<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:webfeeds="http://webfeeds.org/rss/1.0" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
    <channel>
        <title>Biruni Üniversite Hastanesi Basın Bültenleri</title>
        <link>https://basinv1.lond.net/birunihastanesi/pr/feed</link>
        <description><![CDATA[My feed description]]></description>
        <atom:link href="https://basinv1.lond.net/kategori/%7Bcategory_slug%7D/rss" rel="self"></atom:link>
                                                                <language>tr</language>
        <lastBuildDate>Wed, 23 Sep 2020 13:58:02 +0300</lastBuildDate>
                <item>
            <title><![CDATA[Açık havada yürüyüş bu hastalıktan koruyor!]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/birunihastanesi/pr/acik-havada-yuruyus-bu-hastaliktan-koruyor-952</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/birunihastanesi/pr/acik-havada-yuruyus-bu-hastaliktan-koruyor-952</guid>
            <description><![CDATA[<p>Dr. Nilg&uuml;n Pala A&ccedil;ıkg&ouml;z &ldquo;Alzheimer hastalığı demansın en sık g&ouml;r&uuml;len nedenidir. &Ouml;zellikle 65 yaş &uuml;zeri k]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Dr. Nilg&uuml;n Pala A&ccedil;ıkg&ouml;z &ldquo;Alzheimer hastalığı demansın en sık g&ouml;r&uuml;len nedenidir. &Ouml;zellikle 65 yaş &uuml;zeri kişilerde g&ouml;r&uuml;l&uuml;r ve giderek g&ouml;r&uuml;lme sıklığı artar. Demans beynin n&ouml;rodejeneratif bir hastalığıdır. Entelekt&uuml;el fonksiyonların, g&uuml;nl&uuml;k yaşam aktivitelerini devam ettiremeyecek oranda bozulmasıdır. Yaşla beraber artan unutkanlık fizyolojik yaşlanmadan farklıdır. Genellikle ilk belirtiler zihinsel olarak yavaşlama ve unutkanlıktır. Kişinin eskisi kadar berrak d&uuml;ş&uuml;nemediği, muhakeme yapamadığı ve hatırlamadaki zorlukların artamaya başladığı g&ouml;r&uuml;l&uuml;r. &Ouml;ncesinde daha hareketli iken durgunlaştığı, i&ccedil;ine kapandığı yada daha sakin bir yapıda olan kişinin sinirli ve daha agresif davranmaya başladığı kişilik değişikleri olmaya başlar.&rdquo; dedi.</p>

<p>Hastalığın seyri ile ilgili bilgi veren Dr. &Ouml;ğr. &Uuml;yesi Nilg&uuml;n Pala A&ccedil;ıkg&ouml;z &ldquo;Başlangı&ccedil;ta g&ouml;r&uuml;len&nbsp;basit unutkanlıklar giderek artarak kişinin g&uuml;nl&uuml;k yaşamını etkileyecek d&uuml;zeye ulaşır. Kişi &ccedil;evresindekilerin yardımı olmadan g&uuml;nl&uuml;k yaşamını s&uuml;rd&uuml;remeyecek duruma gelir.&nbsp; Hastalığın ilerlemesi ile t&uuml;m entelekt&uuml;el fonksiyonlarda yıkım g&ouml;r&uuml;l&uuml;r.&nbsp; Yakınlarının isimlerini hatırlamaz, kim olduklarını karıştırır, zamanı karıştırır, bulunduğu yeri unutarak, odaları karıştırmaya başlar ve tuvaleti bulamaz. G&uuml;nl&uuml;k bakımını bağımsız yapamaz hale gelir;&nbsp; giyinme, yemek yeme, banyo yapma ve giderek y&uuml;r&uuml;me yeteneğini kaybeder. Konuşma i&ccedil;eriği giderek azalır, isimlendirmesi bozulur, olayları karıştırır ve artık kendini ifade edemez duruma gelir. Hastalığın ilerlemesiyle yutma, konuşma ve y&uuml;r&uuml;me fonksiyonlarının kaybı ile tamamen yatalak ve bakıma muhta&ccedil; hale gelir.&rdquo; dedi &nbsp;</p>

