunuz. &Ccedil;ocuğa rehberlik yapabiliriz ama ona asla zorla yemek yediremeyiz. Hamburgeri &ccedil;ok seviyor, yaşasın sosyallik. AVM geziyoruz, havasız ortama &ccedil;ocuğu alıyoruz, sağlıksız fast foodları yediriyoruz. &Ccedil;ocuklarınızı a&ccedil;ık havaya g&ouml;t&uuml;r&uuml;n, evde yapılan hamburger daha lezzetli. Fırında patates yapın. Dışarıdaki hamburgerin etini, hangi yağda pişirdiğini bilmiyoruz&quot; dedi.&nbsp;</p>

<p><strong>&Ccedil;ocuğa Yemekten Sonra &Ouml;d&uuml;l Şartı Koşmayın</strong></p>

<p>&Ccedil;ocuklara yemeklerini yemeleri şartı koşularak, yemek sonrası paketli &uuml;r&uuml;nlerin (&ccedil;ikolata) &ouml;d&uuml;l olarak verildiğini anlatan B&uuml;y&uuml;kbaş, &quot;&Ccedil;ocuk b&uuml;y&uuml;yor,&rsquo;Şunu başarırsam kendimi ş&ouml;yle &ouml;d&uuml;llendireceğim&rsquo; diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yor. Sonra &ccedil;evresinden de bunu bekliyor. &Ccedil;ocuğa yemekten sonra zararlı bir &nbsp;şeyi şart koşarak vermeyin. &Ccedil;ok yemek istiyorsa onun belli bir g&uuml;n&uuml; ve saati olsun, o g&uuml;nlerde verelim,. Ama asla bir şeyi şart koşarak vermeyin. &#39;V&uuml;cudun şekere ihtiyacı var, o daha &ccedil;ocuk yakar&quot; &Ccedil;ocuğun doğal şekere, karbonhidrata ihtiyacı var. Ben mazotlu arabama LPG koymuyorum. Bu da aynı mantık. Tam buğday ekmek ver, kendi yaptığın poha&ccedil;ayı ver. Ama neden pakete girmiş, tu kaka şekeri &ccedil;ocuğuna yediriyorsun&quot; diye konuştu.&nbsp;<br />
&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Tue, 25 Feb 2020 15:36:02 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Erkeklerde Genital Estetik Talepleri Artıyor!]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/edtanitim/pr/erkeklerde-genital-estetik-talepleri-artiyor-890</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/edtanitim/pr/erkeklerde-genital-estetik-talepleri-artiyor-890</guid>
            <description><![CDATA[<p>Penis kalınlaştırma ve uzatma operasyonlarına olan ilginin son yıllarda ciddi d&uuml;zeyde arttığına dikkat &ccedil;eken &Uuml;roloji ve Androloji ]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Penis kalınlaştırma ve uzatma operasyonlarına olan ilginin son yıllarda ciddi d&uuml;zeyde arttığına dikkat &ccedil;eken &Uuml;roloji ve Androloji Uzmanı Op. Dr. Evren Işık, &quot;Peki erkekler neden bu kadar &ccedil;ok genital estetik talep ediyorlar? &Ouml;</p>

<p>zellikle kadınların iş hayatına daha &ccedil;ok girmesi, maddi anlamda eve daha fazla katkı sağlaması, sosyal y&ouml;n&uuml;n&uuml;n &ccedil;ok kuvvetlenmesi ve araştırıcı yapısı neticede erkekleri daha m&uuml;kemmel olmaya itiyor. Erkekler, kadının &uuml;st d&uuml;zey profiline ve beklentilerine yetebilme amacıyla cinsel anlamda kendi a&ccedil;ıklarını kapatmaya &ccedil;alışıyorlar. Sertleşme problemi yaşayan veya ger&ccedil;ek anlamda partnerine daha sağlıklı bir cinsel hayat sunmak isteyen erkekler bu problemlerini en kısa zamanda &ccedil;&ouml;zmeye &ccedil;alışıyor. Penisi ile alakalı estetik kaygıları olan erkekler hemen bir uzmana giderek cinsel organlarını uzatmak veya kalınlaştırmak istiyorlar&quot; dedi.</p>

