<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:webfeeds="http://webfeeds.org/rss/1.0" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
    <channel>
        <title>Consensus Kongre &amp; Organizasyon Basın Bültenleri</title>
        <link>https://basinv1.lond.net/consensus-kongre-organizasyon/pr/feed</link>
        <description><![CDATA[My feed description]]></description>
        <atom:link href="https://basinv1.lond.net/kategori/%7Bcategory_slug%7D/rss" rel="self"></atom:link>
                                                                <language>tr</language>
        <lastBuildDate>Fri, 10 Jun 2016 15:58:45 +0300</lastBuildDate>
                <item>
            <title><![CDATA[Camiilerden Ramazanda Diyabetli Hastalara Bilgi Anons Edilecek]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/consensus-kongre-organizasyon/pr/camiilerden-ramazanda-diyabetli-hastalara-bilgi-anons-edilecek-66</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/consensus-kongre-organizasyon/pr/camiilerden-ramazanda-diyabetli-hastalara-bilgi-anons-edilecek-66</guid>
            <description><![CDATA[<p>Diyabet, v&uuml;cutta ins&uuml;lin hormonunun az ya da hi&ccedil; bulunmaması sonucu ortaya &ccedil;ıkan bir metabolizma hastalığıdır. İyi tedavi e]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Diyabet, v&uuml;cutta ins&uuml;lin hormonunun az ya da hi&ccedil; bulunmaması sonucu ortaya &ccedil;ıkan bir metabolizma hastalığıdır. İyi tedavi edilmediği zaman başta kalp damar hastalıkları, g&ouml;z bozuklukları, b&ouml;brek yetmezliği ve inme gibi bir &ccedil;ok organ hasarı oluşturur.</p>

<p>Diyabet yaşam boyu s&uuml;ren bir hastalıktır. Bu nedenle hastaların d&uuml;zenli olarak aksatmadan ila&ccedil;larını alması; dengeli beslenme ve egzersiz programını uygulaması gerekir.</p>

<p>Tıbbi olarak diyabetli bir hastanın oru&ccedil; tutması sakıncalıdır. Uzun s&uuml;reli a&ccedil;lık nedeniyle diyabetli hastalarda hipoglisemi (kan şekeri d&uuml;şme krizi) ; y&uuml;ksek tansiyon, beyin damar tıkanıklığı, inme ve g&ouml;z dibi kanaması gibi ciddi sorunlar gelişebilir.</p>

<p>Diyabetli hastanın oru&ccedil; konusunda yapacağı ilk iş hekiminin g&ouml;r&uuml;ş&uuml;n&uuml; almak olmalıdır. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; oru&ccedil; tutmaya karar veren bir diyabetlinin hekim tarafından eğer uygun g&ouml;r&uuml;l&uuml;rse, tedavi ve beslenme programının yeniden d&uuml;zenlenmesi gerekir. Hastanın bu konuda bilin&ccedil;lenmesi ve ne yapacağını bilmesi son derece &ouml;nemlidir.</p>

<p>Oru&ccedil; tutmaya karar veren bir kişinin doktor tarafından diyabet tipinin ne olduğu, organ hasarının olup olmadığı, ins&uuml;lin kullanıp kullanmadığı, kullandıysa hangi protokol&uuml; uyguladığının araştırılması gerekir.</p>

<p><strong>Diyabette Oru&ccedil; A&ccedil;ısından Risk Değerlendirmesi</strong></p>

<p>Oru&ccedil; a&ccedil;ısından diyabetli hastaları, &uuml;&ccedil; ayrı kategoride değerlendirmek m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r.</p>

<p><strong>I.Grup : </strong>İns&uuml;lin direnci veya gizli şekeri olanlar ya da Tip 2 diyabet tanısı yeni konulmuş ama hen&uuml;z şeker d&uuml;ş&uuml;r&uuml;c&uuml; ila&ccedil; kullanmayan diyabetliler bu grup i&ccedil;indedir.</p>

<p>Bu gruptaki diyabetliler diğer gruplara g&ouml;re daha d&uuml;ş&uuml;k risk taşır.</p>

<p><strong>II.Grup : </strong>Tip 2 (erişkin yaşta ortaya &ccedil;ıkan) diyabeti olan ve diyabete bağlı herhangi bir organ hasarı hen&uuml;z bulunmayan, şeker d&uuml;ş&uuml;r&uuml;c&uuml; haplarla ya da bazal ins&uuml;linle diyabeti kontrol altında olan diyabetliler de bu gruba girer.</p>

<p>Bu gruba giren diyabetliler ileri risk grubundadır ve oru&ccedil; tutması &ouml;nerilmez.</p>

<p><strong>III.Grup :</strong>Tip 1 diyabetliler, Tip 2 diyabetin ileri d&ouml;neminde olan, &ccedil;oklu doz ins&uuml;lin kullanan, kan şekeri kontrol&uuml; g&uuml;&ccedil;, g&uuml;n i&ccedil;inde ani şeker d&uuml;şmesi ve y&uuml;kselmesi olan değişken seyirli diyabetliler ve diyabete bağlı organ hasarı olan hastalar bu grubu oluşturur.</p>

<p>Bu hastalar &ccedil;ok y&uuml;ksek yaşamsal risk altındadır. İleri derecede hastalığı olduğu i&ccedil;in oru&ccedil; tutmaları tıbben uygun değildir ve kesinlikle &ouml;nerilmez.</p>

<p><strong>Beslenme ve Egzersiz Planı</strong></p>

<p>Bir diyabetli oru&ccedil; tutmayı istiyorsa asla sahuru atlamamalıdır. Sahurda kahvaltı tarzında beslenmeli, mutlaka iki dilim &ccedil;avdar ya da kepekli, &ccedil;ok tahıllı ekmek, az tuzlu ya da tuzsuz peynir ve zeytin (tuz susatır) ve yumurta yenmelidir. Kahvaltıda mutlaka bol miktarda yeşillik, domates, salatalık, biber, havu&ccedil;, turp gibi zengin bir salata men&uuml;s&uuml; olmalıdır. Glisemik indeksi d&uuml;ş&uuml;k,&nbsp; uzun s&uuml;reli tok tutan&nbsp;kuruyemiş&nbsp; grubu besinler alınabilir, meyve kan şekerini y&uuml;kseltebileceği i&ccedil;in alınmamalı ya da sınırlı alınmalıdır. Bol su t&uuml;ketmek &ccedil;ok &ouml;nemlidir.</p>