<p>Demansın tanısında g&ouml;r&uuml;nt&uuml;leme y&ouml;nteminde kortikal atrofinin g&ouml;r&uuml;lmesi tanıyı destekler. Kesin tedavisi bulunmamaktadır. Mevcut tedaviler hastalığın ilerlemesini kısmen durdurmak ve bazı fonksiyonları erken d&ouml;nemde d&uuml;zenlemek i&ccedil;in yapılır. Bazı tedavilerle de hastanın bakımını kolaylaştırırak ve yakınlarının y&uuml;k&uuml;n&uuml; azaltır.</p>

<p><strong>Alzhimer kadınlarda daha sık g&ouml;r&uuml;l&uuml;r</strong></p>

<p>Demansdaki en &ouml;nemli fakt&ouml;r yaş ve hastalık yaşın ilerlemesi ile g&ouml;r&uuml;lme sıklığı artar. Cinsiyet, &ouml;zelikle kadınlarda daha fazla g&ouml;r&uuml;l&uuml;r, bunun kadınların yaşam s&uuml;relerinin daha uzun olması ve menopoz sonrası azalan &ouml;strojen d&uuml;zeyleri ile ilişkili olduğu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;lmektedir.</p>

<p><strong>Sosyal yaşamdan izole yaşamak ve vitamin eksiklikleri risk fakt&ouml;r&uuml; </strong></p>

<p>&Ouml;zellikle eğitim d&uuml;zeyinin d&uuml;ş&uuml;k olması ve sosyal olarak izole yaşamda risk fakt&ouml;rleri arasındadır. Yakınlarında demans bulunması da &ouml;nemli risk fakt&ouml;r&uuml;d&uuml;r. Vask&uuml;ler patolojiler ve bunlara bağlı k&uuml;&ccedil;&uuml;k damar tıkanıklıkları, homosistein d&uuml;zeylerinin y&uuml;ksekliği, hipotroidi, &nbsp;vitamin eksikleri de hastalık riskini artırmaktadır.</p>

<p>Dr. Nilg&uuml;n Pala A&ccedil;ıkg&ouml;z Alzhimer&rsquo;dan korunmada a&ccedil;ık havada y&uuml;r&uuml;y&uuml;ş ve dengeli beslenmenin &ouml;nemli olduğunu vurguladı ve diğer korunma y&ouml;ntemleri ile ilgili bilgi verdi.</p>

<p><strong>A&ccedil;ık havada y&uuml;r&uuml;y&uuml;ş yapın</strong></p>

<p>Son yıllarda yapılan araştırmalarda a&ccedil;ık havada y&uuml;r&uuml;y&uuml;ş yapmak beyni koruyor. Bu nedenle her g&uuml;n d&uuml;zenli olarak a&ccedil;ık havada y&uuml;r&uuml;y&uuml;ş yapılmalı ve vakit ge&ccedil;irilmelidir.</p>

<p><strong>B12 ve D vitamini eksikliğine dikkat</strong></p>

<p>Vitamin eksikliği alzhimer hastalığında risk fakt&ouml;r&uuml; olarak kabul edilmektedir. &Ouml;zellikle B12 ve D vitaminin alzhimerden koruyucu etkisi bulunuyor.</p>

<p><strong>Sağlıklı ve dengeli beslenme Alzhimer riskini d&uuml;ş&uuml;r&uuml;yor</strong></p>

<p>Sağlıklı ve dengeli beslenme alzhimerden korunmada &ouml;nemli bir yere sahip. Barsaklardan biriken toksik maddeler beyin fonksiyonlarını bozabiliyor. Mevsiminde sebze ve meyveler tercih edilmeli, katkı maddelerinden uzak durulmalı, &ccedil;iğ kuruyemişler t&uuml;ketilmelidir.</p>