<p>Penis uzatma ve penis kalınlaştırma operasyonlarının genellikle aynı seansta yapıldığını ifade eden Dr. Işık, &quot;Yaklaşık 1,5 saat i&ccedil;erisinde iki işlem de tamamlanıyor. Penisi karın &ouml;n duvarına bağlayan asıcı bir bağ yapısının kesilmesiyle penis boyunda 2-4 cm uzama elde edebiliyoruz. Aynı seansta karın b&ouml;lgesinden yağ alarak ve peniste cilt altı dokuya bu yağı enjekte ederek de cinsel organ &ccedil;evresinde 3-4 cm&rsquo;lik kalınlık artışı elde edebiliyoruz. Bir g&uuml;nl&uuml;k yatışı gerektiren bu operasyon sonrasında taburcu olunabiliyor. Operasyon sonrasında seyahat engeli yoktur. Hastalar g&uuml;nl&uuml;k hayatlarına &ccedil;ok hızlı bir şekilde d&ouml;nebilir. Taburculuk s&uuml;recinden sonra evde uygulanması gereken bazı ev egzersizleri, ev &ouml;devleri oluyor. Hastamıza bu egzersizleri anlatıyoruz ve 1 ay boyunca cinsel ilişki yasağı koyuyoruz&quot; diye konuştu.</p>

<p><strong>Cerrahi teknolojinin gelişmesi de talebi artıran fakt&ouml;rler arasında!</strong></p>

<p>Penis uzatma operasyonu sonrasında elde edilen boyun kalıcı olduğunu kaydeden Dr. Işık, &quot;Penis kalınlaştırma sonucunda elde edilen &ccedil;ap ise kalıcı değildir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; kalınlaştırma işleminde kullanılan dolgu malzemesi veya yağ dokusu belli bir s&uuml;re sonra v&uuml;cut tarafından emiliyor. Bu nedenle de penisteki kalınlık &ouml;m&uuml;r boyu kalıcı olur diyemeyiz. Yıllar i&ccedil;erisinde tekrar tekrar bu penis kalınlaştırma işlemini yaptırmak gerekebilir&quot; diye konuştu. &nbsp;Cerrahi teknolojilerin gelişmesi ve aynı zamanda da anestezi risklerinin minimuma inmesi sayesinde penis estetiği operasyonlarına olan ilginin her ge&ccedil;en g&uuml;n arttığını vurgulayan Dr. Işık, &quot;Bu operasyonlar, cinsel aktif d&ouml;nemde olan ve 18-65 yaş aralığındaki erkeklere uygulanabilir. Ameliyat sonrasında hastalarımızın bizlere aktardığı en &ouml;nemli bilgi, partnerlerinin cinsel anlamdaki memnuniyetlerinin &ccedil;ok fazla olduğu&quot; diye konuştu.<br />
&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Wed, 29 Jan 2020 18:23:42 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Modda'da Prim Rekoru]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/edtanitim/pr/modda-da-prim-rekoru-883</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/edtanitim/pr/modda-da-prim-rekoru-883</guid>
            <description><![CDATA[<p>İzmir&rsquo;de Modda imzasıyla markalı konut projeleri &uuml;reten &nbsp;Ontan Grup&rsquo;a, T&uuml;rkiye&rsquo;nin en Prestijli gayrimenkullerinin]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir&rsquo;de Modda imzasıyla markalı konut projeleri &uuml;reten &nbsp;Ontan Grup&rsquo;a, T&uuml;rkiye&rsquo;nin en Prestijli gayrimenkullerinin &ouml;d&uuml;llendirildiği &lsquo;&rsquo;Sign Of The City Awards&rsquo;&rsquo; 2015 yılında En iyi Rezidans Ontan Bayraklı Projesiyle 2018 yılında En iyi Konut kategorisinde Modda Suıtes Projesiyle&rdquo; &ouml;d&uuml;l alan Ontan Grup. İ&ccedil;erisinde &ccedil;arşı, m&uuml;ze, konut, ticari birimleri barındıran Modda Bulvar Projesi, &ldquo;En İyi Karma Kullanım&rdquo; kategorisinde Premium proje se&ccedil;ilmişti. Bu yıl Modda Bayraklı Projesiyle yapımı tamamlanmış En İyi Rezidans kategorisinde &ouml;d&uuml;l aldı. Aynı zamanda Modda Port Projesiyle &rsquo;de yapımı devam eden En İyi Rezidans kategorisinde Premium proje se&ccedil;ildi.</p>