<p>İftarda bir anda yemeğe y&uuml;klenmemek &ccedil;ok &ouml;nemlidir. Uzun s&uuml;reli a&ccedil;lık d&ouml;neminden sonra birden fazla yemek yemek kan şekerinde ani y&uuml;kselme oluşturabilir, bu nedenle iftara &ouml;nce bir dilim &ccedil;avdar ya da kepekli ekmek, zeytin, hafif bir &ccedil;orba, bir k&acirc;se salata ile başlanmalı, biraz ara verildikten sonra ve ilk a&ccedil;lık hissi kontrol altına alındıktan sonra ana yemeğe ge&ccedil;ilmelidir.</p>

<p>İftar sofralarında aşırı yağlı ve karbonhidratlı yiyeceklerden ka&ccedil;ınmalıdır. Salata ile v&uuml;cudun ihtiyacı olan mineral, vitamin ve sıvı desteğinin sağlanması &ouml;nemlidir.</p>

<p>Meyve t&uuml;ketimi aşırı miktarda olmamalı, diğer yiyecekler gibi m&uuml;mk&uuml;n olduğu kadar yavaş &ccedil;iğnenmelidir. Unutulmamalıdır ki aşırı ve hızlı meyve &nbsp;t&uuml;ketimi kan şekerini y&uuml;kseltir.</p>

<p>Y&uuml;r&uuml;y&uuml;ş, yemek sonrası kan şekerinin d&uuml;şmesine yardımcı olur, bu nedenle iftardan 1 saat sonra 30-60 dakika s&uuml;ren (yaklaşık 5-8 bin adım)&nbsp; bir y&uuml;r&uuml;y&uuml;ş &nbsp;ihmal edilmemelidir.</p>

<p><strong>İla&ccedil; Kullanım Planı</strong></p>

<p>Her diyabetlinin tedavisi kişiye &ouml;zeldir. Diyabetli eğer oru&ccedil; tutmakta ısrarlı ise mutlaka hekimine danışmalı ve tedavi planı mutlaka yeniden d&uuml;zenlemelidir.</p>

<p>Genel hatları ile diyabet tedavisinde kullanılan haplar &uuml;&ccedil; gruba ayrılır; İns&uuml;lin direncinde etkili olan ila&ccedil;lar (metformin ve pioglitazon grubu), kan şekerini d&uuml;zenleyenler &nbsp;(inkretin gubu ila&ccedil;lar) ve kan şekerini&nbsp; d&uuml;ş&uuml;r&uuml;c&uuml; (s&uuml;lfonil&uuml;re, glinid grubu)&nbsp; ila&ccedil;lar.</p>

<p>Diyabetli bir hastanın, ramazanda ins&uuml;lin direncini ve kan şekerini reg&uuml;le eden ila&ccedil;ların dozlarını ve saatlerini d&uuml;zenlemeye gerek yoktur.</p>

<p>Ancak kan şeker d&uuml;ş&uuml;r&uuml;c&uuml; ila&ccedil;ların ve uzun etkili ins&uuml;linlerin dozlarının yeniden d&uuml;zenlenmesi, doz ağırlığının iftara kaydırılması gerekir; aksi taktirde ani kan şekeri d&uuml;şmeleri olabilir.</p>

<p><strong>Diyabetli Hastalara &Ouml;neriler</strong></p>

<p>&middot;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong>Diyabetli iseniz, oru&ccedil; tutup, tutmama konusunda hekiminize danışın.</strong></p>

<p>&middot;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong>Diyabetinizle ilgili mutlaka risk değerlendirmesi yapın.</strong></p>

<p>&middot;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong>Y&uuml;ksek riskli gruptaysanız (İns&uuml;line bağımlı diyabet, diyabete bağlı organ hasarlarının olması vb) kesin olarak oru&ccedil; tutmayın.</strong></p>

<p>&middot;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong>Oru&ccedil; tutmaya karar verdiyseniz kan şekeri &ouml;l&ccedil;&uuml;mlerini d&uuml;zenli ve sık yapın. Kan şeker &ouml;l&ccedil;&uuml;m&uuml; orucu bozmaz.</strong></p>

<p>&middot;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong>Uluslararası Diyabet Federasyonu 2016 &ouml;nerilerine g&ouml;re kan şeker &ouml;l&ccedil;&uuml;mleriniz 70 mg/dl altına inerse ya da 300 mg/dl&rsquo;nin &uuml;zerine &ccedil;ıkarsa orucu sonlandırılmalıdır. </strong></p>

<p>&middot;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong>Beslenme programınıza dikkat edin, doktor ve diyet uzmanı &ouml;nerilerini g&ouml;z &ouml;n&uuml;nde tutun;&nbsp; kilo almayın.</strong></p>

<p>&middot;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong>Hipoglisemi (şeker d&uuml;şmesi) i&ccedil;in mutlaka &ouml;nleminizi alın.</strong></p>

<p>&middot;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong>İla&ccedil; tedavisini atlamayın, ila&ccedil; programı i&ccedil;in mutlaka doktorunuza danışın.</strong></p>

<p><strong>&nbsp;</strong></p>

<p style="text-align: center;"><strong>T&Uuml;RKİYE DİYABET VAKFI&nbsp;</strong></p>

<p style="text-align: center;"><strong>Y&Ouml;NETİM KURULU</strong></p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Fri, 10 Jun 2016 15:58:45 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Ödüllü Profesör Yılmaz: &quot;Diyabette Güneydoğu Mutfağı Etkili&quot;]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/consensus-kongre-organizasyon/pr/odullu-profesor-yilmaz-diyabette-guneydogu-mutfagi-etkili-54</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/consensus-kongre-organizasyon/pr/odullu-profesor-yilmaz-diyabette-guneydogu-mutfagi-etkili-54</guid>
            <description><![CDATA[<p>İstanbul &Uuml;niversitesi(İ&Uuml;) İstanbul Tıp Fak&uuml;ltesi &Ouml;ğretim &Uuml;yesi ve İ.&Uuml;. Diyabet Araştırma ve Uygulamaları Merkezi M&uu]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul &Uuml;niversitesi(İ&Uuml;) İstanbul Tıp Fak&uuml;ltesi &Ouml;ğretim &Uuml;yesi ve İ.&Uuml;. Diyabet Araştırma ve Uygulamaları Merkezi M&uuml;d&uuml;r&uuml; Prof. Dr. Temel Yılmaz, T&uuml;rkiye&#39;de diyabet artış hızının d&uuml;nya ortalamasının iki kat &uuml;zerinde olduğunun altını &ccedil;izerek, &quot;T&uuml;rkiye&#39;de diyabetin en y&uuml;ksek oranının G&uuml;neydoğu Anadolu B&ouml;lgesi ve bu mutfağın etkili olduğu şehirlerde olduğunu g&ouml;r&uuml;yoruz. G&uuml;neydoğu Anadolu mutfağı fast fooda d&ouml;n&uuml;şt&uuml; ve t&uuml;m T&uuml;rkiye&#39;ye yayıldı&quot; dedi.</p>