<p><strong>Televizyon yerine kitap okumak beyni koruyor</strong></p>

<p>Televizyon gibi dijital ara&ccedil;lar beyin fonksiyonlarını bozabiliyor. Kitap okumak, hobi edinmek ve bulmaca &ccedil;&ouml;zmek beyni koruyan aktiviteler arasında yer alıyor.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Wed, 23 Sep 2020 13:58:02 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Sonbaharda vücut direncini artıran öneriler!]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/birunihastanesi/pr/sonbaharda-vucut-direncini-artiran-oneriler-951</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/birunihastanesi/pr/sonbaharda-vucut-direncini-artiran-oneriler-951</guid>
            <description><![CDATA[<p>Sonbahar aylarının gelmesiyle birlikte hava sıcaklığının d&uuml;şmesi sonucunda metabolizmamız soğuk havayla daha kolay m&uuml;cadele etmek i&ccedi]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Sonbahar aylarının gelmesiyle birlikte hava sıcaklığının d&uuml;şmesi sonucunda metabolizmamız soğuk havayla daha kolay m&uuml;cadele etmek i&ccedil;in yavaşlamaya başlar. Bunla birlikte modern yaşam koşulları, sağlıksız beslenme ve yetersiz fiziksel aktivite gibi nedenlerin de etkisiyle bağışıklık sistemimiz de zayıflar. Bu yıl koronavir&uuml;s d&ouml;neminde hastalıklardan korunmak, &nbsp;bağışıklık sistemimizi g&uuml;&ccedil;l&uuml; tutmak ve metabolizmamızı canlandırmak her zamankinden daha &ouml;nem taşıyor.</p>

<p>Biruni &Uuml;niversitesi&nbsp;Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Gamze &Ccedil;akaloğlu, sonbahar aylarında metabolizmamızı canlandıracak ve bağışıklık sistemimizi g&uuml;&ccedil;lendirecek &ouml;nerilerde bulundu. &nbsp;</p>

<p><strong>Kahvaltı &ouml;ğ&uuml;n&uuml;n&uuml; atlamayın</strong></p>

<p>G&uuml;n&uuml;n ilk enerji deposu kahvaltıdır. Kahvaltıda protein, yağ ve karbonhidrat dengesi sağlandığı zaman kan şekeri dengeleniyor, metabolik hız artıyor. Aynı zamanda kahvaltı, &nbsp;sindirim sisteminin d&uuml;zenli &ccedil;alışmasını destekliyor.</p>

<p><strong>Kırmızı orman meyveleriyle detoks yapın</strong></p>

<p>Sonbaharda g&ouml;r&uuml;len yorgunluk, halsizlik i&ccedil;in sonbahar mevsimi ile sofralarımızda yer bulan bol posalı, vitamin, mineral deposu sebze ve meyvelerle v&uuml;cudunuzu toksinlerden arınmasını sağlayan detoks yapabilirsiniz. Bunun i&ccedil;in kırmızı orman meyveleri ( yaban mersini, b&ouml;ğ&uuml;rtlen, kızılcık, karadut, ahududu, kurt &uuml;z&uuml;m&uuml;) ve narenciyeyi ( portakal, mandalina, greyfurt, limon, turun&ccedil;) mevsiminde d&uuml;zenli yiyin.</p>

<p><strong>Meyveyi kahvaltıda ve ara &ouml;ğ&uuml;nlerde t&uuml;ketin! </strong></p>

<p>Meyveler i&ccedil;erdikleri antioksidanlar ve vitaminlerle bağışıklık sistemini g&uuml;&ccedil;lendiren ve metabolizma hızını artıran en &ouml;nemli besinlerdir. Ancak meyveyi kontroll&uuml; ve doğru zamanda t&uuml;ketmek gerekir. Meyve genellikle sabah ya da &ouml;ğle saatlerinde t&uuml;ketilmelidir. Uyku saatine yakın ins&uuml;lin direncini tetikleyecek besinler, gece yağ yakımı yavaşlatır ve melatonin hormonunun salgılanmasını engeller.</p>

<p><strong>S&uuml;lf&uuml;r ve &ccedil;inko i&ccedil;eren gıdalarla hastalıklardan korunun </strong></p>

<p>S&uuml;lf&uuml;r ve &ccedil;inko bağışıklık sisteminin temel mekanizmasında ve serbest radikallerin v&uuml;cuda verdiği hasarı &ouml;nlemede kritik role sahiptir. S&uuml;lf&uuml;r zengini gıdaları ( soğan, sarımsak, lahana, brokoli, roka, karnabahar, pazı, br&uuml;ksellahanası vb.) sofranızdan eksik etmeyerek probiyotik mikroplarınızı besler ve lif t&uuml;ketiminizi arttırmış olursunuz. &Ccedil;inko bakımından zengin besinler ise;&nbsp;hindi eti, kabak &ccedil;ekirdeği, kuru baklagiller, deniz &uuml;r&uuml;nleri, r&uuml;şeym, susam, fındık, badem, ceviz, fıstıktır.&nbsp;&nbsp;</p>