<p>Katma değerli projelerinin yanında yurtdışında Mozambik, Rusya, Azerbaycan, Cezayir, Sri Lanka gibi bir&ccedil;ok &uuml;lkede bitirdikleri ve devam eden taahh&uuml;t projelerinin yanı sıra, İzmir Bornova&rsquo;da hayata ge&ccedil;irilen &#39;Herşey evinizin altında&#39; sloganıyla karma konsept ile tasarlanan Modda Bulvar projesinde 500 kişilik k&uuml;lt&uuml;r ve sanat merkezi, modern sanatlar m&uuml;zesi, bilim m&uuml;zesi ve alışveriş merkezleri de yer alıyor. Modda Bulvar Projesi&rsquo;nin en değerli &ouml;zelliklerinden &lsquo;lokasyonu&rsquo; Modda Bulvar projesinin şehir i&ccedil;i ve şehirler arası yolların kesişme noktasında yer alıyor. Yeni yapılacak metro hattının projenin &ouml;n&uuml;nden ge&ccedil;ecek, metro istasyonu ile yeni yapılacak U&ccedil;an Yol &lsquo;un projeye 100 metre mesafesi var. Ege &Uuml;niversitesi birka&ccedil; dakika uzaklıktaki, Point AVM&rsquo;ye y&uuml;r&uuml;y&uuml;ş mesafesinde olan Projeye yatırım yapanları İzmir trafiğine takılmadan, y&uuml;r&uuml;me mesafesindeki metro, otob&uuml;s ulaşım imk&acirc;nlarını kullanarak, rahat ve huzurlu bir yaşam bekliyor.</p>