<p>T&uuml;rk Diyabet Cemiyeti ve T&uuml;rkiye Diyabet Vakfı tarafından bu yıl 52&#39;ncisi d&uuml;zenlenen Ulusal Diyabet Kongresi, sona erdi.</p>

<p>Kongreye, diyabet alanında yaptığı &ccedil;alışmalarla Uluslararası Diyabet Federasyonu (IDF), tarafından 2015 yılında &quot;Yılın Bilim Adamı&quot; &ouml;d&uuml;l&uuml;ne layık g&ouml;r&uuml;len Prof. Dr. M. Temel Yılmaz da katıldı.</p>

<p>İstanbul &Uuml;niversitesi(İ&Uuml;) İstanbul Tıp Fak&uuml;ltesi &Ouml;ğretim &Uuml;yesi ve İ.&Uuml;. Diyabet Araştırma ve Uygulamaları Merkezi M&uuml;d&uuml;r&uuml;, Prof. Dr. M. Temel Yılmaz, T&uuml;rkiye&#39;de diyabetin durumunun olduk&ccedil;a k&ouml;t&uuml; olduğunu belirterek, Avrupa&#39;da diyabet artış hızının en y&uuml;ksek olduğu &uuml;lke olduklarını kaydetti.</p>

<p><strong>&quot;DİYABET SON 10 YILDA Y&Uuml;ZDE 100 ARTTI&quot;</strong></p>

<p>T&uuml;rkiye&#39;deki diyabetin d&uuml;nya ortalamasının da iki kat &uuml;zerinde olduğuna işaret eden Prof. Dr. Yılmaz, &quot;D&uuml;nya Sağlık &Ouml;rg&uuml;t&uuml;&#39;n&uuml;n 1996 yılında T&uuml;rkiye ilişkili olarak 2025 yılında T&uuml;rkiye&#39;de diyabet prevelansı (belirli bir zaman ve n&uuml;fus diliminde hastalık oranı) y&uuml;zde 7 olmak gibi bir &ouml;ng&ouml;r&uuml;s&uuml; var. Bu rakama biz T&uuml;rkiye olarak 2000 yılında ulaştık. Yapılan &ccedil;alışmalarda diyabetin son 10 yıl i&ccedil;inde y&uuml;zde 90 ile 100 arttığını g&ouml;rd&uuml;k. &Uuml;lkemizde yaklaşık 8 ile 10 milyon arasında diyabet var. Bunların yaklaşık 7 milyonu diyabetle ilişkili ila&ccedil; kullanıyor&quot; dedi.</p>

<p><strong>&quot;DİYABET &Uuml;LKEMİZİN G&Uuml;NDEMİNDE&quot;</strong></p>

<p>T&uuml;m d&uuml;nyada &ouml;l&uuml;m nedenleri arasında birinci sırada yer alan kalp ve koroner hastalıklarının en &ouml;nemli nedeninin diyabet olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Temel Yılmaz, &quot;Hipertansiyon, obezite, fel&ccedil;, b&ouml;brek yetersizliklerinin en &ouml;nemli sebebi de diyabet. Diyalize giren her iki hastadan biri diyabetlidir. Diyabet tek başına &ouml;l&uuml;m nedenleri arasında ise d&uuml;nyada 6&#39;ncı sırada yer alıyor. Diyabet, hem kendisi &ouml;l&uuml;m nedenleri i&ccedil;inde ilk altıda, hem de en &ouml;nemli &ouml;l&uuml;m nedenleri sıralamasında yer alan hastalıkların sebebi. Onun i&ccedil;in diyabet &uuml;lkemiz i&ccedil;in hastalık ve ekonomik y&uuml;k olarak T&uuml;rkiye&#39;nin g&uuml;ndeminde olan &ouml;nemli sorunlardan birisi&quot; diye konuştu.</p>

<p><strong>&quot;HAYAT MODELİ DİYABETİ ETKİLİYOR&quot;</strong></p>

<p>Diyabetin t&uuml;m d&uuml;nyada artmasına rağmen T&uuml;rkiye&#39;de iki kat daha hızlı arttığına değinen Prof. Dr. Temel Yılmaz, &quot;Diyabet d&uuml;nyada neden hızlı artıyor. 21. y&uuml;zyılın yeni hayat modelinden kaynaklanıyor. Gelişen ileri teknoloji, bizi hareketsiz hale getiriyor. Stres etkisinin yanında yiyecek k&uuml;lt&uuml;rlerimiz değişti. Hızlı t&uuml;ketilen yiyeceklere y&ouml;neldik. D&uuml;nya Sağlık &Ouml;rg&uuml;t&uuml;, diyabetin artış hızını salgın olarak ele alıyor. Birleşmiş Milletler kendi tarihinde sıtma, t&uuml;berk&uuml;loz AIDS&#39;ten sonra diyabetle ilgili olarak toplanarak, d&uuml;nyadaki t&uuml;m &uuml;lkeleri global sağlık felaketi ile uyarmak zorunda kaldı. İlk 3 hastalık mikrobik hastalık ama diyabet mikrobu, vir&uuml;s&uuml; olmayan salgın şeklinde &ccedil;ok hızlı yayılan bir hastalık. &Ccedil;ocukların 3&#39;te 1&#39;i obez. Diyabet artık 20&#39;li yaşlarda başlamaya başladı. &Ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki yıllarda bu yaş k&uuml;&ccedil;&uuml;lecek ve sayı daha da artacak&quot; ifadelerine yer verdi.</p>

<p><strong>&quot;EN Y&Uuml;KSEK DİYABET G&Uuml;NEY DOĞU B&Ouml;LGESİNDE&quot;</strong></p>