<p><strong>Su olmazsa olmaz </strong></p>

<p>Toksinlerden arınmanın baş tacı olan suyu da g&uuml;nde en az 2-3 litre t&uuml;ketmek v&uuml;cuttaki toksinlerin atımını hızlandırır ve kilo kontrol&uuml;ne yardımcı olur.</p>

<p><strong>Antioksidan i&ccedil;eriği y&uuml;ksek bitki &ccedil;ayları ile hastalıklardan korunun</strong></p>

<p>Sonbahar aylarında bitki &ccedil;ayları i&ccedil;mek, antioksidan &ouml;zellikleri sayesinde bizleri hastalıklara karşı hem korur hem de daha din&ccedil; hissetmemizi sağlar. G&uuml;nde 1-2 fincan bitki &ccedil;ayı t&uuml;ketebilirsiniz. Bitki &ccedil;ayı olarak &ouml;nerdiğim &ccedil;aylar; ada&ccedil;ayı, ıhlamur, kuşburnu, hibiskus, nane-limon, yeşil &ccedil;ay, melisa, kekik, rezene, zeytin yaprağı &ccedil;ayı, papatya, anason gibi &ccedil;ayları tercih edebilirsiniz.</p>

<p><strong>Lif kaynağı besinler ile sindirim sisteminizi g&uuml;&ccedil;lendirin</strong></p>

<p>V&uuml;cudun savunma sistemini zayıflatan ve daha fazla yorgunluk hissini arttıran buğday unu, beyaz ekmek, mısır gevreği, yufka, kraker, bisk&uuml;vi, pastane &uuml;r&uuml;nleri gibi rafine tahılları az t&uuml;ketip, sağlıklı lif kaynağı olan tam tahılları yani tam buğday ve unu, tam &ccedil;avdar ve unu, bulgur, kara buğday, yulaf ezmesi, kahverengi pirin&ccedil;, kepekli makarna, kinoa gibi besinleri daha sık t&uuml;keterek barsak hareketlerinizi destekleyerek metabolizmanızı hızlandırır ve bilişsel olarak kendinizi daha iyi his</p>

<p><strong>D&uuml;zenli uyku ile v&uuml;cudunuzu yenileyin</strong></p>

<p>Sağlıklı beslenmenin yanı sıra yeterli ve d&uuml;zenli uyku da g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir bağışıklık sistemi&nbsp;i&ccedil;in olmazsa olmazlardan.&nbsp; Doğru zamanda ve yeterli uyku uyumak hormonların doğru şekilde salgılanmasını sağlar, g&uuml;ne daha zinde ve dinlenmiş olarak başlamamıza katkıda bulunur. ( g&uuml;nde 6-8 saat)</p>

<p><strong>Sonbahar detoksu i&ccedil;in tarif;</strong></p>

<p>&bull;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 1 adet elma</p>

<p>&bull;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 1/2 adet orta boy kırmızı pancar</p>

<p>&bull;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 10 sap taze ıspanak</p>

<p>&bull;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 7 sap taze fesleğen</p>

<p>&bull;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 2 parmak b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;nde taze zencefil k&ouml;k&uuml;</p>

<p>&bull;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &frac12; limon</p>

<p>&bull;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 1 adet kereviz sapı</p>

<p>&bull;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 1 su bardağı i&ccedil;me suyu ( 200 cc)</p>

<p><strong>Hazırlanışı:</strong></p>

<p>1 su bardağı i&ccedil;me suyunu ve t&uuml;m malzemeyi robottan ge&ccedil;irin ve her seferinde taze olarak hazırlayın.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Wed, 23 Sep 2020 13:54:31 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Koronavirüs döneminde varise dikkat!]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/birunihastanesi/pr/koronavirus-doneminde-varise-dikkat-945</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/birunihastanesi/pr/koronavirus-doneminde-varise-dikkat-945</guid>
            <description><![CDATA[<p>T&uuml;m d&uuml;nyayı etkisi altına alan koronavir&uuml;s nedeniyle uzun s&uuml;re hareketsiz kaldık. Bu durum &ouml;zellikle &ldquo;hareketsizlik ]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>T&uuml;m d&uuml;nyayı etkisi altına alan koronavir&uuml;s nedeniyle uzun s&uuml;re hareketsiz kaldık. Bu durum &ouml;zellikle &ldquo;hareketsizlik hastalığı&rdquo; olarak da tanımlanan varis şikayetlerinin artmasına neden oldu. Toplardamar i&ccedil;erisindeki kan basıncına bağlı olarak, ayak bileği i&ccedil; tarafında renk değişimi ile başlayan varisin tedavi dilmediğinde varis yarası veya varis &uuml;lserine d&ouml;n&uuml;şebileceğini belirten Biruni &Uuml;niversitesi Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet &Uuml;mit Ergenoğlu, varis ve varisten korunma yolları ile ilgili &ouml;nemli bilgiler verdi.</p>