<p><strong>MODDA&rsquo;DA FIRSATLAR HER ZAMAN DEVAM EDİYOR</strong></p>

<p>Modda Y&ouml;neticileri; Fiyat avantajı ve alternatifli daire tipleriyle ilk g&uuml;nden bug&uuml;ne %50 prim yaptığını, teslimata yaklaştık&ccedil;a projenin primlenmesinin hız kaybetmeden devam edeceğini bildirdi.<br />
&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Tue, 14 Jan 2020 20:15:50 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Modda Bulvar'da Teslimat İçin Geri Sayım Başladı]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/edtanitim/pr/modda-bulvar-da-teslimat-icin-geri-sayim-basladi-878</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/edtanitim/pr/modda-bulvar-da-teslimat-icin-geri-sayim-basladi-878</guid>
            <description><![CDATA[<p>Ontan Grup, İzmir b&ouml;lgesine kazandırdığı; Bornova 414, Bornova Bah&ccedil;e, Modda Mavişehir, Modda Suites , Modda Bayraklı , Ontan Rezidans, ]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Ontan Grup, İzmir b&ouml;lgesine kazandırdığı; Bornova 414, Bornova Bah&ccedil;e, Modda Mavişehir, Modda Suites , Modda Bayraklı , Ontan Rezidans, Ontan Manisa ve Modda Bulvar gibi projelerinin yanında Mozambik, Rusya, Azerbaycan, Cezayir, Sri Lanka gibi bir&ccedil;ok &uuml;lkede de taahh&uuml;t &ccedil;alışmalarını s&uuml;rd&uuml;r&uuml;yor. İzmir Bornova&rsquo;da hayata ge&ccedil;irilen Herşey Evinizin Altında sloganıyla Karma konsept ile tasarlanan Modda Bulvar projesinde 500 kişilik k&uuml;lt&uuml;r ve sanat merkezi, modern sanatlar m&uuml;zesi, bilim m&uuml;zesi ve alışveriş merkezleri de yer alıyor. Modda Bulvar Projesi&rsquo;nin en değerli &ouml;zelliklerinden &lsquo;lokasyonu&rsquo; Modda Bulvar projesinin şehir i&ccedil;i ve şehirlerarası yolların kesişme noktasında. Yeni yapılacak metro hattının projenin &ouml;n&uuml;nden ge&ccedil;ecek, metro istasyonu ile yeni yapılacak U&ccedil;an Yol &lsquo;un projeye 100 metre mesafesi var. Ege &Uuml;niversitesi birka&ccedil; dakika uzaklıktaki, Point AVM&rsquo;ye y&uuml;r&uuml;y&uuml;ş mesafesinde olan Projeye yatırım yapanları İzmir trafiğine takılmadan, y&uuml;r&uuml;me mesafesindeki metro, otob&uuml;s ulaşım imk&acirc;nlarını kullanarak, rahat ve huzurlu bir yaşam bekliyor.</p>

<p><strong>Teslimat 2020 Eyl&uuml;l&#39;de</strong></p>

<p>&Uuml;rettikleri projelerde kaliteli ve konforlu yaşamın yanı sıra m&uuml;şterilerine rakamsal ve yaşamsal kazan&ccedil; fonksiyonlarını g&ouml;zeterek &uuml;retim sağlayan Ontan grup yarattıkları konseptler sebebiyle projeler yurt i&ccedil;inin yanı sıra yurt dışından da yoğun talep alıyor. Toplamda 3 Etaptan oluşan Projede, 1. Etaptaki Kaba yapının tamamlanmış, ince işlerin imalatlarının devam etmekte ve projenin 1. Etabının 2020 Eyl&uuml;l ayında teslim edilmesi hedeflendiği belirtildi.</p>