<p>Prof. Dr. Temel, diyabetin T&uuml;rkiye&#39;deki hızlı artışını ise ş&ouml;yle anlattı: &quot;T&uuml;rk insanı teknolojiyi seviyor ve tutkunu oluyor. Şehirde y&uuml;r&uuml;rseniz herkesin elinde akıllı telefon Ipad var. Sporu sevmiyoruz. K&uuml;lt&uuml;r&uuml;m&uuml;zde spor yapma diye bir olgu oturmamış. Bizim k&uuml;lt&uuml;r&uuml;m&uuml;zde dinlenme var. Beslenme bi&ccedil;imimiz ise en &ouml;nemli etken. T&uuml;rkiye&#39;de diyabetin en y&uuml;ksek oranının G&uuml;neydoğu Anadolu B&ouml;lgesi ve bu mutfağın etkili olduğu şehirlerde olduğunu g&ouml;r&uuml;yoruz. D&uuml;nyada ise diyabetin artış hızının Ortadoğu olduğunu g&ouml;r&uuml;yoruz. Ortadoğu ve G&uuml;neydoğu Anadolu mutfağı fast fooda d&ouml;n&uuml;şt&uuml; ve t&uuml;m T&uuml;rkiye&#39;ye yayıldı. G&uuml;neydoğu Anadolu tipi fast foodun giderek daha &ccedil;ok t&uuml;ketiliyor olması, buna bağlı olarak beyaz ekmek, un, et, yağ, y&uuml;ksek kalori, tetiklenen obezite, ondan sonra gelişen ins&uuml;lin direnci ve son olarak tip2 diyabet.&quot;</p>

<p><strong>&quot;DİYABETTE YİYECEKLERİN FAZLA T&Uuml;KETİLMESİ SORUN&quot;</strong></p>

<p>Meyvenin diyabetli bir hasta i&ccedil;in şeker olduğunu aktaran Prof. Dr. Temel Yılmaz, &quot;Ama diyabetli hastanın meyve yememesi ise doğru değildir. Meyveyi yanlış yiyoruz. Biz meyveyi fazla ve hızlı yiyoruz. Diyabette en &ouml;nemli fakt&ouml;r meyveyi v&uuml;cudun istediği kadar yemek ve yavaş yavaş yemektir. K&uuml;&ccedil;&uuml;k k&uuml;&ccedil;&uuml;k kesilip &ccedil;erez gibi yenilmelidir. Meyve az ve yavaş t&uuml;ketilirse hasta i&ccedil;in bir mağduru yok. Havu&ccedil;ta şeker var efsanesi, b&ouml;yle bir şey yok. Diyabetliler havucu rahatlıkla yiyebilir. Bakliyatları sınırlı miktarda yemek gerekir. Diyabette en b&uuml;y&uuml;k sorun yiyeceklerin yenilmesi değil, fazla yenilmesidir&quot; dedi.</p>

<p><strong>&quot;DİYABETTE TEDAVİLER GELİŞİYOR&quot;</strong></p>

<p>Gelecek 10 yıl i&ccedil;inde diyabetli bir hastanın hayatının &ccedil;ok kolay olacağını vurgulayan Prof. Dr. Yılmaz, &quot;Kan şekerini &ouml;l&ccedil;meden ila&ccedil;ların dozajını ayarlamak, hastalığı y&uuml;r&uuml;tmek m&uuml;mk&uuml;n değil. Şimdi parmağın ucundan bir cihazla belirlenebiliyor. Bu uygulama bile 30 sene &ouml;ncesine g&ouml;re &ccedil;ok iyi. Ama giderek bunlar da tarihe karışıyor. 10 yıl i&ccedil;inde bunların yerini s&uuml;rekli glikoz izlem sistemleri alacak. Bir k&uuml;&ccedil;&uuml;k d&uuml;ğme ile cep telefonundan g&uuml;n&uuml;n istenilen saatinde kan şekeri &ouml;ğrenebiliyor. Hi&ccedil; kanla temas olmadan sadece bir saat gibi cihazla glikoz değeri &ouml;ğrenebiliyor. K&ouml;k h&uuml;cre nakli ile ilgili &ccedil;alışmalar var. Akıllı ins&uuml;linler &uuml;retildi. Aşı &ccedil;alışmaları da yapılıyor&quot; bilgisini verdi.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Tue, 24 May 2016 14:57:05 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Çalışan Diyabetliler Haklarından Habersiz]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/consensus-kongre-organizasyon/pr/calisan-diyabetliler-haklarindan-habersiz-53</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/consensus-kongre-organizasyon/pr/calisan-diyabetliler-haklarindan-habersiz-53</guid>
            <description><![CDATA[<p>Yıldırım Beyazid &Uuml;niversitesi Tıp Fak&uuml;ltesi Endokronoloji ve Metebolizma Hastalıkları Ana Bilim Dalı &Ouml;ğretim &Uuml;yesi Do&ccedil;. ]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Yıldırım Beyazid &Uuml;niversitesi Tıp Fak&uuml;ltesi Endokronoloji ve Metebolizma Hastalıkları Ana Bilim Dalı &Ouml;ğretim &Uuml;yesi Do&ccedil;. Dr. Oya Topaloğlu, T&uuml;rkiye&rsquo;de diyabetlilerin haklarından habersiz olduğunu belirterek, y&uuml;zde 60 &ccedil;alışma yeteneğini kaybeden diyabetlinin malulen emekli olabileceğini kaydetti.</p>

<p>T&uuml;rk Diyabet Cemiyeti ve T&uuml;rk Diyabet Vakfı tarafından bu yıl 52&rsquo;ncisi d&uuml;zenlenen Ulusal Diyabet Kongresi, Antalya Beldibi Tatil Merkezindeki bir otelde ger&ccedil;ekleştirildi.</p>

<p>Do&ccedil;. Dr. Oya Topaloğlu, T&uuml;rkiye&rsquo;de yaklaşık 7 milyon diyabetli bireylere &ouml;zg&uuml; bir sosyal d&uuml;zenlemenin g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde olmadığının altını &ccedil;izdi.</p>

<p>Normal kronik hastalıklar nasılsa diyabetli hastalarında aynı haklara sahip olabildiğini dile getiren Do&ccedil; .Dr. Topaloğlu, sağlık kurumlarına m&uuml;racaat eden diyabetli diğer engelli vatandaşların yararlandığı benzer haklardan yararlanabildiğini aktardı.</p>

<p><strong>&ldquo;DİYABETLİLERE Y&Ouml;NELİK BİRKA&Ccedil; Y&Ouml;NETMELİK VAR&rdquo;</strong></p>