<p><strong>Sessiz ve sinsi ilerliyor&nbsp;</strong></p>

<p>Beslenme alışkanlıklarımızın, son 50 yılda belirgin oranda değiştiği bir d&ouml;nemde yaşıyoruz. Bunun sonucunda da, bağırsak hastalıkları, kabızlık ve obezite sık olarak karşımıza &ccedil;ıkıyor. Karın i&ccedil;i basıncı doğrudan arttıran bu durumlar, toplardamar kapak&ccedil;ık sistemine doğrudan olumsuz etki ediyor ve ven&ouml;z yetmezlik ile beraber varise neden oluyor.&nbsp;<br />
Ergenlik d&ouml;neminde başlayan ve uzun s&uuml;re sessiz seyreden hastalık, 30&rsquo;lu yaşlardan itibaren belirgin yakınmalara neden olabiliyor. Bu yakınmaların şiddeti; &ccedil;evresel fakt&ouml;rler, bireyin genetik alt yapısı, fiziki durumu, yaptığı iş gibi farklı nedenlere bağlı olarak değişebiliyor. Ancak varis, erken d&ouml;nemde &ouml;nlem alınmadığında ilerleyen yaş ile birlikte daha ciddi sonu&ccedil;lar doğurabiliyor.&nbsp;</p>

<p><strong>Hareketsizlik ve aşırı kilo en &ouml;nemli nedenler&nbsp;</strong></p>

<p>Varis oluşumuna etki eden &ccedil;ok sayıda ve birbirinden farklı fakt&ouml;rler bulunur. Ancak, bunların i&ccedil;erisinde &ouml;nem sırasına g&ouml;re sıralayacak olursak genetik ge&ccedil;işten sonra hareketsiz yaşam tarzı ve aşırı kilo ilk sıralarda yer alıyor. Bunun yanında gebelik, &ouml;strojen ve progesteron i&ccedil;eren ila&ccedil;ların kullanımı, yanlış beslenme, karın i&ccedil;i basıncı arttıran durumlar (kabızlık gibi) varis oluşumunu artıran etkenler arasında yer alıyor.</p>

<p><strong>Sıcak hava varisi tetikliyor</strong></p>

<p>Sıcak havalarda &ouml;zellikle y&uuml;zeysel toplardamar dolaşım sisteminin aşırı derecede zorlanması sonucunda varis oluşumu ve varise bağlı yakınmalar artar. Yaz mevsiminde artan ısı ve nem nedeniyle toplardamar dolaşımı bozulur ve bunun sonucunda toplardamarlarda kan akımı yavaşlar. Buna bağlı olarak &ouml;zellikle ayaklarımızda g&uuml;n sonunda belirginleşen &ouml;dem, şişme ve kramp yakınmaları oraya &ccedil;ıkar.&nbsp;</p>

<p><strong>Her iki yetişkinden birinde g&ouml;r&uuml;lebiliyor</strong></p>

<p>Aşırı kilo, genetik, &ccedil;ok sayıda gebelik, hareketsizlik gibi risk fakt&ouml;rleri ile birlikte varis kadınlarda daha sık g&ouml;r&uuml;lmesine rağmen ile yaş ilerledik&ccedil;e erkeklerde de g&ouml;r&uuml;lme oranı artıyor. &nbsp;&Ccedil;evresel etkenler ve hareketsiz yaşam tarzı ile birlikte ileri yaşlarda kadın ve erkeklerde varisin g&ouml;zlenme oranları eşit olup, her iki yetişkinden birisi varis problemi ile karşılaşıyor.&nbsp;</p>

<p><strong>Tedavide altın standart &ldquo;Kapalı Y&ouml;ntem-K&uuml;&ccedil;&uuml;k Kesi&rdquo;</strong></p>