<p><strong>Alınan &ouml;d&uuml;ller</strong></p>

<p>İzmir&rsquo;de Modda imzasıyla markalı konut projeleri &uuml;reten &nbsp;Ontan Grup&rsquo;a &nbsp;T&uuml;rkiye&rsquo;nin en Prestijli gayrimenkullerinin &ouml;d&uuml;llendirildiği &lsquo;&rsquo;Sign Of The City Awards&rsquo;&rsquo; 2015 yılında En iyi Rezidans Ontan Bayraklı Projesiyle 2018 yılında En iyi Konut kategorisinde Modda Sutes Projesiyle&rdquo; &ouml;d&uuml;l aldı. İ&ccedil;erisinde &ccedil;arşı, m&uuml;ze, konut, ticari birimleri barındıran Modda Bulvar Projesi, &ldquo;En İyi Karma Kullanım&rdquo; kategorisinde Premium proje se&ccedil;ilmişti. Bu yıl Modda Bayraklı Projesiyle yapımı tamamlanmış En İyi Rezidans kategorisinde &ouml;d&uuml;l alan firmanın Modda Port Projesi de yapımı devam eden En İyi Rezidans kategorisinde Premium proje se&ccedil;ildi.<br />
&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Fri, 03 Jan 2020 17:25:50 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Kışın Bronşiyolit Hastalığına Dikkat!]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/edtanitim/pr/kisin-bronsiyolit-hastaligina-dikkat-680</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/edtanitim/pr/kisin-bronsiyolit-hastaligina-dikkat-680</guid>
            <description><![CDATA[<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm"><span style="font-size:11pt"><span style="font-size:12.0pt">Akut bronşiyolitin sıklıkla kış aylarında sal]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm"><span style="font-size:11pt"><span style="font-size:12.0pt">Akut bronşiyolitin sıklıkla kış aylarında salgınlara yol a&ccedil;tığını anlatan Dr. Aydemir, &ldquo;&Ouml;zellikle d&uuml;ş&uuml;k sosyo-ekonomik seviyeli, kalabalık yaşam koşulları olan ailelerin &ccedil;ocuklarında, sigara dumanına maruz kalan, anne s&uuml;t&uuml; almayan, premat&uuml;re doğan bebeklerde daha sık g&ouml;r&uuml;l&uuml;r. En sık etken Respiratuvar Sinsisyal Vir&uuml;s (RSV)&rsquo;t&uuml;r, daha az sıklıkla sorumlu etkenler parainfluenza vir&uuml;sler, influenza vir&uuml;s, adenovir&uuml;s, mikoplazmadır. İlk bulgular burun akıntısı, &ouml;ks&uuml;r&uuml;k ve hafif ateş gibi &uuml;st solunum yolu enfeksiyonu şeklinde başlar. 1-2 g&uuml;n i&ccedil;inde bu yakınmaları, hırıltılı solunum, &ouml;ks&uuml;r&uuml;k, hızlı solunum, nefes alıp vermede zorluk izler. Huzursuzluk, beslenmede g&uuml;&ccedil;l&uuml;k, kusma, &ccedil;ok y&uuml;ksek ateş, morarma da olabilir&rdquo; dedi. </span></span></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm"><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-size:12.0pt">&Ouml;KS&Uuml;R&Uuml;K ŞRUPLARININ TEDAVİDE YERİ YOKTUR</span></span></strong></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm"><span style="font-size:11pt"><span style="font-size:12.0pt">Hastalığın genellikle hafif ve orta şiddette ge&ccedil;irildiğine dikkat &ccedil;eken Dr. Aydemir, &ldquo;Şikayetler 2-3 g&uuml;n i&ccedil;inde giderek artar, 7-10 g&uuml;n i&ccedil;erisinde azalır. &Ouml;ks&uuml;r&uuml;k s&uuml;resi bir miktar uzayabilir. &Ouml;zellikle 1 ayın altındaki bebeklerde, kalp veya akciğer hastalığı olan bebeklerde, premat&uuml;re bebeklerde, bağışıklık sistemi baskılanmış olan bebeklerde hastalık daha ağır seyreder, hayatı tehlike oluşturabilmektedir ve daha fazla yoğun bakım ihtiyacı olabilmektedir. Akut bronşiyolit &ccedil;oğu hastada hafif ge&ccedil;irilen, kendini sınırlayan bir hastalıktır. Hastalığı hafif ge&ccedil;iren, yani solunum sıkıntısı bulguları olmayan bebeklerin tedavisi evde yapılabilir. Aileye solunum sıkıntısı bulguları anlatılarak, beslenme &ouml;nerileri ile yakın d&ouml;nemde