<p>Diyabetlilerin haklarında bir takım kısıtlamaların g&ouml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;n&uuml; kaydeden Do&ccedil;. Dr. Topaloğlu, &ldquo;Diyabetli bireyin komplikasyonlarıyla ilgili değerlendirildiğinde &ccedil;ok ayrıntılı bilgi verilmediği, buna bağlı olarak da diyabetli bireylerin bazı haklardan mahrum kaldığını s&ouml;yleyebiliriz. Bu kapsamda T&uuml;rkiye&rsquo;de uygulanan birka&ccedil; y&ouml;netmelik var. &Ouml;z&uuml;rl&uuml;lerle ilgili olan y&ouml;netmelikte; buraya diyabetli birey başvurduğunda, bu kurul raporlarını vermeye yetkili olan kurumlara başvurduğunda bir takım oranlar alabiliyor. Eğer y&uuml;zde 40 ve &uuml;zerinde bir engel oranı alıyorsa bir takım&nbsp; haklardan faydalanabiliyor&rdquo; diye konuştu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>&ldquo;DİYABETLİ İŞ G&Uuml;C&Uuml; KAYBINI Y&Uuml;ZDE 60&rsquo;INI KAYBEDERSE MALULEN EMEKLİ OLUR&rdquo;</strong></p>

<p>Do&ccedil;. Dr. Topaloğlu, bu hakları ise ş&ouml;yle sıraladı:</p>

<p>&ldquo;Sosyal yardımlaşma haklarının yanında,&nbsp; hasta bir &ouml;z&uuml;rl&uuml; kimli kartı ile belediyelerdeki&nbsp; indirimlerden faydalanabiliyor. Kamu &ccedil;alışanları i&ccedil;in ise, engelli kimlik kartı ile engelliler i&ccedil;in ayrılan istihdam alanlarından yararlanma imkanı oluyor. Diyabetin tek başına kendisinin tek başına bu oranı yakalaması m&uuml;mk&uuml;n m&uuml;, pek m&uuml;mk&uuml;n değil. Genellikle tip 2 diyabetliler y&uuml;zde 20, tip 1 diyabetliler y&uuml;zde 30-40 arasında oran alıyor. Sigortalı diyabetliler ise benzer şekilde sağlık kurumundan rapor almak i&ccedil;in yetkili hastaneye başvurup, hekim tarafından değerlendirilip, son karar SGK heyeti tarafından veriliyor. Ardından emeklilik hakkına sahip olabiliyor. Hasta iş g&uuml;c&uuml; kaybının y&uuml;zde 60&rsquo;ını kaybetmişse malulen emeklilik olabiliyor.&rdquo;</p>

<p><strong>&ldquo;DİYABETLİLER MAĞDUR EDİLİYOR&rdquo;</strong></p>

<p>Diyabetli bir bireyin diyabete bağlı olarak malulen emekli olmasının zor olduğunu ifade eden Do&ccedil;. Dr. Topaloğlu, &ldquo;Bu m&uuml;mk&uuml;n değil. Ya ciddi komplikasyonlar gelişmiş olması gerekir, bu da en az ya da iki 3 organı ilgilendirmesidir. Diyabetli bireyler aslında toplumda mağdur kalıyor&rdquo; dedi.</p>

<p><strong>&ldquo;DİYABETLİLER HAKLARINDAN HABERSİZ&rdquo;</strong></p>

<p>Diyabetli kişinin &ouml;zel olarak sorgulamadığı s&uuml;rece haklarından habersiz olduğunu vurgulayan Do&ccedil;. Dr. Topaloğlu, hastanın g&uuml;nl&uuml;k hayatını kısıtlayıcı komplikasyonları varsa ve başvurduğu hastanede hakları hakkında bilgi verilirse hastalar i&ccedil;in &ccedil;ok daha faydalı olacağını vurguladı.</p>

<p><strong>&ldquo;DİYABETLİ KİŞİLER İŞ MAKİNESİ VE OTOB&Uuml;S EHLİYETİ ALAMAYABİLİR&rdquo;</strong></p>

<p>S&uuml;r&uuml;c&uuml; adayları ve s&uuml;r&uuml;c&uuml;lerde aranacak şartlarda aranacak sağlık şartlarında dair y&ouml;netmelikte 4 ay &ouml;nce değişikliğe gidildiğine dikkati &ccedil;eken Do&ccedil;. Dr. Topaloğlu, &ldquo;Ehliyet diyabetli bireylerle ilgili ehliyet y&ouml;netmeliğinde diyabetlilerle ilgili bir takım kısıtlamalar getirildi. Eskiden &ouml;z&uuml;r oranına g&ouml;re diyabetliler H sınıfı ehliyet alabiliyordu. Şimdi o madde yeni y&ouml;netmelikte kaldırılacak. Diyabetlinin ciddi bir komplikasyonu varsa, hipoglisemi(kanda olağandan daha az şeker olması hastalığı) yaşıyorsa ve hipoglisemi yapan bir ila&ccedil; kullanıyorsa muhtemelen toplum taşıma ara&ccedil;ları ve iş makinesi gibi alanlarda almak istediği ehliyet i&ccedil;in sıkıntılar olacak. Bu birazda hem hastayı korumak hem de başkalarının sağlığını korumak adına verilmiş kararlardır. 4 aylık bir uygulama ama ilerleyen g&uuml;nlerde diyabetli bireylerde de yeni d&uuml;zenlemelerde olacak. Diyabetlilerin hakları ellerinden mi alınacak yoksa başka haklar mı tanınacak belirlenecek&rdquo; ifadelerine yer verdi.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Tue, 24 May 2016 14:53:45 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Diyabet Fırtınası Geliyor]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/consensus-kongre-organizasyon/pr/diyabet-firtinasi-geliyor-52</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/consensus-kongre-organizasyon/pr/diyabet-firtinasi-geliyor-52</guid>
            <description><![CDATA[<p>Karadeniz Teknik &Uuml;niversitesi Endokronoloji ve Metebolizma Hastalıkları Bilim Dalı &Ouml;ğretim &Uuml;yesi Prof. Dr. Halil &Ouml;nder Ers&ouml]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Karadeniz Teknik &Uuml;niversitesi Endokronoloji ve Metebolizma Hastalıkları Bilim Dalı &Ouml;ğretim &Uuml;yesi Prof. Dr. Halil &Ouml;nder Ers&ouml;z, T&uuml;rkiye&rsquo;de diyabet sıklığının her ge&ccedil;en yıl arttığını belirterek, &ldquo; Prediyabet(gizli şeker hastası) olarak adlandırılan 6.5 milyon insanın 2030 yılı i&ccedil;inde diyabet olması durumunda, T&uuml;rkiye&rsquo;de 13-15 milyon diyabetli olacak ve fırtına bizi bekliyor&rdquo; dedi.</p>