<p>G&uuml;n&uuml;m&uuml;zde tıp teknolojisinin gelişmesiyle birlikte varis tedavisi i&ccedil;in b&uuml;y&uuml;k oranda kapalı y&ouml;ntemler tercih ediliyor. Kapalı diğer adıyla minimal invaziv endoven&ouml;z y&ouml;ntemler adından da anlaşılacağı gibi, hasta konfor ve estetiğinin &ouml;n planda tutulduğu girişimlerdir. Bu tedaviler, kateter temelli, g&uuml;nl&uuml;k hayatı sekteye uğratmayan &ccedil;oğu zaman anestezi gerektirmeyen uygulamalardır. Endoven&ouml;z radyofrekans ablasyonu, endoven&ouml;z lazer ablasyonu ve endoven&ouml;z tıbbi yapıştırıcı uygulaması bunlardan birka&ccedil;ıdır. Kapalı y&ouml;ntemler, uygulamanın &ccedil;ok k&uuml;&ccedil;&uuml;k kesilerden lokal anestezi eşliğinde yapılması nedeniyle &ouml;zellikle anestezi almak istemeyen kişiler ve riskli hasta grubuna uygulanmaktadır. Kapalı veya minimal invaziv y&ouml;ntemler sayesinde hastalar 2-3 saatlik g&ouml;zlem sonrasında, varis &ccedil;orabı ile taburcu edilmektedir. Taburcu oldukları zaman, g&uuml;nl&uuml;k ev işlerini rahatlıkla yapabilmekte ve yaklaşık 2 g&uuml;n sonra işlerine d&ouml;nebilmektedirler. &nbsp;</p>

<p><strong>Korunmada temel kural &ldquo;Hareket etmektir&rdquo;</strong></p>

<p>Varis, hareketsizliğin hastalığıdır. Başka bir deyişle; hastaların nerede ise tamamı hareketsizdir. Bu nedenle varisten korunmak i&ccedil;in dikkat edilmesi gereken temel kural &ldquo;hareket etmektir&rdquo;. Bacak kaslarının toplardamar dolaşımı &uuml;zerindeki olumlu etkisini g&ouml;z &ouml;n&uuml;ne aldığımız zaman; a&ccedil;ık havada y&uuml;r&uuml;y&uuml;ş, y&uuml;zme, pilates, aerobik, ekiptik bisiklet gibi sporlar hastalığa bağlı yakınmaların azaltılması a&ccedil;ısından &ccedil;ok faydalıdır. Aerobik, pilates y&uuml;zme gibi farklı kas gruplarını &ccedil;alıştıran egzersizlerin bir arada yapılması &ouml;nerilir.</p>

<p>Ancak toplardamar sistemine y&uuml;k bindirecek karın i&ccedil;i basıncı artıran egzersizlerden (ıkınma, squat, mekik) ka&ccedil;ınmakta yarar var.&nbsp;</p>

<p><strong>Masa başı &ccedil;alışanlar i&ccedil;in &ldquo;Gaz-Fren egzersizi&rdquo;&nbsp;</strong></p>

<p>Oturarak &ccedil;alışanlar veya uzun saatler hareketsiz yolculuk yapmak zorunda kalanlar i&ccedil;in gaz-fren egzersizi varise bağlı şikayetleri azaltabiliyor. Bu egzersizde ayaklar gaz ve frene basıyormuş gibi bilekten kırılarak hareket ettirilir. Bir başka egzersiz ise; ayak parmak u&ccedil;larına basarak her iki topuk yerden kesilecek şekilde yukarı kalkılır. Her iki egzersiz, saat başı 15 kez yapılması uygun olur.&nbsp;</p>

<p><strong>C vitamini ve antioksidan i&ccedil;eriği zengin besinler t&uuml;ketin&nbsp;</strong></p>

<p>Varisten korunmak i&ccedil;in toplardamar duvarını destekleyen C vitamini ve antioksidan a&ccedil;ısından zengin sebze ve meyvelerin (bioflavanoid) t&uuml;ketimi tercih edilmelidir. Ayrıca; elma sirkesi, sarımsak, maydanoz, &ccedil;ilek, ahududu, gotu kola gibi gıdalar de varis oluşumunu engeller. Kabızlık varis oluşumunu hızlandırdığından barsak hareketlerini d&uuml;zenleyen bol lifli gıdalar ve probiyotik i&ccedil;eren besinler tercih edilmelidir.&nbsp;</p>