kontrole &ccedil;ağrılmak &uuml;zere eve g&ouml;nderilebilir. &Ouml;ks&uuml;r&uuml;k şuruplarının tedavide yeri yoktur. Hastalığı daha orta-ağır şiddette ge&ccedil;iren, solunum sıkıntısı bulguları (hızlı solunum, nefes alıp vermede zorlanma gibi) olan, premat&uuml;re doğum &ouml;yk&uuml;s&uuml; olan (&ouml;zellikle 34 haftadan k&uuml;&ccedil;&uuml;k doğan), 3 aydan k&uuml;&ccedil;&uuml;k, bağışıklık sisteminde problem olan, laboratuvar tetkiklerinde ciddi problem saptanan, apne (solunum durması), ağızdan beslenmesi ciddi oranda azalmış olan hastaların hastaneye yatırılarak tedavi edilmeleri gerekir&rdquo; diye konuştu. </span></span></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm"><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-size:12.0pt">SİGARA FAKT&Ouml;R&Uuml; </span></span></strong></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm"><span style="font-size:11pt"><span style="font-size:12.0pt">Dr. Aydemir, şu bilgileri verdi, &ldquo;&Ouml;zellikle solunum sayısı &ccedil;ok y&uuml;ksek olan bebeklerde ağızdan beslenmeye devam edilmesi, besinin akciğerlere ka&ccedil;masına ve solunum sıkıntısının &ccedil;ok daha fazla artmasına yol a&ccedil;abilir. Bu durumlarda ağızdan beslenmenin kesilerek damardan sıvı desteği verilmesi uygun olacaktır. Gerektiğinde oksijen desteği, fayda g&ouml;ren bebeklerde neb&uuml;lizat&ouml;r ile ila&ccedil; tedavisi ve yakın g&ouml;zlem yapılmalıdır. Bu hastalık &ccedil;oğunlukla vir&uuml;slerden kaynaklanan bir hastalık olmasına ve antibiyotik tedavisinin etkisiz olacağı bilinmesine rağmen gereğinden fazla antibiyotik tedavisi kullanılmaktadır. Antibiyotik tedavisi; &ouml;zellikle hastalığı ağır ge&ccedil;iren ve hasta g&ouml;r&uuml;n&uuml;ml&uuml; olan olgularda, laboratuvar sonu&ccedil;larıyla da bakteriyel olduğu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;len olgularda verilmelidir. Hastalıktan korunmak i&ccedil;in kapalı ortamlarda sigara i&ccedil;iminin engellenmesi, hasta kişilerin &ccedil;ocuklardan uzak durması ve maske takması, evin sık sık havalandırılması, evde genel hijyen kurallarına uyulması, &ccedil;ocukların beslenmesinin d&uuml;zg&uuml;n olması ve anne s&uuml;t&uuml;n&uuml;n en az 2 yıl verilmesi &ccedil;ok &ouml;nemlidir. Y&uuml;ksek riskli olan premat&uuml;re bebeklere ve ciddi kalp hastalığı olan bebeklere hastalığın sık g&ouml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; RSV sezonunda (genelde Ekim-Mart arası) &lsquo;&rsquo;RSV monoklonal antikor (Palivizumab)&rsquo;&rsquo; yapılması hem hastaneye yatışları azaltacak hemde bebeklerin bu hastalıktan kaybedilme riskini azaltacaktır. &Uuml;&ccedil;ten fazla bronşiyolit atağı ge&ccedil;iren &ccedil;ocuklarda, &ouml;zellikle ailede allerji ve alerjik hastalık &ouml;yk&uuml;s&uuml; varsa, astım y&ouml;n&uuml;nden değerlendirme yapılmalıdır. Tekrarlayan bronşiyolit atağı ge&ccedil;iren &ccedil;ocuklarda ayrıca mide refl&uuml;s&uuml;, doğuştan kalp ve damar hastalığı, imm&uuml;n yetmezlik (bağışıklık sisteminde yetersizlik), kistik fibrozis hastalıkları a&ccedil;ısından değerlendirme yapılmalıdır. Bu hastalıkların olması, &ccedil;ocukta ve ailede allerji olması, &ccedil;ocuğun solunum yollarının doğuştan dar olması, pasif sigara i&ccedil;iciliği tekrarlayan bronşiyolit atakları i&ccedil;in risk fakt&ouml;rleridir. &Ouml;zellikle sigara maruziyetinin olması tekrarlayan bronşiyolitte en &ouml;nemli risk fakt&ouml;rlerinden biridir&rdquo;</span></span></p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Mon, 15 Oct 2018 13:15:06 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
            </channel>
</rss>