<p>T&uuml;rk Diyabet Cemiyeti ve T&uuml;rk Diyabet Vakfı tarafından bu yıl 52&rsquo;ncisi d&uuml;zenlenen Ulusal Diyabet Kongresi, Antalya Beldibi Tatil Merkezindeki bir otelde devam ediyor.</p>

<p>Karadeniz Teknik &Uuml;niversitesi Endokronoloji ve Metebolizma Hastalıkları Bilim Dalı &Ouml;ğretim &Uuml;yesi Prof. Dr. Halil &Ouml;nder Ers&ouml;z, T&uuml;rkiye&rsquo;nin giderek yaşlanan bir n&uuml;fusa sahip olduğuna değinerek, ilerleyen yaşla birlikte diyabetin g&ouml;r&uuml;lme sıklığının arttığının altını &ccedil;izdi.</p>

<p>Amerika Birleşik Devletleri&rsquo;nde 65 yaş &uuml;st&uuml;nde diyabetin g&ouml;r&uuml;lme sıklığının y&uuml;zde 26 iken T&uuml;rkiye&rsquo;de bu rakamın y&uuml;zde 35&rsquo;lere &ccedil;ıktığına vurgu yapan Prof. Dr. Ers&ouml;z, bunun yanında T&uuml;rkiye&rsquo;de yaş ilerlerken tanı konma oranının da d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml;n&uuml; aktardı.</p>

<p>Prof. Dr. Ers&ouml;z, ilerleyen&nbsp; yaşla&nbsp; birlikte glisemi(kandaki şeker oranı) değerlerinde bir miktar yaşanan y&uuml;kselmenin, diyabetin yaşlılarda doğal bir sonu&ccedil; olduğunu ve tedavisiz, takipsiz olması anlamına gelmemesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>&ldquo;İLERİ YAŞTA DA HASTALAR KONTROL&Uuml;M&Uuml;ZDE OLMALI&rdquo;</strong></p>

<p>Aile hekimi ve dahili uzmanların 65 ve 80 yaş &uuml;st&uuml;nde hipoglisemiyi(kan şekerinin olması gerekenden daha d&uuml;ş&uuml;k olması durumu) dikkate almaları gerektiğine vurgu yapan Prof.Dr. Ers&ouml;z, &ldquo; Hipoglisemiyi yaşa ve performansa g&ouml;re bakılarak tedavi yapılmalıdır. Yaşlılarda daha ağır seyretmiyor. Hastalar, genel sağlık durumu iyi kendisine bakabilen yaşlılar, bakım i&ccedil;in yardım alması gerekenler ve ileri derecede d&uuml;şk&uuml;n olan yaşlılar olmak &uuml;zere &uuml;&ccedil; grupta incelenebilir. Bu &uuml;&ccedil; grup i&ccedil;inde kan şekeri kontrol&uuml; ve tedavinin sıklığı ayarlanırken hastanın beklenen yaşam s&uuml;resi, performansı g&ouml;z &ouml;n&uuml;nde bulundurulmalıdır. Yaşam s&uuml;resi 10 yılın &uuml;zerinde olan ve performansı ile iyi olan bir yaşlı hasta, gen&ccedil; eş değeri gibi sıkı kontrolden fayda g&ouml;recektir. İleri yaş d&uuml;şk&uuml;nl&uuml;kte tedavi gevşeyebiliyor ama hastaları asla kontrol&uuml; bırakmıyoruz. Mutlaka hasta kontrol&uuml;m&uuml;zde olması gerekir&rdquo; diye konuştu.</p>

<p><strong>&ldquo;DİYABETİ DURDURALIM PROGRAMI HER YAŞA UYGULANMALI&rdquo;</strong></p>

<p>T&uuml;rkiye&rsquo;nin 2030 yılı i&ccedil;in &ouml;ng&ouml;r&uuml;len diyabet prevalansını(yaygın olma durumu) aşmış durumda olduğuna değinen Prof. Dr. Ers&ouml;z, &ldquo; 2030 yılı i&ccedil;in y&uuml;zde 12 prevalans &ouml;ng&ouml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml; ama son data y&uuml;zde 13.7. G&uuml;n&uuml;m&uuml;zde ise y&uuml;zde 15&rsquo;lere ulaştığından s&ouml;z ediliyor. 2030 yılı i&ccedil;in yaşlı n&uuml;fus arttık&ccedil;a, daha fazla diyabet g&ouml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; i&ccedil;in, diyabet g&ouml;r&uuml;lme oranı daha da artacak.&nbsp; Cumhurbaşkanlığı ve Sağlık Bakanlığının &ouml;nderliğinde başlayan, &lsquo; Diyabeti Durduralım&rsquo; programının her yaş grubu i&ccedil;in g&uuml;ndeme alınması gerekir. 2030 yılı i&ccedil;in ciddi bir diyabet sorunu ile karşı karşıya olacağımızı biliyoruz&rdquo; dedi.</p>

<p><strong>&ldquo;HAREKETLİ YAŞAM&rdquo;</strong></p>

<p>Diyabeti &ouml;nlemek i&ccedil;in hareket eden bir toplum olunması gerektiğine vurgu yapan Prof. Dr. Ers&ouml;z,&nbsp; &ldquo;Beslenme alışkanlıkları değiştirmemiz gerekiyor. Hani hep derler T&uuml;rk&uuml; nerden tanırsınız, ekmek yemesinden. Ama bizim karbonhidrat ağırlıklı beslenmemiz hareketsizi yaşam tarzımızı, ilerleyen yaşla birlikte n&uuml;fusta arttık&ccedil;a, T&uuml;rkiye&rsquo;de diyabet problemini daha &ouml;ne &ccedil;ıkartır&rdquo; diye konuştu.</p>

<p><strong>&ldquo;FIRTINA BİZİ BEKLİYOR&rdquo;</strong></p>

<p>Bug&uuml;n T&uuml;rkiye&rsquo;de 7 milyon diyabetli olduğunu kaydeden Ers&ouml;z, &ldquo; Prediyabet(Gizli şeker hastası) olarak adlandırdığımız 6.5 milyon insanda 2030 yılı i&ccedil;inde diyabet olursa, T&uuml;rkiye&rsquo;de 13- 15 milyon diyabetlinin olması bekleniyor. O nedenle ciddi bir problem bizi bekliyor. Toplumdaki diyabet revalansını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rsek bizi fırtına bekliyor.&nbsp; T&uuml;rkiye&rsquo;de sağlık harcamalarının y&uuml;zde 15 diyabet ve diyabetin yol a&ccedil;tığı problemlere bağlı harcandığını g&ouml;r&uuml;yoruz. Eğer diyabet revalansındaki arştı durduramazsak sağlık sekt&ouml;r&uuml;m&uuml;zde &ccedil;ok ciddi maddi problemler oluşacak. O anlamda da diyabet fırtınası gelecek&rdquo; dedi.</p>