<p><strong>Bol sıvı alın, tuzu azaltın</strong></p>

<p>Tuz, v&uuml;cudumuzda suyu tutan en &ouml;nemli fakt&ouml;rd&uuml;r. Serbest dolaşan su, tuz ile karşılaştığında maalesef b&ouml;brekleri tarafından atılamaz bir forma d&ouml;n&uuml;ş&uuml;r. İşte, yer &ccedil;ekimi ve varis gibi fakt&ouml;rlere bağlı olarak her iki bacakta ilerleyen d&ouml;nemde bacak şişmesi - &ouml;dem g&ouml;zlenebilmektedir.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Fri, 11 Sep 2020 14:45:31 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
                <item>
            <title><![CDATA[Koronavirüste ilk yedi gün uyarısı]]></title>
                        <link>https://basinv1.lond.net/birunihastanesi/pr/koronaviruste-ilk-yedi-gun-uyarisi-934</link>
            <guid isPermaLink="true">https://basinv1.lond.net/birunihastanesi/pr/koronaviruste-ilk-yedi-gun-uyarisi-934</guid>
            <description><![CDATA[<p>Koronavir&uuml;s&uuml; &ouml;ncelikli olarak akciğer rahatsızlığı olarak seyrettiğini ancak ciddi kalp sorunlarına da neden olduğunu belirten Birun]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Koronavir&uuml;s&uuml; &ouml;ncelikli olarak akciğer rahatsızlığı olarak seyrettiğini ancak ciddi kalp sorunlarına da neden olduğunu belirten Biruni &Uuml;niversitesi Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Halil İbrahim Ulaş Bildirici, Covid-19 tanısı almış kişilerde &ouml;zellikle ilk 7 g&uuml;n kalp krizi ge&ccedil;irme riskinin diğer benzer hastalıklara oranla fazla olduğunu belirtti.&nbsp;</p>

<p>Prof. Dr. Halil İbrahim Ulaş Bildirici&rdquo; &ldquo;Koronavir&uuml;s ilk g&uuml;nlerde kalp krizi ge&ccedil;irme riskini artırırken, hastalık ilerledik&ccedil;e kalpte ciddi hasarlara neden olabiliyor. Bunların başında kalp hasarı, kalpte ritim bozukluğu ve damar tıkanıklığı gibi kalp-damar hastalıkları geliyor. Yine &ouml;nceden kalp hastalığı olan kişilerin koronavir&uuml;s enfeksiyonunu ağır ge&ccedil;irme olasılığı diğer kişilere oranla 5 kat daha fazladır. Bu nedenle hastalar yeni gelişen veya artan nefes darlığı, &ccedil;arpıntı, g&ouml;ğ&uuml;s ağrısı gibi belirtileri dikkate almalı ve beklemeden bir sağlık kuruluşuna başvurmalıdır&rdquo;dedi.</p>

<p>Covid-19 pandemisinde hastaların kalp sağlığı kontrollerini ihmal etmemelerini gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Halil İbrahim Ulaş Bildirici, kalp hastalıklarından korunmak i&ccedil;in &ouml;nerilerde bulundu.</p>

<p><strong>RİSK FAKT&Ouml;RLERİ ORTADAN KALDIRILMALI</strong></p>

<p>Kalp hastalıklarından korunmada birinci kural risk fakt&ouml;rlerini ortadan kaldırmak ya da en aza indirmek. Kalp damar hastalıklarının oluşmasında y&uuml;ksek risk oluşturan durumlar &ouml;ncelikle; şeker hastalığı, y&uuml;ksek tansiyon, genetik ge&ccedil;iş, t&uuml;t&uuml;n kullanımı, erkeklerde 45 yaş &uuml;st&uuml; olmak, kadınlarda menopoza girmiş olmak, k&ouml;t&uuml; kolesterol&uuml;n (LDL kolesterol) y&uuml;ksek olması, iyi kolesterol&uuml;n (HDL kolesterol) d&uuml;ş&uuml;k olmasıdır.</p>

<p>Kalp hastalığı gelişiminde bunların her biri tek başına risk oluşturmakla birlikte kişide ne kadar &ccedil;ok risk fakt&ouml;r&uuml; mevcutsa kalp hastalığı g&ouml;r&uuml;lme olasılığı da o oranda artmış olur.</p>

<p>Bunların yanı sıra obezite, hareketsiz yaşam tarzı, aşırı stres ve sağlıksız beslenme de kalp hastalığına zemin hazırlar.</p>