<p>Prof.Dr. Ers&ouml;z, diyabetin sosyal ekonomik&nbsp; durum azaldık&ccedil;a ve eğitim seviyesi d&uuml;şt&uuml;k&ccedil;e arttığını s&ouml;zlerine ekledi.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Tue, 24 May 2016 14:50:44 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Genetik Diyabete Dikkat]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/consensus-kongre-organizasyon/pr/genetik-diyabete-dikkat-51</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/consensus-kongre-organizasyon/pr/genetik-diyabete-dikkat-51</guid>
            <description><![CDATA[<p>Diyabetli olan herkesin Tip 1 ya da Tip 2 olmadığını hatırlatan Prof.Dr. İlkova, &quot;Genetik mutasyona bağlı diyabetler. Bu insanların b&uuml;y&u]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Diyabetli olan herkesin Tip 1 ya da Tip 2 olmadığını hatırlatan Prof.Dr. İlkova, &quot;Genetik mutasyona bağlı diyabetler. Bu insanların b&uuml;y&uuml;k &ccedil;oğunluğu d&uuml;ş&uuml;k dozda ila&ccedil;la tedavi yerine, belki y&uuml;zde 90&#39;ı gereksiz yere insil&uuml;n kullanarak tedavi g&ouml;r&uuml;yorlar&#39; dedi.</p>

<p>T&uuml;rk Diyabet Cemiyeti ve T&uuml;rk Diyabet Vakfı tarafından bu yıl 52&#39;ncisi d&uuml;zenlenen Uluslararası Diyabet Kongresi, Antalya Beldibi Tatil Merkezindeki bir otelde devam ediyor.</p>

<p>T&uuml;rk Diyabet Cemiyeti Başkanı Prof.Dr. Hasan İlkova, diyabetin &ccedil;ok ciddi ve &ouml;nemli sonu&ccedil;ları olan bir hastalık olduğunu ve T&uuml;rkiye&#39;deki sıklığının da her ge&ccedil;en 10 yılda tahminlerin &ouml;tesinde arttığına dikkati &ccedil;ekti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>&quot;12 YILDA DİYABET Y&Uuml;ZDE 100 ARTTI&quot;</strong></p>

<p>1998-2010 yılları arasına T&uuml;rkiye&#39;deki diyabetli sayısının y&uuml;zde y&uuml;z arttığını kaydeden Prof. Dr. İlkova, &quot;Monojenik diyabet, gen&ccedil; yaşta ortaya &ccedil;ıkan erişkin diyabeti diye adlandırılan bir diyabettir. Bu tanınmayan, bilinmeyen biz hekimlerin bile fazla bilmediği, bilinmediği i&ccedil;in araştırılamadığı, gen analizlerinin yapılamadığı bir hastalık t&uuml;r&uuml;d&uuml;r. Yine bir diyabet ama tanınmıyor &ccedil;&uuml;nk&uuml; bilinmediği i&ccedil;in aranmıyor. Diğer adıyla MODY ismi verilen diyabet. Buradaki &ccedil;ok &ouml;zel durum bu hastalığın toplam diyabetli insan sayısı i&ccedil;indeki sıklığı y&uuml;zde 2 ile 5 arasında ama &uuml;lkeden &uuml;lkeye değişiyor&quot; dedi.</p>

<p><strong>&quot;GEN&Ccedil; YAŞTA TANI ALAN DİYABETLİLER&quot;</strong></p>

<p>Y&uuml;zde 2&#39;nin baz alınması halinde T&uuml;rkiye&#39;de 100 binin &uuml;zerinde insandan bahsedildiğini aktaran Prof. Dr. İlkova, &quot;Bu insanlar tanısı konmamış ve gereksiz yere b&uuml;y&uuml;k bir b&ouml;l&uuml;m&uuml; insil&uuml;nle tedavi ediliyor. Bu bir yandan hastaların yaşamlarında diyabetin daha iyi tedavi edilmesini sağlayamıyor ins&uuml;lin tedavisi. Gereksiz yere de sağlık ekonomisine y&uuml;k getiriyor. Aslında olan gen mutasyonu, gendeki bozukluk. Doğuştan gen bozukluğudur. Yeni doğan diyabeti de bu grubun i&ccedil;inde yer alıyor. &Ccedil;ok basit diyabet tedavisinde kullanacağımız bir ilacı, bu insanlara belli bir dozda vererek, diyabetlerini tedavi etmek m&uuml;mk&uuml;n. Yıllardan beri kullandıkları insil&uuml;nden kurtulmaları m&uuml;mk&uuml;n. Kimdir bunlar, gen&ccedil; yaşta diyabet tanısı konan insanlar. Tip2 diyabet tanısı konmuş insanlar 25 yaşın altındaki ailesinde bir iki kuşak diyabetli olan kişiler veya yeni doğan aydan &ouml;nce diyabet tanısı koyan kişiler&quot; ifadelerini kaydetti.</p>

<p><strong>&quot;GEREKSİZ İNS&Uuml;L&Uuml;N TEDAVİSİ G&Ouml;R&Uuml;YORLAR&quot;</strong></p>

<p>&quot;T&uuml;rkiye&#39;de en alt rakamın alınması halinde 5 milyon diyabetlinin 100 bini bug&uuml;n yanlış tanıları var&quot; diyen Prof. Dr. İlkova, &quot;Evet diyabetler ama Tip 1 ya da Tip 2 değiller. Genetik mutasyona bağlı diyabetler. Bu insanların b&uuml;y&uuml;k &ccedil;oğunluğu belki y&uuml;zde 90&#39;ı gereksiz yere insil&uuml;n kullanarak tedavi g&ouml;r&uuml;yorlar. B&uuml;t&uuml;n d&uuml;nyada rakamlar b&ouml;yle sadece bizde değil&quot; diye konuştu.</p>

<p>Hekimlerin, gen&ccedil; yaşta takip ettikleri diyabet hastalarının tanısının doğru olup olmadığına dikkat etmeleri gerektiğine değinen Prof.Dr. İlkova, ailelerin ise genetik olma noktasında hekimleri uyarmasını istedi.</p>