<p><strong>G&Ouml;Ğ&Uuml;S VE &Ccedil;ENE AĞRISI &Ouml;NEMSENMELİ</strong></p>

<p>Kalp damar hastalıkları genellikle g&ouml;ğ&uuml;ste ağrı, yanma veya baskı ile belirti verir. Bazı durumlarda sırtta, kollarda veya &ccedil;enede de ağrı hissi olabilir. Bu şikayetler genellikle hasta efor sarf ederken veya stres anında ortaya &ccedil;ıkar. Hastalığın ileri safhalarında ise istirahat halindeyken de şikayetler oluşabilir. Bu şikayetlere &ccedil;arpıntı, nefes darlığı, sıkıntı hissi de eşlik edebilir. &Ouml;zellikle ileri yaş ve şeker hastalarında kalp hastalıkları ve &ouml;zellikle kalp krizi hi&ccedil;bir belirti vermeden de gelişebilir. Bu nedenle risk grubundaki bu hastalar sağlık kontrollerini ihmal etmemeli.</p>

<p><strong>DİYABET VE TİROİT HASTALIKLARI KALP RAHATSIZLIKLARINA ZEMİN HAZIRLIYOR</strong></p>

<p>Kalp rahatsızlıkları diğer hastalıklarla yakından ilişkilidir. Guatr hastalığı kalbin hızlı &ccedil;alışmasına neden olabilir ve uzun s&uuml;re tedavi edilmezse ritim bozukluğu ve kalp yetersizliği gelişimine neden olabilir. Romatizmal hastalıklar kalp kapaklarında hasara neden olabilir. Akciğer hastalıkları dolaylı yollarla kalbi etkileyerek uzun d&ouml;nemde ritim bozukluklarına ve kalp yetersizliklerine neden olur. Kanser hastalıkları direkt olarak kalbi etkilemese de kanser tedavisinde kullanılan ila&ccedil;lar kalbin &ccedil;alışmasını bozabilir.&nbsp;</p>

<p><strong>SEBZE, LİFLİ GIDALAR VE BALIK OLMAZSA OLMAZ</strong></p>

<p>Kalp hastalıklarından korunmada sağlıklı beslenmek ve bu beslenme tarzını yaşam alışkanlığı haline getirmek &ouml;nemlidir. Beslenme programında her g&uuml;n mutlaka sebze ve meyve t&uuml;ketilmelidir. G&uuml;nl&uuml;k beslenme programında mevsim sebzeleri ve meyvelerine yer verilmelidir. Yine her g&uuml;n liften zengin tahıl &uuml;r&uuml;n&uuml; t&uuml;ketmek kalp sağlığı a&ccedil;ısından olduk&ccedil;a yararlıdır. Balık, i&ccedil;erdiği omega-3 nedeniyle kalp sağlığının korunmasında faydalıdır.</p>

<p>Doymuş yağ ve trans yağlardan uzak durulmalı m&uuml;mk&uuml;nse hi&ccedil; t&uuml;ketilmemelidir(kurabiye, cips ve bir&ccedil;ok hazır atıştırmalık). Tuz kullanımını m&uuml;mk&uuml;n olduğunca azaltmak gereklidir.</p>

<p><strong>EGZERSİZ KALBİ KORUYOR</strong></p>

<p>D&uuml;zenli ve doğru şekilde yapılan egzersizin kalp sağlığını koruduğu bilimsel olarak g&ouml;sterilmiştir. Egzersiz &ouml;ncesinde 5 dakika ısınma hareketleri yapılmalı tempo arttırılarak y&uuml;r&uuml;y&uuml;ş, y&uuml;zme, koşu gibi fiziksel aktivitelere ge&ccedil;ilmelidir. Egzersiz sırasında yorgunluk, g&ouml;ğ&uuml;s ağrısı, &ccedil;arpıntı gibi kalp semptomları hissedildiğinde yavaşlamalı veya egzersiz sonlandırılmalıdır. Sıcak havalarda fiziksel aktivite i&ccedil;in sabah veya aksam saatleri tercih edilmelidir. Soğuk havalarda ise mutlaka v&uuml;cut, ağız ve burun soğuktan korunmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
                        <dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Author</dc:creator>
            <pubDate>Thu, 27 Aug 2020 17:37:42 +0300</pubDate>
                                                                                                        </item>
            </channel>
</rss>