<p><strong>&quot;İDEAL TATLI AYDA BİR KEZ YENMELİ&quot;</strong></p>

<p>&quot;&Ccedil;ok tatlı t&uuml;keten diyabet olur mu?&quot; sorusuna Prof. Dr. İlkova, &quot;Tatlı t&uuml;ketmenin getirdiği olumsuzluklar var, başta da kilo. Tatlı yemenin aşırısı k&ouml;t&uuml; bir &ccedil;evre fakt&ouml;r&uuml;yse ve kişide de bir diyabet geni varsa, ileriki yaşamında diyabeti ortaya &ccedil;ıkar. Tatlı &ccedil;ok az t&uuml;ketilmesi gereken bir besindir. Ayda bir iki kez afiyetle yenebilir&quot; cevabını verdi.</p>

<p><strong>&quot;DİYABETLİ G&Uuml;NEŞTEN KA&Ccedil;MAMALI&quot;</strong></p>

<p>Prof. Dr. İlkova, diyabetli kişiye g&uuml;neş ışınlarının zararlı olduğu konusunda ise şunları s&ouml;yledi:</p>

<p>&quot;Diyabetlinin, diyabeti olmayan kişiden &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k bir farkı yok, g&uuml;nl&uuml;k yaşam aktiviteleri a&ccedil;ısından. T&uuml;rkiye ciddi olarak D vitamini eksikliği yaşıyor. Bunun sonucunda da kemik zayıflamasının olduk&ccedil;a y&uuml;ksek olduğu bir &uuml;lkeyiz. O nedenle g&uuml;neşten ka&ccedil;mamalıyız, kendimizi de yakmamalıyız.&quot;</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Tue, 24 May 2016 14:46:57 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Türkiye’de 3 Milyon Kişi Diyabet Olduğunun Farkında Değil]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/consensus-kongre-organizasyon/pr/turkiye-de-3-milyon-kisi-diyabet-oldugunun-farkinda-degil-50</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/consensus-kongre-organizasyon/pr/turkiye-de-3-milyon-kisi-diyabet-oldugunun-farkinda-degil-50</guid>
            <description><![CDATA[<p>T&uuml;rk Diyabet Cemiyeti ve T&uuml;rk Diyabet Vakfı tarafından d&uuml;zenlenen, 52. Uluslararası Diyabet Kongresi, Antalya Beldibi Tatil Merkezin]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>T&uuml;rk Diyabet Cemiyeti ve T&uuml;rk Diyabet Vakfı tarafından d&uuml;zenlenen, 52. Uluslararası Diyabet Kongresi, Antalya Beldibi Tatil Merkezindeki bir otelde başladı. A&ccedil;ılışta konuşan Kongre Başkanı Prof. Dr. Metin Arslan, diyabet hastalığının sadece kan şekerinin y&uuml;kselmesi olmadığını belirterek, v&uuml;cutta bir &ccedil;ok doku ve organa yan etkisinin olduğunu s&ouml;yledi. Bu yıl diyabet kongresinin 52&rsquo;ncisini d&uuml;zenlediklerini aktaran Prof. Dr. Arslan, kongreye, doktor diyetisyen ve hemşire olmak &uuml;zere bin 400 kişinin katıldığını kaydetti.<br />
<br />
<strong>&ldquo;3 MİLYON KİŞİ DİYABETİNİN FARKINDA DEĞİL&rdquo;</strong></p>

<p>Diyabetin d&uuml;nyada olduğu gibi T&uuml;rkiye&rsquo;de de arttığına vurgu yapan Prof. Dr. Arslan, &ldquo;&Uuml;lkemizde diyabet oran olarak y&uuml;zde 13.4 olduk&ccedil;a y&uuml;ksek bir oran. T&uuml;rkiye diyabetin y&uuml;ksek g&ouml;r&uuml;nd&uuml;ğ&uuml; &uuml;lkelerden birisidir. T&uuml;rkiye&rsquo;de 6 milyon 400 bin kadar diyabetli birey var. Yaklaşık 3 milyona yakında diyabet olmadığını bilmeyen hasta var. Hastalığa ne kadar erken tanı koyarsak tedaviye başlanılır. Bu yıl 8 yabancı konuşmacı var. Karşılıklı bilgi alışverişinde bulunacağız. Diyabette ins&uuml;lin tedavisi başta geliyor. Erişkin tipi şeker hastalarında diyet ve ağızdan şeker d&uuml;ş&uuml;r&uuml;c&uuml; ila&ccedil;lar kullanılıyor. Bu kongrede ins&uuml;lin yapımında kolaylıklar, pompa kullanımı da ele alınacak&rdquo; dedi.<br />
<br />
<strong>D&Uuml;NYA VERİLERİ</strong></p>

<p>Prof. Dr. Arslan, Uluslararası Diyabet Federasyonu verilerini de katılımcılarla paylaştı. Arslan, &ldquo;Diyabet her 11 kişiden birinde var. D&uuml;nyada 415 milyon diyabetli birey var. 2040 yılında her 10 kişiden birin diyabetli olacak. D&uuml;nyada 642 milyon diyabetli birey bulunacak. Her 7 gebelikten biri diyabetten etkileniyor. D&uuml;nyadaki erişkin bireylerden y&uuml;zde 46.5 diyabet olduğunu bilmiyor. Her 6 saniyede bir birey diyabet nedeni ile hayatını kaybediyor. D&uuml;nya sağlık harcamalarının y&uuml;zde 12 &lsquo;si diyabete kullanılıyor. Diyabetik bireylerin d&ouml;rtte &uuml;&ccedil;&uuml; az ve orta derecede gelir d&uuml;zeyi olan &uuml;lkelerde yaşıyor&rdquo; dedi.</p>

<p>Kongrenin a&ccedil;ılışında T&uuml;rk Diyabet Cemiyeti Başkanı Prof. Dr. Hasan İlkova ve T&uuml;rkiye Diyabet Vakfı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Kaya diyabet bildirgesi hakkında bilgiler verdi.</p>

<p>4 g&uuml;n s&uuml;recek kongrede, diyabet tedavisinde yenilikler, yaşlılarda diyabet y&ouml;netimi, ins&uuml;lin uygulama sistemlerindeki yenilikler, tek bir hap ile ins&uuml;linden kurtulmak, diyabette yanlış bilinenler, diyabette akıllı telefonların kullanımı, ad&ouml;lesan diyabetik takibi, diyabetli bireyse sosyal yaşam, diyabette cinsiyet farkı, diyabet ve seyahat konularında bilgi paylaşımında bulunulacak.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Tue, 24 May 2016 14:43:05 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
            </channel>
</rss>
